İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3622 E. 2023/2570 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ekspertiz ücreti↗ emsal banka uygulaması↗ sözleşme serbestisi↗ genel işlem şartı↗ ticari avans faizi↗ ticari kredi↗ ticari işletme↗ hakkaniyet↗ ipotek↗ komisyon↗ istirdat↗ tacir↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı bankanın kullandırılan kredi sebebiyle dosya masrafı, ekspertiz ve ipotek fek ücreti gibi adlar altında davacıdan yaptığı kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 20 inci maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4751 E. 2020/2528 K.
Ortak:ekspertiz ücreti · emsal banka uygulaması · sözleşme serbestisi · genel işlem şartı · ticari kredi · ticari işletme · ipotek · komisyon · İstirdat
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı bankanın kullandırılan kredi sebebiyle dosya «masrafı», ekspertiz ve «ipotek» fek ücreti gibi adlar altında davacıdan yaptığı kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında 2006 yılında akdedilen «bankacılık sözleşmesi» yönünden 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlükte olduğu, somut olayda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun «genel işlem şartlarına» ilişkin 20. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı, getirtilerek incelenen «emsal banka uygulamalarına» göre 2006 yılında bankalarca ticari konut/işyeri kredilerine uygulanan «komisyon» oranlarının %1 ile %3 arasında değiştiğinin anlaşıldığı, davacıya kullandırılan 400.000,00 TL lik kredi nedeniyle yapılan toplam 10.638,75 TL'lik kesintinin, %2,65 oranında olduğu, bu oranın kredinin kullandırıldığı tarihteki emsal banka uygulamalarına göre fahiş kabul edilemeyeceği, «tacir» olan davacının «sözleşme serbestisi» ilkesi çerçevesinde akdedilen sözleşme kapsamında yapılan kesintilere katlanmak zorunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Dava, «ticari kredi sözleşmesi» kapsamında tahsil edilen «komisyon» ücreti ve «masrafların» iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece alınan 02.11.2018 tarihli bilirkişi raporunda 1.601,25 TL «ekspertiz ücreti» ve 157,50 «ipotek» fek ücretinin davacıdan tahsil edildiği belirtilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kredi kullandırım komisyonu · bankacılık sözleşmesi · ticari kredi sözleşmesi · ticari dava niteliği · kredi sözleşmesi · ibraz
Benzer bu kararda2-Dava, «ticari kredi sözleşmesi» kapsamında tahsil edilen «komisyon» ücreti ve «masrafların» iadesi istemine ilişkindir.
Dava konusu kredi de taraflar arasında akdedilen «ticari nitelikli» «kredi sözleşmelerinden» kaynaklıdır.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında 2006 yılında akdedilen «bankacılık sözleşmesi» yönünden 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlükte olduğu, somut olayda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun «genel işlem şartlarına» ilişkin 20. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı, getirtilerek incelenen «emsal banka uygulamalarına» göre 2006 yılında bankalarca ticari konut/işyeri kredilerine uygulanan «komisyon» oranlarının %1 ile %3 arasında değiştiğinin anlaşıldığı, davacıya kullandırılan 400.000,00 TL lik kredi nedeniyle yapılan toplam 10.638,75 TL'lik kesintinin, %2,65 oranında olduğu, bu oranın kredinin kullandırıldığı tarihteki emsal banka uygulamalarına göre fahiş kabul edilemeyeceği, «tacir» olan davacının «sözleşme serbestisi» ilkesi çerçevesinde akdedilen sözleşme kapsamında yapılan kesintilere katlanmak zorunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak davacı «kredi kullandırma komisyonu» dışında davalı bankanın krediyi kullandırırken ve sonrasında «masraf» olarak kendisinden para tahsil edildiğini iddia etmiş ve bunun da «istirdatını» talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12782 E. 2017/616 K.
Ortak:ticari kredi · ipotek · komisyon · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı bankanın kullandırılan kredi sebebiyle dosya «masrafı», ekspertiz ve «ipotek» fek ücreti gibi adlar altında davacıdan yaptığı kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, «ticari kredi sözleşmesinden» kaynaklanan «ipotek» fek ücreti, «erken ödeme komisyonu», «masraf» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinde» davalı bankanın kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, «ipotek» fek ücreti, «erken ödeme komisyonu» vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken tutar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin «ticari kredi sözleşmesi» olduğu, ticari amaçla ve sözleşme hükümlerine göre bankaca belirlenecek «komisyon» ve «masrafların» açıkça kabul edildiği ve banka tarafından tahsil edildiği, bankanın «objektif iyi niyet kurallarına», bankacılık kurallarına uygun hareket ettiği, fahiş bir işleme meydan vermediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:objektif iyi niyet kuralı · erken ödeme komisyonu · ticari kredi sözleşmesi · denetime elverişlilik · kredi sözleşmesi · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin «ticari kredi sözleşmesi» olduğu, ticari amaçla ve sözleşme hükümlerine göre bankaca belirlenecek «komisyon» ve «masrafların» açıkça kabul edildiği ve banka tarafından tahsil edildiği, bankanın «objektif iyi niyet kurallarına», bankacılık kurallarına uygun hareket ettiği, fahiş bir işleme meydan vermediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «ticari kredi sözleşmesinden» kaynaklanan «ipotek» fek ücreti, «erken ödeme komisyonu», «masraf» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinde» davalı bankanın kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, «ipotek» fek ücreti, «erken ödeme komisyonu» vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken tutar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… madığının tespiti gerektiği belirtilmesine rağmen, gerek mahkemece gerekse de hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yönde bir emsal araştırması yapılmadığı gibi, «denetime elverişli» olmayan rapora dayalı olarak karar verildiği ve uyulan bozma ilamının da gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8952 E. 2018/1934 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipoteğin kaldırılması · yargılama giderleri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaDava konusu «ipoteğin kaldırılması» amacıyla davacı tarafça 5.000 TL ödeme yapıldığı iddia edilmişse de yapılan ödemenin bu amaçla yapıldığına ilişkin dosyada her hangi bir delil olmamasına karşın dava tarihinden sonra 4.300 TL bedelli ve “ipoteğin çözülmesi için ödeme” açıklamasını içeren belgenin dikkate alınarak dava tarihi itibariyle davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle «yargılama giderleri» ile «vekalet ücretinin» davalıya yükletilmesine karar verilmesi doğru görülmeyip, kararın bu nedenle bozulması gerekmekte ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gere …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacının 5.000 TL’yi bankaya ödediği, dava devam ederken borcun kapatılması sebebiyle ipoteğin fek edildiği, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Dava, «ipoteğin kaldırılması» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3622 E. , 2023/2570 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/511 Esas, 2021/911 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki istirdat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Güven Tercüme adıyla işletilen ticari işletmenin sahibi ve yöneticisi olduğunu, davalı bankadan 01.05.2006 tarihinde 72 ay vadeli olarak 1.08 faiz üzerinden 400.000,00 TL ticari konut kredisi kullandığını, davalının kredi kullanımı sırasında komisyon, ipotek fek ücreti, dosya masrafı ve sair masraflar adı altında haksız ve hukuka aykırı olarak 10.000,00 TL para aldığını, müvekkilinin haksız olarak alınan kesintileri bankadan talep etmesine rağmen bankanın ödeme yapmadığını, kesintilerin haksız olduğunu ileri sürerek 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, kredinin ticari kredi olduğunu, sözleşmelere dayalı olarak dosya masrafı ve komisyon alınmasının doğal olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemenin 09.05.2019 tarih, 2018/50 E. ve 2019/470 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığa 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) genel işlem şartlarına ilişkin 20 nci v.d. maddelerinin uygulama olanağı bulunmadığı, emsal banka uygulamalarına göre, 2006 yılında bankalarca ticari konut/işyeri kredilerine uygulanan komisyon oranlarının %1 ile %3 arasında değiştiğinin anlaşıldığı, davacıya kullandırılan 400.000,00 TL'lik kredi nedeniyle yapılan toplam 10.638,75 TL'lik kesintinin, %2,65 oranında olduğu, bu oranın kredinin kullandırıldığı tarihteki emsal banka uygulamalarına göre fahiş kabul edilemeyeceği, tacir olan davacının sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde akdedilen sözleşme kapsamında yapılan kesintilere katlanmak zorunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 01.06.2020 tarih, 2019/4751 E. ve 2020/2528 K. sayılı kararı ile "sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı ancak kullandırılan kredi sebebiyle davalı bankanın davacıdan 1.601,25 TL ekspertiz ücreti ve 157,50 TL ipotek fek ücreti tahsil ettiği, tacir olan davalı bankanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 20 inci maddesi uyarınca vermiş olduğu hizmet nedeniyle davalıdan münasip bir ücret talep edebileceği ancak sözü edilen masrafların talep edilebilmesi için davalı bankanın giderleri sarf ettiğini ispat etmesi gerektiği, Mahkemece, bu husus üzerinde durulmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı bankanın sunmuş olduğu dekontla ipotek fek ücretine ilişkin gideri sarf ettiğini ispat ettiği ancak ekspertiz ücretini ilgili ekspertize ödediğine dair delil sunamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.601,25 TL ekspertiz ücretinin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarını tekrar ederek genel işlem koşuluna ilişkin hükümler çerçevesinde davalı banka tarafından yapılan tüm kesintilerin iadesi gerektiğini ve davalı bankanın yaptığı kesintilerin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunu ispatlayamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı bankanın kullandırılan kredi sebebiyle dosya masrafı, ekspertiz ve ipotek fek ücreti gibi adlar altında davacıdan yaptığı kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 20 inci maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933211400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz