Alacak | Ortaklık
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/85 E. 2019/5318 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tediye makbuzu↗ bedel iadesi↗ dolandırıcılık↗ ortaklık ilişkisi↗ haksız fiil↗ kâr payı↗ ibraz↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalıların yüksek kâr payı verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin dolandırıldığını ileri sürerek davalı şirket ile geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitini ve 59.470,00 DM karşılığı 58.076,46 TL'nin şimdilik 6.500,00 TL'lik kısmının faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Yargılama sırasındaki dilekçeleri ve beyanlarıyla dava dilekçesinde talep edilen 59.470,00 DM'nin davacıya yapılan ödemeler sonrasında kalan bakiye kısım olduğunu açıklamış, davacı asil de, 1997 - 1998 yıllarında davalı şirketlerin temsilcilerine Almanya' da 50.000 DM para verdiğini, zaman içerisinde kâr payı adı altında tekrar hisse senetleri verdiklerini, kâr payı yerine bedelini istediğini, 1998 - 1999 yıllarında kâr payı karşılığı olan hisse senetlerini davalı şirkete vererek bedeli olan 7.000 DM'yi aldığını, bunun karşılığında bir kısım belgeleri imzaladığını, elindeki bir kısım makbuzları ve şirket hisse senetlerini geri aldıklarını, bir ev alacağı için 1999 yılında tüm parasını davalılardan çektiğini, ancak ev alamadığı için elindeki paranın üzerine 10.000 DM daha ekleyerek toplam 60.000 DM'yi tekrar davalılara verdiğini ve bu davada neticeten 60.000 DM ile ilgili haklarının tahsilini istediğini ifade etmiştir. Mahkemece, yazılı şekilde,alebin aşılamayacak olması sebebiyle dava dilekçesinde talep edilen 59.470,00 DM karşılığı 30.406 Euro alacağın davalı tarafa verildiği kabul edilerek bu bedel üzerinden sunulan ortaklık durum belgelerinin nakit hanesinde gösterilen bedeller ile tediye makbuzunda yer alan bedeller düşülerek davacının davalı taraftan fazladan tahsilat yaptığı sonucuna ulaşılmış ve davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, yargılama sırasında davalılara verilen bedeller ve iade edilen ödemeler açıklanmış olup bakiye alacak talebinde bulunulmasına rağmen talep edilen bu bakiye alacağın talebin aşılamayacak olması gerekçesiyle davalılara verilen bedel olduğu kabul edilerek bu bedelden ibraz edilen belgelerde yer alan ödemelerin düşülmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca mahkemece, ortaklık durum belgelerinin (N) sembolü/harfiyle veya (NAKİT) kelimesi ile sembolize edilmiş nakit hanesinde davacının bir kısım hisse senetlerinin şirkete iadesi karşılığı DM cinsinden nakit para aldığının yazılı olduğu, belirtilen nakit alınan bu DM miktarının davacının alacağından düşülmesi gerektiği kabul edilmişse de ortaklık durum belgelerinde nakit hanesinden sonra “KALAN TH” ve “KALAN DM” şeklinde gösterilen kalan hisse miktarlarının ve kalan bedellerin yazılı olduğu kısımlar yer almakta olup, mahkemece talep edilen kalan bedelden nakit hanesindeki bedelin yeniden düşülmesi de doğru görülmemektedir. Bununla birlikte, bir kısım hisse bedellerinin ödenmesine ilişkin olduğu bildirilen tediye makbuzunda yer alan bedeller alacak miktarından düşülmüş olup, davacı vekili tarafından bu belgeler ve ödemelerin kabul edilmediği bildirilmiştir. Bu durumda, mahkemece, davacının davalı şirketin ortağı olmadığı ve davalıların eyleminin haksız fiil olduğu tespit edildiğine göre, tüm “ortaklık durum belgelerinin” ibrazı sağlanıp gözetilerek, davacı tarafından davalılara verilen bedelin tespiti, davacı tarafça iade edildiği kabul edilen bedelin nazara alınması, sunulan ödemeye ilişkin olduğu belirtilen belgelerin incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davada kabul edilen ödemelerden sonra kalan bakiye alacak talep edildiği halde bu bakiye alacağın davalılara verildiği, itiraz edildiği halde davacı tarafın ödemeye ilişkin olduğu bildirilen belge veya belgeleri kabul edip benimsediği kabul edilerek, davacının dava dilekçesinde gösterilen bakiye alacağından adı geçen belgelerdeki bedellerin düşülmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Menfi tespit | İstirdat | Ortaklık
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/86 E. 2019/5317 K.
Ortak:tediye makbuzu · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı · ibraz · temsil
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ileri sürerek davalı şirket ile geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 59.470,00 DM karşılığı 58.076,46 TL'nin şimdilik 6.500,00 TL'lik kısmının faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
… talep edilen 59.470,00 DM'nin davacıya yapılan ödemeler sonrasında kalan bakiye kısım olduğunu açıklamış, davacı asil de, 1997 - 1998 yıllarında davalı şirketlerin «temsilcilerine» Almanya' da 50.000 DM para verdiğini, zaman içerisinde kâr «payı» adı altında tekrar hisse senetleri verdiklerini, kâr payı yerine bedelini istediğini, 1998 - 1999 yıllarında kâr payı karşılığı olan hisse senetlerini davalı şirke …
Bu durumda, mahkemece, davacının davalı şirketin ortağı olmadığı ve davalıların eyleminin «haksız fiil» olduğu tespit edildiğine göre, tüm “ortaklık durum belgelerinin” «ibrazı» sağlanıp gözetilerek, davacı tarafından davalılara verilen bedelin tespiti, davacı tarafça iade edildiği kabul edilen bedelin nazara alınması, sunulan ödemeye iliş …
Benzer bu karardaDavacılar vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkillerinin «dolandırıldığını», davacıların 12/02/1998 tarihinde 16.500,00 DM, bu tarihten yaklaşık 3 ay sonra da 83.500,00 DM olmak üzere, «temsilcilik» adresinde Ali Baloğlu'na toplamda 100.000,00 DM ödeme yaptıklarını, teşvik sistemi neticesinde 2.600,00 DM kesinti yapılarak şirket kayıtlarına 97.400,00 DM olarak geçirildiğini, 18/12/1998 tarihinde hisse senetlerinin bir kısmını iade etmek suretiyle anaparanın 51.500,00 DM'sini geri çektiklerini, şirketin çifte kayıt sistemiyle tuttuğu hesaba yönelik «son» durumu gösterir Ortaklık Durum Belgesinde «ikrar» ettiği gibi, uhdesinde davacılara ait 45.900,00 DM para bulunduğunu belirterek yapılan ödemeler düşüldükten sonra, davalılar uhdesinde kalan bakiye 45.900,00 DM ka …
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, Kombassan Grubu bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı Kombassan İnşaat Tarım ve San.
… irildiği, davacı tarafın, davalı tarafa verdiği toplam 23.468,30 Euro alacağından, ortaklık durum belgesinin nakit hanesinden dolayı 2.566,00 Euro, tediye veya kasa «tediye makbuzundan» dolayı 44.170,00 Euro, kâr «payı» adı altındaki ödeme belgesinden dolayı 442,00 Euro olmak üzere toplam 47.178,00 Euroluk ödemenin düşülmesi ile davacı tarafın bakiye bir alacağının kalmadığı, bila …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı · ikrar · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · taahhütname · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, Kombassan Grubu bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı Kombassan İnşaat Tarım ve San.
Davacılar vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkillerinin «dolandırıldığını», davacıların 12/02/1998 tarihinde 16.500,00 DM, bu tarihten yaklaşık 3 ay sonra da 83.500,00 DM olmak üzere, «temsilcilik» adresinde Ali Baloğlu'na toplamda 100.000,00 DM ödeme yaptıklarını, teşvik sistemi neticesinde 2.600,00 DM kesinti yapılarak şirket kayıtlarına 97.400,00 DM olarak geçirildiğini, 18/12/1998 tarihinde hisse senetlerinin bir kısmını iade etmek suretiyle anaparanın 51.500,00 DM'sini geri çektiklerini, şirketin çifte kayıt sistemiyle tuttuğu hesaba yönelik «son» durumu gösterir Ortaklık Durum Belgesinde «ikrar» ettiği gibi, uhdesinde davacılara ait 45.900,00 DM para bulunduğunu belirterek yapılan ödemeler düşüldükten sonra, davalılar uhdesinde kalan bakiye 45.900,00 DM ka …
Bununla birlikte, Kombassan Holding A.Ş.'ye ait bir kısım hisse bedellerinin ödenmesine ilişkin olduğu bildirilen tahsil ve «tediye makbuzu» ve «kar payı» ödeme belgesinde yer alan bedeller alacak miktarından düşülmüş olup, davacılar vekili tarafından bu belgeler ve ödemelerin kabul edilmediği bildirilmiştir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/504 E. 2019/5859 K.
Ortak:tediye makbuzu · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ileri sürerek davalı şirket ile geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 59.470,00 DM karşılığı 58.076,46 TL'nin şimdilik 6.500,00 TL'lik kısmının faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
… talep edilen 59.470,00 DM'nin davacıya yapılan ödemeler sonrasında kalan bakiye kısım olduğunu açıklamış, davacı asil de, 1997 - 1998 yıllarında davalı şirketlerin «temsilcilerine» Almanya' da 50.000 DM para verdiğini, zaman içerisinde kâr «payı» adı altında tekrar hisse senetleri verdiklerini, kâr payı yerine bedelini istediğini, 1998 - 1999 yıllarında kâr payı karşılığı olan hisse senetlerini davalı şirke …
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalıların yüksek «kar payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden ''Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 31.300 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 28.800 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığını …
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece, davacının davalı şirketin ortağı olmadığı ve davalıların eyleminin «haksız fiil» olduğu tespit edildiğine göre, “ortaklık durum belgesinde” yazan miktar gözetilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, davalılar tarafından SPK’ya sunulan ve içeriği davalılar tarafından dahi kabul edilmeyen SPK kayıtlarında yer alan miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısmi kabul · isticvap · kar payı · hisse devri · cy/cy kaydı · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamına göre davacı tarafın davalı şirketin ortağı olunmadığının tespiti ile ilgili talep «kısmının kabulü» ile davacı tarafın davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, davacı tarafın alacak davasının kısmen kabulü ile, 1.600,00 TL nın dava tarihi olan 10/10/2006 tarihinden itibaren yıllık %25 ve değişen oranlarda hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte davalılar Bera Holding A.Ş. ve ... 'dan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
Davacı vekili, davalıların yüksek «kar payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden ''Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 31.300 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 28.800 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığını …
Öte yandan, ''tediye ve kasa «tediye makbuzundan» dolayı'' açıklaması ile 31.752 Euro alacak miktarından düşülmüş ise de, davacı tarafça işbu belgelere açıkça itiraz edildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece davacının «isticvabının» sağlanması, belgeler ve üzerindeki imzalar yönünden beyanının alınarak değerlendirilmesi, itiraz halinde belge asılları da getirtilerek inceleme yapılması ve sonuc …
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/525 E. 2019/6139 K.
Ortak:tediye makbuzu · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ileri sürerek davalı şirket ile geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 59.470,00 DM karşılığı 58.076,46 TL'nin şimdilik 6.500,00 TL'lik kısmının faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
… talep edilen 59.470,00 DM'nin davacıya yapılan ödemeler sonrasında kalan bakiye kısım olduğunu açıklamış, davacı asil de, 1997 - 1998 yıllarında davalı şirketlerin «temsilcilerine» Almanya' da 50.000 DM para verdiğini, zaman içerisinde kâr «payı» adı altında tekrar hisse senetleri verdiklerini, kâr payı yerine bedelini istediğini, 1998 - 1999 yıllarında kâr payı karşılığı olan hisse senetlerini davalı şirke …
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalıların yüksek «kar payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden ''Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 43.820 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 46.438 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığını …
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece, davacının davalı şirketin ortağı olmadığı ve davalıların eyleminin «haksız fiil» olduğu tespit edildiğine göre, “ortaklık durum belgesinde” yazan miktar gözetilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, davalılar tarafından SPK’ya sunulan ve içeriği davalılar tarafından dahi kabul edilmeyen SPK kayıtlarında yer alan miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısmi kabul · isticvap · kar payı · hisse devri · cy/cy kaydı · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamına göre, davacı tarafın, davalı şirketin ortağı olunmadığının tespiti ile ilgili talep «kısmının kabulü» ile davacı tarafın davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine davacı tarafın alacak davasının kısmen kabulü ile; 41.136,14 tl nın dava tarihi olan 19/02/2010 tarihinden itibaren yıllık %16 ve değişen oranlarda hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte müteselsilen davalılar bera holding a.ş. ve ... 'dan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
Davacı vekili, davalıların yüksek «kar payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden ''Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 43.820 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 46.438 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığını …
Öte yandan, ''tediye ve kasa «tediye makbuzundan» dolayı'' açıklaması ile 615,00 Euro alacak miktarından düşülmüş olup, davacı tarafça işbu belgelere açıkça itiraz edildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece davacının «isticvabının» sağlanması, belgeler ve üzerindeki imzalar yönünden beyanının alınarak değerlendirilmesi, itiraz halinde belge asılları da getirtilerek inceleme yapılması ve sonuc …
4 benzer karar daha
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/518 E. 2019/5749 K.
Ortak:tediye makbuzu · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı · ibraz
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ileri sürerek davalı şirket ile geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 59.470,00 DM karşılığı 58.076,46 TL'nin şimdilik 6.500,00 TL'lik kısmının faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacının davalı şirketin ortağı olmadığı ve davalıların eyleminin «haksız fiil» olduğu tespit edildiğine göre, tüm “ortaklık durum belgelerinin” «ibrazı» sağlanıp gözetilerek, davacı tarafından davalılara verilen bedelin tespiti, davacı tarafça iade edildiği kabul edilen bedelin nazara alınması, sunulan ödemeye iliş …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalıların yüksek «kar payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden 22.4.2000 tarihli, ''Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 76.685 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 76.685 DM (39.208,42 Euro) karşılığı 79.761,69 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, dav …
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıyı aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, alacak davasının kısmen kabul …
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:isticvap · kar payı · hisse devri · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · cy/cy kaydı · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıyı aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, alacak davasının kısmen kabul …
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
Davacı vekili, davalıların yüksek «kar payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden 22.4.2000 tarihli, ''Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 76.685 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 76.685 DM (39.208,42 Euro) karşılığı 79.761,69 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, dav …
4-Öte yandan mahkemece, davalı şirket tarafından «ibraz» edilen ''Tediye Makbuzu'' başlıklı 19.5.1999 tarihli belgede yer alan 12.150 DM ile ''12/27/96 tarihi itibariyle ortaklar raporu'' açıklamalı belgede yer alan 3600 DM ve 6.112 DM'lik ödemelerin davalı tarafça davacıya yapılan ödemeler olduğu kabul edilerek alacak miktarından düşülmüş ise de, davacı tarafça işbu belgelere açıkça itiraz edildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece davacının «isticvabının» sağlanması, belgeler ve üzerindeki imzalar yönünden beyanının alınarak değerlendirilmesi, itiraz halinde belge asılları da getirtilerek inceleme yapılması ve sonuc …
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/515 E. 2019/6008 K.
Ortak:dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ileri sürerek davalı şirket ile geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 59.470,00 DM karşılığı 58.076,46 TL'nin şimdilik 6.500,00 TL'lik kısmının faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
… talep edilen 59.470,00 DM'nin davacıya yapılan ödemeler sonrasında kalan bakiye kısım olduğunu açıklamış, davacı asil de, 1997 - 1998 yıllarında davalı şirketlerin «temsilcilerine» Almanya' da 50.000 DM para verdiğini, zaman içerisinde kâr «payı» adı altında tekrar hisse senetleri verdiklerini, kâr payı yerine bedelini istediğini, 1998 - 1999 yıllarında kâr payı karşılığı olan hisse senetlerini davalı şirke …
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden 08.03.2000 tarihli, “ortaklık durum belgesi” adlı belge ile 45.385 DM alındığını ileri sürerek geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 45.385 DM ( 23.204,98 Euro) karşılığı 47.579,49 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, da …
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, alacak davasının kısmen kabul …
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devri · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · cy/cy kaydı · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, alacak davasının kısmen kabul …
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/507 E. 2019/5745 K.
Ortak:dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ileri sürerek davalı şirket ile geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 59.470,00 DM karşılığı 58.076,46 TL'nin şimdilik 6.500,00 TL'lik kısmının faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
… talep edilen 59.470,00 DM'nin davacıya yapılan ödemeler sonrasında kalan bakiye kısım olduğunu açıklamış, davacı asil de, 1997 - 1998 yıllarında davalı şirketlerin «temsilcilerine» Almanya' da 50.000 DM para verdiğini, zaman içerisinde kâr «payı» adı altında tekrar hisse senetleri verdiklerini, kâr payı yerine bedelini istediğini, 1998 - 1999 yıllarında kâr payı karşılığı olan hisse senetlerini davalı şirke …
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden 04.04.2000 tarihli, “ortaklık durum belgesi” adlı belge ile 40.690 DM alındığını ileri sürerek geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 40.690 DM karşılığı 39.574,24 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacının davalı şir …
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «zamanaşımı def»'i ileri sürülmesinin TMK'nın 2. maddesindeki «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, davalıların davacıyı aldatma kastıyla hareket ederek «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, davalı şirketler tarafından hazırlanarak SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde davacıya ilişkin bilgilere yer ve …
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devri · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · cy/cy kaydı · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «zamanaşımı def»'i ileri sürülmesinin TMK'nın 2. maddesindeki «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, davalıların davacıyı aldatma kastıyla hareket ederek «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, davalı şirketler tarafından hazırlanarak SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde davacıya ilişkin bilgilere yer ve …
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/511 E. 2019/5744 K.
Ortak:dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı · ibraz
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ileri sürerek davalı şirket ile geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 59.470,00 DM karşılığı 58.076,46 TL'nin şimdilik 6.500,00 TL'lik kısmının faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacının davalı şirketin ortağı olmadığı ve davalıların eyleminin «haksız fiil» olduğu tespit edildiğine göre, tüm “ortaklık durum belgelerinin” «ibrazı» sağlanıp gözetilerek, davacı tarafından davalılara verilen bedelin tespiti, davacı tarafça iade edildiği kabul edilen bedelin nazara alınması, sunulan ödemeye iliş …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden 26.02.2000 tarihli, “ortaklık durum belgesi” adlı belge ile 29.735 DM alındığını ileri sürerek geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 29.735 DM (15.203 EURO) karşılığı 31.172,23 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacı …
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «zamanaşımı def»'i ileri sürülmesinin TMK'nun 2. maddesindeki «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, davalıların davacıyı aldatma kastıyla hareket ederek «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, davalı şirketler tarafından hazırlanarak SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde davacıya ilişkin bilgilere yer ve …
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:isticvap · imza inkarı · imza incelemesi · temerrüt tarihi · hisse devri · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «zamanaşımı def»'i ileri sürülmesinin TMK'nun 2. maddesindeki «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, davalıların davacıyı aldatma kastıyla hareket ederek «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, davalı şirketler tarafından hazırlanarak SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde davacıya ilişkin bilgilere yer ve …
… aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olduğu da gözetilerek, öncelikle davalı taraftan belge aslı istenerek, davacının söz konusu belge içeriği ve imza ilgili olarak «isticvap» edilmesi, davacı tarafından tahsil edilen bir bedelin bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması, «imza inkarı» halinde imzanın davacının eli ürünü olup olmadığının tespiti için «imza incelemesi» yoluna gidilmesi ve bu suretle davacının gerçek alacak tutarının belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak söz konusu belgeye itibar edilerek davacı alacağından 2.400 Euro'nun mahsubu doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
4-Bununla birlikte, mahkemece gerekçeli kararda faiz yönünden yapılan değerlendirmede, davacının «temerrüt tarihi» olan 13.11.2008'den itibaren faiz talep edebileceği ifade edilmişken, hüküm fıkrasında dava tarihi olan 03.11.2008'den itibaren «avans faizi» uygulanmasına hükmedilmiş ise de, dava tarihinin 13.11.2008 olduğu harçlandırma formundan anlaşılmakta olup, hüküm fıkrasında dava tarihi olarak yazılan tarihin ge …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/85 E. , 2019/5318 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 11/09/2017 tarih ve 2012/440-2017/657 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile katılma yoluyla davalı ... dışındaki davalılar vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 10/09/2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av. ... ile davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket temsilcilerinin yüksek faiz verileceği ve parasını istediği zaman geri alabileceği taahhüdünde bulunmaları üzerine müvekkilinin belge karşılığında davalılara 59.470,00 DM verdiğini, müvekkilinin parasını istemesine rağmen bu güne kadar kendisine ödeme yapılmadığını, hisse senetlerinin izinsiz olarak halka arz edildiğini, Kombassan Grubu tarafından yapılan usulsüzlüklerin SPK ve diğer resmi kurum raporlarında açıklandığını, davalılar hakkında çeşitli suçlardan suç duyurusu yapıldığını, müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, kanuna uygun bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığını, davalıların müvekkilinin zararından sorumlu olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 59.470,00 DM karşılığı 58.076,46 TL'nin şimdilik 6.500,00 TL'lik kısmının ödendiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davacı ile davalı şirketler arasında kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, hukuka aykırı kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş;
ıslah dilekçesiyle alacak talebini 55.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalılar vekilleri, zamanaşımı def'inde bulunmuş, davacının Kombassan İnşaat Tarım ve San. İşl. Tic. A.Ş.'nin ortağı olduğunu, ortağın sermaye olarak koyduğu parayı istemesinin mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın zamanaşımı def'inin dürüstlük kuralına aykırı olduğu, Kombassan Grubu bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr payı ile birlikte iade edileceği taahhüdü ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının anlaşıldığı, davalı Kombassan İnşaat Tarım ve San.
İşl. Tic. A.Ş.'nin unvan değişikliği sonrası Kombassan Holding A.Ş.'ye devredilmek suretiyle birleştirilmesine karar verildiği, Kombassan Holding A.Ş.'nin unvanının da Bera Holding A.Ş. olarak değiştirildiği, davacı tarafın, davalı tarafa verdiği toplam 30.406,00 Euro alacağından, ortaklık durum belgesinin nakit hanesinden dolayı 8.081,00 Euro, tediye veya kasa tediye makbuzundan dolayı 25.539,00 Euro olmak üzere toplam 33.620,00 Euroluk ödemenin düşülmesi ile davacının bakiye alacağının kalmadığı, aksine davacı tarafın davalı taraftan 3.214,00 Euro fazladan tahsilat yaptığı ve böylelikle davacının davalı taraftan bir hak ve alacağının kalmadığı gerekçesiyle, davacının davasının reddine, davacının ıslah talebi bozma ilamından sonra olduğundan ıslah talebinin usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile katılma yoluyla davalı ... dışındaki davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Davalı ... dışındaki davalılar vekili katılma suretiyle temyiz isteminde bulunmuş olup, mahkeme ilamı, hükmü temyiz eden davalı ... dışındaki davalılar vekiline 26/10/2017 günü, davacı vekilinin temyiz dilekçesi ise 20/11/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve karar davalı ... dışındaki davalılar vekili tarafından HUMK 433 ncü maddesinde öngörülen katılma yoluyla temyiz süresi geçirildikten sonra 04/12/2017 tarihinde temyiz edilmiştir. 01/03/1990 gün ve 3-4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı’nda süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında yerel mahkemece bir karar verilebileceği gibi, Yargıtayca da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden HUMK 432/4 nci maddesi uyarınca davalı ...
dışındaki davalılar vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin ıslahla arttırılan kısma ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalıların yüksek kâr payı verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin dolandırıldığını ileri sürerek davalı şirket ile geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitini ve 59.470,00 DM karşılığı 58.076,46 TL'nin şimdilik 6.500,00 TL'lik kısmının faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Yargılama sırasındaki dilekçeleri ve beyanlarıyla dava dilekçesinde talep edilen 59.470,00 DM'nin davacıya yapılan ödemeler sonrasında kalan bakiye kısım olduğunu açıklamış, davacı asil de, 1997 - 1998 yıllarında davalı şirketlerin temsilcilerine Almanya' da 50.000 DM para verdiğini, zaman içerisinde kâr payı adı altında tekrar hisse senetleri verdiklerini, kâr payı yerine bedelini istediğini, 1998 - 1999 yıllarında kâr payı karşılığı olan hisse senetlerini davalı şirkete vererek bedeli olan 7.000 DM'yi aldığını, bunun karşılığında bir kısım belgeleri imzaladığını, elindeki bir kısım makbuzları ve şirket hisse senetlerini geri aldıklarını, bir ev alacağı için 1999 yılında tüm parasını davalılardan çektiğini, ancak ev alamadığı için elindeki paranın üzerine 10.000 DM daha ekleyerek toplam 60.000 DM'yi tekrar davalılara verdiğini ve bu davada neticeten 60.000 DM ile ilgili haklarının tahsilini istediğini ifade etmiştir.
Mahkemece, yazılı şekilde,alebin aşılamayacak olması sebebiyle dava dilekçesinde talep edilen 59.470,00 DM karşılığı 30.406 Euro alacağın davalı tarafa verildiği kabul edilerek bu bedel üzerinden sunulan ortaklık durum belgelerinin nakit hanesinde gösterilen bedeller ile tediye makbuzunda yer alan bedeller düşülerek davacının davalı taraftan fazladan tahsilat yaptığı sonucuna ulaşılmış ve davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, yargılama sırasında davalılara verilen bedeller ve iade edilen ödemeler açıklanmış olup bakiye alacak talebinde bulunulmasına rağmen talep edilen bu bakiye alacağın talebin aşılamayacak olması gerekçesiyle davalılara verilen bedel olduğu kabul edilerek bu bedelden ibraz edilen belgelerde yer alan ödemelerin düşülmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca mahkemece, ortaklık durum belgelerinin (N) sembolü/harfiyle veya (NAKİT) kelimesi ile sembolize edilmiş nakit hanesinde davacının bir kısım hisse senetlerinin şirkete iadesi karşılığı DM cinsinden nakit para aldığının yazılı olduğu, belirtilen nakit alınan bu DM miktarının davacının alacağından düşülmesi gerektiği kabul edilmişse de ortaklık durum belgelerinde nakit hanesinden sonra “KALAN TH” ve “KALAN DM” şeklinde gösterilen kalan hisse miktarlarının ve kalan bedellerin yazılı olduğu kısımlar yer almakta olup, mahkemece talep edilen kalan bedelden nakit hanesindeki bedelin yeniden düşülmesi de doğru görülmemektedir. Bununla birlikte, bir kısım hisse bedellerinin ödenmesine ilişkin olduğu bildirilen tediye makbuzunda yer alan bedeller alacak miktarından düşülmüş olup, davacı vekili tarafından bu belgeler ve ödemelerin kabul edilmediği bildirilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacının davalı şirketin ortağı olmadığı ve davalıların eyleminin haksız fiil olduğu tespit edildiğine göre, tüm “ortaklık durum belgelerinin” ibrazı sağlanıp gözetilerek, davacı tarafından davalılara verilen bedelin tespiti, davacı tarafça iade edildiği kabul edilen bedelin nazara alınması, sunulan ödemeye ilişkin olduğu belirtilen belgelerin incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davada kabul edilen ödemelerden sonra kalan bakiye alacak talep edildiği halde bu bakiye alacağın davalılara verildiği, itiraz edildiği halde davacı tarafın ödemeye ilişkin olduğu bildirilen belge veya belgeleri kabul edip benimsediği kabul edilerek, davacının dava dilekçesinde gösterilen bakiye alacağından adı geçen belgelerdeki bedellerin düşülmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... dışındaki davalılar vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ıslahla arttırılan kısma ilişkin temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 12/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/542587400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz