Fikri Mülkiyet Hakkına Tecavüz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/13399 E. 2017/1106 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maddi tazminat↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait "Üşür ölüm bile" adlı eserden esinlenmek suretiyle “Muro-Nalet Olsun İçimdeki İnsan Sevgisine” adlı film müziğinin yapıldığı, dava konusu film müziğinin davacı eseri ile aynı türde olsa da davacı eserinden ilham alınarak esinleme yoluyla gerçekleştirildiği, bu nedenle FSEK kapsamında meydana gelen bir tecavüzün bulunmadığı ve talep edilen tazminatın yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, müzik eserinden doğan hakka tecavüz iddiasıyla açılan davada, davalı şirketin yapımcılığını üstlendiği “Muro – Nalet Olsun İçimdeki İnsan Sevgisine” isimli filmin fragmanında kullanılan müziğin, davacının “Üşür Ölüm Bile” isimli müzik eserindeki besteden ilham alınarak esinlenme yoluyla gerçekleştirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının “Üşür Ölüm Bile” isimli müzik eserinin bestecisi olduğu, eserin FSEK m. 3 anlamında musiki eseri olduğu, eserden doğan her türlü mali ve manevi hakların davacıya ait olduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, her iki müzik eserinde tam bir örtüşme ve benzerlik olmamakla birlikte, her iki eserde de kullanılan mod, çalgı seçimi, armonik yapı ve melodik yürüyüş gibi unsurların aynı olması nedeniyle dinleyici/izleyicide her iki eser arasında benzerlik hissi uyandırdığı, davalı tarafça kullanılan sonraki eserde, önceki eserin değişime uğratılarak yeniden yorumlandığı ve arajmanın yapılandırıldığı ifade edilmiştir.
Musiki eserleri FSEK m. 3’te her nevi sözlü ve sözsüz besteler olarak düzenlenmiştir. Bir müzik eserinden bir parçasının dahi alınıp başka bir yerde kullanılması, eserden doğan hakka tecavüz anlamına gelecektir (Dairemizin 06.02.2007 T., 2006/695 E – 2007/3983 K sayılı kararı).
FSEK m. 6/1-4.b. uyarınca, bir başka eserden istifade suretiyle oluşturulan musiki aranjman ve tertipleri işlenme eser olarak kabul edilmiştir.
Bir eserden izinsiz iktibas yapılması, eserden esinlenme (ilham alma) ve yararlanma serbestisiyle karıştırılmamalıdır. İktibas bir eserin oluşturulmasında, bir başka eserin parçalarının alıntı yapılarak eserde aynen ve belirli ölçülerde kullanılmasıdır. Esinlenme ise, bir eserin oluşturulmasında, kendisinden önceki eserlerde ortaya konulan düşüncelerden yararlanılması ve bu fikirlerden yola çıkılarak yeni eserin biçimlendirilmesidir. Telif koruması, düşüncenin kendisini değil o düşüncenin ifade ediliş şeklini kapsar. Bir düşüncenin ifade edilmiş şeklinin kısmen dahi alınarak bir başka eserde kullanılması halinde artık esinlenmeden değil, ifadenin kullanılmasından söz edilir.
Bir musiki eserden, hukuka uygun şekilde iktibas suretiyle yararlanılması FSEK m. 35/2 uyarınca, ancak yayınlanmış bir beste yönünden mümkündür. Bir musiki eserinden iktibas ise, o bestenin en fazla, tema, motif, pasaj ve fikir nevinden parçalarının müstakil bir musiki eserine alınmasıyla mümkündür. Ancak hukuka uygun bir iktibastan söz edebilmek için ise kimin eserinden alıntı yapıldığının, sonraki eserde açıkça gösterilmesi gerekir. Aksi halde iktibas sınırı içerisinde dahi olsa kullanım eserden doğan haklara tecavüz anlamına gelecektir. Öte yandan, Dairemizin 03.04.2006 T 2005/3742 E 2006/3428 sayılı kararında da açıklandığı üzere, musiki eserlerinde koruma konusu işitilen sesler arasındaki sıra ve bağlılık, seslerin melodi, ritim ve harmoni ile belirli karışımları ve aynı zamanda ses ile ifade edilen musiki eserinin içeriğidir. Musiki eserinde sahibinin hususiyetinin varlığının tespitinde ise o eserin sıradan bir dinleyici üzerinde yarattığı izlenim esas alınmalıdır. Ancak, söz konusu izlenimin tespitinde yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alınmak suretiyle bilimsel bir yöntem izlenmelidir.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda, her iki eserde de kullanılan mod, çalgı seçimi, armonik yapı ve melodik yürüyüş gibi unsurların aynı olması nedeniyle dinleyici/izleyicide her iki eser arasında benzerlik hissi uyandırdığı, davalı tarafça kullanılan sonraki eserde, önceki eserin değişime uğratılarak yeniden yorumlandığı ve aranjmanın yapılandırıldığı tespit edildiği halde, söz konusu eylemin yukarıda belirtilen ilkeler ve Dairemizin içtihatları doğrultusunda, davalı şirket ait film yapımında kullanılan eserin, davacıya ait eserden esinlenme suretiyle meydana getirilmiş bağımsız bir musiki eseri veya önceki eser sahibinden izinsiz olarak oluşturulan bir işlenme eser niteliğinde olup olmadığı ya da iktibas serbestisi kurallarından yararlanma koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmeden ve davacının mali haklarının ihlal edildiğinin tespiti halinde bu yönde talep edilebilecek maddi tazminat yönünden ek rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş ve hükmün bu sebeple bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13493 E. 2017/1474 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz kararda… urallarından yararlanma koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmeden ve davacının mali haklarının ihlal edildiğinin tespiti halinde bu yönde talep edilebilecek «maddi tazminat» yönünden ek rapor alınmadan «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru görülmemiş ve hükmün bu sebeple bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… besteci ...’ün eserinin işlenmesi suretiyle oluşturulduğu, eserin kısmen alınması veya işlenmesinin de eser üzerindeki tekel haklarına tecavüz oluşturacağı, eserin «rayiç bedelinin» 17.700,00 TL olarak belirlendiği, ancak eserin işlendiği ve eserlerin birebir aynı olmadığı, bu nedenle TBK’nın 41. maddesi gereğince takdiren 10.000,00 TL tazminatın uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Ayrıca kabule göre de; dava, 5846 sayılı FSEK kapsamında eser sahipliğinden kaynaklanan «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davalının dava konusu eseri işlemek suretiyle eser sahibinin haklarına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava takip yetkisi · rayiç bedel · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti · yetki · temsil · husumet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… u beste üzerinde mali ve manevi hak sahibinin dava dışı ... olduğu, bu sözleşme ile eser sahibinin eser üzerindeki her türlü mali haklar konusunda Edisyon Şirketine «temsil» ve mali hakları tahsil konusunda «yetki» vermiş ve hatta açılacak hukuk davaları yönünden sözleşmenin 3/c maddesi ile dava açma ve «takip yetkisi» verilmiş ise de 5846 S.
Davada «husumet ehliyeti» 6100 S.
Kanun ile değişik 42/«son» maddesi uyarınca, eser sahipleri ile bağlantılı hak sahiplerinin FSEK'de sayılan hakları, ülke içinde bu maddeye göre kurulan meslek birlikleri dışında, başka birlik, dernek ve benzeri kuruluşlar tarafından takibi yasaklanmış, diğer bir anlatımla, hak sahipleri dışında, FSEK'te sayılan hakları «takip yetkisi» meslek birliklerinin tekeline verilmiştir.
HMK'nın 114/1-(d) ve (e) maddesi uyarınca, aktif dava «ehliyeti» ve dava «takip yetkisi» dava şartları arasında sayılmış olup, dava şartlarının her aşamada ve re'sen dikkate alınması gerekir.
-
Eser Sahipliğinden Kaynaklanan Hakların İhlali Tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1695 E. 2023/3739 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hile · iş bölümü · taşıyan · ilan · iltibas · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… rin birebir kopya edilerek kullanıldığının anlaşılacak olduğunu, davalının benzerlik iddiasını bertaraf etmek için nota değerlerinde eksiltme ve artırma gibi teknik «hileler» yaptığını, bu itirazlarının 16.09.2018 tarihli raporda değerlendirilmediğini, musiki eserinde sahibinin hususiyetinin varlığının tespitinde o eserin sıradan bir dinleyici üzerinde oluşturduğu izlenimin esas alınması gerektiğini, benzerlikte en fazla 8 ölçü kriterinin esas alınması gerekirken davalıya ait eserde bu ölçünün aşıldığını, bilirkişilerin bu konuda görüş beyan etmediklerini, rapor içeriğine ve sonuç kısmına bakıldığında her iki eser arasındaki ortak usul, tempo, çalgı tercihleri ile her iki eserin de nikriz makamı dizisinde icra edilmiş olduğu ve aynı zamanda her iki eserin saz bölümünün iki ölçülülük kısmı ile söz «bölümlerinin» nakaratını oluşturan ölçülerinin «son» iki zamanlarının benzer olduğu tespit edilmesine rağmen besteler arasındaki benzerliklerin önemli kısımlar olmadığı kanaatini kabul etmelerinin mümkün olmadığını, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 35 inci maddesinde, müzik ve sanat eserlerinde «iltibas» oluşturan hallerin sayıldığını, buna göre aynı Kanun hükmünün ikinci fıkrası gereğince, yayımlanmış bir bestenin en çok tema, motif, pasaj ve fikir nevinden parçal …
… minatın Vezir Parmağı isimli filmin gösterime girdiği 25.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… belirtilen kararı ile taraflara ait eserlerin farklı olduğu, davalının eserin davacıya ait olan eserden alıntı olmadığı, kendi başına eser sahibinin hususiyetlerini «taşıyan» başka bir eser olduğu, benzerlik gösteren küçük ayrıntıların ise Türk Halk Müziği eserlerinde kullanılan kalıplaşmış, anonim olmuş unsurlardan kaynaklandığı gerekç …
-
Telif Hakkı İhlali ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3508 E. 2017/5950 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · ziya · taşıyan · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; ‘...’ adlı melodinin içerik itibariyle daha «ziyade» anonim eserlere özgü bir karakter sergilemesi nedeniyle FSEK'nun 1/B-a bendi ve 3. maddelerinde tanımlanan nitelikleri havi, sahibinin hususiyetini «taşıyan» orjinal bir eser sayılamayacağı gerekçesiyle birleşen davanın reddine, asıl davada mahkemenin 20/09/2013 tarihli kararının kesinleşmesi nedeniyle yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş, bu kapsamda ek bilirkişi raporu alınarak, davacıya ait eserdeki melodinin anonim eserlere özgü bir karakter sergilemesi nedeniyle sahibinin hususiyetini «taşıyan» orjinal bir eser sayılamayacağı gerekçesiyle birleşen davanın reddine, asıl dava hakkında yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Somut olayda, «bozma sonrası» alınan ve mahkemece de benimsendiği anlaşılan bilirkişi raporunda; davacı tarafından oluşturulan “...” isimli musiki eserinin melodisinin, daha önce alenileşmiş ol …
1 benzer karar daha
-
Telif Hakkı İhlaline Karşı Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1856 E. 2019/6815 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükmün açıklanmasının geri bırakılması · şikayet · kusur
Benzer bu karardaSomut olayda, davacının «şikayeti» üzerine, aynı eylem nedeniyle bu dosya davalısının 5846 sayılı FSEK’nın 71/1 maddesi uyarınca eserden doğan mali ve manevi haklara tecavüz suçu nedeniyle hürriyeti bağlayıcı cezaya çarptırıldığı ve «hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına» da karar verilmediği, kararın 26.09.2012 tarihinde kesinleştiği ceza mahkemesinin, davalının eylemine yönelik maddi vakıayı “davalının izinsiz olarak davacının hak …
Aynı şekilde, ceza hakiminin «kusurun» değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hakimini bağlamaz.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/13399 E. , 2017/1106 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/01/2015 tarih ve 2011/56-2015/9 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili tarafından bestelenen ve sözleri ...'e ait olan “Üşür Ölüm Bile” adlı müzik eserinin davalı tarafından çekilen “Muro-Nalet Olsun İçimdeki İnsan Sevgisine” adlı sinema filminde izinsiz olarak kullanıldığını, ayrıca bu bestenin filmin fragmanında da kullanılarak filmin tanıtımına katkısının bulunduğunu, bu durumun müvekkilinin 5846 sayılı Kanun kapsamında korunan haklarına haksız şekilde zarar vererek, davalının haksız kazancına yol açtığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL’nin üç katına isabet eden 3.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın ihtarname tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının bestesi ile dava konusu filmde kullanılan müzik eserinin birbirine benzemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait "Üşür ölüm bile" adlı eserden esinlenmek suretiyle “Muro-Nalet Olsun İçimdeki İnsan Sevgisine” adlı film müziğinin yapıldığı, dava konusu film müziğinin davacı eseri ile aynı türde olsa da davacı eserinden ilham alınarak esinleme yoluyla gerçekleştirildiği, bu nedenle FSEK kapsamında meydana gelen bir tecavüzün bulunmadığı ve talep edilen tazminatın yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, müzik eserinden doğan hakka tecavüz iddiasıyla açılan davada, davalı şirketin yapımcılığını üstlendiği “Muro – Nalet Olsun İçimdeki İnsan Sevgisine” isimli filmin fragmanında kullanılan müziğin, davacının “Üşür Ölüm Bile” isimli müzik eserindeki besteden ilham alınarak esinlenme yoluyla gerçekleştirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının “Üşür Ölüm Bile” isimli müzik eserinin bestecisi olduğu, eserin FSEK m. 3 anlamında musiki eseri olduğu, eserden doğan her türlü mali ve manevi hakların davacıya ait olduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, her iki müzik eserinde tam bir örtüşme ve benzerlik olmamakla birlikte, her iki eserde de kullanılan mod, çalgı seçimi, armonik yapı ve melodik yürüyüş gibi unsurların aynı olması nedeniyle dinleyici/izleyicide her iki eser arasında benzerlik hissi uyandırdığı, davalı tarafça kullanılan sonraki eserde, önceki eserin değişime uğratılarak yeniden yorumlandığı ve arajmanın yapılandırıldığı ifade edilmiştir.
Musiki eserleri FSEK m. 3’te her nevi sözlü ve sözsüz besteler olarak düzenlenmiştir. Bir müzik eserinden bir parçasının dahi alınıp başka bir yerde kullanılması, eserden doğan hakka tecavüz anlamına gelecektir (Dairemizin 06.02.2007 T., 2006/695 E – 2007/3983 K sayılı kararı).
FSEK m. 6/1-4.b. uyarınca, bir başka eserden istifade suretiyle oluşturulan musiki aranjman ve tertipleri işlenme eser olarak kabul edilmiştir.
Bir eserden izinsiz iktibas yapılması, eserden esinlenme (ilham alma) ve yararlanma serbestisiyle karıştırılmamalıdır. İktibas bir eserin oluşturulmasında, bir başka eserin parçalarının alıntı yapılarak eserde aynen ve belirli ölçülerde kullanılmasıdır. Esinlenme ise, bir eserin oluşturulmasında, kendisinden önceki eserlerde ortaya konulan düşüncelerden yararlanılması ve bu fikirlerden yola çıkılarak yeni eserin biçimlendirilmesidir. Telif koruması, düşüncenin kendisini değil o düşüncenin ifade ediliş şeklini kapsar. Bir düşüncenin ifade edilmiş şeklinin kısmen dahi alınarak bir başka eserde kullanılması halinde artık esinlenmeden değil, ifadenin kullanılmasından söz edilir.
Bir musiki eserden, hukuka uygun şekilde iktibas suretiyle yararlanılması FSEK m. 35/2 uyarınca, ancak yayınlanmış bir beste yönünden mümkündür. Bir musiki eserinden iktibas ise, o bestenin en fazla, tema, motif, pasaj ve fikir nevinden parçalarının müstakil bir musiki eserine alınmasıyla mümkündür. Ancak hukuka uygun bir iktibastan söz edebilmek için ise kimin eserinden alıntı yapıldığının, sonraki eserde açıkça gösterilmesi gerekir. Aksi halde iktibas sınırı içerisinde dahi olsa kullanım eserden doğan haklara tecavüz anlamına gelecektir. Öte yandan, Dairemizin 03.04.2006 T 2005/3742 E 2006/3428 sayılı kararında da açıklandığı üzere, musiki eserlerinde koruma konusu işitilen sesler arasındaki sıra ve bağlılık, seslerin melodi, ritim ve harmoni ile belirli karışımları ve aynı zamanda ses ile ifade edilen musiki eserinin içeriğidir.
Musiki eserinde sahibinin hususiyetinin varlığının tespitinde ise o eserin sıradan bir dinleyici üzerinde yarattığı izlenim esas alınmalıdır. Ancak, söz konusu izlenimin tespitinde yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alınmak suretiyle bilimsel bir yöntem izlenmelidir.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda, her iki eserde de kullanılan mod, çalgı seçimi, armonik yapı ve melodik yürüyüş gibi unsurların aynı olması nedeniyle dinleyici/izleyicide her iki eser arasında benzerlik hissi uyandırdığı, davalı tarafça kullanılan sonraki eserde, önceki eserin değişime uğratılarak yeniden yorumlandığı ve aranjmanın yapılandırıldığı tespit edildiği halde, söz konusu eylemin yukarıda belirtilen ilkeler ve Dairemizin içtihatları doğrultusunda, davalı şirket ait film yapımında kullanılan eserin, davacıya ait eserden esinlenme suretiyle meydana getirilmiş bağımsız bir musiki eseri veya önceki eser sahibinden izinsiz olarak oluşturulan bir işlenme eser niteliğinde olup olmadığı ya da iktibas serbestisi kurallarından yararlanma koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmeden ve davacının mali haklarının ihlal edildiğinin tespiti halinde bu yönde talep edilebilecek maddi tazminat yönünden ek rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş ve hükmün bu sebeple bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/318427500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz