Rekabet yasağı ihlali | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/5002 E. 2020/3405 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayartma↗ ttk 626↗ rekabet etmeme yasağı↗ bağlılık yükümlülüğü↗ tazmin talebi↗ şirket müdürlüğü↗ rekabet yasağı↗ şirket müdürü↗ ortaklar kurulu kararı↗ eş rızası↗ hakkaniyet↗ oy yasağı↗ tbk 99↗ bilirkişi incelemesi↗ ticari defter↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ maddi tazminat↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temsil↗ teslim↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 20/09/2011 tarihli ortaklar kurulu kararı ile her üç ortağın da davacı şirketi münferiden temsile yetkili kılındığı, TTK'nın 626/2 maddesine aykırı şekilde, tüm ortakların yazılı rızası alınmaksızın, davalılar ... ve...’nın aynı iş kolunda, aynı alanında faaliyet göstermek üzere davalı Anka Analitik...Ltd Ştiyi kurarak rekabet etmeme yasağına aykırı davrandıkları, davalıların dava tarihinden sonra davalı şirketteki hisselerini devretmiş olmalarının esasa etkisi bulunmadığını, davalı şirket kayıtlarında davacının bildirdiği 96 şirketin yer almadığı ve davacıların müşterilerini ayartmaya çalıştığına dair bir eylemin tespit edilemediğinin yapılan bilirkişi incelemesi ile anlaşıldığı, davacının rapora itirazında somut bir gerekçe gösteremediği, davacı şirket defterlerinin davalılarda olduğuna dair davacının sunduğu belge içeriğinden ticari defterlerin ne zaman, kimin imzasına teslim edildiğinin anlaşılamadığı, davacı şirketin 2012 yılında önceki yılların aksine kâr elde etmiş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı ... ve ...’ın rekabet yasağı ve bağlılık yükümlülüklerine aykırı davrandıklarının tespitine, davalı şirkete açılan davanın ise reddine, davalılardan talep edilen maddi tazminatın reddine, davalıların müdürlük görevlerinden azli talebi yönünden yargılama sırasında müdürlük görevlerinin son bulmuş olması nazara alınarak konusuz kalan talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirket müdürlerinin davalı şirketi kurarak rekabet yasağı ve bağlılık yükümüne aykırı hareket ettiklerinin tespiti, gerçek kişi davalıların davacı şirket müdürlüğünden azilleri, tüm davalıların rekabet yasağına aykırı hareketleri nedeniyle maddi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Yapılan yargılama ile gerçek kişi davalıların davacı şirkette müdür sıfatları bulunduğu sırada davalı şirketi kurdukları, taraf şirketlerin aynı alanda faaliyet gösterdiği anlaşılmakla davalı gerçek kişilerin rekabet yasağını ihlal ettikleri ve davalı şirketin de TTK m. 632 uyarınca müdürlerinin eyleminden sorumlu bulunduğu sabittir. Mahkemece davacı şirketin ne şekilde ne kadar zarara uğradığı ortaya konamadığı gerekçesiyle tazmin talebinin reddine karar verilmişse de, davalı şirketin kuruluşundan itibaren kâr elde ettiği de dikkate alınarak 6098 sayılı TBK 50. maddesi gereği hakkaniyete uygun bir miktar tazminatın hüküm altına alınması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Rekabet yasağı ihlali | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9210 E. 2016/4267 K.
Ortak:şirket müdürlüğü · rekabet yasağı · şirket müdürü · oy yasağı · maddi tazminat · temsil · teslim · e-defter · Rekabet yasağı ihlali | Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 20/09/2011 tarihli «ortaklar kurulu» kararı ile her üç ortağın da davacı şirketi münferiden «temsile» yetkili kılındığı, TTK'nın 626/2 maddesine aykırı şekilde, tüm ortakların yazılı «rızası» alınmaksızın, davalılar ... ve...’nın aynı iş kolunda, aynı alanında faaliyet göstermek üzere davalı Anka Analitik...Ltd Ştiyi kurarak «rekabet etmeme yasağına» aykırı davrandıkları, davalıların dava tarihinden sonra davalı şirketteki hisselerini devretmiş olmalarının esasa etkisi bulunmadığını, davalı şirket kayıtlarında davacının bildirdiği 96 şirketin yer almadığı ve davacıların müşterilerini «ayartmaya» çalıştığına dair bir eylemin tespit edilemediğinin yapılan «bilirkişi incelemesi» ile anlaşıldığı, davacının rapora itirazında somut bir gerekçe gösteremediği, davacı şirket «defterlerinin» davalılarda olduğuna dair davacının sunduğu belge içeriğinden «ticari defterlerin» ne zaman, kimin imzasına «teslim» edildiğinin anlaşılamadığı, davacı şirketin 2012 yılında önceki yılların aksine kâr elde etmiş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı ... ve ...’ın «rekabet yasağı» ve «bağlılık yükümlülüklerine» aykırı davrandıklarının tespitine, davalı şirkete açılan davanın ise reddine, davalılardan talep edilen «maddi tazminatın» reddine, davalıların müdürlük «görevlerinden» azli talebi yönünden yargılama sırasında müdürlük görevlerinin «son» bulmuş olması nazara alınarak konusuz kalan talep hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Dava, davalı «şirket müdürlerinin» davalı şirketi kurarak «rekabet yasağı» ve bağlılık yükümüne aykırı hareket ettiklerinin tespiti, gerçek kişi davalıların davacı «şirket müdürlüğünden» azilleri, tüm davalıların rekabet yasağına aykırı hareketleri nedeniyle «maddi tazminatın» tahsili istemine ilişkindir.
Yapılan yargılama ile gerçek kişi davalıların davacı «şirkette müdür» sıfatları bulunduğu sırada davalı şirketi kurdukları, taraf şirketlerin aynı alanda faaliyet gösterdiği anlaşılmakla davalı gerçek kişilerin «rekabet yasağını» ihlal ettikleri ve davalı şirketin de TTK m.
Benzer bu kararda1-) Dava, davalı «şirket müdürlerinin» davalı şirketi kurarak «rekabet yasağı» ve bağlılık yükümüne aykırı hareket ettiklerinin tespiti, gerçek kişi davalıların davacı «şirket müdürlüğünden» azilleri, tüm davalıların rekabet yasağına aykırı hareketleri nedeniyle «maddi tazminatın» tahsili istemine ilişkin olup, bu davada davacı şirketin ortağı ve «temsilcisi» olan davacı ...'nin «aktif husumete ehliyeti» yoktur.
2-) Davacı şirket, davalı ... ve ...'ın davacı şirkette ortak ve müdür oldukları halde, davalı şirketi kurarak «rekabet yasağına» aykırı davrandıklarını iddia etmiştir.
Bu durumda davalı müdürlerin 6762 sayılı TTK'nın 547 (6102 sayılı TTK'nın 626)nci maddesi uyarınca «rekabet yasağına» aykırı davrandıkları sabit olup davalıların daha sonra hem davalı şirketin hem de davacı şirketin ortaklık ve müdürlüklerinden ayrılmalarının rekabet yasağının ihl …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:azil · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · olumsuz oy · muvafakat · taraf ehliyeti · limited şirket
Benzer bu kararda1-) Dava, davalı «şirket müdürlerinin» davalı şirketi kurarak «rekabet yasağı» ve bağlılık yükümüne aykırı hareket ettiklerinin tespiti, gerçek kişi davalıların davacı «şirket müdürlüğünden» azilleri, tüm davalıların rekabet yasağına aykırı hareketleri nedeniyle «maddi tazminatın» tahsili istemine ilişkin olup, bu davada davacı şirketin ortağı ve «temsilcisi» olan davacı ...'nin «aktif husumete ehliyeti» yoktur.
Davalı şirketin kuruluş tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 547'nci maddesinde müdür olan bir ortağın, diğer ortakların «muvafakati» olmadan şirketin uğraştığı ticaret dalında ne kendi ve ne de başkası hesabına iş göremeyeceği gibi başka bir işletmeye mesuliyeti tahdit edilmemiş ortak, komanditer ortak veya «limited şirketin» azası sıfatiyle iştirak dahi edemeyecekleri hüküm altına alınmıştır.
4-) Yine, davacı şirket, davalı gerçek kişilerin müdürlükten «azillerini» istediği halde bu talep hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2803 E. 2014/9425 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taleple bağlılık ilkesi · taleple bağlılık · ticari faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «taleple bağlılık ilkesi» gereği davacının davasının kabulü ile 10.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı ve davalı ... yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2986 E. 2011/14130 K.
Ortak:oy yasağı
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 20/09/2011 tarihli «ortaklar kurulu» kararı ile her üç ortağın da davacı şirketi münferiden «temsile» yetkili kılındığı, TTK'nın 626/2 maddesine aykırı şekilde, tüm ortakların yazılı «rızası» alınmaksızın, davalılar ... ve...’nın aynı iş kolunda, aynı alanında faaliyet göstermek üzere davalı Anka Analitik...Ltd Ştiyi kurarak «rekabet etmeme yasağına» aykırı davrandıkları, davalıların dava tarihinden sonra davalı şirketteki hisselerini devretmiş olmalarının esasa etkisi bulunmadığını, davalı şirket kayıtlarında davacının bildirdiği 96 şirketin yer almadığı ve davacıların müşterilerini «ayartmaya» çalıştığına dair bir eylemin tespit edilemediğinin yapılan «bilirkişi incelemesi» ile anlaşıldığı, davacının rapora itirazında somut bir gerekçe gösteremediği, davacı şirket «defterlerinin» davalılarda olduğuna dair davacının sunduğu belge içeriğinden «ticari defterlerin» ne zaman, kimin imzasına «teslim» edildiğinin anlaşılamadığı, davacı şirketin 2012 yılında önceki yılların aksine kâr elde etmiş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı ... ve ...’ın «rekabet yasağı» ve «bağlılık yükümlülüklerine» aykırı davrandıklarının tespitine, davalı şirkete açılan davanın ise reddine, davalılardan talep edilen «maddi tazminatın» reddine, davalıların müdürlük «görevlerinden» azli talebi yönünden yargılama sırasında müdürlük görevlerinin «son» bulmuş olması nazara alınarak konusuz kalan talep hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Dava, davalı «şirket müdürlerinin» davalı şirketi kurarak «rekabet yasağı» ve bağlılık yükümüne aykırı hareket ettiklerinin tespiti, gerçek kişi davalıların davacı «şirket müdürlüğünden» azilleri, tüm davalıların rekabet yasağına aykırı hareketleri nedeniyle «maddi tazminatın» tahsili istemine ilişkindir.
Yapılan yargılama ile gerçek kişi davalıların davacı «şirkette müdür» sıfatları bulunduğu sırada davalı şirketi kurdukları, taraf şirketlerin aynı alanda faaliyet gösterdiği anlaşılmakla davalı gerçek kişilerin «rekabet yasağını» ihlal ettikleri ve davalı şirketin de TTK m.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, bu gibi davalarda «ödeme yasağı» konamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, tahsil için kendisine verilmiş olan senedin kaybolduğunu ileri sürerek, öncelikle senet hakkında «ödemeden men» kararı verilmesini ve senedin iptalini istemiş olup, mahkemece senet iptali davalarında «ödeme yasağı» konamayacağı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödemeden men kararı · ödeme yasağı · zayi
Benzer bu karardaDavacı taraf, tahsil için kendisine verilmiş olan senedin kaybolduğunu ileri sürerek, öncelikle senet hakkında «ödemeden men» kararı verilmesini ve senedin iptalini istemiş olup, mahkemece senet iptali davalarında «ödeme yasağı» konamayacağı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, bu gibi davalarda «ödeme yasağı» konamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «zayi» nedeniyle senet iptali istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/5002 E. , 2020/3405 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 29/05/2019 tarih ve 2016/801-2019/611 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davacılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacı şirketin üç ortaklı limited şirket olup, herbir ortağın şirketi münferiden temsil yetkisinin bulunduğunu, ortaklar arasında anlaşmazlık doğduğunu, davalılar ... ve ...'ın davacı şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketi 06.02.2012 tarihinde kurduklarının öğrenildiğini, davacı şirketin müşterilerinin ve malvarlığının davalı şirkete yönlendirildiğini, müşterilere sadece unvan değişikliği yapıldığının söylendiğini, şirket logosunun dahi birebir kullanıldığını, davacı şirket internet sitesinin taklit edildiğini ileri sürerek davalı şirket müdürlerinin rekabet yasağı ve bağlılık yükümüne aykırı davrandıklarının tespitine ve azline, davalı şirketin faaliyetine son verilmesine, davacı şirket zararının karşılığı olarak şimdilik 30.000.- TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile talebini 35.050,63 TL'ye çıkarmıştır.
Davalılar vekili, ticaret unvanının terkin edilinceye kadar koruma altında bulunduğunu, şirket adına dava açılması için verilmiş bir ortaklar kurulu kararının bulunmadığını, davacının şirketi zarara uğrattığını, ortaklar kurulu toplantılarına katılmaması, kararların alınmaması sebebiyle yatırım yapılamadığını, buna bağlı olarak yeni bir şirketin kurulmasının gerektiğini, logonun davalı ...'a ait olduğunu, davacının ancak hissesi oranında zararını isteyebileceği, böyle bir zararın da doğmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 20/09/2011 tarihli ortaklar kurulu kararı ile her üç ortağın da davacı şirketi münferiden temsile yetkili kılındığı, TTK'nın 626/2 maddesine aykırı şekilde, tüm ortakların yazılı rızası alınmaksızın, davalılar ... ve...’nın aynı iş kolunda, aynı alanında faaliyet göstermek üzere davalı Anka Analitik...Ltd Ştiyi kurarak rekabet etmeme yasağına aykırı davrandıkları, davalıların dava tarihinden sonra davalı şirketteki hisselerini devretmiş olmalarının esasa etkisi bulunmadığını, davalı şirket kayıtlarında davacının bildirdiği 96 şirketin yer almadığı ve davacıların müşterilerini ayartmaya çalıştığına dair bir eylemin tespit edilemediğinin yapılan bilirkişi incelemesi ile anlaşıldığı, davacının rapora itirazında somut bir gerekçe gösteremediği, davacı şirket defterlerinin davalılarda olduğuna dair davacının sunduğu belge içeriğinden ticari defterlerin ne zaman, kimin imzasına teslim edildiğinin anlaşılamadığı, davacı şirketin 2012 yılında önceki yılların aksine kâr elde etmiş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı ...
ve ...’ın rekabet yasağı ve bağlılık yükümlülüklerine aykırı davrandıklarının tespitine, davalı şirkete açılan davanın ise reddine, davalılardan talep edilen maddi tazminatın reddine, davalıların müdürlük görevlerinden azli talebi yönünden yargılama sırasında müdürlük görevlerinin son bulmuş olması nazara alınarak konusuz kalan talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirket müdürlerinin davalı şirketi kurarak rekabet yasağı ve bağlılık yükümüne aykırı hareket ettiklerinin tespiti, gerçek kişi davalıların davacı şirket müdürlüğünden azilleri, tüm davalıların rekabet yasağına aykırı hareketleri nedeniyle maddi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Yapılan yargılama ile gerçek kişi davalıların davacı şirkette müdür sıfatları bulunduğu sırada davalı şirketi kurdukları, taraf şirketlerin aynı alanda faaliyet gösterdiği anlaşılmakla davalı gerçek kişilerin rekabet yasağını ihlal ettikleri ve davalı şirketin de TTK m. 632 uyarınca müdürlerinin eyleminden sorumlu bulunduğu sabittir. Mahkemece davacı şirketin ne şekilde ne kadar zarara uğradığı ortaya konamadığı gerekçesiyle tazmin talebinin reddine karar verilmişse de, davalı şirketin kuruluşundan itibaren kâr elde ettiği de dikkate alınarak 6098 sayılı TBK 50. maddesi gereği hakkaniyete uygun bir miktar tazminatın hüküm altına alınması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 01/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/596386400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz