Şirkete Kayyım Atanması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4501 E. 2020/2142 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay devrinin tescili↗ müdürün azli↗ pay defterine kayıt↗ mazeret↗ pay devri↗ şirket müdürü↗ yemin↗ ara karar↗ ikrar↗ pay defteri↗ kesin süre↗ ispat yükü↗ ihtar↗ kâr payı↗ cy/cy kaydı↗ ibraz↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, pay devrinin pay devrine tescilinin tespiti, şirket müdürlerinin azli ile sermaye ve kâr payının tahsili istemlerine ilişkindir.
Davacı taraf davasını ispat bakımından delil olarak davalı şirketin defterlerine dayanmıştır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak 16.02.2016 tarihli celse davalı vekiline 09/07/2008 tarihi öncesi pay defterini sunması için kesin süre verilmesine, kesin süreye uyulmadığı taktirde işlemi yapma hakkının ortadan kalkacağı, pay defterinin şirket tarafından tutulması gereken defterlerden olması, davacı tarafın delil olarak pay defterini göstermesi nedeniyle davacı tarafın pay defterine ilişkin iddialarını ispat etmiş sayılacağı ve davaya bu doğrultuda devam edileceğinin ihtarına karar verilmiş, davalı taraf ihtara rağmen söz konusu pay defterini dosyaya ibraz etmemiştir.
Mahkemece, davada ispat yükünün davacıda olduğu, salt ara karar kurulması nedeniyle ispat yükünün davacıdan davalıya geçtiğinden bahsedilemeyeceği, davalı vekilince davacının dava dışı ...'tan hisseleri devraldıktan sonra kardeş olan davacı ile dava dışı ...'ın devirden vazgeçtiklerini ve dava dışı ...'ın hisselerini diğer ortaklara devrettiğinin beyan edildiği, karar defterindeki 30 nolu kararda ...'ın hisselerini diğer şirket ortaklarına devrettiğinin görüldüğü ve bu kaydın davalı vekilinin beyanını destekler nitelikte olduğu, pay defterine kayıt yapıldığına dair davacı tarafça başka bir delil sunulamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nun 219. maddesi “taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar" hükmünü, 220. maddesi ise "ibrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir” hükmünü düzenlemiştir.
Bu durumda mahkemece kural olarak şirket pay defterinin davalı şirkette olması gerektiği ve buna göre pay defterinin ibrazının davacı taraftan beklenmesinin doğru olmadığı kabul edilerek yukarıda açıklanan Yasa hükümleri nazara alınarak değerlendirme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 10.05.2018 tarih 2016/9580 Esas, 2018/3426 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak yukarıda anılan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Hisse devri tescili | Tazminat | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/427 E. 2023/754 K.
Ortak:müdürün azli · pay defterine kayıt · mazeret · pay devri · şirket müdürü · yemin · ikrar · pay defteri
İncelediğiniz karardaDava, «pay devrinin» «pay devrine tescilinin» tespiti, «şirket müdürlerinin azli» ile sermaye ve kâr «payının» tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davada «ispat yükünün» davacıda olduğu, salt «ara» karar kurulması nedeniyle ispat yükünün davacıdan davalıya geçtiğinden bahsedilemeyeceği, davalı vekilince davacının dava dışı ...'tan hisseleri devraldıktan sonra kardeş olan davacı ile dava dışı ...'ın devirden vazgeçtiklerini ve dava dışı ...'ın hisselerini diğer ortaklara devrettiğinin beyan edildiği, karar «defterindeki» 30 nolu kararda ...'ın hisselerini diğer şirket ortaklarına devrettiğinin görüldüğü ve bu «kaydın» davalı vekilinin beyanını destekler nitelikte olduğu, «pay defterine kayıt» yapıldığına dair davacı tarafça başka bir delil sunulamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir” hükmünü düzenlemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece 15.10.2021 tarih, 2020/116 E. ve 2021/192 K. sayılı kararı ile davaya konu «pay devrine» ilişkin noter evrakının şirkete tebliği edilmediği, şirkete ait; davaya konu pay devri tarihi öncesine ait bir «pay defterinin» mevcut olmadığı, pay devri tarihinden sonra pay defterinin noter onayının yapıldığı; davaya konu devir işleminden öncesine ait pay defteri bulunduğuna ilişkin; davalı tarafın belgenin elinde olduğunu «ikrar» etmediği aksine bulunmadığını belirttiği, belgenin var olduğuna dair resmî bir kayıt bulunmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 220 nci maddesi kapsamında sayılan koşulların; davalı tarafın elinde bulunmadığını beyan ettiği pay defterini sunması açısından ve karşı tarafın beyanının kabul edilmesi açısından mevcut olmadığı anlaşılmakla birlikte; davalı taraf davacının dava dışı ...'tan hisseleri devraldıktan sonra kardeşi olan davacı ile dava dışı Belgin'in devirden vazgeçtiklerini ve dava dışı Belgin'in hisselerini diğer ortaklara devrettiğini beyan ettiği, karar defterindeki 30 no.lu ve 08.07.2008 tarihli kararda yani dava konusu devir işleminden sonra ...'ın hisselerini şirket ortaklarına devrettiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla 30 no.lu kararın davalı vekilinin beyanlarını doğrular nitelikte olduğu ve «limited şirketlerde» payın devredilebilmesi için, 6762 sayılı Kanun'un 520 nci maddesi gereğince, "pay devrine ilişkin olarak imzası noterlikçe «tasdik» edilmiş yazılı sözleşme yapılması, ortaklardan en az dörtte üçünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayesinin en az dörtte üçüne sahip olması ve devrin pay defterine kaydedilerek bu hususun «ilan» edilmesi" gerektiği ancak dosya kapsamında belirtilen hususlar dikkate alındığında devrin pay defterine işlenmediği ve ilan da edilmediği dolayısıyla pay devrinin gerçekleşmediği anlaşıldığından davacının pay devrinin «pay defterine tescilinin» tespiti, «şirket müdürlerinin azli» ile sermaye ve kâr «payı alacağı» talebine ilişkin davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «pay devrinin» «pay defterine tescilinin» tespiti, «şirket müdürlerinin azli» ile sermaye ve kâr «payı alacağı» istemine ilişkindir.
Limited şirkette geçerli bir «pay devri» için yazılı şekilde yapılmış pay devri sözleşmesinin imzasının noterde «tasdik» ettirilmesi, ortakların ağırlaştırılmış «nisap» ile devre «muvafakat» etmeleri ve devrin «pay defterine» işlenmesi gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bozma ilamına uyma · pay defterine tescil · nisap · ortaklık sıfatı · kâr payı alacağı · bozma sonrası karar · tasdik kararı · ortaklar kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece 15.10.2021 tarih, 2020/116 E. ve 2021/192 K. sayılı kararı ile davaya konu «pay devrine» ilişkin noter evrakının şirkete tebliği edilmediği, şirkete ait; davaya konu pay devri tarihi öncesine ait bir «pay defterinin» mevcut olmadığı, pay devri tarihinden sonra pay defterinin noter onayının yapıldığı; davaya konu devir işleminden öncesine ait pay defteri bulunduğuna ilişkin; davalı tarafın belgenin elinde olduğunu «ikrar» etmediği aksine bulunmadığını belirttiği, belgenin var olduğuna dair resmî bir kayıt bulunmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 220 nci maddesi kapsamında sayılan koşulların; davalı tarafın elinde bulunmadığını beyan ettiği pay defterini sunması açısından ve karşı tarafın beyanının kabul edilmesi açısından mevcut olmadığı anlaşılmakla birlikte; davalı taraf davacının dava dışı ...'tan hisseleri devraldıktan sonra kardeşi olan davacı ile dava dışı Belgin'in devirden vazgeçtiklerini ve dava dışı Belgin'in hisselerini diğer ortaklara devrettiğini beyan ettiği, karar defterindeki 30 no.lu ve 08.07.2008 tarihli kararda yani dava konusu devir işleminden sonra ...'ın hisselerini şirket ortaklarına devrettiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla 30 no.lu kararın davalı vekilinin beyanlarını doğrular nitelikte olduğu ve «limited şirketlerde» payın devredilebilmesi için, 6762 sayılı Kanun'un 520 nci maddesi gereğince, "pay devrine ilişkin olarak imzası noterlikçe «tasdik» edilmiş yazılı sözleşme yapılması, ortaklardan en az dörtte üçünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayesinin en az dörtte üçüne sahip olması ve devrin pay defterine kaydedilerek bu hususun «ilan» edilmesi" gerektiği ancak dosya kapsamında belirtilen hususlar dikkate alındığında devrin pay defterine işlenmediği ve ilan da edilmediği dolayısıyla pay devrinin gerçekleşmediği anlaşıldığından davacının pay devrinin «pay defterine tescilinin» tespiti, «şirket müdürlerinin azli» ile sermaye ve kâr «payı alacağı» talebine ilişkin davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafından sunulan delillerle «pay devri» için aranan şartların tamamının gerçekleştiğini, pay devrinin yazılı şekilde yapılarak imzasının noterlikçe «tasdik» edildiğini, bu hususun 23.06.2008 tarihli karar «defterine» işlendiğini ve ortaklarca «muvafakat» edildiğini, «bozma sonrası» yerel mahkeme tarafından «bozma ilamına uyma» kararı vermesine rağmen hükme aykırı karar verdiğini, davalı tarafından ibrazla mükellef olduğu ve bozma ilamında da belirtilen «kaydın» 23.06.2008 tarihli karar defteri olduğunu, resen gözetilecek sebeplerle ve bozma ilamına aykırı verilen yerel mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Limited şirkette geçerli bir «pay devri» için yazılı şekilde yapılmış pay devri sözleşmesinin imzasının noterde «tasdik» ettirilmesi, ortakların ağırlaştırılmış «nisap» ile devre «muvafakat» etmeleri ve devrin «pay defterine» işlenmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta 23.06.2008 tarihinde alınan «ortaklar kurulu» kararı ile devre «muvafakat» edildiği, akabinde 24.06.2008 tarihinde imzaları noterde «tasdik» edilen «hisse devir sözleşmesi» ile dava dışı ... tarafından davalı şirketteki 1186 hissenin davacı ...'a devredildiği anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/997 E. 2017/101 K.
Ortak:mazeret · şirket müdürü · yemin · ikrar · kesin süre · ibraz · kesin hüküm · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak 16.02.2016 tarihli celse davalı vekiline 09/07/2008 tarihi öncesi «pay defterini» sunması için «kesin süre» verilmesine, kesin süreye uyulmadığı taktirde işlemi yapma hakkının ortadan kalkacağı, pay defterinin şirket tarafından tutulması gereken defterlerden olması, davacı tarafın delil olarak pay defterini göstermesi nedeniyle davacı tarafın pay defterine ilişkin iddialarını ispat etmiş sayılacağı ve davaya bu doğrultuda devam edileceğinin «ihtarına» karar verilmiş, davalı taraf ihtara rağmen söz konusu pay defterini dosyaya «ibraz» etmemiştir.
… ürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nun 219. maddesi “taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye «ibraz» etmek zorundadırlar" hükmünü, 220. maddesi ise "ibrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir” hükmünü düzenlemiştir.
Benzer bu karardaHMK'nın 220. maddesi uyarınca, «ibrazı» istenen belgenin («ticari defterlerin»), ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmi bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda anılan hususlar araştırılarak şirketin önceki müdürü olan davacıya «ticari defter» ve kayıtların «ibrazı» için «kesin süre» verilerek sonrasında 6100 sayılı HMK'nın 219. vd. maddeleri uyarınca değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delillerin toplanmaması · kayyım · kötüniyet tazminatı · icra takibine itiraz · ticari defter · yetki · asıl alacak · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı şirketten ödenmemiş 53 aylık ücret alacağı bulunduğu ve kendisine verilen «yetki» çerçevesinde yaptığı belgeye dayalı harcamaların 13.587,82 TL olduğunun tespit edildiği, ayrıca alacağın likit olmadığı gerekçesiyle itirazın kısmen iptali ile takibin 53.337,82 TL «asıl alacak» üzerinden devamına, tarafların icra inkar ve «kötüniyet tazminatı» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «şirket müdürü» tarafından ücret ve diğer alacağa yönelik başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ayrıca, davacıdan sonra davalı şirkete «kayyım» olarak atanan ve daha sonra görevi sona eren ... da 20.03.2013 tarihli celsede davacı tarafından şirketin «defter» ve kayıtlarının kendisine «teslim» edilmediğini beyan etmiştir.
Davacı ise davalı savunması karşısında şirketin «defter» ve kayıtlarının kendisinde olup olmadığı hususunda sükut etmiş, mahkemece bu hususta hiçbir araştırma yapılmadan ve davalının «delilleri toplanmadan» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18391 E. 2015/2809 K.
Ortak:mazeret · yemin · ikrar · kesin süre · ispat yükü · ihtar · ibraz · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak 16.02.2016 tarihli celse davalı vekiline 09/07/2008 tarihi öncesi «pay defterini» sunması için «kesin süre» verilmesine, kesin süreye uyulmadığı taktirde işlemi yapma hakkının ortadan kalkacağı, pay defterinin şirket tarafından tutulması gereken defterlerden olması, davacı tarafın delil olarak pay defterini göstermesi nedeniyle davacı tarafın pay defterine ilişkin iddialarını ispat etmiş sayılacağı ve davaya bu doğrultuda devam edileceğinin «ihtarına» karar verilmiş, davalı taraf ihtara rağmen söz konusu pay defterini dosyaya «ibraz» etmemiştir.
… ürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nun 219. maddesi “taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye «ibraz» etmek zorundadırlar" hükmünü, 220. maddesi ise "ibrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir” hükmünü düzenlemiştir.
Benzer bu karardaBu bağlamda, somut olayda davacı taraf diğer delilleri yanında davalının «ticari defterlerine» de açıkça delil olarak dayanmış, mahkemece davalıya HMK'nın 94. maddesi uyarınca defterlerini iki haftalık «kesin süre» içerisinde «ibraz» edilmemesi halinde aleyhine kabul edilmiş sayılacağı hususunda «ihtar tebliğ» edilmiş, davalı defterlerini «ibrazdan kaçınmıştır».
332.) maddesi uyarınca, «ibrazı» istenen belgenin («ticari defterlerin»), ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibrazdan kaçınma · ticari defter ibrazı · ihtar tebliği · ticari defter · ihtarname
Benzer bu karardaBu bağlamda, somut olayda davacı taraf diğer delilleri yanında davalının «ticari defterlerine» de açıkça delil olarak dayanmış, mahkemece davalıya HMK'nın 94. maddesi uyarınca defterlerini iki haftalık «kesin süre» içerisinde «ibraz» edilmemesi halinde aleyhine kabul edilmiş sayılacağı hususunda «ihtar tebliğ» edilmiş, davalı defterlerini «ibrazdan kaçınmıştır».
Mahkemece davalıya gönderilen «ihtarnamede» HMK'nın 220. maddesinden bahsedildiği halde, bu madde uyarınca değerlendirme yapılmadan, davalının «ticari defterlerini ibraz» etmediği, incelenen davacı defterlerinin ve faturalarının da sahibi lehine delil olma vasfı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle davalının «ticari defterlerinin ibrazı» hususunda, 6100 sayılı HMK'nın yukarıda açıklanan 219.
İspat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın «ticari defterlerine» de dayandığı, eş söyleyişle, sadece karşı tarafın defterlerine dayanmadığı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye «ibraz» etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın 219'uncu ve ardından gelen maddelerde düzenlenmiştir.
4 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İnkar tazminatı | Sözleşme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16599 E. 2014/17323 K.
Ortak:mazeret · yemin · ikrar · kesin süre · ispat yükü · ihtar · ibraz · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak 16.02.2016 tarihli celse davalı vekiline 09/07/2008 tarihi öncesi «pay defterini» sunması için «kesin süre» verilmesine, kesin süreye uyulmadığı taktirde işlemi yapma hakkının ortadan kalkacağı, pay defterinin şirket tarafından tutulması gereken defterlerden olması, davacı tarafın delil olarak pay defterini göstermesi nedeniyle davacı tarafın pay defterine ilişkin iddialarını ispat etmiş sayılacağı ve davaya bu doğrultuda devam edileceğinin «ihtarına» karar verilmiş, davalı taraf ihtara rağmen söz konusu pay defterini dosyaya «ibraz» etmemiştir.
… ürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nun 219. maddesi “taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye «ibraz» etmek zorundadırlar" hükmünü, 220. maddesi ise "ibrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir” hükmünü düzenlemiştir.
Benzer bu kararda332.) maddesi uyarınca, «ibrazı» istenen belgenin («ticari defterlerin»), ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Bu bağlamda, somut olayda davacı taraf diğer delilleri yanında davalının «ticari defterlerine» de açıkça delil olarak dayanmış, mahkemece davalıya 2010-2011 yıllarına ilişkin defterlerini belli edilen günde «ibraz» edilmemesi halinde HMK'nın 220. maddesi uyarınca işlem yapılacağı hususunda «ihtar tebliğ» edilmiş, davalı defterlerini «ibrazdan kaçınmıştır».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibrazdan kaçınma · ticari defter ibrazı · ihtar tebliği · yazılı delille ispat · ticari defter · ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalıya servis hizmeti sunduğunu «yazılı delillerle ispat» etmek zorunda olduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davacının delil olarak «ticari defter» ve faturalarına ve davalı defterlerine dayandığı, davalının «ticari defterlerini ibraz» etmediği, davacının da delillerini davalının defterlerine hasretmediği, bu nedenle davalının defterlerini ibraz etme zorunluluğu olmadığı, davacı defterlerinin sah …
Bu bağlamda, somut olayda davacı taraf diğer delilleri yanında davalının «ticari defterlerine» de açıkça delil olarak dayanmış, mahkemece davalıya 2010-2011 yıllarına ilişkin defterlerini belli edilen günde «ibraz» edilmemesi halinde HMK'nın 220. maddesi uyarınca işlem yapılacağı hususunda «ihtar tebliğ» edilmiş, davalı defterlerini «ibrazdan kaçınmıştır».
Mahkemece davalıya gönderilen «ihtarnamede» HMK.m.220'den bahsedildiği halde, bu madde uyarınca değerlendirme yapılmadan, davalının «ticari defterlerini ibraz» etmediği, defterlerini ibraz etme zorunluluğu da bulunmadığı, incelenen davacı defterlerinin de sahibi lehine delil olma vasfı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle davalının «ticari defterlerinin ibrazı» hususunda, 6100 sayılı HMK'nın yukarıda açıklanan 219.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1369 E. 2017/2931 K.
Ortak:mazeret · yemin · ikrar · kesin süre · ispat yükü · ihtar · ibraz · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak 16.02.2016 tarihli celse davalı vekiline 09/07/2008 tarihi öncesi «pay defterini» sunması için «kesin süre» verilmesine, kesin süreye uyulmadığı taktirde işlemi yapma hakkının ortadan kalkacağı, pay defterinin şirket tarafından tutulması gereken defterlerden olması, davacı tarafın delil olarak pay defterini göstermesi nedeniyle davacı tarafın pay defterine ilişkin iddialarını ispat etmiş sayılacağı ve davaya bu doğrultuda devam edileceğinin «ihtarına» karar verilmiş, davalı taraf ihtara rağmen söz konusu pay defterini dosyaya «ibraz» etmemiştir.
… ürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nun 219. maddesi “taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye «ibraz» etmek zorundadırlar" hükmünü, 220. maddesi ise "ibrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir” hükmünü düzenlemiştir.
Benzer bu karardaHMK'nın 220. maddesi uyarınca, «ibrazı» istenen belgenin («ticari defterlerin»), ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Mahkemece, taraf vekillerinin hazır bulunduğu 06.02.2014 tarihli celsede "Taraf vekillerinin belirtilen inceleme gün ve saatinde «ticari defter» ve kayıtları ile belgelerini «ibraz» etmemeleri halinde ticari defter ve kayıtlarını delil olarak bildirmekten vazgeçmiş sayılacakları hususu" «ihtar» edilmişse de HMK'nın 220. maddesi uyarınca işlem yapılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter ibrazı · icra takibine itiraz · ticari defter · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının verilen sürede «ticari defterlerini ibraz» etmediği, sadece mizan ve muavin dökümlerini dosyaya sunduğu, buna göre faturaların davalı adına kesildiği, bu belgelere göre davacının davalıdan alacaklı olduğu, ancak faturalar ekinde sunulan anlaşmaların dava dışı ...
2-) Dava, alt taşıma hizmeti karşılığında düzenlenen faturalara dayalı olarak başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, davacı delil listesinde «ticari defter» ve kayıtlara dayanmış, davalı vekili de müvekkiline ait ticari defter ve kayıtlarını delil listesinde göstermiştir.
Bu nedenle davalının «ticari defterlerinin ibrazı» hususunda, 6100 sayılı HMK'nın yukarıda açıklanan 219.
Şti'nin amblemini taşıdığı, bu belgelerde davalı şirketin imzasının yer almadığı, faturalarda belirtilen malların ve faturaların davalıya «teslim» edildiğine yönelik dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, davacının, davalıya taşıma hizmeti verdiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12365 E. 2017/648 K.
Ortak:mazeret · yemin · ikrar · kesin süre · ibraz · kesin hüküm · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak 16.02.2016 tarihli celse davalı vekiline 09/07/2008 tarihi öncesi «pay defterini» sunması için «kesin süre» verilmesine, kesin süreye uyulmadığı taktirde işlemi yapma hakkının ortadan kalkacağı, pay defterinin şirket tarafından tutulması gereken defterlerden olması, davacı tarafın delil olarak pay defterini göstermesi nedeniyle davacı tarafın pay defterine ilişkin iddialarını ispat etmiş sayılacağı ve davaya bu doğrultuda devam edileceğinin «ihtarına» karar verilmiş, davalı taraf ihtara rağmen söz konusu pay defterini dosyaya «ibraz» etmemiştir.
… ürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nun 219. maddesi “taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye «ibraz» etmek zorundadırlar" hükmünü, 220. maddesi ise "ibrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir” hükmünü düzenlemiştir.
Benzer bu kararda… n belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin «ibrazı» için «kesin» bir süre verir. (2) Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin «yemin teklif» edilir. (3) Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer taraf …
Mahkemece verilen «kesin süre» üzerine davalı tarafça «ticari defter» ve belgeler sunulmamıştır.
HMK'nın bu maddesinde, bir tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesinin sonuçları düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap bakiyesi · faturanın tebliği · ticari defter ibrazı · isticvap · yemin teklifi · cari hesap · muvafakat · ticari defter
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacının davalıya turizm hizmeti verdiğini, ancak davalının «cari hesap bakiyesini» ödemediğini iddia ederek dava açtığı, alacağın dayanağının davalı adına düzenlenmiş 13 adet faturadan kaynaklı olup, bu faturaların davalı adına davalı şirketin kurucu ortağı ve yetkilisi Yiğit Bulut'un asistanı olan ... isimli şahsa «teslim» edildiğinin ileri sürüldüğü, davalının davaya cevap vermediği ancak «isticvap» davetiyesi üzerine duruşmaya katılan davalı şirket «tasfiye» memurunun taraflar arasında turizm hizmeti alınmasına dair ticari ilişki bulunmakla birlikte alacağın dayanağını oluşturan faturalar kapsamı hizmetin alınmadığını, ... isminde davalı şirket çalışanı olmadığını beyan ettiği, dosyada toplanan deliller itibariyle ve ...'un kendi beyanı ile davacının dayandığı faturaların teslimine dair 08/05/2008 tarihli belgedeki imza bu şahsa ait olmakla birlikte ...'un davalı şirket çalışanı olmadığı gibi bir an faturaların bu şahsa verilmiş olduğu kabul edilse dahi «faturanın tebliğinin» tek başına hizmetin verildiğini ispata yeterli olmadığı, davacının «fatura» kapsamı hizmetleri verdiğini sunulan deliller itibariyle ispatlayamadığını, davacı vekilince sunulan bila tarihli dilekçe ile fatura içeriklerinin uçak bilet bedelleri, otel konaklamaları gibi hizmetlere ilişkin olması ve bu hizmetlerin davalı şirket vekili Av.... ve ... tarafından kullanılmış olması itibariyle çağrılıp dinlenmeleri talep edilmiş ise de davalı vekilince iddianın genişletilmesine «muvafakat» edilmediği beyan edildiği, bu beyanın kabul edilmediği ve bu nedenlerle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
HMK'nın bu maddesinde, bir tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesinin sonuçları düzenlenmiştir.
Mahkemece verilen «kesin süre» üzerine davalı tarafça «ticari defter» ve belgeler sunulmamıştır.
Davacı tarafın usulüne uygun olarak tuttuğu «ticari defterler» dosyaya sunulmuş ve davaya konu alacağa ilişkin 9 adet faturanın davacı defterinde kayıtlı olduğu bilirkişi raporuyla belirlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2224 E. 2023/5950 K.
Ortak:mazeret · yemin · kesin süre · ihtar · ibraz · kesin hüküm · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak 16.02.2016 tarihli celse davalı vekiline 09/07/2008 tarihi öncesi «pay defterini» sunması için «kesin süre» verilmesine, kesin süreye uyulmadığı taktirde işlemi yapma hakkının ortadan kalkacağı, pay defterinin şirket tarafından tutulması gereken defterlerden olması, davacı tarafın delil olarak pay defterini göstermesi nedeniyle davacı tarafın pay defterine ilişkin iddialarını ispat etmiş sayılacağı ve davaya bu doğrultuda devam edileceğinin «ihtarına» karar verilmiş, davalı taraf ihtara rağmen söz konusu pay defterini dosyaya «ibraz» etmemiştir.
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir” hükmünü düzenlemiştir.
… ürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nun 219. maddesi “taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye «ibraz» etmek zorundadırlar" hükmünü, 220. maddesi ise "ibrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
Benzer bu karardaMahkemece 29.11.2018 tarihli celsede davalı vekiline «ticari defterlerini» sunması için «kesin süre» verilmiş, ancak «ticari defterlerini ibraz» etmez ise kendi ticari defterlerine dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı «ihtar» edilmiş ve davalı vekili tarafından ticari defterler ibraz edilmemiştir.
Bu durumda mahkemece, davalıya anılan Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş «defterlerini» «ibraz» etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edilebileceği ve davacının belge içeriği konusundaki beyanının kabul edilebileceği «ihtarını» havi aynı Kanun'un 94 üncü maddesi gereğince «kesin süre» verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da bildirilerek ihtar edilmesi ve sonucuna göre inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Aynı Kanun'un 220 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:peşin satış karinesi · çekin bedelsizliği · ticari defter ibrazı · delil değerlendirmesi · yemin delili · ticari defter ve kayıtlar · yazılı delil · ticari defter kayıtları
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan «deliller değerlendirilip» yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle davacının «çekin bedelsiz» kaldığı, avans olarak verilmesine rağmen malların «teslim» edilmediğine dair «yazılı delil» ortaya koyulmadığı gibi «yemin deliline» de dayanılmadığına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığı gerekçesiyle davacı v …
Aynı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili her ne kadar açtığı davayı «sebepsiz zenginleşme» olarak nitelendirmişse de davaya konu çeklerin mal alımı için verildiğinin ihtilaf konusu olmadığı, ortada haklı bir sebep olmaksızın borç olmayan bir ödeme söz konusu olmadığından talebin sebepsiz zenginleşme olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, davanın taraflar arasındaki alım-satım ilişkisinden kaynaklanan «alacak davası» olduğu, «satış sözleşmesinde» tarafların edimlerini aksine anlaşma olmadığı takdirde, aynı anda «ifa» etmeleri kural olduğundan, «peşin satış karinesi» uyarınca davacının çeklerin avans niteliğinde verildiğini ve karşılığında kısmen mal «teslim» edilmediğini yazılı delillerle ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece 29.11.2018 tarihli celsede davalı vekiline «ticari defterlerini» sunması için «kesin süre» verilmiş, ancak «ticari defterlerini ibraz» etmez ise kendi ticari defterlerine dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı «ihtar» edilmiş ve davalı vekili tarafından ticari defterler ibraz edilmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4501 E. , 2020/2142 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Amasya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21/04/2016 gün ve 2015/1394 - 2016/345 sayılı kararı onayan Daire'nin 10/05/2018 gün ve 2016/9580 - 2018/3426 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ...'tan 1186 ve dava dışı ...den 28 hisse alarak 1214 hisse ile davalı şirkete ortak olduğunu, ancak şirketin mali durumu hakkında müvekkiline bilgi verilmediğini, kâr payı dağıtılmadığını, müdürlerin hukuka aykırı işlemleriyle şirketin zarara uğratıldığını, davalı şirkete gönderilen ihtarnameye verilen cevapta müvekkilin ortak olmadığının bildirildiğini ileri sürerek, şirket müdürlerinin azlini, şirkete kayyım atanmasını, kayyıma sermaye ve ortaklık payı ile geçmiş döneme ilişkin dağıtılmayan kâr payının tespiti hususunda görev ve yetki verilmesini, davalı şirketin ve müvekkilinin davalı şirkette bulunan hisse/pay ve ortaklık durumunun, müvekkili hissesine isabet eden sermaye payının rayiç değerinin tespitini, sermaye payına mahsuben şimdilik 5.000 TL'nin, kâr paylarına mahsuben şimdilik 5.000 TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, pay devrinin pay devrine tescilinin tespiti, şirket müdürlerinin azli ile sermaye ve kâr payının tahsili istemlerine ilişkindir.
Davacı taraf davasını ispat bakımından delil olarak davalı şirketin defterlerine dayanmıştır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak 16.02.2016 tarihli celse davalı vekiline 09/07/2008 tarihi öncesi pay defterini sunması için kesin süre verilmesine, kesin süreye uyulmadığı taktirde işlemi yapma hakkının ortadan kalkacağı, pay defterinin şirket tarafından tutulması gereken defterlerden olması, davacı tarafın delil olarak pay defterini göstermesi nedeniyle davacı tarafın pay defterine ilişkin iddialarını ispat etmiş sayılacağı ve davaya bu doğrultuda devam edileceğinin ihtarına karar verilmiş, davalı taraf ihtara rağmen söz konusu pay defterini dosyaya ibraz etmemiştir.
Mahkemece, davada ispat yükünün davacıda olduğu, salt ara karar kurulması nedeniyle ispat yükünün davacıdan davalıya geçtiğinden bahsedilemeyeceği, davalı vekilince davacının dava dışı ...'tan hisseleri devraldıktan sonra kardeş olan davacı ile dava dışı ...'ın devirden vazgeçtiklerini ve dava dışı ...'ın hisselerini diğer ortaklara devrettiğinin beyan edildiği, karar defterindeki 30 nolu kararda ...'ın hisselerini diğer şirket ortaklarına devrettiğinin görüldüğü ve bu kaydın davalı vekilinin beyanını destekler nitelikte olduğu, pay defterine kayıt yapıldığına dair davacı tarafça başka bir delil sunulamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nun 219. maddesi “taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar" hükmünü, 220. maddesi ise "ibrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir” hükmünü düzenlemiştir.
Bu durumda mahkemece kural olarak şirket pay defterinin davalı şirkette olması gerektiği ve buna göre pay defterinin ibrazının davacı taraftan beklenmesinin doğru olmadığı kabul edilerek yukarıda açıklanan Yasa hükümleri nazara alınarak değerlendirme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 10.05.2018 tarih 2016/9580 Esas, 2018/3426 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak yukarıda anılan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 10.05.2018 tarih 2016/9580 Esas, 2018/3426 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 27/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/596705900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz