Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/13992 E. 2014/20286 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mahrum kalınan kâr↗ kâr mahrumiyeti↗ sözleşmeye aykırılık↗ basiretli tacir↗ taşıma sözleşmesi↗ olumsuz oy↗ alacak davası↗ maddi ve manevi tazminat↗ terkin↗ tacir↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu kapsamında, bilirkişi raporunun dosya kapsamına, sunulan delillere, yasal düzenlemelere uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 1.189,25 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, 1.500,00 TL mahrum kalınan kâr ile ilgili talep atiye terk edildiğinden karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin istemlerin reddine ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1 - HUMK’nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 ncü maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000 TL. sını geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 21.7.2004 hüküm tarihi itibariyle kesin olup, anılan miktar 01.01.2014 tarihi itibariyle 1.890 TL’na çıkarılmıştır.Somut olayda, mahkemece 04.03.2014 tarihinde kısmen kabul kararı verilerek, 1.189 TL’nın hüküm alınmasına karar verilmiş olup söz konusu miktarın, hüküm tarihi itibariyle, yukarıda anılan kanun hükmü uyarınca, temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından, kararın temyizi kabil olmayıp, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2 – Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, havayolu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, müvekkillerinin İstanbul Aktarmalı olarak Almanya'ya gitmek üzere uçak bileti satın aldıklarını, aynı uçağı bekleyen yaklaşık 6 kişinin işlemleri yapılarak uçağa alındığı halde müvekkillerinin ve 2 kişinin kaldığını, uçak dolduğundan isterlerse ertesi gün sabah uçabileceklerinin bildirildiğini, bu şekilde müvekkillerinin Almanya'ya gidemediklerini, tekerlekli sandalyeye bağlı davacı ...'un yaşadığı mağduriyetin aşikar olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, şartları oluşmadığı gerekçesiyle manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili, davalının “overbook” uygulaması nedeniyle müvekkillerinin uçağa alınmadığını, bu nedenle bir süre havalimanında bekledikten sonra evlerine döndüklerini, davacılardan ...’un tekerlekli sandalye ile hareket edebildiğini bildirerek manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davacıların, davalının fazladan bilet satması nedeniyle uçağa alınmadıkları hususu dosya kapsamı itibari ile çekişmesizdir. Somut olayda, üzerinde durulup, tartışılması gereken husus, davalı havayolu şirketinin fazla bilet satışı nedeniyle uçağa alınmayan yolcuların manevi tazminat talebinde bulunup bulunamayacakları üzerinde toplanmaktadır.
Havayolu şirketlerinin maliyeti azaltmak ve kar elde edebilmek amacı ile istatistik yardımı ile yaptıkları hesaplamalar ışığında, bilet alıp uçağa binmeyen yolcuların oranı dikkate alınmak suretiyle fazladan bilet satışı yaptıkları, bu doğrultuda zaman zaman fazladan satılan biletler nedeniyle bazı yolcu ya da yolcuların uçakta yer kalmaması sebebiyle uçağa alınamadıkları bilinen bir olgudur. Uygulamada “overbooking” adı verilen fazladan satış nedeniyle, uçağa alınmayan bazı yolcuların mağduriyeti gündeme gelebilmekte, bu mağduriyet manevi zarar boyutuna ulaşabilmekte ve bunun sonucunda manevi tazminata hükmedilmesi gündeme gelebilmektedir.
Manevi zarar, kişinin duygusal dengesini bozan, yaşama sevincini, yaşama keyfini azaltan, panik, korku, dehşet, yas, öfke, iğrenme, elem, küçük düşme, utanç duyma, moralsizlik, tedirginlik, ümitsizlik, yalnızlık hissi, aşağılık hissi, hayal kırıklığı gibi olumsuz duygular, sarsıntılar veya fiziksel acılar olarak tanımlanabilir (Sözleşmeye Aykırılıktan Doğan Manevi Tazminat, , İstanbul 2008, s. 184 vd.)
Somut olayda, önceden alınan havayolu yolcu taşıma biletleri kapsamında, davacılar gerekli hazırlıkları yapmak suretiyle ... Havalimanına gitmişler ancak davalının yaptığı fazla bilet satışı nedeniyle yolculuk yapmaksızın havalimanından ayrılmak durumunda kalmışlardır. Her ne kadar davalı tarafça, “overbooking” işleminin olağan bir uygulama olduğu savunmasında bulunulmuşsa da, bir takım işlem ve uygulamaların zaman içinde olağan hale gelmesi, o işlem ve uygulamanın doğru olduğu anlamına gelmeyeceği gibi kişiler üzerindeki olumsuz etkinin de ortadan kalkmasını gerektirmez. Bu hali ile yukarıda yapılan tanımdan da anlaşılacağı üzere, yolcu adaylarının üzerlerine düşen tüm edim ve özeni yerine getirmelerine karşın uçağa alınmamaları olgusu, başlı başına manevi zarara neden olabileceği gibi söz konusu uygulama, uçağa alınan ve alınmayan kişiler arasında ayrımcılığa yol açabilen ve Anayasa ile korunan eşitlik ilkesini zedeleyici bir potansiyel taşımaktadır.
Kaldı ki, davalı basiretli bir tacir gibi hareket etmek durumunda olup, havayolu taşımacılığı, başlı başına özel bir izni gerektiren, kendine has mevzuatı ve genişletilmiş sorumlulukları olan bir ticari faaliyettir.
Bu durumda, yukarıda açıklanan ilke ve esaslar ışığında, davacıların salt “overbooking” uygulaması nedeniyle uçağa alınmamak suretiyle manevi zararlarının oluştuğu göz önüne alınmak ve gerekirse davalı kurumun yapmış olduğu konaklama, bir sonraki uçuşta yer temini gibi teklifler de değerlendirilmek suretiyle davacılar yararına uygun bir manevi tazminata hükmedilmek gerekirken, yazılı şekilde, şartları oluşmadığından bahisle ret hükmü kurulması doğru görülmemiş, hükmün davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11487 E. 2016/6313 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · olumsuz oy · tacir · Tazminat
İncelediğiniz kararda2 – Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, havayolu «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Manevi zarar, kişinin duygusal dengesini bozan, yaşama sevincini, yaşama keyfini azaltan, panik, korku, dehşet, yas, öfke, iğrenme, elem, küçük düşme, utanç duyma, moralsizlik, tedirginlik, ümitsizlik, yalnızlık hissi, aşağılık hissi, hayal kırıklığı gibi «olumsuz» duygular, sarsıntılar veya fiziksel acılar olarak tanımlanabilir (Sözleşmeye Aykırılıktan Doğan Manevi Tazminat, , İstanbul 2008, s.
Her ne kadar davalı tarafça, “overbooking” işleminin olağan bir uygulama olduğu savunmasında bulunulmuşsa da, bir takım işlem ve uygulamaların zaman içinde olağan hale gelmesi, o işlem ve uygulamanın doğru olduğu anlamına gelmeyeceği gibi kişiler üzerindeki «olumsuz» etkinin de ortadan kalkmasını gerektirmez.
Benzer bu karardaDava, havayolu «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Manevi zarar, kişinin duygusal dengesini bozan, yaşama sevincini, yaşama keyfini azaltan, panik, korku, dehşet, yas, öfke, iğrenme, elem, küçük düşme, utanç duyma, moralsizlik, tedirginlik, ümitsizlik, yalnızlık hissi, aşağılık hissi, hayal kırıklığı gibi «olumsuz» duygular, sarsıntılar veya fiziksel acılar olarak tanımlanabilir (Sözleşmeye Aykırılıktan Doğan Manevi Tazminat,..., İstanbul 2008, s.
Her ne kadar davalı tarafça, “...” işleminin olağan bir uygulama olduğu savunmasında bulunulmuşsa da, bir takım işlem ve uygulamaların zaman içinde olağan hale gelmesi, o işlem ve uygulamanın doğru olduğu anlamına gelmeyeceği gibi kişiler üzerindeki «olumsuz» etkinin de ortadan kalkmasını gerektirmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ifa yardımcısı · kişilik haklarına saldırı · kişilik hakları · ifa · taşıyıcı · taahhütname · maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece,iddia, savunma, bilirkişi raporu, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «taahhüt» edilen 07.01.2014 tarihinden 2 gün sonra 09.01.2014 tarihinde taşımasının gerçekleştirildiği, bu nedenle davacının AB Yönergesi uyarınca çıkarılan ve 01.01.2012 tarihi itibariyle yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri gereği 400-Euro karşılığı 1.188,40 TL zarardan bağımsız ceza nitelikli tazminata hak kazandığı, davalının ayrıca tüm taşıma süreci için 20 kg serbest bagaj taahhüdüne karşın davalının «ifa yardımcısı» konumunda müteselsil taşımada birinci «taşıyıcı» olan ... firması tarafından 350-SEK tahsil edildiği ve bunun da davalı tarafından tazmin edilmesi gerektiği, ödeme tarihi kurlarından bunun 117,52 TL olduğu böylece davacının toplam «maddi tazminat» talebinin 1.305,92 TL miktarında hesaplandığı, davacının doluluk gerekçesiyle taşımaya alınmaması nedeniyle iki gün gecikmeli olarak taşınmasının «kişilik haklarına saldırı» teşkil etmeyeceği, zira davacının ...te yalnız başına kalmadığı, gelini olan ve tanık olarak dinlenen ...'un yanında olduğu, iki gün gecikmeden dolayı telafisi müm …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4239 E. 2019/5756 K.
Ortak:sözleşmeye aykırılık · olumsuz oy · Tazminat
İncelediğiniz karardaManevi zarar, kişinin duygusal dengesini bozan, yaşama sevincini, yaşama keyfini azaltan, panik, korku, dehşet, yas, öfke, iğrenme, elem, küçük düşme, utanç duyma, moralsizlik, tedirginlik, ümitsizlik, yalnızlık hissi, aşağılık hissi, hayal kırıklığı gibi «olumsuz» duygular, sarsıntılar veya fiziksel acılar olarak tanımlanabilir (Sözleşmeye Aykırılıktan Doğan Manevi Tazminat, , İstanbul 2008, s.
Her ne kadar davalı tarafça, “overbooking” işleminin olağan bir uygulama olduğu savunmasında bulunulmuşsa da, bir takım işlem ve uygulamaların zaman içinde olağan hale gelmesi, o işlem ve uygulamanın doğru olduğu anlamına gelmeyeceği gibi kişiler üzerindeki «olumsuz» etkinin de ortadan kalkmasını gerektirmez.
Benzer bu karardaBu hükme göre, her «sözleşmeye aykırılık» tek başına manevi tazminatı gerektirmez.
Manevi zarar, kişinin duygusal dengesini bozan, yaşama sevincini, yaşama keyfini azaltan, panik, korku, dehşet, yas, öfke, iğrenme, elem, küçük düşme, utanç duyma, moralsizlik, tedirginlik, ümitsizlik, yalnızlık hissi, aşağılık hissi, hayal kırıklığı gibi «olumsuz» duygular, sarsıntılar veya fiziksel acılar olarak tanımlanabilir (Sözleşmeye Aykırılıktan Doğan Manevi Tazminat,..., İstanbul 2008, s.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik hakları · illiyet bağı · hamil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı ...’un doktorunun tanık olarak verdiği beyanında “doğumun sağlıklı bir biçimde gerçekleştiğini” bildirdiği, tazminata karar verilebilmesi için bir zararın gerçekleşmesi ile zararla davalı tarafın eylemi arasında «illiyet bağının» bulunması gerektiği, netice itibarıyla bir zararın meydana gelmemiş olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminata hükmedilebilmesi için aynı zamanda TBK'nın 58. maddesinde belirtilen şartlar dahilinde «kişilik haklarına» yönelik bir saldırının da mevcudiyeti gerekir.
184 vd.) Somut olayda davacılar vekili, müvekkillerinden ...’un «hamile» olduğunu, Antalya’da bulunan doktorunun daha önceden yaptığı tetkikler neticesinde rahim ağzındaki açıklığın ileriki aylarda düşük yapma riskini % 90’lara çıkarabi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10699 E. 2014/2017 K.
Ortak:olumsuz oy · Tazminat
İncelediğiniz karardaManevi zarar, kişinin duygusal dengesini bozan, yaşama sevincini, yaşama keyfini azaltan, panik, korku, dehşet, yas, öfke, iğrenme, elem, küçük düşme, utanç duyma, moralsizlik, tedirginlik, ümitsizlik, yalnızlık hissi, aşağılık hissi, hayal kırıklığı gibi «olumsuz» duygular, sarsıntılar veya fiziksel acılar olarak tanımlanabilir (Sözleşmeye Aykırılıktan Doğan Manevi Tazminat, , İstanbul 2008, s.
Her ne kadar davalı tarafça, “overbooking” işleminin olağan bir uygulama olduğu savunmasında bulunulmuşsa da, bir takım işlem ve uygulamaların zaman içinde olağan hale gelmesi, o işlem ve uygulamanın doğru olduğu anlamına gelmeyeceği gibi kişiler üzerindeki «olumsuz» etkinin de ortadan kalkmasını gerektirmez.
Benzer bu karardaManevi zarar, kişinin duygusal dengesini bozan, yaşama sevincini, yaşama keyfini azaltan, panik, korku, dehşet, yas, öfke, iğrenme, elem, küçük düşme, utanç duyma, moralsizlik, tedirginlik, ümitsizlik, yalnızlık hissi, aşağılık hissi, hayal kırıklığı gibi «olumsuz» duygusal sarsıntılar ve/veya fiziksel acılardır.(Oğuzman, M.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 167 · kusur
Benzer bu kararda… e, tüm dosya kapsamına toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davalı havayolu şirketinin gecikmenin oluşmasında veya gecikme süresinin uzamasında «kusuru» bulunmadığı, gecikmenin davalıya veya çalıştırdığı elemanlarına yüklenemeyen dış etkenler ve beklenilmedik olaylar sonucu meydana geldiği, davacıların maddi ve man …
Kemal, Özer Seliçi, Şaibe Oktay Özdemir: Kişiler Hukuku (Gerçek ve Tüzel Kişiler), 8.bası, İstanbul, Filiz Kitabevi, 2005, sayfa:«167») Davacılar tarifeli bilet satın aldıklarından, davalı vekilinin savunmasında belirttiği gecikme nedenleri davalı hava yolu şirketini sorumluluktan kurtarmaz.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/524 E. 2018/5980 K.
Ortak:sözleşmeye aykırılık
Benzer bu karardaHer «sözleşmeye aykırılık» tek başına manevi tazminatı gerektirmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik haklarının ihlali · kişilik hakları · şirket zararı · maddi tazminat
Benzer bu kararda… unda kaldığı, davalının kusurlu eylemleri neticesi 2-3 ay önceden planlanan duruşmaların aksaması ve yine hava alanında bekletilerek ...'a gönderilmesinin davacının «kişilik haklarına» haksız zarar verdiği gerekçesiyle, 180 TL «maddi tazminat» ile 10.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 10.180 TL tazminatın, dava tarihi olan 11.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı tar …
Mahkemece, manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmişse de, somut olayda davacı taraf, meydana gelen olay nedeniyle «kişilik haklarının ihlal» edildiğini ispat edememiştir.
İline gönderildiği, oradan da kendi imkanları ile görev yerine gittiği, bu haliyle davalı havayolu «şirketinin zararın» oluşumunda birincil derecede kusurlu olduğu, olay anında davacı tarafın beyan ve taleplerinin dikkate alınmadığı, davacının yapmış olduğu mesleğin hassasiyeti, ertesi gün yapılacak duruşmaları olması nedeniyle olay günü ...
Manevi tazminata hükmedilebilmesi için aynı zamanda TBK'nın 58. maddesinde belirtilen şartlar dahilinde «kişilik haklarına» yönelik bir saldırının da mevcudiyeti gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10156 E. 2016/539 K.
Ortak:sözleşmeye aykırılık · Tazminat
Benzer bu karardaHer «sözleşmeye aykırılık» tek başına manevi tazminatı gerektirmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik hakları · yasal faiz · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, uçak yolculuğunun asıl tercih «sebebinin» çabuk seyahat imkanı sağlaması olmasına rağmen, davalının sırf tüm koltukların dolu olmasını temin için uçak kapasitesinden fazla bilet satmak suretiyle davacının zamanında seyahatini yapmasına engel olmak suretiyle ağır kusurlu olduğu, davacının başka bir şehre uçmak zorunda kaldığı ve bu nedenle mağduriyet yaşadığı, mesleğinin gerektirdiği yükümlülükler sebebiyle psikolojik olarak rahatsız olduğu, davacının seyahatini de geç yapmış olmasının seyahat özgürlüğüne ve «kişilik haklarına» açıkça saldırı niteliği taşıdığı gerekçesi ile tarafların sıfatı, işgal ettikleri makam ve diğer sosyal, ekonomik durumları dikkate alınarak, 180,00 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminatın davalı şirketten dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Manevi tazminata hükmedilebilmesi için aynı zamanda TBK'nın 58. maddesinde belirtilen şartlar dahilinde «kişilik haklarına» yönelik bir saldırının da mevcudiyeti gerekir.
Somut olayda davalı eyleminin davacının «kişilik haklarına» ne şekilde zarar verdiği açıklanmadığı gibi, kabul şekline göre de fahiş miktarda manevi tazminata hükmedilmesi de doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/13992 E. , 2014/20286 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/03/2014 tarih ve 2012/395-2014/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin 26/01/2012 tarihinde İstanbul Aktarmalı olarak Almanya'ya gitmek üzere uçak bileti satın aldıklarını, havaalanında banko elamanınca uçuşun henüz açık olmadığı, beklemek gerektiğinin bildirildiğini, uçuş saati yaklaştığında halen uçuşun açılmadığının söylendiğini, aynı uçağı bekleyen yaklaşık 6 kişinin işlemleri yapılarak uçağa alındığı halde müvekkillerinin ve 2 kişinin kaldığını, uçak dolduğundan isterlerse ertesi gün sabah uçabileceklerinin bildirildiğini, bu şekilde müvekkillerinin Almanya'ya gidemediklerini, vize 2 günlük olduğundan başka bir uçakla gitme şanslarının da olmadığı, tekerlekli sandalyeye bağlı davacı ...'un yaşadığı mağduriyetin aşikar olduğunu ileri sürerek, yapılan masraflar, harcanan zaman ve emek nedeniyle toplam 4.963,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sektör uygulanmasından kaynaklanan olayda davacılarca otel, servis hizmeti ile rezervasyon değişikliği tekliflerinin kabul edilmediğini, yaşanan olayın havacılık sektörünün doğası gereği olduğunu, uçak biletlerinin mil ile alınıp açık bilet olduğunu ve her zaman kullanılabileceğini, talep edilen zararların tazmininin konvansiyonda öngörülmediğini, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu kapsamında, bilirkişi raporunun dosya kapsamına, sunulan delillere, yasal düzenlemelere uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 1.189,25 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, 1.500,00 TL mahrum kalınan kâr ile ilgili talep atiye terk edildiğinden karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin istemlerin reddine ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1 - HUMK’nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 ncü maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000 TL. sını geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 21.7.2004 hüküm tarihi itibariyle kesin olup, anılan miktar 01.01.2014 tarihi itibariyle 1.890 TL’na çıkarılmıştır.Somut olayda, mahkemece 04.03.2014 tarihinde kısmen kabul kararı verilerek, 1.189 TL’nın hüküm alınmasına karar verilmiş olup söz konusu miktarın, hüküm tarihi itibariyle, yukarıda anılan kanun hükmü uyarınca, temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından, kararın temyizi kabil olmayıp, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2 – Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, havayolu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, müvekkillerinin İstanbul Aktarmalı olarak Almanya'ya gitmek üzere uçak bileti satın aldıklarını, aynı uçağı bekleyen yaklaşık 6 kişinin işlemleri yapılarak uçağa alındığı halde müvekkillerinin ve 2 kişinin kaldığını, uçak dolduğundan isterlerse ertesi gün sabah uçabileceklerinin bildirildiğini, bu şekilde müvekkillerinin Almanya'ya gidemediklerini, tekerlekli sandalyeye bağlı davacı ...'un yaşadığı mağduriyetin aşikar olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, şartları oluşmadığı gerekçesiyle manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili, davalının “overbook” uygulaması nedeniyle müvekkillerinin uçağa alınmadığını, bu nedenle bir süre havalimanında bekledikten sonra evlerine döndüklerini, davacılardan ...’un tekerlekli sandalye ile hareket edebildiğini bildirerek manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davacıların, davalının fazladan bilet satması nedeniyle uçağa alınmadıkları hususu dosya kapsamı itibari ile çekişmesizdir. Somut olayda, üzerinde durulup, tartışılması gereken husus, davalı havayolu şirketinin fazla bilet satışı nedeniyle uçağa alınmayan yolcuların manevi tazminat talebinde bulunup bulunamayacakları üzerinde toplanmaktadır.
Havayolu şirketlerinin maliyeti azaltmak ve kar elde edebilmek amacı ile istatistik yardımı ile yaptıkları hesaplamalar ışığında, bilet alıp uçağa binmeyen yolcuların oranı dikkate alınmak suretiyle fazladan bilet satışı yaptıkları, bu doğrultuda zaman zaman fazladan satılan biletler nedeniyle bazı yolcu ya da yolcuların uçakta yer kalmaması sebebiyle uçağa alınamadıkları bilinen bir olgudur. Uygulamada “overbooking” adı verilen fazladan satış nedeniyle, uçağa alınmayan bazı yolcuların mağduriyeti gündeme gelebilmekte, bu mağduriyet manevi zarar boyutuna ulaşabilmekte ve bunun sonucunda manevi tazminata hükmedilmesi gündeme gelebilmektedir.
Manevi zarar, kişinin duygusal dengesini bozan, yaşama sevincini, yaşama keyfini azaltan, panik, korku, dehşet, yas, öfke, iğrenme, elem, küçük düşme, utanç duyma, moralsizlik, tedirginlik, ümitsizlik, yalnızlık hissi, aşağılık hissi, hayal kırıklığı gibi olumsuz duygular, sarsıntılar veya fiziksel acılar olarak tanımlanabilir (Sözleşmeye Aykırılıktan Doğan Manevi Tazminat, , İstanbul 2008, s. 184 vd.)
Somut olayda, önceden alınan havayolu yolcu taşıma biletleri kapsamında, davacılar gerekli hazırlıkları yapmak suretiyle ... Havalimanına gitmişler ancak davalının yaptığı fazla bilet satışı nedeniyle yolculuk yapmaksızın havalimanından ayrılmak durumunda kalmışlardır. Her ne kadar davalı tarafça, “overbooking” işleminin olağan bir uygulama olduğu savunmasında bulunulmuşsa da, bir takım işlem ve uygulamaların zaman içinde olağan hale gelmesi, o işlem ve uygulamanın doğru olduğu anlamına gelmeyeceği gibi kişiler üzerindeki olumsuz etkinin de ortadan kalkmasını gerektirmez. Bu hali ile yukarıda yapılan tanımdan da anlaşılacağı üzere, yolcu adaylarının üzerlerine düşen tüm edim ve özeni yerine getirmelerine karşın uçağa alınmamaları olgusu, başlı başına manevi zarara neden olabileceği gibi söz konusu uygulama, uçağa alınan ve alınmayan kişiler arasında ayrımcılığa yol açabilen ve Anayasa ile korunan eşitlik ilkesini zedeleyici bir potansiyel taşımaktadır.
Kaldı ki, davalı basiretli bir tacir gibi hareket etmek durumunda olup, havayolu taşımacılığı, başlı başına özel bir izni gerektiren, kendine has mevzuatı ve genişletilmiş sorumlulukları olan bir ticari faaliyettir.
Bu durumda, yukarıda açıklanan ilke ve esaslar ışığında, davacıların salt “overbooking” uygulaması nedeniyle uçağa alınmamak suretiyle manevi zararlarının oluştuğu göz önüne alınmak ve gerekirse davalı kurumun yapmış olduğu konaklama, bir sonraki uçuşta yer temini gibi teklifler de değerlendirilmek suretiyle davacılar yararına uygun bir manevi tazminata hükmedilmek gerekirken, yazılı şekilde, şartları oluşmadığından bahisle ret hükmü kurulması doğru görülmemiş, hükmün davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
,Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin HUMK'nın 432/4 ncü maddesi hükmü uyarınca REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, temyiz harcı davalıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 23/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/354077300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz