İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/7313 E. 2013/23017 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 1472↗ nakliyat sigortası↗ husumet itirazı↗ halefiyet↗ ibraname↗ aktif dava ehliyeti↗ acentelik↗ icra takibine itiraz↗ taraf ehliyeti↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı acentenin husumet itirazının yerinde olmadığı ancak dava konusu edilen eksik yük bedelinin fire oranı kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, deniz yolu ile taşıma sırasında meydana gelen hasar sebebiyle nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen tazminatın rucuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dosya kapsamında davacı sigortacı tarafından sigortalısına ödeme yapıldığına ilişkin ödeme belgesi, ibraname, makbuz vs. bir belgenin bulunmadığı, yanlızca hasar dosyası görüntüleme ekranı başlıklı bir bilgisayar çıktısının sunulmuş olduğu ve davacı vekilince 19.09.2012 tarihli dilekçe ve 17.10.2012 tarihli celse beyanında ödemenin ilgili banka şubesinden araştırılmasının istendiği anlaşılmaktadır. Buna göre, 6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesi (Eski: TTK'nun 1301.maddesi) kapsamında halefiyet sonucunu doğuracak bir ödeme yapılıp yapılmadığının ve davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının tereddüte mahal bırakmayacak şekilde araştırılması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1943 E. 2016/2348 K.
Ortak:halefiyet · sigorta poliçesi
İncelediğiniz kararda1- Dava, deniz yolu ile taşıma sırasında meydana gelen «hasar» sebebiyle «nakliyat sigorta poliçesi» kapsamında sigortalıya ödenen tazminatın rucuen tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir.
Buna göre, 6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesi (Eski: TTK'nun 1301.maddesi) kapsamında «halefiyet» sonucunu doğuracak bir ödeme yapılıp yapılmadığının ve davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunup bulunmadığının tereddüte mahal bırakmayacak şekilde araştırılması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… mına göre, somut olayda uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'nın 1472 (6762 sayılı TTK'nın 1301) maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın «haksız fiile» (trafik kazasına) sebebiyet veren davalıdan «rücuen tahsili» isteminden kaynaklandığı, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.3.1944 tarih 37 Esas 9 Karar R.G.3.7.1944 sayılı kararında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava «sigorta poliçesinden» doğan bir dava değildir.
Bu nedenle, «halefiyet» davası bir ticari dava sayılamaz.
Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak «sigortacının halefiyet» hakkına dayanan «rücu davası» için de söz konusudur." şeklinde vurgulandığı, davacının sigorta şirketi olup, uyuşmazlık haksiz fiilden kaynaklandığından uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta halefiyeti · nakliyat abonman sigortası · nakliyat abonman sigorta poliçesi · abonman sigorta poliçesi · rücu davası · mutlak ticari dava · rücuen tahsil · rücu
Benzer bu karardaSigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak «sigortacının halefiyet» hakkına dayanan «rücu davası» için de söz konusudur." şeklinde vurgulandığı, davacının sigorta şirketi olup, uyuşmazlık haksiz fiilden kaynaklandığından uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Dava, «nakliyat abonman sigorta poliçesi» kapsamında rucuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
… mına göre, somut olayda uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'nın 1472 (6762 sayılı TTK'nın 1301) maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın «haksız fiile» (trafik kazasına) sebebiyet veren davalıdan «rücuen tahsili» isteminden kaynaklandığı, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.3.1944 tarih 37 Esas 9 Karar R.G.3.7.1944 sayılı kararında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava «sigorta poliçesinden» doğan bir dava değildir.
Taşıma ilişkisi TTK'da düzenlenmekte olup, taşıma ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar niteliği itibariyle TTK'nın 4. maddesine göre «mutlak ticari» davalardandır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/286 E. 2015/779 K.
Ortak:sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz kararda1- Dava, deniz yolu ile taşıma sırasında meydana gelen «hasar» sebebiyle «nakliyat sigorta poliçesi» kapsamında sigortalıya ödenen tazminatın rucuen tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, dosya kapsamında davacı sigortacı tarafından sigortalısına ödeme yapıldığına ilişkin ödeme belgesi, «ibraname», makbuz vs. bir belgenin bulunmadığı, yanlızca «hasar» dosyası görüntüleme ekranı başlıklı bir bilgisayar çıktısının sunulmuş olduğu ve davacı vekilince 19.09.2012 tarihli dilekçe ve 17.10.2012 tarihli celse beyanında ödemenin ilgili banka şubesinden araştırılmasının istendiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davanın «haksız fiil» sonrası oluştuğu ileri sürülen «hasar» sebebiyle hak sahibine sigorta şirketi tarafından ödenen tazminatın olaya sebebiyet veren davalıya rucuen tahsiline ilişkin açılmış rucuen «tazminat davası» olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 4 ve 5. maddelerinde «ticari nitelikteki» davaların sayıldığı ve haksız fiil sebebiyle buna sebebiyet verene karşı açılan rucuen tazminat davası ticari nitelikte bir dava olmayıp davaya bakmakla «görevli» mahkeme asliye hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» karar verilmiştir.
Dava, inşaat....«sigorta poliçesi» kapsamında rucuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · ticari işletme · ticari dava niteliği · tazminat davası · hizmet sözleşmesi · haksız fiil · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davanın «haksız fiil» sonrası oluştuğu ileri sürülen «hasar» sebebiyle hak sahibine sigorta şirketi tarafından ödenen tazminatın olaya sebebiyet veren davalıya rucuen tahsiline ilişkin açılmış rucuen «tazminat davası» olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 4 ve 5. maddelerinde «ticari nitelikteki» davaların sayıldığı ve haksız fiil sebebiyle buna sebebiyet verene karşı açılan rucuen tazminat davası ticari nitelikte bir dava olmayıp davaya bakmakla «görevli» mahkeme asliye hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» karar verilmiştir.
İki tarafın «ticari işletmesiyle» ilgili hususlardan doğan davalar TTK'nın 4. maddesine göre «mutlak ticari» davalardandır.
Buna göre, somut olayda, hizmet akti ilişkisinin tarafı olan sigortalının halefi bulunan davacının açtığı rucuen tazminat davasında mahkeme «görevli» bulunduğundan, yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir..
Ancak, davacının 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi kapsamında halefi olduğu sigortalı ile davalı şirket arasında güvenlik «hizmetleri sözleşmesi» bulunmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9136 E. 2013/22479 K.
Ortak:halefiyet · ibraname · taraf ehliyeti · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaBuna göre, 6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesi (Eski: TTK'nun 1301.maddesi) kapsamında «halefiyet» sonucunu doğuracak bir ödeme yapılıp yapılmadığının ve davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunup bulunmadığının tereddüte mahal bırakmayacak şekilde araştırılması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1- Dava, deniz yolu ile taşıma sırasında meydana gelen «hasar» sebebiyle «nakliyat sigorta poliçesi» kapsamında sigortalıya ödenen tazminatın rucuen tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, dosya kapsamında davacı sigortacı tarafından sigortalısına ödeme yapıldığına ilişkin ödeme belgesi, «ibraname», makbuz vs. bir belgenin bulunmadığı, yanlızca «hasar» dosyası görüntüleme ekranı başlıklı bir bilgisayar çıktısının sunulmuş olduğu ve davacı vekilince 19.09.2012 tarihli dilekçe ve 17.10.2012 tarihli celse beyanında ödemenin ilgili banka şubesinden araştırılmasının istendiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda1-Dava, «yurtiçi taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi» kapsamında rucuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Bu şekilde yapılan ödemenin 6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesi (Eski :TTK'nun 1301.maddesi) kapsamında «halefiyet» sonucunu doğuracak bir ödeme niteliğinde kabul edilmesi mümkün olmadığı gibi, sigortalı ile davacı arasında düzenlenen ''Makbuz, İbraname ve Temlikname'' başlıklı belgede, her türlü hak, alacak ve dava hakkının «temlik» edildiği belirtilmiş ise de, böyle bir temlik ancak «riziko» sebebiyle zarar gören 3. kişi tarafından yapılması halinde sonuç doğuracak nitelikte olup, yük ilgilisine ödeme yapmayan sigortalının bu yöndeki temlik iradesi seb …
Buna göre, yük sahiplerine dava dışı sigortalı tarafından yapılan ödemelere ilişkin bilgi ve belgeler getirtilmeksizin ve davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunup bulunmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde araştırılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yurtiçi taşıyıcı sorumluluk sigortası · taşıyıcı sorumluluk sigortası · taşıyıcının sorumluluğu · sorumluluk sigortası · riziko · temlik · taşıyıcı · taahhütname
Benzer bu kararda1-Dava, «yurtiçi taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi» kapsamında rucuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Bu şekilde yapılan ödemenin 6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesi (Eski :TTK'nun 1301.maddesi) kapsamında «halefiyet» sonucunu doğuracak bir ödeme niteliğinde kabul edilmesi mümkün olmadığı gibi, sigortalı ile davacı arasında düzenlenen ''Makbuz, İbraname ve Temlikname'' başlıklı belgede, her türlü hak, alacak ve dava hakkının «temlik» edildiği belirtilmiş ise de, böyle bir temlik ancak «riziko» sebebiyle zarar gören 3. kişi tarafından yapılması halinde sonuç doğuracak nitelikte olup, yük ilgilisine ödeme yapmayan sigortalının bu yöndeki temlik iradesi seb …
… a, savunma, bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre, yangının davalı ...'a ait diğer davalının sevk ve idaresindeki kamyonun kasasında meydana geldiği, yangının «sebebinin» tespit edilemediği, yüklerden hiçbirinin yangın başlatıcı özelliğe sahip olmadığının bilirkişi raporunda ve itfaiye yangın raporunda belirtilmesi karşısında malların sallanıp sürtünme sonucu kızışıp alevlenmesi ile yangının başlaması ihtimalinin olmadığı, yangının araçta meydana gelen herhangi bir arızadan ileri geldiğine dair bir tespitin ve delilin bulunmadığı, yangının, seyir esnasında başka bir araçtan atılan sigara sebebi ile çıkmış olabileceği yönündeki değerlendirmenin yerinde olduğu, bu durumda kamyondaki yangının davalıların kusurlarından kaynaklanmadığı, «taşıyıcının» yangının sonuçlarını önlemesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı ile dava dışı sigortalı arasındaki sigorta ilişkisi «sorumluluk sigortasına» dayanmakta olup, dava dışı sigortalının taşıma risklerinden doğabilecek sorumlulukları yük sahibine karşı «teminat» altına alınmıştır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12669 E. 2013/11636 K.
Ortak:sigorta poliçesi
İncelediğiniz kararda1- Dava, deniz yolu ile taşıma sırasında meydana gelen «hasar» sebebiyle «nakliyat sigorta poliçesi» kapsamında sigortalıya ödenen tazminatın rucuen tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2-Birleşen davalar yönünden temyiz itirazlarına gelince; dava, «işyeri sigorta poliçesi» kapsamında rucuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işyeri sigorta poliçesi · işyeri sigortası · illiyet bağı · eksik inceleme
Benzer bu kararda2-Birleşen davalar yönünden temyiz itirazlarına gelince; dava, «işyeri sigorta poliçesi» kapsamında rucuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
… yangına sebebiyet veren 3. kişilerin birleşen dosya davalıları adına kayıtlı taşınmazdan asıl dosya davalılarına ait taşınmaza girdikleri, yangın ile zarar arasında «illiyet bağı» bulunmadığı, olayda güvenlik önlemi ve denetim, gözetim görevi yönünden davalı bina sahiplerine BK'nın 58. maddesi kapsamında yüklenebilecek herhangi bir sorumlulu …
Buna göre, olayın meydana geliş şekli yönündeki mahkeme kabulü de dikkate alınarak, birleşen davalarla ilgili olarak davalılarının sorumluluklarının bulunup bulunmadığı ve hukuki niteliği yönünden değerlendirme yapılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre birleşen davalar yönünden hüküm kurulması gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/7313 E. , 2013/23017 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.10.2012 tarih ve 2010/278-2012/453 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında sigortalı bulunan 100.000 çuval toplam 4.987.960 kg pirinçten 240 çuval 12.040 kg'ının taşıma esnasında yırtılarak-patlayarak akmak suretiyle zarar gördüğünü, 18.588,00 TL zarar bedelinin sigortalıya ödendiğini, bu kapsamda icra takibi başlatılmış ise de, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazının iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Nokta Gemi Acenteliği ve Ulus. Taş. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkili şirketin zarardan hukuken veya maddi açıdan sorumlu bulunmadığını, asıl davalı donatanın davaya dahil olması sebebiyle müvekkili şirketin TTK 119. maddesine dayalı sorumluluğunun sona erdiğini, müvekkilinin varma limanı acentesi olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, icra takibinde borçlu gösterilenler ile işbu davanın davalılarının farklı olduğunu, dava konusu taşıma sözleşmesinde yer alan tahkim şartı uyarınca uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözümlenmesi gerektiğini, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, davacının ödeme yaparak sigortalısının haklarına halef olduğuna dair belge ibraz edemediğini, TTK'nın 1066. maddesine uygun olarak süresinde yapılmış bir hasar ihbarının bulunmadığını, hasar sebebiyle müvekkilinin kusurunun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı acentenin husumet itirazının yerinde olmadığı ancak dava konusu edilen eksik yük bedelinin fire oranı kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, deniz yolu ile taşıma sırasında meydana gelen hasar sebebiyle nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen tazminatın rucuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dosya kapsamında davacı sigortacı tarafından sigortalısına ödeme yapıldığına ilişkin ödeme belgesi, ibraname, makbuz vs. bir belgenin bulunmadığı, yanlızca hasar dosyası görüntüleme ekranı başlıklı bir bilgisayar çıktısının sunulmuş olduğu ve davacı vekilince 19.09.2012 tarihli dilekçe ve 17.10.2012 tarihli celse beyanında ödemenin ilgili banka şubesinden araştırılmasının istendiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, 6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesi (Eski: TTK'nun 1301.maddesi) kapsamında halefiyet sonucunu doğuracak bir ödeme yapılıp yapılmadığının ve davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının tereddüte mahal bırakmayacak şekilde araştırılması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/572999300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz