Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4239 E. 2019/5756 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kişilik haklarına saldırı↗ kişilik hakları↗ illiyet bağı↗ sözleşmeye aykırılık↗ olumsuz oy↗ tbk 99↗ hamil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı ...’un doktorunun tanık olarak verdiği beyanında “doğumun sağlıklı bir biçimde gerçekleştiğini” bildirdiği, tazminata karar verilebilmesi için bir zararın gerçekleşmesi ile zararla davalı tarafın eylemi arasında illiyet bağının bulunması gerektiği, netice itibarıyla bir zararın meydana gelmemiş olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, havayolu taşımasında "overbooking" uygulaması nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. TBK 58. maddesinde, kişilik hakkının zedelenmesinden zarar görenin, uğradığı manevi zararına karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Bu hükme göre, her sözleşmeye aykırılık tek başına manevi tazminatı gerektirmez. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için aynı zamanda TBK'nın 58. maddesinde belirtilen şartlar dahilinde kişilik haklarına yönelik bir saldırının da mevcudiyeti gerekir. Manevi zarar, kişinin duygusal dengesini bozan, yaşama sevincini, yaşama keyfini azaltan, panik, korku, dehşet, yas, öfke, iğrenme, elem, küçük düşme, utanç duyma, moralsizlik, tedirginlik, ümitsizlik, yalnızlık hissi, aşağılık hissi, hayal kırıklığı gibi olumsuz duygular, sarsıntılar veya fiziksel acılar olarak tanımlanabilir (Sözleşmeye Aykırılıktan Doğan Manevi Tazminat,..., İstanbul 2008, s. 184 vd.)
Somut olayda davacılar vekili, müvekkillerinden ...’un hamile olduğunu, Antalya’da bulunan doktorunun daha önceden yaptığı tetkikler neticesinde rahim ağzındaki açıklığın ileriki aylarda düşük yapma riskini % 90’lara çıkarabileceğini söyleyip 20/04/2015 tarihinde ameliyat yapılmak üzere müvekkiline randevu verildiğini, müvekkillerinin bileti daha önce alınmış 19/04/2015 tarihi saat 14:20’de Dubai-İstanbul seferini yapacak uçağa binmek üzere 3 saat önce Dubai Havalimanına gittiklerini, tüm işlemleri tamamlamalarına rağmen davalının “overbook” uygulaması nedeniyle uçağa alınmadıklarını, davalı şirketin yönlendirmesi ile davalı şirketin uçak biletlerini temin ettiği 15:00 de kalkan Kahire aktarmalı olarak İstanbul’a giden başka bir uçağa ameliyata yetişebilmek için binmek zorunda kaldıklarını, Kahire üzerinden İstanbul’a yapılan yolculuğun 23:30 da sonlandığını, bu süreçte yanlarında bulunan eşyalarını kendileri taşımak ve uzun süre havaalanları içerisinde yürümek zorunda kaldıklarını, İstanbul-Antalya arası aldıkları uçak biletinin ise zamanında İstanbul’a varamamaları sebebiyle yandığını, uygun bir uçuş bulunamaması sebebiyle bir gece İstanbul’da konaklamak zorunda kaldıklarını, yeniden uçak bileti aldıklarını, ayrıca ameliyata zamanında yetişememeleri sebebiyle ameliyatın bir hafta sonra yapıldığını, müvekkillerinin süreç içindeki stres, yorgunluk ve üzüntü duyduklarını belirterek manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkemece talimat yolu ile dinlenen davacı ...’un doktoru ...’un, “davalının gebelikten önce rahim ağzında yetmezlik olduğunu saptadığını, hamileliğinin 2. ayında davacıya hamileliğin 13. veya 14. haftasında rahim ağzının dikilmesi gerektiğini yönünde bilgi ve bu operasyon için davacıya randevu verdiğini, rahim ağzı açıklığının erken doğuma ve bebeğin kaybedilmesi riskini yaratan bir rahatsızlık olduğunu, hava limanında davacının valiz taşıması ve uzun süreli yürümesinin erken doğum ve bebeğin kaybedilmesi riskini artıran olaylar olduğunu” beyan ettiği görülmüştür. Davacıların, davalının fazladan bilet satması nedeniyle uçağa alınmadığı hususu dosya kapsamı itibari ile çekişmesizdir. Somut olayda, üzerinde durulup, tartışılması gereken husus, davalı ... şirketinden fazla bilet satışı nedeniyle uçağa alınmayan yolcuların manevi tazminat talebinde bulunup bulunamayacakları üzerinde toplanmaktadır.
Havayolu şirketlerinin maliyeti azaltmak ve kâr elde edebilmek amacı ile istatistik yardımı ile yaptıkları hesaplamalar ışığında, bilet alıp uçağa binmeyen yolcuların oranı dikkate alınmak suretiyle fazladan bilet satışı yaptıkları, bu doğrultuda zaman zaman fazladan satılan biletler nedeniyle bazı yolcu ya da yolcuların uçakta yer kalmaması sebebiyle uçağa alınamadıkları bilinen bir olgudur. Uygulamada “overbooking” adı verilen fazladan satış nedeniyle, uçağa alınmayan bazı yolcuların mağduriyeti gündeme gelebilmekte, bu mağduriyet manevi zarar boyutuna ulaşabilmekte ve bunun sonucunda manevi tazminata hükmedilmesi gündeme gelebilmektedir.
Davacılar 19/04/2015 tarihi saat 14:20’de Dubai-İstanbul seferini yapan uçağa binmek üzere Dubai Havalimanına gitmiş, ancak davalının yaptığı fazla bilet satışı nedeniyle, bu uçağa binemeyip Kahire aktarmalı İstanbul uçağına binmek zorunda kalmış, bu arada tüm eşyalarını kendileri taşımak zorunda bırakılmış, yolculuğun daha uzun sürmesi sonucunda bileti önceden alınan İstanbul-Antalya uçağına binemediklerinden yeniden bilet almak zorunda bırakılmış, ayrıca bir gece İstanbul’da konaklamak zorunda kaldıklarından 20/04/2015 tarihinde randevusu alınmış ameliyata girememişlerdir.
Bu durumda, yukarıda açıklanan ilke ve esaslar ışığında, davacıların “overbooking” uygulaması nedeniyle uçağa alınmamak suretiyle manevi zararının oluştuğu göz önüne alınmak ve gerekirse davalı kurumun yapmış olduğu Kahire aktarmalı İstanbul uçuşuna yer temin edilmesi gibi teklif de değerlendirilmek suretiyle davacılar yararına uygun bir manevi tazminata hükmedilmek gerekirken, yazılı şekilde, şartları oluşmadığından bahisle ret hükmü kurulması doğru görülmemiş, hükmün davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7325 E. 2022/377 K.
Ortak:hamil · Tazminat
İncelediğiniz kararda184 vd.) Somut olayda davacılar vekili, müvekkillerinden ...’un «hamile» olduğunu, Antalya’da bulunan doktorunun daha önceden yaptığı tetkikler neticesinde rahim ağzındaki açıklığın ileriki aylarda düşük yapma riskini % 90’lara çıkarabi …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacılardan ...’un «hamile» olduğu, Antalya’da bulunan doktorunun daha önceden yaptığı tetkikler neticesinde rahim ağzındaki açıklığın ileriki aylarda düşük yapma riskini % 90’lara çıkarabile …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu kararda… lduğu gözetilerek 6102 sayılı Kanun'un 3, 19 ve 9. maddeleri ile 3095 sayılı Kanun'un 2/2.maddesi çerçevesinde hükmedilen tazminat tutarına dava tarihinden itibaren «avans faizi» işletilmesine karar verilmesi gerekirken bu yönde bir hüküm kurulmamış olması doğru olmayıp davacıların bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın bu n …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13992 E. 2014/20286 K.
Ortak:sözleşmeye aykırılık · olumsuz oy · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu hükme göre, her «sözleşmeye aykırılık» tek başına manevi tazminatı gerektirmez.
Manevi zarar, kişinin duygusal dengesini bozan, yaşama sevincini, yaşama keyfini azaltan, panik, korku, dehşet, yas, öfke, iğrenme, elem, küçük düşme, utanç duyma, moralsizlik, tedirginlik, ümitsizlik, yalnızlık hissi, aşağılık hissi, hayal kırıklığı gibi «olumsuz» duygular, sarsıntılar veya fiziksel acılar olarak tanımlanabilir (Sözleşmeye Aykırılıktan Doğan Manevi Tazminat,..., İstanbul 2008, s.
Benzer bu karardaManevi zarar, kişinin duygusal dengesini bozan, yaşama sevincini, yaşama keyfini azaltan, panik, korku, dehşet, yas, öfke, iğrenme, elem, küçük düşme, utanç duyma, moralsizlik, tedirginlik, ümitsizlik, yalnızlık hissi, aşağılık hissi, hayal kırıklığı gibi «olumsuz» duygular, sarsıntılar veya fiziksel acılar olarak tanımlanabilir (Sözleşmeye Aykırılıktan Doğan Manevi Tazminat, , İstanbul 2008, s.
Her ne kadar davalı tarafça, “overbooking” işleminin olağan bir uygulama olduğu savunmasında bulunulmuşsa da, bir takım işlem ve uygulamaların zaman içinde olağan hale gelmesi, o işlem ve uygulamanın doğru olduğu anlamına gelmeyeceği gibi kişiler üzerindeki «olumsuz» etkinin de ortadan kalkmasını gerektirmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mahrum kalınan kâr · kâr mahrumiyeti · taşıma sözleşmesi · alacak davası · terkin · tacir · karar verilmesine yer olmadığına · kesin hüküm
Benzer bu kararda… üzenlemelere uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 1.189,25 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, 1.500,00 TL «mahrum kalınan» kâr ile ilgili talep atiye «terk» edildiğinden karar «verilmesine yer olmadığına», fazlaya ilişkin istemlerin reddine ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
… HUMK’nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 ncü maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000 TL. sını geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar 21.7.2004 hüküm tarihi itibariyle «kesin» olup, anılan miktar 01.01.2014 tarihi itibariyle 1.890 TL’na çıkarılmıştır.Somut olayda, mahkemece 04.03.2014 tarihinde kısmen kabul kararı verilerek, 1.189 TL’nın …
2 – Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, havayolu «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Kaldı ki, davalı basiretli bir «tacir» gibi hareket etmek durumunda olup, havayolu taşımacılığı, başlı başına özel bir izni gerektiren, kendine has mevzuatı ve genişletilmiş sorumlulukları olan bir ticari faaliyettir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/524 E. 2018/5980 K.
Ortak:kişilik hakları · sözleşmeye aykırılık
İncelediğiniz karardaBu hükme göre, her «sözleşmeye aykırılık» tek başına manevi tazminatı gerektirmez.
Manevi tazminata hükmedilebilmesi için aynı zamanda TBK'nın 58. maddesinde belirtilen şartlar dahilinde «kişilik haklarına» yönelik bir saldırının da mevcudiyeti gerekir.
Benzer bu kararda… unda kaldığı, davalının kusurlu eylemleri neticesi 2-3 ay önceden planlanan duruşmaların aksaması ve yine hava alanında bekletilerek ...'a gönderilmesinin davacının «kişilik haklarına» haksız zarar verdiği gerekçesiyle, 180 TL «maddi tazminat» ile 10.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 10.180 TL tazminatın, dava tarihi olan 11.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı tar …
Her «sözleşmeye aykırılık» tek başına manevi tazminatı gerektirmez.
Manevi tazminata hükmedilebilmesi için aynı zamanda TBK'nın 58. maddesinde belirtilen şartlar dahilinde «kişilik haklarına» yönelik bir saldırının da mevcudiyeti gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik haklarının ihlali · şirket zararı · maddi tazminat
Benzer bu karardaİline gönderildiği, oradan da kendi imkanları ile görev yerine gittiği, bu haliyle davalı havayolu «şirketinin zararın» oluşumunda birincil derecede kusurlu olduğu, olay anında davacı tarafın beyan ve taleplerinin dikkate alınmadığı, davacının yapmış olduğu mesleğin hassasiyeti, ertesi gün yapılacak duruşmaları olması nedeniyle olay günü ...
… unda kaldığı, davalının kusurlu eylemleri neticesi 2-3 ay önceden planlanan duruşmaların aksaması ve yine hava alanında bekletilerek ...'a gönderilmesinin davacının «kişilik haklarına» haksız zarar verdiği gerekçesiyle, 180 TL «maddi tazminat» ile 10.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 10.180 TL tazminatın, dava tarihi olan 11.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı tar …
Mahkemece, manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmişse de, somut olayda davacı taraf, meydana gelen olay nedeniyle «kişilik haklarının ihlal» edildiğini ispat edememiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10075 E. 2013/5214 K.
Ortak:kişilik haklarına saldırı · kişilik hakları · Tazminat
İncelediğiniz karardaManevi tazminata hükmedilebilmesi için aynı zamanda TBK'nın 58. maddesinde belirtilen şartlar dahilinde «kişilik haklarına» yönelik bir saldırının da mevcudiyeti gerekir.
Benzer bu kararda… ce, davalı yanın ... içi taşımasında gecikmeden doğan zarardan dolayı TSHK m.122 uyarınca sorumlu olduğu, olağanüstü bir halin varlığı iddia ve ispat edilmediğinden «sorumluluktan kurtulma hallerinin» varlığının kanıtlanamadığı, davacıların ...'a yolculuklarının vaki erteleme nedeniyle sonuçsuz kalacağının kabulünün gerektiği, bu nedenle aynı günkü ...-... ve ...-... uçak biletleri bedellerinin «tazmini talebinin» yerinde olduğu, boşuna yolculuk yapılmasının yaratacağı elem ve sıkıntının BK m.49 anlamında «kişilik haklarına saldırı» teşkil edeceği, diğer uçak firması ile ... dışına yapılacak yolculuk bilet bedellerine dair talebin davalının sözleşme tarafı olmaması ve sonuçlarından sorumlu tutulmasını gerektiren bir sözleşme hükmü bulunmaması nedeniyle yerinde olmadığı, ...-... ve ...-... uçak biletlerinin bedelleri olan 323,00 TL «maddi tazminatın» ve paranın alım gücü, olayın oluş şekli dikkate alınarak her bir davalı için ayrı ayrı 750,00 TL manevi tazminatın 25.01.2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… ş ve davalı savunmasına dayanak teşkil eden metar raporu isimli belge bilirkişi ve mahkeme tarafından değerlendirilmemiştir.Bu nedenle öncelikle bahsi geçen raporun «mücbir sebep» bakımından değerlendirilmesi amacıyla, bu konuda uzman bir bilirkişi marifetiyle inceleme yapılarak, söz konusu taşımadaki gecikmenin mücbir sebepten kaynaklanıp kaynaklanmadığı belirlenmek suretiyle karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ...- Davacılar vekilinin manevi tazminat isteminin manevi zararın hangi nedenle oluştuğu tartışılmaksızın salt gecikmenin «kişilik haklarına saldırı» olduğu kabul edilmek suretiyle kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. ...- Ayrıca, davacılar vekili tarafından talep edilen, gecikme nedeniyle iptal edildiği belirtilen ...- ...gidiş dönüş uçuş biletlerinin ertelenme - «yenilenme» imkanı bulunup bulunmadığı veya biletler için erteleme-yenileme işlemi yapılıp yapılmadığı araştırılmaksızın, bu kalemlere ilişkin istemlerin reddi doğru görülmemi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluktan kurtulma halleri · tazmin talebi · mücbir sebep · sorumluluktan kurtulma · yenileme · maddi tazminat · yasal faiz · dava sebebi
Benzer bu kararda… ce, davalı yanın ... içi taşımasında gecikmeden doğan zarardan dolayı TSHK m.122 uyarınca sorumlu olduğu, olağanüstü bir halin varlığı iddia ve ispat edilmediğinden «sorumluluktan kurtulma hallerinin» varlığının kanıtlanamadığı, davacıların ...'a yolculuklarının vaki erteleme nedeniyle sonuçsuz kalacağının kabulünün gerektiği, bu nedenle aynı günkü ...-... ve ...-... uçak biletleri bedellerinin «tazmini talebinin» yerinde olduğu, boşuna yolculuk yapılmasının yaratacağı elem ve sıkıntının BK m.49 anlamında «kişilik haklarına saldırı» teşkil edeceği, diğer uçak firması ile ... dışına yapılacak yolculuk bilet bedellerine dair talebin davalının sözleşme tarafı olmaması ve sonuçlarından sorumlu tutulmasını gerektiren bir sözleşme hükmü bulunmaması nedeniyle yerinde olmadığı, ...-... ve ...-... uçak biletlerinin bedelleri olan 323,00 TL «maddi tazminatın» ve paranın alım gücü, olayın oluş şekli dikkate alınarak her bir davalı için ayrı ayrı 750,00 TL manevi tazminatın 25.01.2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… ş ve davalı savunmasına dayanak teşkil eden metar raporu isimli belge bilirkişi ve mahkeme tarafından değerlendirilmemiştir.Bu nedenle öncelikle bahsi geçen raporun «mücbir sebep» bakımından değerlendirilmesi amacıyla, bu konuda uzman bir bilirkişi marifetiyle inceleme yapılarak, söz konusu taşımadaki gecikmenin mücbir sebepten kaynaklanıp kaynaklanmadığı belirlenmek suretiyle karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ...- Davacılar vekilinin manevi tazminat isteminin manevi zararın hangi nedenle oluştuğu tartışılmaksızın salt gecikmenin «kişilik haklarına saldırı» olduğu kabul edilmek suretiyle kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. ...- Ayrıca, davacılar vekili tarafından talep edilen, gecikme nedeniyle iptal edildiği belirtilen ...- ...gidiş dönüş uçuş biletlerinin ertelenme - «yenilenme» imkanı bulunup bulunmadığı veya biletler için erteleme-yenileme işlemi yapılıp yapılmadığı araştırılmaksızın, bu kalemlere ilişkin istemlerin reddi doğru görülmemi …
… eti ile ...- ...uçuşu gidiş dönüş biletlerinin iptali sebebiyle uğranılan maddi zararın tazminini talep etmiştir.Davalı ... şirketi ise, gecikmenin yoğun kar yağışı «sebebi» ile meydana geldiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10156 E. 2016/539 K.
Ortak:kişilik hakları · sözleşmeye aykırılık · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu hükme göre, her «sözleşmeye aykırılık» tek başına manevi tazminatı gerektirmez.
Manevi tazminata hükmedilebilmesi için aynı zamanda TBK'nın 58. maddesinde belirtilen şartlar dahilinde «kişilik haklarına» yönelik bir saldırının da mevcudiyeti gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, uçak yolculuğunun asıl tercih «sebebinin» çabuk seyahat imkanı sağlaması olmasına rağmen, davalının sırf tüm koltukların dolu olmasını temin için uçak kapasitesinden fazla bilet satmak suretiyle davacının zamanında seyahatini yapmasına engel olmak suretiyle ağır kusurlu olduğu, davacının başka bir şehre uçmak zorunda kaldığı ve bu nedenle mağduriyet yaşadığı, mesleğinin gerektirdiği yükümlülükler sebebiyle psikolojik olarak rahatsız olduğu, davacının seyahatini de geç yapmış olmasının seyahat özgürlüğüne ve «kişilik haklarına» açıkça saldırı niteliği taşıdığı gerekçesi ile tarafların sıfatı, işgal ettikleri makam ve diğer sosyal, ekonomik durumları dikkate alınarak, 180,00 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminatın davalı şirketten dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Her «sözleşmeye aykırılık» tek başına manevi tazminatı gerektirmez.
Manevi tazminata hükmedilebilmesi için aynı zamanda TBK'nın 58. maddesinde belirtilen şartlar dahilinde «kişilik haklarına» yönelik bir saldırının da mevcudiyeti gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, uçak yolculuğunun asıl tercih «sebebinin» çabuk seyahat imkanı sağlaması olmasına rağmen, davalının sırf tüm koltukların dolu olmasını temin için uçak kapasitesinden fazla bilet satmak suretiyle davacının zamanında seyahatini yapmasına engel olmak suretiyle ağır kusurlu olduğu, davacının başka bir şehre uçmak zorunda kaldığı ve bu nedenle mağduriyet yaşadığı, mesleğinin gerektirdiği yükümlülükler sebebiyle psikolojik olarak rahatsız olduğu, davacının seyahatini de geç yapmış olmasının seyahat özgürlüğüne ve «kişilik haklarına» açıkça saldırı niteliği taşıdığı gerekçesi ile tarafların sıfatı, işgal ettikleri makam ve diğer sosyal, ekonomik durumları dikkate alınarak, 180,00 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminatın davalı şirketten dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4239 E. , 2019/5756 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Tüketici Mahkemesince verilen 17/05/2018 tarih ve 2016/1034-2018/369 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin 2015 yılı başından itibaren Dubai’de yaşadığını, müvekkillerinden ...’un hamile olduğunu, Antalya’da bulunan doktoru tarafından hamileliğinin sağlıklı şekilde sürmesi için gerekli olan ameliyatın yapılması konusunda kendisine 20/04/2015 tarihine randevu verildiğini, 19/04/2015 tarihinde konfor, koltuk aralıklarının genişliği ve hizmet kalitesini de dikkate alarak Dubai-İstanbul seferini yapacak davalı şirkete ait uçakta seyahat etmek üzere uçuş tarihinden çok önce biletlerini aldıklarını, havaalanına seyahat saatinden 3 saat önce gittiklerini ve uçuş için gerekli işlemleri tamamladıklarını, uçuş saati geldiğinde uçağa binmek üzereyken uçağın dolu olduğu ve davalı şirketin fazladan koltuk sattığı gerekçesi ile uçağa alınmadıklarını, durumlarını bildirmelerine rağmen davalı şirket yetkililerini ikna edemediklerini, güvenlik zoru ile kapıdan uzaklaştırıldıklarını, müvekkillerinin ısrarlı çabaları karşılığında bir saat sonrasında Kahire aktarmalı başka bir uçakta yer ayarlandığını, ancak bu uçağın kalktığı alana gidebilmek için havaalanı içerisinde ellerinde valizleri ile kendi başlarına bırakıldıklarını, aynı şekilde Kahire’de valizlerini diğer uçağa da kendileri taşımak zorunda kaldıklarını, İstanbul’a vardıklarında İstanbul’dan Antalya’ya gitmek için aldıkları uçak biletlerinin de uçağın kalkmış olması sebebiyle yandığını, yeniden bilet almak zorunda kaldıklarını, davalı şirket yetkililerinin yaşanan bu süreçlerde kendileri ile ilgilenmediğini, ameliyat günü Antalya’ya ulaşamadıklarından bir hafta sonra ameliyatın yapıldığını, bu olaylar sebebiyle stres, yorgunluk ve üzüntü yaşadıklarını, bu durumun müvekkillerini derinden etkilediğini ileri sürerek davacı ...
için 45.000,00 TL ve ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın en yüksek ticari avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili Dubai’de yaşanan overbook durumu için Türk hukukunun uygulanamayacağını, davanın Dubai’de açılması gerektiğini, davacıların iddialarının Dubai’de yaşanması sebebiyle araştırılabilir nitelikte olmadığını, iddialar doğru olsa dahi yaşananların mevzuatta yer alan bir uygulama olduğunu, davacıların mevzuata uygun şekilde en yakın uçuşa yönlendirilip varış yerlerine ulaştırıldıklarını, ayrıca kendilerine maddi-manevi zararın tazmini için hediye uçak bileti verildiğini, overbook durumunun bir sektör uygulaması olup, davacıların şahsına yönelik bir uygulama yapılmadığını, son dakika yola çıkılıp ameliyata gidildiği iddiasının makul olmadığını, ameliyatın sonradan gerçekleştirilip bir zararın meydana gelmediğini, ayrıca istenilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı ...’un doktorunun tanık olarak verdiği beyanında “doğumun sağlıklı bir biçimde gerçekleştiğini” bildirdiği, tazminata karar verilebilmesi için bir zararın gerçekleşmesi ile zararla davalı tarafın eylemi arasında illiyet bağının bulunması gerektiği, netice itibarıyla bir zararın meydana gelmemiş olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, havayolu taşımasında "overbooking" uygulaması nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. TBK 58. maddesinde, kişilik hakkının zedelenmesinden zarar görenin, uğradığı manevi zararına karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Bu hükme göre, her sözleşmeye aykırılık tek başına manevi tazminatı gerektirmez. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için aynı zamanda TBK'nın 58. maddesinde belirtilen şartlar dahilinde kişilik haklarına yönelik bir saldırının da mevcudiyeti gerekir. Manevi zarar, kişinin duygusal dengesini bozan, yaşama sevincini, yaşama keyfini azaltan, panik, korku, dehşet, yas, öfke, iğrenme, elem, küçük düşme, utanç duyma, moralsizlik, tedirginlik, ümitsizlik, yalnızlık hissi, aşağılık hissi, hayal kırıklığı gibi olumsuz duygular, sarsıntılar veya fiziksel acılar olarak tanımlanabilir (Sözleşmeye Aykırılıktan Doğan Manevi Tazminat,..., İstanbul 2008, s.
184 vd.)
Somut olayda davacılar vekili, müvekkillerinden ...’un hamile olduğunu, Antalya’da bulunan doktorunun daha önceden yaptığı tetkikler neticesinde rahim ağzındaki açıklığın ileriki aylarda düşük yapma riskini % 90’lara çıkarabileceğini söyleyip 20/04/2015 tarihinde ameliyat yapılmak üzere müvekkiline randevu verildiğini, müvekkillerinin bileti daha önce alınmış 19/04/2015 tarihi saat 14:20’de Dubai-İstanbul seferini yapacak uçağa binmek üzere 3 saat önce Dubai Havalimanına gittiklerini, tüm işlemleri tamamlamalarına rağmen davalının “overbook” uygulaması nedeniyle uçağa alınmadıklarını, davalı şirketin yönlendirmesi ile davalı şirketin uçak biletlerini temin ettiği 15:00 de kalkan Kahire aktarmalı olarak İstanbul’a giden başka bir uçağa ameliyata yetişebilmek için binmek zorunda kaldıklarını, Kahire üzerinden İstanbul’a yapılan yolculuğun 23:30 da sonlandığını, bu süreçte yanlarında bulunan eşyalarını kendileri taşımak ve uzun süre havaalanları içerisinde yürümek zorunda kaldıklarını, İstanbul-Antalya arası aldıkları uçak biletinin ise zamanında İstanbul’a varamamaları sebebiyle yandığını, uygun bir uçuş bulunamaması sebebiyle bir gece İstanbul’da konaklamak zorunda kaldıklarını, yeniden uçak bileti aldıklarını, ayrıca ameliyata zamanında yetişememeleri sebebiyle ameliyatın bir hafta sonra yapıldığını, müvekkillerinin süreç içindeki stres, yorgunluk ve üzüntü duyduklarını belirterek manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Mahkemece talimat yolu ile dinlenen davacı ...’un doktoru ...’un, “davalının gebelikten önce rahim ağzında yetmezlik olduğunu saptadığını, hamileliğinin 2. ayında davacıya hamileliğin 13. veya 14. haftasında rahim ağzının dikilmesi gerektiğini yönünde bilgi ve bu operasyon için davacıya randevu verdiğini, rahim ağzı açıklığının erken doğuma ve bebeğin kaybedilmesi riskini yaratan bir rahatsızlık olduğunu, hava limanında davacının valiz taşıması ve uzun süreli yürümesinin erken doğum ve bebeğin kaybedilmesi riskini artıran olaylar olduğunu” beyan ettiği görülmüştür. Davacıların, davalının fazladan bilet satması nedeniyle uçağa alınmadığı hususu dosya kapsamı itibari ile çekişmesizdir. Somut olayda, üzerinde durulup, tartışılması gereken husus, davalı ...
şirketinden fazla bilet satışı nedeniyle uçağa alınmayan yolcuların manevi tazminat talebinde bulunup bulunamayacakları üzerinde toplanmaktadır.
Havayolu şirketlerinin maliyeti azaltmak ve kâr elde edebilmek amacı ile istatistik yardımı ile yaptıkları hesaplamalar ışığında, bilet alıp uçağa binmeyen yolcuların oranı dikkate alınmak suretiyle fazladan bilet satışı yaptıkları, bu doğrultuda zaman zaman fazladan satılan biletler nedeniyle bazı yolcu ya da yolcuların uçakta yer kalmaması sebebiyle uçağa alınamadıkları bilinen bir olgudur. Uygulamada “overbooking” adı verilen fazladan satış nedeniyle, uçağa alınmayan bazı yolcuların mağduriyeti gündeme gelebilmekte, bu mağduriyet manevi zarar boyutuna ulaşabilmekte ve bunun sonucunda manevi tazminata hükmedilmesi gündeme gelebilmektedir.
Davacılar 19/04/2015 tarihi saat 14:20’de Dubai-İstanbul seferini yapan uçağa binmek üzere Dubai Havalimanına gitmiş, ancak davalının yaptığı fazla bilet satışı nedeniyle, bu uçağa binemeyip Kahire aktarmalı İstanbul uçağına binmek zorunda kalmış, bu arada tüm eşyalarını kendileri taşımak zorunda bırakılmış, yolculuğun daha uzun sürmesi sonucunda bileti önceden alınan İstanbul-Antalya uçağına binemediklerinden yeniden bilet almak zorunda bırakılmış, ayrıca bir gece İstanbul’da konaklamak zorunda kaldıklarından 20/04/2015 tarihinde randevusu alınmış ameliyata girememişlerdir.
Bu durumda, yukarıda açıklanan ilke ve esaslar ışığında, davacıların “overbooking” uygulaması nedeniyle uçağa alınmamak suretiyle manevi zararının oluştuğu göz önüne alınmak ve gerekirse davalı kurumun yapmış olduğu Kahire aktarmalı İstanbul uçuşuna yer temin edilmesi gibi teklif de değerlendirilmek suretiyle davacılar yararına uygun bir manevi tazminata hükmedilmek gerekirken, yazılı şekilde, şartları oluşmadığından bahisle ret hükmü kurulması doğru görülmemiş, hükmün davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacıların temyiz itirazlarının kabulüne, kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 24/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/538241900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz