Sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1844 E. 2020/170 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eş rızası/muvafakatnamesi↗ taşeron sözleşmesi↗ makine kırılması sigortası↗ çekişmesiz yargı↗ finansal kiralama sözleşmesi↗ finansal kiralama↗ rücu hakkı↗ ticari dava niteliği↗ lehtar↗ sigorta sözleşmesi↗ rücuen tazminat↗ eş rızası↗ rücu↗ muvafakat↗ kamu düzeni↗ görevsizlik kararı↗ sigorta poliçesi↗ hmk 353(1)b-2↗ teslim↗ kesin hüküm↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; TTK'nın 1429. maddesi gereğince sigortacının aksine bir sözleşme bulunmadıkça sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin ile yükümlü olduğu, dava konusu olayda; sigortalının aracı rıza ve muvafakat göstererek davalılara teslim ettiği, bu kişilerin sigortalı sayılmalarının yasa gereği olduğu, sigortalı mala kasten zarar verildiğinde ileri sürülmediği bu nedenle davacının davalılara rücu hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dava dışı finansal kiralama şirketinin davaya konu aracı finansal kiralama sözleşmesi yolu ile yine dava dışı Kaya Haddecilik Ltd. Şti'ne devrettiği, adı geçen şirketin de dosya içerisinde örneği bulunan ''üretim, işletme ve tek satın alma sözleşmesi'' başlıklı sözleşme ile davalılar ... ve ... ortaklığına devrettiği, sözleşme içeriği incelendiğinde; Kaya Haddecilik Ltd. Şti 'nin gösterdiği sahada yine Kaya Haddecilik Ltd. Şti'nin ekipmanları ile üretim yapılmasının ve çıkan mermerlerin adı geçen şirkete satılmasının kararlaştırıldığı, bir taşeronluk sözleşmesi niteliğinde olduğu söz konusu sözleşme uyarınca; davalılar ... ve ...'ın sigortalının 6102 sayılı TTK'nın 1429. maddesinde bahsi geçen, ''fiillerinden sorumlu olduğu kişiler'' niteliğinde oldukları ve bu hali ile davacı ... şirketinin adı geçen davalılar ve onların işçisi diğer davalı ... aleyhine rücu isteminde bulunamayacağı anlaşılmakla, usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşın davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava makine kırılması sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup Denizli Asliye Hukuk Mahkemesi’nce davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce istinaf başvurusu esastan reddilmiştir.
6102 sayılı TTK 4-1-a maddesinde, TTK'da öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava olarak kabul edilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesi uyarınca da, ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür. Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. 6100 sayılı HMK’nın 1/1. maddesi gereğince de mahkemelerin görevi, kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar, kamu düzenine ilişkin olup aynı zamanda HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Somut olay sigorta sözleşmesinden kaynaklanmakta olup taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde ticaret mahkemeleri görevlidir. Kamu düzenini ilgilendiren görev hususunda Bölge Adliye Mahkemesince res’en ilk derece mahkemesinin kararının görevsizlik nedeni ile kaldırılarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine 6100 sayılı HMK’NIN 353/1-a.3 hükmü uyarınca kesin olarak karar verilmesi gerekirken istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, BOZMAYI gerektirmiştir.
(2) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3046 E. 2024/1555 K.
Ortak:taşeron sözleşmesi · makine kırılması sigortası · finansal kiralama sözleşmesi · finansal kiralama · rücu hakkı · lehtar · sigorta sözleşmesi · rücuen tazminat · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… nma, bilirkişi raporları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; TTK'nın 1429. maddesi gereğince sigortacının aksine bir sözleşme bulunmadıkça sigortalının, «lehtarın» ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin ile yükümlü olduğu, dava konusu olayda; sigortalının aracı «rıza» ve «muvafakat» göstererek davalılara «teslim» ettiği, bu kişilerin sigortalı sayılmalarının yasa gereği olduğu, sigortalı mala kasten zarar verildiğinde ileri sürülmediği bu nedenle davacının davalılara «rücu hakkının» doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, dava dışı «finansal kiralama» şirketinin davaya konu aracı «finansal kiralama sözleşmesi» yolu ile yine dava dışı Kaya Haddecilik Ltd.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. (1) Dava «makine kırılması sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup Denizli Asliye Hukuk Mahkemesi’nce davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «makine kırılması sigortası» genel şartlarının 3/k maddesinde ''Sigortalının veya onun yerine kaim olan sorumlu kişinin kastından ve ayrıca sözleşme var ise ağır kusurundan mütevellit maddi ... ve «hasarlar»'' «teminat» dışında tutulduğu, dava dışı «finansal kiralama» şirketinin davaya konu aracı «finansal kiralama sözleşmesi» yolu ile yine dava dışı ...
… 017 tarih, 2016/71 E. ve 2017/692 K. sayılı kararıyla; 6102 sayılı Kanun'un 1429 uncu maddesi gereğince sigortacının, aksine bir sözleşme bulunmadıkça sigortalının, «lehtarın» ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin ile yükümlü olduğu, dava konusu olayda sigortalının aracı ... ve «muvafakat» göstererek davalılara «teslim» ettiği, bu kişilerin sigortalı sayılmalarının yasa gereği olduğu, sigortalı mala kasten zarar verildiğinin de ileri sürülmediği, bu nedenle davacının davalılara «rücu hakkının» doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 10.12.2018 tarih, 2018/527 E. ve 2018/1982 K. sayılı kararıyla; dava dışı «finansal kiralama» şirketinin davaya konu aracı «finansal kiralama sözleşmesi» yolu ile yine dava dışı ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı · sigorta ettiren · hakkaniyet · hasar · teminat
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «makine kırılması sigortası» genel şartlarının 3/k maddesinde ''Sigortalının veya onun yerine kaim olan sorumlu kişinin kastından ve ayrıca sözleşme var ise ağır kusurundan mütevellit maddi ... ve «hasarlar»'' «teminat» dışında tutulduğu, dava dışı «finansal kiralama» şirketinin davaya konu aracı «finansal kiralama sözleşmesi» yolu ile yine dava dışı ...
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece alınan bilirkişi raporlarında müvekkilinin «rücu hakkı» bulunduğunun tespit edildiğini, gerçekleşen kazada davalı şoför ...'nin % 100 kusurlu olduğunu, ancak mahkemenin davalının kusurunun «sigorta teminatı» dâhilinde olduğunu bu nedenle sigorta şirketinin rücu edemeyeceği kanaatine vararak davayı reddettiğini, 6102 sayılı Kanun'un 1472 nci maddesi gereğince davacının …
Şti 'ne «finansal kiralama» yolu ile devredildiğini, aracın davalılardan ...'nin kullanımında iken devrilerek «hasar» gördüğünü, hasar bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, sürücünün tam kusurlu olması nedeniyle «rücu» haklarının doğduğunu, diğer davalıların sürücü ...'nin iş verenleri olduklarını ileri sürerek 48.970,00 TL 'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Şti.nin halefi olduğunu, «sigorta poliçesinde» ki sorumluluk kısmının bu derece geniş yorumlamanın mümkün bulunmadığını, bu durumda ... bir sigorta poliçesi ile tüm kiracı/ alt kiracılar, ya da diğer tüm üçüncü kişilerin sebep olduğu zararlardan sigorta şirketinin sorumlu olacağını, bu durumun kanuna ve «hakkaniyete» uygun olmayacağını, dava konusu olayda ...'nin diğer davalıların sigortalı çalışanı olduğu, ...'nin ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9544 E. 2011/2352 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işçilik alacakları · ticaret sicilinden terkin · şirketin ihyası · ihya · olumsuz oy · tebligat · terkin
Benzer bu karardaDava, «ticaret sicilinden terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
İç ve Dış Tic.Ltd.Şti. aleyhine açılan davaya ilişkin olduğu ve bu dosya içindeki dava dilekçesi «tebligatının» farklı bir adrese yapıldığı da göz önüne alındığında, «ihyası» talep edilen şirket ile ihyasına karar verilen şirketin farklı şirketler olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, gerekli inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra «ihyası» talep edilen şirket hakkında olumlu ya da «olumsuz» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
İş Mahkemesi'nin 2006/318 Karar sayılı ilamı ile davacının «işçilik alacakları» hakkında kısmen kabul kararı verildiği, Ankara 12.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15058 E. 2013/13129 K.
Ortak:makine kırılması sigortası · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaKararı, davacı vekili temyiz etmiştir. (1) Dava «makine kırılması sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup Denizli Asliye Hukuk Mahkemesi’nce davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat kapsamı · hasar · teminat
Benzer bu kararda… t iş makinesinin Bileşik Ürün Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı, poliçe ile Makine Kırılması Sigortası Genel Şartları çerçevesinde tüm makinelerin ve ekipmanların «teminat kapsamına» alındığı, Makine Kırılması Genel Şartlarının 3. maddesinde teminat dışında kalan hallerin sayıldığı, bunlar arasında poliçe geniş kasko klozunda teminat dışı gösterilen taş ve maden ocaklarında makinenin çalışması sırasında kaya düşmesinin yer almadığı, bu nedenle hasardan davalı şirketin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6.867,00 TL «hasar» bedelinin 24.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenmiş bulunan Birleşik Ürün Sigorta Poliçesinin “Geniş Kasko Klozu” başlıklı bölümünde açıkça söz konusu makinelerin yer üstü taş ve maden ocaklarında, su kanalı kazım çalışmalarında kullanılmaları esnasında kaya düşmesi sonucu meydana gelen hasarların «teminat» harici olduğu belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta da «hasar» mermer maden ocağında kaya düşmesi sonucu meydana geldiğine ve taraflar arasında öncelikle yukarıda bahsedilen özel kloz geçerli bulunduğuna göre, mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken kabulü doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/1844 E. , 2020/170 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 12/12/2017 tarih ve 2016/71 E- 2017/692 K. sayılı kararın Davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin Esastan Reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 10/12/2018 tarih ve 2018/527 E- 2018/1982 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi Davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı Burgan Finansal Kirala A.Ş. arasında makine kırılması sigorta poliçesi düzenlendiğini, poliçeye konu Volvo marka kamyonun adı geçen şirket tarafından dava dışı Kaya Haddecilik Ltd. Şti 'ne finansal kiralama yolu ile devredildiğini, aracın davalılardan ...'nin kullanımında iken devrilerek hasar gördüğünü, hasar bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, sürücünün tam kusurlu olması nedeniyle rücu haklarının doğduğunu, diğer davalıların sürücü ...'nin iş verenleri olduklarını ileri sürerek, 48.970,00 TL 'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, TTK'nın 1429 maddesi uyarınca sigortacının dava hakkının bulunmadığını, rücu koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; TTK'nın 1429. maddesi gereğince sigortacının aksine bir sözleşme bulunmadıkça sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin ile yükümlü olduğu, dava konusu olayda; sigortalının aracı rıza ve muvafakat göstererek davalılara teslim ettiği, bu kişilerin sigortalı sayılmalarının yasa gereği olduğu, sigortalı mala kasten zarar verildiğinde ileri sürülmediği bu nedenle davacının davalılara rücu hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dava dışı finansal kiralama şirketinin davaya konu aracı finansal kiralama sözleşmesi yolu ile yine dava dışı Kaya Haddecilik Ltd. Şti'ne devrettiği, adı geçen şirketin de dosya içerisinde örneği bulunan ''üretim, işletme ve tek satın alma sözleşmesi'' başlıklı sözleşme ile davalılar ... ve ... ortaklığına devrettiği, sözleşme içeriği incelendiğinde; Kaya Haddecilik Ltd. Şti 'nin gösterdiği sahada yine Kaya Haddecilik Ltd. Şti'nin ekipmanları ile üretim yapılmasının ve çıkan mermerlerin adı geçen şirkete satılmasının kararlaştırıldığı, bir taşeronluk sözleşmesi niteliğinde olduğu söz konusu sözleşme uyarınca; davalılar ... ve ...'ın sigortalının 6102 sayılı TTK'nın 1429.
maddesinde bahsi geçen, ''fiillerinden sorumlu olduğu kişiler'' niteliğinde oldukları ve bu hali ile davacı ... şirketinin adı geçen davalılar ve onların işçisi diğer davalı ... aleyhine rücu isteminde bulunamayacağı anlaşılmakla, usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşın davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava makine kırılması sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup Denizli Asliye Hukuk Mahkemesi’nce davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce istinaf başvurusu esastan reddilmiştir.
6102 sayılı TTK 4-1-a maddesinde, TTK'da öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava olarak kabul edilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesi uyarınca da, ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür. Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. 6100 sayılı HMK’nın 1/1. maddesi gereğince de mahkemelerin görevi, kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar, kamu düzenine ilişkin olup aynı zamanda HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır.
Somut olay sigorta sözleşmesinden kaynaklanmakta olup taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde ticaret mahkemeleri görevlidir. Kamu düzenini ilgilendiren görev hususunda Bölge Adliye Mahkemesince res’en ilk derece mahkemesinin kararının görevsizlik nedeni ile kaldırılarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine 6100 sayılı HMK’NIN 353/1-a.3 hükmü uyarınca kesin olarak karar verilmesi gerekirken istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, BOZMAYI gerektirmiştir.
(2) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının res’en BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelemeye bu aşamada yer olmamasına, HMK’nın 373/1 maddesi uyarınca dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/567121000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz