Hizmet akdi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/1185 E. 2019/5739 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hizmet akdi↗ rekabet yasağı↗ hizmet sözleşmesi↗ oy yasağı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşmesi tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 348. maddesi maddede sözü edilen sırlara vakıf işçinin mukavele yapmak şartıyla işten ayrılması halinde aynı işi kendi adına yapmamasını, rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını düzenlediği, sözleşmenin hizmet akdinin sona ermesinden sonraki döneme düzenleme getirdiği, davalının çalıştığı her iki şirketin de çelik alım satımı ile uğraştığı, buna ilişkin sayılı firma bulunduğu, davalının sonraki çalıştığı firmanın da Marmara Bölgesinde faaliyet gösterdiği, aynı müşteri kitlesine hitap ettikleri, tanık beyanlarında da rakip firmalar olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalının rekabet yasağını ihlal ettiği, sözleşme gereğince en son aldığı net ücret olan 7.565 TL'nin 3 katı olan 22.695 TL alacağın davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tbk 444 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12670 E. 2017/7204 K.
Ortak:hizmet akdi · rekabet yasağı · hizmet sözleşmesi · oy yasağı · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen «hizmet sözleşmesi» tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 348. maddesi maddede sözü edilen sırlara vakıf işçinin mukavele yapmak şartıyla işten ayrılması halinde aynı işi kendi adına yapmamasını, rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını düzenlediği, sözleşmenin «hizmet akdinin» sona ermesinden sonraki döneme düzenleme getirdiği, davalının çalıştığı her iki şirketin de çelik alım satımı ile uğraştığı, buna ilişkin sayılı firma bulunduğu, davalının sonraki çalıştığı firmanın da Marmara Bölgesinde faaliyet gösterdiği, aynı müşteri kitlesine hitap ettikleri, tanık beyanlarında da rakip firmalar olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalının «rekabet yasağını» ihlal ettiği, sözleşme gereğince en «son» aldığı net ücret olan 7.565 TL'nin 3 katı olan 22.695 TL alacağın davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizc …
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında düzenlenen «hizmet sözleşmesi» tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 348. maddesi maddede sözü edilen sırlara vakıf işçinin mukavele yapmak şartıyla işten ayrılması halinde aynı işi kendi adına yapmamasını, rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını düzenlediği, sözleşmenin «hizmet akdinin» sona ermesinden sonraki döneme düzenleme getirdiği, davalının çalıştığı her iki şirketin de çelik alım satımı ile uğraştığı, buna ilişkin sayılı firma bulunduğu, davalının sonraki çalıştığı firmanın da Marmara Bölgesinde faaliyet gösterdiği, aynı müşteri kitlesine hitap ettikleri, tanık beyanlarında da rakip firmalar olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalının «rekabet yasağını» ihlal ettiği, sözleşme gereğince en «son» aldığı net ücret olan 7.565 TL'nin 3 katı olan 22.695 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… i bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, her ne kadar «rekabet yasağının» ihlal tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 444 vd. maddelerinin uygulanması gerekirken, 818 sayılı BK'nu uygulanarak karar verilmesi doğru değil is …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1270 E. 2015/13764 K.
Ortak:rekabet yasağı · oy yasağı · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen «hizmet sözleşmesi» tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 348. maddesi maddede sözü edilen sırlara vakıf işçinin mukavele yapmak şartıyla işten ayrılması halinde aynı işi kendi adına yapmamasını, rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını düzenlediği, sözleşmenin «hizmet akdinin» sona ermesinden sonraki döneme düzenleme getirdiği, davalının çalıştığı her iki şirketin de çelik alım satımı ile uğraştığı, buna ilişkin sayılı firma bulunduğu, davalının sonraki çalıştığı firmanın da Marmara Bölgesinde faaliyet gösterdiği, aynı müşteri kitlesine hitap ettikleri, tanık beyanlarında da rakip firmalar olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalının «rekabet yasağını» ihlal ettiği, sözleşme gereğince en «son» aldığı net ücret olan 7.565 TL'nin 3 katı olan 22.695 TL alacağın davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizc …
Benzer bu kararda… olarak görev yaparken 11.07.2011 tarihinde işten ayrılmış, bilahare dava dışı ilaç firmasında kurumsal ilişkiler uzmanı olarak göreve başlamış, taraflar arasındaki «rekabet yasağı sözleşmesinde» ise davalının herhangi bir nedenle işten ayrılmasından sonra 2 yıl içerisinde ... illerinde davacı firmanın iş dalında çalışamayacağı, aksi halde en «son» aylık brüt maaşın 10 katı tutarında «cezai şart» uygulanacağı hüküm altına alınmış, mahkemece davalının rekabet yasağına aykırı hareket ettiğinin ispatlanamadığı, davalının çalıştığı iş kolunun farklı olduğu gere …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının somut olarak «rekabet yasağına» aykırı hareket ettiğinin ispatlanamadığı, davalının çalıştığı iş kollarının farklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 348. maddesi kapsamında açılmış «rekabet yasağı sözleşmesinden» kaynaklanan «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üretim sırları · rekabet yasağı sözleşmesi · kısıtlılık · hakkaniyet · cezai şart
Benzer bu karardaDava, 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 348. maddesi kapsamında açılmış «rekabet yasağı sözleşmesinden» kaynaklanan «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
… olarak görev yaparken 11.07.2011 tarihinde işten ayrılmış, bilahare dava dışı ilaç firmasında kurumsal ilişkiler uzmanı olarak göreve başlamış, taraflar arasındaki «rekabet yasağı sözleşmesinde» ise davalının herhangi bir nedenle işten ayrılmasından sonra 2 yıl içerisinde ... illerinde davacı firmanın iş dalında çalışamayacağı, aksi halde en «son» aylık brüt maaşın 10 katı tutarında «cezai şart» uygulanacağı hüküm altına alınmış, mahkemece davalının rekabet yasağına aykırı hareket ettiğinin ispatlanamadığı, davalının çalıştığı iş kolunun farklı olduğu gere …
Aynı Kanun'un 349. maddesi ise bu «yasağın», ancak işçinin iktisadi geleceğinin «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye girmesini menedecek biçimde zaman, yer ve işin nevi yönünden halin icabına göre uygun bir hudut dahilinde şart edilmiş olması halinde geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır.
Oysa, davalı taraf ilaç firmasındaki konumu itibariyle 818 Sayılı BK'nın 348/2. maddesi uyarınca, davacı firmanın «üretim sırlarına», işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânına sahip olduğu gibi, bu bilgileri kullanması ve işverenin önemli bir zararına sebep olması da kuvvetli ihtimal dahilindedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11540 E. 2014/13703 K.
Ortak:hizmet akdi · rekabet yasağı · hizmet sözleşmesi · oy yasağı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen «hizmet sözleşmesi» tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 348. maddesi maddede sözü edilen sırlara vakıf işçinin mukavele yapmak şartıyla işten ayrılması halinde aynı işi kendi adına yapmamasını, rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını düzenlediği, sözleşmenin «hizmet akdinin» sona ermesinden sonraki döneme düzenleme getirdiği, davalının çalıştığı her iki şirketin de çelik alım satımı ile uğraştığı, buna ilişkin sayılı firma bulunduğu, davalının sonraki çalıştığı firmanın da Marmara Bölgesinde faaliyet gösterdiği, aynı müşteri kitlesine hitap ettikleri, tanık beyanlarında da rakip firmalar olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalının «rekabet yasağını» ihlal ettiği, sözleşme gereğince en «son» aldığı net ücret olan 7.565 TL'nin 3 katı olan 22.695 TL alacağın davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizc …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, BK'nın 444. maddesinde düzenlenen «rekabet yasağının» asli yükümlülük doğuran bir sözleşme olmayıp, iş akdinden kaynaklı fer'i bir yükümlülük olduğu, rekabet etmeme borcunun iş akdinin sonuçlarından olduğu ve ister iş akdinin devamı süresince isterse iş akdinin bitiminden sonra işçinin rekabet etmeyeceğine dair ihtilafların iş ilişkisinden kaynaklandığı, bu itibarla somut uyuşmazlığın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca İş Mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle «görevsizlik» nedeniyle dava dilekçesinin «usulden reddine», kararın kesinleştiği tarihten itibaren başvuru halinde dosyanın yetkili ve «görevli» İstanbul Anadolu Nöbetçi İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava, «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Davacı tarafça, davalının imzaladığı «taahhütname» ile işten ayrıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde İstanbul ilinde aynı iş ile iştigal eden başka şirkette çalışmamayı kabul ettiğini taahhüt etmesine rağmen akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirkette çalıştığı ve «rekabet yasağını» ihlal ettiği iddiasıyla işbu dava açılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · cezai şart · usulden reddi · görevsizlik kararı · taahhütname · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, BK'nın 444. maddesinde düzenlenen «rekabet yasağının» asli yükümlülük doğuran bir sözleşme olmayıp, iş akdinden kaynaklı fer'i bir yükümlülük olduğu, rekabet etmeme borcunun iş akdinin sonuçlarından olduğu ve ister iş akdinin devamı süresince isterse iş akdinin bitiminden sonra işçinin rekabet etmeyeceğine dair ihtilafların iş ilişkisinden kaynaklandığı, bu itibarla somut uyuşmazlığın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca İş Mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle «görevsizlik» nedeniyle dava dilekçesinin «usulden reddine», kararın kesinleştiği tarihten itibaren başvuru halinde dosyanın yetkili ve «görevli» İstanbul Anadolu Nöbetçi İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava, «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Davacı tarafça, davalının imzaladığı «taahhütname» ile işten ayrıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde İstanbul ilinde aynı iş ile iştigal eden başka şirkette çalışmamayı kabul ettiğini taahhüt etmesine rağmen akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirkette çalıştığı ve «rekabet yasağını» ihlal ettiği iddiasıyla işbu dava açılmıştır.
Oysa, davacı taraf işbu davada davalının akdin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi nedeniyle «cezai şart» istemektedir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2238 E. 2012/17515 K.
Ortak:hizmet akdi · hizmet sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen «hizmet sözleşmesi» tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 348. maddesi maddede sözü edilen sırlara vakıf işçinin mukavele yapmak şartıyla işten ayrılması halinde aynı işi kendi adına yapmamasını, rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını düzenlediği, sözleşmenin «hizmet akdinin» sona ermesinden sonraki döneme düzenleme getirdiği, davalının çalıştığı her iki şirketin de çelik alım satımı ile uğraştığı, buna ilişkin sayılı firma bulunduğu, davalının sonraki çalıştığı firmanın da Marmara Bölgesinde faaliyet gösterdiği, aynı müşteri kitlesine hitap ettikleri, tanık beyanlarında da rakip firmalar olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalının «rekabet yasağını» ihlal ettiği, sözleşme gereğince en «son» aldığı net ücret olan 7.565 TL'nin 3 katı olan 22.695 TL alacağın davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizc …
Benzer bu karardaDüzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usul ekonomisi · özen yükümlülüğü · istifa · reeskont faizi · kamu düzeni · hukuki yarar · görevsizlik kararı · maddi tazminat
Benzer bu kararda… cı şirketi karalamaya yönelik faaliyette bulunduklarına ilişkin bir beyanda bulunmadıkları, önceden davacı şirkette çalışırken 18.07.2005 ve 31.08.2005 tarihlerinde «istifa» ederek ayrılan davalılar ... ve ...’nın davacı şirketle aynı alanda faaliyette bulunan davalı şirkette münferit yetkili müdür olarak çalışmaya başladıkları ve davacı şirkette çalışırken tanıdıkları davacı portföyündeki bir kısım müşterileri telefonla arayarak ve bizzat ziyaret ederek davalı şirket için daha iyi imkanlarla poliçe yapmayı teklif ettikleri ve bir kısım davacı müşterileri için poliçe düzenledikleri,bu durumun TTK’nun 56. ve devamı maddelerine göre «haksız rekabet» oluşturduğu, önceden davacı şirket portföyünde iken sonradan davalı şirkete geçen müşteriler nedeniyle davacı şirketin 66.983.64 TL maddi zarara uğradığı,davalıların davacı ve ürünlerini karalayıcı yönde bir faaliyet ve beyanlarının bulunmadığı, bu nedenle somut olayda manevi tazminat istem koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıların Haksız Rekabetinin tesbiti ve önlenmesine, davacının «maddi tazminat» isteminin 66.983,64 TL için kabulüne, bu miktara dava tarihinden itibaren «reeskont faizi» yürütülerek davalılardan tahsiline, koşulları bakımından oluşmaması nedeniyle davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla ve iş akdinin feshinden sonraki eylemler ile daha önceki eylemler arasındaki bağlantı iddiası nedeniyle uyuşmazlığın bütün olarak değerlendirilmesindeki «hukuki yarar» ve «usul ekonomisi» hükümleri nazara alınarak mahkemece, davadaki tüm davalılar bakımından «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Diğer davalı ... ise davalı şirketin kuruluşundan önce davacı şirketten «istifa» ile ayrılmıştır.
Somut olayda dava, davacı şirkette iş akdi çerçevesinde çalışan davalı ...’nın iş akdi devam ettiği sırada «özen yükümlülüğüne» aykırı davranışa dayalı eylemlerinin değerlendirilmesi İş Mahkemesinin görevi dahilindedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10407 E. 2014/13534 K.
Ortak:hizmet akdi · rekabet yasağı · hizmet sözleşmesi · oy yasağı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen «hizmet sözleşmesi» tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 348. maddesi maddede sözü edilen sırlara vakıf işçinin mukavele yapmak şartıyla işten ayrılması halinde aynı işi kendi adına yapmamasını, rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını düzenlediği, sözleşmenin «hizmet akdinin» sona ermesinden sonraki döneme düzenleme getirdiği, davalının çalıştığı her iki şirketin de çelik alım satımı ile uğraştığı, buna ilişkin sayılı firma bulunduğu, davalının sonraki çalıştığı firmanın da Marmara Bölgesinde faaliyet gösterdiği, aynı müşteri kitlesine hitap ettikleri, tanık beyanlarında da rakip firmalar olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalının «rekabet yasağını» ihlal ettiği, sözleşme gereğince en «son» aldığı net ücret olan 7.565 TL'nin 3 katı olan 22.695 TL alacağın davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizc …
Benzer bu karardaDava «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, davacı, taraflar arasındaki «hizmet sözleşmesi» ile davacı şirkette diyaliz hemşiresi olarak çalışan davalının akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir diyaliz merkezinde çalışmaya baş …
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya «sebebin» davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup somut olayda olduğu gibi düzenlenen bir «hizmet sözleşmesi» içinde yer alması davanın «mutlak ticari» dava olduğu niteliğini değiştirmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iş sırrı · işçi-işveren ilişkisi · mutlak ticari dava · ticari dava niteliği · cezai şart · usulden reddi · görevsizlik kararı · dava sebebi
Benzer bu kararda… sındaki hizmet akdinden kaynaklanmakta olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmesinin iş mahkemelerinin görevini ortadan kaldırmadığı, TTK 4/1-3 maddesinde «işçi işveren ilişkisinin» düzenlemediği gerekçesiyle dava dilekçesinin mahkemenin «görevsizliği» nedeni ile «usulden reddine», dosyanın talep halinde yasal sürede «görevli» Aydın İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya «sebebin» davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup somut olayda olduğu gibi düzenlenen bir «hizmet sözleşmesi» içinde yer alması davanın «mutlak ticari» dava olduğu niteliğini değiştirmez.
Dava «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, davacı, taraflar arasındaki «hizmet sözleşmesi» ile davacı şirkette diyaliz hemşiresi olarak çalışan davalının akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir diyaliz merkezinde çalışmaya baş …
Oysa davada davacı taraf davalının akdin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi nedeniyle «cezai şart» istemektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6789 E. 2012/9875 K.
Ortak:hizmet akdi · rekabet yasağı · hizmet sözleşmesi · oy yasağı · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen «hizmet sözleşmesi» tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 348. maddesi maddede sözü edilen sırlara vakıf işçinin mukavele yapmak şartıyla işten ayrılması halinde aynı işi kendi adına yapmamasını, rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını düzenlediği, sözleşmenin «hizmet akdinin» sona ermesinden sonraki döneme düzenleme getirdiği, davalının çalıştığı her iki şirketin de çelik alım satımı ile uğraştığı, buna ilişkin sayılı firma bulunduğu, davalının sonraki çalıştığı firmanın da Marmara Bölgesinde faaliyet gösterdiği, aynı müşteri kitlesine hitap ettikleri, tanık beyanlarında da rakip firmalar olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalının «rekabet yasağını» ihlal ettiği, sözleşme gereğince en «son» aldığı net ücret olan 7.565 TL'nin 3 katı olan 22.695 TL alacağın davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizc …
Benzer bu kararda1-Dava, «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili ve ihlale «son» verilmesi ile TTK 58/d maddesi uyarınca maddi, BK 49, TTK 58/e maddesi uyarınca manevi tazminat istemine ilişkin olup, davalı ...'in davacının yanında çalıştığı, i …
Mahkemece, iş kanunu kapsamında sayılan kişinin, «rekabet yasağı sözleşmesini ihlali» nedeniyle açılan «cezai şartın» tahsiline ilişkin davada iş mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle, mahkemenin «görevsizliğine», karar kesinleşmesi ve istem halinde dosyanın Kadıköy İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iş sırrı · rekabet yasağı sözleşmesi · mutlak ticari dava · sözleşmenin ihlali · ticari dava niteliği · cezai şart · görevsizlik kararı · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, iş kanunu kapsamında sayılan kişinin, «rekabet yasağı sözleşmesini ihlali» nedeniyle açılan «cezai şartın» tahsiline ilişkin davada iş mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle, mahkemenin «görevsizliğine», karar kesinleşmesi ve istem halinde dosyanın Kadıköy İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya «sebebin» davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup somut olayda olduğu gibi düzenlenen bir «hizmet sözleşmesi» içinde yer alması davanın «mutlak ticari» dava olduğu niteliğini değiştirmez.
1-Dava, «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili ve ihlale «son» verilmesi ile TTK 58/d maddesi uyarınca maddi, BK 49, TTK 58/e maddesi uyarınca manevi tazminat istemine ilişkin olup, davalı ...'in davacının yanında çalıştığı, i …
Oysa davada davacı taraf davalının akdin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi nedeniyle «cezai şart» istemekte ve bu eylemin durdurulmasını talep etmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12093 E. 2010/640 K.
Ortak:hizmet akdi · rekabet yasağı · hizmet sözleşmesi · oy yasağı · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen «hizmet sözleşmesi» tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 348. maddesi maddede sözü edilen sırlara vakıf işçinin mukavele yapmak şartıyla işten ayrılması halinde aynı işi kendi adına yapmamasını, rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını düzenlediği, sözleşmenin «hizmet akdinin» sona ermesinden sonraki döneme düzenleme getirdiği, davalının çalıştığı her iki şirketin de çelik alım satımı ile uğraştığı, buna ilişkin sayılı firma bulunduğu, davalının sonraki çalıştığı firmanın da Marmara Bölgesinde faaliyet gösterdiği, aynı müşteri kitlesine hitap ettikleri, tanık beyanlarında da rakip firmalar olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalının «rekabet yasağını» ihlal ettiği, sözleşme gereğince en «son» aldığı net ücret olan 7.565 TL'nin 3 katı olan 22.695 TL alacağın davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizc …
Benzer bu karardaDava «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili ve ihlale «son» verilmesine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalının, davacı ile imzaladığı sözleşme uyarınca "Bursa Satış Bölgesinde Sorumlu Satış Mühendisi" olarak çalıştığı ve 5 yıllık bir çalışma sonrası 21.01.2008 tarihinde kendi isteğiyle işten ayrıldığı ve yanlar arasında imzalanan sözleşme ile davacının «hizmet akdi» sona erdikten sonra 2 yıl boyunca davacı işverenin faaliyet sahasında çalışan herhangi bir şirkette doğrudan yada dolaylı olarak yer almamayı ve hiçbir şekilde akrabası kanalıyla dahi bir ilişki içinde bulunmamayı «taahhüt» ettiği çekişmesiz olup, davacı, davalının akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren şirkete ortak olduğu ve rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasıyl …
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya «sebebin» davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup somut olayda olduğu gibi düzenlenen bir «hizmet sözleşmesi» içinde yer alması davanın «mutlak ticari» dava olduğu niteliğini değiştirmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iş sırrı · işçi-işveren ilişkisi · mutlak ticari dava · ticari dava niteliği · cezai şart · taahhütname · dava sebebi
Benzer bu karardaMutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya «sebebin» davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup somut olayda olduğu gibi düzenlenen bir «hizmet sözleşmesi» içinde yer alması davanın «mutlak ticari» dava olduğu niteliğini değiştirmez.
Dava «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili ve ihlale «son» verilmesine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalının, davacı ile imzaladığı sözleşme uyarınca "Bursa Satış Bölgesinde Sorumlu Satış Mühendisi" olarak çalıştığı ve 5 yıllık bir çalışma sonrası 21.01.2008 tarihinde kendi isteğiyle işten ayrıldığı ve yanlar arasında imzalanan sözleşme ile davacının «hizmet akdi» sona erdikten sonra 2 yıl boyunca davacı işverenin faaliyet sahasında çalışan herhangi bir şirkette doğrudan yada dolaylı olarak yer almamayı ve hiçbir şekilde akrabası kanalıyla dahi bir ilişki içinde bulunmamayı «taahhüt» ettiği çekişmesiz olup, davacı, davalının akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren şirkete ortak olduğu ve rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasıyl …
Mahkemece, davanın hizmet akdine ve «işçi-işveren ilişkisine» dayandığı ve bu sebeple davanın iş mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın Bursa İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Oysa davada davacı taraf davalının akdin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi nedeniyle «cezai şart» istemekte ve bu eylemin durdurulmasını talep etmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12088 E. 2011/718 K.
Ortak:hizmet akdi · rekabet yasağı · hizmet sözleşmesi · oy yasağı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen «hizmet sözleşmesi» tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 348. maddesi maddede sözü edilen sırlara vakıf işçinin mukavele yapmak şartıyla işten ayrılması halinde aynı işi kendi adına yapmamasını, rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını düzenlediği, sözleşmenin «hizmet akdinin» sona ermesinden sonraki döneme düzenleme getirdiği, davalının çalıştığı her iki şirketin de çelik alım satımı ile uğraştığı, buna ilişkin sayılı firma bulunduğu, davalının sonraki çalıştığı firmanın da Marmara Bölgesinde faaliyet gösterdiği, aynı müşteri kitlesine hitap ettikleri, tanık beyanlarında da rakip firmalar olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalının «rekabet yasağını» ihlal ettiği, sözleşme gereğince en «son» aldığı net ücret olan 7.565 TL'nin 3 katı olan 22.695 TL alacağın davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizc …
Benzer bu karardaDava «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, davacı tarafça davalının imzaladığı rekabet etmeme ve gizlilik «taahhüdü» ile işten ayrıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde televizyon üretimi yapan firmalarda çalışmayacağını taahhüt etmesine rağmen akdin sona ermesinden sonra aynı a …
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iş sırrı · mutlak ticari dava · ticari dava niteliği · cezai şart · taahhütname · dava sebebi
Benzer bu karardaDava «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, davacı tarafça davalının imzaladığı rekabet etmeme ve gizlilik «taahhüdü» ile işten ayrıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde televizyon üretimi yapan firmalarda çalışmayacağını taahhüt etmesine rağmen akdin sona ermesinden sonra aynı a …
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya «sebebin» davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup Dairemizin yerleşmiş içtihatları da bu yoldadır (2008/7321 E- 2008/9007 K, 2000/8808 E - 2000/10150 K, 2006/9411 E - 2007/12223 K, 2007/4507 E - 2008/6825 K, 2005/6508 E- 2006/9306 K).
Oysa davada davacı taraf davalının akdin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi nedeniyle «cezai şart» istemektedir.
Ayrıca ticari «sırrın» ne olduğunun değerlendirilmesinin uzman mahkemelerce yapılması gerektiği de yadsınamaz bir gerçeklik olduğu gibi, "Rekabet Yasağı" kavramı da piyasa şartlarıyla sıkı sıkıya bağlı bulunan ticari bir konudur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/1185 E. , 2019/5739 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Orhangazi 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) verilen 21/10/2015 gün ve 2013/881-2015/1136 sayılı kararı onayan Daire'nin 13/12/2017 gün ve 2016/12670-2017/7204 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafın müvekkil şirket ile 18.07.2001 tarihinde iş sözleşmesi imzaladığı ve aynı sözleşmenin 2. maddesi ile "şirketten ayrıldıktan sonraki iki yıl içerisinde işverenin faaliyet konusu ile aynı konuda faaliyet gösteren gerçek veya tüzel kişilerle çalışarak rekabet edecek nitelikte bir iş yapmamayı ve bu kurala uymaması durumunda en son aldığı net maaş tutarının üç katı oranında cezai şart ödemeyi", kabul ve taahhüt ettiğini, davalı müvekkilinin şirkette satış müdürü konumunda 10 yılı aşkın bir süre çalıştıktan sonra 28.05.2013 tarihli istifa dilekçesi ile iş akdini sonlandırdığı ve işten ayrıldıktan çok kısa bir süre sonra aynı alanda faaliyet gösteren Rozak Demir Profil San.
ve Tic. A.Ş.'de satış müdürü olarak çalışmaya başlayarak rekabet yasağını ihlal ettiğini, davalının şu an çalıştığı firmanın müvekkil firma ile bire bir aynı faaliyet alanları içerisinde faaliyet gösteren önemli rakip firma durumunda olduğunu, davalının şu anda çalışmakta olduğu şirket ve müvekkil şirketin Çelik Servis merkezi olarak faaliyet gösterdiği ve dolayısıyla satmış olduğu ürünler sebebiyle aynı müşteri gruplarına hitap ettiğini, önceden müvekkil firma adına çalışmış olduğu firmalar ile irtibata geçtiği ve vakıf olduğu ticari sırlar ve müşteri bilgileri sebebiyle yeni müşteriler edinerek haksız rekabete sebebiyet verdiği iddia ederek davanın kabulü ile 22.695,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşmesi tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 348. maddesi maddede sözü edilen sırlara vakıf işçinin mukavele yapmak şartıyla işten ayrılması halinde aynı işi kendi adına yapmamasını, rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını düzenlediği, sözleşmenin hizmet akdinin sona ermesinden sonraki döneme düzenleme getirdiği, davalının çalıştığı her iki şirketin de çelik alım satımı ile uğraştığı, buna ilişkin sayılı firma bulunduğu, davalının sonraki çalıştığı firmanın da Marmara Bölgesinde faaliyet gösterdiği, aynı müşteri kitlesine hitap ettikleri, tanık beyanlarında da rakip firmalar olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalının rekabet yasağını ihlal ettiği, sözleşme gereğince en son aldığı net ücret olan 7.565 TL'nin 3 katı olan 22.695 TL alacağın davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 17,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 24/09/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Ceza koşulunun kendisi başlı başına bir borcun konusu değildir. Ceza koşulu, daima ifası gereken bir asıl borcun varlığını arar. Zira ceza koşulu, borçlunun borca uygun davranmasını temin eden bir tür güvencedir. Yine ceza koşulu asıl borca bağlı (fer'i) nitelikte bir borç doğurur.
Ceza koşulu TBK. m. 179'da (Eski BK. m. 158) düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre, ceza koşulunun türleri, seçimlik ceza koşulu, ifaya eklenen ceza koşulu ve ifa yerine ceza koşulundan (Dönme cezası) ibarettir. Bu genel düzenlemenin yanında BK. m 351/2'de (yTBK. m. 444/2) dönme cezası özel olarak düzenlenmiştir. Bu BK. m. 351/2, (YTBK 444/2) aynı Yasa'nın 158 (YTBK m. 179) maddesine bir aykırılık oluşturur. Sözleşme cezası burada da madde 158'de (YTBK m. 179) olduğu gibi, kural olarak, ödenmesi ile akitten cayma hakkını verir. Ne var ki madde 158'in(YTBK m. 179) aksine, madde 351/2 (YTBK m. 444/2) gereğince ifayı yada sözleşme cezasını talep etmek isteyip istemediğini alacaklı seçemez. Aksine işçi sözleşme cezasını ödeme ile rekabet yasağından kendisini kurtarabilir (Becker, Herman, İsviçre Borçlar Kanunu Şerhi, Yargıtay Yayınları, sayfa 577).
İşveren ancak, işçinin kusurunu ve uğradığı zararı kanıtlayarak BK m. 351/1 (YTBK m. 444)uyarınca zararının tazminini isteyebilir.
Bu nedenlerle, yukarıdaki gerekçeyle karar düzeltme isteminin kubulu ile hükmün bozulması görüşünde olduğum için çoğunluğun görüşüne katılamıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/538238100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz