Senet iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/2986 E. 2011/14130 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödemeden men kararı↗ ödeme yasağı↗ zayi↗ oy yasağı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, bu gibi davalarda ödeme yasağı konamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, zayi nedeniyle senet iptali istemine ilişkindir.
Davacı taraf, tahsil için kendisine verilmiş olan senedin kaybolduğunu ileri sürerek, öncelikle senet hakkında ödemeden men kararı verilmesini ve senedin iptalini istemiş olup, mahkemece senet iptali davalarında ödeme yasağı konamayacağı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Ancak, davacının tedbir talebinin yanında esasa ilişkin olarak iptal istemi de bulunmasına rağmen bu konuda mahkemece bir değerlendirme yapılmaksızın tedbir talebinin reddi ile birlikte davanın esastan da reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7567 E. 2012/14734 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:makine kırılması sigortası · muafiyet · riziko · denetime elverişlilik · sigorta poliçesi · hasar · eksik inceleme · teminat
Benzer bu kararda… bir hüküm bulunmadığı taktirde, sigortacının geçerli bir sigorta ilişkisi kurulmasından sonra gerçekleşmiş hasarlardan sorumlu olacağı, TTK'nun 1281. maddesinde de «rizikonun» «teminat» dışı kaldığını ispat zorunluluğunun sigortacıya ait olduğu, sigorta eksperi tarafından düzenlenen raporda «hasarın» başlangıç tarihinin «kesin» olarak ortaya konulamadığı, bilimsel olarak hangi tarihte hasarın başladığının saptanamadığı ve bu hali ile davalı ... şirketinin hasarın başlangıç tarihini kanıtlayamadığı, bu nedenle hasarın «sigorta poliçesinin» başlangıcından sonra oluştuğunun kabulü gerektiği ve «muafiyet» miktarı indirildikten sonra hesaplanan 11.606,78 TL zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Her ne kadar bilirkişi raporunda, sigortalı iş makinesinde oluşan «hasarın» başlangıç tarihinin sigorta eksperi tarafından «kesin» olarak belirlenemediği, hasarın başlangıç tarihine ilişkin bilimsel bulguların eksper tarafından kesin olarak ortaya konamadığı ve böylece hasar başlangıç tarihinin kanıtlanamadığından, hasarın, «sigorta poliçesinin» başlangıcından sonra oluştuğu kabul edilmiş ve mahkemece bilirkişi raporuna göre hüküm tesis edilmiş ise de, hasarlı iş makinesinin kullanım süresi, hasarın niteliği, poliçe tarihi birlikte değerlendirilmek suretiyle, hasarın ne zaman oluşabileceğine ilişkin olarak aralarında sigorta uzmanı ve iki teknik bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kurulundan, ayrıntılı ve «denetime elverişli» yeni bir rapor alınmak suretiyle, davalının sorumluluğu buna göre belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Dava, «makine kırılması sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/2986 E. , 2011/14130 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
... olarak görülen davada Üsküdar 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/01/2010 tarih ve 2009/1111-2010/4 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Doruk Ecza Deposu Tic. Ltd. Şti. tarafından müvekkili bankaya tahsile verilmiş olan 19.12.2009 vadeli 2.578,44 TL meblağlı senedin kaybolduğunu ileri sürerek, öncelikle söz konusu senet hakkında ödemeden men kararı verilmesini ve senedin iptalini istemiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, bu gibi davalarda ödeme yasağı konamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, zayi nedeniyle senet iptali istemine ilişkindir.
Davacı taraf, tahsil için kendisine verilmiş olan senedin kaybolduğunu ileri sürerek, öncelikle senet hakkında ödemeden men kararı verilmesini ve senedin iptalini istemiş olup, mahkemece senet iptali davalarında ödeme yasağı konamayacağı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Ancak, davacının tedbir talebinin yanında esasa ilişkin olarak iptal istemi de bulunmasına rağmen bu konuda mahkemece bir değerlendirme yapılmaksızın tedbir talebinin reddi ile birlikte davanın esastan da reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1033402600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz