Cezai şart tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/11540 E. 2014/13703 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hizmet akdi↗ mutlak ticari dava↗ rekabet yasağı↗ cezai şart↗ hizmet sözleşmesi↗ oy yasağı↗ usulden reddi↗ görevsizlik kararı↗ taahhütname↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, BK'nın 444. maddesinde düzenlenen rekabet yasağının asli yükümlülük doğuran bir sözleşme olmayıp, iş akdinden kaynaklı fer'i bir yükümlülük olduğu, rekabet etmeme borcunun iş akdinin sonuçlarından olduğu ve ister iş akdinin devamı süresince isterse iş akdinin bitiminden sonra işçinin rekabet etmeyeceğine dair ihtilafların iş ilişkisinden kaynaklandığı, bu itibarla somut uyuşmazlığın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca İş Mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin usulden reddine, kararın kesinleştiği tarihten itibaren başvuru halinde dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Anadolu Nöbetçi İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, rekabet yasağının ihlalinden doğduğu ileri sürülen cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. Davacı tarafça, davalının imzaladığı taahhütname ile işten ayrıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde İstanbul ilinde aynı iş ile iştigal eden başka şirkette çalışmamayı kabul ettiğini taahhüt etmesine rağmen akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirkette çalıştığı ve rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasıyla işbu dava açılmıştır.
818 sayılı BK'nın 348. (6098 sayılı BK'nın 444.) maddesi "İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerin esrarına nüfus etmek hususlarında işçiyle müsait olan bir hizmet akdinde her iki taraf, akdin hitamından sonra işçinin kendi namına iş sahibi ile rekabet edecek bir iş yapmamasına ve rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını şart edebilirler. Rekabet memmuniyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfusundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar hükmüne sebebiyet verebilecek ise caizdir. İşçi akdin yapıldığı zamanda reşit değilse rekabet memnuniyetine dair olan şart batıldır" hükmünü haiz olup, madde metninden de anlaşılacağı üzere bu madde sözü edilen sırlara vakıf işçinin mukavele yapmak şartıyla işten ayrılması halinde aynı işi kendi adına yapmamasını, rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını düzenlemektedir. Düzenleme hizmet sözleşmesi içinde yer almakla birlikte hizmet akdi süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir. Hizmet akdinin devamında yapılan bir sadakatsizlik ister bu sözleşme ile düzenlensin, ister kanunla düzenlensin iş mahkemesinde görülecek bir davanın konusunu oluşturacaktır. Oysa, davacı taraf işbu davada davalının akdin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi nedeniyle cezai şart istemektedir. Uyuşmazlığın bu niteliği itibariyle de davanın iş mahkemesinde görülmesini gerektirir bir durum mevcut değildir. TTK'nın 4. maddesiyle yasa koyucu BK'nın 348. (444.) maddesinden kaynaklanan davaların mutlak ticari davalardan olduğunu öngörmüştür.
Bu bakımdan, mahkemece mutlak bir ticari dava olan davaya bakılmak gerekirken, anılan hususlar nazara alınmadan dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10407 E. 2014/13534 K.
Ortak:hizmet akdi · mutlak ticari dava · rekabet yasağı · cezai şart · hizmet sözleşmesi · oy yasağı · usulden reddi · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik · Cezai şart tahsili
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, BK'nın 444. maddesinde düzenlenen «rekabet yasağının» asli yükümlülük doğuran bir sözleşme olmayıp, iş akdinden kaynaklı fer'i bir yükümlülük olduğu, rekabet etmeme borcunun iş akdinin sonuçlarından olduğu ve ister iş akdinin devamı süresince isterse iş akdinin bitiminden sonra işçinin rekabet etmeyeceğine dair ihtilafların iş ilişkisinden kaynaklandığı, bu itibarla somut uyuşmazlığın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca İş Mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle «görevsizlik» nedeniyle dava dilekçesinin «usulden reddine», kararın kesinleştiği tarihten itibaren başvuru halinde dosyanın yetkili ve «görevli» İstanbul Anadolu Nöbetçi İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava, «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Davacı tarafça, davalının imzaladığı «taahhütname» ile işten ayrıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde İstanbul ilinde aynı iş ile iştigal eden başka şirkette çalışmamayı kabul ettiğini taahhüt etmesine rağmen akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirkette çalıştığı ve «rekabet yasağını» ihlal ettiği iddiasıyla işbu dava açılmıştır.
Benzer bu karardaDava «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, davacı, taraflar arasındaki «hizmet sözleşmesi» ile davacı şirkette diyaliz hemşiresi olarak çalışan davalının akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir diyaliz merkezinde çalışmaya baş …
… sındaki hizmet akdinden kaynaklanmakta olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmesinin iş mahkemelerinin görevini ortadan kaldırmadığı, TTK 4/1-3 maddesinde «işçi işveren ilişkisinin» düzenlemediği gerekçesiyle dava dilekçesinin mahkemenin «görevsizliği» nedeni ile «usulden reddine», dosyanın talep halinde yasal sürede «görevli» Aydın İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iş sırrı · işçi-işveren ilişkisi · ticari dava niteliği · dava sebebi
Benzer bu karardaMutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya «sebebin» davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup somut olayda olduğu gibi düzenlenen bir «hizmet sözleşmesi» içinde yer alması davanın «mutlak ticari» dava olduğu niteliğini değiştirmez.
… sındaki hizmet akdinden kaynaklanmakta olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmesinin iş mahkemelerinin görevini ortadan kaldırmadığı, TTK 4/1-3 maddesinde «işçi işveren ilişkisinin» düzenlemediği gerekçesiyle dava dilekçesinin mahkemenin «görevsizliği» nedeni ile «usulden reddine», dosyanın talep halinde yasal sürede «görevli» Aydın İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Ayrıca ticari «sırrın» ne olduğunun değerlendirilmesinin uzman mahkemelerce yapılması gerektiği de yadsınamaz bir gerçeklik olduğu gibi, "Rekabet Yasağı" kavramı da piyasa şartlarıyla sıkı sıkıya bağlı bulunan ticari bir konudur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12088 E. 2011/718 K.
Ortak:hizmet akdi · mutlak ticari dava · rekabet yasağı · cezai şart · hizmet sözleşmesi · oy yasağı · taahhütname · görev/görevsizlik · Cezai şart tahsili
İncelediğiniz karardaDava, «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Davacı tarafça, davalının imzaladığı «taahhütname» ile işten ayrıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde İstanbul ilinde aynı iş ile iştigal eden başka şirkette çalışmamayı kabul ettiğini taahhüt etmesine rağmen akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirkette çalıştığı ve «rekabet yasağını» ihlal ettiği iddiasıyla işbu dava açılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, BK'nın 444. maddesinde düzenlenen «rekabet yasağının» asli yükümlülük doğuran bir sözleşme olmayıp, iş akdinden kaynaklı fer'i bir yükümlülük olduğu, rekabet etmeme borcunun iş akdinin sonuçlarından olduğu ve ister iş akdinin devamı süresince isterse iş akdinin bitiminden sonra işçinin rekabet etmeyeceğine dair ihtilafların iş ilişkisinden kaynaklandığı, bu itibarla somut uyuşmazlığın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca İş Mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle «görevsizlik» nedeniyle dava dilekçesinin «usulden reddine», kararın kesinleştiği tarihten itibaren başvuru halinde dosyanın yetkili ve «görevli» İstanbul Anadolu Nöbetçi İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, davacı tarafça davalının imzaladığı rekabet etmeme ve gizlilik «taahhüdü» ile işten ayrıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde televizyon üretimi yapan firmalarda çalışmayacağını taahhüt etmesine rağmen akdin sona ermesinden sonra aynı a …
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Oysa davada davacı taraf davalının akdin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi nedeniyle «cezai şart» istemektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iş sırrı · ticari dava niteliği · dava sebebi
Benzer bu karardaMutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya «sebebin» davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup Dairemizin yerleşmiş içtihatları da bu yoldadır (2008/7321 E- 2008/9007 K, 2000/8808 E - 2000/10150 K, 2006/9411 E - 2007/12223 K, 2007/4507 E - 2008/6825 K, 2005/6508 E- 2006/9306 K).
Ayrıca ticari «sırrın» ne olduğunun değerlendirilmesinin uzman mahkemelerce yapılması gerektiği de yadsınamaz bir gerçeklik olduğu gibi, "Rekabet Yasağı" kavramı da piyasa şartlarıyla sıkı sıkıya bağlı bulunan ticari bir konudur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2238 E. 2012/17515 K.
Ortak:hizmet akdi · hizmet sözleşmesi · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDüzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, BK'nın 444. maddesinde düzenlenen «rekabet yasağının» asli yükümlülük doğuran bir sözleşme olmayıp, iş akdinden kaynaklı fer'i bir yükümlülük olduğu, rekabet etmeme borcunun iş akdinin sonuçlarından olduğu ve ister iş akdinin devamı süresince isterse iş akdinin bitiminden sonra işçinin rekabet etmeyeceğine dair ihtilafların iş ilişkisinden kaynaklandığı, bu itibarla somut uyuşmazlığın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca İş Mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle «görevsizlik» nedeniyle dava dilekçesinin «usulden reddine», kararın kesinleştiği tarihten itibaren başvuru halinde dosyanın yetkili ve «görevli» İstanbul Anadolu Nöbetçi İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDüzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Bu itibarla ve iş akdinin feshinden sonraki eylemler ile daha önceki eylemler arasındaki bağlantı iddiası nedeniyle uyuşmazlığın bütün olarak değerlendirilmesindeki «hukuki yarar» ve «usul ekonomisi» hükümleri nazara alınarak mahkemece, davadaki tüm davalılar bakımından «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usul ekonomisi · özen yükümlülüğü · istifa · reeskont faizi · kamu düzeni · hukuki yarar · maddi tazminat · haksız rekabet
Benzer bu kararda… cı şirketi karalamaya yönelik faaliyette bulunduklarına ilişkin bir beyanda bulunmadıkları, önceden davacı şirkette çalışırken 18.07.2005 ve 31.08.2005 tarihlerinde «istifa» ederek ayrılan davalılar ... ve ...’nın davacı şirketle aynı alanda faaliyette bulunan davalı şirkette münferit yetkili müdür olarak çalışmaya başladıkları ve davacı şirkette çalışırken tanıdıkları davacı portföyündeki bir kısım müşterileri telefonla arayarak ve bizzat ziyaret ederek davalı şirket için daha iyi imkanlarla poliçe yapmayı teklif ettikleri ve bir kısım davacı müşterileri için poliçe düzenledikleri,bu durumun TTK’nun 56. ve devamı maddelerine göre «haksız rekabet» oluşturduğu, önceden davacı şirket portföyünde iken sonradan davalı şirkete geçen müşteriler nedeniyle davacı şirketin 66.983.64 TL maddi zarara uğradığı,davalıların davacı ve ürünlerini karalayıcı yönde bir faaliyet ve beyanlarının bulunmadığı, bu nedenle somut olayda manevi tazminat istem koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıların Haksız Rekabetinin tesbiti ve önlenmesine, davacının «maddi tazminat» isteminin 66.983,64 TL için kabulüne, bu miktara dava tarihinden itibaren «reeskont faizi» yürütülerek davalılardan tahsiline, koşulları bakımından oluşmaması nedeniyle davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla ve iş akdinin feshinden sonraki eylemler ile daha önceki eylemler arasındaki bağlantı iddiası nedeniyle uyuşmazlığın bütün olarak değerlendirilmesindeki «hukuki yarar» ve «usul ekonomisi» hükümleri nazara alınarak mahkemece, davadaki tüm davalılar bakımından «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
1-Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, davalı ... davacı şirkette iş akdine dayalı olarak çalıştığı, daha sonra iş akdini feshettiği dosya kapsamı ile sabittir.
Diğer davalı ... ise davalı şirketin kuruluşundan önce davacı şirketten «istifa» ile ayrılmıştır.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6789 E. 2012/9875 K.
Ortak:hizmet akdi · mutlak ticari dava · rekabet yasağı · cezai şart · hizmet sözleşmesi · oy yasağı · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, BK'nın 444. maddesinde düzenlenen «rekabet yasağının» asli yükümlülük doğuran bir sözleşme olmayıp, iş akdinden kaynaklı fer'i bir yükümlülük olduğu, rekabet etmeme borcunun iş akdinin sonuçlarından olduğu ve ister iş akdinin devamı süresince isterse iş akdinin bitiminden sonra işçinin rekabet etmeyeceğine dair ihtilafların iş ilişkisinden kaynaklandığı, bu itibarla somut uyuşmazlığın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca İş Mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle «görevsizlik» nedeniyle dava dilekçesinin «usulden reddine», kararın kesinleştiği tarihten itibaren başvuru halinde dosyanın yetkili ve «görevli» İstanbul Anadolu Nöbetçi İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava, «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Davacı tarafça, davalının imzaladığı «taahhütname» ile işten ayrıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde İstanbul ilinde aynı iş ile iştigal eden başka şirkette çalışmamayı kabul ettiğini taahhüt etmesine rağmen akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirkette çalıştığı ve «rekabet yasağını» ihlal ettiği iddiasıyla işbu dava açılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iş kanunu kapsamında sayılan kişinin, «rekabet yasağı sözleşmesini ihlali» nedeniyle açılan «cezai şartın» tahsiline ilişkin davada iş mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle, mahkemenin «görevsizliğine», karar kesinleşmesi ve istem halinde dosyanın Kadıköy İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
1-Dava, «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili ve ihlale «son» verilmesi ile TTK 58/d maddesi uyarınca maddi, BK 49, TTK 58/e maddesi uyarınca manevi tazminat istemine ilişkin olup, davalı ...'in davacının yanında çalıştığı, i …
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iş sırrı · rekabet yasağı sözleşmesi · sözleşmenin ihlali · ticari dava niteliği · dava sebebi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iş kanunu kapsamında sayılan kişinin, «rekabet yasağı sözleşmesini ihlali» nedeniyle açılan «cezai şartın» tahsiline ilişkin davada iş mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle, mahkemenin «görevsizliğine», karar kesinleşmesi ve istem halinde dosyanın Kadıköy İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya «sebebin» davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup somut olayda olduğu gibi düzenlenen bir «hizmet sözleşmesi» içinde yer alması davanın «mutlak ticari» dava olduğu niteliğini değiştirmez.
1-Dava, «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili ve ihlale «son» verilmesi ile TTK 58/d maddesi uyarınca maddi, BK 49, TTK 58/e maddesi uyarınca manevi tazminat istemine ilişkin olup, davalı ...'in davacının yanında çalıştığı, i …
Ayrıca ticari «sırrın» ne olduğunun değerlendirilmesinin uzman mahkemelerce yapılması gerektiği de yadsınamaz bir gerçeklik olduğu gibi, "Rekabet Yasağı" kavramı da piyasa şartlarıyla sıkı sıkıya bağlı bulunan ticari bir konudur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1270 E. 2015/13764 K.
Ortak:rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaDava, «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, BK'nın 444. maddesinde düzenlenen «rekabet yasağının» asli yükümlülük doğuran bir sözleşme olmayıp, iş akdinden kaynaklı fer'i bir yükümlülük olduğu, rekabet etmeme borcunun iş akdinin sonuçlarından olduğu ve ister iş akdinin devamı süresince isterse iş akdinin bitiminden sonra işçinin rekabet etmeyeceğine dair ihtilafların iş ilişkisinden kaynaklandığı, bu itibarla somut uyuşmazlığın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca İş Mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle «görevsizlik» nedeniyle dava dilekçesinin «usulden reddine», kararın kesinleştiği tarihten itibaren başvuru halinde dosyanın yetkili ve «görevli» İstanbul Anadolu Nöbetçi İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Davacı tarafça, davalının imzaladığı «taahhütname» ile işten ayrıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde İstanbul ilinde aynı iş ile iştigal eden başka şirkette çalışmamayı kabul ettiğini taahhüt etmesine rağmen akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirkette çalıştığı ve «rekabet yasağını» ihlal ettiği iddiasıyla işbu dava açılmıştır.
Benzer bu karardaDava, 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 348. maddesi kapsamında açılmış «rekabet yasağı sözleşmesinden» kaynaklanan «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
… olarak görev yaparken 11.07.2011 tarihinde işten ayrılmış, bilahare dava dışı ilaç firmasında kurumsal ilişkiler uzmanı olarak göreve başlamış, taraflar arasındaki «rekabet yasağı sözleşmesinde» ise davalının herhangi bir nedenle işten ayrılmasından sonra 2 yıl içerisinde ... illerinde davacı firmanın iş dalında çalışamayacağı, aksi halde en «son» aylık brüt maaşın 10 katı tutarında «cezai şart» uygulanacağı hüküm altına alınmış, mahkemece davalının rekabet yasağına aykırı hareket ettiğinin ispatlanamadığı, davalının çalıştığı iş kolunun farklı olduğu gere …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının somut olarak «rekabet yasağına» aykırı hareket ettiğinin ispatlanamadığı, davalının çalıştığı iş kollarının farklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üretim sırları · rekabet yasağı sözleşmesi · kısıtlılık · hakkaniyet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… olarak görev yaparken 11.07.2011 tarihinde işten ayrılmış, bilahare dava dışı ilaç firmasında kurumsal ilişkiler uzmanı olarak göreve başlamış, taraflar arasındaki «rekabet yasağı sözleşmesinde» ise davalının herhangi bir nedenle işten ayrılmasından sonra 2 yıl içerisinde ... illerinde davacı firmanın iş dalında çalışamayacağı, aksi halde en «son» aylık brüt maaşın 10 katı tutarında «cezai şart» uygulanacağı hüküm altına alınmış, mahkemece davalının rekabet yasağına aykırı hareket ettiğinin ispatlanamadığı, davalının çalıştığı iş kolunun farklı olduğu gere …
Dava, 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 348. maddesi kapsamında açılmış «rekabet yasağı sözleşmesinden» kaynaklanan «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Aynı Kanun'un 349. maddesi ise bu «yasağın», ancak işçinin iktisadi geleceğinin «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye girmesini menedecek biçimde zaman, yer ve işin nevi yönünden halin icabına göre uygun bir hudut dahilinde şart edilmiş olması halinde geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır.
Oysa, davalı taraf ilaç firmasındaki konumu itibariyle 818 Sayılı BK'nın 348/2. maddesi uyarınca, davacı firmanın «üretim sırlarına», işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânına sahip olduğu gibi, bu bilgileri kullanması ve işverenin önemli bir zararına sebep olması da kuvvetli ihtimal dahilindedir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5960 E. 2012/9874 K.
Ortak:hizmet akdi · mutlak ticari dava · rekabet yasağı · cezai şart · hizmet sözleşmesi · oy yasağı · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, BK'nın 444. maddesinde düzenlenen «rekabet yasağının» asli yükümlülük doğuran bir sözleşme olmayıp, iş akdinden kaynaklı fer'i bir yükümlülük olduğu, rekabet etmeme borcunun iş akdinin sonuçlarından olduğu ve ister iş akdinin devamı süresince isterse iş akdinin bitiminden sonra işçinin rekabet etmeyeceğine dair ihtilafların iş ilişkisinden kaynaklandığı, bu itibarla somut uyuşmazlığın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca İş Mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle «görevsizlik» nedeniyle dava dilekçesinin «usulden reddine», kararın kesinleştiği tarihten itibaren başvuru halinde dosyanın yetkili ve «görevli» İstanbul Anadolu Nöbetçi İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava, «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Davacı tarafça, davalının imzaladığı «taahhütname» ile işten ayrıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde İstanbul ilinde aynı iş ile iştigal eden başka şirkette çalışmamayı kabul ettiğini taahhüt etmesine rağmen akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirkette çalıştığı ve «rekabet yasağını» ihlal ettiği iddiasıyla işbu dava açılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iş kanunu kapsamında işci sayılan kişinin, «rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali» nedeniyle açılan «cezai şartın» tahsiline ilişkin davada iş mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle, mahkemenin «görevsizliğine» kararın kesinleşmesi ve istem halinde dosyanın Bursa İş Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
Dava «rekabet yasağının» ihlalinden kaynaklandığı ileri sürülen maddi ve manevi tazminat ile «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, davacı ile davalı ... ve ... arasında «rekabet yasağı sözleşmesinin» bulunduğu, davalıların iş akdinin sona ermesinden sonra rekabet yasağını ihlal ettikleri iddiasıyla bu dava açılmıştır.
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iş sırrı · rekabet yasağı sözleşmesi · sözleşmenin ihlali · ticari dava niteliği · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, iş kanunu kapsamında işci sayılan kişinin, «rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali» nedeniyle açılan «cezai şartın» tahsiline ilişkin davada iş mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle, mahkemenin «görevsizliğine» kararın kesinleşmesi ve istem halinde dosyanın Bursa İş Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya «sebebin» davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup somut olayda olduğu gibi düzenlenen bir «hizmet sözleşmesi» içinde yer alması davanın «mutlak ticari» dava olduğu niteliğini değiştirmez.
Dava «rekabet yasağının» ihlalinden kaynaklandığı ileri sürülen maddi ve manevi tazminat ile «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, davacı ile davalı ... ve ... arasında «rekabet yasağı sözleşmesinin» bulunduğu, davalıların iş akdinin sona ermesinden sonra rekabet yasağını ihlal ettikleri iddiasıyla bu dava açılmıştır.
Ayrıca ticari «sırrın» ne olduğunun değerlendirilmesinin uzman mahkemelerce yapılması gerektiği de yadsınamaz bir gerçeklik olduğu gibi, "Rekabet Yasağı" kavramı da piyasa şartlarıyla sıkı sıkıya bağlı bulunan ticari bir konudur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7464 E. 2014/15007 K.
Ortak:hizmet akdi · mutlak ticari dava · rekabet yasağı · cezai şart · hizmet sözleşmesi · oy yasağı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, BK'nın 444. maddesinde düzenlenen «rekabet yasağının» asli yükümlülük doğuran bir sözleşme olmayıp, iş akdinden kaynaklı fer'i bir yükümlülük olduğu, rekabet etmeme borcunun iş akdinin sonuçlarından olduğu ve ister iş akdinin devamı süresince isterse iş akdinin bitiminden sonra işçinin rekabet etmeyeceğine dair ihtilafların iş ilişkisinden kaynaklandığı, bu itibarla somut uyuşmazlığın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca İş Mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle «görevsizlik» nedeniyle dava dilekçesinin «usulden reddine», kararın kesinleştiği tarihten itibaren başvuru halinde dosyanın yetkili ve «görevli» İstanbul Anadolu Nöbetçi İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava, «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Davacı tarafça, davalının imzaladığı «taahhütname» ile işten ayrıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde İstanbul ilinde aynı iş ile iştigal eden başka şirkette çalışmamayı kabul ettiğini taahhüt etmesine rağmen akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirkette çalıştığı ve «rekabet yasağını» ihlal ettiği iddiasıyla işbu dava açılmıştır.
Benzer bu karardaDüzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte, «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususta değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya «sebebin» davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup somut olayda olduğu gibi düzenlenen bir «hizmet sözleşmesi» içinde yer alması davanın «mutlak ticari» dava olduğu niteliğini değiştirmez.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı işveren şirket ile davalı çalışanı arasında yapılmış olan 13/07/2011 tarihli Centilmenlik Anlaşmasından doğan ihtilaflara İş Mahkemeleri bakmakla «görevli» olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin reddine, dosyanın görevli İzmir İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iş sırrı · istifa · ticari dava niteliği · sözleşmeye aykırılık · dava sebebi · haksız rekabet
Benzer bu karardaOysa, mevcut davada davacı taraf iş akdi devam ederken «haksız rekabet» olduğuna dair iddialarda bulunmadığı gibi, haksız rekabetin iş akdi sona erdikten sonra yapılan centimenlik «sözleşmesine aykırılık» ile doğduğunu kabul etmekte ve «cezai şart» istemektedir.
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya «sebebin» davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup somut olayda olduğu gibi düzenlenen bir «hizmet sözleşmesi» içinde yer alması davanın «mutlak ticari» dava olduğu niteliğini değiştirmez.
Davacı, davalının «istifa» ederek kendi adına aynı alanda çalışmak istemesi üzerine geçiş sürecini planlayan centilmenlik sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri ihlal ettiği iddiasıyla iş bu davayı açmıştır.
Ayrıca ticari «sırrın» ne olduğunun değerlendirilmesinin uzman mahkemelerce yapılması gerektiği gibi, "Rekabet Yasağı" kavramı da piyasa şartlarıyla sıkı sıkıya bağlı bulunan ticari bir konudur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12093 E. 2010/640 K.
Ortak:hizmet akdi · mutlak ticari dava · rekabet yasağı · cezai şart · hizmet sözleşmesi · oy yasağı · taahhütname · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava, «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Davacı tarafça, davalının imzaladığı «taahhütname» ile işten ayrıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde İstanbul ilinde aynı iş ile iştigal eden başka şirkette çalışmamayı kabul ettiğini taahhüt etmesine rağmen akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirkette çalıştığı ve «rekabet yasağını» ihlal ettiği iddiasıyla işbu dava açılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, BK'nın 444. maddesinde düzenlenen «rekabet yasağının» asli yükümlülük doğuran bir sözleşme olmayıp, iş akdinden kaynaklı fer'i bir yükümlülük olduğu, rekabet etmeme borcunun iş akdinin sonuçlarından olduğu ve ister iş akdinin devamı süresince isterse iş akdinin bitiminden sonra işçinin rekabet etmeyeceğine dair ihtilafların iş ilişkisinden kaynaklandığı, bu itibarla somut uyuşmazlığın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca İş Mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle «görevsizlik» nedeniyle dava dilekçesinin «usulden reddine», kararın kesinleştiği tarihten itibaren başvuru halinde dosyanın yetkili ve «görevli» İstanbul Anadolu Nöbetçi İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili ve ihlale «son» verilmesine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalının, davacı ile imzaladığı sözleşme uyarınca "Bursa Satış Bölgesinde Sorumlu Satış Mühendisi" olarak çalıştığı ve 5 yıllık bir çalışma sonrası 21.01.2008 tarihinde kendi isteğiyle işten ayrıldığı ve yanlar arasında imzalanan sözleşme ile davacının «hizmet akdi» sona erdikten sonra 2 yıl boyunca davacı işverenin faaliyet sahasında çalışan herhangi bir şirkette doğrudan yada dolaylı olarak yer almamayı ve hiçbir şekilde akrabası kanalıyla dahi bir ilişki içinde bulunmamayı «taahhüt» ettiği çekişmesiz olup, davacı, davalının akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren şirkete ortak olduğu ve rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasıyl …
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya «sebebin» davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup somut olayda olduğu gibi düzenlenen bir «hizmet sözleşmesi» içinde yer alması davanın «mutlak ticari» dava olduğu niteliğini değiştirmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iş sırrı · işçi-işveren ilişkisi · ticari dava niteliği · dava sebebi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya «sebebin» davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup somut olayda olduğu gibi düzenlenen bir «hizmet sözleşmesi» içinde yer alması davanın «mutlak ticari» dava olduğu niteliğini değiştirmez.
Mahkemece, davanın hizmet akdine ve «işçi-işveren ilişkisine» dayandığı ve bu sebeple davanın iş mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın Bursa İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili ve ihlale «son» verilmesine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalının, davacı ile imzaladığı sözleşme uyarınca "Bursa Satış Bölgesinde Sorumlu Satış Mühendisi" olarak çalıştığı ve 5 yıllık bir çalışma sonrası 21.01.2008 tarihinde kendi isteğiyle işten ayrıldığı ve yanlar arasında imzalanan sözleşme ile davacının «hizmet akdi» sona erdikten sonra 2 yıl boyunca davacı işverenin faaliyet sahasında çalışan herhangi bir şirkette doğrudan yada dolaylı olarak yer almamayı ve hiçbir şekilde akrabası kanalıyla dahi bir ilişki içinde bulunmamayı «taahhüt» ettiği çekişmesiz olup, davacı, davalının akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren şirkete ortak olduğu ve rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasıyl …
Ayrıca ticari «sırrın» ne olduğunun değerlendirilmesinin uzman mahkemelerce yapılması gerektiği de yadsınamaz bir gerçeklik olduğu gibi, "Rekabet Yasağı" kavramı da piyasa şartlarıyla sıkı sıkıya bağlı bulunan ticari bir konudur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/11540 E. , 2014/13703 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 20/02/2014
NUMARASI 2013/861-2014/33
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/02/2014 tarih ve 2013/861-2014/33 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 26/10/2010 tarihinde imzaladığı belirsiz süreli iş sözleşmesi ile satış ve pazarlama elemanı olarak müvekkili şirkette çalışmaya başladığını, davalının imzalamış olduğu belirsiz süreli iş sözleşmesinin 15. maddesinde davalının işten ayrılması durumunda bunu takip eden 1 yıl boyunca çalıştığı İstanbul ilinde aynı iş ile iştigal eden başka bir şirkette çalışması halinde en son aldığı ücret, prim ve sosyal haklar toplamı 1 yılık brüt maliyetini cezai şart tazminatı olarak müvekkili firmaya ödeyeceğini kabul ve taahhüt ettiğini, davalının iş akdini istifa ederek 18/02/2013 tarihinde sonlandırmasının ardından bu hükme rağmen müvekkili şirket ile aynı işkolunda iştigal eden başka bir şirkette satış ve pazarlama elemanı olarak çalışmaya başladığını, müvekkili şirketin müşterilerine giderek satış yapmaya çalıştığını ve rekabet yasağı sözleşmesini ihlal ettiğini ileri sürerek 28.700 TL cezai şartın 24/04/2013 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, BK'nın 444. maddesinde düzenlenen rekabet yasağının asli yükümlülük doğuran bir sözleşme olmayıp, iş akdinden kaynaklı fer'i bir yükümlülük olduğu, rekabet etmeme borcunun iş akdinin sonuçlarından olduğu ve ister iş akdinin devamı süresince isterse iş akdinin bitiminden sonra işçinin rekabet etmeyeceğine dair ihtilafların iş ilişkisinden kaynaklandığı, bu itibarla somut uyuşmazlığın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca İş Mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin usulden reddine, kararın kesinleştiği tarihten itibaren başvuru halinde dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Anadolu Nöbetçi İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, rekabet yasağının ihlalinden doğduğu ileri sürülen cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. Davacı tarafça, davalının imzaladığı taahhütname ile işten ayrıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde İstanbul ilinde aynı iş ile iştigal eden başka şirkette çalışmamayı kabul ettiğini taahhüt etmesine rağmen akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirkette çalıştığı ve rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasıyla işbu dava açılmıştır.
818 sayılı BK'nın 348. (6098 sayılı BK'nın 444.) maddesi "İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerin esrarına nüfus etmek hususlarında işçiyle müsait olan bir hizmet akdinde her iki taraf, akdin hitamından sonra işçinin kendi namına iş sahibi ile rekabet edecek bir iş yapmamasına ve rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını şart edebilirler. Rekabet memmuniyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfusundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar hükmüne sebebiyet verebilecek ise caizdir. İşçi akdin yapıldığı zamanda reşit değilse rekabet memnuniyetine dair olan şart batıldır" hükmünü haiz olup, madde metninden de anlaşılacağı üzere bu madde sözü edilen sırlara vakıf işçinin mukavele yapmak şartıyla işten ayrılması halinde aynı işi kendi adına yapmamasını, rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını düzenlemektedir.
Düzenleme hizmet sözleşmesi içinde yer almakla birlikte hizmet akdi süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir. Hizmet akdinin devamında yapılan bir sadakatsizlik ister bu sözleşme ile düzenlensin, ister kanunla düzenlensin iş mahkemesinde görülecek bir davanın konusunu oluşturacaktır. Oysa, davacı taraf işbu davada davalının akdin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi nedeniyle cezai şart istemektedir. Uyuşmazlığın bu niteliği itibariyle de davanın iş mahkemesinde görülmesini gerektirir bir durum mevcut değildir. TTK'nın 4. maddesiyle yasa koyucu BK'nın 348. (444.) maddesinden kaynaklanan davaların mutlak ticari davalardan olduğunu öngörmüştür.
Bu bakımdan, mahkemece mutlak bir ticari dava olan davaya bakılmak gerekirken, anılan hususlar nazara alınmadan dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101993900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz