Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/702 E. 2019/7818 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tereke temsilcisi↗ tereke↗ bozma sonrası karar↗ tahkikat↗ davanın konusu↗ iyiniyet↗ maktu vekalet ücreti↗ ek prim↗ mirasçılık↗ içtihadı birleştirme kararı↗ iflas↗ ıslah↗ vekalet ücreti↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların murisi ...'ın davalı banka nezdindeki iki ayrı hesabından yaklaşık 15 yıldır değişik kişi ve abonelere ait elektrik, su, bağkur primi, digitürk, kredi kartı ödemeleri, başkasına ait kredi kartı ödemeleri gerçekleştirildiği, davacıların murisi ...'ın davaya konu olan hesaplarının davalı bankanın devraldığı müflis Pamukbank'ta bulunduğu, bankanın iflas etmesi üzerine davalı bankanın devraldığı, işlemlere davalı banka tarafından devam edildiği, davacıların murisine ait hesaplardan çeşitli yerlere ve çeşitli kişiler adına ödemeler yapıldığı, davacıların murisinin dosya içerisinde bulunan veraset ilamından 14.03.2013 tarihinde vefat ettiğinin anlaşıldığı, ...'ın vefat tarihine kadar davalı bankada bulunan hesaplarından yapılan bu ödemelere herhangi bir itirazda bulunmadığı, yaklaşık 15 yıldır süren bu işlemlere murisin sessiz kaldığı, yıllarca aynı şekilde işlemlerin devam ettiği, murisin itiraz etmediği bir duruma muris vefat ettikten sonra mirasçılarının itiraz etmesinin iyiniyetle bağdaşmayacağı, murisin kendi şahsında doğan bir hakkı kullanmadan vefat etmesi halinde bu kullanılmayan hakkın mirasçılarına intikal etmeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı asiller ve tereke temsilcisi temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı asiller ve tereke temsilcisinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece, Dairemiz bozma ilamından sonra yapılan ıslah ile artırılan miktar da nazara alınarak davanın reddine ve davalı taraf lehine arttırılan miktar üzerinden hesaplanan nisbi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Ancak, ıslah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesinde ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmişse de Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 06/05/2016 tarih ve 2015/1 E. - 2016/1 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Mahkemece, bozma sonrası ıslahın söz konusu olmayacağı nazara alınarak davalı lehine dava dilekçesi ile talep edilen miktar üzerinden hesaplanan nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi ve bozma sonrası yapılan ıslah ile artırılan kısmın da ayrı bir talep olduğu ve yalnızca işbu davada dava konusu yapılamayacak olması nedeniyle reddedilecek olması karşısında bu kısım yönünden maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın bu yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2296 E. 2014/4832 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, davacıların murisi davalı nezdinde ferdi kaza «sigortası poliçesi» ile sigortalı iken, sigorta poliçesini 18/04/2005'te iptal ettirdiği, sigortalı murisin 03/05/2005 tarihinde vefat ettiği, vefat tarihinde sigorta poliçesinin yürü …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6438 E. 2014/12861 K.
Ortak:tereke temsilcisi · tereke · temsil
İncelediğiniz karardaKararı, davacı asiller ve «tereke temsilcisi» temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı asiller ve «tereke temsilcisinin» aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu karardaDavalılardan ...,«tereke temsilcisi»..., ..., ve ... vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılardan ..., ... «tereke temsilcisi»..., ...,e ... vekillerinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/665 E. 2013/18523 K.
Ortak:ek prim · Alacak
İncelediğiniz kararda… üm dosya kapsamına göre, davacıların murisi ...'ın davalı banka nezdindeki iki ayrı hesabından yaklaşık 15 yıldır değişik kişi ve abonelere ait elektrik, su, bağkur «primi», digitürk, kredi kartı ödemeleri, başkasına ait kredi kartı ödemeleri gerçekleştirildiği, davacıların murisi ...'ın davaya konu olan hesaplarının davalı bankanın devraldığı müflis Pamukbank'ta bulunduğu, bankanın «iflas» etmesi üzerine davalı bankanın devraldığı, işlemlere davalı banka tarafından devam edildiği, davacıların murisine ait hesaplardan çeşitli yerlere ve çeşitli kişiler adına ödemeler yapıldığı, davacıların murisinin dosya içerisinde bulunan veraset ilamından 14.03.2013 tarihinde vefat ettiğinin anlaşıldığı, ...'ın vefat tarihine kadar davalı bankada bulunan hesaplarından yapılan bu ödemelere herhangi bir itirazda bulunmadığı, yaklaşık 15 yıldır süren bu işlemlere murisin sessiz kaldığı, yıllarca aynı şekilde işlemlerin devam ettiği, murisin itiraz etmediği bir duruma muris vefat ettikten sonra «mirasçılarının» itiraz etmesinin «iyiniyetle» bağdaşmayacağı, murisin kendi şahsında doğan bir hakkı kullanmadan vefat etmesi halinde bu kullanılmayan hakkın mirasçılarına intikal etmeyeceği gerekçesi ile dava …
Benzer bu karardaAncak davacılar, davalı ... tarafından «ibraz» edilen 18.04.2005 tarihli «sigorta poliçesinin» iptal edilmesinin talep edildiği dilekçe altındaki imzasının murise ait olmadığını ve davalı ... şirketinin poliçeyi iptal ettikten sonra da, sigorta «prim» bedellerini murisin kredi kartı ekstrelerine yansıtmaya devam ettiğini ileri sürdükleri halde mahkemece, bu hususlarda herhangi bir inceleme yapılmadığı gibi, kara …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta sözleşmesi · sigorta poliçesi · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaAncak davacılar, davalı ... tarafından «ibraz» edilen 18.04.2005 tarihli «sigorta poliçesinin» iptal edilmesinin talep edildiği dilekçe altındaki imzasının murise ait olmadığını ve davalı ... şirketinin poliçeyi iptal ettikten sonra da, sigorta «prim» bedellerini murisin kredi kartı ekstrelerine yansıtmaya devam ettiğini ileri sürdükleri halde mahkemece, bu hususlarda herhangi bir inceleme yapılmadığı gibi, kara …
… emece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların murisi...nin davalı nezdinde ferdi kaza «sigortası poliçesi» ile sigortalı iken, sigorta poliçesini 18/04/2005'te iptal ettirdiği, sigortalı murisin 03/05/2005 tarihinde vefat ettiği, vefat tarihinde sigorta poliçesinin yürü …
Dava, ferdi kaza «sigorta sözleşmesine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davalı ..., «sigorta poliçesinin», davacıların murisi tarafından iptal edildiğini savunmuş, mahkemece de bu savunmaya itibar edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/15021 E. 2017/320 K.
Ortak:tereke temsilcisi · tereke · mirasçılık · temsil
İncelediğiniz karardaKararı, davacı asiller ve «tereke temsilcisi» temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı asiller ve «tereke temsilcisinin» aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
… üm dosya kapsamına göre, davacıların murisi ...'ın davalı banka nezdindeki iki ayrı hesabından yaklaşık 15 yıldır değişik kişi ve abonelere ait elektrik, su, bağkur «primi», digitürk, kredi kartı ödemeleri, başkasına ait kredi kartı ödemeleri gerçekleştirildiği, davacıların murisi ...'ın davaya konu olan hesaplarının davalı bankanın devraldığı müflis Pamukbank'ta bulunduğu, bankanın «iflas» etmesi üzerine davalı bankanın devraldığı, işlemlere davalı banka tarafından devam edildiği, davacıların murisine ait hesaplardan çeşitli yerlere ve çeşitli kişiler adına ödemeler yapıldığı, davacıların murisinin dosya içerisinde bulunan veraset ilamından 14.03.2013 tarihinde vefat ettiğinin anlaşıldığı, ...'ın vefat tarihine kadar davalı bankada bulunan hesaplarından yapılan bu ödemelere herhangi bir itirazda bulunmadığı, yaklaşık 15 yıldır süren bu işlemlere murisin sessiz kaldığı, yıllarca aynı şekilde işlemlerin devam ettiği, murisin itiraz etmediği bir duruma muris vefat ettikten sonra «mirasçılarının» itiraz etmesinin «iyiniyetle» bağdaşmayacağı, murisin kendi şahsında doğan bir hakkı kullanmadan vefat etmesi halinde bu kullanılmayan hakkın mirasçılarına intikal etmeyeceği gerekçesi ile dava …
Benzer bu karardaİş sayılı kararın incelenmesinde asıl borçlu şirket, .... ... ve muris. ... ... ile «ihtiyati haciz» talep eden kredi alacaklısı banka arasında imzalanan «kredi sözleşmeleri» uyarınca 100.567.70 TL alacak için itiraz edenlerin murisi ve İ. ... ... aleyhine ihtiyati haciz karar verildiği, muris ....'in «mirasçıları» ile «tereke temsilcisinin» itirazlarının süresinde olduğu, itiraz edenler murisinin taşınmazlar üzerinde ihtiyati haciz talep eden banka lehine «ipotekler» tesis ettirdiği asıl borçlu şirket ile itiraz edenler murisi aleyhine «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takip başlatıldığı, mevcut müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» ....'in mirasçıları hakkında ihtiyati haciz kararı koşullarının olmadığı nedenleriyle itirazın kabulüne karar verilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, alacaklı banka vekilinin borçlulardan muris ... terekesini «temsilen» ...'na yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:itirazdan feragat · ipoteğin paraya çevrilmesi · müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · feragat · haciz
Benzer bu karardaİş sayılı kararın incelenmesinde asıl borçlu şirket, .... ... ve muris. ... ... ile «ihtiyati haciz» talep eden kredi alacaklısı banka arasında imzalanan «kredi sözleşmeleri» uyarınca 100.567.70 TL alacak için itiraz edenlerin murisi ve İ. ... ... aleyhine ihtiyati haciz karar verildiği, muris ....'in «mirasçıları» ile «tereke temsilcisinin» itirazlarının süresinde olduğu, itiraz edenler murisinin taşınmazlar üzerinde ihtiyati haciz talep eden banka lehine «ipotekler» tesis ettirdiği asıl borçlu şirket ile itiraz edenler murisi aleyhine «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takip başlatıldığı, mevcut müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» ....'in mirasçıları hakkında ihtiyati haciz kararı koşullarının olmadığı nedenleriyle itirazın kabulüne karar verilmiştir.
2- Alacaklı vekilinin diğer borçlular ... ve ...'e yönelik temyizine gelince; Adı geçen borçlular vekili 29/07/2016 tarihli dilekçe ile davadan («itirazdan) feragat» ettiklerini bildirmiş olup HMK 74 ve 307 maddeleri çerçevesinde feragatin sonuç doğurucu olup olmadığı dikkate alınarak itirazdan feragat ile ilgili bir karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/702 E. , 2019/7818 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 04/12/2018 tarih ve 2016/75-2018/343 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı asiller ve tereke temsilcisi tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar, murisleri olan ...'ın Halk Bankası Aksaray Şubesinde bulunan ... ve ... nolu hesaplarından otomatik ödeme talimatı ile değişik kişi ve abonelere ait elektrik-su faturası, Bağ-Kur pirimi, Dıgıtürk, kredi kartı ödemeleri, başkasına ait kredi kartı veya bankamatik kartı kullanılmak sureti ile nakit çekimler gerçekleştirildiğini, bu işlemlerin muris ...'ın bilgisi dahilinde gerçekleştiğine ilişkin davalı tarafından herhangi bir yazılı talimat veya belge ortaya konmadığını ileri sürerek üçüncü kişilere karşı tüm talep hakları saklı kalmak kaydı ile zararlarının tespiti ile her bir davacı asil için için ayrı ayrı 2.000,00 TL olmak üzere toplam 6.000,00 TL'nin davalıdan yasal faizi ile birlikle tahsiline karar verilmesini istemişlerdir..
Davanın tereke adına açılmış olması nedeniyle diğer mirasçıların da davaya dahili için terekeye temsilçi atanarak davaya devam edilmiştir. Tereke temsilsince ıslah ile 206.546,34TL’nin tahsili talep edilmiştir.
Davalı vekili, murisin bilgisi dahilinde ödemelerin yapıldığını, talimatların telefon ya da internet üzerinden de verilebildiğini, otomatik ödeme talimatıyla ödeme yapılan kişilerin isimlerini kendilerinin araştırma yükümlülüğünün olmadığını, murisin oğlu Yalçın'a da banka hesaplarında işlem yapabilmesi için yetki verdiğini, tacir olan murisin hesap hareketlerinden haberdar olmamasının mümkün olmadığını, sağlığında hesap hareketlerine ilişkin itirazının da bulunmadığnı savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların murisi ...'ın davalı banka nezdindeki iki ayrı hesabından yaklaşık 15 yıldır değişik kişi ve abonelere ait elektrik, su, bağkur primi, digitürk, kredi kartı ödemeleri, başkasına ait kredi kartı ödemeleri gerçekleştirildiği, davacıların murisi ...'ın davaya konu olan hesaplarının davalı bankanın devraldığı müflis Pamukbank'ta bulunduğu, bankanın iflas etmesi üzerine davalı bankanın devraldığı, işlemlere davalı banka tarafından devam edildiği, davacıların murisine ait hesaplardan çeşitli yerlere ve çeşitli kişiler adına ödemeler yapıldığı, davacıların murisinin dosya içerisinde bulunan veraset ilamından 14.03.2013 tarihinde vefat ettiğinin anlaşıldığı, ...'ın vefat tarihine kadar davalı bankada bulunan hesaplarından yapılan bu ödemelere herhangi bir itirazda bulunmadığı, yaklaşık 15 yıldır süren bu işlemlere murisin sessiz kaldığı, yıllarca aynı şekilde işlemlerin devam ettiği, murisin itiraz etmediği bir duruma muris vefat ettikten sonra mirasçılarının itiraz etmesinin iyiniyetle bağdaşmayacağı, murisin kendi şahsında doğan bir hakkı kullanmadan vefat etmesi halinde bu kullanılmayan hakkın mirasçılarına intikal etmeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı asiller ve tereke temsilcisi temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı asiller ve tereke temsilcisinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece, Dairemiz bozma ilamından sonra yapılan ıslah ile artırılan miktar da nazara alınarak davanın reddine ve davalı taraf lehine arttırılan miktar üzerinden hesaplanan nisbi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Ancak, ıslah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesinde ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmişse de Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 06/05/2016 tarih ve 2015/1 E. - 2016/1 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Mahkemece, bozma sonrası ıslahın söz konusu olmayacağı nazara alınarak davalı lehine dava dilekçesi ile talep edilen miktar üzerinden hesaplanan nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi ve bozma sonrası yapılan ıslah ile artırılan kısmın da ayrı bir talep olduğu ve yalnızca işbu davada dava konusu yapılamayacak olması nedeniyle reddedilecek olması karşısında bu kısım yönünden maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın bu yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı asiller ve tereke temsilcisinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı asiller ve tereke temsilcisinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 4. bendinin hükümden çıkarılarak yerine “Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca dava dilekçesi ile talep edilen 6.000 TL’nin reddi nedeniyle hesaplanan 2.180 TL nisbi, ıslah ile artırılan kısmın reddi nedeniyle 2.180 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekilde davacılar yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 04/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/569272700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz