İtirazın iptali | İtirazın iptali | İnkar tazminatı | Sözleşme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16599 E. 2014/17323 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ibrazdan kaçınma↗ ticari defter ibrazı↗ ihtar tebliği↗ yazılı delille ispat↗ mazeret↗ yemin↗ ikrar↗ kesin süre↗ ispat yükü↗ ihtar↗ ticari defter↗ ihtarname↗ ibraz↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalıya servis hizmeti sunduğunu yazılı delillerle ispat etmek zorunda olduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davacının delil olarak ticari defter ve faturalarına ve davalı defterlerine dayandığı, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, davacının da delillerini davalının defterlerine hasretmediği, bu nedenle davalının defterlerini ibraz etme zorunluluğu olmadığı, davacı defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
İspat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, eş söyleyişle, sadece karşı tarafın defterlerine dayanmadığı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın 219'ncu ve ardından gelen maddelerde düzenlenmiştir. Bu bağlamda, somut olayda davacı taraf diğer delilleri yanında davalının ticari defterlerine de açıkça delil olarak dayanmış, mahkemece davalıya 2010-2011 yıllarına ilişkin defterlerini belli edilen günde ibraz edilmemesi halinde HMK'nın 220. maddesi uyarınca işlem yapılacağı hususunda ihtar tebliğ edilmiş, davalı defterlerini ibrazdan kaçınmıştır.
HMK'nın 220. (HUMK'nın 330, 331. 332.) maddesi uyarınca, ibrazı istenen belgenin (ticari defterlerin), ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Mahkemece davalıya gönderilen ihtarnamede HMK.m.220'den bahsedildiği halde, bu madde uyarınca değerlendirme yapılmadan, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, defterlerini ibraz etme zorunluluğu da bulunmadığı, incelenen davacı defterlerinin de sahibi lehine delil olma vasfı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle davalının ticari defterlerinin ibrazı hususunda, 6100 sayılı HMK'nın yukarıda açıklanan 219. 220 vd maddeleri uyarınca değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18391 E. 2015/2809 K.
Ortak:ibrazdan kaçınma · ticari defter ibrazı · ihtar tebliği · mazeret · yemin · ikrar · kesin süre · ihtar
İncelediğiniz karardaBu bağlamda, somut olayda davacı taraf diğer delilleri yanında davalının «ticari defterlerine» de açıkça delil olarak dayanmış, mahkemece davalıya 2010-2011 yıllarına ilişkin defterlerini belli edilen günde «ibraz» edilmemesi halinde HMK'nın 220. maddesi uyarınca işlem yapılacağı hususunda «ihtar tebliğ» edilmiş, davalı defterlerini «ibrazdan kaçınmıştır».
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalıya servis hizmeti sunduğunu «yazılı delillerle ispat» etmek zorunda olduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davacının delil olarak «ticari defter» ve faturalarına ve davalı defterlerine dayandığı, davalının «ticari defterlerini ibraz» etmediği, davacının da delillerini davalının defterlerine hasretmediği, bu nedenle davalının defterlerini ibraz etme zorunluluğu olmadığı, davacı defterlerinin sah …
Benzer bu karardaBu bağlamda, somut olayda davacı taraf diğer delilleri yanında davalının «ticari defterlerine» de açıkça delil olarak dayanmış, mahkemece davalıya HMK'nın 94. maddesi uyarınca defterlerini iki haftalık «kesin süre» içerisinde «ibraz» edilmemesi halinde aleyhine kabul edilmiş sayılacağı hususunda «ihtar tebliğ» edilmiş, davalı defterlerini «ibrazdan kaçınmıştır».
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
332.) maddesi uyarınca, «ibrazı» istenen belgenin («ticari defterlerin»), ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1369 E. 2017/2931 K.
Ortak:ticari defter ibrazı · mazeret · yemin · ikrar · ihtar · ticari defter · ibraz · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda332.) maddesi uyarınca, «ibrazı» istenen belgenin («ticari defterlerin»), ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalıya servis hizmeti sunduğunu «yazılı delillerle ispat» etmek zorunda olduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davacının delil olarak «ticari defter» ve faturalarına ve davalı defterlerine dayandığı, davalının «ticari defterlerini ibraz» etmediği, davacının da delillerini davalının defterlerine hasretmediği, bu nedenle davalının defterlerini ibraz etme zorunluluğu olmadığı, davacı defterlerinin sah …
Bu bağlamda, somut olayda davacı taraf diğer delilleri yanında davalının «ticari defterlerine» de açıkça delil olarak dayanmış, mahkemece davalıya 2010-2011 yıllarına ilişkin defterlerini belli edilen günde «ibraz» edilmemesi halinde HMK'nın 220. maddesi uyarınca işlem yapılacağı hususunda «ihtar tebliğ» edilmiş, davalı defterlerini «ibrazdan kaçınmıştır».
Benzer bu karardaHMK'nın 220. maddesi uyarınca, «ibrazı» istenen belgenin («ticari defterlerin»), ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının verilen sürede «ticari defterlerini ibraz» etmediği, sadece mizan ve muavin dökümlerini dosyaya sunduğu, buna göre faturaların davalı adına kesildiği, bu belgelere göre davacının davalıdan alacaklı olduğu, ancak faturalar ekinde sunulan anlaşmaların dava dışı ...
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibine itiraz · teslim
Benzer bu karardaŞti'nin amblemini taşıdığı, bu belgelerde davalı şirketin imzasının yer almadığı, faturalarda belirtilen malların ve faturaların davalıya «teslim» edildiğine yönelik dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, davacının, davalıya taşıma hizmeti verdiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-) Dava, alt taşıma hizmeti karşılığında düzenlenen faturalara dayalı olarak başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, davacı delil listesinde «ticari defter» ve kayıtlara dayanmış, davalı vekili de müvekkiline ait ticari defter ve kayıtlarını delil listesinde göstermiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/997 E. 2017/101 K.
Ortak:mazeret · yemin · ikrar · kesin süre · ticari defter · ibraz · kesin hüküm · e-defter
İncelediğiniz kararda332.) maddesi uyarınca, «ibrazı» istenen belgenin («ticari defterlerin»), ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalıya servis hizmeti sunduğunu «yazılı delillerle ispat» etmek zorunda olduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davacının delil olarak «ticari defter» ve faturalarına ve davalı defterlerine dayandığı, davalının «ticari defterlerini ibraz» etmediği, davacının da delillerini davalının defterlerine hasretmediği, bu nedenle davalının defterlerini ibraz etme zorunluluğu olmadığı, davacı defterlerinin sah …
İspat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın «ticari defterlerine» de dayandığı, eş söyleyişle, sadece karşı tarafın defterlerine dayanmadığı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye «ibraz» etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın 219'ncu ve ardından gelen maddelerde düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaHMK'nın 220. maddesi uyarınca, «ibrazı» istenen belgenin («ticari defterlerin»), ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmi bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda anılan hususlar araştırılarak şirketin önceki müdürü olan davacıya «ticari defter» ve kayıtların «ibrazı» için «kesin süre» verilerek sonrasında 6100 sayılı HMK'nın 219. vd. maddeleri uyarınca değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delillerin toplanmaması · kayyım · şirket müdürü · kötüniyet tazminatı · icra takibine itiraz · yetki · asıl alacak · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı şirketten ödenmemiş 53 aylık ücret alacağı bulunduğu ve kendisine verilen «yetki» çerçevesinde yaptığı belgeye dayalı harcamaların 13.587,82 TL olduğunun tespit edildiği, ayrıca alacağın likit olmadığı gerekçesiyle itirazın kısmen iptali ile takibin 53.337,82 TL «asıl alacak» üzerinden devamına, tarafların icra inkar ve «kötüniyet tazminatı» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «şirket müdürü» tarafından ücret ve diğer alacağa yönelik başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ayrıca, davacıdan sonra davalı şirkete «kayyım» olarak atanan ve daha sonra görevi sona eren ... da 20.03.2013 tarihli celsede davacı tarafından şirketin «defter» ve kayıtlarının kendisine «teslim» edilmediğini beyan etmiştir.
Davacı ise davalı savunması karşısında şirketin «defter» ve kayıtlarının kendisinde olup olmadığı hususunda sükut etmiş, mahkemece bu hususta hiçbir araştırma yapılmadan ve davalının «delilleri toplanmadan» karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11398 E. 2016/6334 K.
Ortak:ticari defter ibrazı · mazeret · yemin · ikrar · kesin süre · ticari defter · ibraz · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda332.) maddesi uyarınca, «ibrazı» istenen belgenin («ticari defterlerin»), ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalıya servis hizmeti sunduğunu «yazılı delillerle ispat» etmek zorunda olduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davacının delil olarak «ticari defter» ve faturalarına ve davalı defterlerine dayandığı, davalının «ticari defterlerini ibraz» etmediği, davacının da delillerini davalının defterlerine hasretmediği, bu nedenle davalının defterlerini ibraz etme zorunluluğu olmadığı, davacı defterlerinin sah …
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Benzer bu karardaBu durumda, şirket yetkilisi davalıya «ticari defterlerin ibrazı» için «kesin süre» verilerek sonrasında 6100 sayılı HMK'nın yukarıda açıklanan 219. vd. maddeleri uyarınca değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekm...tir.
332.) maddesi uyarınca, «ibrazı» istenen belgenin («ticari defterlerin»), ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müdürün azli · ticari defter incelemesi · ortaklıktan çıkarılma · şirket zararı · ara karar
Benzer bu karardaDava, «şirketi zarara» uğratan «müdürün azli» ve şirket «ortaklığından çıkarılması» istemine il...kindir.
Davacı taraf diğer delilleri yanında davalının «ticari defterlerine» de açıkça delil olarak dayanmış, mahkemece davalıya 2008-2011 yıllarına il...kin ticari defter ve kayıtları incelenerek bilirk...i raporu alınması yönünde «ara» karar verilm..., bilirk...i tarafından incelenmek üzere ticari defter ve kayıtları sorulduğunda şirket defterlerinin vergi dairesinde olduğu beyan edilm... olduğundan ticari defterler üzerinde inceleme yapılamamıştır.
Mahkemece davacının delil olarak dayandığı şirketin «ticari defterleri incelenmeksizin», mevcut delillerle davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilm...tir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1928 E. 2019/1901 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, 60.000,00 TL alacağın 18/03/1999 tarihinden itibaren % 220 «temerrüt» faiziyle birlikte davalılardan tahsiline dair verilen karar davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1622 E. 2025/75 K.
Ortak:ticari defter ibrazı · mazeret · yemin · ispat yükü · ihtar · ticari defter · ibraz · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalıya servis hizmeti sunduğunu «yazılı delillerle ispat» etmek zorunda olduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davacının delil olarak «ticari defter» ve faturalarına ve davalı defterlerine dayandığı, davalının «ticari defterlerini ibraz» etmediği, davacının da delillerini davalının defterlerine hasretmediği, bu nedenle davalının defterlerini ibraz etme zorunluluğu olmadığı, davacı defterlerinin sah …
Bu bağlamda, somut olayda davacı taraf diğer delilleri yanında davalının «ticari defterlerine» de açıkça delil olarak dayanmış, mahkemece davalıya 2010-2011 yıllarına ilişkin defterlerini belli edilen günde «ibraz» edilmemesi halinde HMK'nın 220. maddesi uyarınca işlem yapılacağı hususunda «ihtar tebliğ» edilmiş, davalı defterlerini «ibrazdan kaçınmıştır».
332.) maddesi uyarınca, «ibrazı» istenen belgenin («ticari defterlerin»), ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
Benzer bu karardaHal böyle olunca öncelikle davalı şirkete «pay defterini» HMK'nın 220/3 maddesi uyarınca «ibraz» etmesi, ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da pay defterinin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkemece duruma göre davalı şirket aleyhine olan hususları kabul etmiş sayılacağı şeklinde açıklayıcı «ihtar» edilmesi ve sonrasında oluşacak sonuca göre inceleme yapılması gerekirken «ispat yükünün» tayininde hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Aynı Kanun'un 222/3 hükmü gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 220. maddesinin üçüncü fıkrasında ‘Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir’ hükmü yer almaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket pay devri · limited şirket ortaklığı · pay devri · ticari defter ve kayıtlar · ortaklar kurulu kararı · ticari defter kayıtları · münhasırlık · hisse devri
Benzer bu karardaDeğerlendirme ve Gerekçe Dava, davacının davalı «limited şirket ortaklığından» 25.02.2010 tarihi itibariyle ayrıldığının tespitine, davalı şirketin ticaret şirketindeki dosyasına tescili istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince 6762 sayılı TTK 520. maddesi uyarınca «limited şirket pay devrinin» geçerli olabilmesi için devrin «pay defterine» kaydedilmesinin de gerektiği, davacı tarafça devrin pay defterine işlendiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı TTK) 520. maddesi uyarınca «limited şirket pay devrinin» geçerli olabilmesi için devrin «pay defterine» kaydedilmesinin de gerektiği, davacı tarafça devrin pay defterine işlendiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir.
Aynı Kanun'un 222/3 hükmü gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde, davacı tarafından dava dilekçesine ekli olarak sunulan «hisse devrine» ilişkin sözleşme ve ayrıca «ortaklar kurulu» kararının kabulüne ilişkin noter onaylı sureti ile «ticaret sicil» gazetesindeki hisse devrine ilişkin «ilan» sureti dosyada yer almakta olup, Mahkemece bu ortaklar kurulu kararının «pay defterinde» yer alıp almadığının tespiti bakımından HMK'nın 220. maddesi uyarınca pay defterini davalı şirketten isteyerek hisse devrine ilişkin ortaklar kurulu kararının deft …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4501 E. 2020/2142 K.
Ortak:mazeret · yemin · ikrar · kesin süre · ispat yükü · ihtar · ibraz · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda332.) maddesi uyarınca, «ibrazı» istenen belgenin («ticari defterlerin»), ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Bu bağlamda, somut olayda davacı taraf diğer delilleri yanında davalının «ticari defterlerine» de açıkça delil olarak dayanmış, mahkemece davalıya 2010-2011 yıllarına ilişkin defterlerini belli edilen günde «ibraz» edilmemesi halinde HMK'nın 220. maddesi uyarınca işlem yapılacağı hususunda «ihtar tebliğ» edilmiş, davalı defterlerini «ibrazdan kaçınmıştır».
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak 16.02.2016 tarihli celse davalı vekiline 09/07/2008 tarihi öncesi «pay defterini» sunması için «kesin süre» verilmesine, kesin süreye uyulmadığı taktirde işlemi yapma hakkının ortadan kalkacağı, pay defterinin şirket tarafından tutulması gereken defterlerden olması, davacı tarafın delil olarak pay defterini göstermesi nedeniyle davacı tarafın pay defterine ilişkin iddialarını ispat etmiş sayılacağı ve davaya bu doğrultuda devam edileceğinin «ihtarına» karar verilmiş, davalı taraf ihtara rağmen söz konusu pay defterini dosyaya «ibraz» etmemiştir.
… ürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nun 219. maddesi “taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye «ibraz» etmek zorundadırlar" hükmünü, 220. maddesi ise "ibrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir” hükmünü düzenlemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay devrinin tescili · müdürün azli · pay defterine kayıt · pay devri · şirket müdürü · ara karar · pay defteri · kâr payı
Benzer bu karardaDava, «pay devrinin» «pay devrine tescilinin» tespiti, «şirket müdürlerinin azli» ile sermaye ve kâr «payının» tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davada «ispat yükünün» davacıda olduğu, salt «ara» karar kurulması nedeniyle ispat yükünün davacıdan davalıya geçtiğinden bahsedilemeyeceği, davalı vekilince davacının dava dışı ...'tan hisseleri devraldıktan sonra kardeş olan davacı ile dava dışı ...'ın devirden vazgeçtiklerini ve dava dışı ...'ın hisselerini diğer ortaklara devrettiğinin beyan edildiği, karar «defterindeki» 30 nolu kararda ...'ın hisselerini diğer şirket ortaklarına devrettiğinin görüldüğü ve bu «kaydın» davalı vekilinin beyanını destekler nitelikte olduğu, «pay defterine kayıt» yapıldığına dair davacı tarafça başka bir delil sunulamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak 16.02.2016 tarihli celse davalı vekiline 09/07/2008 tarihi öncesi «pay defterini» sunması için «kesin süre» verilmesine, kesin süreye uyulmadığı taktirde işlemi yapma hakkının ortadan kalkacağı, pay defterinin şirket tarafından tutulması gereken defterlerden olması, davacı tarafın delil olarak pay defterini göstermesi nedeniyle davacı tarafın pay defterine ilişkin iddialarını ispat etmiş sayılacağı ve davaya bu doğrultuda devam edileceğinin «ihtarına» karar verilmiş, davalı taraf ihtara rağmen söz konusu pay defterini dosyaya «ibraz» etmemiştir.
Bu durumda mahkemece kural olarak şirket «pay defterinin» davalı şirkette olması gerektiği ve buna göre pay defterinin «ibrazının» davacı taraftan beklenmesinin doğru olmadığı kabul edilerek yukarıda açıklanan Yasa hükümleri nazara alınarak değerlendirme yapılması ve sonucuna göre karar verilm …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/16599 E. , 2014/17323 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 15/07/2013
NUMARASI 2012/441-2013/286
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/07/2013 tarih ve 2012/441-2013/286 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.11.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. Ş... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı şirkete ait işçilere servis hizmeti verilmesine rağmen bu hizmet karşılığı düzenlenen 9 adet fatura bedelinin ödenmemesi üzerine tahsiline yönelik başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalıya servis hizmeti sunduğunu yazılı delillerle ispat etmek zorunda olduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davacının delil olarak ticari defter ve faturalarına ve davalı defterlerine dayandığı, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, davacının da delillerini davalının defterlerine hasretmediği, bu nedenle davalının defterlerini ibraz etme zorunluluğu olmadığı, davacı defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
İspat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, eş söyleyişle, sadece karşı tarafın defterlerine dayanmadığı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın 219'ncu ve ardından gelen maddelerde düzenlenmiştir. Bu bağlamda, somut olayda davacı taraf diğer delilleri yanında davalının ticari defterlerine de açıkça delil olarak dayanmış, mahkemece davalıya 2010-2011 yıllarına ilişkin defterlerini belli edilen günde ibraz edilmemesi halinde HMK'nın 220. maddesi uyarınca işlem yapılacağı hususunda ihtar tebliğ edilmiş, davalı defterlerini ibrazdan kaçınmıştır.
HMK'nın 220. (HUMK'nın 330, 331. 332.) maddesi uyarınca, ibrazı istenen belgenin (ticari defterlerin), ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Mahkemece davalıya gönderilen ihtarnamede HMK.m.220'den bahsedildiği halde, bu madde uyarınca değerlendirme yapılmadan, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, defterlerini ibraz etme zorunluluğu da bulunmadığı, incelenen davacı defterlerinin de sahibi lehine delil olma vasfı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle davalının ticari defterlerinin ibrazı hususunda, 6100 sayılı HMK'nın yukarıda açıklanan 219. 220 vd maddeleri uyarınca değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102016900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz