TTK 547 uyarınca ek tasfiye zorunluluğunda şirketin ihyası
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/2349 E. 2023/1895 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalHak düşürücü süreZamanaşımıDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Ek Tasfiye mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
TTK 547 kapsamında açılan ek tasfiye/şirketin ihyası davalarında kanunda bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmediğinden, terkinden uzun süre sonra da olsa dava açılabilir; şirketin taraf olduğu başka bir davada taraf teşkilinin sağlanması amacıyla ihya talebinde bulunan kişinin hukuki yararı bulunur ve tasfiyenin eksik yapıldığı anlaşılırsa ihya ile tasfiye memuru atanmasına karar verilir; bu davada haksız çıkan tasfiye memuru yargılama giderinden sorumlu tutulur.
Ele alınan sorunlar
Şirketin ihyası için hak düşürücü süre/zamanaşımı bulunup bulunmadığı → ret
İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, şirketin terkininden yaklaşık 5 yıl sonra dava açıldığını, terkin kararının usulüne uygun olduğunu ve bu nedenle davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK'nin 547. maddesinde ek tasfiye işlemleri için dava açılmasına ilişkin bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Olağan tasfiyenin tamamlanması nedeniyle sicil kaydının terkin edildiği bir durumda TTK'nin geçici 7. maddesindeki hak düşürücü sürenin uygulanması söz konusu değildir. Bu nedenle davalı vekilinin hak düşürücü süreye ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Şirketin ihyası ve ek tasfiye işlemleri için tasfiye memuru atanması talebinin esası → ret
İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, tasfiye işlemlerinin usulüne uygun ve eksiksiz yapıldığını, gerekli ilanların yapıldığını, genel kurul kararına uygun hareket edildiğini, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Gerekçe: TTK'nin 547. maddesi uyarınca, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, ilgililer şirketin yeniden tescilini isteyebilir ve mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tescile ve tasfiye memuru atanmasına karar verir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilebilir. Dosyada, ihyası talep edilen şirketin, davacının işçilik alacaklarına ilişkin açtığı rücuen tazminat davasında davalı olduğu ve bu dava dosyasında taraf teşkilinin sağlanması ile davanın sonlandırılabilmesi için ihya talebinde davacının hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Alacağın var olup olmadığı eldeki davanın konusu değildir; bu husus taraflar arasında görülen tazminat davasında karara bağlanacaktır. Davalı tasfiye memurunun tasfiyenin tam olarak yapıldığına ilişkin savunması yerinde değildir; ek tasfiye işlemlerinin yapılması zorunludur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Yargılama giderinin davalı tasfiye memurundan tahsili → ret
İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, aleyhine vekalet ücreti ve yargı giderine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: HMK'nin 326/1. maddesi gereğince, kanunda yazılı haller dışında yargı gideri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumludur. Buna göre davada haksız çıkan davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
TTK 547 uyarınca ek tasfiye/şirket ihyası taleplerinde kanunda süre öngörülmediğinden hak düşürücü süre veya zamanaşımı savunmasının uygulanamayacağı ve başka bir davada taraf teşkilinin sağlanması amacının ihya talebinde hukuki yarar oluşturduğu yönündeki tespitler bakımından emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- TTK'nin 547. maddesi uyarınca açılan ek tasfiye/şirketin ihyası davalarında zamanaşımı öngörülmemiştir; ayrıca olağan tasfiyenin tamamlanması nedeniyle sicil kaydı terkin edilen şirketlerde TTK geçici 7. maddesindeki hak düşürücü süre de uygulanmaz.
- Hak düşürücü süre
- TTK'nin 547. maddesinde ek tasfiye işlemleri için dava açılmasına ilişkin bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir.
- Dava şartı
- hukuki yarar
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ek tasfiye↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru↗ hukuki yarar↗ hak düşürücü süre↗ zamanaşımı↗ taraf teşkili↗ yargılama gideri↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/2349
KARAR NO 2023/1895
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 04/09/2023
NUMARASI 2023/302 Esas - 2023/829 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirketin koruma ve güvenlik hizmeti alım işini hizmet alım sözleşmesi imzalayarak devrettiği ... AŞ bünyesinde çalıştıklarını, işçilerin iş sözleşmelerinin feshi üzerine, ...'ya 12.654,74-TL, ...'a 13.266,50-TL, ...'e 13.327,49-TL, ... Yiğiter'e 13.327,49-TL, ...'ya 13.327,49-TL, ...'e ise 9.978,23-TL işçilik alacağı ödendiğini, davacı şirket ile ... Güvenlik, ... Güvenlik, ... Koruma ve ... Güvenlik arasında imzalanan Hizmet Alım Sözleşmeleri uyarınca davacı şirketin, koruma ve güvenlik hizmeti alım işini bütünüyle yüklenici olan bu şirketlere devrettiğinden davacı şirketin, işverenlik sıfatı ve dolayısıyla işçilik alacakları bakımından sorumluluğu bulunmadığı halde, müteselsil sorumluluk gereği ödeme yapmak zorunda kaldığından ödediği işçilik alacaklarının tahsili için bu şirketler aleyhine Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/804 Esas sayılı dosyası ile rücuen tazminat davası açtığını, Mahkemenin, 15.03.2023 tarihli ara kararı ile, taraf teşkili sağlanması için ...
Güvenlik'in ihyası için dava açmak üzere iki haftalık kesin süre ve yetki verildiğini,yüklenicinin işçilik alacaklarından kendi dönemiyle sorumlu olduğunu belirterek,... Güvenlik şirketinin ihya edilmesi gerektiğini, TTK 547. maddesi uyarınca, ek tasfiyeye karar verilmesi gerektiğini, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili, davacının husumeti yalnızca ticaret sicil müdürlüğüne yönelttiğini, aynı zamanda tasfiye memuru'na yöneltilmesi gerektiğini, sicil müdürlüğünün TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde sorumluluğun şirketin tasfiye memuruna ait olduğunu, davada yasal hasım olduklarını ve davanın açılmasına neden olmadıklarından aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmemesini istemiştir.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, dava konusu şirketin tasfiyesinin sona erdiği, 13/11/2020 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, tasfiye memuru olan ...'ın ihyası talep edilen şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu, şirket aleyhine Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/804 Esas sayılı dosyası ile 10/11/2022 tarihinde asıl işveren alt işveren ilişkisinden kaynaklı, işçilik alacakları ödemesine ilişkin rücuen tazminat davasının açıldığı, dava konusu şirketin ihyasını istemekte hukuki menfaati bulunduğu dikkate alınarak açılan davanın kabulü ile dava konusu şirketin ihyasına karar vermek gerektiği , davada davalı ticaret sicil müdürlüğünün yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhine yargı giderine hükmedilmemesi gerektiği, tasfiye işleminin eksik yapıldığı gerekçesiyle,yargı giderinin tasfiye memuru olan davalı ...'den tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili; şirket borçlu ve alacaklılarının şirket merkezinde bulunmaları için 3 adet ilan yapıldığını, gerekli tüm süreler beklendikten sonra da şirketin terkininin ilan edildiğini, davacının şirkete başvuru yapmadığı ve şirketin terkininden yaklaşık 5 yıl sonra iş bu davayı açtığını, terkin kararının usule uygun yapıldığını, genel kurulda alınan tasfiye kararına uygun olarak tasfiye işlemlerinin yapıldığını, aynı zamanda müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargı giderine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını belirterek, istinaf taleplerinin kabulüne ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, Tasfiye Halinde ... ve Eğt. Hiz. AŞ'nin ihyası ve ek tasfiye işlemleri için tasfiye memuru atanması istemine ilişkindir. TTK'nin 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezindeki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir. Davalı vekili terkinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresinden sonra davanın açıldığını ileri sürmüş ise de;
TTK'nin 547.maddesinde zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmediği, olağan tasfiyenin tamamlanması nedeniyle sicil kaydının terkin edildiği, bu nedenle TTK'nin geçici 7. maddesindeki hak düşürücü sürenin uygulanması söz konusu olmadığından davalı vekilinin hak düşürücü süreye ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Dosya arasına celbedilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği 13/11/2020 tarihinde tescil edildiğinden, sicil kaydının terkin edildiği, ... Eğt. Hiz. AŞ'nin Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/804 Esaslı, 10/11/2022 dava tarihli dosyasında davalı olduğu, şirketin taraf olduğu dava dosyasında taraf teşkili yapılması ve davanın sonlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır.
HMK'nin 326-(1) maddesi gereğince; kanunda yazılı haller dışında, yargı gideri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumludur. Buna göre dava da haksız çıkan davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur. Açıklanan nedenlerle; TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu, davalı tasfiye memurunun tasfiyenin tam olarak yapıldığı savunmasının yerinde olmadığı, alacağın var olup olmadığının eldeki davanın konusu olmadığı, alacak hakkında taraflar arasında görülen tazminat davasında bir karar verileceği, ek tasfiyeye ilişkin TTK'nin 547. maddesinde dava açılması için bir zamanaşımı veya hak düşürücü öngörülmediği, bu nedenlerle şirket tüzel kişiliğinin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına, HMK 326 gereği davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan 291-TL istinaf yargı giderinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine, davalı tasfiye memuru tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/12/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/59276 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi