6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Maddi ve Manevi Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/7799 E. 2013/22096 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
acente haksız eylem acentelik tazminat davası haksız fiil maddi tazminat

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 49

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların Ankara'dan Eskişehir'e gidiş - dönüş yüksek hızlı tren bileti aldıkları, daha sonra almış oldukları biletlerin saatlerini değiştirdikleri, giderken sorun yaşamayan davacıların dönüş biletinin otomatik olarak iptal edilmesi ve başkalarına satılması sebebiyle 200,00 TL cezalı bilet bedeli ödemek zorunda kaldıkları gerekçesiyle, maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat taleplerinin ise, haksız ve hukuka aykırı eylemin davalı tarafından gerçekleştirilmediği ve dönüş biletindeki hatanın bu şekilde manevi sorumluluk talebini haklı kılmayacağı gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili ile davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı somut uyuşmazlık bakımından acente sıfatına haiz olup, acentenin doğrudan kusurlu davranışıyla sebebiyet verdiği zarardan dolayı acente aleyhine dava açılabilecek olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkemece de davalı eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta davalının söz konusu haksız eylemi sonucunda davacıların dönüş yolculuğu sırasında kaçak yolcu muamelesine tabi tutuldukları belirlendiğine göre, bu durumun 818 sayılı BK'nın 49. maddesi anlamında davacıların şahsiyet haklarının da ihlali sonucunu doğurduğu halde manevi tazminata yönelik davanın yazılı gerekçe ile reddi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14628 E. 2012/5276 K.

    Ortak: · Maddi ve Manevi Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2241 E. 2012/3084 K.

    Ortak:Maddi ve Manevi Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10075 E. 2013/5214 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5644 E. 2019/437 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/7799 E.  ,  2013/22096 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.10.2012 tarih ve 2011/593-2012/601 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinin 8.10.2011 tarihinde PTT Ankara Altındağ Şubesi'nden Ankara-Eskişehir gidiş-dönüş yüksek hızlı tren bileti aldıklarını, daha sonra aynı şubeye giderek gidiş biletinin saatini ve biletlerini değiştirdiklerini, müvekkillerinin değişen biletleriyle gidişte herhangi bir sorun yaşamadıklarını, fakat geri dönüş koltuklarının başka yolculara satıldığını, cezalı bilet kesilerek tahsil edildiğini, müvekkillerinin cezalı da olsa bilet kesilmesine rağmen ayakta Ankara'ya kadar gelmek zorunda kaldıklarını, bu nedenle tren içinde kötü muamele gördüklerini, kendilerine bağırıldığını, küçük düşürüldüklerini, tren görevlilerinin müvekkillerine kaçak yolcu muamelesi yaptığını, müvekkillerinin rencide edildiğini, müvekkillerinin daha sonra yapmış oldukları araştırma neticesinde şube tarafından müvekkillerinin biletinin değiştirilmeyip, iade gibi gösterildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden, 200 TL maddi tazminatın 08.10.2011 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu olayda hiçbir kast ve ihmalinin bulunmadığını, gidiş-dönüş olarak satılan biletlerin tek bilet sayıldığını, gidiş bileti iptal edilince dönüş biletinin de otomatik olarak iptal edildiğini sonradan öğrendiğini, Devlet Demir Yolları tarafından kendilerine para iadesi yapılmadığından, durumdan dava açılmasıyla haberdar olduklarını, davacılara da para iadesi yapılamadığını, trende yapıldığı iddia edilen kötü muameleden müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların Ankara'dan Eskişehir'e gidiş - dönüş yüksek hızlı tren bileti aldıkları, daha sonra almış oldukları biletlerin saatlerini değiştirdikleri, giderken sorun yaşamayan davacıların dönüş biletinin otomatik olarak iptal edilmesi ve başkalarına satılması sebebiyle 200,00 TL cezalı bilet bedeli ödemek zorunda kaldıkları gerekçesiyle, maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat taleplerinin ise, haksız ve hukuka aykırı eylemin davalı tarafından gerçekleştirilmediği ve dönüş biletindeki hatanın bu şekilde manevi sorumluluk talebini haklı kılmayacağı gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili ile davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı somut uyuşmazlık bakımından acente sıfatına haiz olup, acentenin doğrudan kusurlu davranışıyla sebebiyet verdiği zarardan dolayı acente aleyhine dava açılabilecek olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkemece de davalı eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta davalının söz konusu haksız eylemi sonucunda davacıların dönüş yolculuğu sırasında kaçak yolcu muamelesine tabi tutuldukları belirlendiğine göre, bu durumun 818 sayılı BK'nın 49. maddesi anlamında davacıların şahsiyet haklarının da ihlali sonucunu doğurduğu halde manevi tazminata yönelik davanın yazılı gerekçe ile reddi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, davalıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/568559500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.