Protokol
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/270 E. 2020/3013 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
protokol↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmede (protokolde) taraf sıfatı bulunmayan davalı şirketin sözleşme hükümlerinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, nitekim Protokol başlıklı sözleşmede ...'in kendi adına asaleten ve ABS şirketi adına temsilen imza atmış olmasına rağmen dava dışı ...'nun sadece kendi adına imza atmış olmasının da davalı şirket adına hareket etmediğini göstermekte olduğu, sözleşme hükümlerine aykırı davranıldığı iddiasının ise sözleşmede taraf sıfatı bulunan dava dışı ...'ya teşmil ettirilmesi gerektiği gerekçesiyle, sözleşmede taraf sıfatı bulunmayan davalı şirket yönünden davanın reddine dair verilen kararın temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve Dairemiz bozma ilamına uyulması halinde mahkemece somut olayda TTK’nın 687. madde koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilecek olmasına göre, davalı vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İstirdat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14670 E. 2018/6196 K.
Ortak:protokol · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmede («protokolde») taraf sıfatı bulunmayan davalı şirketin sözleşme hükümlerinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, nitekim Protokol başlıklı sözleşmede ...'in kendi adına asaleten ve ABS şirketi adına «temsilen» imza atmış olmasına rağmen dava dışı ...'nun sadece kendi adına imza atmış olmasının da davalı şirket adına hareket etmediğini göstermekte olduğu, sözleşme hükümle …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; sözleşmede («protokolde») taraf sıfatı bulunmayan davalı şirketin sözleşme hükümlerinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, nitekim Protokol başlıklı sözleşmede ...'in kendi adına asaleten ve ABS şirketi adına «temsilen» imza atmış olmasına rağmen dava dışı ...'nun sadece kendi adına imza atmış olmasının da davalı şirket adına hareket etmediğini göstermekte olduğu, sözleşme hükümle …
Ancak, davacı iki adet «çek» nedeniyle icra dosyasında davalıya ödeme yapmak zorunda kaldığını oysa müvekkili şirket ile davalı şirketin ortağı olan ... arasında yapılan 12.3.2012 tarihli «protokol» gereğince bu çeklerin ... tarafından müvekkili şirkete iade edilmesi gerekirken iade edilmediğini ve bu nedenle yapılan tahsilatın haksız olduğunu iddia ederek dava açmıştır.
Bu durumda, «protokolün» tarafı olan ...' nun davalı şirketin yetkilisi olduğu ve çeklerin davalı şirket tarafından takibe konulduğu gözetilerek işin esasına girilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken davanın «pasif husumetten» reddi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet · istirdat · çek · husumet
Benzer bu kararda1-Dava, «istirdat» istemine ilişkin olup mahkemece davalı şirkete «pasif husumet» düşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının «istirdat» talebinde bulunduğu icra dosyası incelendiğinde dava konusu iki «çek» nedeniyle takip başlatanın davalı şirket olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, «protokolün» tarafı olan ...' nun davalı şirketin yetkilisi olduğu ve çeklerin davalı şirket tarafından takibe konulduğu gözetilerek işin esasına girilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken davanın «pasif husumetten» reddi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, davacı iki adet «çek» nedeniyle icra dosyasında davalıya ödeme yapmak zorunda kaldığını oysa müvekkili şirket ile davalı şirketin ortağı olan ... arasında yapılan 12.3.2012 tarihli «protokol» gereğince bu çeklerin ... tarafından müvekkili şirkete iade edilmesi gerekirken iade edilmediğini ve bu nedenle yapılan tahsilatın haksız olduğunu iddia ederek dava açmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16521 E. 2014/191 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2542 E. 2019/1415 K.
Ortak:protokol · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmede («protokolde») taraf sıfatı bulunmayan davalı şirketin sözleşme hükümlerinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, nitekim Protokol başlıklı sözleşmede ...'in kendi adına asaleten ve ABS şirketi adına «temsilen» imza atmış olmasına rağmen dava dışı ...'nun sadece kendi adına imza atmış olmasının da davalı şirket adına hareket etmediğini göstermekte olduğu, sözleşme hükümle …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «istirdat» talebini .../03/2012 tarihli şirket «hisse devir sözleşmesinin» .... maddesine dayandırdığı, «protokolde» taraf olarak kendi adına asaleten ve ABS şirketi adına «temsilen» ...’in ve dava dışı ...’nun yer aldığı, sözleşmede dava dışı ...’nun temsilen davalı şirketin ad ve hesabına işlem yaptığına ilişkin herhangi bir «kaydın» bulunmadığı, davalı şirketin ayrı bir «tüzel kişiliğinin» bulunduğu, şirket nam ve hesabına işlem yapıldığına ilişkin bir kayıt bulunmuyorsa işlemi gerçekleştiren kişinin kendi nam ve hesabına işlem tesis ettiğinin kabulü …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devir sözleşmesi · denetime elverişlilik · tüzel kişilik · istirdat · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «istirdat» talebini .../03/2012 tarihli şirket «hisse devir sözleşmesinin» .... maddesine dayandırdığı, «protokolde» taraf olarak kendi adına asaleten ve ABS şirketi adına «temsilen» ...’in ve dava dışı ...’nun yer aldığı, sözleşmede dava dışı ...’nun temsilen davalı şirketin ad ve hesabına işlem yaptığına ilişkin herhangi bir «kaydın» bulunmadığı, davalı şirketin ayrı bir «tüzel kişiliğinin» bulunduğu, şirket nam ve hesabına işlem yapıldığına ilişkin bir kayıt bulunmuyorsa işlemi gerçekleştiren kişinin kendi nam ve hesabına işlem tesis ettiğinin kabulü …
… e yukarıda açıklanan yasa hükümlerine uygun şekilde tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, kendi içinde tutarlı, maddi olaya, talebe ve savunmaya uygun, «denetime elverişli» gerekçeli karar oluşturulmak gerekirken Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddelerinde belirtilen unsurlardan yoksun, uyuşmazlıkla ilgisi bulunmayan gere …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13491 E. 2015/13278 K.
Ortak:temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmede («protokolde») taraf sıfatı bulunmayan davalı şirketin sözleşme hükümlerinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, nitekim Protokol başlıklı sözleşmede ...'in kendi adına asaleten ve ABS şirketi adına «temsilen» imza atmış olmasına rağmen dava dışı ...'nun sadece kendi adına imza atmış olmasının da davalı şirket adına hareket etmediğini göstermekte olduğu, sözleşme hükümle …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «husumet, ehliyet» ve «zamanaşımı» itirazlarının yerinde olmadığı, davalının asaleten ve «temsilen» eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiği ve bu sebeple davacının maddi zararı ile «ticari itibarı» açısından manevi zararlarının oluştuğu gerekçesiyle, «maddi tazminat» talebinin kabulü ile, 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren, 29.000,00 TL'sinin «ıslah» tarihi olan 14/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarih …
B.V. adına «temsilen», kendi adına asaleten S...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · ticari itibar · husumet ehliyeti · infaz · taraf ehliyeti · ıslah · maddi tazminat · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «husumet, ehliyet» ve «zamanaşımı» itirazlarının yerinde olmadığı, davalının asaleten ve «temsilen» eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiği ve bu sebeple davacının maddi zararı ile «ticari itibarı» açısından manevi zararlarının oluştuğu gerekçesiyle, «maddi tazminat» talebinin kabulü ile, 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren, 29.000,00 TL'sinin «ıslah» tarihi olan 14/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarih …
A.Ş." şeklinde belirtilerek «husumet» yöneltilmek suretiyle dava açıldığı ve her iki davalının eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiği iddia edildiğine ve davada iki ayrı davalı bulunduğuna göre, mahkemece hüküm fıkrasında, hükmolunan maddi ve manevi tazminat miktarlarının "davalıdan alınıp davacıya verilmesine" ifadesine yer verilmek suretiyle «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1-Dava, «haksız rekabet» nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/270 E. , 2020/3013 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ereğli (Konya) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05/05/2016 gün ve 2015/532 - 2016/255 sayılı kararı bozan Daire'nin 10/10/2018 gün ve 2016/14670 - 2018/6196 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, ...'nun davalı şirketin ve müvekkili şirketin ortağı iken hissesini diğer ortak olan ...'e satarak 15/03/2012 tarihinde ortaklıktan ayrıldığını, ...'nun ortaklıktan ayrılmadan önce 28/02/2012 tarihinde Ereğli 1. İcra Müdürlüğü'nün 2012/648 E. sayılı dosyasından 2 adet çek ile müvekkili hakkında icra takibi yaptığının sonradan anlaşıldığını, bu takipteki borcun tamamının müvekkili tarafından en son 06/11/2014 tarihli makbuz ile ödenerek kapatıldığını, müvekkilinin icra tehdidi altında ödeme yaptığını, ...'nun 12/03/2012 tarihli harici şirket hisse devir sözleşmesi ile şahıslar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığından onların temsil ettiği şirketlerin kastedildiğini, yine bu hükme istinaden davalı şirket temsilcisi ...'nun 12/04/2012 tarihinde ekinde bulunan 9 adet çeki de davalı şirket temsilcisi ...'e teslim ettiğini, Ereğli 1.
İcra Müdürlüğünün 2012/648 dosyasındaki iki adet çekin ödemesi yapılan çeklerin incelendiğinde bu çeklerin herhangi bir alışveriş sonrası verilmediğinin ortaya çıkacağını ileri sürerek, haksız ve yersiz olarak müvekkilinden tahsil edilen İİK'nın 72. maddesi uyarınca toplam 255,789,90 TL'nin faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmede (protokolde) taraf sıfatı bulunmayan davalı şirketin sözleşme hükümlerinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, nitekim Protokol başlıklı sözleşmede ...'in kendi adına asaleten ve ABS şirketi adına temsilen imza atmış olmasına rağmen dava dışı ...'nun sadece kendi adına imza atmış olmasının da davalı şirket adına hareket etmediğini göstermekte olduğu, sözleşme hükümlerine aykırı davranıldığı iddiasının ise sözleşmede taraf sıfatı bulunan dava dışı ...'ya teşmil ettirilmesi gerektiği gerekçesiyle, sözleşmede taraf sıfatı bulunmayan davalı şirket yönünden davanın reddine dair verilen kararın temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve Dairemiz bozma ilamına uyulması halinde mahkemece somut olayda TTK’nın 687. madde koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilecek olmasına göre, davalı vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin karar düzeltme istemlerinin HUMK'nun 442. maddesi uyarınca REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 18/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587630000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz