Tüzel kişiliğin sona ermesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3303 E. 2019/7866 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüzel kişiliğin sona ermesi↗ eft↗ ticaret sicilinden terkin↗ kıymetli evrak↗ internet bankacılığı↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ tbk 99↗ tüzel kişilik↗ istirdat↗ havale↗ ticaret sicili↗ terkin↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davacı tarafından internet bankacılığı yolu ile yapılan EFT işlemi ile davadışı Ankara Defter Ltd. Şti.'ye gönderilmek istenen paranın yine davadışı Berr Büro Malzemeleri Ltd. Şti. hesabına yanlışlıkla havale edildiği iddiasına dayalı, davalı Banka aleyhine açılan istirdat davasıdır.
Uyuşmazlığın çözümü 6098 sayılı TBK 555 vd. maddeleri ile özellikle havale edenin geri alma hakkının düzenlendiği TBK 559 maddesinin uygulanmasını gerektirmektedir.
TBK 555 maddesinde "havale, havale edenin, kendi hesabına para, kıymetli evrak ya da diğer bir misli eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini, bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlem" olarak tarif edilmiş olup, havaledeki üçlü borç ilişkisinin taraflarını havale eden, havale alıcısı ve havale ödeyicisi oluşturmaktadır.
TBK 559/2 maddesinde de, havale ödeyicisinin (davalı banka) havale alıcısına havaleyi kabul ettiğini açıklamadığı sürece havale edenin ona verdiği yetkiyi geri alabileceği öngörülmüştür.
Somut uyuşmazlıkta davacı aşamalardaki beyanlarında havale alıcısı Berr Büro Malzemeleri Ltd. Şti. ile çok önceleri ticari ilişkisinin bulunduğunu, bu nedenle adı geçen şirketin banka kayıtlarının davacı bilgisayarında kayıtlı olduğunu, 10.11.2015 tarihinde davadışı Ankara Defter Ltd. Şti.'ye havale yapmak isterken işlem esnasında, harf sırasına göre bir alt sıradaki Berr Büro Malzemeleri Ltd. Şti.'ye havale yaptığını Ankara Defter Ltd. Şti.'nin yetkilisinin uyarması üzerine anladığını, Berr Büro Malzemeleri Ltd. Şti.'nin yaklaşık 4 yıldır faaliyetini kapattığını, herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, sahibi ve yetkilisinin yıllar önce öldüğünü ve şirketinde ticaret alanından çekildiğini bildirmiş ancak davacının bu konudaki iddiası mahkemece hiç araştırılmamıştır.
Davacının iddia ettiği gibi, 10.11.2015 havale tarihi itibariyle, üçlü borç ilişkisinin tarafı-havale alıcısı Berr Büro Malzemeleri Ltd. Şti.'nin tüzel kişiliğinin sona ermesi, ticaret sicilinden terkin edilmiş olması durumunda havale işleminin 3. ayağı eksik kalacağından geçerli bir havale ilişkisinden söz edilmesi mümkün olmayacak, havale ödeyicisi davalı banka TBK 559 maddesi gereğince dava konusu havale bedelini davacı havale göndericisine iade etmek zorunda kalacaktır.
Bu halde, davalı savunmasının araştırılarak, 10.11.2015 havale tarihi itibariyle davadışı Berr Büro Malzemeleri Ltd. Şti.'nin sicil kayıtlarının ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğünden getirtilerek adı geçen şirketin bu tarih itibariyle tüzel kişiliğinin devam edip etmediğinin saptanması, adı geçen şirket ticaret sicilinden terkin edilmiş ise TBK 559 maddesi hükümlerinin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine ilişkin kararın onanması doğru bulunmadığından, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Daire onama ilamının kaldırılarak yerel mahkeme kararının açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1399 E. 2017/2049 K.
Ortak:kıymetli evrak · havale
İncelediğiniz karardaTBK 555 maddesinde "«havale», havale edenin, kendi hesabına para, «kıymetli evrak» ya da diğer bir misli eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini, bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlem" olarak tarif edilmiş olup, havaledeki üçlü borç ilişkisinin taraflarını havale eden, havale alıcısı ve havale ödeyicisi oluşturmaktadır.
Şti. hesabına yanlışlıkla «havale» edildiği iddiasına dayalı, davalı Banka aleyhine açılan «istirdat» davasıdır.
Uyuşmazlığın çözümü 6098 sayılı TBK 555 vd. maddeleri ile özellikle «havale» edenin geri alma hakkının düzenlendiği TBK 559 maddesinin uygulanmasını gerektirmektedir.
Benzer bu kararda6098 sayılı BK'nın 555. maddesinde "Havale, «havale» edenin, kendi hesabına, para, «kıymetli evrak» ya da diğer bir mislî eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini; bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlem" olarak tarif edilmiş olup havaledeki üçlü borç ilişkisinin taraflarını havale eden, havale alıcısı ve havale ödeyicisi oluşturur.
6102 sayılı TTK'nın 4/1-c bendinde, "Borçlar Kanununda «havale» hakkındaki 555 ile 560'ıncı maddelerinde" ve yine aynı Kanun'un 4/f bendinde "bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde" öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, 5/1. maddesinde de asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · mükerrerlik · görevsizlik kararı · kusur · teslim · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, paranın 5.000 TL eksik çıkmasının davalı Banka personelinin hata, «kusur» ve haksız bir eyleminden kaynaklandığının kanıtlanamadığı, davacının «mükerrer» ödemesinden söz edilemeyeceği, davalı Banka'nın sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, davanın açıldığı tarih itibariyle, davacı ile davalı Banka arasındaki uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'nın 4/1-c ve 4/f bentleri uyarınca «mutlak ticari» davalardan olduğu, davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1- Davacı, davalı Banka'ya «teslim» ettiği tutardan 5.000 TL'sinin eksik hesaba geçtiğini, bu miktarı ikinci kez dava dışı emlak firmasına ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek 5.000 TL'nin tahsilini istemiş, mahkemece ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 4/1-c bendinde, "Borçlar Kanununda «havale» hakkındaki 555 ile 560'ıncı maddelerinde" ve yine aynı Kanun'un 4/f bendinde "bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde" öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, 5/1. maddesinde de asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4541 E. 2017/6590 K.
Ortak:internet bankacılığı · istirdat · havale
İncelediğiniz karardaŞti. hesabına yanlışlıkla «havale» edildiği iddiasına dayalı, davalı Banka aleyhine açılan «istirdat» davasıdır.
Dava, davacı tarafından «internet bankacılığı» yolu ile yapılan EFT işlemi ile davadışı Ankara Defter Ltd.
Uyuşmazlığın çözümü 6098 sayılı TBK 555 vd. maddeleri ile özellikle «havale» edenin geri alma hakkının düzenlendiği TBK 559 maddesinin uygulanmasını gerektirmektedir.
Benzer bu karardaŞti. hesabına «havale» edildiği iddiasına dayalı «istirdat» istemine ilişkindir.
Dava, davacı tarafından «internet bankacılığı» yoluyla yapılan EFT işlemi ile dava dışı 3. şahsa gönderilmek istenen paranın sehven davalı ... ve Dış Tic.
Uyuşmazlığın çözümü 6098 sayılı TBK'nın 555 vd. maddeleri ile özellikle «havale» edenin geri alma hakkının düzenlendiği 559. maddenin uygulanmasını gerektirmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:irade fesadı · takas · bloke · rehin
Benzer bu karardaŞti. arasında alacak-borç ilişkisinin bulunmadığının anlaşıldığı, EFT işleminin sehven yapıldığı, yanlışlıkla gönderildiği açıkça belli olan tutar üzerinde «rehin», hapis, «takas» hakkına dayanılarak iadeden kaçınılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davalı banka, havaleyi kabul ile «havale» eden tarafından gönderilen parayı havale alıcısının hesabına geçirmiş olmakla, havale konusu para üzerinde tasarruf hakkı havale alıcısına geçmiş olup havale eden, TBK 559/1.maddesi uyarınca havale alıcısına vermiş olduğu yetkiyi geri alabilirse de, davalı havale ödeyicisi bankaya verdiği yetkiyi geri alamayacağından «irade fesadına» dayalı dahi olsa iade istemini davalı bankaya karşı ileri süremez.
Davalı bankanın, TBK'nın 557/1. maddesi de gözetildiğinde, «havale» alıcısının hesabına aktardığı havale konusu para üzerine, havale alıcısı ile aralarındaki sözleşmeye dayanarak «bloke» koymuş olmasında da yasaya aykırı bir durum sözkonusu olmayıp davacının iadesi talebinin reddedilmesinde davalı banka açısından bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10601 E. 2016/8213 K.
Ortak:kıymetli evrak · havale
İncelediğiniz karardaTBK 555 maddesinde "«havale», havale edenin, kendi hesabına para, «kıymetli evrak» ya da diğer bir misli eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini, bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlem" olarak tarif edilmiş olup, havaledeki üçlü borç ilişkisinin taraflarını havale eden, havale alıcısı ve havale ödeyicisi oluşturmaktadır.
Şti. hesabına yanlışlıkla «havale» edildiği iddiasına dayalı, davalı Banka aleyhine açılan «istirdat» davasıdır.
Uyuşmazlığın çözümü 6098 sayılı TBK 555 vd. maddeleri ile özellikle «havale» edenin geri alma hakkının düzenlendiği TBK 559 maddesinin uygulanmasını gerektirmektedir.
Benzer bu karardaHavale, «havale» edenin, kendi hesabına, para, «kıymetli evrak» ya da diğer bir misli eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini; bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlemdir.
Dava, davacı tarafından «havale» edilen paranın yanlış kişiye ödenmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Havaleden doğan bir uyuşmazlığın ticari bir dava sayılabilmesi için, «havale» işlemine katılan kişilerden (havale eden, havale ödeyicisi, havale alıcısı) sadece birinin «ticari işletmesiyle» ilgili olması yeterlidir. (TTK. m 4).
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari işletme · görevsizlik kararı · tacir · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, bir davaya asliye ticaret mahkemesinin bakmakla «görevli» olabilmesi için görülecek dava veya işin; ya her iki tarafın da «ticari işletmesiyle» ilgili hususlardan doğan hukuk davası olması, ya da TTK'da düzenlenen bir konudan doğan hukuk davası olması,veyahut TTK 4/1. maddenin (b), (c), (d), (e), (f) bentlerinde sayılan konulardan doğan hukuk davası olması, yahut da diğer özel kanunlardan doğan hukuk davası olması gerektiği, davalının TTK'nın 16/2. maddesi gereğince «tacir» sayılmasının mümkün olmadığı, tacir olmayan veya tacir sayılması mümkün olmayan gerçek ya da tüzel kişinin ticari işletmesinin olamayacağı, davanın TTK'da düzenlen …
Havaleden doğan bir uyuşmazlığın ticari bir dava sayılabilmesi için, «havale» işlemine katılan kişilerden (havale eden, havale ödeyicisi, havale alıcısı) sadece birinin «ticari işletmesiyle» ilgili olması yeterlidir. (TTK. m 4).
Bu durum karşısında, «havale» alıcısının «ticari işletmesiyle» ilgili bulunduğundan, somut olayda havaleden doğan uyuşmazlık, ticari davaya konu olur ve Ticaret Mahkemesi'nde görülür.
Tüm bu nedenlerle, davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3568 E. 2023/2814 K.
Ortak:ticaret sicilinden terkin · internet bankacılığı · istirdat · havale · ticaret sicili · terkin
İncelediğiniz karardaŞti.'nin «tüzel kişiliğinin sona ermesi», «ticaret sicilinden terkin» edilmiş olması durumunda «havale» işleminin 3. ayağı eksik kalacağından geçerli bir havale ilişkisinden söz edilmesi mümkün olmayacak, havale ödeyicisi davalı banka TBK 559 maddesi gereğince dava konusu havale bedelini davacı havale göndericisine iade etmek zorunda kalacaktır.
Şti. hesabına yanlışlıkla «havale» edildiği iddiasına dayalı, davalı Banka aleyhine açılan «istirdat» davasıdır.
Şti.'nin sicil kayıtlarının ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğünden getirtilerek adı geçen şirketin bu tarih itibariyle «tüzel kişiliğinin» devam edip etmediğinin saptanması, adı geçen şirket «ticaret sicilinden terkin» edilmiş ise TBK 559 maddesi hükümlerinin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken, yazıl …
Benzer bu karardaŞti' nin «son» tescilinin 07.10.2013 tarihinde yaptırıldığı, şirketin «ticaret sicil» «kaydının» faal olarak devam ettiği ve şirket dosyasında «terkine» ilişkin sicil kaydının bulunmadığı beyanın yer aldığı, iade istemine konu bedelin davacının eyleminden kaynaklanan «havale» sonucunda dava dışı «üçüncü kişiye» aktarıldığı, davacının davalı bankaya yazılı bir talimatının ve ayrıca gerek davalıya gerekse hesap ilgilisine «ihtarının» olmadığı, işlemde davalı bankanın kusurunun bulunmadığı, dolayısıyla davacının tazminat talebinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilm …
Şti.' nin «ticaret sicilinden terkin» edildiği iddiasının araştırılmaması doğru görülmemiş mahkemece bu hususun araştırılarak sonucuna göre değerlendirme yapılarak hüküm kurulması gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
Şti. hesabına «havale» edildiği iddiasına dayalı, havale edilen bedelin «istirdatı» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üçüncü kişi · olumsuz oy · ihtar · ihtarname · kötüniyet · dava sebebi · cy/cy kaydı · eksik inceleme
Benzer bu kararda… z Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hatalı ve eksik bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, bilirkişi raporunda davacının davalı bankaya ve yanlış «havale» işlemi yapılan şirkete «ihtarname» çekilmediğinin ve talimat verilmediğinin iddia edildiği ancak davacının davalı ile görüşmeler yaparak «olumsuz» cevap aldığını, sehven yapılan havale işlemine davalı bankanın kendi alacağı «sebebi» ile el koymasının hukuki olmadığını, davalının paranın yanlışlıkla geldiğini bilmesine rağmen herhangi bir inceleme ve araştırma yapmadığını, havale işlemi yapılan şirketin ticari faaliyetinin sona erdiğini, bu hususun davalı banka tarafından da bilindiğini, davalı bankanın «kötüniyetli» olup haksız yere zenginleştiğini, davacının davalı ile görüşme görüşme kayıtlarının davalı bankadan celbi taleplerinin mahkemece dikkate alınmadığı, yetersiz araştırma ve «eksik inceleme» ile karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Şti' nin «son» tescilinin 07.10.2013 tarihinde yaptırıldığı, şirketin «ticaret sicil» «kaydının» faal olarak devam ettiği ve şirket dosyasında «terkine» ilişkin sicil kaydının bulunmadığı beyanın yer aldığı, iade istemine konu bedelin davacının eyleminden kaynaklanan «havale» sonucunda dava dışı «üçüncü kişiye» aktarıldığı, davacının davalı bankaya yazılı bir talimatının ve ayrıca gerek davalıya gerekse hesap ilgilisine «ihtarının» olmadığı, işlemde davalı bankanın kusurunun bulunmadığı, dolayısıyla davacının tazminat talebinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilm …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12254 E. 2015/11045 K.
Ortak:havale
İncelediğiniz karardaŞti. hesabına yanlışlıkla «havale» edildiği iddiasına dayalı, davalı Banka aleyhine açılan «istirdat» davasıdır.
Uyuşmazlığın çözümü 6098 sayılı TBK 555 vd. maddeleri ile özellikle «havale» edenin geri alma hakkının düzenlendiği TBK 559 maddesinin uygulanmasını gerektirmektedir.
TBK 555 maddesinde "«havale», havale edenin, kendi hesabına para, «kıymetli evrak» ya da diğer bir misli eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini, bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlem" olarak tarif edilmiş olup, havaledeki üçlü borç ilişkisinin taraflarını havale eden, havale alıcısı ve havale ödeyicisi oluşturmaktadır.
Benzer bu karardaDava, davacı tarafından «havale» edilen paranın yanlış kişiye ödenmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Havaleden doğan bir uyuşmazlığın ticari yargıda görülebilmesi için havalenin işleme katılan kişilerden («havale» eden, havale ödeyicisi, havale alıcısı) sadece birinin «ticari işletmesiyle» ilgili olması yeterlidir (TTK. m 4).
Ayrıca 6502 sayılı Tüketici Kanunu'nun 3. maddesinde belirtilen işler arasında da «havale» yer almamaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari işletme · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6502 sayılı Tüketici Kanunu'nun 3. maddesi gereğince, somut uyuşmazlıkta «görevli» mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» ve talep halinde dosyanın görevli ...
Havaleden doğan bir uyuşmazlığın ticari yargıda görülebilmesi için havalenin işleme katılan kişilerden («havale» eden, havale ödeyicisi, havale alıcısı) sadece birinin «ticari işletmesiyle» ilgili olması yeterlidir (TTK. m 4).
Tüm bu nedenlerle, davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3303 E. , 2019/7866 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Tüketici Mahkemesi'nce verilen 03/05/2016 gün ve 2015/1485 - 2016/590 sayılı kararı onayan Daire'nin 09/05/2018 gün ve 2016/11155 - 2018/3407 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin müşterisi olduğu davalı bankada bulunan hesabından internet bankacılığı kanalı ile şahsi borcu sebebiyle Şaşmaz Şubesindeki Ankara Defter Ltd. Şti'ye 20.11.2015 tarihinde 24.500,00 TL'lik havale işlemi yapmak isterken yanlışlıkla listede Ankara Defter Ltd. Şti.'nin olduğu hesap numarasının bir altında yer alan Berr Büro Malzemeleri Ltd. Şti.'nin hesabının yer aldığı bölümü işaretlediğini ve havalenin işlem ücreti kesildikten sonra 24.497,00 TL'nin Berr Büro Malzemeleri Ltd. Şti'ye gittiğini, havale işlemindeki hatayı fark ettiği an tüketicisi olduğu davalı bankaya başvurarak paranın iadesini talep ettiğini, ancak davalı bankanın Berr Büro Malzemeleri Ltd. Şti'nin bankaya borcu olması sebebiyle şirket hesabına gelen parayı bloke ederek borcuna mahsup ederek uhdesine aldığını beyan ettiğini, parayı iade etmeyeceklerini belirttiğini, müvekkilinin yaptığı bilgisayar hatası sebebiyle mağdur olduğunu, kanunen haklı olmayan bir parayı iade edeceği yerde elinde tutmaya devam ettiğini ileri sürerek 24.497,00 TL'nin havale tarihi olan 10.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte davalı bankadan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davacı tarafından internet bankacılığı yolu ile yapılan EFT işlemi ile davadışı Ankara Defter Ltd. Şti.'ye gönderilmek istenen paranın yine davadışı Berr Büro Malzemeleri Ltd. Şti. hesabına yanlışlıkla havale edildiği iddiasına dayalı, davalı Banka aleyhine açılan istirdat davasıdır.
Uyuşmazlığın çözümü 6098 sayılı TBK 555 vd. maddeleri ile özellikle havale edenin geri alma hakkının düzenlendiği TBK 559 maddesinin uygulanmasını gerektirmektedir.
TBK 555 maddesinde "havale, havale edenin, kendi hesabına para, kıymetli evrak ya da diğer bir misli eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini, bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlem" olarak tarif edilmiş olup, havaledeki üçlü borç ilişkisinin taraflarını havale eden, havale alıcısı ve havale ödeyicisi oluşturmaktadır.
TBK 559/2 maddesinde de, havale ödeyicisinin (davalı banka) havale alıcısına havaleyi kabul ettiğini açıklamadığı sürece havale edenin ona verdiği yetkiyi geri alabileceği öngörülmüştür.
Somut uyuşmazlıkta davacı aşamalardaki beyanlarında havale alıcısı Berr Büro Malzemeleri Ltd. Şti. ile çok önceleri ticari ilişkisinin bulunduğunu, bu nedenle adı geçen şirketin banka kayıtlarının davacı bilgisayarında kayıtlı olduğunu, 10.11.2015 tarihinde davadışı Ankara Defter Ltd. Şti.'ye havale yapmak isterken işlem esnasında, harf sırasına göre bir alt sıradaki Berr Büro Malzemeleri Ltd. Şti.'ye havale yaptığını Ankara Defter Ltd. Şti.'nin yetkilisinin uyarması üzerine anladığını, Berr Büro Malzemeleri Ltd. Şti.'nin yaklaşık 4 yıldır faaliyetini kapattığını, herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, sahibi ve yetkilisinin yıllar önce öldüğünü ve şirketinde ticaret alanından çekildiğini bildirmiş ancak davacının bu konudaki iddiası mahkemece hiç araştırılmamıştır.
Davacının iddia ettiği gibi, 10.11.2015 havale tarihi itibariyle, üçlü borç ilişkisinin tarafı-havale alıcısı Berr Büro Malzemeleri Ltd. Şti.'nin tüzel kişiliğinin sona ermesi, ticaret sicilinden terkin edilmiş olması durumunda havale işleminin 3. ayağı eksik kalacağından geçerli bir havale ilişkisinden söz edilmesi mümkün olmayacak, havale ödeyicisi davalı banka TBK 559 maddesi gereğince dava konusu havale bedelini davacı havale göndericisine iade etmek zorunda kalacaktır.
Bu halde, davalı savunmasının araştırılarak, 10.11.2015 havale tarihi itibariyle davadışı Berr Büro Malzemeleri Ltd. Şti.'nin sicil kayıtlarının ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğünden getirtilerek adı geçen şirketin bu tarih itibariyle tüzel kişiliğinin devam edip etmediğinin saptanması, adı geçen şirket ticaret sicilinden terkin edilmiş ise TBK 559 maddesi hükümlerinin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine ilişkin kararın onanması doğru bulunmadığından, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Daire onama ilamının kaldırılarak yerel mahkeme kararının açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairenin 2016/11155 esas, 2018/3407 karar sayı ve 09.05.2018 tarihli Onama ilamının KALDIRILMASINA, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının açıklanan gerekçe ile BOZULMASINA, 05/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/569376000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz