Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4910 E. 2019/8174 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfaat dengesi↗ genel işlem koşulu denetimi↗ 2006/1 sayılı tebliğ↗ genel işlem koşulları↗ emsal banka uygulaması↗ ticari kredi sözleşmesi↗ genel işlem koşulu↗ ticari kredi↗ ticari dava niteliği↗ emredici hüküm↗ ba formu↗ oy yasağı↗ dürüstlük kuralı↗ ispat yükü↗ genel kredi sözleşmesi↗ tbk 99↗ komisyon↗ istirdat↗ kredi sözleşmesi↗ taşıyan↗ dosya masrafı↗ ilan↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗ ibraz↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinin ticari nitelikte olması sebebiyle davaya bakma görevinin de Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu, davacı bankanın, tahsil ettiği tutarların verilen bir hizmetin karşılığı olduğunu ispat edemediği, ayrıca, kredi sözleşmesinde hangi işlemler için ne oranda komisyon alınacağının belirlenmediği, sözleşmenin bu yönüyle muğlak olduğu, bu nedenle kredi sözleşmesinde yer alan masraf tahsiline ilişkin hükümlerin davalı bankanın avantajlı konumunu kullanarak sözleşmeye koymuş olduğu, karşı taraf aleyhine ve iyi niyet kurallarına aykırı genel işlem koşulu niteliğinde hükümler olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 5.837,25 TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticari kredi sözleşmesi sebebiyle komisyon vs gibi adlar altında tahsil edilen tutarların istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizin, 04.10.2016 gün, 2016/7538 Esas- 2016/7764 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sözleşme hükümlerinin genel işlem koşulları olarak kabul edilebilmesi için bu hükümlerin; sözleşme hükmü olması, önceden tek taraflı olarak hazırlanması, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanılmak amacıyla düzenlenmiş olması ve belirtilen nitelikteki sözleşme hükümlerinin kullanan tarafından sözleşme yapılırken karşı tarafa sunulması gerekir. Ancak bu dört unsurun tamamını taşıyan sözleşme hükümleri genel işlem koşulu olarak nitelendirilir. Bu unsurlardan birinin dahi eksik olması, sözleşme hükümlerinin genel işlem koşulu olarak nitelendirilmesine engel olur.
Genel işlem koşulu olarak nitelendirilemeyen sözleşme hükümlerine genel işlem koşulları için getirilen düzenlemeler uygulanmaz. Bundandır ki sözleşme hükümlerinin öncelikle genel işlem koşulu olup olmadığı denetlenmelidir. Ayrıca, genel işlem koşulları genel nitelikte hükümlerdir. Genel nitelikteki hükümler içinde bulundukları Kanunun tümüne veya aynı nitelikteki ilişkilere uygulanabilir. Türk Borçlar Kanunundaki genel işlem koşulları ile ilgili hükümler genel işlem koşulları içeren bütün sözleşmeleri kapsayacak şekilde düzenlenmiştir. Ayrıca genel işlem koşullarını düzenleyen maddeler emredici hükümlerdir.
Genel işlem koşulları, taraflar arasında bozulan menfaat dengesini tekrar kurmayı ve sözleşme adaletini sağlamayı, denetim yolu ile gerçekleştirir. Bu denetimler, kapsam denetimi (TBK. m. 21/1), şaşırtıcı genel işlem koşulu denetimi (TBK. m. 21/2), yorum denetimi (TBK. m. 23), değiştirme ve yeni düzenleme yapma yasağı denetimi (TBK. m. 24) ile içerik denetimi (TBK. m. 25) diye sıralanabilir. Yine genel işlem koşulları içinde öngörülmüş bu denetimler farklı yaptırımlara bağlanmıştır. Kapsam, şaşırtıcı genel işlem koşulları, değiştirme ve yeni düzenleme yapma yasağı denetiminin yaptırımı yazılmamış sayılma, yorum denetiminin mueyyidesi aleyhe yorum, içerik denetiminin yaptırımı ise kısmi hükümsüzlüktür.
Kapsam denetiminden (BK. m. 21/1), şaşırtıcı genel işlem koşulları denetiminden, (BK m. 21/2), değiştirme ve yeni düzenleme yapma yasağı denetiminden (BK. m. 24) geçen genel işlem koşulları bu denetimleri geçemeyen genel işlem koşullarının aksine sözleşmede geçerli bir şekilde kalmaya devam eder.
Ayrıca bir sözleşme düzenlemesi genel işlem koşulu olarak nitelendikten sonra, kapsam denetimi yönünden, müzakere yapıldığını ispat yükü genel işlem koşuluna dayanan tarafa geçer. Bu ispat yükü ancak sözleşme metni dışındaki unsurlarla yerine getirilebilir. Şaşırtıcı genel işlem koşulları ile değiştirme ve yeniden düzenleme yapma yasağı denetimi dışında kalan ve denetim sonucu yazılmamış sayılarak sözleşme dışında bırakılan genel işlem koşullarının, sözleşmede meydana getirebileceği sözleşme boşluklarının hakim tarafından doldurulması gerekmektedir. Dairemizin yerleşik içtihatlarında, kredi sözleşmelerinde yer alan masraf tahsiline ilişkin hükümlerin yazılmamış sayılması sebebiyle oluşan boşlukların öncelikle bankanın 09.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 3., 4. ve 6/2 maddeleri uyarınca belirleyip ilan ettiği oranlar, bankanın bu yönde yapmış olduğu bir ilan bulunmadığının tespit edilmesi halinde ise emsal banka uygulamaları gözetilerek doldurulması gerektiğine işaret edilmektedir. Böylelikle genel işlem koşulları ile taraflar arasında bozulmuş olan hak ve borçların adil dağılım dengesi yanı menfaatler dengesi sağlanmış olur.
Kapsam (Yürürlük), şaşırtıcı genel işlem koşulu, değiştirme ve yeniden düzenleme yasağı denetimini geçen ve yazılmamış sayılma müeyyidesi ile karşılaşmayan genel işlem koşulların son olarak içerik denetimine (TBK.m.25) tabi tutulurlar.
Yapılan açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, mahkemece, sözleşmede yer alan komisyon ve tahsis ücreti alınacağına dair hükümlerin miktar itibariyle belirsiz olması gerekçe gösterilerek, davalı bankanın üstün konumunu kullanarak tek taraflı olarak ihdas ettiği, karşı taraf aleyhine düzenlemeler içeren ve dürüstlük kurallarına aykırı genel işlem koşulu niteliğinde hükümler olduğu sonucuna ulaşılmışsa da, usulüne uygun olarak kapsam denetimi yapılmadığı anlaşılmaktadır. Zira, davalı banka, taraflar arasında 07.03.2014 tarihinde imzalanan genel kredi sözleşmesinden önce davacıya bilgilendirme formu verildiğini savunmuş olup, sözleşmenin imzalanmasından önce 05.03.2014 tarihinde düzenlenen ve davacının imzasını havi bilgilendirme formunu dosyaya ibraz etmiştir. Bu durumda mahkemece, öncelikle, davalı banka tarafından ibraz edilen belgeler gözetilerek kapsam denetimi yapılması, belirtilen hususların yazılmamış sayılması durumunda, boşluk olduğunun kabulü ve oluşacak boşluğun yukarıda da işaret edildiği bankanın 09.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 3., 4. ve 6/2 maddeleri uyarınca belirleyip ilan ettiği oranlar, bankanın bu yönde yapmış olduğu bir ilan bulunmadığının tespit edilmesi halinde ise emsal banka uygulamaları gözetilerek doldurulması, yapılan kapsam denetimi neticesinde sözleşme hükmünün yazılmamış sayılması müeyyidesi ile karşılaşmayacağının kabulü durumunda ise içerik denetimi yapılması, bu kapsamda, taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinde davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla komisyon, masraf, erken kapama ücreti vb. adlarla masraf alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, banka tarafından alınan masraf tutarının dürüstlük kurallarına aykırı olup olmadığının, bankanın 09.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 3., 4. ve 6/2 maddeleri uyarınca belirleyip ilan ettiği oranlar, bankanın bu yönde yapmış olduğu bir ilan bulunmadığının tespit edilmesi halinde ise emsal banka uygulamaları gözetilerek, belirlenmesi ve varsa fazladan tahsil edilen tutarların davacıya iadesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11653 E. 2018/4811 K.
Ortak:menfaat dengesi · genel işlem koşulu denetimi · genel işlem koşulları · ticari kredi sözleşmesi · genel işlem koşulu · ticari kredi · emredici hüküm · oy yasağı
İncelediğiniz karardaŞaşırtıcı «genel işlem koşulları» ile değiştirme ve yeniden düzenleme yapma «yasağı» denetimi dışında kalan ve denetim sonucu yazılmamış sayılarak sözleşme dışında bırakılan «genel işlem koşullarının», sözleşmede meydana getirebileceği sözleşme boşluklarının hakim tarafından doldurulması gerekmektedir.
Kapsam (Yürürlük), şaşırtıcı «genel işlem koşulu», değiştirme ve yeniden düzenleme «yasağı» denetimini geçen ve yazılmamış sayılma müeyyidesi ile karşılaşmayan «genel işlem koşulların» «son» olarak içerik denetimine (TBK.m.25) tabi tutulurlar.
Dava, «ticari kredi sözleşmesi» sebebiyle «komisyon» vs gibi adlar altında tahsil edilen tutarların «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞaşırtıcı «genel işlem koşulları» ile değiştirme ve yeniden düzenleme yapma «yasağı» denetimi dışında kalan ve denetim sonucu yazılmamış sayılarak sözleşme dışında bırakılan «genel işlem koşullarının», sözleşmede meydana getirebileceği sözleşme boşluklarının öncelikle «emredici» ve yedek hukuk kuralları ile bu tür kuralların olmaması halinde ise varsa örf ve adet kuralları ile bunların da yokluğu halinde hâkimin hukuk kuralı meydana getirm …
Kapsam (Yürürlük), şaşırtıcı «genel işlem koşulu», değiştirme ve yeniden düzenleme «yasağı» denetimini geçen ve yazılmamış sayılma müeyyidesi ile karşılaşmayan «genel işlem koşulların» «son» olarak içerik denetimine (TBK.m.25) tabi tutulurlar.
Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle «kredi kullandırım komisyonu», istihbarat ücreti altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rotatif kredi · kredi kullandırım komisyonu · genel işlem şartı · cari hesap · ek tasfiye · dava sebebi · temerrüt
Benzer bu karardaAncak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, bu dönemde akdedilen «kredi sözleşmelerine» sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınarak, taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinde davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, mahkemece kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, «kredi kullandırım komisyonu» adı altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintinin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılması alınan mas …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 24/09/2010-30/09/2015 tarihleri arasında «kredi sözleşmeleri» imzalandığı ve toplamda 728.596,52 TL «cari hesap» «rotatif kredi» ve 540.000,00 TL taksitli ticari krediler kullandırıldığı, bu kredilere istinaden davalı banka tarafından toplamda 15.250.00 TL kredi tahsis ve istihbarat ücreti, 6.950,00 TL kredi açılış ücreti ile bu kesintilerin toplamı olan 22.200,00TL'nin % 5'ine tekabül eden 1.110.00 TL banka sigorta muameleleri vergisi tahsil edildiği, davacıya kullandırılan taksitli ticari kredilerin ödeme planlarında 6.950,00TL kredi açılış «masraf» kesintisine ilişkin bir ibare yer almadığı, bu masrafın yapıldığına ilişkin bir belgenin «ibraz» edilemediği, ancak davalı bankaca yapılan bu tahsilatın diğer banka uygulamaları ile paralellik gösterdiği ve kullandırım esnasında müşterinin bilgilendirildiği ve müşteri ile anlaşmaya varıldıktan sonra kredi kullandırımı ile birlikte masrafların da tahsil edildiği, fakat davaya konu edilen kredi tahsis ve istihbarat ücreti ile bu ücretlere uygulanan BSMV adı altında tahsil edilen toplam 17.850,00 TL masrafın yapıldığına ilişkin bir belgenin ibraz edilemediği, dolayısıyla söz konusu masrafın davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartına» açıkça aykırılık teşkil ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne, 17.850,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle «kredi kullandırım komisyonu», istihbarat ücreti altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı tarafça tahsil edilen kesintilerin «genel işlem şartına» açıkça aykırılık teşkil ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7538 E. 2016/7764 K.
Ortak:menfaat dengesi · genel işlem koşulu denetimi · genel işlem koşulları · ticari kredi sözleşmesi · genel işlem koşulu · ticari kredi · emredici hüküm · oy yasağı · Alacak
İncelediğiniz karardaŞaşırtıcı «genel işlem koşulları» ile değiştirme ve yeniden düzenleme yapma «yasağı» denetimi dışında kalan ve denetim sonucu yazılmamış sayılarak sözleşme dışında bırakılan «genel işlem koşullarının», sözleşmede meydana getirebileceği sözleşme boşluklarının hakim tarafından doldurulması gerekmektedir.
Kapsam (Yürürlük), şaşırtıcı «genel işlem koşulu», değiştirme ve yeniden düzenleme «yasağı» denetimini geçen ve yazılmamış sayılma müeyyidesi ile karşılaşmayan «genel işlem koşulların» «son» olarak içerik denetimine (TBK.m.25) tabi tutulurlar.
Dava, «ticari kredi sözleşmesi» sebebiyle «komisyon» vs gibi adlar altında tahsil edilen tutarların «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞaşırtıcı «genel işlem koşulları» ile değiştirme ve yeniden düzenleme yapma «yasağı» denetimi dışında kalan ve denetim sonucu yazılmamış sayılarak sözleşme dışında bırakılan «genel işlem koşullarının», sözleşmede meydana getirebileceği sözleşme boşluklarının öncelikle «emredici» ve yedek hukuk kuralları ile bu tür kuralların olmaması halinde ise varsa örf ve adet kuralları ile bunların da yokluğu halinde hâkimin hukuk kuralı meydana getirm …
Kapsam (Yürürlük), şaşırtıcı «genel işlem koşulu», değiştirme ve yeniden düzenleme «yasağı» denetimini geçen ve yazılmamış sayılma müeyyidesi ile karşılaşmayan «genel işlem koşulların» «son» olarak içerik denetimine (TBK.m.25) tabi tutulurlar.
Sözleşmeyi imzalamak istiyorum." şeklindeki beyanının sözleşmeyi «genel işlem koşulu» olmaktan çıkarmayacağı zira, Yasa'nın aynı maddesinin 3. fıkrasında “«genel işlem koşulları» içeren sözleşmeye veya ayrı bir sözleşmeye konulan bu koşulların her birinin tartışılarak kabul edildiğine ilişkin kayıtlar, onları genel işlem koşulu olmaktan çık …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartı · erken kapama komisyonu
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, TBK'nın 20/1 maddesinde «genel işlem koşullarının» "bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıda benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri" olarak tanımlandığı, konunun uzmanı kişilerce bütün olasılıklar düşünülerek hazırlanan genel işlem koşullarının, çoğu kez sadece kendilerini hazırlatarak kullanan kişinin çıkarlarını koruduğu, sözleşmenin diğer tarafının, söz konusu genel işlem koşullarının varlığından ya da içeriğinden tam olarak haberdar olmadığı veya söz konusu genel işlem koşullarını tam olarak anlayıp, olası sonuçları ile birlikte değerlendirebilecek donanımda bulunmadığı, pazarlık gücüne sahip olmadığından zorunlu olarak kabul ettiği, taraflar arasındaki sözleşmenin de işbu standart sözleşmeler olarak kabul görüp, sözleşmede davacı aleyhine konulan muhtelif «masraf», «erken kapama komisyonu» ve peşin komisyon ücretinin yazılmamış sayılması gerektiğinden bu kalemlerin tahsil edilmiş olmasının «genel işlem şartına» açıkca aykırı kabul edilerek iadesi gerekeceği, davacının "08/11/2013 tarihinde aldığım sözleşmeyi okudum, anlamadığım hükümler hakkında... ile görüşerek bilgi sah …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8375 E. 2018/509 K.
Ortak:genel işlem koşulu denetimi · ticari kredi sözleşmesi · genel işlem koşulu · ticari kredi · ticari dava niteliği · emredici hüküm · dürüstlük kuralı · komisyon · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinin» «ticari nitelikte» olması sebebiyle davaya bakma görevinin de Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu, davacı bankanın, tahsil ettiği tutarların verilen bir hizmetin karşılığı olduğunu ispat edemediği, ayrıca, kredi sözleşmesinde hangi işlemler için ne oranda «komisyon» alınacağının belirlenmediği, sözleşmenin bu yönüyle muğlak olduğu, bu nedenle kredi sözleşmesinde yer alan «masraf» tahsiline ilişkin hükümlerin davalı bankanın avantajlı konumunu kullanarak sözleşmeye koymuş olduğu, karşı taraf aleyhine ve iyi niyet kurallarına aykırı «genel işlem koşulu» niteliğinde hükümler olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 5.837,25 TL'nin dava tarihinden işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «ticari kredi sözleşmesi» sebebiyle «komisyon» vs gibi adlar altında tahsil edilen tutarların «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yapılan açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, mahkemece, sözleşmede yer alan «komisyon» ve tahsis ücreti alınacağına dair hükümlerin miktar itibariyle belirsiz olması gerekçe gösterilerek, davalı bankanın üstün konumunu kullanarak tek taraflı olarak ihdas ettiği, karşı taraf aleyhine düzenlemeler içeren ve «dürüstlük kurallarına» aykırı «genel işlem koşulu» niteliğinde hükümler olduğu sonucuna ulaşılmışsa da, usulüne uygun olarak kapsam denetimi yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre;taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinin» «ticari nitelikte» olduğu, davalı bankanın 12/08/2013 tarihinde 1.034,25 TL, 10/08/2012 tarihinde 2.205,00 TL «masraf» ve «komisyon» adı altında davacıdan kesinti yaptığı, davalı bankanın davacıdan toplamda 6.239,25 TL tahsil ettiği, davalı bankanın davacıdan aldığı masraf bedellerine yönelik sunulan herhangi bir dayanak kayıt, «fatura», belge vs. sunamadığı, taraflar arasındaki sözleşmede genel ifadeler kullanılarak davacıdan kesilecek masraf kalemleri ayrıca ve net bir rakam olarak belirlenmediği, karşılıklı müzakere edilmediğinin anlaşıldığı, «genel işlem şartlarının» açık ve anlaşılır olmaması durumunda ilke olarak ekonomik açıdan güçsüz taraf aleyhine «haksız şart» olarak kabul edilmesinin gerektiği, davacıdan alınan masraf bedelinin «genel işlem koşulu» olduğu, kredi sözleşme tarihi itibariyle BK'nın yürürlükte bulunduğu ve davacının talebinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.085,00 TL'nin …
Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle davalı banka tarafından tahsil edilen haksız kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan kesintilerin «genel işlem koşulu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin hükümsüzlük · haksız şart · genel işlem şartı · geçersizlik · fatura · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre;taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinin» «ticari nitelikte» olduğu, davalı bankanın 12/08/2013 tarihinde 1.034,25 TL, 10/08/2012 tarihinde 2.205,00 TL «masraf» ve «komisyon» adı altında davacıdan kesinti yaptığı, davalı bankanın davacıdan toplamda 6.239,25 TL tahsil ettiği, davalı bankanın davacıdan aldığı masraf bedellerine yönelik sunulan herhangi bir dayanak kayıt, «fatura», belge vs. sunamadığı, taraflar arasındaki sözleşmede genel ifadeler kullanılarak davacıdan kesilecek masraf kalemleri ayrıca ve net bir rakam olarak belirlenmediği, karşılıklı müzakere edilmediğinin anlaşıldığı, «genel işlem şartlarının» açık ve anlaşılır olmaması durumunda ilke olarak ekonomik açıdan güçsüz taraf aleyhine «haksız şart» olarak kabul edilmesinin gerektiği, davacıdan alınan masraf bedelinin «genel işlem koşulu» olduğu, kredi sözleşme tarihi itibariyle BK'nın yürürlükte bulunduğu ve davacının talebinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.085,00 TL'nin …
İçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
Genel işlem koşulu nedeniyle yazılmamış veya «kesin hükümsüz» sayılan sözleşme hükmünün, sözleşmenin uygulanmasında boşluk doğurması halinde, ortaya çıkan sözleşme içi boşluğun, hakim tarafından öncelikle yedek hukuk, bu yoksa MK m.
Böyle bir durumda, sözleşmeyi düzenleyen taraf, sözleşmede yer alan «genel işlem koşulu» niteliğindeki hükümler olmasaydı, o sözleşmeyi yapmayacak olduğunu söyleyerek, sözleşmenin «geçersiz» olduğunu ileri süremez.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8789 E. 2017/7099 K.
Ortak:genel işlem koşulu denetimi · genel işlem koşulları · ticari kredi sözleşmesi · genel işlem koşulu · ticari kredi · ticari dava niteliği · emredici hüküm · dürüstlük kuralı
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinin» «ticari nitelikte» olması sebebiyle davaya bakma görevinin de Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu, davacı bankanın, tahsil ettiği tutarların verilen bir hizmetin karşılığı olduğunu ispat edemediği, ayrıca, kredi sözleşmesinde hangi işlemler için ne oranda «komisyon» alınacağının belirlenmediği, sözleşmenin bu yönüyle muğlak olduğu, bu nedenle kredi sözleşmesinde yer alan «masraf» tahsiline ilişkin hükümlerin davalı bankanın avantajlı konumunu kullanarak sözleşmeye koymuş olduğu, karşı taraf aleyhine ve iyi niyet kurallarına aykırı «genel işlem koşulu» niteliğinde hükümler olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 5.837,25 TL'nin dava tarihinden işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «ticari kredi sözleşmesi» sebebiyle «komisyon» vs gibi adlar altında tahsil edilen tutarların «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ayrıca «genel işlem koşullarını» düzenleyen maddeler «emredici» hükümlerdir.
Benzer bu kararda1-Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmeleri» nedeniyle «kredi tahsis ücreti», «masraflar» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Bir sözleşme hükmünün «genel işlem koşulları» nedeniyle yazılmamış sayılabilmesi için öncelikle, o hükmün «genel işlem koşulu» niteliğinde olup olmadığı tespit edilmelidir.
Diğer sözleşme metinleriyle özdeş ifadeler içermemesi tek başına, o sözleşmenin «genel işlem koşulu denetimine» tabi tutulmasını engellemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi tahsis ücreti · sözleşme özgürlüğü · bankacılık teamülleri · sözleşme serbestisi · ödeme planı · çerçeve sözleşme · teamül · hakkaniyet
Benzer bu kararda… anmış sözleşmeler yönünden mahkemece, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre bu tür işlemlere uygulanan kredi kullandırım ücreti vb. ad altında kesilen «masraf» miktar ya da oranları sorularak, sözleşmedeki bu boşluğun «dürüstlük kuralı» ve «hakkaniyet» esaslarına göre doldurularak, davalı tarafından masraf ve «komisyon» adı altında kesinti yapılmasının «bankacılık teamüllerine» uygun olup olmadığı veya kesinti yapılması uygun ise, bu durumda ne miktarda veya oranda olması gerektiği, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle «eksik inceleme» ve araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamış ve hükmün bu sebeple bozulmasını gerektirmiştir.
Genel işlem koşulu niteliğindeki bir hüküm, sözleşmenin taraflar arasında müzakere ve pazarlık sonucu imzalanmış ise, artık ortada hukuka aykırı bir sözleşme hükmünden değil, «sözleşme özgürlüğü» «çerçevesinde, sözleşmede» yer alan bireysel bir anlaşma hükmünden söz etmek gerekir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; TTK'nın 20. maddesi uyarınca davalı bankanın muhatabından münasip bir ücret isteyebileceği, taraflar arasında akdedilen kredinin «ticari nitelikte» olduğu, basiretli bir «tacir» gibi davranmak durumunda olan davacının «ödeme planlarına» ve bu planlara uygun olarak yapılan tahsilatın «istirdadını» talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmeleri» nedeniyle «kredi tahsis ücreti», «masraflar» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
-
Haksız tahsil edilen ücretin iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13425 E. 2018/4484 K.
Ortak:genel işlem koşulu denetimi · genel işlem koşulları · ticari kredi sözleşmesi · genel işlem koşulu · ticari kredi · emredici hüküm · ba formu · dürüstlük kuralı
İncelediğiniz karardaDava, «ticari kredi sözleşmesi» sebebiyle «komisyon» vs gibi adlar altında tahsil edilen tutarların «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ayrıca «genel işlem koşullarını» düzenleyen maddeler «emredici» hükümlerdir.
21/1), şaşırtıcı «genel işlem koşulu denetimi» (TBK. m.
Benzer bu karardaMahkemece taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinin» «ticari kredi sözleşmesi» niteliğinde olduğu, sözleşmede tüm «komisyonların» müşteriye ait olacağının kararlaştırıldığı, davalı banka tarafından komisyon oranlarının TCMB'na bildirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de taraflar arasında aktedilen Genel Kredi Sözleşmesi 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinde sonra 15.10.2012 tarihinde imzalanmış olup kredi sözleşmesinin ticari kredi sözleşmesi mahiyeti taşıması «genel işlem koşullarının» uygulanmasına engel değildir.
Bir sözleşme hükmünün «genel işlem koşulları» nedeniyle yazılmamış sayılabilmesi için öncelikle, o hükmün «genel işlem koşulu» niteliğinde olup olmadığı tespit edilmelidir.
Diğer sözleşme metinleriyle özdeş ifadeler içermemesi tek başına, o sözleşmenin «genel işlem koşulu denetimine» tabi tutulmasını engellemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme özgürlüğü · sözleşme serbestisi · çerçeve sözleşme · olumsuz oy · geçersizlik · tacir
Benzer bu karardaHem tüketiciler hem de «tacirler» için geçerli olan «genel işlem koşulları» denetimi, sözleşmelerin imzalanması aşamasında daha «olumsuz» durumda bulunan sözleşmenin tarafını dürüstlük kuralları kapsamında korumaktadır.
Genel işlem koşulu niteliğindeki bir hüküm, sözleşmenin taraflar arasında müzakere ve pazarlık sonucu imzalanmış ise, artık ortada hukuka aykırı bir sözleşme hükmünden değil, «sözleşme özgürlüğü» «çerçevesinde, sözleşmede» yer alan bireysel bir anlaşma hükmünden söz etmek gerekir.
818 sayılı BK.' da olduğu gibi 6098 sayılı TBK’da da «sözleşme serbestisi» ana kural olmakla birlikte, sözleşmelerin geçerliliği için 6098 sayılı TBK’na, sözleşmenin hukuka aykırı «genel işlem koşulları» içermemesi unsuru getirilmiştir.
Bir sözleşmedeki genel işlem koşulunun niteliğinin, objektif unsurlara göre belirlenmesi gerekmekte olup, bu hususta tarafların icra ettikleri meslekleri ve sıfatları, «tacir» veya tüketici olup olmadıkları önem taşımaz.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6171 E. 2016/7983 K.
Ortak:genel işlem koşulu denetimi · genel işlem koşulları · ticari kredi sözleşmesi · genel işlem koşulu · ticari kredi · emredici hüküm · dürüstlük kuralı · komisyon · Alacak
İncelediğiniz karardaDava, «ticari kredi sözleşmesi» sebebiyle «komisyon» vs gibi adlar altında tahsil edilen tutarların «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yapılan açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, mahkemece, sözleşmede yer alan «komisyon» ve tahsis ücreti alınacağına dair hükümlerin miktar itibariyle belirsiz olması gerekçe gösterilerek, davalı bankanın üstün konumunu kullanarak tek taraflı olarak ihdas ettiği, karşı taraf aleyhine düzenlemeler içeren ve «dürüstlük kurallarına» aykırı «genel işlem koşulu» niteliğinde hükümler olduğu sonucuna ulaşılmışsa da, usulüne uygun olarak kapsam denetimi yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinin» «ticari nitelikte» olması sebebiyle davaya bakma görevinin de Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu, davacı bankanın, tahsil ettiği tutarların verilen bir hizmetin karşılığı olduğunu ispat edemediği, ayrıca, kredi sözleşmesinde hangi işlemler için ne oranda «komisyon» alınacağının belirlenmediği, sözleşmenin bu yönüyle muğlak olduğu, bu nedenle kredi sözleşmesinde yer alan «masraf» tahsiline ilişkin hükümlerin davalı bankanın avantajlı konumunu kullanarak sözleşmeye koymuş olduğu, karşı taraf aleyhine ve iyi niyet kurallarına aykırı «genel işlem koşulu» niteliğinde hükümler olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 5.837,25 TL'nin dava tarihinden işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle «kredi tahsis ücreti», kobi paket ücreti, üye işyeri «hizmet bedeli» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece «masraf» alınmasına ilişkin sözleşme maddelerinin müzakere edilmemiş olması nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, TBK'nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden önce imzalanmış sözleşmeler yönünden, sözleşmede yer alan hükümlerin, TBK 20 vd. uyarınca «genel işlem koşulu» mahiyetinde olduğu ve müzakere edilmemiş olmakla müşterileri bağlamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan kredi kullandırım ücreti vb. ad altında kesilen «masraf» miktar ya da oranları sorularak, sözleşmedeki bu boşluğun «dürüstlük kuralı» ve «hakkaniyet» esaslarına göre doldurularak, davalı tarafından masraf ve «komisyon» adı altında kesinti yapılmasının bankacılık teammüllerine uygun olup olmadığı veya kesinti yapılması uygun ise, bu durumda ne miktarda veya oranda olması gerektiği, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle «eksik inceleme» ve araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamış ve hükmün bu sebeple bozulmasını gerektirmiştir.
Bir sözleşme hükmünün «genel işlem koşulları» nedeniyle yazılmamış sayılabilmesi için öncelikle, o hükmün «genel işlem koşulu» niteliğinde olup olmadığı tespit edilmelidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi tahsis ücreti · sözleşme özgürlüğü · sözleşme serbestisi · genel işlem şartı · çerçeve sözleşme · hizmet bedeli · hakkaniyet · olumsuz oy
Benzer bu kararda2- Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle «kredi tahsis ücreti», kobi paket ücreti, üye işyeri «hizmet bedeli» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece «masraf» alınmasına ilişkin sözleşme maddelerinin müzakere edilmemiş olması nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, TBK'nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden önce imzalanmış sözleşmeler yönünden, sözleşmede yer alan hükümlerin, TBK 20 vd. uyarınca «genel işlem koşulu» mahiyetinde olduğu ve müzakere edilmemiş olmakla müşterileri bağlamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Genel işlem koşulu niteliğindeki bir hüküm, sözleşmenin taraflar arasında müzakere ve pazarlık sonucu imzalanmış ise, artık ortada hukuka aykırı bir sözleşme hükmünden değil, «sözleşme özgürlüğü» «çerçevesinde, sözleşmede» yer alan bireysel bir anlaşma hükmünden söz etmek gerekir.
… ulunmadığı, davacının bu sözleşmeyi okuyup kullanılan kredi bedeli dışında ayrıca bir borç altına girdiğini tespit edebilme imkanı olmadığı ve bu haliyle sözleşmede «masraf» alınmasına ilişkin yer alan düzenlemenin «genel işlem şartı» olarak değerlendirilmesi ve yazılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.200,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
1- Davalının «zamanaşımı» itirazı hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11123 E. 2018/3743 K.
Ortak:genel işlem koşulu denetimi · genel işlem koşulları · genel işlem koşulu · emredici hüküm · dürüstlük kuralı · genel kredi sözleşmesi · komisyon · kredi sözleşmesi · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinin» «ticari nitelikte» olması sebebiyle davaya bakma görevinin de Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu, davacı bankanın, tahsil ettiği tutarların verilen bir hizmetin karşılığı olduğunu ispat edemediği, ayrıca, kredi sözleşmesinde hangi işlemler için ne oranda «komisyon» alınacağının belirlenmediği, sözleşmenin bu yönüyle muğlak olduğu, bu nedenle kredi sözleşmesinde yer alan «masraf» tahsiline ilişkin hükümlerin davalı bankanın avantajlı konumunu kullanarak sözleşmeye koymuş olduğu, karşı taraf aleyhine ve iyi niyet kurallarına aykırı «genel işlem koşulu» niteliğinde hükümler olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 5.837,25 TL'nin dava tarihinden işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Yapılan açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, mahkemece, sözleşmede yer alan «komisyon» ve tahsis ücreti alınacağına dair hükümlerin miktar itibariyle belirsiz olması gerekçe gösterilerek, davalı bankanın üstün konumunu kullanarak tek taraflı olarak ihdas ettiği, karşı taraf aleyhine düzenlemeler içeren ve «dürüstlük kurallarına» aykırı «genel işlem koşulu» niteliğinde hükümler olduğu sonucuna ulaşılmışsa da, usulüne uygun olarak kapsam denetimi yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Dava, «ticari kredi sözleşmesi» sebebiyle «komisyon» vs gibi adlar altında tahsil edilen tutarların «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ankanın maliyetlerini artıracağı, yargı içtihatları ve diğer bankaların da taksitli ticari kredilerin erken kapatılması durumunda ana para üzerinden %4- %5 oranında «erken kapama komisyonu» tahsil ettikleri dikkate alındığında davalı banka tarafından %4 oranı üzerinden erken kapama komisyonu tahsil edilmiş olmasının uygun olduğu, «genel kredi sözleşmesinin» 2.09 maddesindeki düzenlemenin «haksız şart» olarak değerlendirilemeyeceği, davacının basiretli bir «tacir» gibi hareket ederek öncelikle bir çok bankadan faiz oranı ve dosya «masrafı» gibi tüm masraflara ilişkin fiyat alıp sonra en avantajlı fiyatlama yapan bankadan kredi kullanmaya karar vereceğinin kabul edilmesi karşısında 7.000 TL dosya masr …
İçerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, «genel işlem koşulu» niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun «emredici» hükmüne açık aykırılık sebebiyle «kesin hükümsüz» sayılması gerekir.
Davacı vekili müvekkilinden «komisyon» alınacağına dair sözleşme hükümlerinin TBK'nın 20 vd. maddeleri uyarınca «genel işlem koşullarına» aykırılık taşıdığını ileri sürmüş, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap işletim ücreti · sözleşme özgürlüğü · kesin hükümsüzlük · haksız şart · sözleşme serbestisi · erken kapama komisyonu · çerçeve sözleşme · olumsuz oy
Benzer bu kararda… ankanın maliyetlerini artıracağı, yargı içtihatları ve diğer bankaların da taksitli ticari kredilerin erken kapatılması durumunda ana para üzerinden %4- %5 oranında «erken kapama komisyonu» tahsil ettikleri dikkate alındığında davalı banka tarafından %4 oranı üzerinden erken kapama komisyonu tahsil edilmiş olmasının uygun olduğu, «genel kredi sözleşmesinin» 2.09 maddesindeki düzenlemenin «haksız şart» olarak değerlendirilemeyeceği, davacının basiretli bir «tacir» gibi hareket ederek öncelikle bir çok bankadan faiz oranı ve dosya «masrafı» gibi tüm masraflara ilişkin fiyat alıp sonra en avantajlı fiyatlama yapan bankadan kredi kullanmaya karar vereceğinin kabul edilmesi karşısında 7.000 TL dosya masr …
Genel işlem koşulu niteliğindeki bir hüküm, sözleşmenin taraflar arasında müzakere ve pazarlık sonucu imzalanmış ise, artık ortada hukuka aykırı bir sözleşme hükmünden değil, «sözleşme özgürlüğü» «çerçevesinde, sözleşmede» yer alan bireysel bir anlaşma hükmünden söz etmek gerekir.
1- Dava, Genel Kredi Sözleşmesine istinaden davacıdan alınan erken ödeme ücreti, dosya «masrafı», «hesap işletim ücretinin» iadesi istemine ilişkindir.
818 sayılı BK.' da olduğu gibi 6098 sayılı TBK’da da «sözleşme serbestisi» ana kural olmakla birlikte, sözleşmelerin geçerliliği için 6098 sayılı TBK’na, sözleşmenin hukuka aykırı «genel işlem koşulları» içermemesi unsuru getirilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7616 E. 2017/6215 K.
Ortak:genel işlem koşulu denetimi · genel işlem koşulları · ticari kredi sözleşmesi · genel işlem koşulu · ticari kredi · emredici hüküm · dürüstlük kuralı · komisyon · Alacak
İncelediğiniz karardaDava, «ticari kredi sözleşmesi» sebebiyle «komisyon» vs gibi adlar altında tahsil edilen tutarların «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yapılan açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, mahkemece, sözleşmede yer alan «komisyon» ve tahsis ücreti alınacağına dair hükümlerin miktar itibariyle belirsiz olması gerekçe gösterilerek, davalı bankanın üstün konumunu kullanarak tek taraflı olarak ihdas ettiği, karşı taraf aleyhine düzenlemeler içeren ve «dürüstlük kurallarına» aykırı «genel işlem koşulu» niteliğinde hükümler olduğu sonucuna ulaşılmışsa da, usulüne uygun olarak kapsam denetimi yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinin» «ticari nitelikte» olması sebebiyle davaya bakma görevinin de Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu, davacı bankanın, tahsil ettiği tutarların verilen bir hizmetin karşılığı olduğunu ispat edemediği, ayrıca, kredi sözleşmesinde hangi işlemler için ne oranda «komisyon» alınacağının belirlenmediği, sözleşmenin bu yönüyle muğlak olduğu, bu nedenle kredi sözleşmesinde yer alan «masraf» tahsiline ilişkin hükümlerin davalı bankanın avantajlı konumunu kullanarak sözleşmeye koymuş olduğu, karşı taraf aleyhine ve iyi niyet kurallarına aykırı «genel işlem koşulu» niteliğinde hükümler olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 5.837,25 TL'nin dava tarihinden işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle «komisyon», dosya ücreti, işlem «masrafı», «ekspertiz ücreti», «ipotek» ücreti ve diğer adlar altında yapılan haksız kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş.
Kredi” şeklinde 2 adet 1.000.000,00 TL'den toplam 2.000.000,00 TL ve yalnızca yıllık %5,25 peşin «komisyon» oranı ile ticari bir kredi kullandırılmış olduğu, kullandırılmış olan konu «ticari kredi» tutarlarından da, davacı iade talebi olan tahsilatların dışında, herhangi bir faiz tahakkuk ve tahsilatı yapılmamış olduğu gibi yıllık %5,25 oranında toplam “Kredi …
Mahkemece, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan kredi kullandırım ücreti vb. ad altında kesilen «masraf» miktar ya da oranları sorularak, sözleşmedeki bu boşluğun «dürüstlük kuralı» ve «hakkaniyet» esaslarına göre doldurularak, davalı tarafından masraf ve «komisyon» adı altında kesinti yapılmasının bankacılık teammüllerine uygun olup olmadığı veya kesinti yapılması uygun ise, bu durumda ne miktarda veya oranda olması gerektiği, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle «eksik inceleme» ve araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamış ve hükmün bu sebeple bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ekspertiz ücreti · sözleşme özgürlüğü · sözleşme serbestisi · çerçeve sözleşme · hakkaniyet · ipotek · olumsuz oy · geçersizlik
Benzer bu kararda1- Dava, taraflar arasında akdedilen «ticari kredi sözleşmesi» nedeniyle «komisyon», dosya ücreti, işlem «masrafı», «ekspertiz ücreti», «ipotek» ücreti ve diğer adlar altında yapılan haksız kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş.
Genel işlem koşulu niteliğindeki bir hüküm, sözleşmenin taraflar arasında müzakere ve pazarlık sonucu imzalanmış ise, artık ortada hukuka aykırı bir sözleşme hükmünden değil, «sözleşme özgürlüğü» «çerçevesinde, sözleşmede» yer alan bireysel bir anlaşma hükmünden söz etmek gerekir.
Mahkemece, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan kredi kullandırım ücreti vb. ad altında kesilen «masraf» miktar ya da oranları sorularak, sözleşmedeki bu boşluğun «dürüstlük kuralı» ve «hakkaniyet» esaslarına göre doldurularak, davalı tarafından masraf ve «komisyon» adı altında kesinti yapılmasının bankacılık teammüllerine uygun olup olmadığı veya kesinti yapılması uygun ise, bu durumda ne miktarda veya oranda olması gerektiği, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle «eksik inceleme» ve araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamış ve hükmün bu sebeple bozulmasını gerektirmiştir.
818 sayılı BK da olduğu gibi 6098 sayılı TBK’da da «sözleşme serbestisi» ana kural olmakla birlikte, sözleşmelerin geçerliliği için 6098 sayılı TBK’na, sözleşmenin hukuka aykırı «genel işlem koşulları» içermemesi unsuru getirilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4910 E. , 2019/8174 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 06/06/2018 tarih ve 2017/16-2018/569 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı banka arasında muhtelif tarihlerde genel kredi sözleşmeleri imzalandığını ve muhtelif tutarlarda ticari kredi kullandığını, bu kredi sözleşmeleri nedeniyle müvekkilinden haksız bir şekilde toplam 5.837,25 TL komisyon alındığını ileri sürerek 5.837,25 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıdan tahsil edilen tutarların yasal düzenlemelere uygun olduğunu, ayrıca sözleşme öncesi düzenlenen bilgi formunda alınacak masrafların açıkça belirtildiği ve bu masrafların davacı tarafından kabul edildikten sonra sözleşmenin imzalandığı, ayrıca davacıya verilen geri ödeme planlarında da tahsil edilecek masrafların açıkça yazılı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinin ticari nitelikte olması sebebiyle davaya bakma görevinin de Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu, davacı bankanın, tahsil ettiği tutarların verilen bir hizmetin karşılığı olduğunu ispat edemediği, ayrıca, kredi sözleşmesinde hangi işlemler için ne oranda komisyon alınacağının belirlenmediği, sözleşmenin bu yönüyle muğlak olduğu, bu nedenle kredi sözleşmesinde yer alan masraf tahsiline ilişkin hükümlerin davalı bankanın avantajlı konumunu kullanarak sözleşmeye koymuş olduğu, karşı taraf aleyhine ve iyi niyet kurallarına aykırı genel işlem koşulu niteliğinde hükümler olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 5.837,25 TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticari kredi sözleşmesi sebebiyle komisyon vs gibi adlar altında tahsil edilen tutarların istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizin, 04.10.2016 gün, 2016/7538 Esas- 2016/7764 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sözleşme hükümlerinin genel işlem koşulları olarak kabul edilebilmesi için bu hükümlerin; sözleşme hükmü olması, önceden tek taraflı olarak hazırlanması, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanılmak amacıyla düzenlenmiş olması ve belirtilen nitelikteki sözleşme hükümlerinin kullanan tarafından sözleşme yapılırken karşı tarafa sunulması gerekir. Ancak bu dört unsurun tamamını taşıyan sözleşme hükümleri genel işlem koşulu olarak nitelendirilir. Bu unsurlardan birinin dahi eksik olması, sözleşme hükümlerinin genel işlem koşulu olarak nitelendirilmesine engel olur.
Genel işlem koşulu olarak nitelendirilemeyen sözleşme hükümlerine genel işlem koşulları için getirilen düzenlemeler uygulanmaz. Bundandır ki sözleşme hükümlerinin öncelikle genel işlem koşulu olup olmadığı denetlenmelidir. Ayrıca, genel işlem koşulları genel nitelikte hükümlerdir. Genel nitelikteki hükümler içinde bulundukları Kanunun tümüne veya aynı nitelikteki ilişkilere uygulanabilir. Türk Borçlar Kanunundaki genel işlem koşulları ile ilgili hükümler genel işlem koşulları içeren bütün sözleşmeleri kapsayacak şekilde düzenlenmiştir. Ayrıca genel işlem koşullarını düzenleyen maddeler emredici hükümlerdir.
Genel işlem koşulları, taraflar arasında bozulan menfaat dengesini tekrar kurmayı ve sözleşme adaletini sağlamayı, denetim yolu ile gerçekleştirir. Bu denetimler, kapsam denetimi (TBK. m. 21/1), şaşırtıcı genel işlem koşulu denetimi (TBK. m. 21/2), yorum denetimi (TBK. m.
23) , değiştirme ve yeni düzenleme yapma yasağı denetimi (TBK. m.
24) ile içerik denetimi (TBK. m.
25) diye sıralanabilir. Yine genel işlem koşulları içinde öngörülmüş bu denetimler farklı yaptırımlara bağlanmıştır. Kapsam, şaşırtıcı genel işlem koşulları, değiştirme ve yeni düzenleme yapma yasağı denetiminin yaptırımı yazılmamış sayılma, yorum denetiminin mueyyidesi aleyhe yorum, içerik denetiminin yaptırımı ise kısmi hükümsüzlüktür.
Kapsam denetiminden (BK. m. 21/1), şaşırtıcı genel işlem koşulları denetiminden, (BK m. 21/2), değiştirme ve yeni düzenleme yapma yasağı denetiminden (BK. m.
24) geçen genel işlem koşulları bu denetimleri geçemeyen genel işlem koşullarının aksine sözleşmede geçerli bir şekilde kalmaya devam eder.
Ayrıca bir sözleşme düzenlemesi genel işlem koşulu olarak nitelendikten sonra, kapsam denetimi yönünden, müzakere yapıldığını ispat yükü genel işlem koşuluna dayanan tarafa geçer. Bu ispat yükü ancak sözleşme metni dışındaki unsurlarla yerine getirilebilir. Şaşırtıcı genel işlem koşulları ile değiştirme ve yeniden düzenleme yapma yasağı denetimi dışında kalan ve denetim sonucu yazılmamış sayılarak sözleşme dışında bırakılan genel işlem koşullarının, sözleşmede meydana getirebileceği sözleşme boşluklarının hakim tarafından doldurulması gerekmektedir. Dairemizin yerleşik içtihatlarında, kredi sözleşmelerinde yer alan masraf tahsiline ilişkin hükümlerin yazılmamış sayılması sebebiyle oluşan boşlukların öncelikle bankanın 09.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 3., 4.
ve 6/2 maddeleri uyarınca belirleyip ilan ettiği oranlar, bankanın bu yönde yapmış olduğu bir ilan bulunmadığının tespit edilmesi halinde ise emsal banka uygulamaları gözetilerek doldurulması gerektiğine işaret edilmektedir. Böylelikle genel işlem koşulları ile taraflar arasında bozulmuş olan hak ve borçların adil dağılım dengesi yanı menfaatler dengesi sağlanmış olur.
Kapsam (Yürürlük), şaşırtıcı genel işlem koşulu, değiştirme ve yeniden düzenleme yasağı denetimini geçen ve yazılmamış sayılma müeyyidesi ile karşılaşmayan genel işlem koşulların son olarak içerik denetimine (TBK.m.25) tabi tutulurlar.
Yapılan açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, mahkemece, sözleşmede yer alan komisyon ve tahsis ücreti alınacağına dair hükümlerin miktar itibariyle belirsiz olması gerekçe gösterilerek, davalı bankanın üstün konumunu kullanarak tek taraflı olarak ihdas ettiği, karşı taraf aleyhine düzenlemeler içeren ve dürüstlük kurallarına aykırı genel işlem koşulu niteliğinde hükümler olduğu sonucuna ulaşılmışsa da, usulüne uygun olarak kapsam denetimi yapılmadığı anlaşılmaktadır. Zira, davalı banka, taraflar arasında 07.03.2014 tarihinde imzalanan genel kredi sözleşmesinden önce davacıya bilgilendirme formu verildiğini savunmuş olup, sözleşmenin imzalanmasından önce 05.03.2014 tarihinde düzenlenen ve davacının imzasını havi bilgilendirme formunu dosyaya ibraz etmiştir.
Bu durumda mahkemece, öncelikle, davalı banka tarafından ibraz edilen belgeler gözetilerek kapsam denetimi yapılması, belirtilen hususların yazılmamış sayılması durumunda, boşluk olduğunun kabulü ve oluşacak boşluğun yukarıda da işaret edildiği bankanın 09.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 3., 4. ve 6/2 maddeleri uyarınca belirleyip ilan ettiği oranlar, bankanın bu yönde yapmış olduğu bir ilan bulunmadığının tespit edilmesi halinde ise emsal banka uygulamaları gözetilerek doldurulması, yapılan kapsam denetimi neticesinde sözleşme hükmünün yazılmamış sayılması müeyyidesi ile karşılaşmayacağının kabulü durumunda ise içerik denetimi yapılması, bu kapsamda, taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinde davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla komisyon, masraf, erken kapama ücreti vb.
adlarla masraf alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, banka tarafından alınan masraf tutarının dürüstlük kurallarına aykırı olup olmadığının, bankanın 09.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 3., 4. ve 6/2 maddeleri uyarınca belirleyip ilan ettiği oranlar, bankanın bu yönde yapmış olduğu bir ilan bulunmadığının tespit edilmesi halinde ise emsal banka uygulamaları gözetilerek, belirlenmesi ve varsa fazladan tahsil edilen tutarların davacıya iadesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 16/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/560583700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz