Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/2542 E. 2019/1415 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 297↗ ön inceleme aşaması↗ hisse devir sözleşmesi↗ denetime elverişlilik↗ tüzel kişilik↗ protokol↗ istirdat↗ cy/cy kaydı↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının istirdat talebini .../03/2012 tarihli şirket hisse devir sözleşmesinin .... maddesine dayandırdığı, protokolde taraf olarak kendi adına asaleten ve ABS şirketi adına temsilen ...’in ve dava dışı ...’nun yer aldığı, sözleşmede dava dışı ...’nun temsilen davalı şirketin ad ve hesabına işlem yaptığına ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı, davalı şirketin ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğu, şirket nam ve hesabına işlem yapıldığına ilişkin bir kayıt bulunmuyorsa işlemi
gerçekleştiren kişinin kendi nam ve hesabına işlem tesis ettiğinin kabulünün gerekeceği, bu nedenle sözleşmede (protokolde) taraf sıfatı bulunmayan davalı şirketin sözleşme hükümlerinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, sözleşme hükümlerine aykırı davranıldığı iddiası var ise bunun sözleşmede taraf sıfatı bulunan dava dışı ...’ya teşmil ettirilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, faturaya dayalı icra takibi nedeniyle icra dosyasına ödenen bedelin tahsili istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nın 297 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Anılan Yasa'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Anayasa'nın 141. maddesinin .... fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir. Diğer bir anlatımla, Yargıtay incelemesi ancak bir kararın somut olaya uygun gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir.
Mahkeme kararının gerekçesinde uyuşmazlıkla ilgisi bulunmayan tarafların iddia ve savunmalarına yer verildiği, deliller ile esasa yönelik yapılan değerlendirmelerin dava dosyasıyla ilgisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında, mahkemece yukarıda açıklanan yasa hükümlerine uygun şekilde tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, kendi içinde tutarlı, maddi olaya, talebe ve savunmaya uygun, denetime elverişli gerekçeli karar oluşturulmak gerekirken Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddelerinde belirtilen unsurlardan yoksun, uyuşmazlıkla ilgisi bulunmayan gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
...-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/34 E. 2019/7128 K.
Ortak:denetime elverişlilik
İncelediğiniz kararda… e yukarıda açıklanan yasa hükümlerine uygun şekilde tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, kendi içinde tutarlı, maddi olaya, talebe ve savunmaya uygun, «denetime elverişli» gerekçeli karar oluşturulmak gerekirken Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddelerinde belirtilen unsurlardan yoksun, uyuşmazlıkla ilgisi bulunmayan gere …
Benzer bu karardaBu durum karşısında, mahkemece yukarıda açıklanan yasa hükümlerine uygun şekilde tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, kendi içinde tutarlı, maddi olaya ve talebe uygun, «denetime elverişli» gerekçeli karar oluşturulmak gerekirken Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddelerinde belirtilen unsurlardan yoksun gerekçesiz karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın öncelikle bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Menfi tespit | Borçlu olmadığının tespiti | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3409 E. 2022/5928 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davanın reddine, davalının «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2205 E. 2019/3693 K.
Ortak:denetime elverişlilik · Alacak
İncelediğiniz kararda… e yukarıda açıklanan yasa hükümlerine uygun şekilde tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, kendi içinde tutarlı, maddi olaya, talebe ve savunmaya uygun, «denetime elverişli» gerekçeli karar oluşturulmak gerekirken Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddelerinde belirtilen unsurlardan yoksun, uyuşmazlıkla ilgisi bulunmayan gere …
Benzer bu kararda… e yukarıda açıklanan yasa hükümlerine uygun şekilde tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, kendi içinde tutarlı, maddi olaya, talebe ve savunmaya uygun, «denetime elverişli» gerekçeli karar oluşturulması gerekirken, Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nın 297. ve 298.maddelerinde belirtilen unsurlardan ve gerekçeden yoksun ve usulüne uygun hük …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak · bankacılık işlemleri · reeskont faizi
Benzer bu kararda1-Dava, «bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak» istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; Yargıtay bozma ilamında açıklanan gerekçeler ile, davacı vekilinin davalı aleyhine açmış olduğu davanın kabulü ile, davacının davalı banka hesabında bulunan 7.020.-TL'nın 23.08.2013 tarihinden itibaren ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4756 E. 2019/1678 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takipsizlik kararı · sözleşmenin feshi · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, şirketin haklı nedenlerle feshine dair koşulların oluştuğuna, ayrıca davanın iki kez «takipsiz» bırakılması nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerektiğini de belirterek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı vekili taraflar arasındaki «sözleşmenin feshi» nedeniyle oluşan zararın tazminini talep etmiş ise de mahkemce uyumazlık ile ilgisi bulunmayan “şirketin haklı nedenle feshine” ilişkin bir hüküm kurulmuş olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. ...-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9830 E. 2015/10091 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · ibra · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · kötüniyet · menfi tespit
Benzer bu karardaMahkemece, kendisine ödeme yapıldığı iddia edilen avukatın davacının borcunun tamamını ödediğini ve davacının «ibra» edildiğini beyan ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne, ve davalının kötü niyetli olması nedeniyle %20 «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda davalı aleyhine gerekçesi açıklanmadan «kötüniyet tazminatına» hükmedilmiştir.
Mahkemece, yukarıda anılan hükümler nazara alınmadan gerekçesiz olarak davalı aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. (1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. (2) Dava, «menfi tespit» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14410 E. 2013/19932 K.
Ortak:denetime elverişlilik
İncelediğiniz kararda… e yukarıda açıklanan yasa hükümlerine uygun şekilde tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, kendi içinde tutarlı, maddi olaya, talebe ve savunmaya uygun, «denetime elverişli» gerekçeli karar oluşturulmak gerekirken Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddelerinde belirtilen unsurlardan yoksun, uyuşmazlıkla ilgisi bulunmayan gere …
Benzer bu karardaTemyiz konusu yapılan mahkeme kararı, HMK'nın 297'inci maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati tedbir
Benzer bu karardaKararı, «ihtiyati tedbir» isteyen vekili temyiz etmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, «ihtiyati tedbir» isteyen vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14811 E. 2013/20437 K.
Ortak:denetime elverişlilik
İncelediğiniz kararda… e yukarıda açıklanan yasa hükümlerine uygun şekilde tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, kendi içinde tutarlı, maddi olaya, talebe ve savunmaya uygun, «denetime elverişli» gerekçeli karar oluşturulmak gerekirken Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddelerinde belirtilen unsurlardan yoksun, uyuşmazlıkla ilgisi bulunmayan gere …
Benzer bu karardaTemyiz konusu yapılan mahkeme kararı, HMK'nın 297'nci maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati tedbir
Benzer bu karardaKararı, «ihtiyati tedbir» isteyen vekili temyiz etmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, «ihtiyati tedbir» isteyen vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5628 E. 2021/3671 K.
Ortak:denetime elverişlilik · Alacak
İncelediğiniz kararda… e yukarıda açıklanan yasa hükümlerine uygun şekilde tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, kendi içinde tutarlı, maddi olaya, talebe ve savunmaya uygun, «denetime elverişli» gerekçeli karar oluşturulmak gerekirken Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddelerinde belirtilen unsurlardan yoksun, uyuşmazlıkla ilgisi bulunmayan gere …
Benzer bu karardaBu durum karşısında, mahkemece yukarıda açıklanan yasa hükümlerine uygun şekilde tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, kendi içinde tutarlı, maddi olaya, talebe ve savunmaya uygun, «denetime elverişli» gerekçeli karar oluşturulması gerekirken, Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nın 297. ve 298. maddelerinde belirtilen unsurlardan ve gerekçeden yoksun bir karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imzaya itiraz · ticari faiz · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; bozma ilamı doğrultusunda davanın kabulü ile 30.000,00 TL nin 20.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
1-Dava, satış bedelinin ödenmesi amacıyla verilen çekteki «imzaya itiraz» edilmesi nedeniyle, temel ilişkiye dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Ancak bozma ilamında malların «teslim» edildiğine dair kargo şirketince gönderilen belgelerin ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olup, mevcut gerekçe Dairemiz bozma ilamı doğrultusunda değerlendirme yapıldığını gösteren bir gerekçe değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/2542 E. , 2019/1415 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... (...) .... Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 05/05/2016 tarih ve 2015/540-2016/258 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen19.02.2019 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafça davacı aleyhine faturaya dayalı icra takibi yapılmışsa da davalının dayandığı faturalar nedeniyle alacaklı sıfatı bulunmadığını, davacı ve davalı şirket temsilcisinin ortaklıklarının ayrılmasından sonra aralarında oluşan husumete binaen hisse devir sözleşmesinde teslim edileceği bildirilen çekler ve dava konusu faturalarla davacıya zarar vermek kastıyla takipler yapıldığını ve tahsilatların gerçekleştirildiğini, davalının iade ettiği çekler dikkate alındığında kambiyo takibi yapmak yerine faturaya dayalı mahsup ve takip işlemleri yapılmasının hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu ileri sürerek, icra dosyasına ödenen 246.464,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davalının davacı şirketin ortağı olmadığını, davalı şirket temsilcisi ...’nun davacı şirket ortağı iken hissesini .../03/2012 tarihli protokol gereğince davacı şirket ortağı...’e devrederek ortaklıktan ayrıldığını, dava konusu icra takibine dayanak faturalar nedeniyle davacının davalı şirkete borçlu bulunduğunu, ilgili faturaların davacı defterlerinde de kayıtlı olduğunu, icra dosyasında akdi faiz uygulandığından davacı tarafça avans faizi istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının istirdat talebini .../03/2012 tarihli şirket hisse devir sözleşmesinin .... maddesine dayandırdığı, protokolde taraf olarak kendi adına asaleten ve ABS şirketi adına temsilen ...’in ve dava dışı ...’nun yer aldığı, sözleşmede dava dışı ...’nun temsilen davalı şirketin ad ve hesabına işlem yaptığına ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı, davalı şirketin ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğu, şirket nam ve hesabına işlem yapıldığına ilişkin bir kayıt bulunmuyorsa işlemi
gerçekleştiren kişinin kendi nam ve hesabına işlem tesis ettiğinin kabulünün gerekeceği, bu nedenle sözleşmede (protokolde) taraf sıfatı bulunmayan davalı şirketin sözleşme hükümlerinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, sözleşme hükümlerine aykırı davranıldığı iddiası var ise bunun sözleşmede taraf sıfatı bulunan dava dışı ...’ya teşmil ettirilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, faturaya dayalı icra takibi nedeniyle icra dosyasına ödenen bedelin tahsili istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nın 297 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Anılan Yasa'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Anayasa'nın 141. maddesinin .... fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir.
Diğer bir anlatımla, Yargıtay incelemesi ancak bir kararın somut olaya uygun gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir.
Mahkeme kararının gerekçesinde uyuşmazlıkla ilgisi bulunmayan tarafların iddia ve savunmalarına yer verildiği, deliller ile esasa yönelik yapılan değerlendirmelerin dava dosyasıyla ilgisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında, mahkemece yukarıda açıklanan yasa hükümlerine uygun şekilde tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, kendi içinde tutarlı, maddi olaya, talebe ve savunmaya uygun, denetime elverişli gerekçeli karar oluşturulmak gerekirken Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddelerinde belirtilen unsurlardan yoksun, uyuşmazlıkla ilgisi bulunmayan gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
...-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan ....037,00 TL duruşma vekalet ücretinin herbir taraftan alınıp yekdiğerine verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, .../02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/491792000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz