Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/16767 E. 2015/2050 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekalet ücreti takdiri↗ davanın konusu↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ ıslah↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Bankanın, davacı vekiline göndermiş olduğu 20.06.2013 tarihli yazısında "Davacının Euro hesabına ilişkin tutar ...'den iade alınmış olup, müşterimize ödenmek üzere nezdimizde beklemektedir. Söz konusu tutar müracatınız halinde ödenecektir." şeklinde bildirimde bulunduğu, davacının, davalı Bankanın 24.01.2012 tarihli hatırlatma yazısı üzerine bildirilen süreden önce .... Şubesi'ne müracaat ettiğini ispatladığı, davaya konu mevduatın zamanaşımına uğramasında davalının kusurlu olup davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline, davacı lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalı Bankadaki mevduatın usulsüz olarak ...'ye aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına ve ıslah edilen miktar üzerinden hesaplanan vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak davalı Banka, 20.06.2013 tarihinde davacı vekiline hitaben yazdığı yazıda ...'ye devredilen hesaptaki tutarın iade alındığını, müracaat halinde müşteriye ödeneceği bildirilmiş, yine mahkemeye hitaben de ...'den iade alınan tutarın aracı hesaplarda bekletildiği, müşteri ya da vekili başvurduğunda istenen şube ya da hesaba gönderiminin sağlanacağı belirtilmiştir.
Davacı vekili, davalı Bankanın bu yazılarından sonra davasını ıslah etmiştir. Mahkemece, davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar tesis edildiği de gözetildiğinde ıslah edilen kısım yönünden davacının hukuki yararının bulunup bulunmadığı değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1157 E. 2020/3311 K.
Ortak:yargılama gideri · karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz karardaŞubesi'ne müracaat ettiğini ispatladığı, davaya konu mevduatın «zamanaşımına» uğramasında davalının kusurlu olup davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle «davanın konusu» kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına», «yargılama giderlerinin» davalıdan tahsiline, davacı lehine «vekalet ücreti takdirine» karar verilmiştir.
2- Dava, davalı Bankadaki mevduatın usulsüz olarak ...'ye aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile «davanın konusu» kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına», «yargılama giderlerinin» davalı üzerinde bırakılmasına ve «ıslah» edilen miktar üzerinden hesaplanan «vekalet ücretinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, «davanın konusu» kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar tesis edildiği de gözetildiğinde «ıslah» edilen kısım yönünden davacının «hukuki yararının» bulunup bulunmadığı değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… andırıldığını, dava konusu elektronik haczin iptal edildiğini bildirdiği, bu itibarla davanın konusuz kaldığı, davacının dava açmakta haklı olduğundan davacı lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve davalı yanın «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasına dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderlerinden sorumluluk · yargılama giderleri
Benzer bu kararda… andırıldığını, dava konusu elektronik haczin iptal edildiğini bildirdiği, bu itibarla davanın konusuz kaldığı, davacının dava açmakta haklı olduğundan davacı lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve davalı yanın «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasına dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8883 E. 2012/15486 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek istirdadı · tanık delili · istirdat · çek · ibraz · husumet · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMaddesi uyarınca açılmış bulunan «çek istirdadına» ilişkin olup, dosya içerisinde bulunan Türkiye İş Bankası'nın İzmir 5.
Bu itibarla, mahkemece bankadan bu husus tekrar sorulmak ve davacının «tanık deliline» de dayanmış olması nedeniyle o tarihte «görevli» bulunan ve banka yazısında imzası bulunan banka görevlilerinin tanık sıfatıyla dinlenip ve bu meyanda davalının savunmasının hayatın olağan koşulları ile bağdaşıp …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre , dava konusu çekin davalıda olduğu sabit olmadığı gerekçesiyle davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'ne hitaben 20.07.2009 tarihli yazısında, çekin davalının cirosuyla tahsil için bankaya «ibraz» edildiğinin yazılı olduğu görülmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6521 E. 2010/6761 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekaletname yetkisi · davadan feragat · protokol · feragat · kesin hüküm
Benzer bu karardaHUMK'nun 95/1. maddesi hükmünce davalıdan «feragat» «kesin» hükmün sonuçlarını doğuracağından davacı vekilinin «vekaletnamesindeki yetkiye» dayanarak yöntemine uygun biçimde bulunduğu «davadan feragat» bildirimi hakkında yerel mahkeme tarafından hüküm kurulabilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine dosyanın Dairemize gelmesinden sonra taraf vekillerince düzenlenen 25.03.2010 tarihli «protokol» hükümleri uyarınca her iki taraf vekillerince mahkemeye hitaben verilen 31.05.2010 tarihli dilekçelerle karşılıklı olarak davadan ve vaki temyizden «feragat» edilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9980 E. 2016/85 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bloke · iş bölümü · sebepsiz zenginleşme
Benzer bu kararda… hkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dosyasında bulunan hesap özeti ve davacının satış öncesinde davalıya hitaben yazdığı, dava konusu bağımsız «bölümün» 130.000 TL bedel ile alımı ve hesabından bu miktarın «bloke» edilmesine yönelik dilekçesi gözönünde bulundurulduğunda taşınmazın satış bedelinin davacı tarafça 130.000 TL olarak satış öncesinde bilindiği, «sebepsiz zenginleşmenin» gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/16767 E. , 2015/2050 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/02/2014 tarih ve 2012/303-2014/70 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankadaki hesabının ...'ye devredileceğine ilişkin ihbar mektubunu alır almaz şubeye müracaat eden müvekkiline kimlik bilgilerinin kısmen tutmadığı, bu hususun genel müdürlükle görüşüleceği bilgisinin verildiğini, ancak bu süreçte mevduatın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle fona devredildiğini, kimlik bilgilerinin yanlış girilmesi sonucu hesabın zamanaşımına uğramasına davalının sebebiyet verdiğini ileri sürerek şimdilik 10.000 TL'nin tahsilini istemiştir. Davacı vekili 24.01.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 57.646,23 TL'sına çıkarmıştır.
Davalı vekili, 14.05.2012 tarihine kadar başvurması gerektiği yönünde ihtar mektubu gönderilmesine rağmen davacının süresinde hak sahipliğini kanıtlayan bir belge ile başvuruda bulunmadığını, 10 yıl işlem görmeyen mevduatın ...'ye devredildiğini, müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Bankanın, davacı vekiline göndermiş olduğu 20.06.2013 tarihli yazısında "Davacının Euro hesabına ilişkin tutar ...'den iade alınmış olup, müşterimize ödenmek üzere nezdimizde beklemektedir. Söz konusu tutar müracatınız halinde ödenecektir." şeklinde bildirimde bulunduğu, davacının, davalı Bankanın 24.01.2012 tarihli hatırlatma yazısı üzerine bildirilen süreden önce .... Şubesi'ne müracaat ettiğini ispatladığı, davaya konu mevduatın zamanaşımına uğramasında davalının kusurlu olup davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline, davacı lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalı Bankadaki mevduatın usulsüz olarak ...'ye aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına ve ıslah edilen miktar üzerinden hesaplanan vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak davalı Banka, 20.06.2013 tarihinde davacı vekiline hitaben yazdığı yazıda ...'ye devredilen hesaptaki tutarın iade alındığını, müracaat halinde müşteriye ödeneceği bildirilmiş, yine mahkemeye hitaben de ...'den iade alınan tutarın aracı hesaplarda bekletildiği, müşteri ya da vekili başvurduğunda istenen şube ya da hesaba gönderiminin sağlanacağı belirtilmiştir.
Davacı vekili, davalı Bankanın bu yazılarından sonra davasını ıslah etmiştir. Mahkemece, davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar tesis edildiği de gözetildiğinde ıslah edilen kısım yönünden davacının hukuki yararının bulunup bulunmadığı değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/170120000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz