Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/10601 E. 2016/8213 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kıymetli evrak↗ ticari işletme↗ tbk 99↗ görevsizlik kararı↗ havale↗ tacir↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bir davaya asliye ticaret mahkemesinin bakmakla görevli olabilmesi için görülecek dava veya işin; ya her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davası olması, ya da TTK'da düzenlenen bir konudan doğan hukuk davası olması,veyahut TTK 4/1. maddenin (b), (c), (d), (e), (f) bentlerinde sayılan konulardan doğan hukuk davası olması, yahut da diğer özel kanunlardan doğan hukuk davası olması gerektiği, davalının TTK'nın 16/2. maddesi gereğince tacir sayılmasının mümkün olmadığı, tacir olmayan veya tacir sayılması mümkün olmayan gerçek ya da tüzel kişinin ticari işletmesinin olamayacağı, davanın TTK'da düzenlenmiş bir dava ve iş de olmadığı, TTK'nın 4/1-b-c-d-e-f maddelerinde sayılan dava ve işlerden de olmadığı, özel kanunlarda sayılan asliye ticaret mahkemelerinin bakacağı dava ve işler arasında da bulunmadığı gerekçesi ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafından havale edilen paranın yanlış kişiye ödenmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Havale, 6098 sayılı TBK'nın 555 ile 560. maddelerinde düzenlemiştir. Havale, havale edenin, kendi hesabına, para, kıymetli evrak ya da diğer bir misli eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini; bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlemdir. Havaleden doğan bir uyuşmazlığın ticari bir dava sayılabilmesi için, havale işlemine katılan kişilerden (havale eden, havale ödeyicisi, havale alıcısı) sadece birinin ticari işletmesiyle ilgili olması yeterlidir. (TTK. m 4). Bu durum karşısında, havale alıcısının ticari işletmesiyle ilgili bulunduğundan, somut olayda havaleden doğan uyuşmazlık, ticari davaya konu olur ve Ticaret Mahkemesi'nde görülür. Tüm bu nedenlerle, davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1399 E. 2017/2049 K.
Ortak:kıymetli evrak · görevsizlik kararı · havale · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaHavale, «havale» edenin, kendi hesabına, para, «kıymetli evrak» ya da diğer bir misli eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini; bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlemdir.
Mahkemece, bir davaya asliye ticaret mahkemesinin bakmakla «görevli» olabilmesi için görülecek dava veya işin; ya her iki tarafın da «ticari işletmesiyle» ilgili hususlardan doğan hukuk davası olması, ya da TTK'da düzenlenen bir konudan doğan hukuk davası olması,veyahut TTK 4/1. maddenin (b), (c), (d), (e), (f) bentlerinde sayılan konulardan doğan hukuk davası olması, yahut da diğer özel kanunlardan doğan hukuk davası olması gerektiği, davalının TTK'nın 16/2. maddesi gereğince «tacir» sayılmasının mümkün olmadığı, tacir olmayan veya tacir sayılması mümkün olmayan gerçek ya da tüzel kişinin ticari işletmesinin olamayacağı, davanın TTK'da düzenlen …
Dava, davacı tarafından «havale» edilen paranın yanlış kişiye ödenmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda6102 sayılı TTK'nın 4/1-c bendinde, "Borçlar Kanununda «havale» hakkındaki 555 ile 560'ıncı maddelerinde" ve yine aynı Kanun'un 4/f bendinde "bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde" öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, 5/1. maddesinde de asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
6098 sayılı BK'nın 555. maddesinde "Havale, «havale» edenin, kendi hesabına, para, «kıymetli evrak» ya da diğer bir mislî eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini; bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlem" olarak tarif edilmiş olup havaledeki üçlü borç ilişkisinin taraflarını havale eden, havale alıcısı ve havale ödeyicisi oluşturur.
Bu durumda, davanın açıldığı tarih itibariyle, davacı ile davalı Banka arasındaki uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'nın 4/1-c ve 4/f bentleri uyarınca «mutlak ticari» davalardan olduğu, davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · mükerrerlik · kusur · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, paranın 5.000 TL eksik çıkmasının davalı Banka personelinin hata, «kusur» ve haksız bir eyleminden kaynaklandığının kanıtlanamadığı, davacının «mükerrer» ödemesinden söz edilemeyeceği, davalı Banka'nın sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Davacı, davalı Banka'ya «teslim» ettiği tutardan 5.000 TL'sinin eksik hesaba geçtiğini, bu miktarı ikinci kez dava dışı emlak firmasına ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek 5.000 TL'nin tahsilini istemiş, mahkemece ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, davanın açıldığı tarih itibariyle, davacı ile davalı Banka arasındaki uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'nın 4/1-c ve 4/f bentleri uyarınca «mutlak ticari» davalardan olduğu, davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12254 E. 2015/11045 K.
Ortak:ticari işletme · görevsizlik kararı · havale · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, bir davaya asliye ticaret mahkemesinin bakmakla «görevli» olabilmesi için görülecek dava veya işin; ya her iki tarafın da «ticari işletmesiyle» ilgili hususlardan doğan hukuk davası olması, ya da TTK'da düzenlenen bir konudan doğan hukuk davası olması,veyahut TTK 4/1. maddenin (b), (c), (d), (e), (f) bentlerinde sayılan konulardan doğan hukuk davası olması, yahut da diğer özel kanunlardan doğan hukuk davası olması gerektiği, davalının TTK'nın 16/2. maddesi gereğince «tacir» sayılmasının mümkün olmadığı, tacir olmayan veya tacir sayılması mümkün olmayan gerçek ya da tüzel kişinin ticari işletmesinin olamayacağı, davanın TTK'da düzenlen …
Havaleden doğan bir uyuşmazlığın ticari bir dava sayılabilmesi için, «havale» işlemine katılan kişilerden (havale eden, havale ödeyicisi, havale alıcısı) sadece birinin «ticari işletmesiyle» ilgili olması yeterlidir. (TTK. m 4).
Bu durum karşısında, «havale» alıcısının «ticari işletmesiyle» ilgili bulunduğundan, somut olayda havaleden doğan uyuşmazlık, ticari davaya konu olur ve Ticaret Mahkemesi'nde görülür.
Benzer bu karardaMahkemece, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6502 sayılı Tüketici Kanunu'nun 3. maddesi gereğince, somut uyuşmazlıkta «görevli» mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» ve talep halinde dosyanın görevli ...
Havaleden doğan bir uyuşmazlığın ticari yargıda görülebilmesi için havalenin işleme katılan kişilerden («havale» eden, havale ödeyicisi, havale alıcısı) sadece birinin «ticari işletmesiyle» ilgili olması yeterlidir (TTK. m 4).
Dava, davacı tarafından «havale» edilen paranın yanlış kişiye ödenmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4541 E. 2017/6590 K.
Ortak:havale
İncelediğiniz karardaDava, davacı tarafından «havale» edilen paranın yanlış kişiye ödenmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Havale, «havale» edenin, kendi hesabına, para, «kıymetli evrak» ya da diğer bir misli eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini; bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlemdir.
Havaleden doğan bir uyuşmazlığın ticari bir dava sayılabilmesi için, «havale» işlemine katılan kişilerden (havale eden, havale ödeyicisi, havale alıcısı) sadece birinin «ticari işletmesiyle» ilgili olması yeterlidir. (TTK. m 4).
Benzer bu karardaŞti. hesabına «havale» edildiği iddiasına dayalı «istirdat» istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın çözümü 6098 sayılı TBK'nın 555 vd. maddeleri ile özellikle «havale» edenin geri alma hakkının düzenlendiği 559. maddenin uygulanmasını gerektirmektedir.
Anılan 559. maddenin ikinci fıkrasında, «havale» ödeyicisinin (davalı banka) havale alıcısına havaleyi kabul ettiğini açıklamadığı sürece havale edenin ona verdiği yetkiyi geri alabileceği öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:irade fesadı · internet bankacılığı · takas · bloke · rehin · istirdat
Benzer bu karardaŞti. arasında alacak-borç ilişkisinin bulunmadığının anlaşıldığı, EFT işleminin sehven yapıldığı, yanlışlıkla gönderildiği açıkça belli olan tutar üzerinde «rehin», hapis, «takas» hakkına dayanılarak iadeden kaçınılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, davacı tarafından «internet bankacılığı» yoluyla yapılan EFT işlemi ile dava dışı 3. şahsa gönderilmek istenen paranın sehven davalı ... ve Dış Tic.
Şti. hesabına «havale» edildiği iddiasına dayalı «istirdat» istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalı banka, havaleyi kabul ile «havale» eden tarafından gönderilen parayı havale alıcısının hesabına geçirmiş olmakla, havale konusu para üzerinde tasarruf hakkı havale alıcısına geçmiş olup havale eden, TBK 559/1.maddesi uyarınca havale alıcısına vermiş olduğu yetkiyi geri alabilirse de, davalı havale ödeyicisi bankaya verdiği yetkiyi geri alamayacağından «irade fesadına» dayalı dahi olsa iade istemini davalı bankaya karşı ileri süremez.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3303 E. 2019/7866 K.
Ortak:kıymetli evrak · havale
İncelediğiniz karardaHavale, «havale» edenin, kendi hesabına, para, «kıymetli evrak» ya da diğer bir misli eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini; bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlemdir.
Dava, davacı tarafından «havale» edilen paranın yanlış kişiye ödenmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Havaleden doğan bir uyuşmazlığın ticari bir dava sayılabilmesi için, «havale» işlemine katılan kişilerden (havale eden, havale ödeyicisi, havale alıcısı) sadece birinin «ticari işletmesiyle» ilgili olması yeterlidir. (TTK. m 4).
Benzer bu karardaTBK 555 maddesinde "«havale», havale edenin, kendi hesabına para, «kıymetli evrak» ya da diğer bir misli eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini, bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlem" olarak tarif edilmiş olup, havaledeki üçlü borç ilişkisinin taraflarını havale eden, havale alıcısı ve havale ödeyicisi oluşturmaktadır.
Şti. hesabına yanlışlıkla «havale» edildiği iddiasına dayalı, davalı Banka aleyhine açılan «istirdat» davasıdır.
Uyuşmazlığın çözümü 6098 sayılı TBK 555 vd. maddeleri ile özellikle «havale» edenin geri alma hakkının düzenlendiği TBK 559 maddesinin uygulanmasını gerektirmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişiliğin sona ermesi · ticaret sicilinden terkin · internet bankacılığı · tüzel kişilik · istirdat · terkin
Benzer bu karardaŞti.'nin «tüzel kişiliğinin sona ermesi», «ticaret sicilinden terkin» edilmiş olması durumunda «havale» işleminin 3. ayağı eksik kalacağından geçerli bir havale ilişkisinden söz edilmesi mümkün olmayacak, havale ödeyicisi davalı banka TBK 559 maddesi gereğince dava konusu havale bedelini davacı havale göndericisine iade etmek zorunda kalacaktır.
Şti.'nin sicil kayıtlarının ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğünden getirtilerek adı geçen şirketin bu tarih itibariyle «tüzel kişiliğinin» devam edip etmediğinin saptanması, adı geçen şirket «ticaret sicilinden terkin» edilmiş ise TBK 559 maddesi hükümlerinin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken, yazıl …
Dava, davacı tarafından «internet bankacılığı» yolu ile yapılan EFT işlemi ile davadışı Ankara Defter Ltd.
Şti. hesabına yanlışlıkla «havale» edildiği iddiasına dayalı, davalı Banka aleyhine açılan «istirdat» davasıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6970 E. 2021/6612 K.
Ortak:havale · Tazminat
İncelediğiniz karardaDava, davacı tarafından «havale» edilen paranın yanlış kişiye ödenmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Havale, «havale» edenin, kendi hesabına, para, «kıymetli evrak» ya da diğer bir misli eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini; bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlemdir.
Havaleden doğan bir uyuşmazlığın ticari bir dava sayılabilmesi için, «havale» işlemine katılan kişilerden (havale eden, havale ödeyicisi, havale alıcısı) sadece birinin «ticari işletmesiyle» ilgili olması yeterlidir. (TTK. m 4).
Benzer bu kararda2-Dava, ... sistemi üzerinden davalı banka aracılığı ile «havale» edilen paranın alıcısından başkasına ödenmesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/10601 E. , 2016/8213 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/05/2016 tarih ve 2015/784-2016/478 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı şirketin dava dışı bankada bulunan hesabına 12.08.2014 tarihinde 375.000,00 TL yatırıldığını, davalı şirketten noter ihtarnamesi ile bu bedelin istenmesine rağmen paranın iade edilmediğini ileri sürerek, davalının hesabına yatırılan 375.000 TL'nin 30.000 TL'sinin 12.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir ticari ilişkinin olmadığını, davacının müvekkil şirkete bağlı ... A.Ş'de müdür olarak çalıştığını ve bu şirketi dolandırdığını, davacının müvekkili şirkete borç vermesinin hayatın ve ticaretin olağan akışına aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bir davaya asliye ticaret mahkemesinin bakmakla görevli olabilmesi için görülecek dava veya işin; ya her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davası olması, ya da TTK'da düzenlenen bir konudan doğan hukuk davası olması,veyahut TTK 4/1. maddenin (b), (c), (d), (e), (f) bentlerinde sayılan konulardan doğan hukuk davası olması, yahut da diğer özel kanunlardan doğan hukuk davası olması gerektiği, davalının TTK'nın 16/2. maddesi gereğince tacir sayılmasının mümkün olmadığı, tacir olmayan veya tacir sayılması mümkün olmayan gerçek ya da tüzel kişinin ticari işletmesinin olamayacağı, davanın TTK'da düzenlenmiş bir dava ve iş de olmadığı, TTK'nın 4/1-b-c-d-e-f maddelerinde sayılan dava ve işlerden de olmadığı, özel kanunlarda sayılan asliye ticaret mahkemelerinin bakacağı dava ve işler arasında da bulunmadığı gerekçesi ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli ...
Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafından havale edilen paranın yanlış kişiye ödenmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Havale, 6098 sayılı TBK'nın 555 ile 560. maddelerinde düzenlemiştir. Havale, havale edenin, kendi hesabına, para, kıymetli evrak ya da diğer bir misli eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini; bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlemdir. Havaleden doğan bir uyuşmazlığın ticari bir dava sayılabilmesi için, havale işlemine katılan kişilerden (havale eden, havale ödeyicisi, havale alıcısı) sadece birinin ticari işletmesiyle ilgili olması yeterlidir. (TTK. m 4). Bu durum karşısında, havale alıcısının ticari işletmesiyle ilgili bulunduğundan, somut olayda havaleden doğan uyuşmazlık, ticari davaya konu olur ve Ticaret Mahkemesi'nde görülür.
Tüm bu nedenlerle, davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/274402400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz