Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/997 E. 2017/101 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mazeret↗ delillerin toplanmaması↗ kayyım↗ ticari defter ve kayıtlar↗ şirket müdürü↗ ticari defter kayıtları↗ kötüniyet tazminatı↗ yemin↗ ikrar↗ kesin süre↗ icra takibine itiraz↗ ticari defter↗ yetki↗ asıl alacak↗ kötüniyet↗ ibraz↗ teslim↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı şirketten ödenmemiş 53 aylık ücret alacağı bulunduğu ve kendisine verilen yetki çerçevesinde yaptığı belgeye dayalı harcamaların 13.587,82 TL olduğunun tespit edildiği, ayrıca alacağın likit olmadığı gerekçesiyle itirazın kısmen iptali ile takibin 53.337,82 TL asıl alacak üzerinden devamına, tarafların icra inkar ve kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, şirket müdürü tarafından ücret ve diğer alacağa yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı şirket cevap dilekçesi ile şirket müdürünün 6 yıl boyunca maaş almadan görev yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca şirket hesabına yaptığını iddia ettiği harcamaların da ispata muhtaç olduğunu, bu hususların şirketin defter ve kayıtlarından anlaşılabileceğini, fakat şirket defter ve kayıtlarının davacı tarafından şirkete teslim edilmediğini savunarak şirketin defter ve kayıtlarına dayanmıştır. Ayrıca, davacıdan sonra davalı şirkete kayyım olarak atanan ve daha sonra görevi sona eren ... da 20.03.2013 tarihli celsede davacı tarafından şirketin defter ve kayıtlarının kendisine teslim edilmediğini beyan etmiştir. Davacı ise davalı savunması karşısında şirketin defter ve
kayıtlarının kendisinde olup olmadığı hususunda sükut etmiş, mahkemece bu hususta hiçbir araştırma yapılmadan ve davalının delilleri toplanmadan karar verilmiştir. Ayrıca, dosyada bulunan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının şirket hesabına yaptığını iddia ettiği harcamaların bir kısmının şirket tarafından yapıldığı, bir kısmının ise şirket adına davacının yaptığı tespit edilmiş ancak bu harcamaların şirketin mal varlığından mı, yoksa davacının kendi mal varlığından mı yapıldığı araştırılmamıştır. Kaldı ki bu hususun da araştırılması için şirketin defter ve kayıtların dosyaya sunulması gerekmektedir.
Oysa, tarafların kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın 219'ncu ve ardından gelen maddelerde düzenlenmiştir. HMK'nın 220. maddesi uyarınca, ibrazı istenen belgenin (ticari defterlerin), ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmi bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Bu bağlamda, davacı mahkemenin talebi üzerine kendi sorumluluğu altında bulunduğunu sükut ederek kabul ettiği şirketin ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmek zorundadır. Bu durumda, mahkemece, yukarıda anılan hususlar araştırılarak şirketin önceki müdürü olan davacıya ticari defter ve kayıtların ibrazı için kesin süre verilerek sonrasında 6100 sayılı HMK'nın 219. vd. maddeleri uyarınca değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İnkar tazminatı | Sözleşme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16599 E. 2014/17323 K.
Ortak:mazeret · yemin · ikrar · kesin süre · ticari defter · ibraz · kesin hüküm · e-defter
İncelediğiniz karardaHMK'nın 220. maddesi uyarınca, «ibrazı» istenen belgenin («ticari defterlerin»), ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmi bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda anılan hususlar araştırılarak şirketin önceki müdürü olan davacıya «ticari defter» ve kayıtların «ibrazı» için «kesin süre» verilerek sonrasında 6100 sayılı HMK'nın 219. vd. maddeleri uyarınca değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Benzer bu kararda332.) maddesi uyarınca, «ibrazı» istenen belgenin («ticari defterlerin»), ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalıya servis hizmeti sunduğunu «yazılı delillerle ispat» etmek zorunda olduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davacının delil olarak «ticari defter» ve faturalarına ve davalı defterlerine dayandığı, davalının «ticari defterlerini ibraz» etmediği, davacının da delillerini davalının defterlerine hasretmediği, bu nedenle davalının defterlerini ibraz etme zorunluluğu olmadığı, davacı defterlerinin sah …
İspat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın «ticari defterlerine» de dayandığı, eş söyleyişle, sadece karşı tarafın defterlerine dayanmadığı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye «ibraz» etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın 219'ncu ve ardından gelen maddelerde düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibrazdan kaçınma · ticari defter ibrazı · ihtar tebliği · yazılı delille ispat · ihtar · ihtarname
Benzer bu karardaBu bağlamda, somut olayda davacı taraf diğer delilleri yanında davalının «ticari defterlerine» de açıkça delil olarak dayanmış, mahkemece davalıya 2010-2011 yıllarına ilişkin defterlerini belli edilen günde «ibraz» edilmemesi halinde HMK'nın 220. maddesi uyarınca işlem yapılacağı hususunda «ihtar tebliğ» edilmiş, davalı defterlerini «ibrazdan kaçınmıştır».
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalıya servis hizmeti sunduğunu «yazılı delillerle ispat» etmek zorunda olduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davacının delil olarak «ticari defter» ve faturalarına ve davalı defterlerine dayandığı, davalının «ticari defterlerini ibraz» etmediği, davacının da delillerini davalının defterlerine hasretmediği, bu nedenle davalının defterlerini ibraz etme zorunluluğu olmadığı, davacı defterlerinin sah …
Mahkemece davalıya gönderilen «ihtarnamede» HMK.m.220'den bahsedildiği halde, bu madde uyarınca değerlendirme yapılmadan, davalının «ticari defterlerini ibraz» etmediği, defterlerini ibraz etme zorunluluğu da bulunmadığı, incelenen davacı defterlerinin de sahibi lehine delil olma vasfı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle davalının «ticari defterlerinin ibrazı» hususunda, 6100 sayılı HMK'nın yukarıda açıklanan 219.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18391 E. 2015/2809 K.
Ortak:mazeret · yemin · ikrar · kesin süre · ticari defter · ibraz · kesin hüküm · e-defter
İncelediğiniz karardaHMK'nın 220. maddesi uyarınca, «ibrazı» istenen belgenin («ticari defterlerin»), ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmi bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda anılan hususlar araştırılarak şirketin önceki müdürü olan davacıya «ticari defter» ve kayıtların «ibrazı» için «kesin süre» verilerek sonrasında 6100 sayılı HMK'nın 219. vd. maddeleri uyarınca değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Benzer bu karardaBu bağlamda, somut olayda davacı taraf diğer delilleri yanında davalının «ticari defterlerine» de açıkça delil olarak dayanmış, mahkemece davalıya HMK'nın 94. maddesi uyarınca defterlerini iki haftalık «kesin süre» içerisinde «ibraz» edilmemesi halinde aleyhine kabul edilmiş sayılacağı hususunda «ihtar tebliğ» edilmiş, davalı defterlerini «ibrazdan kaçınmıştır».
332.) maddesi uyarınca, «ibrazı» istenen belgenin («ticari defterlerin»), ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
İspat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın «ticari defterlerine» de dayandığı, eş söyleyişle, sadece karşı tarafın defterlerine dayanmadığı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye «ibraz» etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın 219'uncu ve ardından gelen maddelerde düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibrazdan kaçınma · ticari defter ibrazı · ihtar tebliği · ihtar · ihtarname
Benzer bu karardaBu bağlamda, somut olayda davacı taraf diğer delilleri yanında davalının «ticari defterlerine» de açıkça delil olarak dayanmış, mahkemece davalıya HMK'nın 94. maddesi uyarınca defterlerini iki haftalık «kesin süre» içerisinde «ibraz» edilmemesi halinde aleyhine kabul edilmiş sayılacağı hususunda «ihtar tebliğ» edilmiş, davalı defterlerini «ibrazdan kaçınmıştır».
Mahkemece davalıya gönderilen «ihtarnamede» HMK'nın 220. maddesinden bahsedildiği halde, bu madde uyarınca değerlendirme yapılmadan, davalının «ticari defterlerini ibraz» etmediği, incelenen davacı defterlerinin ve faturalarının da sahibi lehine delil olma vasfı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle davalının «ticari defterlerinin ibrazı» hususunda, 6100 sayılı HMK'nın yukarıda açıklanan 219.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1369 E. 2017/2931 K.
Ortak:mazeret · yemin · ikrar · kesin süre · icra takibine itiraz · ticari defter · ibraz · teslim
İncelediğiniz karardaHMK'nın 220. maddesi uyarınca, «ibrazı» istenen belgenin («ticari defterlerin»), ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmi bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda anılan hususlar araştırılarak şirketin önceki müdürü olan davacıya «ticari defter» ve kayıtların «ibrazı» için «kesin süre» verilerek sonrasında 6100 sayılı HMK'nın 219. vd. maddeleri uyarınca değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaHMK'nın 220. maddesi uyarınca, «ibrazı» istenen belgenin («ticari defterlerin»), ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının verilen sürede «ticari defterlerini ibraz» etmediği, sadece mizan ve muavin dökümlerini dosyaya sunduğu, buna göre faturaların davalı adına kesildiği, bu belgelere göre davacının davalıdan alacaklı olduğu, ancak faturalar ekinde sunulan anlaşmaların dava dışı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter ibrazı · ihtar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının verilen sürede «ticari defterlerini ibraz» etmediği, sadece mizan ve muavin dökümlerini dosyaya sunduğu, buna göre faturaların davalı adına kesildiği, bu belgelere göre davacının davalıdan alacaklı olduğu, ancak faturalar ekinde sunulan anlaşmaların dava dışı ...
Mahkemece, taraf vekillerinin hazır bulunduğu 06.02.2014 tarihli celsede "Taraf vekillerinin belirtilen inceleme gün ve saatinde «ticari defter» ve kayıtları ile belgelerini «ibraz» etmemeleri halinde ticari defter ve kayıtlarını delil olarak bildirmekten vazgeçmiş sayılacakları hususu" «ihtar» edilmişse de HMK'nın 220. maddesi uyarınca işlem yapılmamıştır.
Bu nedenle davalının «ticari defterlerinin ibrazı» hususunda, 6100 sayılı HMK'nın yukarıda açıklanan 219.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4501 E. 2020/2142 K.
Ortak:mazeret · şirket müdürü · yemin · ikrar · kesin süre · ibraz · kesin hüküm · e-defter
İncelediğiniz karardaHMK'nın 220. maddesi uyarınca, «ibrazı» istenen belgenin («ticari defterlerin»), ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmi bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda anılan hususlar araştırılarak şirketin önceki müdürü olan davacıya «ticari defter» ve kayıtların «ibrazı» için «kesin süre» verilerek sonrasında 6100 sayılı HMK'nın 219. vd. maddeleri uyarınca değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak 16.02.2016 tarihli celse davalı vekiline 09/07/2008 tarihi öncesi «pay defterini» sunması için «kesin süre» verilmesine, kesin süreye uyulmadığı taktirde işlemi yapma hakkının ortadan kalkacağı, pay defterinin şirket tarafından tutulması gereken defterlerden olması, davacı tarafın delil olarak pay defterini göstermesi nedeniyle davacı tarafın pay defterine ilişkin iddialarını ispat etmiş sayılacağı ve davaya bu doğrultuda devam edileceğinin «ihtarına» karar verilmiş, davalı taraf ihtara rağmen söz konusu pay defterini dosyaya «ibraz» etmemiştir.
… ürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nun 219. maddesi “taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye «ibraz» etmek zorundadırlar" hükmünü, 220. maddesi ise "ibrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir” hükmünü düzenlemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay devrinin tescili · müdürün azli · pay defterine kayıt · pay devri · ara karar · pay defteri · ispat yükü · ihtar
Benzer bu karardaMahkemece, davada «ispat yükünün» davacıda olduğu, salt «ara» karar kurulması nedeniyle ispat yükünün davacıdan davalıya geçtiğinden bahsedilemeyeceği, davalı vekilince davacının dava dışı ...'tan hisseleri devraldıktan sonra kardeş olan davacı ile dava dışı ...'ın devirden vazgeçtiklerini ve dava dışı ...'ın hisselerini diğer ortaklara devrettiğinin beyan edildiği, karar «defterindeki» 30 nolu kararda ...'ın hisselerini diğer şirket ortaklarına devrettiğinin görüldüğü ve bu «kaydın» davalı vekilinin beyanını destekler nitelikte olduğu, «pay defterine kayıt» yapıldığına dair davacı tarafça başka bir delil sunulamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «pay devrinin» «pay devrine tescilinin» tespiti, «şirket müdürlerinin azli» ile sermaye ve kâr «payının» tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak 16.02.2016 tarihli celse davalı vekiline 09/07/2008 tarihi öncesi «pay defterini» sunması için «kesin süre» verilmesine, kesin süreye uyulmadığı taktirde işlemi yapma hakkının ortadan kalkacağı, pay defterinin şirket tarafından tutulması gereken defterlerden olması, davacı tarafın delil olarak pay defterini göstermesi nedeniyle davacı tarafın pay defterine ilişkin iddialarını ispat etmiş sayılacağı ve davaya bu doğrultuda devam edileceğinin «ihtarına» karar verilmiş, davalı taraf ihtara rağmen söz konusu pay defterini dosyaya «ibraz» etmemiştir.
Bu durumda mahkemece kural olarak şirket «pay defterinin» davalı şirkette olması gerektiği ve buna göre pay defterinin «ibrazının» davacı taraftan beklenmesinin doğru olmadığı kabul edilerek yukarıda açıklanan Yasa hükümleri nazara alınarak değerlendirme yapılması ve sonucuna göre karar verilm …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11398 E. 2016/6334 K.
Ortak:mazeret · yemin · ikrar · kesin süre · ticari defter · ibraz · kesin hüküm · e-defter
İncelediğiniz karardaHMK'nın 220. maddesi uyarınca, «ibrazı» istenen belgenin («ticari defterlerin»), ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmi bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda anılan hususlar araştırılarak şirketin önceki müdürü olan davacıya «ticari defter» ve kayıtların «ibrazı» için «kesin süre» verilerek sonrasında 6100 sayılı HMK'nın 219. vd. maddeleri uyarınca değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Benzer bu kararda332.) maddesi uyarınca, «ibrazı» istenen belgenin («ticari defterlerin»), ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
Bu durumda, şirket yetkilisi davalıya «ticari defterlerin ibrazı» için «kesin süre» verilerek sonrasında 6100 sayılı HMK'nın yukarıda açıklanan 219. vd. maddeleri uyarınca değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekm...tir.
Bunun üzerine mahkemece vergi dairesinden «ticari defterlerin» akıbeti sorulmuş, vergi dairesince şirketin ticari defterlerinin kendilerine «ibraz» edilmediği, bu nedenle de vergi suçu raporu tanzim edildiği bildirilm...tir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müdürün azli · ticari defter ibrazı · ticari defter incelemesi · ortaklıktan çıkarılma · şirket zararı · ara karar
Benzer bu karardaDava, «şirketi zarara» uğratan «müdürün azli» ve şirket «ortaklığından çıkarılması» istemine il...kindir.
Davacı taraf diğer delilleri yanında davalının «ticari defterlerine» de açıkça delil olarak dayanmış, mahkemece davalıya 2008-2011 yıllarına il...kin ticari defter ve kayıtları incelenerek bilirk...i raporu alınması yönünde «ara» karar verilm..., bilirk...i tarafından incelenmek üzere ticari defter ve kayıtları sorulduğunda şirket defterlerinin vergi dairesinde olduğu beyan edilm... olduğundan ticari defterler üzerinde inceleme yapılamamıştır.
Mahkemece davacının delil olarak dayandığı şirketin «ticari defterleri incelenmeksizin», mevcut delillerle davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilm...tir.
Bu durumda, şirket yetkilisi davalıya «ticari defterlerin ibrazı» için «kesin süre» verilerek sonrasında 6100 sayılı HMK'nın yukarıda açıklanan 219. vd. maddeleri uyarınca değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekm...tir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12365 E. 2017/648 K.
Ortak:mazeret · yemin · ikrar · kesin süre · ticari defter · ibraz · teslim · kesin hüküm · Alacak
İncelediğiniz karardaHMK'nın 220. maddesi uyarınca, «ibrazı» istenen belgenin («ticari defterlerin»), ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmi bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda anılan hususlar araştırılarak şirketin önceki müdürü olan davacıya «ticari defter» ve kayıtların «ibrazı» için «kesin süre» verilerek sonrasında 6100 sayılı HMK'nın 219. vd. maddeleri uyarınca değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Benzer bu kararda… n belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin «ibrazı» için «kesin» bir süre verir. (2) Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin «yemin teklif» edilir. (3) Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer taraf …
Mahkemece verilen «kesin süre» üzerine davalı tarafça «ticari defter» ve belgeler sunulmamıştır.
HMK'nın bu maddesinde, bir tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesinin sonuçları düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap bakiyesi · faturanın tebliği · ticari defter ibrazı · isticvap · yemin teklifi · cari hesap · muvafakat · fatura
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacının davalıya turizm hizmeti verdiğini, ancak davalının «cari hesap bakiyesini» ödemediğini iddia ederek dava açtığı, alacağın dayanağının davalı adına düzenlenmiş 13 adet faturadan kaynaklı olup, bu faturaların davalı adına davalı şirketin kurucu ortağı ve yetkilisi Yiğit Bulut'un asistanı olan ... isimli şahsa «teslim» edildiğinin ileri sürüldüğü, davalının davaya cevap vermediği ancak «isticvap» davetiyesi üzerine duruşmaya katılan davalı şirket «tasfiye» memurunun taraflar arasında turizm hizmeti alınmasına dair ticari ilişki bulunmakla birlikte alacağın dayanağını oluşturan faturalar kapsamı hizmetin alınmadığını, ... isminde davalı şirket çalışanı olmadığını beyan ettiği, dosyada toplanan deliller itibariyle ve ...'un kendi beyanı ile davacının dayandığı faturaların teslimine dair 08/05/2008 tarihli belgedeki imza bu şahsa ait olmakla birlikte ...'un davalı şirket çalışanı olmadığı gibi bir an faturaların bu şahsa verilmiş olduğu kabul edilse dahi «faturanın tebliğinin» tek başına hizmetin verildiğini ispata yeterli olmadığı, davacının «fatura» kapsamı hizmetleri verdiğini sunulan deliller itibariyle ispatlayamadığını, davacı vekilince sunulan bila tarihli dilekçe ile fatura içeriklerinin uçak bilet bedelleri, otel konaklamaları gibi hizmetlere ilişkin olması ve bu hizmetlerin davalı şirket vekili Av.... ve ... tarafından kullanılmış olması itibariyle çağrılıp dinlenmeleri talep edilmiş ise de davalı vekilince iddianın genişletilmesine «muvafakat» edilmediği beyan edildiği, bu beyanın kabul edilmediği ve bu nedenlerle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
… n belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin «ibrazı» için «kesin» bir süre verir. (2) Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin «yemin teklif» edilir. (3) Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer taraf …
HMK'nın bu maddesinde, bir tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesinin sonuçları düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2911 E. 2020/792 K.
Ortak:mazeret · yemin · ikrar · kesin süre · ibraz · kesin hüküm · e-defter
İncelediğiniz karardaHMK'nın 220. maddesi uyarınca, «ibrazı» istenen belgenin («ticari defterlerin»), ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmi bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda anılan hususlar araştırılarak şirketin önceki müdürü olan davacıya «ticari defter» ve kayıtların «ibrazı» için «kesin süre» verilerek sonrasında 6100 sayılı HMK'nın 219. vd. maddeleri uyarınca değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, «limited şirket» hisse devir işleminin «ticaret siciline tescil» ve «ilanı» istemine ilişkin olduğu, davaya konu hisse devirleri 08.12.2006 tarihinde yapıldığından somut olaya mülga 6762 sayılı TTK’nın 520. maddesinin uygulanması gerektiği, anılan Yasa hükmü uyarınca, «limited şirket hisse devrinin» gerçekleşmesi için devrin noterde yapılması, esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip ortakların devre «muvafakat» etmesi ve ayrıca devrin şirket «pay defterine» işlenmesi gerektiği aksi taktirde «pay devrinin» şirkete karşı hüküm ifade etmeyeceği gibi ilgililer arasında dahi hükümsüz olacağı, somut olayda, davacıların verilen «kesin süreye» rağmen devrin pay defterine işlendiğini ispata yarar delil «ibraz» etmedikleri, bu nedenle devrin tamamlanması için gerekli işlemlerden biri eksik olduğundan pay devrinin gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmi …
Mahkemece, davacıların verilen «kesin süreye» rağmen devrin şirket «pay defterine» işlendiğine ilişkin belgeleri «ibraz» etmediği, mülga TTK’nın 520. maddesi uyarınca, şirket pay defterine işlenmeyen «hisse devrinin» geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Aynı Yasa’nın 220. maddesi ise, “İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin «ibrazı» için «kesin» bir süre verir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket hisse devri · yemin teklifi · pay devri · ticaret sicili tescili · hisse devri · pay defteri · hisse devir sözleşmesi · muvafakat
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, «limited şirket» hisse devir işleminin «ticaret siciline tescil» ve «ilanı» istemine ilişkin olduğu, davaya konu hisse devirleri 08.12.2006 tarihinde yapıldığından somut olaya mülga 6762 sayılı TTK’nın 520. maddesinin uygulanması gerektiği, anılan Yasa hükmü uyarınca, «limited şirket hisse devrinin» gerçekleşmesi için devrin noterde yapılması, esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip ortakların devre «muvafakat» etmesi ve ayrıca devrin şirket «pay defterine» işlenmesi gerektiği aksi taktirde «pay devrinin» şirkete karşı hüküm ifade etmeyeceği gibi ilgililer arasında dahi hükümsüz olacağı, somut olayda, davacıların verilen «kesin süreye» rağmen devrin pay defterine işlendiğini ispata yarar delil «ibraz» etmedikleri, bu nedenle devrin tamamlanması için gerekli işlemlerden biri eksik olduğundan pay devrinin gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmi …
Mahkemece, davacıların verilen «kesin süreye» rağmen devrin şirket «pay defterine» işlendiğine ilişkin belgeleri «ibraz» etmediği, mülga TTK’nın 520. maddesi uyarınca, şirket pay defterine işlenmeyen «hisse devrinin» geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin, şirket «pay defterine» işlenmeyen «hisse devrinin» geçerli bir devir olarak kabul edilemeyeceği şeklindeki gerekçesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Dava, noterde düzenlenen «limited şirket» «hisse devir sözleşmesi» uyarınca şirket hisse devir ve müdür atama kararının tescil ve «ilanı» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/997 E. , 2017/101 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/04/2014 tarih ve 2012/498-2014/109 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin ortaklar kurulu kararı ile....l Oto İnş.Taah. Tur.Tic.Ltd.Şti.’nin 30.11.2006-30.04.2011 tarihleri arasında müdürlüğünü yaptığını, bu görevi boyunca şirket tarafından aylık 750,00 TL ücretinin ödenmediğini ve şirket lehine yaptığı harcamaları şirketten tahsil edemediğini, bunun üzerine toplam 40.500,00 TL ücret alacağı ile toplam 29.500,00 TL şirket yararına yaptığı masrafları için başlatılan icra takibine davalı şirketin haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının icra dosyasına vaki itirazının iptali ile % 40’tan az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı; davacının 2006 yılında müdür seçildiğini ve 2010 yılında ikinci defa müdür seçildiğinde geriye yönelik olarak maaş almadığını/alamadığını beyan etmediğini, bir müdürün 6 yıl boyunca maaş almadan görev yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının şirketin defter, belge ve kayıtlarını şirkete teslim etmediğini savunarak davanın reddini istemiş, %40 oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı şirketten ödenmemiş 53 aylık ücret alacağı bulunduğu ve kendisine verilen yetki çerçevesinde yaptığı belgeye dayalı harcamaların 13.587,82 TL olduğunun tespit edildiği, ayrıca alacağın likit olmadığı gerekçesiyle itirazın kısmen iptali ile takibin 53.337,82 TL asıl alacak üzerinden devamına, tarafların icra inkar ve kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, şirket müdürü tarafından ücret ve diğer alacağa yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı şirket cevap dilekçesi ile şirket müdürünün 6 yıl boyunca maaş almadan görev yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca şirket hesabına yaptığını iddia ettiği harcamaların da ispata muhtaç olduğunu, bu hususların şirketin defter ve kayıtlarından anlaşılabileceğini, fakat şirket defter ve kayıtlarının davacı tarafından şirkete teslim edilmediğini savunarak şirketin defter ve kayıtlarına dayanmıştır. Ayrıca, davacıdan sonra davalı şirkete kayyım olarak atanan ve daha sonra görevi sona eren ...
da 20.03.2013 tarihli celsede davacı tarafından şirketin defter ve kayıtlarının kendisine teslim edilmediğini beyan etmiştir. Davacı ise davalı savunması karşısında şirketin defter ve
kayıtlarının kendisinde olup olmadığı hususunda sükut etmiş, mahkemece bu hususta hiçbir araştırma yapılmadan ve davalının delilleri toplanmadan karar verilmiştir. Ayrıca, dosyada bulunan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının şirket hesabına yaptığını iddia ettiği harcamaların bir kısmının şirket tarafından yapıldığı, bir kısmının ise şirket adına davacının yaptığı tespit edilmiş ancak bu harcamaların şirketin mal varlığından mı, yoksa davacının kendi mal varlığından mı yapıldığı araştırılmamıştır. Kaldı ki bu hususun da araştırılması için şirketin defter ve kayıtların dosyaya sunulması gerekmektedir.
Oysa, tarafların kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın 219'ncu ve ardından gelen maddelerde düzenlenmiştir. HMK'nın 220. maddesi uyarınca, ibrazı istenen belgenin (ticari defterlerin), ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmi bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Bu bağlamda, davacı mahkemenin talebi üzerine kendi sorumluluğu altında bulunduğunu sükut ederek kabul ettiği şirketin ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmek zorundadır. Bu durumda, mahkemece, yukarıda anılan hususlar araştırılarak şirketin önceki müdürü olan davacıya ticari defter ve kayıtların ibrazı için kesin süre verilerek sonrasında 6100 sayılı HMK'nın 219. vd. maddeleri uyarınca değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/317859500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz