Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/515 E. 2019/6008 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- ['6102/321']
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aldatma (hile)↗ yönetici sorumluluğu↗ hisse devri↗ zamanaşımı def'i↗ dürüstlük kuralı↗ dolandırıcılık↗ def'i↗ ortaklık ilişkisi↗ haksız fiil↗ kâr payı↗ cy/cy kaydı↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların haksız fiilde bulundukları, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı, zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/son maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, alacak davasının kısmen kabulü ile, 38.843,60 TL ‘nin dava tarihi olan 13/11/2008 tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalıların yüksek kâr payı verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin dolandırıldığını ve müvekkilinden 08.03.2000 tarihli, “ortaklık durum belgesi” adlı belge ile 45.385 DM alındığını ileri sürerek geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitini ve 45.385 DM ( 23.204,98 Euro) karşılığı 47.579,49 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine ve davalı şirketlerin SPK’ya bildirdikleri bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve kayda alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası hisse devri sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirket kasasına girmediğini savunmuşlardır. Bu durumda, mahkemece, davacının davalı şirketin ortağı olmadığı ve davalıların eyleminin haksız fiil olduğu tespit edildiğine göre, “ortaklık durum belgesinde” yazan miktar gözetilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, davalılar tarafından SPK’ya sunulan ve içeriği davalılar tarafından dahi kabul edilmeyen SPK kayıtlarında yer alan miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Ayrıca mahkemece, ortaklık durum belgelerinin (N) sembolü/harfiyle veya (NAKİT) kelimesi ile sembolize edilmiş nakit hanesinde belirtilen nakit alınan DM miktarının davacının alacağından düşülmesi gerektiği kabul edilerek, nakit hanesinde yer alan 505 DM alacak miktarından düşülmüştür. Oysa, davacı tarafça davaya dayanak gösterilen ortaklık durum belgesinde, nakit hanesinden sonra “KLN HS” ve “KLN DM” şeklinde gösterilen kalan hisse miktarlarının ve kalan bedellerin yazılı olduğu kısımlar yer almakta olup, davada bu ortaklık durum belgesindeki KLN DM hanesinde yazılı olan 45.385 DM talep edilmektedir. Mahkemece dava dilekçesinde davalı tarafta kalan 45.385 DM (23.204,98 Euro) karşılığının talep edildiği kabul edilmesine rağmen nakit hanesindeki bedelin alacak miktarından düşülmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/504 E. 2019/5859 K.
Ortak:hisse devri · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı · cy/cy kaydı · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden 08.03.2000 tarihli, “ortaklık durum belgesi” adlı belge ile 45.385 DM alındığını ileri sürerek geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 45.385 DM ( 23.204,98 Euro) karşılığı 47.579,49 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, da …
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, alacak davasının kısmen kabul …
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalıların yüksek «kar payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden ''Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 31.300 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 28.800 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığını …
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tediye makbuzu · kısmi kabul · isticvap · kar payı · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamına göre davacı tarafın davalı şirketin ortağı olunmadığının tespiti ile ilgili talep «kısmının kabulü» ile davacı tarafın davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, davacı tarafın alacak davasının kısmen kabulü ile, 1.600,00 TL nın dava tarihi olan 10/10/2006 tarihinden itibaren yıllık %25 ve değişen oranlarda hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte davalılar Bera Holding A.Ş. ve ... 'dan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Öte yandan, ''tediye ve kasa «tediye makbuzundan» dolayı'' açıklaması ile 31.752 Euro alacak miktarından düşülmüş ise de, davacı tarafça işbu belgelere açıkça itiraz edildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece davacının «isticvabının» sağlanması, belgeler ve üzerindeki imzalar yönünden beyanının alınarak değerlendirilmesi, itiraz halinde belge asılları da getirtilerek inceleme yapılması ve sonuc …
Davacı vekili, davalıların yüksek «kar payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden ''Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 31.300 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 28.800 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığını …
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/525 E. 2019/6139 K.
Ortak:hisse devri · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı · cy/cy kaydı · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden 08.03.2000 tarihli, “ortaklık durum belgesi” adlı belge ile 45.385 DM alındığını ileri sürerek geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 45.385 DM ( 23.204,98 Euro) karşılığı 47.579,49 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, da …
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, alacak davasının kısmen kabul …
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalıların yüksek «kar payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden ''Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 43.820 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 46.438 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığını …
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tediye makbuzu · kısmi kabul · isticvap · kar payı · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamına göre, davacı tarafın, davalı şirketin ortağı olunmadığının tespiti ile ilgili talep «kısmının kabulü» ile davacı tarafın davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine davacı tarafın alacak davasının kısmen kabulü ile; 41.136,14 tl nın dava tarihi olan 19/02/2010 tarihinden itibaren yıllık %16 ve değişen oranlarda hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte müteselsilen davalılar bera holding a.ş. ve ... 'dan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Öte yandan, ''tediye ve kasa «tediye makbuzundan» dolayı'' açıklaması ile 615,00 Euro alacak miktarından düşülmüş olup, davacı tarafça işbu belgelere açıkça itiraz edildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece davacının «isticvabının» sağlanması, belgeler ve üzerindeki imzalar yönünden beyanının alınarak değerlendirilmesi, itiraz halinde belge asılları da getirtilerek inceleme yapılması ve sonuc …
Davacı vekili, davalıların yüksek «kar payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden ''Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 43.820 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 46.438 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığını …
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/518 E. 2019/5749 K.
Ortak:hisse devri · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · dolandırıcılık · def'i · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı · zamanaşımı ['6102/321'] · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, alacak davasının kısmen kabul …
Davacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden 08.03.2000 tarihli, “ortaklık durum belgesi” adlı belge ile 45.385 DM alındığını ileri sürerek geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 45.385 DM ( 23.204,98 Euro) karşılığı 47.579,49 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, da …
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıyı aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, alacak davasının kısmen kabul …
Davacı vekili, davalıların yüksek «kar payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden 22.4.2000 tarihli, ''Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 76.685 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 76.685 DM (39.208,42 Euro) karşılığı 79.761,69 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, dav …
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:isticvap · kar payı · ibraz
Benzer bu kararda4-Öte yandan mahkemece, davalı şirket tarafından «ibraz» edilen ''Tediye Makbuzu'' başlıklı 19.5.1999 tarihli belgede yer alan 12.150 DM ile ''12/27/96 tarihi itibariyle ortaklar raporu'' açıklamalı belgede yer alan 3600 DM ve 6.112 DM'lik ödemelerin davalı tarafça davacıya yapılan ödemeler olduğu kabul edilerek alacak miktarından düşülmüş ise de, davacı tarafça işbu belgelere açıkça itiraz edildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece davacının «isticvabının» sağlanması, belgeler ve üzerindeki imzalar yönünden beyanının alınarak değerlendirilmesi, itiraz halinde belge asılları da getirtilerek inceleme yapılması ve sonuc …
Davacı vekili, davalıların yüksek «kar payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden 22.4.2000 tarihli, ''Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 76.685 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 76.685 DM (39.208,42 Euro) karşılığı 79.761,69 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, dav …
4 benzer karar daha
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/507 E. 2019/5745 K.
Ortak:hisse devri · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · dolandırıcılık · def'i · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı · zamanaşımı ['6102/321'] · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, alacak davasının kısmen kabul …
Davacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden 08.03.2000 tarihli, “ortaklık durum belgesi” adlı belge ile 45.385 DM alındığını ileri sürerek geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 45.385 DM ( 23.204,98 Euro) karşılığı 47.579,49 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, da …
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «zamanaşımı def»'i ileri sürülmesinin TMK'nın 2. maddesindeki «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, davalıların davacıyı aldatma kastıyla hareket ederek «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, davalı şirketler tarafından hazırlanarak SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde davacıya ilişkin bilgilere yer ve …
Davacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden 04.04.2000 tarihli, “ortaklık durum belgesi” adlı belge ile 40.690 DM alındığını ileri sürerek geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 40.690 DM karşılığı 39.574,24 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacının davalı şir …
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/511 E. 2019/5744 K.
Ortak:hisse devri · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · dolandırıcılık · def'i · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı · zamanaşımı ['6102/321'] · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, alacak davasının kısmen kabul …
Davacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden 08.03.2000 tarihli, “ortaklık durum belgesi” adlı belge ile 45.385 DM alındığını ileri sürerek geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 45.385 DM ( 23.204,98 Euro) karşılığı 47.579,49 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, da …
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «zamanaşımı def»'i ileri sürülmesinin TMK'nun 2. maddesindeki «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, davalıların davacıyı aldatma kastıyla hareket ederek «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, davalı şirketler tarafından hazırlanarak SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde davacıya ilişkin bilgilere yer ve …
Davacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden 26.02.2000 tarihli, “ortaklık durum belgesi” adlı belge ile 29.735 DM alındığını ileri sürerek geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 29.735 DM (15.203 EURO) karşılığı 31.172,23 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacı …
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:isticvap · imza inkarı · imza incelemesi · temerrüt tarihi · eksik inceleme · avans faizi · temerrüt · ibraz
Benzer bu kararda… aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olduğu da gözetilerek, öncelikle davalı taraftan belge aslı istenerek, davacının söz konusu belge içeriği ve imza ilgili olarak «isticvap» edilmesi, davacı tarafından tahsil edilen bir bedelin bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması, «imza inkarı» halinde imzanın davacının eli ürünü olup olmadığının tespiti için «imza incelemesi» yoluna gidilmesi ve bu suretle davacının gerçek alacak tutarının belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak söz konusu belgeye itibar edilerek davacı alacağından 2.400 Euro'nun mahsubu doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
4-Bununla birlikte, mahkemece gerekçeli kararda faiz yönünden yapılan değerlendirmede, davacının «temerrüt tarihi» olan 13.11.2008'den itibaren faiz talep edebileceği ifade edilmişken, hüküm fıkrasında dava tarihi olan 03.11.2008'den itibaren «avans faizi» uygulanmasına hükmedilmiş ise de, dava tarihinin 13.11.2008 olduğu harçlandırma formundan anlaşılmakta olup, hüküm fıkrasında dava tarihi olarak yazılan tarihin ge …
3- Davalı şirketler vekilince, davacının hisselerinin bir kısmını satarak gelir elde ettiği ve 2.400 Euro tutarında bir meblağı davalılardan iade aldığı savunulmuş, 15.03.2000 tarihli “Baco Assets Inc.” başlıklı belge «ibraz» edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/505 E. 2019/5854 K.
Ortak:hisse devri · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı · cy/cy kaydı · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, alacak davasının kısmen kabul …
Davacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden 08.03.2000 tarihli, “ortaklık durum belgesi” adlı belge ile 45.385 DM alındığını ileri sürerek geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 45.385 DM ( 23.204,98 Euro) karşılığı 47.579,49 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, da …
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve davacıdan 198.755 DM alındığını, 26/02/2000 tarihli “ortaklık durum belgesi” adlı belge verildiğini ileri sürerek geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 198.755 DM karşılığı 163.800 TL'nin «temerrüt» faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, mahkemece, bozma ilamına uyularak yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine ve d …
… dukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirket yöneticisinin de davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davalı Kombassan İnşaat Tarım ve San.
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargı gideri · ön inceleme tutanağı · infazda tereddüt · davanın açılmamış sayılması · yargılama giderleri · açılmamış sayılma · infaz · yargılama gideri
Benzer bu karardaMaddesine istinaden çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1 maddesinde de «görevsizlik» veya «yetkisizlik» nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya «davanın açılmamış sayılmasına» ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar karar verilmesi durumunda Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolu …
6100 sayılı HMK 331/2 maddesi ile yargılamanın tekliği esası benimsenerek, davanın açılışından itibaren geçirilen aşamalarda esas hakkında hüküm veren mahkemece «yargılama giderlerine» hükmedilmesi esası benimsenmiş olup, farklı mahkemelerce yargılama giderlerine hükmedilmek suretiyle karışıklığa ve «infazda tereddütlere» engel olunmak istenmiştir.
… ine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA,takdir olunan 2.037,00 TL duruşma «vekalet ücretinin» davalı ...Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 6.622,68 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...Ş.'den alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26/09/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. - KARŞIOY - 6100 sayılı HMK 323 maddesinde "celse, karar ve ilam harçları, dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri, dosya ve sair evrak giderleri, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretleri vs." «yargılama giderleri» kapsamında sayılmış, Esastan sonuçlanmayan davada «yargılama gideri» başlıklı HMK 331/2 maddesinde "Görevsizlik, «yetkisizlik» veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, «görevsizlik», yetkisizlik veya gönderme kararından sonra başka bir mahkemede davaya devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden durumu tespit …
Diğer taraftan, «yetkisizlik» ve «görevsizlik» kararı üzerine talep edilmemesi nedeniyle dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmemesi halinde «yargılama giderleri» hüküm altına alınırken, aynı dosyanın bir dilekçeyle mahkemeye gönderilmesi halinde «yargı giderine» hükmedilmemesi HMK 331/2 maddesini kendi içerisinde çelişik hale getirecek ve eşitlik ilkesine de aykırı olacaktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/85 E. 2019/5318 K.
Ortak:dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden 08.03.2000 tarihli, “ortaklık durum belgesi” adlı belge ile 45.385 DM alındığını ileri sürerek geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 45.385 DM ( 23.204,98 Euro) karşılığı 47.579,49 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, da …
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, alacak davasının kısmen kabul …
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ileri sürerek davalı şirket ile geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 59.470,00 DM karşılığı 58.076,46 TL'nin şimdilik 6.500,00 TL'lik kısmının faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
… talep edilen 59.470,00 DM'nin davacıya yapılan ödemeler sonrasında kalan bakiye kısım olduğunu açıklamış, davacı asil de, 1997 - 1998 yıllarında davalı şirketlerin «temsilcilerine» Almanya' da 50.000 DM para verdiğini, zaman içerisinde kâr «payı» adı altında tekrar hisse senetleri verdiklerini, kâr payı yerine bedelini istediğini, 1998 - 1999 yıllarında kâr payı karşılığı olan hisse senetlerini davalı şirke …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tediye makbuzu · ibraz · temsil
Benzer bu kararda… talep edilen 59.470,00 DM'nin davacıya yapılan ödemeler sonrasında kalan bakiye kısım olduğunu açıklamış, davacı asil de, 1997 - 1998 yıllarında davalı şirketlerin «temsilcilerine» Almanya' da 50.000 DM para verdiğini, zaman içerisinde kâr «payı» adı altında tekrar hisse senetleri verdiklerini, kâr payı yerine bedelini istediğini, 1998 - 1999 yıllarında kâr payı karşılığı olan hisse senetlerini davalı şirke …
Mahkemece, yazılı şekilde,alebin aşılamayacak olması sebebiyle dava dilekçesinde talep edilen 59.470,00 DM karşılığı 30.406 Euro alacağın davalı tarafa verildiği kabul edilerek bu bedel üzerinden sunulan ortaklık durum belgelerinin nakit hanesinde gösterilen bedeller ile «tediye makbuzunda» yer alan bedeller düşülerek davacının davalı taraftan fazladan tahsilat yaptığı sonucuna ulaşılmış ve davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, yargılama sırasında davalılara verilen bedeller ve iade edilen ödemeler açıklanmış olup bakiye alacak talebinde bulunulmasına rağmen talep edilen bu bakiye alacağın talebin aşılamayacak olması gerekçesiyle davalılara verilen bedel olduğu kabul edilerek bu bedelden «ibraz» edilen belgelerde yer alan ödemelerin düşülmesi doğru olmamıştır.
Bununla birlikte, bir kısım hisse bedellerinin ödenmesine ilişkin olduğu bildirilen «tediye makbuzunda» yer alan bedeller alacak miktarından düşülmüş olup, davacı vekili tarafından bu belgeler ve ödemelerin kabul edilmediği bildirilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/515 E. , 2019/6008 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18/09/2017 tarih ve 2014/334-2017/728
sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 01.10.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılardan şirket vekili Av. ... ile davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketlerin içinde bulunduğu “Kombassan Grubu”na ortaklık hisse senetlerinin devredilmesi ve her yıl düzenli olarak kâr payı verilmesi karşılığında 43.385 DM para yatırdığını, müvekkilinin ortak olmadığını, karşılığında “Ortaklık Durum Belgesi” başlıklı belge verildiğini, ödenen paranın iade edilmediğini ileri sürerek, davalılar tarafından geçerli hisse senedi devri yapılamayacağının ve davacının davalı şirketlerde ortaklığının bulunmadığının tespitini, 45.385 DM karşılığı 47.579,49 TL’nin en yüksek avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalılardan Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret A.Ş’nin sicil adresinin Konya olduğu, davacının bu şirketin ortağı olduğu, HUMK m.17 uyarınca bu konudaki davanın Konya Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini savunarak yetki itirazında bulunulmuş, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların haksız fiilde bulundukları, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı, zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/son maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, alacak davasının kısmen kabulü ile, 38.843,60 TL ‘nin dava tarihi olan 13/11/2008 tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalıların yüksek kâr payı verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin dolandırıldığını ve müvekkilinden 08.03.2000 tarihli, “ortaklık durum belgesi” adlı belge ile 45.385 DM alındığını ileri sürerek geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitini ve 45.385 DM ( 23.204,98 Euro) karşılığı 47.579,49 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine ve davalı şirketlerin SPK’ya bildirdikleri bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve kayda alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası hisse devri sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirket kasasına girmediğini savunmuşlardır. Bu durumda, mahkemece, davacının davalı şirketin ortağı olmadığı ve davalıların eyleminin haksız fiil olduğu tespit edildiğine göre, “ortaklık durum belgesinde” yazan miktar gözetilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, davalılar tarafından SPK’ya sunulan ve içeriği davalılar tarafından dahi kabul edilmeyen SPK kayıtlarında yer alan miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Ayrıca mahkemece, ortaklık durum belgelerinin (N) sembolü/harfiyle veya (NAKİT) kelimesi ile sembolize edilmiş nakit hanesinde belirtilen nakit alınan DM miktarının davacının alacağından düşülmesi gerektiği kabul edilerek, nakit hanesinde yer alan 505 DM alacak miktarından düşülmüştür. Oysa, davacı tarafça davaya dayanak gösterilen ortaklık durum belgesinde, nakit hanesinden sonra “KLN HS” ve “KLN DM” şeklinde gösterilen kalan hisse miktarlarının ve kalan bedellerin yazılı olduğu kısımlar yer almakta olup, davada bu ortaklık durum belgesindeki KLN DM hanesinde yazılı olan 45.385 DM talep edilmektedir. Mahkemece dava dilekçesinde davalı tarafta kalan 45.385 DM (23.204,98 Euro) karşılığının talep edildiği kabul edilmesine rağmen nakit hanesindeki bedelin alacak miktarından düşülmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.990,06 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı şirketten alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 01/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/545725900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz