Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/525 E. 2019/6139 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tediye makbuzu↗ kısmi kabul↗ isticvap↗ kar payı↗ hisse devri↗ dolandırıcılık↗ ortaklık ilişkisi↗ haksız fiil↗ kâr payı↗ cy/cy kaydı↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davacı tarafın, davalı şirketin ortağı olunmadığının tespiti ile ilgili talep kısmının kabulü ile davacı tarafın davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine davacı tarafın alacak davasının kısmen kabulü ile; 41.136,14 tl nın dava tarihi olan 19/02/2010 tarihinden itibaren yıllık %16 ve değişen oranlarda hesaplanacak avans faizi ile birlikte müteselsilen davalılar bera holding a.ş. ve ... 'dan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı şirket vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalıların yüksek kar payı verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin dolandırıldığını ve müvekkilinden ''Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 43.820 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitini ve 46.438 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine ve davalı şirketlerin SPK’ya bildirdikleri bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve kayda alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası hisse devri sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirket kasasına girmediğini savunmuşlardır. Bu durumda, mahkemece, davacının davalı şirketin ortağı olmadığı ve davalıların eyleminin haksız fiil olduğu tespit edildiğine göre, “ortaklık durum belgesinde” yazan miktar gözetilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, davalılar tarafından SPK’ya sunulan ve içeriği davalılar tarafından dahi kabul edilmeyen SPK kayıtlarında yer alan miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yine, ortaklık durum belgelerinin (N) sembolü/harfiyle veya (NAKİT) kelimesi ile sembolize edilmiş nakit hanesinde belirtilen nakit alınan DM miktarının davacının alacağından düşülmesi gerektiği kabul edilerek, nakit hanesinde yer aldığı belirtilen 119,00 EURO alacak miktarından düşülmüştür. Oysa, davacı tarafça davaya dayanak gösterilen ortaklık durum belgesinde, nakit hanesinden sonra “KLN HS” ve “KLN DM” şeklinde gösterilen kalan hisse miktarlarının ve kalan bedellerin yazılı olduğu kısımlar yer almakta olup, davada bu ortaklık durum belgesindeki KLN DM hanesinde yazılı olan miktar talep edilmektedir. Mahkemece dava dilekçesinde davalı tarafta kalan 46.438,44 TL talep edildiği kabul edilmesine rağmen nakit hanesindeki bedelin alacak miktarından düşülmesi yerinde görülmemiştir.
Öte yandan, ''tediye ve kasa tediye makbuzundan dolayı'' açıklaması ile 615,00 Euro alacak miktarından düşülmüş olup, davacı tarafça işbu belgelere açıkça itiraz edildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece davacının isticvabının sağlanması, belgeler ve üzerindeki imzalar yönünden beyanının alınarak değerlendirilmesi, itiraz halinde belge asılları da getirtilerek inceleme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davacı tarafın bu belge veya belgeleri kabul edip benimsediğinin kabulü ile yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamış, kararın açıklanan bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/504 E. 2019/5859 K.
Ortak:tediye makbuzu · kısmi kabul · isticvap · kar payı · hisse devri · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davalıların yüksek «kar payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden ''Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 43.820 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 46.438 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığını …
Öte yandan, ''tediye ve kasa «tediye makbuzundan» dolayı'' açıklaması ile 615,00 Euro alacak miktarından düşülmüş olup, davacı tarafça işbu belgelere açıkça itiraz edildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece davacının «isticvabının» sağlanması, belgeler ve üzerindeki imzalar yönünden beyanının alınarak değerlendirilmesi, itiraz halinde belge asılları da getirtilerek inceleme yapılması ve sonuc …
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davacı tarafın, davalı şirketin ortağı olunmadığının tespiti ile ilgili talep «kısmının kabulü» ile davacı tarafın davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine davacı tarafın alacak davasının kısmen kabulü ile; 41.136,14 tl nın dava tarihi olan 19/02/2010 tarihinden itibaren yıllık %16 ve değişen oranlarda hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte müteselsilen davalılar bera holding a.ş. ve ... 'dan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalıların yüksek «kar payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden ''Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 31.300 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 28.800 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığını …
Öte yandan, ''tediye ve kasa «tediye makbuzundan» dolayı'' açıklaması ile 31.752 Euro alacak miktarından düşülmüş ise de, davacı tarafça işbu belgelere açıkça itiraz edildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece davacının «isticvabının» sağlanması, belgeler ve üzerindeki imzalar yönünden beyanının alınarak değerlendirilmesi, itiraz halinde belge asılları da getirtilerek inceleme yapılması ve sonuc …
Mahkemece, uyulan bozma ilamına göre davacı tarafın davalı şirketin ortağı olunmadığının tespiti ile ilgili talep «kısmının kabulü» ile davacı tarafın davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, davacı tarafın alacak davasının kısmen kabulü ile, 1.600,00 TL nın dava tarihi olan 10/10/2006 tarihinden itibaren yıllık %25 ve değişen oranlarda hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte davalılar Bera Holding A.Ş. ve ... 'dan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/518 E. 2019/5749 K.
Ortak:tediye makbuzu · isticvap · kar payı · hisse devri · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davalıların yüksek «kar payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden ''Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 43.820 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 46.438 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığını …
Öte yandan, ''tediye ve kasa «tediye makbuzundan» dolayı'' açıklaması ile 615,00 Euro alacak miktarından düşülmüş olup, davacı tarafça işbu belgelere açıkça itiraz edildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece davacının «isticvabının» sağlanması, belgeler ve üzerindeki imzalar yönünden beyanının alınarak değerlendirilmesi, itiraz halinde belge asılları da getirtilerek inceleme yapılması ve sonuc …
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalıların yüksek «kar payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden 22.4.2000 tarihli, ''Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 76.685 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 76.685 DM (39.208,42 Euro) karşılığı 79.761,69 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, dav …
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıyı aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, alacak davasının kısmen kabul …
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · zamanaşımı · ibraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıyı aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, alacak davasının kısmen kabul …
4-Öte yandan mahkemece, davalı şirket tarafından «ibraz» edilen ''Tediye Makbuzu'' başlıklı 19.5.1999 tarihli belgede yer alan 12.150 DM ile ''12/27/96 tarihi itibariyle ortaklar raporu'' açıklamalı belgede yer alan 3600 DM ve 6.112 DM'lik ödemelerin davalı tarafça davacıya yapılan ödemeler olduğu kabul edilerek alacak miktarından düşülmüş ise de, davacı tarafça işbu belgelere açıkça itiraz edildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece davacının «isticvabının» sağlanması, belgeler ve üzerindeki imzalar yönünden beyanının alınarak değerlendirilmesi, itiraz halinde belge asılları da getirtilerek inceleme yapılması ve sonuc …
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/515 E. 2019/6008 K.
Ortak:hisse devri · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı · cy/cy kaydı · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davalıların yüksek «kar payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden ''Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 43.820 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 46.438 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığını …
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden 08.03.2000 tarihli, “ortaklık durum belgesi” adlı belge ile 45.385 DM alındığını ileri sürerek geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 45.385 DM ( 23.204,98 Euro) karşılığı 47.579,49 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, da …
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, alacak davasının kısmen kabul …
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, alacak davasının kısmen kabul …
5 benzer karar daha
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/507 E. 2019/5745 K.
Ortak:hisse devri · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı · cy/cy kaydı · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davalıların yüksek «kar payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden ''Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 43.820 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 46.438 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığını …
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden 04.04.2000 tarihli, “ortaklık durum belgesi” adlı belge ile 40.690 DM alındığını ileri sürerek geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 40.690 DM karşılığı 39.574,24 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacının davalı şir …
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «zamanaşımı def»'i ileri sürülmesinin TMK'nın 2. maddesindeki «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, davalıların davacıyı aldatma kastıyla hareket ederek «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, davalı şirketler tarafından hazırlanarak SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde davacıya ilişkin bilgilere yer ve …
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «zamanaşımı def»'i ileri sürülmesinin TMK'nın 2. maddesindeki «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, davalıların davacıyı aldatma kastıyla hareket ederek «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, davalı şirketler tarafından hazırlanarak SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde davacıya ilişkin bilgilere yer ve …
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/511 E. 2019/5744 K.
Ortak:isticvap · hisse devri · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı · cy/cy kaydı · avans faizi · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davalıların yüksek «kar payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden ''Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 43.820 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 46.438 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığını …
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davacı tarafın, davalı şirketin ortağı olunmadığının tespiti ile ilgili talep «kısmının kabulü» ile davacı tarafın davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine davacı tarafın alacak davasının kısmen kabulü ile; 41.136,14 tl nın dava tarihi olan 19/02/2010 tarihinden itibaren yıllık %16 ve değişen oranlarda hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte müteselsilen davalılar bera holding a.ş. ve ... 'dan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden 26.02.2000 tarihli, “ortaklık durum belgesi” adlı belge ile 29.735 DM alındığını ileri sürerek geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 29.735 DM (15.203 EURO) karşılığı 31.172,23 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacı …
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «zamanaşımı def»'i ileri sürülmesinin TMK'nun 2. maddesindeki «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, davalıların davacıyı aldatma kastıyla hareket ederek «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, davalı şirketler tarafından hazırlanarak SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde davacıya ilişkin bilgilere yer ve …
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imza inkarı · imza incelemesi · temerrüt tarihi · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · eksik inceleme · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «zamanaşımı def»'i ileri sürülmesinin TMK'nun 2. maddesindeki «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, davalıların davacıyı aldatma kastıyla hareket ederek «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, davalı şirketler tarafından hazırlanarak SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde davacıya ilişkin bilgilere yer ve …
… aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olduğu da gözetilerek, öncelikle davalı taraftan belge aslı istenerek, davacının söz konusu belge içeriği ve imza ilgili olarak «isticvap» edilmesi, davacı tarafından tahsil edilen bir bedelin bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması, «imza inkarı» halinde imzanın davacının eli ürünü olup olmadığının tespiti için «imza incelemesi» yoluna gidilmesi ve bu suretle davacının gerçek alacak tutarının belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak söz konusu belgeye itibar edilerek davacı alacağından 2.400 Euro'nun mahsubu doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
4-Bununla birlikte, mahkemece gerekçeli kararda faiz yönünden yapılan değerlendirmede, davacının «temerrüt tarihi» olan 13.11.2008'den itibaren faiz talep edebileceği ifade edilmişken, hüküm fıkrasında dava tarihi olan 03.11.2008'den itibaren «avans faizi» uygulanmasına hükmedilmiş ise de, dava tarihinin 13.11.2008 olduğu harçlandırma formundan anlaşılmakta olup, hüküm fıkrasında dava tarihi olarak yazılan tarihin ge …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/505 E. 2019/5854 K.
Ortak:hisse devri · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı · cy/cy kaydı · avans faizi
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davalıların yüksek «kar payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden ''Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 43.820 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 46.438 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığını …
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davacı tarafın, davalı şirketin ortağı olunmadığının tespiti ile ilgili talep «kısmının kabulü» ile davacı tarafın davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine davacı tarafın alacak davasının kısmen kabulü ile; 41.136,14 tl nın dava tarihi olan 19/02/2010 tarihinden itibaren yıllık %16 ve değişen oranlarda hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte müteselsilen davalılar bera holding a.ş. ve ... 'dan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve davacıdan 198.755 DM alındığını, 26/02/2000 tarihli “ortaklık durum belgesi” adlı belge verildiğini ileri sürerek geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 198.755 DM karşılığı 163.800 TL'nin «temerrüt» faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, mahkemece, bozma ilamına uyularak yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine ve d …
… dukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirket yöneticisinin de davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davalı Kombassan İnşaat Tarım ve San.
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve «kayda» alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler, hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirke …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargı gideri · ön inceleme tutanağı · infazda tereddüt · davanın açılmamış sayılması · yargılama giderleri · açılmamış sayılma · infaz · yargılama gideri
Benzer bu karardaMaddesine istinaden çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1 maddesinde de «görevsizlik» veya «yetkisizlik» nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya «davanın açılmamış sayılmasına» ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar karar verilmesi durumunda Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolu …
6100 sayılı HMK 331/2 maddesi ile yargılamanın tekliği esası benimsenerek, davanın açılışından itibaren geçirilen aşamalarda esas hakkında hüküm veren mahkemece «yargılama giderlerine» hükmedilmesi esası benimsenmiş olup, farklı mahkemelerce yargılama giderlerine hükmedilmek suretiyle karışıklığa ve «infazda tereddütlere» engel olunmak istenmiştir.
… ine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA,takdir olunan 2.037,00 TL duruşma «vekalet ücretinin» davalı ...Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 6.622,68 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...Ş.'den alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26/09/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. - KARŞIOY - 6100 sayılı HMK 323 maddesinde "celse, karar ve ilam harçları, dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri, dosya ve sair evrak giderleri, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretleri vs." «yargılama giderleri» kapsamında sayılmış, Esastan sonuçlanmayan davada «yargılama gideri» başlıklı HMK 331/2 maddesinde "Görevsizlik, «yetkisizlik» veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, «görevsizlik», yetkisizlik veya gönderme kararından sonra başka bir mahkemede davaya devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden durumu tespit …
Diğer taraftan, «yetkisizlik» ve «görevsizlik» kararı üzerine talep edilmemesi nedeniyle dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmemesi halinde «yargılama giderleri» hüküm altına alınırken, aynı dosyanın bir dilekçeyle mahkemeye gönderilmesi halinde «yargı giderine» hükmedilmemesi HMK 331/2 maddesini kendi içerisinde çelişik hale getirecek ve eşitlik ilkesine de aykırı olacaktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/85 E. 2019/5318 K.
Ortak:tediye makbuzu · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davalıların yüksek «kar payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden ''Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 43.820 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 46.438 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığını …
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece, davacının davalı şirketin ortağı olmadığı ve davalıların eyleminin «haksız fiil» olduğu tespit edildiğine göre, “ortaklık durum belgesinde” yazan miktar gözetilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, davalılar tarafından SPK’ya sunulan ve içeriği davalılar tarafından dahi kabul edilmeyen SPK kayıtlarında yer alan miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ileri sürerek davalı şirket ile geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 59.470,00 DM karşılığı 58.076,46 TL'nin şimdilik 6.500,00 TL'lik kısmının faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
… talep edilen 59.470,00 DM'nin davacıya yapılan ödemeler sonrasında kalan bakiye kısım olduğunu açıklamış, davacı asil de, 1997 - 1998 yıllarında davalı şirketlerin «temsilcilerine» Almanya' da 50.000 DM para verdiğini, zaman içerisinde kâr «payı» adı altında tekrar hisse senetleri verdiklerini, kâr payı yerine bedelini istediğini, 1998 - 1999 yıllarında kâr payı karşılığı olan hisse senetlerini davalı şirke …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraz · temsil
Benzer bu kararda… talep edilen 59.470,00 DM'nin davacıya yapılan ödemeler sonrasında kalan bakiye kısım olduğunu açıklamış, davacı asil de, 1997 - 1998 yıllarında davalı şirketlerin «temsilcilerine» Almanya' da 50.000 DM para verdiğini, zaman içerisinde kâr «payı» adı altında tekrar hisse senetleri verdiklerini, kâr payı yerine bedelini istediğini, 1998 - 1999 yıllarında kâr payı karşılığı olan hisse senetlerini davalı şirke …
Oysa, yargılama sırasında davalılara verilen bedeller ve iade edilen ödemeler açıklanmış olup bakiye alacak talebinde bulunulmasına rağmen talep edilen bu bakiye alacağın talebin aşılamayacak olması gerekçesiyle davalılara verilen bedel olduğu kabul edilerek bu bedelden «ibraz» edilen belgelerde yer alan ödemelerin düşülmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda, mahkemece, davacının davalı şirketin ortağı olmadığı ve davalıların eyleminin «haksız fiil» olduğu tespit edildiğine göre, tüm “ortaklık durum belgelerinin” «ibrazı» sağlanıp gözetilerek, davacı tarafından davalılara verilen bedelin tespiti, davacı tarafça iade edildiği kabul edilen bedelin nazara alınması, sunulan ödemeye iliş …
-
Menfi tespit | İstirdat | Ortaklık
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/86 E. 2019/5317 K.
Ortak:tediye makbuzu · kar payı · dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, davalıların yüksek «kar payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin «dolandırıldığını» ve müvekkilinden ''Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 43.820 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitini ve 46.438 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığını …
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece, davacının davalı şirketin ortağı olmadığı ve davalıların eyleminin «haksız fiil» olduğu tespit edildiğine göre, “ortaklık durum belgesinde” yazan miktar gözetilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, davalılar tarafından SPK’ya sunulan ve içeriği davalılar tarafından dahi kabul edilmeyen SPK kayıtlarında yer alan miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaBununla birlikte, Kombassan Holding A.Ş.'ye ait bir kısım hisse bedellerinin ödenmesine ilişkin olduğu bildirilen tahsil ve «tediye makbuzu» ve «kar payı» ödeme belgesinde yer alan bedeller alacak miktarından düşülmüş olup, davacılar vekili tarafından bu belgeler ve ödemelerin kabul edilmediği bildirilmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, Kombassan Grubu bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı Kombassan İnşaat Tarım ve San.
… irildiği, davacı tarafın, davalı tarafa verdiği toplam 23.468,30 Euro alacağından, ortaklık durum belgesinin nakit hanesinden dolayı 2.566,00 Euro, tediye veya kasa «tediye makbuzundan» dolayı 44.170,00 Euro, kâr «payı» adı altındaki ödeme belgesinden dolayı 442,00 Euro olmak üzere toplam 47.178,00 Euroluk ödemenin düşülmesi ile davacı tarafın bakiye bir alacağının kalmadığı, bila …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ikrar · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · taahhütname · zamanaşımı · ibraz · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, Kombassan Grubu bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı Kombassan İnşaat Tarım ve San.
Davacılar vekili, davalıların yüksek kâr «payı» verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkillerinin «dolandırıldığını», davacıların 12/02/1998 tarihinde 16.500,00 DM, bu tarihten yaklaşık 3 ay sonra da 83.500,00 DM olmak üzere, «temsilcilik» adresinde Ali Baloğlu'na toplamda 100.000,00 DM ödeme yaptıklarını, teşvik sistemi neticesinde 2.600,00 DM kesinti yapılarak şirket kayıtlarına 97.400,00 DM olarak geçirildiğini, 18/12/1998 tarihinde hisse senetlerinin bir kısmını iade etmek suretiyle anaparanın 51.500,00 DM'sini geri çektiklerini, şirketin çifte kayıt sistemiyle tuttuğu hesaba yönelik «son» durumu gösterir Ortaklık Durum Belgesinde «ikrar» ettiği gibi, uhdesinde davacılara ait 45.900,00 DM para bulunduğunu belirterek yapılan ödemeler düşüldükten sonra, davalılar uhdesinde kalan bakiye 45.900,00 DM ka …
Oysa, dava dilekçesinde davalılara verilen bedeller ve iade edilen ödemeler açıklanmış olup bakiye alacak talebinde bulunulmasına rağmen talep edilen bu bakiye alacağın talebin aşılamayacak olması gerekçesiyle davalılara verilen bedel olduğu kabul edilerek bu bedelden «ibraz» edilen belgelerde yer alan ödemelerin düşülmesi doğru olmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/525 E. , 2019/6139 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davanın Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18/09/2017 tarih ve 2014/344-2017/731 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından duruşmalı istenilmiş olup, duruşma için belirlenen 01.10.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılardan şirket vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket temsilcilerinin yüksek faiz verileceği ve parasını istediği zaman geri alabileceği taahhüdünde bulunmaları üzerine müvekkilinin belge karşılığında davalılara 43.820 DM verdiğini, davalıların aynı yöntemle binlerce gurbetçiden nakit para topladıklarını, kısa bir süre sonra müvekkilinin parasını istediğini, ancak bu güne kadar kendisine ödeme yapılmadığını, hisse senetlerinin izinsiz olarak halka arz edildiğini, Kombassan Grubu tarafından yapılan usulsüzlüklerin SPK ve diğer resmi kurum raporlarında açıklandığını, davalılar hakkında çeşitli suçlardan suç duyurusu yapıldığını, müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, kanuna uygun bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığını ve davalı ...’ın yönetim kurulu başkanı olarak diğer davalılarla birlikte zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, şimdilik 46.438,44 TL’nın faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine ve geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan şirketler vekili, zamanaşımı defi ile birlikte davacının davalı Kombassan İnşaat Tarım ve San. A.Ş’nın ortağı olduğunu, ortağın sermaye olarak koyduğu parayı istemesinin mümkün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davacı tarafın, davalı şirketin ortağı olunmadığının tespiti ile ilgili talep kısmının kabulü ile davacı tarafın davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine davacı tarafın alacak davasının kısmen kabulü ile;
41. 136,14 tl nın dava tarihi olan 19/02/2010 tarihinden itibaren yıllık %16 ve değişen oranlarda hesaplanacak avans faizi ile birlikte müteselsilen davalılar bera holding a.ş. ve ... 'dan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı şirket vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalıların yüksek kar payı verileceği ve yatırılan paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para topladığını, bu şekilde müvekkilinin dolandırıldığını ve müvekkilinden ''Ortaklık Durum Belgesi'' adlı belge ile 43.820 DM alındığını ileri sürerek, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitini ve 46.438 TL'nin tahsilini talep etmiş, mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine ve davalı şirketlerin SPK’ya bildirdikleri bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davalı şirketlerin birleşmesi ve kayda alınması amacıyla SPK’ya kendilerinin verdikleri 09/02/2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazıların ekine ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklenmiş ve daha sonra davalı şirketler ise, hissedarlar arası hisse devri sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirket kasasına girmediğini savunmuşlardır. Bu durumda, mahkemece, davacının davalı şirketin ortağı olmadığı ve davalıların eyleminin haksız fiil olduğu tespit edildiğine göre, “ortaklık durum belgesinde” yazan miktar gözetilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, davalılar tarafından SPK’ya sunulan ve içeriği davalılar tarafından dahi kabul edilmeyen SPK kayıtlarında yer alan miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yine, ortaklık durum belgelerinin (N) sembolü/harfiyle veya (NAKİT) kelimesi ile sembolize edilmiş nakit hanesinde belirtilen nakit alınan DM miktarının davacının alacağından düşülmesi gerektiği kabul edilerek, nakit hanesinde yer aldığı belirtilen 119,00 EURO alacak miktarından düşülmüştür. Oysa, davacı tarafça davaya dayanak gösterilen ortaklık durum belgesinde, nakit hanesinden sonra “KLN HS” ve “KLN DM” şeklinde gösterilen kalan hisse miktarlarının ve kalan bedellerin yazılı olduğu kısımlar yer almakta olup, davada bu ortaklık durum belgesindeki KLN DM hanesinde yazılı olan miktar talep edilmektedir. Mahkemece dava dilekçesinde davalı tarafta kalan 46.438,44 TL talep edildiği kabul edilmesine rağmen nakit hanesindeki bedelin alacak miktarından düşülmesi yerinde görülmemiştir.
Öte yandan, ''tediye ve kasa tediye makbuzundan dolayı'' açıklaması ile 615,00 Euro alacak miktarından düşülmüş olup, davacı tarafça işbu belgelere açıkça itiraz edildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece davacının isticvabının sağlanması, belgeler ve üzerindeki imzalar yönünden beyanının alınarak değerlendirilmesi, itiraz halinde belge asılları da getirtilerek inceleme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davacı tarafın bu belge veya belgeleri kabul edip benimsediğinin kabulü ile yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamış, kararın açıklanan bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı şirket vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2.107,51 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Şirket'ten alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/545883300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz