Çek istirdadı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/8883 E. 2012/15486 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek istirdadı↗ tanık delili↗ istirdat↗ çek↗ ibraz↗ husumet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre , dava konusu çekin davalıda olduğu sabit olmadığı gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, mülga 6762 sayılı TTK'nun 704. Maddesi uyarınca açılmış bulunan çek istirdadına ilişkin olup, dosya içerisinde bulunan Türkiye İş Bankası'nın İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne hitaben 20.07.2009 tarihli yazısında, çekin davalının cirosuyla tahsil için bankaya ibraz edildiğinin yazılı olduğu görülmektedir. Aynı bankanın, işbu davanın görüldüğü mahkemeye hitaben 12/07/2010 tarihli yazısında ise, çekle ilgili her hangi bir ayrıntıya yer verilmemiştir. Bu itibarla, mahkemece bankadan bu husus tekrar sorulmak ve davacının tanık deliline de dayanmış olması nedeniyle o tarihte görevli bulunan ve banka yazısında imzası bulunan banka görevlilerinin tanık sıfatıyla dinlenip ve bu meyanda davalının savunmasının hayatın olağan koşulları ile bağdaşıp bağdaşmadığı değerlendirilerek neticesine göre bir karar verilmek gerekirken anılan husus nazara alınmadan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1157 E. 2020/3311 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderlerinden sorumluluk · yargılama giderleri · yargılama gideri · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… andırıldığını, dava konusu elektronik haczin iptal edildiğini bildirdiği, bu itibarla davanın konusuz kaldığı, davacının dava açmakta haklı olduğundan davacı lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve davalı yanın «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasına dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16767 E. 2015/2050 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · davanın konusu · hukuki yarar · yargılama gideri · ıslah · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · zamanaşımı
Benzer bu karardaŞubesi'ne müracaat ettiğini ispatladığı, davaya konu mevduatın «zamanaşımına» uğramasında davalının kusurlu olup davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle «davanın konusu» kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına», «yargılama giderlerinin» davalıdan tahsiline, davacı lehine «vekalet ücreti takdirine» karar verilmiştir.
2- Dava, davalı Bankadaki mevduatın usulsüz olarak ...'ye aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile «davanın konusu» kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına», «yargılama giderlerinin» davalı üzerinde bırakılmasına ve «ıslah» edilen miktar üzerinden hesaplanan «vekalet ücretinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, «davanın konusu» kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar tesis edildiği de gözetildiğinde «ıslah» edilen kısım yönünden davacının «hukuki yararının» bulunup bulunmadığı değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Davacı vekili, davalı Bankanın bu yazılarından sonra davasını «ıslah» etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5497 E. 2017/7138 K.
Ortak:çek istirdadı · istirdat · çek · ibraz · Çek istirdadı
İncelediğiniz karardaMaddesi uyarınca açılmış bulunan «çek istirdadına» ilişkin olup, dosya içerisinde bulunan Türkiye İş Bankası'nın İzmir 5.
Asliye Ticaret Mahkemesi'ne hitaben 20.07.2009 tarihli yazısında, çekin davalının cirosuyla tahsil için bankaya «ibraz» edildiğinin yazılı olduğu görülmektedir.
Benzer bu karardaBankası'nın 20/07/2009 tarihli yazısında, çekin davalının cirosuyla tahsil için bankaya «ibraz» edildiğinin yazılı olduğu, aynı bankanın 12/07/2010 tarihli yazısında ise, çekle ilgili her hangi bir ayrıntıya yer verilmemiş ise de, beyanlardan çekin davalı cirosuyla bankaya ibraz edildiğinin anlaşıldığı, bankaca çekle ilgili «ödeme yasağı» kararı bulunduğu, «çekin ibrazı» ile ilgili herhangi bir meşruhat bulunmadığı ve herhangi bir belge olmadığı bildirilmiş ise de, davalının dava dışı ...'tan alacaklı olduğu ve ...'ın da borcuna karşılık dava konusu çeki vermek istediği, çekin fotokopisini alarak muhatap bankadan çekin akibetini araştırdığı ve çalıntı olduğunu öğrenince çeki kabul etmediği ve «çek» aslının eline hiç geçmediği yönündeki savunmasının da genel hayat tecrübeleri ve olayların olağan akışına uygun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne ve dava konusu «çekin istirdadına» karar verilmiştir.
2- Dava, 6762 sayılı TTK'nın 704. m. uyarınca açılan «çek istirdadı» istemine ilişkindir.
Ancak, 6762 sayılı TTK'nın 704. maddesine göre ''Çek, her hangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı bir «çek» bahis mevzuu olsun, ister «ciro» suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702 nci maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisabetmiş» olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir. '' Zayi olan «çekin istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın «kötüniyetli» ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekin istirdadı · çekin ibrazı · kötü niyetli iktisap · ödeme yasağı · eş rızası · ciro · oy yasağı · ispat yükü
Benzer bu karardaAncak, 6762 sayılı TTK'nın 704. maddesine göre ''Çek, her hangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı bir «çek» bahis mevzuu olsun, ister «ciro» suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702 nci maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisabetmiş» olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir. '' Zayi olan «çekin istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın «kötüniyetli» ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Bankası'nın 20/07/2009 tarihli yazısında, çekin davalının cirosuyla tahsil için bankaya «ibraz» edildiğinin yazılı olduğu, aynı bankanın 12/07/2010 tarihli yazısında ise, çekle ilgili her hangi bir ayrıntıya yer verilmemiş ise de, beyanlardan çekin davalı cirosuyla bankaya ibraz edildiğinin anlaşıldığı, bankaca çekle ilgili «ödeme yasağı» kararı bulunduğu, «çekin ibrazı» ile ilgili herhangi bir meşruhat bulunmadığı ve herhangi bir belge olmadığı bildirilmiş ise de, davalının dava dışı ...'tan alacaklı olduğu ve ...'ın da borcuna karşılık dava konusu çeki vermek istediği, çekin fotokopisini alarak muhatap bankadan çekin akibetini araştırdığı ve çalıntı olduğunu öğrenince çeki kabul etmediği ve «çek» aslının eline hiç geçmediği yönündeki savunmasının da genel hayat tecrübeleri ve olayların olağan akışına uygun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne ve dava konusu «çekin istirdadına» karar verilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu «çekin istirdadına» karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece anılan yasal düzenleme karşısında «ispat yükü» üzerinde bulunan davacının, davalının «kötüniyetli» ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerektiği ve davacı tarafça bu hususun ispat edilemediği nazara alınarak davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/8883 E. , 2012/15486 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/01/2011 tarih ve 2010/66-2011/9 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava konusu çekin 20.05.2009 tarihinde müvekkiline ait işyerinden çalındığını, müvekkilinin rızası dışında elinden çıkan çek için açtıkları ziya nedeniyle iptal davası sırasında çek hamili davalının çeki bankaya ibraz ettiğini ileri sürerek çekin istirdatını talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava dışı Hasan Kılınç'tan alacaklı olduğunu ve Hasan Kılınç'ın da borcuna karşılık dava konusu çeki vermek istediğini, çekin fotokopisini alarak muhatap bankadan çekin akibetini araştırdığını ve çalıntı olduğunu öğrenince çeki kabul etmediğini ve çek aslının müvekkili eline de hiç geçmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre , dava konusu çekin davalıda olduğu sabit olmadığı gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, mülga 6762 sayılı TTK'nun 704. Maddesi uyarınca açılmış bulunan çek istirdadına ilişkin olup, dosya içerisinde bulunan Türkiye İş Bankası'nın İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne hitaben 20.07.2009 tarihli yazısında, çekin davalının cirosuyla tahsil için bankaya ibraz edildiğinin yazılı olduğu görülmektedir. Aynı bankanın, işbu davanın görüldüğü mahkemeye hitaben 12/07/2010 tarihli yazısında ise, çekle ilgili her hangi bir ayrıntıya yer verilmemiştir. Bu itibarla, mahkemece bankadan bu husus tekrar sorulmak ve davacının tanık deliline de dayanmış olması nedeniyle o tarihte görevli bulunan ve banka yazısında imzası bulunan banka görevlilerinin tanık sıfatıyla dinlenip ve bu meyanda davalının savunmasının hayatın olağan koşulları ile bağdaşıp bağdaşmadığı değerlendirilerek neticesine göre bir karar verilmek gerekirken anılan husus nazara alınmadan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063299500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz