Telif Hakkı İhlaline Karşı Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/1856 E. 2019/6815 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hükmün açıklanmasının geri bırakılması↗ şikayet↗ tbk 99↗ maddi ve manevi tazminat↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; dava konusu türkünün anonim olduğu, yenilik ve hususiyet taşımadığı, bu nedenle de davacının eser sahipliği sıfatının bulunmadığı ve FSEK 8. maddesi uyarınca da dava açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dava, musiki eserden doğan hakkın ihlali nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Sözlü ve sözsüz musiki eserler, 5846 sayılı FSEK’ın 3. maddesinde koruma altına alınmış bağımsız bir eser türüdür. Sözlü musiki eserlerde, güfte ve beste aynı eserde birleşse bile, sahipleri ayrı ayrı korunur. Bir bestede koruma konusu olan müziğin biçimi (yapı ve ritim) değil, ona hususiyet katan melodisidir (Ü.Tekinalp, FMH, s.123). Diğer eserlerde olduğu gibi, musiki eserlerinde de korumanın ön şartı sahibinin hususiyetini yansıtmasıdır. Bu bağlamda anonim musiki eserleri belirli bir sanatçının hususiyetini yansıtmadığı için, eser musiki eser niteliğinde olsa bile hukuken korunmaz. Bununla birlikte bir anonim eserin işlenmesi suretiyle ondan hususiyet içeren yeni bir eser elde edilmesi mümkündür. Bir musiki eserinin biçim yönünden halk müziği, sanat müziği veya pop müziği niteliğinde olması veya o ritimleri taşıması korumanın kapsamının belirlenmesinde rol oynamaz.
FSEK m. 11 uyarınca, yayımlanmış eser nüshalarında veya güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimse, aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır.
Somut olayda, daha önce yayın ve yayım konusu yapılmış musiki eserlerden, davacının dava konusu eserin bestesi üzerinde karineten hak sahibi olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, bilirkişi raporuna istinaden, dava konusu eserin halk şarkısı yapısında anonim bir eser olduğu ve sahibinin hususiyetini yansıtmaması nedeniyle koruma altında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, daha önceki hiçbir örnek gösterilmeden ve karşılaştırma yapılmadan, davacı tarafından ortaya konulan eserin, bir an için önceki anonim halk müziği yapısına benzese bile FSEK 6.maddesi anlamında işleme suretiyle bir eser niteliğinde olup olmadığı incelenmeden soyut gerekçelerle, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve bu nedenle davacı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle Dairemizin onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın bozulması gerekmiştir.
2- 6098 sayılı TBK’nın 74. maddesi uyarınca, hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hakimini bağlamaz.
Doktrinde genel olarak, kanun koyucunun,74. maddede sayılanlar dışında kalan hususlara ilişkin ceza mahkemelerinin tespitlerin hukuk yargılamasında etki etmesini istediği ifade edilmektedir (OĞUZMAN, M. Kemal, M. Turgut ÖZ, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Cilt II, İstanbul 2013, s. 81; KILIÇOĞLU, […], Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 19. Bası, Ankara 2015, s. 483-484). Dairemiz kararlarında da ceza hakiminin tespit ettiği maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilmiştir (Yargıtay 11. HD 11.1.2016 t. 2015/6013 E., 2016/71/K.).
Somut olayda, davacının şikayeti üzerine, aynı eylem nedeniyle bu dosya davalısının 5846 sayılı FSEK’nın 71/1 maddesi uyarınca eserden doğan mali ve manevi haklara tecavüz suçu nedeniyle hürriyeti bağlayıcı cezaya çarptırıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına da karar verilmediği, kararın 26.09.2012 tarihinde kesinleştiği ceza mahkemesinin, davalının eylemine yönelik maddi vakıayı “davalının izinsiz olarak davacının hak sahibi olduğu müzik eserini sahiplendiği ve eserin anonim nitelikte olmadığı” şeklinde belirlediğine göre, TBK’nın 74.maddesi uyarınca, hukuk hakiminin ceza hakimi tarafından belirlenen maddi vakıayla bağlı olduğu halde, Mahkemece bu hususta hiçbir değerlendirme yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenden dolayı da davacı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle Dairemizin onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13493 E. 2017/1474 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava takip yetkisi · rayiç bedel · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti · yetki · maddi tazminat · temsil · husumet
Benzer bu kararda… u beste üzerinde mali ve manevi hak sahibinin dava dışı ... olduğu, bu sözleşme ile eser sahibinin eser üzerindeki her türlü mali haklar konusunda Edisyon Şirketine «temsil» ve mali hakları tahsil konusunda «yetki» vermiş ve hatta açılacak hukuk davaları yönünden sözleşmenin 3/c maddesi ile dava açma ve «takip yetkisi» verilmiş ise de 5846 S.
Davada «husumet ehliyeti» 6100 S.
… besteci ...’ün eserinin işlenmesi suretiyle oluşturulduğu, eserin kısmen alınması veya işlenmesinin de eser üzerindeki tekel haklarına tecavüz oluşturacağı, eserin «rayiç bedelinin» 17.700,00 TL olarak belirlendiği, ancak eserin işlendiği ve eserlerin birebir aynı olmadığı, bu nedenle TBK’nın 41. maddesi gereğince takdiren 10.000,00 TL tazminatın uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
HMK'nın 114/1-(d) ve (e) maddesi uyarınca, aktif dava «ehliyeti» ve dava «takip yetkisi» dava şartları arasında sayılmış olup, dava şartlarının her aşamada ve re'sen dikkate alınması gerekir.
-
Telif Hakkı İhlali ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3508 E. 2017/5950 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · ziya · taşıyan · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; ‘...’ adlı melodinin içerik itibariyle daha «ziyade» anonim eserlere özgü bir karakter sergilemesi nedeniyle FSEK'nun 1/B-a bendi ve 3. maddelerinde tanımlanan nitelikleri havi, sahibinin hususiyetini «taşıyan» orjinal bir eser sayılamayacağı gerekçesiyle birleşen davanın reddine, asıl davada mahkemenin 20/09/2013 tarihli kararının kesinleşmesi nedeniyle yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş, bu kapsamda ek bilirkişi raporu alınarak, davacıya ait eserdeki melodinin anonim eserlere özgü bir karakter sergilemesi nedeniyle sahibinin hususiyetini «taşıyan» orjinal bir eser sayılamayacağı gerekçesiyle birleşen davanın reddine, asıl dava hakkında yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Somut olayda, «bozma sonrası» alınan ve mahkemece de benimsendiği anlaşılan bilirkişi raporunda; davacı tarafından oluşturulan “...” isimli musiki eserinin melodisinin, daha önce alenileşmiş ol …
-
Fikri Mülkiyet Hakkına Tecavüz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13399 E. 2017/1106 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · eksik inceleme
Benzer bu kararda… urallarından yararlanma koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmeden ve davacının mali haklarının ihlal edildiğinin tespiti halinde bu yönde talep edilebilecek «maddi tazminat» yönünden ek rapor alınmadan «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru görülmemiş ve hükmün bu sebeple bozulmasını gerektirmiştir.
2 benzer karar daha
-
Eser Sahipliğinden Kaynaklanan Hakların İhlali Tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1695 E. 2023/3739 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hile · iş bölümü · taşıyan · ilan · iltibas · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… rin birebir kopya edilerek kullanıldığının anlaşılacak olduğunu, davalının benzerlik iddiasını bertaraf etmek için nota değerlerinde eksiltme ve artırma gibi teknik «hileler» yaptığını, bu itirazlarının 16.09.2018 tarihli raporda değerlendirilmediğini, musiki eserinde sahibinin hususiyetinin varlığının tespitinde o eserin sıradan bir dinleyici üzerinde oluşturduğu izlenimin esas alınması gerektiğini, benzerlikte en fazla 8 ölçü kriterinin esas alınması gerekirken davalıya ait eserde bu ölçünün aşıldığını, bilirkişilerin bu konuda görüş beyan etmediklerini, rapor içeriğine ve sonuç kısmına bakıldığında her iki eser arasındaki ortak usul, tempo, çalgı tercihleri ile her iki eserin de nikriz makamı dizisinde icra edilmiş olduğu ve aynı zamanda her iki eserin saz bölümünün iki ölçülülük kısmı ile söz «bölümlerinin» nakaratını oluşturan ölçülerinin «son» iki zamanlarının benzer olduğu tespit edilmesine rağmen besteler arasındaki benzerliklerin önemli kısımlar olmadığı kanaatini kabul etmelerinin mümkün olmadığını, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 35 inci maddesinde, müzik ve sanat eserlerinde «iltibas» oluşturan hallerin sayıldığını, buna göre aynı Kanun hükmünün ikinci fıkrası gereğince, yayımlanmış bir bestenin en çok tema, motif, pasaj ve fikir nevinden parçal …
… minatın Vezir Parmağı isimli filmin gösterime girdiği 25.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… belirtilen kararı ile taraflara ait eserlerin farklı olduğu, davalının eserin davacıya ait olan eserden alıntı olmadığı, kendi başına eser sahibinin hususiyetlerini «taşıyan» başka bir eser olduğu, benzerlik gösteren küçük ayrıntıların ise Türk Halk Müziği eserlerinde kullanılan kalıplaşmış, anonim olmuş unsurlardan kaynaklandığı gerekç …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1481 E. 2014/8499 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · taraf ehliyeti · maddi tazminat · avans faizi
Benzer bu kararda… ilen türkünün davacıya ait eserden türetildiği veya belli oranda aynen aktarıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile FSEK 68'inci maddesi uyarınca 10.500,00 TL «maddi tazminatın» «avans faizi» ile, FSEK 70/1'inci maddesi uyarınca takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya dair …
Davacı, «uyuşmazlık konusu» "Sevdalıyım" adlı müzik eserinin beste ve güftesinin kendisi tarafından oluşturulduğunu, 1987 yılında İ..
Eser sahipliği sıfatı aynı zamanda aktif ve pasif dava «ehliyetinin» tespitinde nazara alınacağından, mahkemece bilirkişi raporunda belirtilen açıklama itibariyle anonim eser olduğu belirtilen musiki eser nedeniyle davacının eser sa …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/1856 E. , 2019/6815 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17/09/2015 gün ve 2015/147 - 2015/218 sayılı kararı onayan Daire'nin 17/01/2018 gün ve 2016/6292 - 2018/387 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili "Sevdalıyım" isimli müzik eserinin söz ve müziğinin müvekkiline ait olduğunu, davalı şirketin yapımcı, diğer davalının icracı olduğu "Çizerim Seni- Zalim Kader" adlı albümde yer alan "Diyar Diyar Diyarbekir" isimli parçanın müziğinde müvekkilinin "Sevdalıyım" adlı eserinin müziğinin kullanıldığını, eser sahibi olarak da ...'ın gösterildiğini ileri sürerek FSEK 68'inci maddesi uyarınca 1.000,00 TL maddi tazminatın FSEK'in 68'inci madde hükmü uyarınca, 3 katı tazminat ile birlikte ve 10.000.- TL manevi tazminatın avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 28.08.2013 havale tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat yönünden talep sonucunu 10.500,00 TL'ye çıkartmıştır.
Davalı ... davanın reddini istemiş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; dava konusu türkünün anonim olduğu, yenilik ve hususiyet taşımadığı, bu nedenle de davacının eser sahipliği sıfatının bulunmadığı ve FSEK 8. maddesi uyarınca da dava açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dava, musiki eserden doğan hakkın ihlali nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Sözlü ve sözsüz musiki eserler, 5846 sayılı FSEK’ın 3. maddesinde koruma altına alınmış bağımsız bir eser türüdür. Sözlü musiki eserlerde, güfte ve beste aynı eserde birleşse bile, sahipleri ayrı ayrı korunur. Bir bestede koruma konusu olan müziğin biçimi (yapı ve ritim) değil, ona hususiyet katan melodisidir (Ü.Tekinalp, FMH, s.123). Diğer eserlerde olduğu gibi, musiki eserlerinde de korumanın ön şartı sahibinin hususiyetini yansıtmasıdır. Bu bağlamda anonim musiki eserleri belirli bir sanatçının hususiyetini yansıtmadığı için, eser musiki eser niteliğinde olsa bile hukuken korunmaz. Bununla birlikte bir anonim eserin işlenmesi suretiyle ondan hususiyet içeren yeni bir eser elde edilmesi mümkündür.
Bir musiki eserinin biçim yönünden halk müziği, sanat müziği veya pop müziği niteliğinde olması veya o ritimleri taşıması korumanın kapsamının belirlenmesinde rol oynamaz.
FSEK m. 11 uyarınca, yayımlanmış eser nüshalarında veya güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimse, aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır.
Somut olayda, daha önce yayın ve yayım konusu yapılmış musiki eserlerden, davacının dava konusu eserin bestesi üzerinde karineten hak sahibi olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, bilirkişi raporuna istinaden, dava konusu eserin halk şarkısı yapısında anonim bir eser olduğu ve sahibinin hususiyetini yansıtmaması nedeniyle koruma altında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, daha önceki hiçbir örnek gösterilmeden ve karşılaştırma yapılmadan, davacı tarafından ortaya konulan eserin, bir an için önceki anonim halk müziği yapısına benzese bile FSEK 6.maddesi anlamında işleme suretiyle bir eser niteliğinde olup olmadığı incelenmeden soyut gerekçelerle, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve bu nedenle davacı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle Dairemizin onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın bozulması gerekmiştir.
2- 6098 sayılı TBK’nın 74. maddesi uyarınca, hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hakimini bağlamaz.
Doktrinde genel olarak, kanun koyucunun,74. maddede sayılanlar dışında kalan hususlara ilişkin ceza mahkemelerinin tespitlerin hukuk yargılamasında etki etmesini istediği ifade edilmektedir (OĞUZMAN, M. Kemal, M. Turgut ÖZ, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Cilt II, İstanbul 2013, s. 81; KILIÇOĞLU, […], Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 19. Bası, Ankara 2015, s. 483-484). Dairemiz kararlarında da ceza hakiminin tespit ettiği maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilmiştir (Yargıtay 11. HD 11.1.2016 t. 2015/6013 E., 2016/71/K.).
Somut olayda, davacının şikayeti üzerine, aynı eylem nedeniyle bu dosya davalısının 5846 sayılı FSEK’nın 71/1 maddesi uyarınca eserden doğan mali ve manevi haklara tecavüz suçu nedeniyle hürriyeti bağlayıcı cezaya çarptırıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına da karar verilmediği, kararın 26.09.2012 tarihinde kesinleştiği ceza mahkemesinin, davalının eylemine yönelik maddi vakıayı “davalının izinsiz olarak davacının hak sahibi olduğu müzik eserini sahiplendiği ve eserin anonim nitelikte olmadığı” şeklinde belirlediğine göre, TBK’nın 74.maddesi uyarınca, hukuk hakiminin ceza hakimi tarafından belirlenen maddi vakıayla bağlı olduğu halde, Mahkemece bu hususta hiçbir değerlendirme yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenden dolayı da davacı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle Dairemizin onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 17.01.2018 tarih, 2016/6292 Esas ve 2018/387 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 05/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/562027100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz