Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2224 E. 2023/5950 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
peşin satış karinesi↗ 5941 sayılı çek kanunu↗ çekin bedelsizliği↗ ticari defter ibrazı↗ mazeret↗ delil değerlendirmesi↗ haklı sebep↗ yemin delili↗ ticari defter ve kayıtlar↗ yazılı delil↗ ticari defter kayıtları↗ satış sözleşmesi↗ bedelsizlik↗ yemin↗ kesin süre↗ ifa↗ sebepsiz zenginleşme↗ alacak davası↗ vade↗ ihtar↗ ticari defter↗ çek↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ teslim↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili her ne kadar açtığı davayı sebepsiz zenginleşme olarak nitelendirmişse de davaya konu çeklerin mal alımı için verildiğinin ihtilaf konusu olmadığı, ortada haklı bir sebep olmaksızın borç olmayan bir ödeme söz konusu olmadığından talebin sebepsiz zenginleşme olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, davanın taraflar arasındaki alım-satım ilişkisinden kaynaklanan alacak davası olduğu, satış sözleşmesinde tarafların edimlerini aksine anlaşma olmadığı takdirde, aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca davacının çeklerin avans niteliğinde verildiğini ve karşılığında kısmen mal teslim edilmediğini yazılı delillerle ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu çeklerin ödeme aracı niteliğine haiz olmadığı, zira davacı müvekkil tarafından davalı şirkete keşide edilerek teslim edilen çeklerin, ileri tarihli çekler olduğunu ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle davacının çekin bedelsiz kaldığı, avans olarak verilmesine rağmen malların teslim edilmediğine dair yazılı delil ortaya koyulmadığı gibi yemin deliline de dayanılmadığına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 5941 sayılı Çek Kanunu'nu ile vadeli çek esasının kabul edilerek taraflara arasında vade anlaşmasına itibar edildiğini böylece genel kural olan çekin ödeme aracı olduğu hususunun ortadan kalktığını çeklerin ileri tarihleri nedeniyle temel kredi aracı amacını güttüğünü ve diğer istinaf nedenlerini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındai ticari faaliyet kapsamında verilen çekler karşılığında, mal teslim edilmemesi nedeniyle doğan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 94, 219, 220, 222, 369, 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı dava dilekçesinde, açıkça davalı ticari defterlerine de dayanmıştır. Mahkemece 29.11.2018 tarihli celsede davalı vekiline ticari defterlerini sunması için kesin süre verilmiş, ancak ticari defterlerini ibraz etmez ise kendi ticari defterlerine dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ihtar edilmiş ve davalı vekili tarafından ticari defterler ibraz edilmemiştir. Bilindiği üzere 6100 sayılı Kanun'un 219 uncu maddesi kapsamında taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Anılan Kanun'un 222 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Aynı Kanun'un 220 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir. Aynı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bu durumda mahkemece, davalıya anılan Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş defterlerini ibraz etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edilebileceği ve davacının belge içeriği konusundaki beyanının kabul edilebileceği ihtarını havi aynı Kanun'un 94 üncü maddesi gereğince kesin süre verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da bildirilerek ihtar edilmesi ve sonucuna göre inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/3325 E. 2025/1463 K.
Ortak:ticari defter ibrazı · mazeret · ticari defter ve kayıtlar · ticari defter kayıtları · yemin · kesin süre · ihtar · ticari defter
İncelediğiniz karardaMahkemece 29.11.2018 tarihli celsede davalı vekiline «ticari defterlerini» sunması için «kesin süre» verilmiş, ancak «ticari defterlerini ibraz» etmez ise kendi ticari defterlerine dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı «ihtar» edilmiş ve davalı vekili tarafından ticari defterler ibraz edilmemiştir.
Aynı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Anılan Kanun'un 222 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların «ticari defterlerinin ibrazına» kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Benzer bu karardaAynı Kanun'un 222/3 hükmü gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen «kesin süre» içerisinde davacı tarafın «fatura» tarihi itibariyle gerekli olan 2022 ve 2023 yılı tüm «ticari defterlerini ibraz» ettiği, davalı tarafın ise yalnızca 2022 yılı yevmiye defterini sunduğu, fatura tarihi itibarıyla yalnızca 2022 yılı ticari defterlerinin ibraz edilmesi yeterli görülebilir ise de, davalı taraf tutmakla mükellef olduğu defteri kebir ve envanter defterini sunmadığı, bu durumda mahkemece defterlerin ibrazına ilişkin 06.09.2023 tarihli celsesinde verilen ve usulüne uygun «ihtarat» yapılan süreye rağmen tüm ticari defterlerini sunmayan davalının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 220/3 hükmü gereği «defter ibrazından kaçınmış» sayılması gerektiği, alınan bilirkişi raporunda ise davalı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, birbirini doğruladığı, dava konusu yapılan faturanın kayıtlı olduğu tahsilat «kaydının» ise bulunmadığı, öte yandan Gaziler Vergi Dairesinin davalının 08/22 dönemi BA formunda davacıdan 1 adet belgeyle KDV hariç 1.035.216,35 TL alış yaptığını bildirdiği, dava konusu faturayı vergi dairesine kendisinin bildirmiş olduğu, bu hususun ise fatura konusu malların kendisine «teslim» edildiğini gösterdiği, takip konusu faturanın BA «formu» ile davalı tarafından bizzat vergi dairesine bildirilmiş olması, verilen usulüne uygun süreye rağmen yalnızca 2022 yılı yevmiye defterini ibraz ederek diğer tutulması zorunlu ticari defterlerini ibraz etmemek suretiyle defterlerini ibraz etmemiş sayılması, davacı tarafın ticari defterlerinin ise usulüne uygun olarak tutulması, takip konusu faturanın kayıtlı olup karşılığında tahsilat gözükmemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde takip konusu fatura içeriği emtianın davalı tarafa teslim edildiği, bedelinin ise ödenmediği kanaatine varıldığı, takip öncesi davalının «temerrüde» düşürüldüğüne ilişkin başkaca delil de sunulmadığı anlaşıldığından «işlemiş faiz» talebinin reddi gerektiği, fatura konusu malların teslim edildiğinin kabul edilmesi ve bir başka dava dosyasındaki başka bir faturayla ilgili değerlendirmelerin somut bu dosyada değerlendirilmesinin mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 1.220.310,61 TL «asıl alacak» hakkındaki itirazın iptaline takibin devamına, asıl alacağa takip tarihi sonrası %9 ve değişen oranlarda «yasal faiz» uygulanmasına, işlemiş faiz talebinin reddine, asıl alacak likit olmakla %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar veril …
Mahkemece 06.09.2023 tarihli celsede davalı vekiline «ticari defterlerini» sunması için «kesin süre» verilmiş ve davalı vekili tarafından «ticari defterler ibraz» edilmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:defter ibrazından kaçınma · ihtarat · ba formu · işlemiş faiz · fatura · asıl alacak · yasal faiz · dava sebebi
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen «kesin süre» içerisinde davacı tarafın «fatura» tarihi itibariyle gerekli olan 2022 ve 2023 yılı tüm «ticari defterlerini ibraz» ettiği, davalı tarafın ise yalnızca 2022 yılı yevmiye defterini sunduğu, fatura tarihi itibarıyla yalnızca 2022 yılı ticari defterlerinin ibraz edilmesi yeterli görülebilir ise de, davalı taraf tutmakla mükellef olduğu defteri kebir ve envanter defterini sunmadığı, bu durumda mahkemece defterlerin ibrazına ilişkin 06.09.2023 tarihli celsesinde verilen ve usulüne uygun «ihtarat» yapılan süreye rağmen tüm ticari defterlerini sunmayan davalının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 220/3 hükmü gereği «defter ibrazından kaçınmış» sayılması gerektiği, alınan bilirkişi raporunda ise davalı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, birbirini doğruladığı, dava konusu yapılan faturanın kayıtlı olduğu tahsilat «kaydının» ise bulunmadığı, öte yandan Gaziler Vergi Dairesinin davalının 08/22 dönemi BA formunda davacıdan 1 adet belgeyle KDV hariç 1.035.216,35 TL alış yaptığını bildirdiği, dava konusu faturayı vergi dairesine kendisinin bildirmiş olduğu, bu hususun ise fatura konusu malların kendisine «teslim» edildiğini gösterdiği, takip konusu faturanın BA «formu» ile davalı tarafından bizzat vergi dairesine bildirilmiş olması, verilen usulüne uygun süreye rağmen yalnızca 2022 yılı yevmiye defterini ibraz ederek diğer tutulması zorunlu ticari defterlerini ibraz etmemek suretiyle defterlerini ibraz etmemiş sayılması, davacı tarafın ticari defterlerinin ise usulüne uygun olarak tutulması, takip konusu faturanın kayıtlı olup karşılığında tahsilat gözükmemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde takip konusu fatura içeriği emtianın davalı tarafa teslim edildiği, bedelinin ise ödenmediği kanaatine varıldığı, takip öncesi davalının «temerrüde» düşürüldüğüne ilişkin başkaca delil de sunulmadığı anlaşıldığından «işlemiş faiz» talebinin reddi gerektiği, fatura konusu malların teslim edildiğinin kabul edilmesi ve bir başka dava dosyasındaki başka bir faturayla ilgili değerlendirmelerin somut bu dosyada değerlendirilmesinin mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 1.220.310,61 TL «asıl alacak» hakkındaki itirazın iptaline takibin devamına, asıl alacağa takip tarihi sonrası %9 ve değişen oranlarda «yasal faiz» uygulanmasına, işlemiş faiz talebinin reddine, asıl alacak likit olmakla %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar veril …
… a dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında sözlü olarak akdedilen mal tedarik anlaşmasına göre müvekkilinin davalıya 30.08.2022 tarihinde 1.220.310,61 TL bedelli «fatura» keserek «teslim» ettiğini, ancak davalı tarafça fatura bedeli ödenmeyince davalı aleyhine Samsun İcra Müdürlüğünün 2022/89183 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından açılan işbu davanın haksız kazanç sağlamaya yönelik olduğunu, müvekkilinin «teslim» aldığı her ürünün bedelini ödediğini, davaya konu «fatura» konusu malların müvekkiline teslim edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu faturanın davalı tarafça BA «formu» ile vergi dairesine bildirildiği, mal «teslim» olgusunun kanıtlandığı, aksinin davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1369 E. 2017/2931 K.
Ortak:ticari defter ibrazı · mazeret · ticari defter ve kayıtlar · ticari defter kayıtları · yemin · kesin süre · ihtar · ticari defter
İncelediğiniz karardaMahkemece 29.11.2018 tarihli celsede davalı vekiline «ticari defterlerini» sunması için «kesin süre» verilmiş, ancak «ticari defterlerini ibraz» etmez ise kendi ticari defterlerine dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı «ihtar» edilmiş ve davalı vekili tarafından ticari defterler ibraz edilmemiştir.
Aynı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Anılan Kanun'un 222 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların «ticari defterlerinin ibrazına» kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının verilen sürede «ticari defterlerini ibraz» etmediği, sadece mizan ve muavin dökümlerini dosyaya sunduğu, buna göre faturaların davalı adına kesildiği, bu belgelere göre davacının davalıdan alacaklı olduğu, ancak faturalar ekinde sunulan anlaşmaların dava dışı ...
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Mahkemece, taraf vekillerinin hazır bulunduğu 06.02.2014 tarihli celsede "Taraf vekillerinin belirtilen inceleme gün ve saatinde «ticari defter» ve kayıtları ile belgelerini «ibraz» etmemeleri halinde ticari defter ve kayıtlarını delil olarak bildirmekten vazgeçmiş sayılacakları hususu" «ihtar» edilmişse de HMK'nın 220. maddesi uyarınca işlem yapılmamıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ikrar · icra takibine itiraz
Benzer bu kararda2-) Dava, alt taşıma hizmeti karşılığında düzenlenen faturalara dayalı olarak başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, davacı delil listesinde «ticari defter» ve kayıtlara dayanmış, davalı vekili de müvekkiline ait ticari defter ve kayıtlarını delil listesinde göstermiştir.
HMK'nın 220. maddesi uyarınca, «ibrazı» istenen belgenin («ticari defterlerin»), ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1622 E. 2025/75 K.
Ortak:ticari defter ibrazı · mazeret · ticari defter ve kayıtlar · ticari defter kayıtları · yemin · ihtar · ticari defter · ibraz
İncelediğiniz karardaAynı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Mahkemece 29.11.2018 tarihli celsede davalı vekiline «ticari defterlerini» sunması için «kesin süre» verilmiş, ancak «ticari defterlerini ibraz» etmez ise kendi ticari defterlerine dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı «ihtar» edilmiş ve davalı vekili tarafından ticari defterler ibraz edilmemiştir.
Anılan Kanun'un 222 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların «ticari defterlerinin ibrazına» kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Benzer bu karardaAynı Kanun'un 222/3 hükmü gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Hal böyle olunca öncelikle davalı şirkete «pay defterini» HMK'nın 220/3 maddesi uyarınca «ibraz» etmesi, ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da pay defterinin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkemece duruma göre davalı şirket aleyhine olan hususları kabul etmiş sayılacağı şeklinde açıklayıcı «ihtar» edilmesi ve sonrasında oluşacak sonuca göre inceleme yapılması gerekirken «ispat yükünün» tayininde hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 220. maddesinin üçüncü fıkrasında ‘Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir’ hükmü yer almaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket pay devri · limited şirket ortaklığı · pay devri · ortaklar kurulu kararı · münhasırlık · hisse devri · pay defteri · ispat yükü
Benzer bu karardaDeğerlendirme ve Gerekçe Dava, davacının davalı «limited şirket ortaklığından» 25.02.2010 tarihi itibariyle ayrıldığının tespitine, davalı şirketin ticaret şirketindeki dosyasına tescili istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince 6762 sayılı TTK 520. maddesi uyarınca «limited şirket pay devrinin» geçerli olabilmesi için devrin «pay defterine» kaydedilmesinin de gerektiği, davacı tarafça devrin pay defterine işlendiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı TTK) 520. maddesi uyarınca «limited şirket pay devrinin» geçerli olabilmesi için devrin «pay defterine» kaydedilmesinin de gerektiği, davacı tarafça devrin pay defterine işlendiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir.
… lge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile önceki kanun dönemine ilişkin kanun hükmü ve Yargıtay uygulamalarına bakıldığında geçerli bir «pay devrinin» olması ve bunun sicile işlenebilmesi için devrin şirket «pay defterine» de işlenmiş olması gerektiği, gerçekten devir tarihinde geçerli mülga 6762 sayılı TTK'nın 520/1. maddesinin "Bir payın devri, şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek şartiyle hüküm ifade eder." şeklinde düzenlendiği, Yargıtay içtihatında geçerli bir pay devrinden söz edilebilmesi için bunun deftere de işlenmiş olması gerektiğinin belirtildiği yine içtihatla «ispat yükünün» davacıda olduğuna işaret edildiği, davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar ver …
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde, davacı tarafından dava dilekçesine ekli olarak sunulan «hisse devrine» ilişkin sözleşme ve ayrıca «ortaklar kurulu» kararının kabulüne ilişkin noter onaylı sureti ile «ticaret sicil» gazetesindeki hisse devrine ilişkin «ilan» sureti dosyada yer almakta olup, Mahkemece bu ortaklar kurulu kararının «pay defterinde» yer alıp almadığının tespiti bakımından HMK'nın 220. maddesi uyarınca pay defterini davalı şirketten isteyerek hisse devrine ilişkin ortaklar kurulu kararının deft …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5086 E. 2014/8788 K.
Ortak:ticari defter ve kayıtlar · yemin · ticari defter · e-defter · Alacak
İncelediğiniz karardaAynı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
2.Davacı dava dilekçesinde, açıkça davalı «ticari defterlerine» de dayanmıştır.
Mahkemece 29.11.2018 tarihli celsede davalı vekiline «ticari defterlerini» sunması için «kesin süre» verilmiş, ancak «ticari defterlerini ibraz» etmez ise kendi ticari defterlerine dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı «ihtar» edilmiş ve davalı vekili tarafından ticari defterler ibraz edilmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, her ne kadar davacı tarafından davalıya «yemin teklif» edilmiş ise de davacının kendi aleyhine olan «ticari defter» ve kayıtlarına göre davaya konu «fatura» bedellerini tahsil ettiğinin anlaşıldığı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı ...'nın 84. maddesi ve davadan sonra yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 22 …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yemin teklifi · fatura
Benzer bu karardaMahkemece, her ne kadar davacı tarafından davalıya «yemin teklif» edilmiş ise de davacının kendi aleyhine olan «ticari defter» ve kayıtlarına göre davaya konu «fatura» bedellerini tahsil ettiğinin anlaşıldığı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı ...'nın 84. maddesi ve davadan sonra yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 22 …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2224 E. , 2023/5950 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıdan mobilya satın alındığını, karşılığında 15 adet çek verildiğini, 245.000,00 TL bedelli çekin ödendiğini, yapılan ödeme karşılığında ve nispetinde sipariş edilen malların teslim edilmediğini, 115.683,00 TL malın teslim edildiğini, yapılan ticari faaliyet neticesinde 129.317,00 TL bedel karşılığı malın müvekkiline teslim edilmediğini ileri sürüp, 129.317,00 TL fazla ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri alınmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; çek ile yapılan ödemelerde aynı anda ifa kuralı gereği davacının malı teslim almadan çek keşide etmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın mal teslimi yapılmadığı iddiasını yazılı delil ile ispat etmek zorunda olduğunu, davacı tarafın basiretli tacir gibi davranmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesin istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili her ne kadar açtığı davayı sebepsiz zenginleşme olarak nitelendirmişse de davaya konu çeklerin mal alımı için verildiğinin ihtilaf konusu olmadığı, ortada haklı bir sebep olmaksızın borç olmayan bir ödeme söz konusu olmadığından talebin sebepsiz zenginleşme olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, davanın taraflar arasındaki alım-satım ilişkisinden kaynaklanan alacak davası olduğu, satış sözleşmesinde tarafların edimlerini aksine anlaşma olmadığı takdirde, aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca davacının çeklerin avans niteliğinde verildiğini ve karşılığında kısmen mal teslim edilmediğini yazılı delillerle ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu çeklerin ödeme aracı niteliğine haiz olmadığı, zira davacı müvekkil tarafından davalı şirkete keşide edilerek teslim edilen çeklerin, ileri tarihli çekler olduğunu ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle davacının çekin bedelsiz kaldığı, avans olarak verilmesine rağmen malların teslim edilmediğine dair yazılı delil ortaya koyulmadığı gibi yemin deliline de dayanılmadığına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 5941 sayılı Çek Kanunu'nu ile vadeli çek esasının kabul edilerek taraflara arasında vade anlaşmasına itibar edildiğini böylece genel kural olan çekin ödeme aracı olduğu hususunun ortadan kalktığını çeklerin ileri tarihleri nedeniyle temel kredi aracı amacını güttüğünü ve diğer istinaf nedenlerini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındai ticari faaliyet kapsamında verilen çekler karşılığında, mal teslim edilmemesi nedeniyle doğan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 94, 219, 220, 222, 369, 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı dava dilekçesinde, açıkça davalı ticari defterlerine de dayanmıştır. Mahkemece 29.11.2018 tarihli celsede davalı vekiline ticari defterlerini sunması için kesin süre verilmiş, ancak ticari defterlerini ibraz etmez ise kendi ticari defterlerine dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ihtar edilmiş ve davalı vekili tarafından ticari defterler ibraz edilmemiştir. Bilindiği üzere 6100 sayılı Kanun'un 219 uncu maddesi kapsamında taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Anılan Kanun'un 222 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Aynı Kanun'un 220 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir. Aynı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bu durumda mahkemece, davalıya anılan Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş defterlerini ibraz etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edilebileceği ve davacının belge içeriği konusundaki beyanının kabul edilebileceği ihtarını havi aynı Kanun'un 94 üncü maddesi gereğince kesin süre verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da bildirilerek ihtar edilmesi ve sonucuna göre inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.10.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacının çekin bedelsiz kaldığı, avans olarak verilmesine rağmen malların teslim edilmediğine dair yazılı delil ortaya koyulmadığından davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığından hükmün onanmasına karar verilmesi gerekirken bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981936400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz