Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4074 E. 2010/10360 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mücbir sebep↗ sorumluluktan kurtulma↗ taşıma sözleşmesi↗ üçüncü kişi↗ taşıyıcı↗ maddi ve manevi tazminat↗ kusur↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına ve bilirkişi raporuna göre, kazanın teknik bir arazıdan meydana geldiği, davalı sürücünün bir kusurunun bulunmadığı, mücbir sebep nedeniyle davalı malikinde sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın her iki davalı bakımından da reddine karar verilmiştir.
Oysa, 2918 sayılı KTK’nun 86/1 nci madde hükmüne göre, işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
Dairemiz`in yerleşik uygulamasına göre, teknik bir arıza, kural olarak umulmayan bir hal olup, önceden sezilemez ve önlenemez niteliği de kanıtlanmadıkça, bu hal bakım kusuru oluşturmaktadır.Bu hali, 2918 sayılı K.T.K.nun 86/1 nci maddesinde işleteni sorumluluktan kurtaran nedenlerden biri olan mücbir sebep değil, araçta kazayı etkileyen bir bozukluk olarak nitelendirmek gerekmektedir.
Somut olayda, davacı yolcu olup, her ne kadar hükme esas alınan alternatifli bilirkişi raporunda fren patlaması bir teknik arıza olarak nitelendirilmiş, mahkemece, davalı sürücü ile işleteni bu nedenle sorumlu tutulmamış ise de, bu arızanın önceden sezilemez ve önlenemez bir nitelik taşıyıp taşımadığı üzerinde durulmamıştır. Bilindiği gibi teknik arızalar çoğu kez aracın periyodik bakımının zamanında gereği gibi yapılmamış olmasından ileri gelir ve bu da araç için bir kusur teşkil eder. Kusurun söz konusu olduğu hallerde ise mücbir sebepten bahsedilemez.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar göz önünde tutularak, somut olayda gerçekleşen teknik arızanın bir mücbir sebep gibi illiyet bağlantısını ortadan kaldırıp kaldırmayacağı yönünden davalıların savunma ve kanıtlarının üzerinde durularak, tartışılması, gerektiğinde ek rapor yada yeni bir rapor alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3160 E. 2020/1307 K.
Ortak:sorumluluktan kurtulma · üçüncü kişi · taşıyıcı · kusur
İncelediğiniz karardaOysa, 2918 sayılı KTK’nun 86/1 nci madde hükmüne göre, işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin «kusuru» bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir «üçüncü kişinin» ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse «sorumluluktan kurtulur».
Dairemiz`in yerleşik uygulamasına göre, teknik bir arıza, kural olarak umulmayan bir hal olup, önceden sezilemez ve önlenemez niteliği de kanıtlanmadıkça, bu hal bakım «kusuru» oluşturmaktadır.Bu hali, 2918 sayılı K.T.K.nun 86/1 nci maddesinde işleteni sorumluluktan kurtaran nedenlerden biri olan «mücbir sebep» değil, araçta kazayı etkileyen bir bozukluk olarak nitelendirmek gerekmektedir.
Somut olayda, davacı yolcu olup, her ne kadar hükme esas alınan alternatifli bilirkişi raporunda fren patlaması bir teknik arıza olarak nitelendirilmiş, mahkemece, davalı sürücü ile işleteni bu nedenle sorumlu tutulmamış ise de, bu arızanın önceden sezilemez ve önlenemez bir nitelik «taşıyıp» taşımadığı üzerinde durulmamıştır.
Benzer bu kararda2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, «sorumluluktan kurtulması» veya sorumluluğun azaltılması başlıklı 86 maddesi “İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin «kusuru» bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir «üçüncü kişinin» ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
Mahkemece verilen ilk karar Dairemizin 23.05.2012 tarih 2012-4427 Esas 2012-8629 Karar sayılı ilamı ile “…Taşıyıcı somut olaydan kaçınabilmek için tedbirli bir «taşıyıcıdan» beklenen özeni fiilen gösterdiğini ispatlamadıkça «sorumluluktan kurtulamayacaktır».
2918 sayılı KTK' nın 85 vd. maddeleri uyarınca işleten olup aynı Kanun'un 86'ncı maddesi gereğince sürücünün «kusuru» olmasa da araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş ise işletenin «sorumluluktan kurtulması» mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sorumluluğu · hakkaniyet
Benzer bu kararda… ve dikkati göstermediği, iyi niyetle polis memurlarına bir menfaati olmadan yardım etmiş olan davalı araç malikinin yüksek miktarda tazminat yükü altında bırakmanın «hakkaniyete» aykırı olduğu, kanunun katı lafzi yorumlanmasının hakkaniyet ve adalet duyguları ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu suretle, olaydaki fren patlaması sonucu oluşan teknik arızanın, «taşıyıcıyı sorumluluktan» kurtarmayacağının kabulü gerekir.
Bu durumda, fren patlaması sonucu kazanın meydana gelmesine sebep olan teknik arızanın «taşıyıcının sorumluluğunu» ortadan kaldıran bir sebep olamadığı, bu nedenle taşıyıcı olan davalıların sorumlu tutulması, davalı ...
Bu itibarla mahkemece, uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere, fren patlaması sonucu oluşan teknik arızanın «taşıyıcıyı sorumluluktan» kurtarmayacağı kabul edilerek tazminat miktarı yönünden hesaplama yapılıp, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5509 E. 2010/11857 K.
Ortak:mücbir sebep · sorumluluktan kurtulma · üçüncü kişi · kusur · Tazminat
İncelediğiniz karardaOysa, 2918 sayılı KTK’nun 86/1 nci madde hükmüne göre, işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin «kusuru» bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir «üçüncü kişinin» ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse «sorumluluktan kurtulur».
Dairemiz`in yerleşik uygulamasına göre, teknik bir arıza, kural olarak umulmayan bir hal olup, önceden sezilemez ve önlenemez niteliği de kanıtlanmadıkça, bu hal bakım «kusuru» oluşturmaktadır.Bu hali, 2918 sayılı K.T.K.nun 86/1 nci maddesinde işleteni sorumluluktan kurtaran nedenlerden biri olan «mücbir sebep» değil, araçta kazayı etkileyen bir bozukluk olarak nitelendirmek gerekmektedir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve bilirkişi raporuna göre, kazanın teknik bir arazıdan meydana geldiği, davalı sürücünün bir kusurunun bulunmadığı, «mücbir sebep» nedeniyle davalı malikinde sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaKarayolları Trafik Kanunu’nun 86.maddesinde,işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin «kusuru» bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir «üçüncü kişinin» ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse «sorumluluktan kurtulur» denilmiştir Doktrin ve uygulamaya göre «mücbir sebep» "sorumlu veya borçlunun faaliyeti ve işletmesi dışında meydana gelen genel bir davranış normunun veya borcun ihlaline mutlak olarak kaçınılmaz bir şekilde yol açan …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kesinleşen ceza dosyasıyla davalıların olayda «kusurlarının» olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa teknik arızalar (fren patlaması, rot çıkması, lastik patlaması gibi) aracın periyodik bakımının zamanında yapılmamış olmasından ileri gelmektedir, «mücbir sebep» değil, ancak umulmayan hal olarak kabul edilebilir ve işletenin bakım ve «özen yükümlülüğü» kapsamındaki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:özen yükümlülüğü
Benzer bu karardaOysa teknik arızalar (fren patlaması, rot çıkması, lastik patlaması gibi) aracın periyodik bakımının zamanında yapılmamış olmasından ileri gelmektedir, «mücbir sebep» değil, ancak umulmayan hal olarak kabul edilebilir ve işletenin bakım ve «özen yükümlülüğü» kapsamındaki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7428 E. 2011/17547 K.
Ortak:mücbir sebep · sorumluluktan kurtulma · üçüncü kişi · kusur
İncelediğiniz karardaOysa, 2918 sayılı KTK’nun 86/1 nci madde hükmüne göre, işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin «kusuru» bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir «üçüncü kişinin» ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse «sorumluluktan kurtulur».
Dairemiz`in yerleşik uygulamasına göre, teknik bir arıza, kural olarak umulmayan bir hal olup, önceden sezilemez ve önlenemez niteliği de kanıtlanmadıkça, bu hal bakım «kusuru» oluşturmaktadır.Bu hali, 2918 sayılı K.T.K.nun 86/1 nci maddesinde işleteni sorumluluktan kurtaran nedenlerden biri olan «mücbir sebep» değil, araçta kazayı etkileyen bir bozukluk olarak nitelendirmek gerekmektedir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve bilirkişi raporuna göre, kazanın teknik bir arazıdan meydana geldiği, davalı sürücünün bir kusurunun bulunmadığı, «mücbir sebep» nedeniyle davalı malikinde sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2918 sayılı KTK'nun 86/1. madde hükmüne göre işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin «kusuru» bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir «üçüncü kişinin» ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse «sorumluluktan kurtulur».
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, aracın sevki sırasında sürücünün aniden ölümünün «mücbir sebep» olmadığı, bu nedenle davacıya sigortalı Sibel’in yaralanması nedeniyle oluşan tedavi giderlerinden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bir olayın «mücbir sebep» olarak nitelendirilebilmesi için o olayın önceden sezilemez, karşı konulamaz olması ve harici bir etkenden ileri gelmiş olması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta sözleşmesi · rücuen tazminat · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaDava, sağlık «sigorta sözleşmesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacıya sağlık «sigorta sözleşmesi» ile sigortalı kişinin davalı şirkete ait araçta taşınması sırasında sürücünün aniden ölümü nedeniyle meydana gelen kaza sonucu yaralandığı ve tedavi giderlerinin davacı tarafından karşılandığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10015 E. 2012/16788 K.
Ortak:sorumluluktan kurtulma · taşıma sözleşmesi · üçüncü kişi · kusur
İncelediğiniz karardaOysa, 2918 sayılı KTK’nun 86/1 nci madde hükmüne göre, işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin «kusuru» bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir «üçüncü kişinin» ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse «sorumluluktan kurtulur».
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın her iki davalı bakımından da reddine karar verilmiştir.
Dairemiz`in yerleşik uygulamasına göre, teknik bir arıza, kural olarak umulmayan bir hal olup, önceden sezilemez ve önlenemez niteliği de kanıtlanmadıkça, bu hal bakım «kusuru» oluşturmaktadır.Bu hali, 2918 sayılı K.T.K.nun 86/1 nci maddesinde işleteni sorumluluktan kurtaran nedenlerden biri olan «mücbir sebep» değil, araçta kazayı etkileyen bir bozukluk olarak nitelendirmek gerekmektedir.
Benzer bu kararda2918 sayılı KTK'nun 86/1. madde hükmüne göre işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin «kusuru» bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir «üçüncü kişinin» ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse «sorumluluktan kurtulur».
Dava, yolcu «taşıma sözleşmesine» dayalı «tazminat davası» olup, mahkemece «bilirkişi incelemesi» yapılmaksızın davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davalı ... ...vekili, kazanın meydana gelmesinde «kusurun» tamamen Karayolları Genel Müdürlüğü'nde bulunduğunu savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tazminat davası · bilirkişi incelemesi · yasal faiz
Benzer bu karardaDava, yolcu «taşıma sözleşmesine» dayalı «tazminat davası» olup, mahkemece «bilirkişi incelemesi» yapılmaksızın davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamından davanın kısmen kabulü ile ... için 15.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4427 E. 2012/8629 K.
Ortak:sorumluluktan kurtulma · taşıyıcı · maddi ve manevi tazminat · kusur · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaOysa, 2918 sayılı KTK’nun 86/1 nci madde hükmüne göre, işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin «kusuru» bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir «üçüncü kişinin» ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse «sorumluluktan kurtulur».
Dairemiz`in yerleşik uygulamasına göre, teknik bir arıza, kural olarak umulmayan bir hal olup, önceden sezilemez ve önlenemez niteliği de kanıtlanmadıkça, bu hal bakım «kusuru» oluşturmaktadır.Bu hali, 2918 sayılı K.T.K.nun 86/1 nci maddesinde işleteni sorumluluktan kurtaran nedenlerden biri olan «mücbir sebep» değil, araçta kazayı etkileyen bir bozukluk olarak nitelendirmek gerekmektedir.
Somut olayda, davacı yolcu olup, her ne kadar hükme esas alınan alternatifli bilirkişi raporunda fren patlaması bir teknik arıza olarak nitelendirilmiş, mahkemece, davalı sürücü ile işleteni bu nedenle sorumlu tutulmamış ise de, bu arızanın önceden sezilemez ve önlenemez bir nitelik «taşıyıp» taşımadığı üzerinde durulmamıştır.
Benzer bu karardaDavalılardan ...'ın sürücüsü olduğu kamyon ile davacıya ait aracın taşındığı sırada aracın freninin patlaması sonucu kazanın meydana geldiği, «görevli» polis memurlarının bu kaza sebebiyle yaralandıkları, davacı tarafından polis memurlarına nakdi tazminat ve «maddi manevi tazminat» ödendiği, kazanın aracın freninin patlaması sonucu teknik bir arızadan kaynaklandığı şoför ve araç malikinin «kusurlarının» bulunmadığı yolunda düzenlenen bilirkişi raporuna istinaden mahkemece, yazılı gerekçelerle, davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Taşıyıcı somut olaydan kaçınabilmek için tedbirli bir «taşıyıcıdan» beklenen özeni fiilen gösterdiğini ispatlamadıkça «sorumluluktan kurtulamayacaktır».
2918 sayılı KTK' nun 85 vd. maddeleri uyarınca işleten olup aynı Kanun'un 86' ncı maddesi gereğince sürücünün «kusuru» olmasa da araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş ise işletenin «sorumluluktan kurtulması» mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sorumluluğu · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDavalılardan ...'ın sürücüsü olduğu kamyon ile davacıya ait aracın taşındığı sırada aracın freninin patlaması sonucu kazanın meydana geldiği, «görevli» polis memurlarının bu kaza sebebiyle yaralandıkları, davacı tarafından polis memurlarına nakdi tazminat ve «maddi manevi tazminat» ödendiği, kazanın aracın freninin patlaması sonucu teknik bir arızadan kaynaklandığı şoför ve araç malikinin «kusurlarının» bulunmadığı yolunda düzenlenen bilirkişi raporuna istinaden mahkemece, yazılı gerekçelerle, davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu suretle, olaydaki fren patlaması sonucu oluşan teknik arızanın, «taşıyıcıyı sorumluluktan» kurtarmayacağının kabulü gerekir.
Bu durumda, fren patlaması sonucu kazanın meydana gelmesine sebep olan teknik arızanın «taşıyıcının sorumluluğunu» ortadan kaldıran bir sebep olamadığı, bu nedenle taşıyıcı olan davalıların sorumlu tutulması, davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15079 E. 2012/19942 K.
Ortak:sorumluluktan kurtulma · üçüncü kişi · kusur · Tazminat
İncelediğiniz karardaOysa, 2918 sayılı KTK’nun 86/1 nci madde hükmüne göre, işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin «kusuru» bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir «üçüncü kişinin» ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse «sorumluluktan kurtulur».
Dairemiz`in yerleşik uygulamasına göre, teknik bir arıza, kural olarak umulmayan bir hal olup, önceden sezilemez ve önlenemez niteliği de kanıtlanmadıkça, bu hal bakım «kusuru» oluşturmaktadır.Bu hali, 2918 sayılı K.T.K.nun 86/1 nci maddesinde işleteni sorumluluktan kurtaran nedenlerden biri olan «mücbir sebep» değil, araçta kazayı etkileyen bir bozukluk olarak nitelendirmek gerekmektedir.
Bilindiği gibi teknik arızalar çoğu kez aracın periyodik bakımının zamanında gereği gibi yapılmamış olmasından ileri gelir ve bu da araç için bir «kusur» teşkil eder.
Benzer bu karardaAynı Kanun'un 86/1. madde hükmüne göre ise işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin «kusuru» bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir «üçüncü kişinin» ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse «sorumluluktan kurtulur».
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, aracın maliki ...'in olayda kusurunun bulunmadığı, olayın tamamen davalı ...'ın «kusuru» ile meydana geldiği, dolayısıyla davalı ...'ın fiilinin davalı ...'in sorumluluğunu ortadan kaldırdığı, illiyet bağını kestiği, sadece tescil kaydında davalı ...'in adının bulunması nedeniyle adı geçen davalıyı sorumlu tutmanın «hakkaniyet» duygularına aykırı olacağı gerekçesiyle, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, davacı tarafından ödenen 3.775,00 TL'nın ödeme tarihi olan 15/01/2009 tarihinden itibaren işleyen «reeskont faizi» ile birlikte davalı ...'tan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak; sürücünün «kusuru» 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 86/1. maddesi gereği işleteni sorumluluktan kurtaran bir neden olamayacağından, dosyada mevcut trafik «kaydına» göre olay tarihi itibariyle aracın maliki olan davalı ...'in zarar veren aracın işleteni olduğunun kabulü ile 2918 Sayılı KTK’nın 85. maddesi uyarınca yasadan kayn …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazminat · hakkaniyet · reeskont faizi · uyuşmazlık konusu · sigorta poliçesi · cy/cy kaydı · hasar
Benzer bu karardaSomut olayda, davacıya akaryakıt servis istasyonları «sigorta poliçesi» ile sigortalı akatyakıt pompasının meydana gelen kaza sonucu hasarlandığı, «hasar» tazminatının davacı tarafından karşılandığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, aracın maliki ...'in olayda kusurunun bulunmadığı, olayın tamamen davalı ...'ın «kusuru» ile meydana geldiği, dolayısıyla davalı ...'ın fiilinin davalı ...'in sorumluluğunu ortadan kaldırdığı, illiyet bağını kestiği, sadece tescil kaydında davalı ...'in adının bulunması nedeniyle adı geçen davalıyı sorumlu tutmanın «hakkaniyet» duygularına aykırı olacağı gerekçesiyle, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, davacı tarafından ödenen 3.775,00 TL'nın ödeme tarihi olan 15/01/2009 tarihinden itibaren işleyen «reeskont faizi» ile birlikte davalı ...'tan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, akaryakıt servis istasyonları «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalılardan ...'in trafik «kaydına» göre araç maliki olmasının sorumluluğu için yetmeyeceği, olayın araç sürücüsü davalı ...'ın kusuruyla meydana geldiği, davalı ...'ın fiilinin davalı işletenin sorumluluğunu ortadan kaldırdığı, illiyet bağını kestiği gerekçesiyle bu davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/4074 E. , 2010/10360 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Adana (Kapatılan) 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.05.2008 tarih ve 2005/177 - 2008/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu araçta yolcu olan müvekkilinin meydana gelen kazada yaralandığını ileri sürerek, şimdilik toplam 10.000-YTL maddi ve manevi tazminatın temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, olayın aracın freninin patlaması sonucu meydana geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve bilirkişi raporuna göre, kazanın teknik bir arazıdan meydana geldiği, davalı sürücünün bir kusurunun bulunmadığı, mücbir sebep nedeniyle davalı malikinde sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın her iki davalı bakımından da reddine karar verilmiştir.
Oysa, 2918 sayılı KTK’nun 86/1 nci madde hükmüne göre, işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
Dairemiz`in yerleşik uygulamasına göre, teknik bir arıza, kural olarak umulmayan bir hal olup, önceden sezilemez ve önlenemez niteliği de kanıtlanmadıkça, bu hal bakım kusuru oluşturmaktadır.Bu hali, 2918 sayılı K.T.K.nun 86/1 nci maddesinde işleteni sorumluluktan kurtaran nedenlerden biri olan mücbir sebep değil, araçta kazayı etkileyen bir bozukluk olarak nitelendirmek gerekmektedir.
Somut olayda, davacı yolcu olup, her ne kadar hükme esas alınan alternatifli bilirkişi raporunda fren patlaması bir teknik arıza olarak nitelendirilmiş, mahkemece, davalı sürücü ile işleteni bu nedenle sorumlu tutulmamış ise de, bu arızanın önceden sezilemez ve önlenemez bir nitelik taşıyıp taşımadığı üzerinde durulmamıştır. Bilindiği gibi teknik arızalar çoğu kez aracın periyodik bakımının zamanında gereği gibi yapılmamış olmasından ileri gelir ve bu da araç için bir kusur teşkil eder. Kusurun söz konusu olduğu hallerde ise mücbir sebepten bahsedilemez.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar göz önünde tutularak, somut olayda gerçekleşen teknik arızanın bir mücbir sebep gibi illiyet bağlantısını ortadan kaldırıp kaldırmayacağı yönünden davalıların savunma ve kanıtlarının üzerinde durularak, tartışılması, gerektiğinde ek rapor yada yeni bir rapor alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030659200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz