İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4751 E. 2020/2528 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kredi kullandırım komisyonu↗ ekspertiz ücreti↗ bankacılık sözleşmesi↗ emsal banka uygulaması↗ sözleşme serbestisi↗ genel işlem şartı↗ ticari kredi sözleşmesi↗ ticari kredi↗ ticari işletme↗ ticari dava niteliği↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ ipotek↗ komisyon↗ istirdat↗ kredi sözleşmesi↗ tacir↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında 2006 yılında akdedilen bankacılık sözleşmesi yönünden 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlükte olduğu, somut olayda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun genel işlem şartlarına ilişkin 20. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı, getirtilerek incelenen emsal banka uygulamalarına göre 2006 yılında bankalarca ticari konut/işyeri kredilerine uygulanan komisyon oranlarının %1 ile %3 arasında değiştiğinin anlaşıldığı, davacıya kullandırılan 400.000,00 TL lik kredi nedeniyle yapılan toplam 10.638,75 TL'lik kesintinin, %2,65 oranında olduğu, bu oranın kredinin kullandırıldığı tarihteki emsal banka uygulamalarına göre fahiş kabul edilemeyeceği, tacir
olan davacının sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde akdedilen sözleşme kapsamında yapılan kesintilere katlanmak zorunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, ticari kredi sözleşmesi kapsamında tahsil edilen komisyon ücreti ve masrafların iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davacı kredi kullandırma komisyonu dışında davalı bankanın krediyi kullandırırken ve sonrasında masraf olarak kendisinden para tahsil edildiğini iddia etmiş ve bunun da istirdatını talep etmiştir. Mahkemece alınan 02.11.2018 tarihli bilirkişi raporunda 1.601,25 TL ekspertiz ücreti ve 157,50 ipotek fek ücretinin davacıdan tahsil edildiği belirtilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 20 (eTTK m.22) maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir. Davalı banka tacir olup, dava konusu kredi davacının ticari işletmesiyle ilgili işlemlerindendir. Dava konusu kredi de taraflar arasında akdedilen ticari nitelikli kredi sözleşmelerinden kaynaklıdır. Bu nedenle kredi sözleşmesi hükümlerinin tacirin basiretli davranma yükümlülüğü ve sözleşme hürriyeti kapsamında ele alınması gereklidir. Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre davalı banka masrafları kredi kullanandan tahsil edebilir ise de ancak yapmış olduğu masrafları ve TTK'nın 20 (eTTK m.22) maddesi gereğince vermiş olduğu hizmet için münasip bir ücret isteyebilir. Bu durumda mahkemece davalı bankadan bilirkişinin raporunda belirtmiş olduğu bu giderleri sarf ettiğine veya bu hizmeti verdiğine dair belgelerin ibrazı istenilip bu husus üzerinde durulmadan mahkemece eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12257 E. 2016/2905 K.
Ortak:ticari kredi · ticari işletme · ticari dava niteliği · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı
İncelediğiniz kararda2-Dava, «ticari kredi sözleşmesi» kapsamında tahsil edilen «komisyon» ücreti ve «masrafların» iadesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 20 (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı banka «tacir» olup, dava konusu kredi davacının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «tacir» olduğu, kredinin «ticari işletmesi» için kullanıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan «ticari kredi» nedeniyle dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 20. (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3696 E. 2017/5943 K.
Ortak:ticari işletme · ticari dava niteliği · komisyon · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı
İncelediğiniz kararda2-Dava, «ticari kredi sözleşmesi» kapsamında tahsil edilen «komisyon» ücreti ve «masrafların» iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında 2006 yılında akdedilen «bankacılık sözleşmesi» yönünden 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlükte olduğu, somut olayda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun «genel işlem şartlarına» ilişkin 20. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı, getirtilerek incelenen «emsal banka uygulamalarına» göre 2006 yılında bankalarca ticari konut/işyeri kredilerine uygulanan «komisyon» oranlarının %1 ile %3 arasında değiştiğinin anlaşıldığı, davacıya kullandırılan 400.000,00 TL lik kredi nedeniyle yapılan toplam 10.638,75 TL'lik kesintinin, %2,65 oranında olduğu, bu oranın kredinin kullandırıldığı tarihteki emsal banka uygulamalarına göre fahiş kabul edilemeyeceği, «tacir» olan davacının «sözleşme serbestisi» ilkesi çerçevesinde akdedilen sözleşme kapsamında yapılan kesintilere katlanmak zorunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak davacı «kredi kullandırma komisyonu» dışında davalı bankanın krediyi kullandırırken ve sonrasında «masraf» olarak kendisinden para tahsil edildiğini iddia etmiş ve bunun da «istirdatını» talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; bankaların müşterilerine sundukları bankacılık hizmetleri nedeniyle «hizmet bedeli», «komisyon», «masraf» gibi adlar altında ücret tahsil etmelerine bir engel bulunmamakla birlikte, bu ücretlerin hangi oranlarda ve hangi miktarlarda tahsil edileceğinin tespiti amacıyla diğer bankaların yaptığı kesinti miktarları ve oranları da değerlendirilmek suretiyle tespit edilen haksız kesintilerin davacıya iadesi gerektiğinden davanın kısmen kabulü ile 6.910,24 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nin 20. (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı banka «tacir» olup dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık teamülleri · hizmet bedeli · teamül · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; bankaların müşterilerine sundukları bankacılık hizmetleri nedeniyle «hizmet bedeli», «komisyon», «masraf» gibi adlar altında ücret tahsil etmelerine bir engel bulunmamakla birlikte, bu ücretlerin hangi oranlarda ve hangi miktarlarda tahsil edileceğinin tespiti amacıyla diğer bankaların yaptığı kesinti miktarları ve oranları da değerlendirilmek suretiyle tespit edilen haksız kesintilerin davacıya iadesi gerektiğinden davanın kısmen kabulü ile 6.910,24 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… banka, 2007-2010 yılları arasında davacıya sağladığı krediler nedeniyle sözleşmelerde açıkça oran belirtilmemiş olmasına rağmen %1 ile %2 arasında değişen oranlarda «komisyon» tahsil etmiş olup, % 2'lik komisyon oranının «bankacılık teamüllerine», diğer bankaların aynı işlemler için uyguladıkları komisyon oranlarına ve Dairemiz içtihatlarına uygun olduğu, kaldı ki davalı bankanın %2 oranından da daha düşük …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3622 E. 2023/2570 K.
Ortak:ekspertiz ücreti · emsal banka uygulaması · sözleşme serbestisi · genel işlem şartı · ticari kredi · ticari işletme · ipotek · komisyon · İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında 2006 yılında akdedilen «bankacılık sözleşmesi» yönünden 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlükte olduğu, somut olayda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun «genel işlem şartlarına» ilişkin 20. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı, getirtilerek incelenen «emsal banka uygulamalarına» göre 2006 yılında bankalarca ticari konut/işyeri kredilerine uygulanan «komisyon» oranlarının %1 ile %3 arasında değiştiğinin anlaşıldığı, davacıya kullandırılan 400.000,00 TL lik kredi nedeniyle yapılan toplam 10.638,75 TL'lik kesintinin, %2,65 oranında olduğu, bu oranın kredinin kullandırıldığı tarihteki emsal banka uygulamalarına göre fahiş kabul edilemeyeceği, «tacir» olan davacının «sözleşme serbestisi» ilkesi çerçevesinde akdedilen sözleşme kapsamında yapılan kesintilere katlanmak zorunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Dava, «ticari kredi sözleşmesi» kapsamında tahsil edilen «komisyon» ücreti ve «masrafların» iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece alınan 02.11.2018 tarihli bilirkişi raporunda 1.601,25 TL «ekspertiz ücreti» ve 157,50 «ipotek» fek ücretinin davacıdan tahsil edildiği belirtilmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı bankanın kullandırılan kredi sebebiyle dosya «masrafı», ekspertiz ve «ipotek» fek ücreti gibi adlar altında davacıdan yaptığı kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13537 E. 2017/1370 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · ticari kredi · ticari işletme · ticari dava niteliği · komisyon · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı · İstirdat
İncelediğiniz kararda2-Dava, «ticari kredi sözleşmesi» kapsamında tahsil edilen «komisyon» ücreti ve «masrafların» iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında 2006 yılında akdedilen «bankacılık sözleşmesi» yönünden 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlükte olduğu, somut olayda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun «genel işlem şartlarına» ilişkin 20. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı, getirtilerek incelenen «emsal banka uygulamalarına» göre 2006 yılında bankalarca ticari konut/işyeri kredilerine uygulanan «komisyon» oranlarının %1 ile %3 arasında değiştiğinin anlaşıldığı, davacıya kullandırılan 400.000,00 TL lik kredi nedeniyle yapılan toplam 10.638,75 TL'lik kesintinin, %2,65 oranında olduğu, bu oranın kredinin kullandırıldığı tarihteki emsal banka uygulamalarına göre fahiş kabul edilemeyeceği, «tacir» olan davacının «sözleşme serbestisi» ilkesi çerçevesinde akdedilen sözleşme kapsamında yapılan kesintilere katlanmak zorunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak davacı «kredi kullandırma komisyonu» dışında davalı bankanın krediyi kullandırırken ve sonrasında «masraf» olarak kendisinden para tahsil edildiğini iddia etmiş ve bunun da «istirdatını» talep etmiştir.
Benzer bu kararda… rediler nedeniyle ücret istenebileceği sabit ise de hangi işlemler nedeniyle hangi oranlarda ücret tahsil edilebileceğinin tespiti bakımından mahkemece; dava konusu «kredi sözleşmelerinin» tüm sayfaları ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, sözleşmede «masraf»/«komisyon»/kesinti tahsil edileceğine dair bir hüküm bulunup bulunmadığı varsa ne oranda uygulanacağının sözleşmede belirlenip belirlenmediği üzerinde durularak, eğer sözleşmede bu konuda bir oran belirtilmemiş ise «emsal banka uygulamaları» araştırılarak, masraf kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, davacıdan tahsil edilen masraf/komisyon/kesinti miktarının kalem kalem ne …
6102 sayılı TTK'nın 20 (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı banka «tacir» olup dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici kredisi · genel işlem koşulu · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının almış olduğu «ticari kredi» nedeniyle davalı bankaca kesinti yapıldığı, söz konusu kredi «tüketici kredisi» olmadığından Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanmayacağı, ticari kredi esaslarına göre değerlendirme yapılması gerektiği, buna göre de davacının haksız kesinti yaptığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.131,40 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda; «kredi sözleşmeleri» 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce imzalandığından anılan Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri bu sözleşmelerde nazara alınmayacak olup, sözleşme tarihi itibariyle somut olaya uygulanacak 818 sayılı BK hükümleri çerçevesinde bir değerlendirme yapılması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6513 E. 2017/4891 K.
Ortak:ticari kredi · ticari işletme · ticari dava niteliği · komisyon · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda2-Dava, «ticari kredi sözleşmesi» kapsamında tahsil edilen «komisyon» ücreti ve «masrafların» iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında 2006 yılında akdedilen «bankacılık sözleşmesi» yönünden 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlükte olduğu, somut olayda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun «genel işlem şartlarına» ilişkin 20. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı, getirtilerek incelenen «emsal banka uygulamalarına» göre 2006 yılında bankalarca ticari konut/işyeri kredilerine uygulanan «komisyon» oranlarının %1 ile %3 arasında değiştiğinin anlaşıldığı, davacıya kullandırılan 400.000,00 TL lik kredi nedeniyle yapılan toplam 10.638,75 TL'lik kesintinin, %2,65 oranında olduğu, bu oranın kredinin kullandırıldığı tarihteki emsal banka uygulamalarına göre fahiş kabul edilemeyeceği, «tacir» olan davacının «sözleşme serbestisi» ilkesi çerçevesinde akdedilen sözleşme kapsamında yapılan kesintilere katlanmak zorunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak davacı «kredi kullandırma komisyonu» dışında davalı bankanın krediyi kullandırırken ve sonrasında «masraf» olarak kendisinden para tahsil edildiğini iddia etmiş ve bunun da «istirdatını» talep etmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda; davalı tarafından sağlanan kredi nedeniyle sözleşmenin 22.1 ve 23.4 maddeleri uyarınca kredi nedeniyle «komisyon», «masraf» ve bunun gibi işlemler için ücret istenebileceği sabit ise de, mahkemece, dava konusu «kredi sözleşmelerinin» metni ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, kredi sözleşmelerinin hükümleri, banka kayıtları gözetilerek, masraf kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, davalı banka tarafından tahsil edilen tutarların emsal uygulamalara uygun olup olmadığı konusunda, gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredinin «ticari kredi» olduğu, kredinin kullandırılması sırasında banka tarafından 8.253,00 TL kredi «komisyonu» adı altında ücret tahsil edildiği, ancak kullandırılan kredinin «tüketici kredisi» olmayıp ticari kredi olması nedeniyle iadesinin tüketici yasaları kapsamında yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan «ticari kredi» nedeniyle kredi «komisyonu» adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, davacının kullandığı kredinin ticari kredi olduğu ve iadesinin tüketici yasaları kapsamında yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici kredisi · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredinin «ticari kredi» olduğu, kredinin kullandırılması sırasında banka tarafından 8.253,00 TL kredi «komisyonu» adı altında ücret tahsil edildiği, ancak kullandırılan kredinin «tüketici kredisi» olmayıp ticari kredi olması nedeniyle iadesinin tüketici yasaları kapsamında yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, taraflar arasında düzenlenen kredinin «ticari kredi» olduğu sabit olduğuna ve 6102 sayılı TTK’nin 4. maddesinde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu belirtildiğine göre, uyuşmazlığın çözümünde ticaret mahkemesi «görevlidir».
Ancak, mahalde ayrı bir ticaret mahkemesi bulunmadığından, mahkemenin ticaret mahkemesi sıfatıyla «görevli» olduğu nazara alınarak davacıya gerekli harçların tamamlatılması ve böylece mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6515 E. 2017/4890 K.
Ortak:ekspertiz ücreti · ticari kredi · ticari işletme · ticari dava niteliği · komisyon · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı
İncelediğiniz kararda2-Dava, «ticari kredi sözleşmesi» kapsamında tahsil edilen «komisyon» ücreti ve «masrafların» iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında 2006 yılında akdedilen «bankacılık sözleşmesi» yönünden 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlükte olduğu, somut olayda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun «genel işlem şartlarına» ilişkin 20. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı, getirtilerek incelenen «emsal banka uygulamalarına» göre 2006 yılında bankalarca ticari konut/işyeri kredilerine uygulanan «komisyon» oranlarının %1 ile %3 arasında değiştiğinin anlaşıldığı, davacıya kullandırılan 400.000,00 TL lik kredi nedeniyle yapılan toplam 10.638,75 TL'lik kesintinin, %2,65 oranında olduğu, bu oranın kredinin kullandırıldığı tarihteki emsal banka uygulamalarına göre fahiş kabul edilemeyeceği, «tacir» olan davacının «sözleşme serbestisi» ilkesi çerçevesinde akdedilen sözleşme kapsamında yapılan kesintilere katlanmak zorunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak davacı «kredi kullandırma komisyonu» dışında davalı bankanın krediyi kullandırırken ve sonrasında «masraf» olarak kendisinden para tahsil edildiğini iddia etmiş ve bunun da «istirdatını» talep etmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan «ticari kredi» nedeniyle kredi «komisyonu» ve «ekspertiz ücreti» adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, davacının kullandığı kredinin ticari kredi olduğu ve iadesinin tüketici yasaları kapsamında yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredinin «ticari kredi» olduğu, kredinin kullandırılması sırasında banka tarafından 6.942,50 TL kredi «komisyonu» adı altında ücret tahsil edildiği, ancak kullandırılan kredinin «tüketici kredisi» olmayıp ticari kredi olması nedeniyle iadesinin tüketici yasaları kapsamında yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, 6102 sayılı TTK'nın 20 (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici kredisi · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredinin «ticari kredi» olduğu, kredinin kullandırılması sırasında banka tarafından 6.942,50 TL kredi «komisyonu» adı altında ücret tahsil edildiği, ancak kullandırılan kredinin «tüketici kredisi» olmayıp ticari kredi olması nedeniyle iadesinin tüketici yasaları kapsamında yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, taraflar arasında düzenlenen kredinin «ticari kredi» olduğu sabit olduğuna ve 6102 sayılı TTK’nın 4. maddesinde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu belirtildiğine göre, uyuşmazlığın çözümünde ticaret mahkemesi «görevlidir».
Ancak, mahalde ayrı bir ticaret mahkemesi bulunmadığından, mahkemenin ticaret mahkemesi sıfatıyla «görevli» olduğu nazara alınarak davacıya gerekli harçların tamamlatılması ve böylece mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3037 E. 2015/7912 K.
Ortak:ticari işletme · ticari dava niteliği · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda2-Dava, «ticari kredi sözleşmesi» kapsamında tahsil edilen «komisyon» ücreti ve «masrafların» iadesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 20 (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı banka «tacir» olup, dava konusu kredi davacının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
Benzer bu kararda… rediler nedeniyle ücret istenebileceği sabit ise de hangi işlemler nedeniyle hangi oranlarda ücret tahsil edilebileceğinin tespiti bakımından mahkemece; dava konusu «kredi sözleşmelerinin» metni ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, kredi sözleşmelerinin hükümleri, banka kayıtları ile diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, «masraf» kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, 6098 sayılı TBK’dan sonra imzalanan kredi sözleşmelerinde davalı Bankaca alınabileceği öngörülen masraf ve kamisyon ücretlerine ilişkin düzenlemeler bakımından «genel işlem koşullarının» varlığının aranıp aranamayacağı, davalı Banka tarafından tahsil edilen tutarların pay içine ve emsal uygulamalara uygun olup olmadığı konusunda, gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 20. (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı banka «tacir» olup dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulu · hakkaniyet · avans faizi
Benzer bu kararda… ece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmelerin tip sözleşmeler olduğu, bu sözleşmelerde davacı taraf aleyhine konulan ve dosya «masrafı» ve kredi araştırma ücretinin yazılmamış sayılması gerektiği, davalı Bankanın yasal dayanağı olmaksızın aldığı bu kalemleri iade etmesinin «hakkaniyet» ve adalete uygun olacağı gerekçesiyle 3.128,75 TL'nin dava tarihindeki «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… rediler nedeniyle ücret istenebileceği sabit ise de hangi işlemler nedeniyle hangi oranlarda ücret tahsil edilebileceğinin tespiti bakımından mahkemece; dava konusu «kredi sözleşmelerinin» metni ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, kredi sözleşmelerinin hükümleri, banka kayıtları ile diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, «masraf» kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, 6098 sayılı TBK’dan sonra imzalanan kredi sözleşmelerinde davalı Bankaca alınabileceği öngörülen masraf ve kamisyon ücretlerine ilişkin düzenlemeler bakımından «genel işlem koşullarının» varlığının aranıp aranamayacağı, davalı Banka tarafından tahsil edilen tutarların pay içine ve emsal uygulamalara uygun olup olmadığı konusunda, gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/4751 E. , 2020/2528 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 09/05/2019 tarih ve 2018/50-2019/470 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ...adıyla işletilen ticari işletmenin sahibi ve yöneticisi olduğunu, davalı Türk Ekonomi Bankası Cevahir AVM şubesinden 01/05/2006 tarihinde 72 ay vadeli olarak 1.08 faiz üzerinden 400.000,00 TL ticari konut kredisi kullandığını, davalının kredi kullanımı sırasında komisyon, ipotek fek ücreti, dosya masrafı ve sair masraflar adı altında haksız ve hukuka aykırı olarak 10.000,00 TL para aldığını, müvekkilinin haksız olarak alınan kesintileri bankadan talep etmesine rağmen bankanın ödeme yapmadığını, kesintilerin haksız olduğunu ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL dosya masrafı, komisyon ücreti, ipotek fek ücreti ve sair masrafların bankanın hesabına girdiği andan itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, talebe konu alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, kredinin ticari kredi olduğunu, sözleşmelere dayalı olarak dosya masrafı ve komisyon alınmasının doğal olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında 2006 yılında akdedilen bankacılık sözleşmesi yönünden 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlükte olduğu, somut olayda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun genel işlem şartlarına ilişkin 20. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı, getirtilerek incelenen emsal banka uygulamalarına göre 2006 yılında bankalarca ticari konut/işyeri kredilerine uygulanan komisyon oranlarının %1 ile %3 arasında değiştiğinin anlaşıldığı, davacıya kullandırılan 400.000,00 TL lik kredi nedeniyle yapılan toplam 10.638,75 TL'lik kesintinin, %2,65 oranında olduğu, bu oranın kredinin kullandırıldığı tarihteki emsal banka uygulamalarına göre fahiş kabul edilemeyeceği, tacir
olan davacının sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde akdedilen sözleşme kapsamında yapılan kesintilere katlanmak zorunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, ticari kredi sözleşmesi kapsamında tahsil edilen komisyon ücreti ve masrafların iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davacı kredi kullandırma komisyonu dışında davalı bankanın krediyi kullandırırken ve sonrasında masraf olarak kendisinden para tahsil edildiğini iddia etmiş ve bunun da istirdatını talep etmiştir. Mahkemece alınan 02.11.2018 tarihli bilirkişi raporunda 1.601,25 TL ekspertiz ücreti ve 157,50 ipotek fek ücretinin davacıdan tahsil edildiği belirtilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 20 (eTTK m.22) maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı banka tacir olup, dava konusu kredi davacının ticari işletmesiyle ilgili işlemlerindendir. Dava konusu kredi de taraflar arasında akdedilen ticari nitelikli kredi sözleşmelerinden kaynaklıdır. Bu nedenle kredi sözleşmesi hükümlerinin tacirin basiretli davranma yükümlülüğü ve sözleşme hürriyeti kapsamında ele alınması gereklidir. Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre davalı banka masrafları kredi kullanandan tahsil edebilir ise de ancak yapmış olduğu masrafları ve TTK'nın 20 (eTTK m.22) maddesi gereğince vermiş olduğu hizmet için münasip bir ücret isteyebilir. Bu durumda mahkemece davalı bankadan bilirkişinin raporunda belirtmiş olduğu bu giderleri sarf ettiğine veya bu hizmeti verdiğine dair belgelerin ibrazı istenilip bu husus üzerinde durulmadan mahkemece eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
(1) no’lu bentte yer alan gerekçelerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte yer alan gerekçelerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 01/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/600175600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz