Eser Sahipliğinden Kaynaklanan Hakların İhlali Tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1695 E. 2023/3739 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hile↗ iş bölümü↗ maddi ve manevi tazminat↗ esastan ret↗ taşıyan↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/522 E., 2018/406 K.
Taraflar arasındaki eser sahipliğinden kaynaklanan hakların ihlal edildiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; söz yazarı, bestekar ve ses sanatçısı olan müvekkilinin “Soy Babam” adlı musiki eserinin sahibi olduğunu, davalı ...'ün söz yazarı ve bestecisi olduğu "Tavuklarım Var" isimli musiki eserinin bestesinin müvekkiline ait eserin bestesinin birebir kopyası niteliğinde olduğunu, "Tavuklarım Var" isimli eserin, müvekkiline ait eserin sözleri değiştirilip bestesi aynen iktibas edilmek suretiyle oluşturulduğunu, söz konusu şarkının, davalı şirketin yapımcısı, davalı şahsın ise senaristi ve yönetmeni olduğu "Vezir Parmağı" isimli sinema filminde kullanıldığını, davalıların eylemlerinin müvekkilinin eser sahipliğinden kaynaklanan haklarının ihlali niteliğinde olduğunu ileri sürerek 100.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın Vezir Parmağı isimli filmin gösterime girdiği 25.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'ün davaya konu “Tavuklarım Var” isimli musiki eserini, senaristliğini ve yönetmenliğini üstlendiği "Vezir Parmağı" isimli film için ürettiğini ve eseri filmde rol alan oyuncularla birlikte seslendirdiğini, taraflara ait eserlerin söz ve bestelerinin birbirlerinden tamamıyla farklı olduğunu, her iki eserin de Orta Anadolu Türk Halk Müziği ortak kalıplarının ezgi ve ritmik yapısının esas alındığı eserlerden olduğunu, eserlerin benzer gibi görünmelerinin nedeninin ezgi ve ritimlerinin ortak kaynağı olan genel halk müziği kalıplarından esinlenerek üretilmiş olmalarından kaynaklandığını, her iki eserde de kullanılan “Haydaaaaaa…..” nidasının bir tek kişiye mal edilemeyecek, kişiye has özellikler taşımayan, Orta Anadolu ve özellikle Ankara bölgesinde folklor ve halk oyunları ekiplerinin sık sık kullandığı bölgesel ortak bir nida olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflara ait eserlerin farklı olduğu, davalının eserin davacıya ait olan eserden alıntı olmadığı, kendi başına eser sahibinin hususiyetlerini taşıyan başka bir eser olduğu, benzerlik gösteren küçük ayrıntıların ise Türk Halk Müziği eserlerinde kullanılan kalıplaşmış, anonim olmuş unsurlardan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama sırasında iki farklı heyetten bilirkişi raporu alındığını, ilk raporun sonuç kısmında, müvekkiline ait eser ile davalıya ait eserin aynı olmadığı, sadece benzer eserler olduğu kanaatine varıldığını, ikinci raporda ise iki eser arasında benzerlik bulunduğu ancak birebir olmadığı yönünde görüş bildirildiğini, bu raporda teknik benzerlikler bakımından soyut ve tutarsız görüşler bildirildiğinden ve ayrıca itirazları incelenmediğinden üçüncü bir heyetten rapor alınmasını talep ettiklerini ancak bu taleplerinin hukuka aykırı bir şekilde reddedildiğini, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, müvekkilinin eseri ortaya getirip düzenleyen kişi olduğunu, eserin müvekkiline ait olduğunun kayıt ve tescil belgeleriyle sübuta erdiğini, davalının ise müvekkiline ait eserin ana omurgasından alıntılar ve oynamalar yapmak suretiyle eseri kendi adına kayıt ve tescil ettirdiğini, ikinci raporda, her ikisi eserin de nikriz makamı dizisinde ve 4 zamanlı olarak usul ve dizi benzerliğinin tespit edildiğini, ayrıca her iki müziğin temposunun da birbirine yakın olduğunun tespit edildiğini, her iki eserde kullanılan mod, çalgı seçimi, armonik yapı ve melodik yürüyüş gibi unsurların benzerliği sebebiyle dinleyicide benzerlik hissi uyandırdığı hususunun raporlarda dile getirilmediğini, buna göre bu benzerlikler gözetildiğinde davalının müvekkiline ait eserden esinlenme suretiyle meydana getirilmiş bağımsız bir musiki eseri veya önceki eser sahibinden izinsiz olarak oluşturulan bir işleme eser niteliğinde olup olmadığı ya da iktibas serbestisi kurallarından yararlanma koşullarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmediğini, raporun bu haliyle yeterli olmadığını, ayrıca intihal iddiasında bulunmalarına rağmen raporlarda bu hususa hiç değinilmediğini, davalı tarafın eserin omurgasındaki teknik oynamalar dışında şan (söz) kısımlarının farklılığını dava konusu etmediklerini, davanın konusunun esere ait melodi ve tınıların bazı teknik oynamalar ve farklı enstrümanlar kullanılarak (intihal ve parodi) şana uyarlanması olduğunu, davalının kullandığı teknik hilelerin eserden çıkarılması durumunda müvekkiline ait eserin birebir kopya edilerek kullanıldığının anlaşılacak olduğunu, davalının benzerlik iddiasını bertaraf etmek için nota değerlerinde eksiltme ve artırma gibi teknik hileler yaptığını, bu itirazlarının 16.09.2018 tarihli raporda değerlendirilmediğini, musiki eserinde sahibinin hususiyetinin varlığının tespitinde o eserin sıradan bir dinleyici üzerinde oluşturduğu izlenimin esas alınması gerektiğini, benzerlikte en fazla 8 ölçü kriterinin esas alınması gerekirken davalıya ait eserde bu ölçünün aşıldığını, bilirkişilerin bu konuda görüş beyan etmediklerini, rapor içeriğine ve sonuç kısmına bakıldığında her iki eser arasındaki ortak usul, tempo, çalgı tercihleri ile her iki eserin de nikriz makamı dizisinde icra edilmiş olduğu ve aynı zamanda her iki eserin saz bölümünün iki ölçülülük kısmı ile söz bölümlerinin nakaratını oluşturan ölçülerinin son iki zamanlarının benzer olduğu tespit edilmesine rağmen besteler arasındaki benzerliklerin önemli kısımlar olmadığı kanaatini kabul etmelerinin mümkün olmadığını, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 35 inci maddesinde, müzik ve sanat eserlerinde iltibas oluşturan hallerin sayıldığını, buna göre aynı Kanun hükmünün ikinci fıkrası gereğince, yayımlanmış bir bestenin en çok tema, motif, pasaj ve fikir nevinden parçalarının müstakil bir musiki eserine alınması halinde iltibastan söz edilebileceğini, somut olayda iltibasın sabit olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sahipliğinden kaynaklanan hakların ihlal edildiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5846 sayılı Kanun'un 3 üncü, 35 inci, 68 ve 70 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Fikri Mülkiyet Hakkına Tecavüz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13399 E. 2017/1106 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · eksik inceleme
Benzer bu kararda… urallarından yararlanma koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmeden ve davacının mali haklarının ihlal edildiğinin tespiti halinde bu yönde talep edilebilecek «maddi tazminat» yönünden ek rapor alınmadan «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru görülmemiş ve hükmün bu sebeple bozulmasını gerektirmiştir.
-
Telif Hakkı İhlaline Karşı Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1856 E. 2019/6815 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hükmün açıklanmasının geri bırakılması · şikayet · kusur
Benzer bu karardaSomut olayda, davacının «şikayeti» üzerine, aynı eylem nedeniyle bu dosya davalısının 5846 sayılı FSEK’nın 71/1 maddesi uyarınca eserden doğan mali ve manevi haklara tecavüz suçu nedeniyle hürriyeti bağlayıcı cezaya çarptırıldığı ve «hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına» da karar verilmediği, kararın 26.09.2012 tarihinde kesinleştiği ceza mahkemesinin, davalının eylemine yönelik maddi vakıayı “davalının izinsiz olarak davacının hak …
Aynı şekilde, ceza hakiminin «kusurun» değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hakimini bağlamaz.
-
Telif Hakkı İhlali ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3508 E. 2017/5950 K.
Ortak:taşıyan
İncelediğiniz kararda… belirtilen kararı ile taraflara ait eserlerin farklı olduğu, davalının eserin davacıya ait olan eserden alıntı olmadığı, kendi başına eser sahibinin hususiyetlerini «taşıyan» başka bir eser olduğu, benzerlik gösteren küçük ayrıntıların ise Türk Halk Müziği eserlerinde kullanılan kalıplaşmış, anonim olmuş unsurlardan kaynaklandığı gerekç …
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; ‘...’ adlı melodinin içerik itibariyle daha «ziyade» anonim eserlere özgü bir karakter sergilemesi nedeniyle FSEK'nun 1/B-a bendi ve 3. maddelerinde tanımlanan nitelikleri havi, sahibinin hususiyetini «taşıyan» orjinal bir eser sayılamayacağı gerekçesiyle birleşen davanın reddine, asıl davada mahkemenin 20/09/2013 tarihli kararının kesinleşmesi nedeniyle yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş, bu kapsamda ek bilirkişi raporu alınarak, davacıya ait eserdeki melodinin anonim eserlere özgü bir karakter sergilemesi nedeniyle sahibinin hususiyetini «taşıyan» orjinal bir eser sayılamayacağı gerekçesiyle birleşen davanın reddine, asıl dava hakkında yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · ziya · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; ‘...’ adlı melodinin içerik itibariyle daha «ziyade» anonim eserlere özgü bir karakter sergilemesi nedeniyle FSEK'nun 1/B-a bendi ve 3. maddelerinde tanımlanan nitelikleri havi, sahibinin hususiyetini «taşıyan» orjinal bir eser sayılamayacağı gerekçesiyle birleşen davanın reddine, asıl davada mahkemenin 20/09/2013 tarihli kararının kesinleşmesi nedeniyle yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş, bu kapsamda ek bilirkişi raporu alınarak, davacıya ait eserdeki melodinin anonim eserlere özgü bir karakter sergilemesi nedeniyle sahibinin hususiyetini «taşıyan» orjinal bir eser sayılamayacağı gerekçesiyle birleşen davanın reddine, asıl dava hakkında yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Somut olayda, «bozma sonrası» alınan ve mahkemece de benimsendiği anlaşılan bilirkişi raporunda; davacı tarafından oluşturulan “...” isimli musiki eserinin melodisinin, daha önce alenileşmiş ol …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13493 E. 2017/1474 K.
Ortak:i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… rin birebir kopya edilerek kullanıldığının anlaşılacak olduğunu, davalının benzerlik iddiasını bertaraf etmek için nota değerlerinde eksiltme ve artırma gibi teknik «hileler» yaptığını, bu itirazlarının 16.09.2018 tarihli raporda değerlendirilmediğini, musiki eserinde sahibinin hususiyetinin varlığının tespitinde o eserin sıradan bir dinleyici üzerinde oluşturduğu izlenimin esas alınması gerektiğini, benzerlikte en fazla 8 ölçü kriterinin esas alınması gerekirken davalıya ait eserde bu ölçünün aşıldığını, bilirkişilerin bu konuda görüş beyan etmediklerini, rapor içeriğine ve sonuç kısmına bakıldığında her iki eser arasındaki ortak usul, tempo, çalgı tercihleri ile her iki eserin de nikriz makamı dizisinde icra edilmiş olduğu ve aynı zamanda her iki eserin saz bölümünün iki ölçülülük kısmı ile söz «bölümlerinin» nakaratını oluşturan ölçülerinin «son» iki zamanlarının benzer olduğu tespit edilmesine rağmen besteler arasındaki benzerliklerin önemli kısımlar olmadığı kanaatini kabul etmelerinin mümkün olmadığını, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 35 inci maddesinde, müzik ve sanat eserlerinde «iltibas» oluşturan hallerin sayıldığını, buna göre aynı Kanun hükmünün ikinci fıkrası gereğince, yayımlanmış bir bestenin en çok tema, motif, pasaj ve fikir nevinden parçal …
Benzer bu karardaKanun ile değişik 42/«son» maddesi uyarınca, eser sahipleri ile bağlantılı hak sahiplerinin FSEK'de sayılan hakları, ülke içinde bu maddeye göre kurulan meslek birlikleri dışında, başka birlik, dernek ve benzeri kuruluşlar tarafından takibi yasaklanmış, diğer bir anlatımla, hak sahipleri dışında, FSEK'te sayılan hakları «takip yetkisi» meslek birliklerinin tekeline verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava takip yetkisi · rayiç bedel · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti · yetki · maddi tazminat · temsil · husumet
Benzer bu kararda… u beste üzerinde mali ve manevi hak sahibinin dava dışı ... olduğu, bu sözleşme ile eser sahibinin eser üzerindeki her türlü mali haklar konusunda Edisyon Şirketine «temsil» ve mali hakları tahsil konusunda «yetki» vermiş ve hatta açılacak hukuk davaları yönünden sözleşmenin 3/c maddesi ile dava açma ve «takip yetkisi» verilmiş ise de 5846 S.
Davada «husumet ehliyeti» 6100 S.
… besteci ...’ün eserinin işlenmesi suretiyle oluşturulduğu, eserin kısmen alınması veya işlenmesinin de eser üzerindeki tekel haklarına tecavüz oluşturacağı, eserin «rayiç bedelinin» 17.700,00 TL olarak belirlendiği, ancak eserin işlendiği ve eserlerin birebir aynı olmadığı, bu nedenle TBK’nın 41. maddesi gereğince takdiren 10.000,00 TL tazminatın uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
HMK'nın 114/1-(d) ve (e) maddesi uyarınca, aktif dava «ehliyeti» ve dava «takip yetkisi» dava şartları arasında sayılmış olup, dava şartlarının her aşamada ve re'sen dikkate alınması gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1695 E. , 2023/3739 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/375 Esas, 2021/2035 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/522 E., 2018/406 K.
Taraflar arasındaki eser sahipliğinden kaynaklanan hakların ihlal edildiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; söz yazarı, bestekar ve ses sanatçısı olan müvekkilinin “Soy Babam” adlı musiki eserinin sahibi olduğunu, davalı ...'ün söz yazarı ve bestecisi olduğu "Tavuklarım Var" isimli musiki eserinin bestesinin müvekkiline ait eserin bestesinin birebir kopyası niteliğinde olduğunu, "Tavuklarım Var" isimli eserin, müvekkiline ait eserin sözleri değiştirilip bestesi aynen iktibas edilmek suretiyle oluşturulduğunu, söz konusu şarkının, davalı şirketin yapımcısı, davalı şahsın ise senaristi ve yönetmeni olduğu "Vezir Parmağı" isimli sinema filminde kullanıldığını, davalıların eylemlerinin müvekkilinin eser sahipliğinden kaynaklanan haklarının ihlali niteliğinde olduğunu ileri sürerek 100.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın Vezir Parmağı isimli filmin gösterime girdiği 25.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'ün davaya konu “Tavuklarım Var” isimli musiki eserini, senaristliğini ve yönetmenliğini üstlendiği "Vezir Parmağı" isimli film için ürettiğini ve eseri filmde rol alan oyuncularla birlikte seslendirdiğini, taraflara ait eserlerin söz ve bestelerinin birbirlerinden tamamıyla farklı olduğunu, her iki eserin de Orta Anadolu Türk Halk Müziği ortak kalıplarının ezgi ve ritmik yapısının esas alındığı eserlerden olduğunu, eserlerin benzer gibi görünmelerinin nedeninin ezgi ve ritimlerinin ortak kaynağı olan genel halk müziği kalıplarından esinlenerek üretilmiş olmalarından kaynaklandığını, her iki eserde de kullanılan “Haydaaaaaa…..” nidasının bir tek kişiye mal edilemeyecek, kişiye has özellikler taşımayan, Orta Anadolu ve özellikle Ankara bölgesinde folklor ve halk oyunları ekiplerinin sık sık kullandığı bölgesel ortak bir nida olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflara ait eserlerin farklı olduğu, davalının eserin davacıya ait olan eserden alıntı olmadığı, kendi başına eser sahibinin hususiyetlerini taşıyan başka bir eser olduğu, benzerlik gösteren küçük ayrıntıların ise Türk Halk Müziği eserlerinde kullanılan kalıplaşmış, anonim olmuş unsurlardan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama sırasında iki farklı heyetten bilirkişi raporu alındığını, ilk raporun sonuç kısmında, müvekkiline ait eser ile davalıya ait eserin aynı olmadığı, sadece benzer eserler olduğu kanaatine varıldığını, ikinci raporda ise iki eser arasında benzerlik bulunduğu ancak birebir olmadığı yönünde görüş bildirildiğini, bu raporda teknik benzerlikler bakımından soyut ve tutarsız görüşler bildirildiğinden ve ayrıca itirazları incelenmediğinden üçüncü bir heyetten rapor alınmasını talep ettiklerini ancak bu taleplerinin hukuka aykırı bir şekilde reddedildiğini, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, müvekkilinin eseri ortaya getirip düzenleyen kişi olduğunu, eserin müvekkiline ait olduğunun kayıt ve tescil belgeleriyle sübuta erdiğini, davalının ise müvekkiline ait eserin ana omurgasından alıntılar ve oynamalar yapmak suretiyle eseri kendi adına kayıt ve tescil ettirdiğini, ikinci raporda, her ikisi eserin de nikriz makamı dizisinde ve 4 zamanlı olarak usul ve dizi benzerliğinin tespit edildiğini, ayrıca her iki müziğin temposunun da birbirine yakın olduğunun tespit edildiğini, her iki eserde kullanılan mod, çalgı seçimi, armonik yapı ve melodik yürüyüş gibi unsurların benzerliği sebebiyle dinleyicide benzerlik hissi uyandırdığı hususunun raporlarda dile getirilmediğini, buna göre bu benzerlikler gözetildiğinde davalının müvekkiline ait eserden esinlenme suretiyle meydana getirilmiş bağımsız bir musiki eseri veya önceki eser sahibinden izinsiz olarak oluşturulan bir işleme eser niteliğinde olup olmadığı ya da iktibas serbestisi kurallarından yararlanma koşullarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmediğini, raporun bu haliyle yeterli olmadığını, ayrıca intihal iddiasında bulunmalarına rağmen raporlarda bu hususa hiç değinilmediğini, davalı tarafın eserin omurgasındaki teknik oynamalar dışında şan (söz) kısımlarının farklılığını dava konusu etmediklerini, davanın konusunun esere ait melodi ve tınıların bazı teknik oynamalar ve farklı enstrümanlar kullanılarak (intihal ve parodi) şana uyarlanması olduğunu, davalının kullandığı teknik hilelerin eserden çıkarılması durumunda müvekkiline ait eserin birebir kopya edilerek kullanıldığının anlaşılacak olduğunu, davalının benzerlik iddiasını bertaraf etmek için nota değerlerinde eksiltme ve artırma gibi teknik hileler yaptığını, bu itirazlarının 16.09.2018 tarihli raporda değerlendirilmediğini, musiki eserinde sahibinin hususiyetinin varlığının tespitinde o eserin sıradan bir dinleyici üzerinde oluşturduğu izlenimin esas alınması gerektiğini, benzerlikte en fazla 8 ölçü kriterinin esas alınması gerekirken davalıya ait eserde bu ölçünün aşıldığını, bilirkişilerin bu konuda görüş beyan etmediklerini, rapor içeriğine ve sonuç kısmına bakıldığında her iki eser arasındaki ortak usul, tempo, çalgı tercihleri ile her iki eserin de nikriz makamı dizisinde icra edilmiş olduğu ve aynı zamanda her iki eserin saz bölümünün iki ölçülülük kısmı ile söz bölümlerinin nakaratını oluşturan ölçülerinin son iki zamanlarının benzer olduğu tespit edilmesine rağmen besteler arasındaki benzerliklerin önemli kısımlar olmadığı kanaatini kabul etmelerinin mümkün olmadığını, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 35 inci maddesinde, müzik ve sanat eserlerinde iltibas oluşturan hallerin sayıldığını, buna göre aynı Kanun hükmünün ikinci fıkrası gereğince, yayımlanmış bir bestenin en çok tema, motif, pasaj ve fikir nevinden parçalarının müstakil bir musiki eserine alınması halinde iltibastan söz edilebileceğini, somut olayda iltibasın sabit olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sahipliğinden kaynaklanan hakların ihlal edildiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5846 sayılı Kanun'un 3 üncü, 35 inci, 68 ve 70 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1111756100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz