Irade fesadı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/4541 E. 2017/6590 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
irade fesadı↗ eft↗ internet bankacılığı↗ takas↗ bloke↗ rehin↗ tbk 99↗ istirdat↗ havale↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, beyanlardan davacı ile davalı .... ve Dış Tic. Ltd. Şti. arasında alacak-borç ilişkisinin bulunmadığının anlaşıldığı, EFT işleminin sehven yapıldığı, yanlışlıkla gönderildiği açıkça belli olan tutar üzerinde rehin, hapis, takas hakkına dayanılarak iadeden kaçınılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı .... vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafından internet bankacılığı yoluyla yapılan EFT işlemi ile dava dışı 3. şahsa gönderilmek istenen paranın sehven davalı ... ve Dış Tic. Ltd. Şti. hesabına havale edildiği iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın çözümü 6098 sayılı TBK'nın 555 vd. maddeleri ile özellikle havale edenin geri alma hakkının düzenlendiği 559. maddenin uygulanmasını gerektirmektedir. Anılan 559. maddenin ikinci fıkrasında, havale ödeyicisinin (davalı banka) havale alıcısına havaleyi kabul ettiğini açıklamadığı sürece havale edenin ona verdiği yetkiyi geri alabileceği öngörülmüştür. Somut olayda, davalı banka, havaleyi kabul ile havale eden tarafından gönderilen parayı havale alıcısının hesabına geçirmiş olmakla, havale konusu para üzerinde tasarruf hakkı havale alıcısına geçmiş olup havale eden, TBK 559/1.maddesi uyarınca havale alıcısına vermiş olduğu yetkiyi geri alabilirse de, davalı havale ödeyicisi bankaya verdiği yetkiyi geri alamayacağından irade fesadına dayalı dahi olsa iade istemini davalı bankaya karşı ileri süremez. Davalı bankanın, TBK'nın 557/1. maddesi de gözetildiğinde, havale alıcısının hesabına aktardığı havale konusu para üzerine, havale alıcısı ile aralarındaki sözleşmeye dayanarak bloke koymuş olmasında da yasaya aykırı bir durum sözkonusu olmayıp davacının iadesi talebinin reddedilmesinde davalı banka açısından bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Şu halde, davalı banka hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul edilmesi yerinde olmamış, davalı banka vekilinin temyiz itirazının kabulü ile yerel mahkeme kararının davalı banka lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10601 E. 2016/8213 K.
Ortak:havale
İncelediğiniz karardaŞti. hesabına «havale» edildiği iddiasına dayalı «istirdat» istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın çözümü 6098 sayılı TBK'nın 555 vd. maddeleri ile özellikle «havale» edenin geri alma hakkının düzenlendiği 559. maddenin uygulanmasını gerektirmektedir.
Anılan 559. maddenin ikinci fıkrasında, «havale» ödeyicisinin (davalı banka) havale alıcısına havaleyi kabul ettiğini açıklamadığı sürece havale edenin ona verdiği yetkiyi geri alabileceği öngörülmüştür.
Benzer bu karardaDava, davacı tarafından «havale» edilen paranın yanlış kişiye ödenmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Havale, «havale» edenin, kendi hesabına, para, «kıymetli evrak» ya da diğer bir misli eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini; bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlemdir.
Havaleden doğan bir uyuşmazlığın ticari bir dava sayılabilmesi için, «havale» işlemine katılan kişilerden (havale eden, havale ödeyicisi, havale alıcısı) sadece birinin «ticari işletmesiyle» ilgili olması yeterlidir. (TTK. m 4).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak · ticari işletme · görevsizlik kararı · tacir · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, bir davaya asliye ticaret mahkemesinin bakmakla «görevli» olabilmesi için görülecek dava veya işin; ya her iki tarafın da «ticari işletmesiyle» ilgili hususlardan doğan hukuk davası olması, ya da TTK'da düzenlenen bir konudan doğan hukuk davası olması,veyahut TTK 4/1. maddenin (b), (c), (d), (e), (f) bentlerinde sayılan konulardan doğan hukuk davası olması, yahut da diğer özel kanunlardan doğan hukuk davası olması gerektiği, davalının TTK'nın 16/2. maddesi gereğince «tacir» sayılmasının mümkün olmadığı, tacir olmayan veya tacir sayılması mümkün olmayan gerçek ya da tüzel kişinin ticari işletmesinin olamayacağı, davanın TTK'da düzenlen …
Havale, «havale» edenin, kendi hesabına, para, «kıymetli evrak» ya da diğer bir misli eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini; bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlemdir.
Havaleden doğan bir uyuşmazlığın ticari bir dava sayılabilmesi için, «havale» işlemine katılan kişilerden (havale eden, havale ödeyicisi, havale alıcısı) sadece birinin «ticari işletmesiyle» ilgili olması yeterlidir. (TTK. m 4).
Bu durum karşısında, «havale» alıcısının «ticari işletmesiyle» ilgili bulunduğundan, somut olayda havaleden doğan uyuşmazlık, ticari davaya konu olur ve Ticaret Mahkemesi'nde görülür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3303 E. 2019/7866 K.
Ortak:internet bankacılığı · istirdat · havale
İncelediğiniz karardaŞti. hesabına «havale» edildiği iddiasına dayalı «istirdat» istemine ilişkindir.
Dava, davacı tarafından «internet bankacılığı» yoluyla yapılan EFT işlemi ile dava dışı 3. şahsa gönderilmek istenen paranın sehven davalı ... ve Dış Tic.
Uyuşmazlığın çözümü 6098 sayılı TBK'nın 555 vd. maddeleri ile özellikle «havale» edenin geri alma hakkının düzenlendiği 559. maddenin uygulanmasını gerektirmektedir.
Benzer bu karardaŞti. hesabına yanlışlıkla «havale» edildiği iddiasına dayalı, davalı Banka aleyhine açılan «istirdat» davasıdır.
Dava, davacı tarafından «internet bankacılığı» yolu ile yapılan EFT işlemi ile davadışı Ankara Defter Ltd.
Uyuşmazlığın çözümü 6098 sayılı TBK 555 vd. maddeleri ile özellikle «havale» edenin geri alma hakkının düzenlendiği TBK 559 maddesinin uygulanmasını gerektirmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişiliğin sona ermesi · ticaret sicilinden terkin · kıymetli evrak · tüzel kişilik · terkin
Benzer bu karardaŞti.'nin «tüzel kişiliğinin sona ermesi», «ticaret sicilinden terkin» edilmiş olması durumunda «havale» işleminin 3. ayağı eksik kalacağından geçerli bir havale ilişkisinden söz edilmesi mümkün olmayacak, havale ödeyicisi davalı banka TBK 559 maddesi gereğince dava konusu havale bedelini davacı havale göndericisine iade etmek zorunda kalacaktır.
Şti.'nin sicil kayıtlarının ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğünden getirtilerek adı geçen şirketin bu tarih itibariyle «tüzel kişiliğinin» devam edip etmediğinin saptanması, adı geçen şirket «ticaret sicilinden terkin» edilmiş ise TBK 559 maddesi hükümlerinin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken, yazıl …
TBK 555 maddesinde "«havale», havale edenin, kendi hesabına para, «kıymetli evrak» ya da diğer bir misli eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini, bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlem" olarak tarif edilmiş olup, havaledeki üçlü borç ilişkisinin taraflarını havale eden, havale alıcısı ve havale ödeyicisi oluşturmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1399 E. 2017/2049 K.
Ortak:havale
İncelediğiniz karardaŞti. hesabına «havale» edildiği iddiasına dayalı «istirdat» istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın çözümü 6098 sayılı TBK'nın 555 vd. maddeleri ile özellikle «havale» edenin geri alma hakkının düzenlendiği 559. maddenin uygulanmasını gerektirmektedir.
Anılan 559. maddenin ikinci fıkrasında, «havale» ödeyicisinin (davalı banka) havale alıcısına havaleyi kabul ettiğini açıklamadığı sürece havale edenin ona verdiği yetkiyi geri alabileceği öngörülmüştür.
Benzer bu kararda6102 sayılı TTK'nın 4/1-c bendinde, "Borçlar Kanununda «havale» hakkındaki 555 ile 560'ıncı maddelerinde" ve yine aynı Kanun'un 4/f bendinde "bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde" öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, 5/1. maddesinde de asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
6098 sayılı BK'nın 555. maddesinde "Havale, «havale» edenin, kendi hesabına, para, «kıymetli evrak» ya da diğer bir mislî eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini; bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlem" olarak tarif edilmiş olup havaledeki üçlü borç ilişkisinin taraflarını havale eden, havale alıcısı ve havale ödeyicisi oluşturur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · kıymetli evrak · mükerrerlik · görevsizlik kararı · kusur · teslim · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, paranın 5.000 TL eksik çıkmasının davalı Banka personelinin hata, «kusur» ve haksız bir eyleminden kaynaklandığının kanıtlanamadığı, davacının «mükerrer» ödemesinden söz edilemeyeceği, davalı Banka'nın sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, davanın açıldığı tarih itibariyle, davacı ile davalı Banka arasındaki uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'nın 4/1-c ve 4/f bentleri uyarınca «mutlak ticari» davalardan olduğu, davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1- Davacı, davalı Banka'ya «teslim» ettiği tutardan 5.000 TL'sinin eksik hesaba geçtiğini, bu miktarı ikinci kez dava dışı emlak firmasına ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek 5.000 TL'nin tahsilini istemiş, mahkemece ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 4/1-c bendinde, "Borçlar Kanununda «havale» hakkındaki 555 ile 560'ıncı maddelerinde" ve yine aynı Kanun'un 4/f bendinde "bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde" öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, 5/1. maddesinde de asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1271 E. 2014/7957 K.
Ortak:havale
İncelediğiniz karardaŞti. hesabına «havale» edildiği iddiasına dayalı «istirdat» istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın çözümü 6098 sayılı TBK'nın 555 vd. maddeleri ile özellikle «havale» edenin geri alma hakkının düzenlendiği 559. maddenin uygulanmasını gerektirmektedir.
Anılan 559. maddenin ikinci fıkrasında, «havale» ödeyicisinin (davalı banka) havale alıcısına havaleyi kabul ettiğini açıklamadığı sürece havale edenin ona verdiği yetkiyi geri alabileceği öngörülmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalı şirket ile bir ticari ilişkisinin bulunmadığı, «havale» edilen söz konusu paranın davacıya iadesi talebinin haklı sebeplere dayandığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 8.664,03 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Şti hesabına davacı şirket personelince sehven yapıldığı, yapılan «havale» işlemindeki yanlışlığın davalı bankadan kaynaklanmadığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığına göre, havale edilen para, havale alıcısının hesabına geçmekle artık bankanın bu parayı havale göndericisine veya üçüncü bir şahsa havale alıcısının talimatı bulunmaksızın iade etme «yetki» ve sorumluluğu bulunmadığı gibi, davalı banka ile davalı firma arasındaki Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi uyarınca davalı bankanın davalı şirketin hesaplarından «mahsup» yetkisi bulunması nedeniyle davalı bankanın sorumluluğundan bahsedilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mahsup · yetki
Benzer bu karardaŞti hesabına davacı şirket personelince sehven yapıldığı, yapılan «havale» işlemindeki yanlışlığın davalı bankadan kaynaklanmadığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığına göre, havale edilen para, havale alıcısının hesabına geçmekle artık bankanın bu parayı havale göndericisine veya üçüncü bir şahsa havale alıcısının talimatı bulunmaksızın iade etme «yetki» ve sorumluluğu bulunmadığı gibi, davalı banka ile davalı firma arasındaki Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi uyarınca davalı bankanın davalı şirketin hesaplarından «mahsup» yetkisi bulunması nedeniyle davalı bankanın sorumluluğundan bahsedilemez.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/4541 E. , 2017/6590 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/01/2016 tarih ve 2015/371-2016/39 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı .... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ... İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ... hesabına göndermek istediği 27.000 TL'nin unvan benzerliğine bağlı olarak sehven davalı ... ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin davalı bankadaki hesabına aktarıldığını, müvekkilinin başvurusuna rağmen sehven gönderilen paranın iade edilmediğini, müvekkilinin davalı şirkete bir borcunun bulunmadığını, davalıların sebepsiz zenginleştiğini, diğer davalının, davalı bankaya hesaplarına geçen paranın iadesine dair muvaffakatname verdiğini ileri sürerek 27.000 TL'nin avans faiz ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili, davacıdan alacaklarının bulunmadığını, EFT'nin yanlışlıkla yapıldığını belirtmiş, müvekkili aleyhine hüküm kurulmamasını ve müvekkili aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesini istemiştir.
Davalı Banka müzekkere cevabında, diğer davalının çek karnesi ve krediden dolayı bankaya borçlu olduğunu, rehin, hapis, takas ve mahsup haklarının bulunduğunu, ayrıca hesapta muhtelif haciz müzekkerelerinin olduğunu bildirmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, beyanlardan davacı ile davalı .... ve Dış Tic. Ltd. Şti. arasında alacak-borç ilişkisinin bulunmadığının anlaşıldığı, EFT işleminin sehven yapıldığı, yanlışlıkla gönderildiği açıkça belli olan tutar üzerinde rehin, hapis, takas hakkına dayanılarak iadeden kaçınılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı .... vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafından internet bankacılığı yoluyla yapılan EFT işlemi ile dava dışı 3. şahsa gönderilmek istenen paranın sehven davalı ... ve Dış Tic. Ltd. Şti. hesabına havale edildiği iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın çözümü 6098 sayılı TBK'nın 555 vd. maddeleri ile özellikle havale edenin geri alma hakkının düzenlendiği 559. maddenin uygulanmasını gerektirmektedir. Anılan 559. maddenin ikinci fıkrasında, havale ödeyicisinin (davalı banka) havale alıcısına havaleyi kabul ettiğini açıklamadığı sürece havale edenin ona verdiği yetkiyi geri alabileceği öngörülmüştür. Somut olayda, davalı banka, havaleyi kabul ile havale eden tarafından gönderilen parayı havale alıcısının hesabına geçirmiş olmakla, havale konusu para üzerinde tasarruf hakkı havale alıcısına geçmiş olup havale eden, TBK 559/1.maddesi uyarınca havale alıcısına vermiş olduğu yetkiyi geri alabilirse de, davalı havale ödeyicisi bankaya verdiği yetkiyi geri alamayacağından irade fesadına dayalı dahi olsa iade istemini davalı bankaya karşı ileri süremez.
Davalı bankanın, TBK'nın 557/1. maddesi de gözetildiğinde, havale alıcısının hesabına aktardığı havale konusu para üzerine, havale alıcısı ile aralarındaki sözleşmeye dayanarak bloke koymuş olmasında da yasaya aykırı bir durum sözkonusu olmayıp davacının iadesi talebinin reddedilmesinde davalı banka açısından bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Şu halde, davalı banka hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul edilmesi yerinde olmamış, davalı banka vekilinin temyiz itirazının kabulü ile yerel mahkeme kararının davalı banka lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/385059200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz