Alacak | Ortaklık
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/505 E. 2019/5854 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetkisizlik kararının kesinleşmesi↗ yargı gideri↗ ön inceleme tutanağı↗ hmk 331/1↗ infazda tereddüt↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ davanın açılmamış sayılması↗ hisse senedi↗ hisse devri↗ yargılama giderleri↗ açılmamış sayılma↗ infaz↗ dolandırıcılık↗ içtihadı birleştirme kararı↗ ortaklık ilişkisi↗ haksız fiil↗ kâr payı↗ yargılama gideri↗ görevsizlik kararı↗ taahhütname↗ dosya masrafı↗ yetkisizlik kararı↗ cy/cy kaydı↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ temerrüt↗ ibraz↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; Kombassan Grubu bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr payı ile birlikte iade edileceği taahhüdü ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirket yöneticisinin de davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davalı Kombassan İnşaat Tarım ve San. İşl. Tic. A.Ş.'nin unvan değişikliği sonrası Kombassan Holding A.Ş.'ye devredilmek suretiyle birleştirilmesine karar verildiği, Kombassan Holding A.Ş.'nin unvanın da Bera Holding A.Ş. olarak değiştirildiği gerekçesiyle, davacının, davalı şirketin ortağı olunmadığının tespitine, alacak davasının kısmen kabulü ile 128.601,00 TL'nin dava tarihi olan 10/10/2006 tarihinden itibaren yıllık %25 ve değişen oranlarda hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ...Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalıların yüksek kâr payı verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin dolandırıldığını ve davacıdan 198.755 DM alındığını, 26/02/2000 tarihli “ortaklık durum belgesi” adlı belge verildiğini ileri sürerek geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitini ve 198.755 DM karşılığı 163.800 TL'nin temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, mahkemece, bozma ilamına uyularak yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine ve davalı şirketlerin SPK’ya bildirdikleri bedel üzerinden sunulan ortaklık durum belgelerinin nakit hanesinde gösterilen bedeller düşülerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve kayda alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler, hissedarlar arası hisse devri sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirket kasasına girmediğini savunmuşlardır. Bu durumda, mahkemece, davacının davalı şirketin ortağı olmadığı ve davalıların eyleminin haksız fiil olduğu tespit edildiğine göre, davacı tarafça davaya dayanak olarak gösterilen 26/02/2000 tarihli “ortaklık durum belgesinde” yazan miktar gözetilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, davalılar tarafından SPK’ya sunulan ve içeriği davalılar tarafından dahi kabul edilmeyen SPK kayıtlarında yer alan miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Ayrıca mahkemece, ortaklık durum belgelerinin (N) sembolü/harfiyle veya (NAKİT) kelimesi ile sembolize edilmiş nakit hanesinde davacının bir kısım hisse senetlerinin şirkete iadesi karşılığı DM cinsinden nakit para aldığının yazılı olduğu, belirtilen nakit alınan bu DM miktarının davacının alacağından düşülmesi gerektiği kabul edilerek, hem davacı tarafından dayanılan 26/02/2000 tarihli ortaklık durum belgesindeki nakit hanesinde yer alan 1.534 DM, hem de davalı şirket vekilince ibraz edilen ortalık durum belgesindeki nakit hanesinde yer alan 19.543 DM alacak miktarından düşülmüştür. Davacı vekilince davaya dayanak gösterilen ortaklık durum belgesinde nakit hanesinden sonra “KLN HS” ve “KLN DM” şeklinde gösterilen kalan hisse miktarlarının ve kalan bedellerin yazılı olduğu kısımlar yer almakta olup, davada bu ortaklık durum belgesindeki KLN DM hanesinde yazılı olan 198.755 DM talep edilmektedir. Mahkemece gerekçeli kararda dahi dava dilekçesinde davalı tarafta kalan 198.755 DM (91.000 Euro) karşılığının talep edildiği kabul edilmekle birlikte nakit hanesindeki bedelin alacak miktarından düşülmesi doğru olmamıştır. Bununla birlikte, mahkemece, davalı şirket vekilince ibraz edilen ortalık durum belgesindeki nakit hanesinde yer alan 19.543 DM alacak miktarından düşülmüşse de söz konusu bu belgede 01/01/1999 tarihindeki son ortaklık durumunun gösterildiği belirtilmiş olup, davaya dayanak yapılan ortaklık durum belgesinden önceki döneme ilişkin bu belgenin dava konusu ile bağlantısı anlaşılamamaktadır. Bu suretle davacı vekilince açıkça da itiraz edildiği halde dava konusuyla bağlantısı açıklanmaksızın davacı tarafın sunulan bu ikinci ortaklık durum belgesini kabul edip benimsediğinin kabulü ile davacı tarafın alacağından adı geçen belgenin nakit hanesindeki bedelin düşülmesi de doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA,takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ...Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 6.622,68 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...Ş.'den alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26/09/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
- KARŞIOY -
6100 sayılı HMK 323 maddesinde "celse, karar ve ilam harçları, dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri, dosya ve sair evrak giderleri, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretleri vs." yargılama giderleri kapsamında sayılmış,
Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri başlıklı HMK 331/2 maddesinde "Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra başka bir mahkemede davaya devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği" öngörülmüş,
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 168. Maddesine istinaden çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1 maddesinde de görevsizlik veya yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar karar verilmesi durumunda Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunacağı, şu kadar ki davanın görüleceği mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücretinin ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemeyeceği" düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta;
Bakırköy Asliye 4. Ticaret Mahkemesinin 12.06.2012 gün ve 2012/16 - 365 sayılı kararı ile mahkemenin yetkisizliğine Konya Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğuna karar verilmiştir.
Yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra davaya devam edilen Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.09.2017 gün ve 2013/36 esas, 2017/723 karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmekle birlikte yetkisizlik kararı nedeniyle davalı şirket yararına yargılama giderlerine hükmedilmemiş olup bu durum HMK 331/2 maddesine açıkça aykırıdır.
Söz konusu hüküm, mülga 1086 sayılı HUMK'da yer almayan 6100 sayılı HMK'nın getirdiği bir yenilik olarak karşımıza çıkmaktadır.
Mülga 1086 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu dönemde Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 25.04.1945 gün 1943/21 E, 1945/9 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında "Yargılama masraflarıyla avukatlık ücretine diar olan istemlerin görevsizlik yahut yetkisizlik kararı veren mahkemece hüküm altına alınmasının gerekli olduğu" belirtildiğinden uygulamada görevsiz veya yetkisiz mahkemece harca, yargılama giderlerine ve vekille temsil edildiği takdirde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yasal zorunluluk olduğu kabul edilmekteydi.
6100 sayılı HMK 331/2 maddesi ile yargılamanın tekliği esası benimsenerek, davanın açılışından itibaren geçirilen aşamalarda esas hakkında hüküm veren mahkemece yargılama giderlerine hükmedilmesi esası benimsenmiş olup, farklı mahkemelerce yargılama giderlerine hükmedilmek suretiyle karışıklığa ve infazda tereddütlere engel olunmak istenmiştir.
Yoksa HMK 331/1 maddesi, yetkisizlik ve görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmesi halinde yetkisizlik ve görevsizlik kararı nedeniyle davalı lehine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceği gibi bir anlam taşımamaktadır.
Aksine madde, başlığında da ifade edildiği gibi esastan sonuçlanmayan davadaki yargılama giderlerini düzenlemiş olup görevsizlik ve yetkisizlik kararı nedeniyle, davanın devam edildiği, diğer mahkeme esasa ilişkin verdiği kararı ile yetkisizlik kararı nedeniyle davalı lehine de ayrıca yargılama giderlerine hükmetmelidir.
Diğer taraftan, yetkisizlik ve görevsizlik kararı üzerine talep edilmemesi nedeniyle dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmemesi halinde yargılama giderleri hüküm altına alınırken, aynı dosyanın bir dilekçeyle mahkemeye gönderilmesi halinde yargı giderine hükmedilmemesi HMK 331/2 maddesini kendi içerisinde çelişik hale getirecek ve eşitlik ilkesine de aykırı olacaktır.
Keza, çoğunluk görüşünün kabulü, açık bir yasal düzenleme bulunmamasına rağmen Avukatlık Kanununa istinaden çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ilgili hükmünü de işlevsiz bırakacaktır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/504 E. 2019/5859 K.
Ortak:hisse devri · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı · cy/cy kaydı · avans faizi
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve davacıdan 198.755 DM alındığını, 26/02/2000 tarihli “ortaklık durum belgesi” adlı belge verildiğini ileri sürerek geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 198.755 DM karşılığı 163.800 TL'nin «temerrüt» faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, mahkemece, bozma ilamına uyularak yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine ve d …
… dukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirket yöneticisinin de davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davalı Kombassan İnşaat Tarım ve San.
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalıların yüksek «kar payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden ''Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 31.300 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 28.800 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığını …
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
Mahkemece, uyulan bozma ilamına göre davacı tarafın davalı şirketin ortağı olunmadığının tespiti ile ilgili talep «kısmının kabulü» ile davacı tarafın davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, davacı tarafın alacak davasının kısmen kabulü ile, 1.600,00 TL nın dava tarihi olan 10/10/2006 tarihinden itibaren yıllık %25 ve değişen oranlarda hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte davalılar Bera Holding A.Ş. ve ... 'dan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tediye makbuzu · kısmi kabul · isticvap · kar payı
Benzer bu karardaÖte yandan, ''tediye ve kasa «tediye makbuzundan» dolayı'' açıklaması ile 31.752 Euro alacak miktarından düşülmüş ise de, davacı tarafça işbu belgelere açıkça itiraz edildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece davacının «isticvabının» sağlanması, belgeler ve üzerindeki imzalar yönünden beyanının alınarak değerlendirilmesi, itiraz halinde belge asılları da getirtilerek inceleme yapılması ve sonuc …
Mahkemece, uyulan bozma ilamına göre davacı tarafın davalı şirketin ortağı olunmadığının tespiti ile ilgili talep «kısmının kabulü» ile davacı tarafın davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, davacı tarafın alacak davasının kısmen kabulü ile, 1.600,00 TL nın dava tarihi olan 10/10/2006 tarihinden itibaren yıllık %25 ve değişen oranlarda hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte davalılar Bera Holding A.Ş. ve ... 'dan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili, davalıların yüksek «kar payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden ''Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 31.300 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 28.800 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığını …
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/525 E. 2019/6139 K.
Ortak:hisse devri · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı · cy/cy kaydı · avans faizi
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve davacıdan 198.755 DM alındığını, 26/02/2000 tarihli “ortaklık durum belgesi” adlı belge verildiğini ileri sürerek geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 198.755 DM karşılığı 163.800 TL'nin «temerrüt» faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, mahkemece, bozma ilamına uyularak yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine ve d …
… dukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirket yöneticisinin de davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davalı Kombassan İnşaat Tarım ve San.
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalıların yüksek «kar payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden ''Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 43.820 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 46.438 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığını …
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davacı tarafın, davalı şirketin ortağı olunmadığının tespiti ile ilgili talep «kısmının kabulü» ile davacı tarafın davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine davacı tarafın alacak davasının kısmen kabulü ile; 41.136,14 tl nın dava tarihi olan 19/02/2010 tarihinden itibaren yıllık %16 ve değişen oranlarda hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte müteselsilen davalılar bera holding a.ş. ve ... 'dan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tediye makbuzu · kısmi kabul · isticvap · kar payı
Benzer bu karardaÖte yandan, ''tediye ve kasa «tediye makbuzundan» dolayı'' açıklaması ile 615,00 Euro alacak miktarından düşülmüş olup, davacı tarafça işbu belgelere açıkça itiraz edildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece davacının «isticvabının» sağlanması, belgeler ve üzerindeki imzalar yönünden beyanının alınarak değerlendirilmesi, itiraz halinde belge asılları da getirtilerek inceleme yapılması ve sonuc …
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davacı tarafın, davalı şirketin ortağı olunmadığının tespiti ile ilgili talep «kısmının kabulü» ile davacı tarafın davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine davacı tarafın alacak davasının kısmen kabulü ile; 41.136,14 tl nın dava tarihi olan 19/02/2010 tarihinden itibaren yıllık %16 ve değişen oranlarda hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte müteselsilen davalılar bera holding a.ş. ve ... 'dan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili, davalıların yüksek «kar payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden ''Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 43.820 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 46.438 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığını …
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/507 E. 2019/5745 K.
Ortak:hisse devri · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve davacıdan 198.755 DM alındığını, 26/02/2000 tarihli “ortaklık durum belgesi” adlı belge verildiğini ileri sürerek geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 198.755 DM karşılığı 163.800 TL'nin «temerrüt» faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, mahkemece, bozma ilamına uyularak yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine ve d …
… dukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirket yöneticisinin de davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davalı Kombassan İnşaat Tarım ve San.
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden 04.04.2000 tarihli, “ortaklık durum belgesi” adlı belge ile 40.690 DM alındığını ileri sürerek geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 40.690 DM karşılığı 39.574,24 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacının davalı şir …
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «zamanaşımı def»'i ileri sürülmesinin TMK'nın 2. maddesindeki «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, davalıların davacıyı aldatma kastıyla hareket ederek «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, davalı şirketler tarafından hazırlanarak SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde davacıya ilişkin bilgilere yer ve …
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «zamanaşımı def»'i ileri sürülmesinin TMK'nın 2. maddesindeki «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, davalıların davacıyı aldatma kastıyla hareket ederek «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, davalı şirketler tarafından hazırlanarak SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde davacıya ilişkin bilgilere yer ve …
5 benzer karar daha
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/515 E. 2019/6008 K.
Ortak:hisse devri · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı · cy/cy kaydı · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve davacıdan 198.755 DM alındığını, 26/02/2000 tarihli “ortaklık durum belgesi” adlı belge verildiğini ileri sürerek geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 198.755 DM karşılığı 163.800 TL'nin «temerrüt» faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, mahkemece, bozma ilamına uyularak yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine ve d …
… dukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirket yöneticisinin de davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davalı Kombassan İnşaat Tarım ve San.
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, alacak davasının kısmen kabul …
Davacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden 08.03.2000 tarihli, “ortaklık durum belgesi” adlı belge ile 45.385 DM alındığını ileri sürerek geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 45.385 DM ( 23.204,98 Euro) karşılığı 47.579,49 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, da …
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, alacak davasının kısmen kabul …
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/518 E. 2019/5749 K.
Ortak:hisse devri · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı · cy/cy kaydı · ibraz · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve davacıdan 198.755 DM alındığını, 26/02/2000 tarihli “ortaklık durum belgesi” adlı belge verildiğini ileri sürerek geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 198.755 DM karşılığı 163.800 TL'nin «temerrüt» faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, mahkemece, bozma ilamına uyularak yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine ve d …
… dukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirket yöneticisinin de davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davalı Kombassan İnşaat Tarım ve San.
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıyı aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, alacak davasının kısmen kabul …
Davacı vekili, davalıların yüksek «kar payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden 22.4.2000 tarihli, ''Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 76.685 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 76.685 DM (39.208,42 Euro) karşılığı 79.761,69 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, dav …
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:isticvap · kar payı · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıyı aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, alacak davasının kısmen kabul …
Davacı vekili, davalıların yüksek «kar payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden 22.4.2000 tarihli, ''Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 76.685 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 76.685 DM (39.208,42 Euro) karşılığı 79.761,69 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, dav …
4-Öte yandan mahkemece, davalı şirket tarafından «ibraz» edilen ''Tediye Makbuzu'' başlıklı 19.5.1999 tarihli belgede yer alan 12.150 DM ile ''12/27/96 tarihi itibariyle ortaklar raporu'' açıklamalı belgede yer alan 3600 DM ve 6.112 DM'lik ödemelerin davalı tarafça davacıya yapılan ödemeler olduğu kabul edilerek alacak miktarından düşülmüş ise de, davacı tarafça işbu belgelere açıkça itiraz edildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece davacının «isticvabının» sağlanması, belgeler ve üzerindeki imzalar yönünden beyanının alınarak değerlendirilmesi, itiraz halinde belge asılları da getirtilerek inceleme yapılması ve sonuc …
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/511 E. 2019/5744 K.
Ortak:hisse devri · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı · cy/cy kaydı · avans faizi · temerrüt
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve davacıdan 198.755 DM alındığını, 26/02/2000 tarihli “ortaklık durum belgesi” adlı belge verildiğini ileri sürerek geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 198.755 DM karşılığı 163.800 TL'nin «temerrüt» faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, mahkemece, bozma ilamına uyularak yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine ve d …
… dukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirket yöneticisinin de davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davalı Kombassan İnşaat Tarım ve San.
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden 26.02.2000 tarihli, “ortaklık durum belgesi” adlı belge ile 29.735 DM alındığını ileri sürerek geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 29.735 DM (15.203 EURO) karşılığı 31.172,23 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacı …
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «zamanaşımı def»'i ileri sürülmesinin TMK'nun 2. maddesindeki «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, davalıların davacıyı aldatma kastıyla hareket ederek «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, davalı şirketler tarafından hazırlanarak SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde davacıya ilişkin bilgilere yer ve …
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:isticvap · imza inkarı · imza incelemesi · temerrüt tarihi · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · eksik inceleme
Benzer bu kararda… aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olduğu da gözetilerek, öncelikle davalı taraftan belge aslı istenerek, davacının söz konusu belge içeriği ve imza ilgili olarak «isticvap» edilmesi, davacı tarafından tahsil edilen bir bedelin bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması, «imza inkarı» halinde imzanın davacının eli ürünü olup olmadığının tespiti için «imza incelemesi» yoluna gidilmesi ve bu suretle davacının gerçek alacak tutarının belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak söz konusu belgeye itibar edilerek davacı alacağından 2.400 Euro'nun mahsubu doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «zamanaşımı def»'i ileri sürülmesinin TMK'nun 2. maddesindeki «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, davalıların davacıyı aldatma kastıyla hareket ederek «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, davalı şirketler tarafından hazırlanarak SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde davacıya ilişkin bilgilere yer ve …
4-Bununla birlikte, mahkemece gerekçeli kararda faiz yönünden yapılan değerlendirmede, davacının «temerrüt tarihi» olan 13.11.2008'den itibaren faiz talep edebileceği ifade edilmişken, hüküm fıkrasında dava tarihi olan 03.11.2008'den itibaren «avans faizi» uygulanmasına hükmedilmiş ise de, dava tarihinin 13.11.2008 olduğu harçlandırma formundan anlaşılmakta olup, hüküm fıkrasında dava tarihi olarak yazılan tarihin ge …
-
Menfi tespit | İstirdat | Ortaklık
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/86 E. 2019/5317 K.
Ortak:dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı · taahhütname · ibraz · temsil · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… dukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirket yöneticisinin de davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davalı Kombassan İnşaat Tarım ve San.
Davacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve davacıdan 198.755 DM alındığını, 26/02/2000 tarihli “ortaklık durum belgesi” adlı belge verildiğini ileri sürerek geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 198.755 DM karşılığı 163.800 TL'nin «temerrüt» faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, mahkemece, bozma ilamına uyularak yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine ve d …
Bununla birlikte, mahkemece, davalı şirket vekilince «ibraz» edilen ortalık durum belgesindeki nakit hanesinde yer alan 19.543 DM alacak miktarından düşülmüşse de söz konusu bu belgede 01/01/1999 tarihindeki «son» ortaklık durumunun gösterildiği belirtilmiş olup, davaya dayanak yapılan ortaklık durum belgesinden önceki döneme ilişkin bu belgenin dava konusu ile bağlantısı anlaşılamamaktadır.
Benzer bu karardaDavacılar vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkillerinin «dolandırıldığını», davacıların 12/02/1998 tarihinde 16.500,00 DM, bu tarihten yaklaşık 3 ay sonra da 83.500,00 DM olmak üzere, «temsilcilik» adresinde Ali Baloğlu'na toplamda 100.000,00 DM ödeme yaptıklarını, teşvik sistemi neticesinde 2.600,00 DM kesinti yapılarak şirket kayıtlarına 97.400,00 DM olarak geçirildiğini, 18/12/1998 tarihinde hisse senetlerinin bir kısmını iade etmek suretiyle anaparanın 51.500,00 DM'sini geri çektiklerini, şirketin çifte kayıt sistemiyle tuttuğu hesaba yönelik «son» durumu gösterir Ortaklık Durum Belgesinde «ikrar» ettiği gibi, uhdesinde davacılara ait 45.900,00 DM para bulunduğunu belirterek yapılan ödemeler düşüldükten sonra, davalılar uhdesinde kalan bakiye 45.900,00 DM ka …
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, Kombassan Grubu bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı Kombassan İnşaat Tarım ve San.
… irildiği, davacı tarafın, davalı tarafa verdiği toplam 23.468,30 Euro alacağından, ortaklık durum belgesinin nakit hanesinden dolayı 2.566,00 Euro, tediye veya kasa «tediye makbuzundan» dolayı 44.170,00 Euro, kâr «payı» adı altındaki ödeme belgesinden dolayı 442,00 Euro olmak üzere toplam 47.178,00 Euroluk ödemenin düşülmesi ile davacı tarafın bakiye bir alacağının kalmadığı, bila …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tediye makbuzu · kar payı · ikrar · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, Kombassan Grubu bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı Kombassan İnşaat Tarım ve San.
Bununla birlikte, Kombassan Holding A.Ş.'ye ait bir kısım hisse bedellerinin ödenmesine ilişkin olduğu bildirilen tahsil ve «tediye makbuzu» ve «kar payı» ödeme belgesinde yer alan bedeller alacak miktarından düşülmüş olup, davacılar vekili tarafından bu belgeler ve ödemelerin kabul edilmediği bildirilmiştir.
… irildiği, davacı tarafın, davalı tarafa verdiği toplam 23.468,30 Euro alacağından, ortaklık durum belgesinin nakit hanesinden dolayı 2.566,00 Euro, tediye veya kasa «tediye makbuzundan» dolayı 44.170,00 Euro, kâr «payı» adı altındaki ödeme belgesinden dolayı 442,00 Euro olmak üzere toplam 47.178,00 Euroluk ödemenin düşülmesi ile davacı tarafın bakiye bir alacağının kalmadığı, bila …
Davacılar vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkillerinin «dolandırıldığını», davacıların 12/02/1998 tarihinde 16.500,00 DM, bu tarihten yaklaşık 3 ay sonra da 83.500,00 DM olmak üzere, «temsilcilik» adresinde Ali Baloğlu'na toplamda 100.000,00 DM ödeme yaptıklarını, teşvik sistemi neticesinde 2.600,00 DM kesinti yapılarak şirket kayıtlarına 97.400,00 DM olarak geçirildiğini, 18/12/1998 tarihinde hisse senetlerinin bir kısmını iade etmek suretiyle anaparanın 51.500,00 DM'sini geri çektiklerini, şirketin çifte kayıt sistemiyle tuttuğu hesaba yönelik «son» durumu gösterir Ortaklık Durum Belgesinde «ikrar» ettiği gibi, uhdesinde davacılara ait 45.900,00 DM para bulunduğunu belirterek yapılan ödemeler düşüldükten sonra, davalılar uhdesinde kalan bakiye 45.900,00 DM ka …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/85 E. 2019/5318 K.
Ortak:dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı · ibraz · temsil · Alacak, Ortaklık
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve davacıdan 198.755 DM alındığını, 26/02/2000 tarihli “ortaklık durum belgesi” adlı belge verildiğini ileri sürerek geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 198.755 DM karşılığı 163.800 TL'nin «temerrüt» faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, mahkemece, bozma ilamına uyularak yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine ve d …
… dukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirket yöneticisinin de davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davalı Kombassan İnşaat Tarım ve San.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ileri sürerek davalı şirket ile geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 59.470,00 DM karşılığı 58.076,46 TL'nin şimdilik 6.500,00 TL'lik kısmının faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
… talep edilen 59.470,00 DM'nin davacıya yapılan ödemeler sonrasında kalan bakiye kısım olduğunu açıklamış, davacı asil de, 1997 - 1998 yıllarında davalı şirketlerin «temsilcilerine» Almanya' da 50.000 DM para verdiğini, zaman içerisinde kâr «payı» adı altında tekrar hisse senetleri verdiklerini, kâr payı yerine bedelini istediğini, 1998 - 1999 yıllarında kâr payı karşılığı olan hisse senetlerini davalı şirke …
Bu durumda, mahkemece, davacının davalı şirketin ortağı olmadığı ve davalıların eyleminin «haksız fiil» olduğu tespit edildiğine göre, tüm “ortaklık durum belgelerinin” «ibrazı» sağlanıp gözetilerek, davacı tarafından davalılara verilen bedelin tespiti, davacı tarafça iade edildiği kabul edilen bedelin nazara alınması, sunulan ödemeye iliş …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tediye makbuzu
Benzer bu karardaMahkemece, yazılı şekilde,alebin aşılamayacak olması sebebiyle dava dilekçesinde talep edilen 59.470,00 DM karşılığı 30.406 Euro alacağın davalı tarafa verildiği kabul edilerek bu bedel üzerinden sunulan ortaklık durum belgelerinin nakit hanesinde gösterilen bedeller ile «tediye makbuzunda» yer alan bedeller düşülerek davacının davalı taraftan fazladan tahsilat yaptığı sonucuna ulaşılmış ve davanın reddine karar verilmiştir.
Bununla birlikte, bir kısım hisse bedellerinin ödenmesine ilişkin olduğu bildirilen «tediye makbuzunda» yer alan bedeller alacak miktarından düşülmüş olup, davacı vekili tarafından bu belgeler ve ödemelerin kabul edilmediği bildirilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/505 E. , 2019/5854 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18/09/2017 tarih ve 2013/36-2017/723 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 24/09/2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ...Ş. vekili Av. ... ve davacı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinden yüksek faiz getireceği ve istendiği an geri ödeneceği garantisi ile para tahsil edildiğini, müvekkiline yatırdığı para karşılığı verilen makbuzların daha sonra geri alınarak yerine “Ortaklık Durum Belgesi” ibareli belge verildiğini, bir süre sonra da müvekkiline bu paranın geri ödenmesinin mümkün olmadığının bildirildiğini, davalıların Bankacılık Kanununa aykırı şekilde mevduat topladığını, SPK'na aykırı olarak aracılık faaliyetinde bulunup hisse senetlerini halka arz ettiklerini, davalı ... ve dava dışı diğer yöneticilerin cürüm işlemek amacıyla çete oluşturmak suçundan yargılandıklarını, şirket defterlerinin de usulüne uygun tutulmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirketle ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 198.755 DM karşılığı 163.800 TL'nin temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davacının Kombassan İnşaat Tarım ve San. İşl. Tic. A.Ş. ile Kombassan Holding A.Ş.'nin ortağı olduğunu, ortağın sermaye olarak koyduğu parayı istemesinin mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; Kombassan Grubu bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr payı ile birlikte iade edileceği taahhüdü ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirket yöneticisinin de davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davalı Kombassan İnşaat Tarım ve San.
İşl. Tic. A.Ş.'nin unvan değişikliği sonrası Kombassan Holding A.Ş.'ye devredilmek suretiyle birleştirilmesine karar verildiği, Kombassan Holding A.Ş.'nin unvanın da Bera Holding A.Ş. olarak değiştirildiği gerekçesiyle, davacının, davalı şirketin ortağı olunmadığının tespitine, alacak davasının kısmen kabulü ile 128.601,00 TL'nin dava tarihi olan 10/10/2006 tarihinden itibaren yıllık %25 ve değişen oranlarda hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ...Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalıların yüksek kâr payı verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin dolandırıldığını ve davacıdan 198.755 DM alındığını, 26/02/2000 tarihli “ortaklık durum belgesi” adlı belge verildiğini ileri sürerek geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitini ve 198.755 DM karşılığı 163.800 TL'nin temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, mahkemece, bozma ilamına uyularak yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine ve davalı şirketlerin SPK’ya bildirdikleri bedel üzerinden sunulan ortaklık durum belgelerinin nakit hanesinde gösterilen bedeller düşülerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve kayda alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler, hissedarlar arası hisse devri sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirket kasasına girmediğini savunmuşlardır. Bu durumda, mahkemece, davacının davalı şirketin ortağı olmadığı ve davalıların eyleminin haksız fiil olduğu tespit edildiğine göre, davacı tarafça davaya dayanak olarak gösterilen 26/02/2000 tarihli “ortaklık durum belgesinde” yazan miktar gözetilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, davalılar tarafından SPK’ya sunulan ve içeriği davalılar tarafından dahi kabul edilmeyen SPK kayıtlarında yer alan miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Ayrıca mahkemece, ortaklık durum belgelerinin (N) sembolü/harfiyle veya (NAKİT) kelimesi ile sembolize edilmiş nakit hanesinde davacının bir kısım hisse senetlerinin şirkete iadesi karşılığı DM cinsinden nakit para aldığının yazılı olduğu, belirtilen nakit alınan bu DM miktarının davacının alacağından düşülmesi gerektiği kabul edilerek, hem davacı tarafından dayanılan 26/02/2000 tarihli ortaklık durum belgesindeki nakit hanesinde yer alan 1.534 DM, hem de davalı şirket vekilince ibraz edilen ortalık durum belgesindeki nakit hanesinde yer alan 19.543 DM alacak miktarından düşülmüştür. Davacı vekilince davaya dayanak gösterilen ortaklık durum belgesinde nakit hanesinden sonra “KLN HS” ve “KLN DM” şeklinde gösterilen kalan hisse miktarlarının ve kalan bedellerin yazılı olduğu kısımlar yer almakta olup, davada bu ortaklık durum belgesindeki KLN DM hanesinde yazılı olan 198.755 DM talep edilmektedir.
Mahkemece gerekçeli kararda dahi dava dilekçesinde davalı tarafta kalan 198.755 DM (91.000 Euro) karşılığının talep edildiği kabul edilmekle birlikte nakit hanesindeki bedelin alacak miktarından düşülmesi doğru olmamıştır. Bununla birlikte, mahkemece, davalı şirket vekilince ibraz edilen ortalık durum belgesindeki nakit hanesinde yer alan 19.543 DM alacak miktarından düşülmüşse de söz konusu bu belgede 01/01/1999 tarihindeki son ortaklık durumunun gösterildiği belirtilmiş olup, davaya dayanak yapılan ortaklık durum belgesinden önceki döneme ilişkin bu belgenin dava konusu ile bağlantısı anlaşılamamaktadır. Bu suretle davacı vekilince açıkça da itiraz edildiği halde dava konusuyla bağlantısı açıklanmaksızın davacı tarafın sunulan bu ikinci ortaklık durum belgesini kabul edip benimsediğinin kabulü ile davacı tarafın alacağından adı geçen belgenin nakit hanesindeki bedelin düşülmesi de doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA,takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ...Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 6.622,68 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...Ş.'den alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26/09/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
- KARŞIOY -
6100 sayılı HMK 323 maddesinde "celse, karar ve ilam harçları, dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri, dosya ve sair evrak giderleri, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretleri vs." yargılama giderleri kapsamında sayılmış,
Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri başlıklı HMK 331/2 maddesinde "Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra başka bir mahkemede davaya devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği" öngörülmüş,
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 168. Maddesine istinaden çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1 maddesinde de görevsizlik veya yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar karar verilmesi durumunda Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunacağı, şu kadar ki davanın görüleceği mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücretinin ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemeyeceği" düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta;
Bakırköy Asliye 4. Ticaret Mahkemesinin 12.06.2012 gün ve 2012/16 - 365 sayılı kararı ile mahkemenin yetkisizliğine Konya Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğuna karar verilmiştir.
Yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra davaya devam edilen Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.09.2017 gün ve 2013/36 esas, 2017/723 karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmekle birlikte yetkisizlik kararı nedeniyle davalı şirket yararına yargılama giderlerine hükmedilmemiş olup bu durum HMK 331/2 maddesine açıkça aykırıdır.
Söz konusu hüküm, mülga 1086 sayılı HUMK'da yer almayan 6100 sayılı HMK'nın getirdiği bir yenilik olarak karşımıza çıkmaktadır.
Mülga 1086 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu dönemde Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 25.04.1945 gün 1943/21 E, 1945/9 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında "Yargılama masraflarıyla avukatlık ücretine diar olan istemlerin görevsizlik yahut yetkisizlik kararı veren mahkemece hüküm altına alınmasının gerekli olduğu" belirtildiğinden uygulamada görevsiz veya yetkisiz mahkemece harca, yargılama giderlerine ve vekille temsil edildiği takdirde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yasal zorunluluk olduğu kabul edilmekteydi.
6100 sayılı HMK 331/2 maddesi ile yargılamanın tekliği esası benimsenerek, davanın açılışından itibaren geçirilen aşamalarda esas hakkında hüküm veren mahkemece yargılama giderlerine hükmedilmesi esası benimsenmiş olup, farklı mahkemelerce yargılama giderlerine hükmedilmek suretiyle karışıklığa ve infazda tereddütlere engel olunmak istenmiştir.
Yoksa HMK 331/1 maddesi, yetkisizlik ve görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmesi halinde yetkisizlik ve görevsizlik kararı nedeniyle davalı lehine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceği gibi bir anlam taşımamaktadır.
Aksine madde, başlığında da ifade edildiği gibi esastan sonuçlanmayan davadaki yargılama giderlerini düzenlemiş olup görevsizlik ve yetkisizlik kararı nedeniyle, davanın devam edildiği, diğer mahkeme esasa ilişkin verdiği kararı ile yetkisizlik kararı nedeniyle davalı lehine de ayrıca yargılama giderlerine hükmetmelidir.
Diğer taraftan, yetkisizlik ve görevsizlik kararı üzerine talep edilmemesi nedeniyle dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmemesi halinde yargılama giderleri hüküm altına alınırken, aynı dosyanın bir dilekçeyle mahkemeye gönderilmesi halinde yargı giderine hükmedilmemesi HMK 331/2 maddesini kendi içerisinde çelişik hale getirecek ve eşitlik ilkesine de aykırı olacaktır.
Keza, çoğunluk görüşünün kabulü, açık bir yasal düzenleme bulunmamasına rağmen Avukatlık Kanununa istinaden çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ilgili hükmünü de işlevsiz bırakacaktır.
Sonuç olarak, kanun koyucu HMK 331/2 maddesi vaz'ederken25.04.1945 gün 1943/21 E, 1945/9 K. […]B.K ile belirlenen görevsizlik ve yetkisizlik kararı üzerine davalı taraf yararına hükmolunan yargılama giderlerine ilişkin hükmü kaldırmamış olup ancak hangi mahkemece hüküm altına alınacağını düzenlemiştir.
Bu itibarla, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz istemininde kabulü ile yetkisizlik kararı nedeniyle davalı şirket lehine yargılama giderlerine de hükmedilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde temyiz isteminin reddine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyız. (Yargıtay 2. HD 04/06/2018 gün 2016/19662 Esas, 2018/7250 Karar, 17.HD 27/06/2018 gün 2015/15290 Esas, 2018/6488 Karar, 3. HD 30/11/2017 gün 2016/6015 Esas, 2017/16844 Karar sayı vd. kararları)
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/542848000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz