Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/380 E. 2019/2594 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akdi faiz↗ bozma sonrası karar↗ tahkikat↗ dava şartı yokluğu↗ vade↗ içtihadı birleştirme kararı↗ usulden reddi↗ ıslah↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, off-shore işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
04.04.2012 tarihinde açılan davada, 15.12.1999 tarihinde yatırılan 24.700,00 TL’nın vade sonunda 31.500,00 TL’ye baliğ olduğu iddia edilerek akdi faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi istenmiş, Mahkemenin 04.10.2012 gün ve 2012/80 – 166 sayılı kararı ile dava şartı yokluğundan, davanın usulden reddine ilişkin kararın Dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak 2014/1215 E. sayılı dosyası üzerinde yapılan yargılamada, davacı vekilince 07.07.2015 günlü ıslah dilekçesi ile 28.200,00 TL alacağın, 24.700.- TL kısmına 08.10.1999 tarihinden, 3.500.- TL kısmına ise 15.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda faiz uygulanarak tahsiline karar verilmesini istemiştir. Böylece dava ıslah edilerek 3.500,00 TL’nın daha tahsili talep edilmiş, Mahkemece yargılama sonucunda ıslah edilen istemde kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Islah tarihi itibariyle yürürlükte olan HMK 177 maddesinde, ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmiştir. Ayrıca Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’nun 06.05.2016 gün ve 2015/1 E., 2016/1 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir.
Bu durumda mahkemece, davacı vekili tarafından bozma sonrası ıslah edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4927 E. 2024/2265 K.
Ortak:akdi faiz · tahkikat · dava şartı yokluğu · vade · usulden reddi · ıslah · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz kararda04.04.2012 tarihinde açılan davada, 15.12.1999 tarihinde yatırılan 24.700,00 TL’nın «vade» sonunda 31.500,00 TL’ye baliğ olduğu iddia edilerek «akdi faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmesi istenmiş, Mahkemenin 04.10.2012 gün ve 2012/80 – 166 sayılı kararı ile dava «şartı yokluğundan», davanın «usulden reddine» ilişkin kararın Dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak 2014/1215 E. sayılı dosyası üzerinde yapılan yargılamada, davacı vekilince 07.07.2015 günlü «ıslah» dilekçesi ile 28.200,00 TL alacağın, 24.700.- TL kısmına 08.10.1999 tarihinden, 3.500.- TL kısmına ise 15.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda faiz uygula …
Islah tarihi itibariyle yürürlükte olan HMK 177 maddesinde, «ıslahın» «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmiştir.
Böylece dava «ıslah» edilerek 3.500,00 TL’nın daha tahsili talep edilmiş, Mahkemece yargılama sonucunda ıslah edilen istemde kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİkinci Bozma Kararı Dairemizin 03.04.2019 tarih, 2018/380 E. ve 2019/2594 K. sayılı kararıyla davalı ING vekilinin, «ihbar olunan» OYAK vekilinin ve fer’i müdahil TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, 04.04.2012 tarihinde açılan davada, 15.12.1999 tarihinde yatırılan 24.700,00 TL’nın «vade» sonunda 31.500,00 TL’ye baliğ olduğu iddia edilerek «akdi faizi» ile davalıdan tahsilinin istendiği, Mahkemenin 04.10.2012 tarihli kararı ile dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» ilişkin kararın Dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak 2014/1215 E. sayılı dosyası üzerinde yapılan yargılamada, davacı vekilince 07.07.2015 günlü «ıslah» dilekçesi ile 28.200,00 TL alacağın, 24.700,00 TL kısmına 08.10.1999 tarihinden, 3.500,00 TL kısmına ise 15.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda faiz uygulanarak tahsiline karar verilmesinin istenildiği, böylece dava ıslah edilerek 3.500,00 TL’nın daha tahsilinin talep edildiği, Mahkemece yargılama sonucunda ıslah edilen istemde kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği, ıslah tarihi itibariyle yürürlükte olan 6100 sayılı Kanun'un 177 nci maddesine göre ıslahın «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabileceği, ayrıca Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’nun 06.05.2016 gün ve 2015/1 E., 2016/1 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle karar bozulmuş, bu karara karşı davalı banka vekili karar düzeltme talebinde bulunmuş, Dairemizin 21.11.2022 tarih, 2019/3838 E. ve 2022/8069 K. sayılı kararıyla davalı banka tarafından karar düzeltme dilekçesinde «zamanaşımı def»’inin açıkça ileri sürülmemesine göre davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay karar düzeltme kararında davalı bankanın «zamanaşımı def»'ine ilişkin karar düzeltme taleplerinin reddine karar verildiği de dikkate alınarak davacı alacağının zamanaşımına uğramamış olduğu, davacının «ıslah» talep tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı Kanun'un 177 nci maddesinde ıslahın «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabileceği, her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılmasının mümkün olmadığı gözönüne alınarak ve bunun dışında sair tem …
B. (Birinci) Bozma Kararı Dairemizin 30.09.2013 tarih, 2013/5804 E. ve 2013/17007 K. sayılı kararıyla mahkemece kurulan «ara» kararda gider avansını gerektirecek «masraf» kalemlerinin tarifede belirtilen hususlar dikkate alınarak ayrıntılı belirtilmediği, bu nedenle «kesin» mehle uyulmamasının davanın reddini gerektirmeyeceği, dava «şartı yokluğundan» usulden davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediğine işaret edilerek bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihtarat · hakim ortak · mazeret · uzamış ceza zamanaşımı · ceza zamanaşımı · ihbar olunan · feri müdahil · ara karar
Benzer bu kararda… emece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 20.04.2017 tarih, 2014/1215 E. ve 2017/576 K. sayılı kararı ile davacının açtırdığı mevduat hesaplarındaki paraların «havale» işlemi ile Kıbrıs'ta kurulu Egebank'ın Off-Shore Banka hesabına havale edilmiş gibi gösterildiği, aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı, Yurt Ticaret ve Kredi Bankası’nın «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek suretiyle kullandırıldığı, mevduatın yatırıldığı banka «yönetim kurulu» üyeleri hakkında ceza davası bulunduğu, «uzamış ceza zamanaşımı» nedeniyle alacağın zamanaşımına uğramadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile toplamda 27.989,10 TL'nın 24.700,00 TL'sinin 08.10.1999 tarihinden itibaren, 3.289,10 TL'sinin 15.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davalı ING bank vekili, «ihbar olunan» OYAK vekili, fer’i müdahil TMSF vekilince temyiz edilmiştir.
… ılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesi uyarınca asgari giderleri yatırması için davacı vekiline usulüne uygun «ihtarat» yapılıp «kesin süre» verildiği, davacı vekilinin usulüne uygun verilen kesin süreye ve ihtarata rağmen belirlenen avansı yatırmadığı, geçerli bir «mazeret» de sunmadığı, 6100 sayılı Kanun'un 114 ve 115 inci maddelerinin 01.10.2011 tarihi itibariyle açılacak ve «derdest» tüm davalarda derhal uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın dava şartları yokluğundan usulen reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. (Birinci) Bozma Kararı Dairemizin 30.09.2013 tarih, 2013/5804 E. ve 2013/17007 K. sayılı kararıyla mahkemece kurulan «ara» kararda gider avansını gerektirecek «masraf» kalemlerinin tarifede belirtilen hususlar dikkate alınarak ayrıntılı belirtilmediği, bu nedenle «kesin» mehle uyulmamasının davanın reddini gerektirmeyeceği, dava «şartı yokluğundan» usulden davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediğine işaret edilerek bozulmuştur.
İkinci Bozma Kararı Dairemizin 03.04.2019 tarih, 2018/380 E. ve 2019/2594 K. sayılı kararıyla davalı ING vekilinin, «ihbar olunan» OYAK vekilinin ve fer’i müdahil TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, 04.04.2012 tarihinde açılan davada, 15.12.1999 tarihinde yatırılan 24.700,00 TL’nın «vade» sonunda 31.500,00 TL’ye baliğ olduğu iddia edilerek «akdi faizi» ile davalıdan tahsilinin istendiği, Mahkemenin 04.10.2012 tarihli kararı ile dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» ilişkin kararın Dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak 2014/1215 E. sayılı dosyası üzerinde yapılan yargılamada, davacı vekilince 07.07.2015 günlü «ıslah» dilekçesi ile 28.200,00 TL alacağın, 24.700,00 TL kısmına 08.10.1999 tarihinden, 3.500,00 TL kısmına ise 15.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda faiz uygulanarak tahsiline karar verilmesinin istenildiği, böylece dava ıslah edilerek 3.500,00 TL’nın daha tahsilinin talep edildiği, Mahkemece yargılama sonucunda ıslah edilen istemde kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği, ıslah tarihi itibariyle yürürlükte olan 6100 sayılı Kanun'un 177 nci maddesine göre ıslahın «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabileceği, ayrıca Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’nun 06.05.2016 gün ve 2015/1 E., 2016/1 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle karar bozulmuş, bu karara karşı davalı banka vekili karar düzeltme talebinde bulunmuş, Dairemizin 21.11.2022 tarih, 2019/3838 E. ve 2022/8069 K. sayılı kararıyla davalı banka tarafından karar düzeltme dilekçesinde «zamanaşımı def»’inin açıkça ileri sürülmemesine göre davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5146 E. 2019/7135 K.
Ortak:bozma sonrası karar · tahkikat · ıslah
İncelediğiniz karardaIslah tarihi itibariyle yürürlükte olan HMK 177 maddesinde, «ıslahın» «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacı vekili tarafından «bozma sonrası» «ıslah» edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
04.04.2012 tarihinde açılan davada, 15.12.1999 tarihinde yatırılan 24.700,00 TL’nın «vade» sonunda 31.500,00 TL’ye baliğ olduğu iddia edilerek «akdi faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmesi istenmiş, Mahkemenin 04.10.2012 gün ve 2012/80 – 166 sayılı kararı ile dava «şartı yokluğundan», davanın «usulden reddine» ilişkin kararın Dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak 2014/1215 E. sayılı dosyası üzerinde yapılan yargılamada, davacı vekilince 07.07.2015 günlü «ıslah» dilekçesi ile 28.200,00 TL alacağın, 24.700.- TL kısmına 08.10.1999 tarihinden, 3.500.- TL kısmına ise 15.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda faiz uygula …
Benzer bu karardaIslah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesinde «ıslahın» «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmişse de, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 06/05/2016 tarih ve 2015/1 E. - 2016/1 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir.
Bu durumda mahkemece, «bozma sonrası» «ıslahın» söz konusu olmayacağı nazara alınmadan davacı vekili tarafından bozma sonrası ıslah edilen «maddi tazminat» miktarı üzerinden maddi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Ancak, davacı öncelikle 10.000,00 TL «maddi tazminatın» tahsilini istemiş, Dairemiz bozma ilamından sonra maddi tazminat talebini «ıslah» ile artırarak 18.551,41 TL’ye yükseltilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerçek değer tespiti · hisse devrinin iptali · hisse devri · reeskont faizi · infaz · kötüniyet · maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «hisse devrinin iptaline» karar verilmesinin bu aşamada «infazı» mümkün olmadığından davacının diğer talebinin değerlendirildiği, hisse devir tarihi olan 07.06.2014 tarihinde hisselerin bedelinin 18.551,41 TL olduğu, birleşen davalıların «kötüniyeti» ispatlanamdığından sorumluluklar bulunmadığı, asıl davanın davalılarının davacının oluşan zararından sorumlu olduğu gerekçesi ile birleşen davanın reddine, asıl davanın kısmen kabulü ile 18.551,41 TL «maddi tazminatın» 07/06/2004 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte asıl davalılardan tahsiline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, «hisse devrinin iptali» ile hissenin davacı adına tescili, devrin iptalinin mümkün olmaması halinde hisselerin «gerçek değerinin tespiti» ile hisselere karşılık 10.000TL «maddi tazminatın» tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçelerle asıl davanın kısmen kabulü ile 18.551,44 TL «maddi tazminatın» tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davacı öncelikle 10.000,00 TL «maddi tazminatın» tahsilini istemiş, Dairemiz bozma ilamından sonra maddi tazminat talebini «ıslah» ile artırarak 18.551,41 TL’ye yükseltilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12939 E. 2018/6972 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, 14.700 TL'nin 20.09.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı ve fer'i müdahil ... vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce faiz yönünden bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10994 E. 2018/5846 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cezai şart
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile 700.000 TL «cezai şartın» davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/380 E. , 2019/2594 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 20/04/2017 tarih ve 2014/1215-2017/576 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı ING Bank vekili, ihbar olunan ... vekili, fer'i müdahil TMSF vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının, Egebank... Şubesi'ne yatırılan toplam 31.500,00 TL mevduat alacağının davalı bankadan tahsili ile, alacağa vadeli mevduatın yenilenme tarihi olan 15/12/1999 tarihinden vade tarihi olan 18/01/2000 tarihine kadar %78 akdi faiz, vade sonundan fiili ödeme tarihine kadar ise akdi faiz olan %78'den aşağı olmamak üzere temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, 07.07.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 28.200,00 TL alacağın 24.700,00 TL’sine 08.10.1999 tarihinden 3.500,00 TL’sına 15.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği değişen oranlarda faiz uygulanmasını, 01.09.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile de toplam 27.989,10 TL alacağın 24.700,00 TL'sine 08.10.1999 tarihinden, 3.289,10 TL alacağa 15.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği değişen oranlarda faiz uygulanmasını istemiştir.
Davalı vekili, davanın husumet, derdestlik, dava şartı eksikliği, zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönlerinden reddi ile haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddini istemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının açtırdığı mevduat hesaplarındaki paraların havale işlemi ile Kıbrıs'ta kurulu Egebank'ın Off-Shore Banka hesabına havale edilmiş gibi gösterildiği, aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı, Yurt Ticaret ve Kredi Bankası’nın hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek suretiyle kullandırıldığı, mevduatın yatırıldığı banka yönetim kurulu üyeleri hakkında ceza davası bulunduğu, uzamış ceza zaman aşımı nedeniyle alacağın zaman aşımına uğramadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile toplamda 27.989,10 TL'nın 24.700,00TL'sinin 08/10/1999 tarihinden itibaren, 3.289,10 TL'sinin 15/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ING bank vekili, ihbar olunan ... vekili, fer’i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı ING vekilinin, ihbar olunan ... vekilinin ve fer’i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, off-shore işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
04.04.2012 tarihinde açılan davada, 15.12.1999 tarihinde yatırılan 24.700,00 TL’nın vade sonunda 31.500,00 TL’ye baliğ olduğu iddia edilerek akdi faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi istenmiş, Mahkemenin 04.10.2012 gün ve 2012/80 – 166 sayılı kararı ile dava şartı yokluğundan, davanın usulden reddine ilişkin kararın Dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak 2014/1215 E. sayılı dosyası üzerinde yapılan yargılamada, davacı vekilince 07.07.2015 günlü ıslah dilekçesi ile 28.200,00 TL alacağın, 24.700.- TL kısmına 08.10.1999 tarihinden, 3.500.- TL kısmına ise 15.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda faiz uygulanarak tahsiline karar verilmesini istemiştir. Böylece dava ıslah edilerek 3.500,00 TL’nın daha tahsili talep edilmiş, Mahkemece yargılama sonucunda ıslah edilen istemde kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Islah tarihi itibariyle yürürlükte olan HMK 177 maddesinde, ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmiştir. Ayrıca Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’nun 06.05.2016 gün ve 2015/1 E., 2016/1 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir.
Bu durumda mahkemece, davacı vekili tarafından bozma sonrası ıslah edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ING vekili, ihbar olunan ... vekili ve fer’i müdahil TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, hükmün adı geçen temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı ING Bank'a iadesine, 03/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517082200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz