Sicilden terkin edilen şirket hakkında dava varken tasfiye tamamlanmışsa ihya
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/760 E. 2025/848 K. · · İlk derece: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Sicilden terkin edilen bir şirket hakkında terkin tarihinden önce açılmış ve terkin anında derdest olan bir dava varsa, tasfiye memurunun bu davadan haberdar olmasına rağmen tasfiyeyi sonuçlandırması, TTK 285 ve 541. maddelerdeki alacaklı haklarını koruma ve muaccel olmayan/ihtilaflı borçları teminata bağlama yükümlülüklerinin yerine getirilmediği anlamına gelir; bu durumda tasfiyenin usulüne uygun tamamlandığı kabul edilemeyeceğinden, TTK 547 uyarınca ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için şirketin yeniden tescili (ihyası) ve tasfiye memuru atanması gerekir.
Ele alınan sorunlar
Sicilden terkin edilen şirketin ihyası koşulları → ret
İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, tasfiye sürecinin yasal prosedürlere uygun tamamlandığını, alacaklılara gerekli ilanların yapıldığını, borçların kapatıldığını ve ihyanın haklı bir nedeni bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
Gerekçe: TTK 547. madde gereğince, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir. Tasfiye memurları alacaklıların haklarını korumakla görevlidir (TTK m.285); henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kâfi bir teminatla karşılanması gerekir (TTK m.541). Bu yapılmadan tasfiye süreci sonuçlandırılıp bakiyeler pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebilir. Sicilden terkin edilen şirket hakkında açılmış bir dava var iken şirketin tasfiyeye girdiği ve tasfiyenin sonuçlandırıldığı anlaşıldığından, tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapıldığına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Terkin edilen şirketin bu koşullarda tasfiye edilmiş olduğunun kabulü mümkün olmadığından, davacının açtığı davanın sonuçlandırılabilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin ihyası ve tasfiye memuru atanmasında isabetsizlik yoktur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Terkin anında hakkında derdest bir dava bulunan şirketin tasfiyesinin usulüne uygun tamamlanmış sayılamayacağı ve bu durumda TTK 547 uyarınca ihya şartlarının oluştuğu yönündeki değerlendirme, benzer ihya taleplerinde emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası↗ ek tasfiye↗ tasfiye memurunun sorumluluğu↗ alacaklı haklarının korunması↗ terkin işleminin iptali↗ tüzel kişiliğin yeniden tescili↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/760
KARAR NO 2025/848
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 07/04/2025
NUMARASI 2024/789 Esas - 2025/222 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin, ... İnşaat Limited Şirketinde 26.04.2004 - 28.02.2017 tarihleri arasında çalıştığını, ödenmeyen işçilik alacaklarının tahsili için şirket aleyhine İstanbul Anadolu 10. İş Mahkemesinin 2022/949 esas sayılı dosyasıyla dava açtığını, söz konusu dava devam ederken şirketin tasfiye sürecinin başlatıldığını, şirket müdürü/ortağı olan ...'nin tasfiye memuru olarak atandığını, 29.12.2023 tarihinde ihyası istenen şirketin ticaret sicilden terkin edildiğini, İstanbul Anadolu 10. İş Mahkemesinin 2022/949 esas sayılı dosyasının 13.11.2024 tarihli celsede şirketin ihyası ile tasfiye memuru atanması için süre verildiğini ileri sürerek ... İnşaat Limited Şirketinin ihyasını talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili; müvekkili kurumun, TTK'nın 32. ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34. maddesi hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili kurumun davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, tüm bu nedenlerle müvekkili kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.Davalı Tasfiye Memuru ..., davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; İstanbul Anadolu 10. İş Mahkemesinin 2022/949 esas sayılı dosyasında; davacı tarafından, davalı ... İnşaat Ltd. Şti. aleyhine 29/12/2022 tarihinde kıdem ve ihbar tazminatının tazmini talepli dava açıldığı, mahkemenin 13/11/2024 tarihli celsesinde; Davacı vekiline, tüzel kişiliği sona eren davalı ... İnşaat Ltd. Şti.'nin ihyası için dava açmak üzere gelecek celseye kadar kesin süre verildiği, işçilik alacağı için açılan dava tasfiye kararından önce açıldığı, tasfiyenin sonlandığı tarihte davanın derdest olduğu, o dönemde de şirket yetkilisi olan tasfiye memurunun davadan haberi olmasına rağmen tasfiyeyi tamamladığı ve iş bu davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından, aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilerek Tasfiye Halinde ...
İnşaat Limited Şirketinin, İstanbul Anadolu 10. İş Mahkemesi'nin 2022/949 esas sayılı dosyasındaki işlemlerin ve karar sonrası kararın infazıyla ilgili müteakip işlemlerin yapılması ile sınırlı olmak kaydıyla ihyasına,şirketin son tasfiye memuru davalının tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı tasfiye memuru vekili; şirketin tasfiye sürecine girmiş ve yasal prosedürler tamamlanarak 29.12.2023 tarihinde ticaret sicilinden silindiğini, şirketin ihyası amacıyla açılan dava, kötü niyetli olup, ihyanın haklı ve hukuki bir nedeni bulunmadığını, tasfiye sürecinde alacaklılara gerekli ilanların yapıldığını,borçları kapatılmış ve tasfiye sonucu tüm paydaşlara bildirildiğini, süreçte taraflarını yöneltilmiş herhangi bir borç, yükümlülük veya bildirim bulunmadığını, şirketin yeniden faaliyete geçirilmesi hem hukuki güvenliği zedelemekte hem de iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi gereğince, sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ... İnşaat Limited Şirketinin ihyası istemine ilişkindir. Tasfiye Halinde ... İnşaat Ltd Ştinin İstanbul Ticaret Sicilinin ... numarasında kayıtlı bulunduğu, Bakırköy ... Noterliğinin 26/12/2023 tarih ve ... yev sayısı ile tasdik edilen 26/12/2023 tarihli ve 2 sayılı genel kurul kararına istinaden şirketin tasfiyesinin sona erdiğinin, 29/12/2023 tarihinde tescil edildiği ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilerek tasfiyenin sonlandırıldığı ve şirket tüzel kişiliğinin son bulduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 547. Maddesinde; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri düzenlenmiştir.
Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılması memurların sorumluluğunu gerektirir. Tasfiye memurları alacaklıların haklarını korumakla görevlidir. (TTKnın 285 madde )Henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların Notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerekir. (541madde) Bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebilir.Sicilden terkin edilen şirket hakkında açılmış bir dava var iken şirketin tasfiyeye girdiği ve tasfiyenin sonuçlandırıldığı anlaşılmakla davalı tasfiye memurunu vekilinin tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapıldığına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; terkin edilen şirketin tasfiye edildiğinin kabulü mümkün olmadığından davacının açtığı davanın sonuçlandırılabilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin ihyası ve tasfiye memuru atanmasında isabetsizlik olmadığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, ...nden karşılanan 70-TL tebligat giderinden ibaret yargı giderinin, davalı tasfiye memuru ...'den alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafça yapılan 640-TL istinaf yargı giderinin davalı tasfiye memuru ...'den alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/05/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/5675 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi