İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/13537 E. 2017/1370 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
emsal banka uygulaması↗ tüketici kredisi↗ genel işlem koşulu↗ ticari kredi↗ ticari işletme↗ ticari dava niteliği↗ tbk 99↗ komisyon↗ kredi sözleşmesi↗ tacir↗ dosya masrafı↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının almış olduğu ticari kredi nedeniyle davalı bankaca kesinti yapıldığı, söz konusu kredi tüketici kredisi olmadığından Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanmayacağı, ticari kredi esaslarına göre değerlendirme yapılması gerektiği, buna göre de davacının haksız kesinti yaptığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.131,40 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan ticari krediler nedeniyle tahsis ve değerlendirme ücreti adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 20 (eTTK m.22) maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir. Davalı banka tacir olup dava konusu kredi davalının ticari işletmesiyle ilgili işlemlerindendir. Dava konusu krediler de taraflar arasında akdedilen ticari nitelikli kredi sözleşmelerinden kaynaklıdır. Bu nedenle kredi sözleşmesi hükümlerinin tacirin basiretli davranma yükümlülüğü ve sözleşme hürriyeti kapsamında ele alınması gereklidir.
Somut olayda; kredi sözleşmeleri 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce imzalandığından anılan Kanun'un genel işlem koşullarına ilişkin hükümleri bu sözleşmelerde nazara alınmayacak olup, sözleşme tarihi itibariyle somut olaya uygulanacak 818 sayılı BK hükümleri çerçevesinde bir değerlendirme yapılması gerekir. Davalı tarafından verilen krediler nedeniyle ücret istenebileceği sabit ise de hangi işlemler nedeniyle hangi oranlarda ücret tahsil edilebileceğinin tespiti bakımından mahkemece; dava konusu kredi sözleşmelerinin tüm sayfaları ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, sözleşmede masraf/komisyon/kesinti tahsil edileceğine dair bir hüküm bulunup bulunmadığı varsa ne oranda uygulanacağının sözleşmede belirlenip belirlenmediği üzerinde durularak, eğer sözleşmede bu konuda bir oran belirtilmemiş ise emsal banka uygulamaları araştırılarak, masraf kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, davacıdan tahsil edilen masraf/komisyon/kesinti miktarının kalem kalem ne kadar olduğu, diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık alanında uzman bir bilirkişiden rapor alınıp, ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz inceleme ve araştırma ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12257 E. 2016/2905 K.
Ortak:ticari kredi · ticari işletme · ticari dava niteliği · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı
İncelediğiniz kararda6102 sayılı TTK'nın 20 (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı banka «tacir» olup dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
Dava konusu krediler de taraflar arasında akdedilen «ticari nitelikli» «kredi sözleşmelerinden» kaynaklıdır.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «tacir» olduğu, kredinin «ticari işletmesi» için kullanıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan «ticari kredi» nedeniyle dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 20. (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3696 E. 2017/5943 K.
Ortak:ticari işletme · ticari dava niteliği · komisyon · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı
İncelediğiniz kararda… rediler nedeniyle ücret istenebileceği sabit ise de hangi işlemler nedeniyle hangi oranlarda ücret tahsil edilebileceğinin tespiti bakımından mahkemece; dava konusu «kredi sözleşmelerinin» tüm sayfaları ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, sözleşmede «masraf»/«komisyon»/kesinti tahsil edileceğine dair bir hüküm bulunup bulunmadığı varsa ne oranda uygulanacağının sözleşmede belirlenip belirlenmediği üzerinde durularak, eğer sözleşmede bu konuda bir oran belirtilmemiş ise «emsal banka uygulamaları» araştırılarak, masraf kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, davacıdan tahsil edilen masraf/komisyon/kesinti miktarının kalem kalem ne …
6102 sayılı TTK'nın 20 (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı banka «tacir» olup dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; bankaların müşterilerine sundukları bankacılık hizmetleri nedeniyle «hizmet bedeli», «komisyon», «masraf» gibi adlar altında ücret tahsil etmelerine bir engel bulunmamakla birlikte, bu ücretlerin hangi oranlarda ve hangi miktarlarda tahsil edileceğinin tespiti amacıyla diğer bankaların yaptığı kesinti miktarları ve oranları da değerlendirilmek suretiyle tespit edilen haksız kesintilerin davacıya iadesi gerektiğinden davanın kısmen kabulü ile 6.910,24 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nin 20. (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı banka «tacir» olup dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık teamülleri · hizmet bedeli · teamül · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; bankaların müşterilerine sundukları bankacılık hizmetleri nedeniyle «hizmet bedeli», «komisyon», «masraf» gibi adlar altında ücret tahsil etmelerine bir engel bulunmamakla birlikte, bu ücretlerin hangi oranlarda ve hangi miktarlarda tahsil edileceğinin tespiti amacıyla diğer bankaların yaptığı kesinti miktarları ve oranları da değerlendirilmek suretiyle tespit edilen haksız kesintilerin davacıya iadesi gerektiğinden davanın kısmen kabulü ile 6.910,24 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… banka, 2007-2010 yılları arasında davacıya sağladığı krediler nedeniyle sözleşmelerde açıkça oran belirtilmemiş olmasına rağmen %1 ile %2 arasında değişen oranlarda «komisyon» tahsil etmiş olup, % 2'lik komisyon oranının «bankacılık teamüllerine», diğer bankaların aynı işlemler için uyguladıkları komisyon oranlarına ve Dairemiz içtihatlarına uygun olduğu, kaldı ki davalı bankanın %2 oranından da daha düşük …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4751 E. 2020/2528 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · ticari kredi · ticari işletme · ticari dava niteliği · komisyon · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı · İstirdat
İncelediğiniz kararda… rediler nedeniyle ücret istenebileceği sabit ise de hangi işlemler nedeniyle hangi oranlarda ücret tahsil edilebileceğinin tespiti bakımından mahkemece; dava konusu «kredi sözleşmelerinin» tüm sayfaları ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, sözleşmede «masraf»/«komisyon»/kesinti tahsil edileceğine dair bir hüküm bulunup bulunmadığı varsa ne oranda uygulanacağının sözleşmede belirlenip belirlenmediği üzerinde durularak, eğer sözleşmede bu konuda bir oran belirtilmemiş ise «emsal banka uygulamaları» araştırılarak, masraf kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, davacıdan tahsil edilen masraf/komisyon/kesinti miktarının kalem kalem ne …
6102 sayılı TTK'nın 20 (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı banka «tacir» olup dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
Benzer bu kararda2-Dava, «ticari kredi sözleşmesi» kapsamında tahsil edilen «komisyon» ücreti ve «masrafların» iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında 2006 yılında akdedilen «bankacılık sözleşmesi» yönünden 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlükte olduğu, somut olayda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun «genel işlem şartlarına» ilişkin 20. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı, getirtilerek incelenen «emsal banka uygulamalarına» göre 2006 yılında bankalarca ticari konut/işyeri kredilerine uygulanan «komisyon» oranlarının %1 ile %3 arasında değiştiğinin anlaşıldığı, davacıya kullandırılan 400.000,00 TL lik kredi nedeniyle yapılan toplam 10.638,75 TL'lik kesintinin, %2,65 oranında olduğu, bu oranın kredinin kullandırıldığı tarihteki emsal banka uygulamalarına göre fahiş kabul edilemeyeceği, «tacir» olan davacının «sözleşme serbestisi» ilkesi çerçevesinde akdedilen sözleşme kapsamında yapılan kesintilere katlanmak zorunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak davacı «kredi kullandırma komisyonu» dışında davalı bankanın krediyi kullandırırken ve sonrasında «masraf» olarak kendisinden para tahsil edildiğini iddia etmiş ve bunun da «istirdatını» talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi kullandırım komisyonu · ekspertiz ücreti · bankacılık sözleşmesi · sözleşme serbestisi · genel işlem şartı · ticari kredi sözleşmesi · ipotek · istirdat
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında 2006 yılında akdedilen «bankacılık sözleşmesi» yönünden 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlükte olduğu, somut olayda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun «genel işlem şartlarına» ilişkin 20. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı, getirtilerek incelenen «emsal banka uygulamalarına» göre 2006 yılında bankalarca ticari konut/işyeri kredilerine uygulanan «komisyon» oranlarının %1 ile %3 arasında değiştiğinin anlaşıldığı, davacıya kullandırılan 400.000,00 TL lik kredi nedeniyle yapılan toplam 10.638,75 TL'lik kesintinin, %2,65 oranında olduğu, bu oranın kredinin kullandırıldığı tarihteki emsal banka uygulamalarına göre fahiş kabul edilemeyeceği, «tacir» olan davacının «sözleşme serbestisi» ilkesi çerçevesinde akdedilen sözleşme kapsamında yapılan kesintilere katlanmak zorunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak davacı «kredi kullandırma komisyonu» dışında davalı bankanın krediyi kullandırırken ve sonrasında «masraf» olarak kendisinden para tahsil edildiğini iddia etmiş ve bunun da «istirdatını» talep etmiştir.
Mahkemece alınan 02.11.2018 tarihli bilirkişi raporunda 1.601,25 TL «ekspertiz ücreti» ve 157,50 «ipotek» fek ücretinin davacıdan tahsil edildiği belirtilmiştir.
2-Dava, «ticari kredi sözleşmesi» kapsamında tahsil edilen «komisyon» ücreti ve «masrafların» iadesi istemine ilişkindir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6513 E. 2017/4891 K.
Ortak:tüketici kredisi · ticari kredi · ticari işletme · ticari dava niteliği · komisyon · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı
İncelediğiniz kararda… rediler nedeniyle ücret istenebileceği sabit ise de hangi işlemler nedeniyle hangi oranlarda ücret tahsil edilebileceğinin tespiti bakımından mahkemece; dava konusu «kredi sözleşmelerinin» tüm sayfaları ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, sözleşmede «masraf»/«komisyon»/kesinti tahsil edileceğine dair bir hüküm bulunup bulunmadığı varsa ne oranda uygulanacağının sözleşmede belirlenip belirlenmediği üzerinde durularak, eğer sözleşmede bu konuda bir oran belirtilmemiş ise «emsal banka uygulamaları» araştırılarak, masraf kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, davacıdan tahsil edilen masraf/komisyon/kesinti miktarının kalem kalem ne …
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının almış olduğu «ticari kredi» nedeniyle davalı bankaca kesinti yapıldığı, söz konusu kredi «tüketici kredisi» olmadığından Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanmayacağı, ticari kredi esaslarına göre değerlendirme yapılması gerektiği, buna göre de davacının haksız kesinti yaptığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.131,40 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 20 (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredinin «ticari kredi» olduğu, kredinin kullandırılması sırasında banka tarafından 8.253,00 TL kredi «komisyonu» adı altında ücret tahsil edildiği, ancak kullandırılan kredinin «tüketici kredisi» olmayıp ticari kredi olması nedeniyle iadesinin tüketici yasaları kapsamında yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; davalı tarafından sağlanan kredi nedeniyle sözleşmenin 22.1 ve 23.4 maddeleri uyarınca kredi nedeniyle «komisyon», «masraf» ve bunun gibi işlemler için ücret istenebileceği sabit ise de, mahkemece, dava konusu «kredi sözleşmelerinin» metni ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, kredi sözleşmelerinin hükümleri, banka kayıtları gözetilerek, masraf kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, davalı banka tarafından tahsil edilen tutarların emsal uygulamalara uygun olup olmadığı konusunda, gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1- Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan «ticari kredi» nedeniyle kredi «komisyonu» adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, davacının kullandığı kredinin ticari kredi olduğu ve iadesinin tüketici yasaları kapsamında yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme · görevli mahkeme
Benzer bu karardaOysa, taraflar arasında düzenlenen kredinin «ticari kredi» olduğu sabit olduğuna ve 6102 sayılı TTK’nin 4. maddesinde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu belirtildiğine göre, uyuşmazlığın çözümünde ticaret mahkemesi «görevlidir».
Ancak, mahalde ayrı bir ticaret mahkemesi bulunmadığından, mahkemenin ticaret mahkemesi sıfatıyla «görevli» olduğu nazara alınarak davacıya gerekli harçların tamamlatılması ve böylece mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda; davalı tarafından sağlanan kredi nedeniyle sözleşmenin 22.1 ve 23.4 maddeleri uyarınca kredi nedeniyle «komisyon», «masraf» ve bunun gibi işlemler için ücret istenebileceği sabit ise de, mahkemece, dava konusu «kredi sözleşmelerinin» metni ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, kredi sözleşmelerinin hükümleri, banka kayıtları gözetilerek, masraf kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, davalı banka tarafından tahsil edilen tutarların emsal uygulamalara uygun olup olmadığı konusunda, gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6515 E. 2017/4890 K.
Ortak:tüketici kredisi · ticari kredi · ticari işletme · ticari dava niteliği · komisyon · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı
İncelediğiniz kararda… rediler nedeniyle ücret istenebileceği sabit ise de hangi işlemler nedeniyle hangi oranlarda ücret tahsil edilebileceğinin tespiti bakımından mahkemece; dava konusu «kredi sözleşmelerinin» tüm sayfaları ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, sözleşmede «masraf»/«komisyon»/kesinti tahsil edileceğine dair bir hüküm bulunup bulunmadığı varsa ne oranda uygulanacağının sözleşmede belirlenip belirlenmediği üzerinde durularak, eğer sözleşmede bu konuda bir oran belirtilmemiş ise «emsal banka uygulamaları» araştırılarak, masraf kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, davacıdan tahsil edilen masraf/komisyon/kesinti miktarının kalem kalem ne …
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının almış olduğu «ticari kredi» nedeniyle davalı bankaca kesinti yapıldığı, söz konusu kredi «tüketici kredisi» olmadığından Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanmayacağı, ticari kredi esaslarına göre değerlendirme yapılması gerektiği, buna göre de davacının haksız kesinti yaptığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.131,40 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 20 (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredinin «ticari kredi» olduğu, kredinin kullandırılması sırasında banka tarafından 6.942,50 TL kredi «komisyonu» adı altında ücret tahsil edildiği, ancak kullandırılan kredinin «tüketici kredisi» olmayıp ticari kredi olması nedeniyle iadesinin tüketici yasaları kapsamında yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan «ticari kredi» nedeniyle kredi «komisyonu» ve «ekspertiz ücreti» adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, davacının kullandığı kredinin ticari kredi olduğu ve iadesinin tüketici yasaları kapsamında yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, 6102 sayılı TTK'nın 20 (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ekspertiz ücreti · eksik inceleme · görevli mahkeme
Benzer bu kararda1- Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan «ticari kredi» nedeniyle kredi «komisyonu» ve «ekspertiz ücreti» adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, davacının kullandığı kredinin ticari kredi olduğu ve iadesinin tüketici yasaları kapsamında yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, taraflar arasında düzenlenen kredinin «ticari kredi» olduğu sabit olduğuna ve 6102 sayılı TTK’nın 4. maddesinde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu belirtildiğine göre, uyuşmazlığın çözümünde ticaret mahkemesi «görevlidir».
Ancak, mahalde ayrı bir ticaret mahkemesi bulunmadığından, mahkemenin ticaret mahkemesi sıfatıyla «görevli» olduğu nazara alınarak davacıya gerekli harçların tamamlatılması ve böylece mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda; davalı tarafından sağlanan kredi nedeniyle sözleşmenin 22.1 ve 23.4 maddeleri uyarınca kredi nedeniyle «masraf» ve bunun gibi işlemler için ücret istenebileceği sabit ise de, mahkemece, dava konusu «kredi sözleşmelerinin» metni ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, kredi sözleşmelerinin hükümleri, banka kayıtları gözetilerek, masraf kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, ekspertiz hizmetinin verilip verilmediği, davalı banka tarafından tahsil edilen tutarların emsal uygulamalara uygun olup olmadığı konusunda, gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10414 E. 2018/2841 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı
İncelediğiniz kararda… rediler nedeniyle ücret istenebileceği sabit ise de hangi işlemler nedeniyle hangi oranlarda ücret tahsil edilebileceğinin tespiti bakımından mahkemece; dava konusu «kredi sözleşmelerinin» tüm sayfaları ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, sözleşmede «masraf»/«komisyon»/kesinti tahsil edileceğine dair bir hüküm bulunup bulunmadığı varsa ne oranda uygulanacağının sözleşmede belirlenip belirlenmediği üzerinde durularak, eğer sözleşmede bu konuda bir oran belirtilmemiş ise «emsal banka uygulamaları» araştırılarak, masraf kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, davacıdan tahsil edilen masraf/komisyon/kesinti miktarının kalem kalem ne …
Dava konusu krediler de taraflar arasında akdedilen «ticari nitelikli» «kredi sözleşmelerinden» kaynaklıdır.
Bu nedenle «kredi sözleşmesi» hükümlerinin «tacirin» basiretli davranma yükümlülüğü ve sözleşme hürriyeti kapsamında ele alınması gereklidir.
Benzer bu karardaAnılan «kredi sözleşmelerinin» 6098 sayılı TBK'nin yürürlük tarihi olan 01.07.2012 tarihinden önce akdedildiği, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nin ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği, dava konusu kredi sözleşmelerinin tüm sayfaları ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, sözleşmede «masraf»/«komisyon»/kesinti tahsil edileceğine dair bir hüküm bulunup bulunmadığı varsa ne oranda uygulanacağının sözleşmede belirlenip belirlenmediği üzerinde durularak, eğer sözleşmede bu konuda bir oran belirtilmemiş ise «emsal banka uygulamaları» araştırılarak, masraf kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, davacıdan tahsil edilen masraf/komisyon/kesinti miktarının kalem kalem ne kadar olduğu, diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık alanında uzman bir bilirkişiden rapor alınıp, ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz incelemeye dayalı ve «denetime elverişli» olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Dava, taraflar arasında imzalanan 10/02/2008 ve 27/11/2008 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri uyarınca davalı banka tarafından değişik adlar altında kesilen «masraf», «komisyon» ve ücretlerin tahsili istemine ilişkindir.
… a ücret tahsil edilebileceğinin tespiti bakımından taraflar arasındaki sözleşme bunlara ilişkin evraklar, diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları ve «masraf» kalemlerinin bankaca verilen bir hizmet karşılığı olup olmadığının dikkate alınacağı, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve masrafın hangi hizmetin karşılığı olarak alındığının belgelendirilmemesi nedeniyle yapılan kesintinin %50'sinin davacıya iadesinin «hakkaniyete» uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.898,24 TL'nin dava tarihinden (12/01/2016) itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar ver …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · denetime elverişlilik
Benzer bu kararda… a ücret tahsil edilebileceğinin tespiti bakımından taraflar arasındaki sözleşme bunlara ilişkin evraklar, diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları ve «masraf» kalemlerinin bankaca verilen bir hizmet karşılığı olup olmadığının dikkate alınacağı, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve masrafın hangi hizmetin karşılığı olarak alındığının belgelendirilmemesi nedeniyle yapılan kesintinin %50'sinin davacıya iadesinin «hakkaniyete» uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.898,24 TL'nin dava tarihinden (12/01/2016) itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar ver …
Anılan «kredi sözleşmelerinin» 6098 sayılı TBK'nin yürürlük tarihi olan 01.07.2012 tarihinden önce akdedildiği, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nin ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği, dava konusu kredi sözleşmelerinin tüm sayfaları ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, sözleşmede «masraf»/«komisyon»/kesinti tahsil edileceğine dair bir hüküm bulunup bulunmadığı varsa ne oranda uygulanacağının sözleşmede belirlenip belirlenmediği üzerinde durularak, eğer sözleşmede bu konuda bir oran belirtilmemiş ise «emsal banka uygulamaları» araştırılarak, masraf kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, davacıdan tahsil edilen masraf/komisyon/kesinti miktarının kalem kalem ne kadar olduğu, diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık alanında uzman bir bilirkişiden rapor alınıp, ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz incelemeye dayalı ve «denetime elverişli» olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3037 E. 2015/7912 K.
Ortak:genel işlem koşulu · ticari işletme · ticari dava niteliği · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı
İncelediğiniz kararda6102 sayılı TTK'nın 20 (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı banka «tacir» olup dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
Dava konusu krediler de taraflar arasında akdedilen «ticari nitelikli» «kredi sözleşmelerinden» kaynaklıdır.
Benzer bu kararda… rediler nedeniyle ücret istenebileceği sabit ise de hangi işlemler nedeniyle hangi oranlarda ücret tahsil edilebileceğinin tespiti bakımından mahkemece; dava konusu «kredi sözleşmelerinin» metni ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, kredi sözleşmelerinin hükümleri, banka kayıtları ile diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, «masraf» kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, 6098 sayılı TBK’dan sonra imzalanan kredi sözleşmelerinde davalı Bankaca alınabileceği öngörülen masraf ve kamisyon ücretlerine ilişkin düzenlemeler bakımından «genel işlem koşullarının» varlığının aranıp aranamayacağı, davalı Banka tarafından tahsil edilen tutarların pay içine ve emsal uygulamalara uygun olup olmadığı konusunda, gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 20. (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı banka «tacir» olup dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · eksik inceleme · avans faizi
Benzer bu kararda… ece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmelerin tip sözleşmeler olduğu, bu sözleşmelerde davacı taraf aleyhine konulan ve dosya «masrafı» ve kredi araştırma ücretinin yazılmamış sayılması gerektiği, davalı Bankanın yasal dayanağı olmaksızın aldığı bu kalemleri iade etmesinin «hakkaniyet» ve adalete uygun olacağı gerekçesiyle 3.128,75 TL'nin dava tarihindeki «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… rediler nedeniyle ücret istenebileceği sabit ise de hangi işlemler nedeniyle hangi oranlarda ücret tahsil edilebileceğinin tespiti bakımından mahkemece; dava konusu «kredi sözleşmelerinin» metni ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, kredi sözleşmelerinin hükümleri, banka kayıtları ile diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, «masraf» kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, 6098 sayılı TBK’dan sonra imzalanan kredi sözleşmelerinde davalı Bankaca alınabileceği öngörülen masraf ve kamisyon ücretlerine ilişkin düzenlemeler bakımından «genel işlem koşullarının» varlığının aranıp aranamayacağı, davalı Banka tarafından tahsil edilen tutarların pay içine ve emsal uygulamalara uygun olup olmadığı konusunda, gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/13537 E. , 2017/1370 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/06/2015 tarih ve 2014/244-2015/469 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankadan farklı tarihlerde almış olduğu ticari krediler nedeniyle haksız olarak dosya masrafı adı altında kesintiler yapıldığını ileri sürerek şimdilik 1.800 TL'nin davalıdan mevduata uygulanan en yüksek yasal faiziyle iadesini talep ve dava etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini arttırmıştır.
Davalı vekili; davacının tüketici olmadığını, tüketici kredisi değil ticari kredi kullandırıldığını, bu nedenle davanın yasal dayanağı bulunmadığını, müvekkili bankanın verdiği hizmet karşılığında ücret isteme hakkının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının almış olduğu ticari kredi nedeniyle davalı bankaca kesinti yapıldığı, söz konusu kredi tüketici kredisi olmadığından Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanmayacağı, ticari kredi esaslarına göre değerlendirme yapılması gerektiği, buna göre de davacının haksız kesinti yaptığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.131,40 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan ticari krediler nedeniyle tahsis ve değerlendirme ücreti adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 20 (eTTK m.22) maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir. Davalı banka tacir olup dava konusu kredi davalının ticari işletmesiyle ilgili işlemlerindendir. Dava konusu krediler de taraflar arasında akdedilen ticari nitelikli kredi sözleşmelerinden kaynaklıdır. Bu nedenle kredi sözleşmesi hükümlerinin tacirin basiretli davranma yükümlülüğü ve sözleşme hürriyeti kapsamında ele alınması gereklidir.
Somut olayda; kredi sözleşmeleri 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce imzalandığından anılan Kanun'un genel işlem koşullarına ilişkin hükümleri bu sözleşmelerde nazara alınmayacak olup, sözleşme tarihi itibariyle somut olaya uygulanacak 818 sayılı BK hükümleri çerçevesinde bir değerlendirme yapılması gerekir. Davalı tarafından verilen krediler nedeniyle ücret istenebileceği sabit ise de hangi işlemler nedeniyle hangi oranlarda ücret tahsil edilebileceğinin tespiti bakımından mahkemece; dava konusu kredi sözleşmelerinin tüm sayfaları ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, sözleşmede masraf/komisyon/kesinti tahsil edileceğine dair bir hüküm bulunup bulunmadığı varsa ne oranda uygulanacağının sözleşmede belirlenip belirlenmediği üzerinde durularak, eğer sözleşmede bu konuda bir oran belirtilmemiş ise emsal banka uygulamaları araştırılarak, masraf kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, davacıdan tahsil edilen masraf/komisyon/kesinti miktarının kalem kalem ne kadar olduğu, diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık alanında uzman bir bilirkişiden rapor alınıp, ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz inceleme ve araştırma ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
05/04/2017 F/D
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/324306200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz