İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/9136 E. 2013/22479 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yurtiçi taşıyıcı sorumluluk sigortası↗ taşıyıcı sorumluluk sigortası↗ ttk 1472↗ halefiyet↗ ibraname↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ sorumluluk sigortası↗ aktif dava ehliyeti↗ riziko↗ temlik↗ taraf ehliyeti↗ taşıyıcı↗ taahhütname↗ sigorta poliçesi↗ dava sebebi↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre, yangının davalı ...'a ait diğer davalının sevk ve idaresindeki kamyonun kasasında meydana geldiği, yangının sebebinin tespit edilemediği, yüklerden hiçbirinin yangın başlatıcı özelliğe sahip olmadığının bilirkişi raporunda ve itfaiye yangın raporunda belirtilmesi karşısında malların sallanıp sürtünme sonucu kızışıp alevlenmesi ile yangının başlaması ihtimalinin olmadığı, yangının araçta meydana gelen herhangi bir arızadan ileri geldiğine dair bir tespitin ve delilin bulunmadığı, yangının, seyir esnasında başka bir araçtan atılan sigara sebebi ile çıkmış olabileceği yönündeki değerlendirmenin yerinde olduğu, bu durumda kamyondaki yangının davalıların kusurlarından kaynaklanmadığı, taşıyıcının yangının sonuçlarını önlemesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, yurtiçi taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında rucuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın esastan reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı ile dava dışı sigortalı arasındaki sigorta ilişkisi sorumluluk sigortasına dayanmakta olup, dava dışı sigortalının taşıma risklerinden doğabilecek sorumlulukları yük sahibine karşı teminat altına alınmıştır. Buna göre, somut olayda yük sahiplerine dava dışı sigortalının ödeme yaptığına dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belge bulunmamakta olup, sigortalı tarafından düzenlenen 08.11.2010 tarihli yazı ve 11.11.2010 tarihli taahhütname kapsamında, sigortalının mal sahiplerinden ve 3. kişilerden gelebilecek olan taleplerden dolayı sorumluluğu kabul etmesi üzerine davacı tarafça sigortalıya ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu şekilde yapılan ödemenin 6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesi (Eski :TTK'nun 1301.maddesi) kapsamında halefiyet sonucunu doğuracak bir ödeme niteliğinde kabul edilmesi mümkün olmadığı gibi, sigortalı ile davacı arasında düzenlenen ''Makbuz, İbraname ve Temlikname'' başlıklı belgede, her türlü hak, alacak ve dava hakkının temlik edildiği belirtilmiş ise de, böyle bir temlik ancak riziko sebebiyle zarar gören 3. kişi tarafından yapılması halinde sonuç doğuracak nitelikte olup, yük ilgilisine ödeme yapmayan sigortalının bu yöndeki temlik iradesi sebebiyle davacının dava hakkı kazanması mümkün olmayacaktır. Buna göre, yük sahiplerine dava dışı sigortalı tarafından yapılan ödemelere ilişkin bilgi ve belgeler getirtilmeksizin ve davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde araştırılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2021 E. 2017/4821 K.
Ortak:yurtiçi taşıyıcı sorumluluk sigortası · taşıyıcı sorumluluk sigortası · halefiyet · ibraname · taşıyıcının sorumluluğu · sorumluluk sigortası · temlik · taraf ehliyeti · İtirazın iptali
İncelediğiniz kararda1-Dava, «yurtiçi taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi» kapsamında rucuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Bu şekilde yapılan ödemenin 6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesi (Eski :TTK'nun 1301.maddesi) kapsamında «halefiyet» sonucunu doğuracak bir ödeme niteliğinde kabul edilmesi mümkün olmadığı gibi, sigortalı ile davacı arasında düzenlenen ''Makbuz, İbraname ve Temlikname'' başlıklı belgede, her türlü hak, alacak ve dava hakkının «temlik» edildiği belirtilmiş ise de, böyle bir temlik ancak «riziko» sebebiyle zarar gören 3. kişi tarafından yapılması halinde sonuç doğuracak nitelikte olup, yük ilgilisine ödeme yapmayan sigortalının bu yöndeki temlik iradesi seb …
Ancak, davacı ile dava dışı sigortalı arasındaki sigorta ilişkisi «sorumluluk sigortasına» dayanmakta olup, dava dışı sigortalının taşıma risklerinden doğabilecek sorumlulukları yük sahibine karşı «teminat» altına alınmıştır.
Benzer bu kararda2-Dava, «yurtiçi taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi» nedeniyle rücuen alacağa ilişkin «icra takibine itirazın» iptali davasıdır.
Şti. arasındaki ilişki «taşıyıcı sorumluluk sigortasına» dayanmakta olup, sigortalının üçüncü şahıslara ait emtiaları taşıması esnasında meydana gelecek kazalarda taşınan emtianın zarara uğraması sonucu yük sahibine karşı taşıyıcıya düşen mali sorumluluk «teminat» altına alınmıştır.
Şti'nin verdiği 11.11.2010 tarihli «taahhütname» ve ayrıca «ibranamedeki» «temlik» beyanına dayalı olarak 14.07.2011 tarihinde kamyonun işleteni ve şoförüne karşı «haciz» yoluyla icra takibi yapmış «borca itirazları» üzerine işbu «itirazın iptali davası» 17.02.2012 tarihinde açılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtarat · borca itiraz · itirazın iptali davası · icra takibine itiraz · iptal davası · bilirkişi incelemesi · ticari defter · haciz
Benzer bu karardaŞti'nin verdiği 11.11.2010 tarihli «taahhütname» ve ayrıca «ibranamedeki» «temlik» beyanına dayalı olarak 14.07.2011 tarihinde kamyonun işleteni ve şoförüne karşı «haciz» yoluyla icra takibi yapmış «borca itirazları» üzerine işbu «itirazın iptali davası» 17.02.2012 tarihinde açılmıştır.
Bozma ilamına uyulması sonucunda mahkemece, sigortalı şirketin «tasfiye» memuruna ödemelere ilişkin tüm kayıt ve belgeleri sunması için «ihtaratlı» davetiyeler tebliğ edildiği halde sunulamadığı ve talimatla «ibraz» edilen 2010 yılı «ticari defterleri» üzerinde inceleme yaptırılarak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 3. kişilere herhangi bir ödeme olmadığı gerekçesiyle davacının aktif dava «ehliyet» bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma yeterli olmamıştır.
Şti. dışındaki 3. kişilerden, sigortalının «hasar» ödemesi olup olmadığı ve ödeme varsa belgeleri sorulup istenerek, gerektiğinde bu üçüncü kişilerin «defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, işbu davaya esas icra takip tarihinde davacının «halefiyete» dayalı rucü hakkı ve bu hakka dayalı takip «ehliyeti» bulunup bulunmadığı ve ne miktar bakımından bulunduğu belirlenip «icra takibine itirazın» iptali davasının ön şartı olan geçerli bir takip olup olmadığının saptanması, bu belirlemenin sonucuna göre işin esasının incelenmesi aşamasına geçilmesi gerekir.
Şti'nin 2010 yılı «ticari defterlerinin» usulüne uygun tutulmadığı, ticari defterler üzerinde yapılan incelemede dava konusu olay nedeniyle yük sahiplerine ödeme yapılmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7313 E. 2013/23017 K.
Ortak:halefiyet · ibraname · taraf ehliyeti · sigorta poliçesi
İncelediğiniz kararda1-Dava, «yurtiçi taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi» kapsamında rucuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Bu şekilde yapılan ödemenin 6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesi (Eski :TTK'nun 1301.maddesi) kapsamında «halefiyet» sonucunu doğuracak bir ödeme niteliğinde kabul edilmesi mümkün olmadığı gibi, sigortalı ile davacı arasında düzenlenen ''Makbuz, İbraname ve Temlikname'' başlıklı belgede, her türlü hak, alacak ve dava hakkının «temlik» edildiği belirtilmiş ise de, böyle bir temlik ancak «riziko» sebebiyle zarar gören 3. kişi tarafından yapılması halinde sonuç doğuracak nitelikte olup, yük ilgilisine ödeme yapmayan sigortalının bu yöndeki temlik iradesi seb …
Buna göre, yük sahiplerine dava dışı sigortalı tarafından yapılan ödemelere ilişkin bilgi ve belgeler getirtilmeksizin ve davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunup bulunmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde araştırılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaBuna göre, 6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesi (Eski: TTK'nun 1301.maddesi) kapsamında «halefiyet» sonucunu doğuracak bir ödeme yapılıp yapılmadığının ve davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunup bulunmadığının tereddüte mahal bırakmayacak şekilde araştırılması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1- Dava, deniz yolu ile taşıma sırasında meydana gelen «hasar» sebebiyle «nakliyat sigorta poliçesi» kapsamında sigortalıya ödenen tazminatın rucuen tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, dosya kapsamında davacı sigortacı tarafından sigortalısına ödeme yapıldığına ilişkin ödeme belgesi, «ibraname», makbuz vs. bir belgenin bulunmadığı, yanlızca «hasar» dosyası görüntüleme ekranı başlıklı bir bilgisayar çıktısının sunulmuş olduğu ve davacı vekilince 19.09.2012 tarihli dilekçe ve 17.10.2012 tarihli celse beyanında ödemenin ilgili banka şubesinden araştırılmasının istendiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · husumet itirazı · acentelik · icra takibine itiraz · hasar · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «acentenin» «husumet itirazının» yerinde olmadığı ancak dava konusu edilen eksik yük bedelinin fire oranı kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, deniz yolu ile taşıma sırasında meydana gelen «hasar» sebebiyle «nakliyat sigorta poliçesi» kapsamında sigortalıya ödenen tazminatın rucuen tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, dosya kapsamında davacı sigortacı tarafından sigortalısına ödeme yapıldığına ilişkin ödeme belgesi, «ibraname», makbuz vs. bir belgenin bulunmadığı, yanlızca «hasar» dosyası görüntüleme ekranı başlıklı bir bilgisayar çıktısının sunulmuş olduğu ve davacı vekilince 19.09.2012 tarihli dilekçe ve 17.10.2012 tarihli celse beyanında ödemenin ilgili banka şubesinden araştırılmasının istendiği anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1943 E. 2016/2348 K.
Ortak:halefiyet · sigorta poliçesi
İncelediğiniz kararda1-Dava, «yurtiçi taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi» kapsamında rucuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Bu şekilde yapılan ödemenin 6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesi (Eski :TTK'nun 1301.maddesi) kapsamında «halefiyet» sonucunu doğuracak bir ödeme niteliğinde kabul edilmesi mümkün olmadığı gibi, sigortalı ile davacı arasında düzenlenen ''Makbuz, İbraname ve Temlikname'' başlıklı belgede, her türlü hak, alacak ve dava hakkının «temlik» edildiği belirtilmiş ise de, böyle bir temlik ancak «riziko» sebebiyle zarar gören 3. kişi tarafından yapılması halinde sonuç doğuracak nitelikte olup, yük ilgilisine ödeme yapmayan sigortalının bu yöndeki temlik iradesi seb …
Benzer bu kararda… mına göre, somut olayda uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'nın 1472 (6762 sayılı TTK'nın 1301) maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın «haksız fiile» (trafik kazasına) sebebiyet veren davalıdan «rücuen tahsili» isteminden kaynaklandığı, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.3.1944 tarih 37 Esas 9 Karar R.G.3.7.1944 sayılı kararında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava «sigorta poliçesinden» doğan bir dava değildir.
Bu nedenle, «halefiyet» davası bir ticari dava sayılamaz.
Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak «sigortacının halefiyet» hakkına dayanan «rücu davası» için de söz konusudur." şeklinde vurgulandığı, davacının sigorta şirketi olup, uyuşmazlık haksiz fiilden kaynaklandığından uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta halefiyeti · nakliyat abonman sigortası · nakliyat abonman sigorta poliçesi · abonman sigorta poliçesi · rücu davası · mutlak ticari dava · rücuen tahsil · rücu
Benzer bu karardaSigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak «sigortacının halefiyet» hakkına dayanan «rücu davası» için de söz konusudur." şeklinde vurgulandığı, davacının sigorta şirketi olup, uyuşmazlık haksiz fiilden kaynaklandığından uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Dava, «nakliyat abonman sigorta poliçesi» kapsamında rucuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
… mına göre, somut olayda uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'nın 1472 (6762 sayılı TTK'nın 1301) maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın «haksız fiile» (trafik kazasına) sebebiyet veren davalıdan «rücuen tahsili» isteminden kaynaklandığı, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.3.1944 tarih 37 Esas 9 Karar R.G.3.7.1944 sayılı kararında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava «sigorta poliçesinden» doğan bir dava değildir.
Taşıma ilişkisi TTK'da düzenlenmekte olup, taşıma ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar niteliği itibariyle TTK'nın 4. maddesine göre «mutlak ticari» davalardandır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/286 E. 2015/779 K.
Ortak:sigorta poliçesi
İncelediğiniz kararda1-Dava, «yurtiçi taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi» kapsamında rucuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, inşaat....«sigorta poliçesi» kapsamında rucuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · ticari işletme · ticari dava niteliği · tazminat davası · hizmet sözleşmesi · haksız fiil · görevsizlik kararı · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davanın «haksız fiil» sonrası oluştuğu ileri sürülen «hasar» sebebiyle hak sahibine sigorta şirketi tarafından ödenen tazminatın olaya sebebiyet veren davalıya rucuen tahsiline ilişkin açılmış rucuen «tazminat davası» olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 4 ve 5. maddelerinde «ticari nitelikteki» davaların sayıldığı ve haksız fiil sebebiyle buna sebebiyet verene karşı açılan rucuen tazminat davası ticari nitelikte bir dava olmayıp davaya bakmakla «görevli» mahkeme asliye hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» karar verilmiştir.
İki tarafın «ticari işletmesiyle» ilgili hususlardan doğan davalar TTK'nın 4. maddesine göre «mutlak ticari» davalardandır.
Ancak, davacının 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi kapsamında halefi olduğu sigortalı ile davalı şirket arasında güvenlik «hizmetleri sözleşmesi» bulunmaktadır.
Buna göre, somut olayda, hizmet akti ilişkisinin tarafı olan sigortalının halefi bulunan davacının açtığı rucuen tazminat davasında mahkeme «görevli» bulunduğundan, yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/9136 E. , 2013/22479 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/02/2013 tarih ve 2012/84-2013/59 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından yurtiçi karayolu taşıyıcı sorumluluk sigorta abonman poliçesi ile sigortalı bulunan emtianın davalı ...'un araç maliki, taşıyan ve işleten sıfatına sahip olduğu, diğer davalının sevk ve idaresindeki araca yüklenerek taşınması sırasında 29.08.2010 tarihinde meydana gelen yangın sebebiyle hasar gördüğünü, 16.949,70 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, bu kapsamda davalılar aleyhine icra takibi başlatılmış ise de, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, hasarın meydana gelmesinde müvekkillerinin hiç bir kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını, hasarın meydana gelmesine neden olan yangının araç seyir halinde iken dışarıdan atılan bir madde nedeni ile çıkmış olma ihtimalinin yüksek olduğunu, gerek ekspertiz raporunda gerekse de itfaiye raporunda da bu yönde tespitler yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre, yangının davalı ...'a ait diğer davalının sevk ve idaresindeki kamyonun kasasında meydana geldiği, yangının sebebinin tespit edilemediği, yüklerden hiçbirinin yangın başlatıcı özelliğe sahip olmadığının bilirkişi raporunda ve itfaiye yangın raporunda belirtilmesi karşısında malların sallanıp sürtünme sonucu kızışıp alevlenmesi ile yangının başlaması ihtimalinin olmadığı, yangının araçta meydana gelen herhangi bir arızadan ileri geldiğine dair bir tespitin ve delilin bulunmadığı, yangının, seyir esnasında başka bir araçtan atılan sigara sebebi ile çıkmış olabileceği yönündeki değerlendirmenin yerinde olduğu, bu durumda kamyondaki yangının davalıların kusurlarından kaynaklanmadığı, taşıyıcının yangının sonuçlarını önlemesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, yurtiçi taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında rucuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın esastan reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı ile dava dışı sigortalı arasındaki sigorta ilişkisi sorumluluk sigortasına dayanmakta olup, dava dışı sigortalının taşıma risklerinden doğabilecek sorumlulukları yük sahibine karşı teminat altına alınmıştır. Buna göre, somut olayda yük sahiplerine dava dışı sigortalının ödeme yaptığına dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belge bulunmamakta olup, sigortalı tarafından düzenlenen 08.11.2010 tarihli yazı ve 11.11.2010 tarihli taahhütname kapsamında, sigortalının mal sahiplerinden ve 3. kişilerden gelebilecek olan taleplerden dolayı sorumluluğu kabul etmesi üzerine davacı tarafça sigortalıya ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu şekilde yapılan ödemenin 6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesi (Eski :TTK'nun 1301.maddesi) kapsamında halefiyet sonucunu doğuracak bir ödeme niteliğinde kabul edilmesi mümkün olmadığı gibi, sigortalı ile davacı arasında düzenlenen ''Makbuz, İbraname ve Temlikname'' başlıklı belgede, her türlü hak, alacak ve dava hakkının temlik edildiği belirtilmiş ise de, böyle bir temlik ancak riziko sebebiyle zarar gören 3. kişi tarafından yapılması halinde sonuç doğuracak nitelikte olup, yük ilgilisine ödeme yapmayan sigortalının bu yöndeki temlik iradesi sebebiyle davacının dava hakkı kazanması mümkün olmayacaktır. Buna göre, yük sahiplerine dava dışı sigortalı tarafından yapılan ödemelere ilişkin bilgi ve belgeler getirtilmeksizin ve davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde araştırılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/570102100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz