Alacak | Rücuen alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3160 E. 2020/1307 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumluluktan kurtulma↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ hakkaniyet↗ üçüncü kişi↗ taşıyıcı↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; Adli Tıp Kurumu raporuna göre kazaya neden olan arızanın öngörülemez nitelikte bir arıza olduğu, şoförün kusurunun bulunmadığı, kazanın gerçekleşmesinde davacı tarafın ağır kusurunun bulunduğu, esas olarak taşımayı yaptıranların gerekli özen ve dikkati göstermediği, iyi niyetle polis memurlarına bir menfaati olmadan yardım etmiş olan davalı araç malikinin yüksek miktarda tazminat yükü altında bırakmanın hakkaniyete aykırı olduğu, kanunun katı lafzi yorumlanmasının hakkaniyet ve adalet duyguları ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacıya ait aracın davalılarca taşınması sırasında meydana gelen kaza sebebiyle davacı tarafından yaralananlara ödenmek zorunda kalınan meblağların tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece verilen ilk karar Dairemizin 23.05.2012 tarih 2012-4427 Esas 2012-8629 Karar sayılı ilamı ile “…Taşıyıcı somut olaydan kaçınabilmek için tedbirli bir taşıyıcıdan beklenen özeni fiilen gösterdiğini ispatlamadıkça sorumluluktan kurtulamayacaktır. Yani taşıyıcı, bir olayın görünüşte kaçınılmazlığından bahisle sorumlu olamayacağını ileri süremez, aksine bu olaydan kaçınabilmek için tedbirli bir taşıyıcıdan beklenen dikkat ve özeni gösterdiğini ispatla mükelleftir. Doktrinde, taşıyıcının hiçbir surette taşıttaki arızalara dayanamayacağı, en üst düzeyde özeni göstermiş olup olmadığının fark etmeyeceği, arıza kavramının geniş yorumlanması gerektiği, aracın hareketini sağlayan parçalardaki arızalar ile taşınan yükün güvenliğini sağlayan parçaların hepsinin arıza kavramı içinde kaldığı kabul edilmektedir. Bu suretle, olaydaki fren patlaması sonucu oluşan teknik arızanın, taşıyıcıyı sorumluluktan kurtarmayacağının kabulü gerekir. Ayrıca araç maliki davalı ... 2918 sayılı KTK' nın 85 vd. maddeleri uyarınca işleten olup aynı Kanun'un 86'ncı maddesi gereğince sürücünün kusuru olmasa da araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş ise işletenin sorumluluktan kurtulması mümkün değildir. Bu durumda, fren patlaması sonucu kazanın meydana gelmesine sebep olan teknik arızanın taşıyıcının sorumluluğunu ortadan kaldıran bir sebep olamadığı, bu nedenle taşıyıcı olan davalıların sorumlu tutulması, davalı ... 2918 sayılı KTK'nın 85 vd. maddeleri uyarınca işleten olarak da sorumluluğunun bulunduğunun gözetilmesi, tazminat miktarı yönünden gerekli inceleme ve değerlendirmenin yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken …” gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de bozma gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, sorumluluktan kurtulması veya sorumluluğun azaltılması başlıklı 86 maddesi “İşleten veya araç işleticisinin
bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir.” düzenlemesini içermektedir. Bu itibarla mahkemece, uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere, fren patlaması sonucu oluşan teknik arızanın taşıyıcıyı sorumluluktan kurtarmayacağı kabul edilerek tazminat miktarı yönünden hesaplama yapılıp, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 86. maddesi çerçevesinde hüküm tesisi gerekirken anılan hususlar nazara alınmaksızın, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4427 E. 2012/8629 K.
Ortak:sorumluluktan kurtulma · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · kusur · Alacak, Rücuen alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece verilen ilk karar Dairemizin 23.05.2012 tarih 2012-4427 Esas 2012-8629 Karar sayılı ilamı ile “…Taşıyıcı somut olaydan kaçınabilmek için tedbirli bir «taşıyıcıdan» beklenen özeni fiilen gösterdiğini ispatlamadıkça «sorumluluktan kurtulamayacaktır».
Bu suretle, olaydaki fren patlaması sonucu oluşan teknik arızanın, «taşıyıcıyı sorumluluktan» kurtarmayacağının kabulü gerekir.
2918 sayılı KTK' nın 85 vd. maddeleri uyarınca işleten olup aynı Kanun'un 86'ncı maddesi gereğince sürücünün «kusuru» olmasa da araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş ise işletenin «sorumluluktan kurtulması» mümkün değildir.
Benzer bu karardaTaşıyıcı somut olaydan kaçınabilmek için tedbirli bir «taşıyıcıdan» beklenen özeni fiilen gösterdiğini ispatlamadıkça «sorumluluktan kurtulamayacaktır».
Bu suretle, olaydaki fren patlaması sonucu oluşan teknik arızanın, «taşıyıcıyı sorumluluktan» kurtarmayacağının kabulü gerekir.
2918 sayılı KTK' nun 85 vd. maddeleri uyarınca işleten olup aynı Kanun'un 86' ncı maddesi gereğince sürücünün «kusuru» olmasa da araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş ise işletenin «sorumluluktan kurtulması» mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi ve manevi tazminat · eksik inceleme · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDavalılardan ...'ın sürücüsü olduğu kamyon ile davacıya ait aracın taşındığı sırada aracın freninin patlaması sonucu kazanın meydana geldiği, «görevli» polis memurlarının bu kaza sebebiyle yaralandıkları, davacı tarafından polis memurlarına nakdi tazminat ve «maddi manevi tazminat» ödendiği, kazanın aracın freninin patlaması sonucu teknik bir arızadan kaynaklandığı şoför ve araç malikinin «kusurlarının» bulunmadığı yolunda düzenlenen bilirkişi raporuna istinaden mahkemece, yazılı gerekçelerle, davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
2918 sayılı KTK'nun 85 vd. maddeleri uyarınca işleten olarak da sorumluluğunun bulunduğunun gözetilmesi, tazminat miktarı yönünden gerekli inceleme ve değerlendirmenin yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hukuki yanılgıya, «eksik incelemeye» ve yanlış nitelemeye dayalı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4074 E. 2010/10360 K.
Ortak:sorumluluktan kurtulma · üçüncü kişi · taşıyıcı · kusur
İncelediğiniz kararda2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, «sorumluluktan kurtulması» veya sorumluluğun azaltılması başlıklı 86 maddesi “İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin «kusuru» bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir «üçüncü kişinin» ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
Mahkemece verilen ilk karar Dairemizin 23.05.2012 tarih 2012-4427 Esas 2012-8629 Karar sayılı ilamı ile “…Taşıyıcı somut olaydan kaçınabilmek için tedbirli bir «taşıyıcıdan» beklenen özeni fiilen gösterdiğini ispatlamadıkça «sorumluluktan kurtulamayacaktır».
2918 sayılı KTK' nın 85 vd. maddeleri uyarınca işleten olup aynı Kanun'un 86'ncı maddesi gereğince sürücünün «kusuru» olmasa da araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş ise işletenin «sorumluluktan kurtulması» mümkün değildir.
Benzer bu karardaOysa, 2918 sayılı KTK’nun 86/1 nci madde hükmüne göre, işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin «kusuru» bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir «üçüncü kişinin» ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse «sorumluluktan kurtulur».
Dairemiz`in yerleşik uygulamasına göre, teknik bir arıza, kural olarak umulmayan bir hal olup, önceden sezilemez ve önlenemez niteliği de kanıtlanmadıkça, bu hal bakım «kusuru» oluşturmaktadır.Bu hali, 2918 sayılı K.T.K.nun 86/1 nci maddesinde işleteni sorumluluktan kurtaran nedenlerden biri olan «mücbir sebep» değil, araçta kazayı etkileyen bir bozukluk olarak nitelendirmek gerekmektedir.
Somut olayda, davacı yolcu olup, her ne kadar hükme esas alınan alternatifli bilirkişi raporunda fren patlaması bir teknik arıza olarak nitelendirilmiş, mahkemece, davalı sürücü ile işleteni bu nedenle sorumlu tutulmamış ise de, bu arızanın önceden sezilemez ve önlenemez bir nitelik «taşıyıp» taşımadığı üzerinde durulmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mücbir sebep · taşıma sözleşmesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar göz önünde tutularak, somut olayda gerçekleşen teknik arızanın bir «mücbir sebep» gibi illiyet bağlantısını ortadan kaldırıp kaldırmayacağı yönünden davalıların savunma ve kanıtlarının üzerinde durularak, tartışılması, gerektiğinde ek rapor yada yeni bir rapor alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Mahkemece, dosya kapsamına ve bilirkişi raporuna göre, kazanın teknik bir arazıdan meydana geldiği, davalı sürücünün bir kusurunun bulunmadığı, «mücbir sebep» nedeniyle davalı malikinde sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın her iki davalı bakımından da reddine karar verilmiştir.
Dairemiz`in yerleşik uygulamasına göre, teknik bir arıza, kural olarak umulmayan bir hal olup, önceden sezilemez ve önlenemez niteliği de kanıtlanmadıkça, bu hal bakım «kusuru» oluşturmaktadır.Bu hali, 2918 sayılı K.T.K.nun 86/1 nci maddesinde işleteni sorumluluktan kurtaran nedenlerden biri olan «mücbir sebep» değil, araçta kazayı etkileyen bir bozukluk olarak nitelendirmek gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5509 E. 2010/11857 K.
Ortak:sorumluluktan kurtulma · üçüncü kişi · kusur
İncelediğiniz kararda2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, «sorumluluktan kurtulması» veya sorumluluğun azaltılması başlıklı 86 maddesi “İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin «kusuru» bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir «üçüncü kişinin» ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
2918 sayılı KTK' nın 85 vd. maddeleri uyarınca işleten olup aynı Kanun'un 86'ncı maddesi gereğince sürücünün «kusuru» olmasa da araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş ise işletenin «sorumluluktan kurtulması» mümkün değildir.
Mahkemece verilen ilk karar Dairemizin 23.05.2012 tarih 2012-4427 Esas 2012-8629 Karar sayılı ilamı ile “…Taşıyıcı somut olaydan kaçınabilmek için tedbirli bir «taşıyıcıdan» beklenen özeni fiilen gösterdiğini ispatlamadıkça «sorumluluktan kurtulamayacaktır».
Benzer bu karardaKarayolları Trafik Kanunu’nun 86.maddesinde,işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin «kusuru» bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir «üçüncü kişinin» ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse «sorumluluktan kurtulur» denilmiştir Doktrin ve uygulamaya göre «mücbir sebep» "sorumlu veya borçlunun faaliyeti ve işletmesi dışında meydana gelen genel bir davranış normunun veya borcun ihlaline mutlak olarak kaçınılmaz bir şekilde yol açan …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kesinleşen ceza dosyasıyla davalıların olayda «kusurlarının» olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:mücbir sebep · özen yükümlülüğü
Benzer bu karardaOysa teknik arızalar (fren patlaması, rot çıkması, lastik patlaması gibi) aracın periyodik bakımının zamanında yapılmamış olmasından ileri gelmektedir, «mücbir sebep» değil, ancak umulmayan hal olarak kabul edilebilir ve işletenin bakım ve «özen yükümlülüğü» kapsamındaki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 86.maddesinde,işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin «kusuru» bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir «üçüncü kişinin» ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse «sorumluluktan kurtulur» denilmiştir Doktrin ve uygulamaya göre «mücbir sebep» "sorumlu veya borçlunun faaliyeti ve işletmesi dışında meydana gelen genel bir davranış normunun veya borcun ihlaline mutlak olarak kaçınılmaz bir şekilde yol açan …
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12144 E. 2010/1737 K.
Ortak:sorumluluktan kurtulma · kusur
İncelediğiniz kararda2918 sayılı KTK' nın 85 vd. maddeleri uyarınca işleten olup aynı Kanun'un 86'ncı maddesi gereğince sürücünün «kusuru» olmasa da araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş ise işletenin «sorumluluktan kurtulması» mümkün değildir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, «sorumluluktan kurtulması» veya sorumluluğun azaltılması başlıklı 86 maddesi “İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin «kusuru» bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir «üçüncü kişinin» ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
Mahkemece verilen ilk karar Dairemizin 23.05.2012 tarih 2012-4427 Esas 2012-8629 Karar sayılı ilamı ile “…Taşıyıcı somut olaydan kaçınabilmek için tedbirli bir «taşıyıcıdan» beklenen özeni fiilen gösterdiğini ispatlamadıkça «sorumluluktan kurtulamayacaktır».
Benzer bu karardaAynı Kanun' un 86' ncı maddesinde, sürücünün «kusuru» olmasa da araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş ise işletenin «sorumluluktan kurtulması» mümkün değildir.
Aynı Kanun' un 86' ncı maddesinde, sürücünün «kusuru» olmasa da araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş ise işletenin «sorumluluktan kurtulması» mümkün değildir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sürücü davalının kusurlu olmadığı, BK' nun 51 nci maddesi uyarınca tüm davalılara «kusur» yükletilemeyeceği, bu durumda tazminatta istenemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş,kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 22.06.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · cy/cy kaydı · temsil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaOysa dava «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanmakta olup, yük taşımaları 2918 sayılı kanunun 87/«son» maddesi hükmü uyarınca zarar görenin beraberinde bulunan bagaj ve benzeri eşya dışında araçta taşınan eşyanın uğradığı zararlardan dolayı işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu da genel hükümlere tabidir.
Şti. «temsilcisi» karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
2-Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Anayasası’nın 90 ncı maddesinin «son» fıkrası hükmünde “Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir.” düzenlemesi mevcuttur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15079 E. 2012/19942 K.
Ortak:sorumluluktan kurtulma · hakkaniyet · üçüncü kişi · kusur
İncelediğiniz kararda2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, «sorumluluktan kurtulması» veya sorumluluğun azaltılması başlıklı 86 maddesi “İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin «kusuru» bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir «üçüncü kişinin» ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
2918 sayılı KTK' nın 85 vd. maddeleri uyarınca işleten olup aynı Kanun'un 86'ncı maddesi gereğince sürücünün «kusuru» olmasa da araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş ise işletenin «sorumluluktan kurtulması» mümkün değildir.
… ve dikkati göstermediği, iyi niyetle polis memurlarına bir menfaati olmadan yardım etmiş olan davalı araç malikinin yüksek miktarda tazminat yükü altında bırakmanın «hakkaniyete» aykırı olduğu, kanunun katı lafzi yorumlanmasının hakkaniyet ve adalet duyguları ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAynı Kanun'un 86/1. madde hükmüne göre ise işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin «kusuru» bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir «üçüncü kişinin» ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse «sorumluluktan kurtulur».
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, aracın maliki ...'in olayda kusurunun bulunmadığı, olayın tamamen davalı ...'ın «kusuru» ile meydana geldiği, dolayısıyla davalı ...'ın fiilinin davalı ...'in sorumluluğunu ortadan kaldırdığı, illiyet bağını kestiği, sadece tescil kaydında davalı ...'in adının bulunması nedeniyle adı geçen davalıyı sorumlu tutmanın «hakkaniyet» duygularına aykırı olacağı gerekçesiyle, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, davacı tarafından ödenen 3.775,00 TL'nın ödeme tarihi olan 15/01/2009 tarihinden itibaren işleyen «reeskont faizi» ile birlikte davalı ...'tan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak; sürücünün «kusuru» 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 86/1. maddesi gereği işleteni sorumluluktan kurtaran bir neden olamayacağından, dosyada mevcut trafik «kaydına» göre olay tarihi itibariyle aracın maliki olan davalı ...'in zarar veren aracın işleteni olduğunun kabulü ile 2918 Sayılı KTK’nın 85. maddesi uyarınca yasadan kayn …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazminat · reeskont faizi · uyuşmazlık konusu · sigorta poliçesi · cy/cy kaydı · hasar
Benzer bu karardaSomut olayda, davacıya akaryakıt servis istasyonları «sigorta poliçesi» ile sigortalı akatyakıt pompasının meydana gelen kaza sonucu hasarlandığı, «hasar» tazminatının davacı tarafından karşılandığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Dava, akaryakıt servis istasyonları «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, aracın maliki ...'in olayda kusurunun bulunmadığı, olayın tamamen davalı ...'ın «kusuru» ile meydana geldiği, dolayısıyla davalı ...'ın fiilinin davalı ...'in sorumluluğunu ortadan kaldırdığı, illiyet bağını kestiği, sadece tescil kaydında davalı ...'in adının bulunması nedeniyle adı geçen davalıyı sorumlu tutmanın «hakkaniyet» duygularına aykırı olacağı gerekçesiyle, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, davacı tarafından ödenen 3.775,00 TL'nın ödeme tarihi olan 15/01/2009 tarihinden itibaren işleyen «reeskont faizi» ile birlikte davalı ...'tan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalılardan ...'in trafik «kaydına» göre araç maliki olmasının sorumluluğu için yetmeyeceği, olayın araç sürücüsü davalı ...'ın kusuruyla meydana geldiği, davalı ...'ın fiilinin davalı işletenin sorumluluğunu ortadan kaldırdığı, illiyet bağını kestiği gerekçesiyle bu davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10015 E. 2012/16788 K.
Ortak:sorumluluktan kurtulma · üçüncü kişi · kusur
İncelediğiniz kararda2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, «sorumluluktan kurtulması» veya sorumluluğun azaltılması başlıklı 86 maddesi “İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin «kusuru» bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir «üçüncü kişinin» ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
2918 sayılı KTK' nın 85 vd. maddeleri uyarınca işleten olup aynı Kanun'un 86'ncı maddesi gereğince sürücünün «kusuru» olmasa da araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş ise işletenin «sorumluluktan kurtulması» mümkün değildir.
Mahkemece verilen ilk karar Dairemizin 23.05.2012 tarih 2012-4427 Esas 2012-8629 Karar sayılı ilamı ile “…Taşıyıcı somut olaydan kaçınabilmek için tedbirli bir «taşıyıcıdan» beklenen özeni fiilen gösterdiğini ispatlamadıkça «sorumluluktan kurtulamayacaktır».
Benzer bu kararda2918 sayılı KTK'nun 86/1. madde hükmüne göre işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin «kusuru» bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir «üçüncü kişinin» ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse «sorumluluktan kurtulur».
Somut olayda, davalı ... ...vekili, kazanın meydana gelmesinde «kusurun» tamamen Karayolları Genel Müdürlüğü'nde bulunduğunu savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tazminat davası · taşıma sözleşmesi · bilirkişi incelemesi · yasal faiz
Benzer bu karardaDava, yolcu «taşıma sözleşmesine» dayalı «tazminat davası» olup, mahkemece «bilirkişi incelemesi» yapılmaksızın davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamından davanın kısmen kabulü ile ... için 15.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınmasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3160 E. , 2020/1307 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 09/04/2019 tarih ve 2012/595-2019/186 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, davacıya ait aracın arızalanması üzerine davalı ...'a ait ve sürücülüğünü davalı ...'ın yaptığı araca yüklenerek tamir için Erzurum'a nakledilmek istendiğini, aracın freninin patlaması neticesi ters döndüğünü, üzerinde bulunan davacıya ait aracın 2 metre yükseklikten Jandarma Alay Komutanlığı bahçesine düşmesiyle araç içerisinde bulunan görevli memurlar ile araç sürücüsü ve yardımcısının yaralanmasına sebep olunduğunu, araç üzerine yüklü müvekkili Bakanlığa ait araç içerisinde bulunan görevli polis memurlarına İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması hakkında Kanun ve yönetmelik gereğince yapılan hesaplama neticesinde toplam 676,31 TL tutarında nakdi tazminat ödendiğini, polis memurlarından ...
Erkek'in bu kazada yaralanması sebebiyle %15 oranında malul olduğu yolundaki heyet raporununa istinaden maddi ve manevi tazminat talebi ile davacı aleyhine açılan davada hükmedilen bedel ile masraflar toplamı 99.423,31 TL'nin Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2007/11886 Esas sayılı takip dosyasına ödendiğini ileri sürerek 676,31
TL nakdi tazminatın ve ... Erkek'e söz konusu kazada yaralanması sebebiyle mahkeme kararına istinaden ödenen 99.423,31 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosyada icra dosyasına vekalet ücreti olarak 9.020, 73 TL daha ödendiğini belirterek bu meblağın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı ..., olay tarihinde şoförü olduğu kamyonun arızalı olması sebebiyle Erzurum'a tamire getirecekken özel harekat timlerinin kendilerinin panzerinin arızalandığını, Erzurum'a ağır bakıma gitmesi gerektiğini ve bu aracı kamyonuna yükleyip götürmesi şeklinde hukuk dışı baskıda bulunarak arızalı kamyona panzeri yüklettiklerini, Palandöken dağı inişinde zaten arızalı olan kamyonun freninin patladığını, aracın kontrolünden çıktığını ve devrilmesi sonucunda ağır yaralandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, aracın davacı idare tarafından tutulduğuna fiş veya fatura bulunmadığını, müvekkiline bir ücret ödenmediğini, aracın müvekkilinin rızası dışında tutulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; Adli Tıp Kurumu raporuna göre kazaya neden olan arızanın öngörülemez nitelikte bir arıza olduğu, şoförün kusurunun bulunmadığı, kazanın gerçekleşmesinde davacı tarafın ağır kusurunun bulunduğu, esas olarak taşımayı yaptıranların gerekli özen ve dikkati göstermediği, iyi niyetle polis memurlarına bir menfaati olmadan yardım etmiş olan davalı araç malikinin yüksek miktarda tazminat yükü altında bırakmanın hakkaniyete aykırı olduğu, kanunun katı lafzi yorumlanmasının hakkaniyet ve adalet duyguları ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacıya ait aracın davalılarca taşınması sırasında meydana gelen kaza sebebiyle davacı tarafından yaralananlara ödenmek zorunda kalınan meblağların tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece verilen ilk karar Dairemizin 23.05.2012 tarih 2012-4427 Esas 2012-8629 Karar sayılı ilamı ile “…Taşıyıcı somut olaydan kaçınabilmek için tedbirli bir taşıyıcıdan beklenen özeni fiilen gösterdiğini ispatlamadıkça sorumluluktan kurtulamayacaktır. Yani taşıyıcı, bir olayın görünüşte kaçınılmazlığından bahisle sorumlu olamayacağını ileri süremez, aksine bu olaydan kaçınabilmek için tedbirli bir taşıyıcıdan beklenen dikkat ve özeni gösterdiğini ispatla mükelleftir. Doktrinde, taşıyıcının hiçbir surette taşıttaki arızalara dayanamayacağı, en üst düzeyde özeni göstermiş olup olmadığının fark etmeyeceği, arıza kavramının geniş yorumlanması gerektiği, aracın hareketini sağlayan parçalardaki arızalar ile taşınan yükün güvenliğini sağlayan parçaların hepsinin arıza kavramı içinde kaldığı kabul edilmektedir.
Bu suretle, olaydaki fren patlaması sonucu oluşan teknik arızanın, taşıyıcıyı sorumluluktan kurtarmayacağının kabulü gerekir. Ayrıca araç maliki davalı ... 2918 sayılı KTK' nın 85 vd. maddeleri uyarınca işleten olup aynı Kanun'un 86'ncı maddesi gereğince sürücünün kusuru olmasa da araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş ise işletenin sorumluluktan kurtulması mümkün değildir. Bu durumda, fren patlaması sonucu kazanın meydana gelmesine sebep olan teknik arızanın taşıyıcının sorumluluğunu ortadan kaldıran bir sebep olamadığı, bu nedenle taşıyıcı olan davalıların sorumlu tutulması, davalı ... 2918 sayılı KTK'nın 85 vd. maddeleri uyarınca işleten olarak da sorumluluğunun bulunduğunun gözetilmesi, tazminat miktarı yönünden gerekli inceleme ve değerlendirmenin yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken …” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de bozma gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, sorumluluktan kurtulması veya sorumluluğun azaltılması başlıklı 86 maddesi “İşleten veya araç işleticisinin
bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir.” düzenlemesini içermektedir. Bu itibarla mahkemece, uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere, fren patlaması sonucu oluşan teknik arızanın taşıyıcıyı sorumluluktan kurtarmayacağı kabul edilerek tazminat miktarı yönünden hesaplama yapılıp, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 86.
maddesi çerçevesinde hüküm tesisi gerekirken anılan hususlar nazara alınmaksızın, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine, 12/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587272600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz