Üretim sırları
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/1270 E. 2015/13764 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
üretim sırları↗ tbk 444↗ rekabet yasağı sözleşmesi↗ rekabet yasağı↗ kısıtlılık↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ hakkaniyet↗ cezai şart↗ oy yasağı↗ tbk 99↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının somut olarak rekabet yasağına aykırı hareket ettiğinin ispatlanamadığı, davalının çalıştığı iş kollarının farklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 348. maddesi kapsamında açılmış rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklanan cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. BK'nın 348'inci maddesi "İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerin esrarına nüfus etmek hususlarında işçiyle müsait olan bir hizmet akdinde her iki taraf, akdin hitamından sonra işçinin kendi namına iş sahibi ile rekabet edecek bir iş yapmamasına ve rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını şart edebilirler. Rekabet memnuniyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfusundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar hükmüne sebebiyet verebilecek ise caizdir hükmünü haiz olup, madde metninden de anlaşılacağı üzere bu madde sözü edilen sırlara vakıf işçinin mukavele yapmak şartıyla işten ayrılması halinde aynı işi kendi adına yapmamasını, rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını düzenlemektedir. Aynı Kanun'un 349. maddesi ise bu yasağın, ancak işçinin iktisadi geleceğinin hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye girmesini menedecek biçimde zaman, yer ve işin nevi yönünden halin icabına göre uygun bir hudut dahilinde şart edilmiş olması halinde geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır. Nitekim, davadan sonra yürürlüğe giren TBK'nın 444. ve devamı maddelerinde de aynı hususlar düzenlenmiştir.
Somut olayda, davalı taraf, davacı firmada medikal araştırmacı olarak görev yaparken 11.07.2011 tarihinde işten ayrılmış, bilahare dava dışı ilaç firmasında kurumsal ilişkiler uzmanı olarak göreve başlamış, taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesinde ise davalının herhangi bir nedenle işten ayrılmasından sonra 2 yıl içerisinde ... illerinde davacı firmanın iş dalında çalışamayacağı, aksi halde en son aylık brüt maaşın 10 katı tutarında cezai şart uygulanacağı hüküm altına alınmış, mahkemece davalının rekabet yasağına aykırı hareket ettiğinin ispatlanamadığı, davalının çalıştığı iş kolunun farklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davalı taraf ilaç firmasındaki konumu itibariyle 818 Sayılı BK'nın 348/2. maddesi uyarınca, davacı firmanın üretim sırlarına, işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânına sahip olduğu gibi, bu bilgileri kullanması ve işverenin önemli bir zararına sebep olması da kuvvetli ihtimal dahilindedir. Kaldı ki, taraflar arasındaki sözleşmedeki yer, zaman, işin nevi hususundaki kısıtlamalar BK'nın 349. maddesindeki şartlara uygundur.
Bu itibarla, mahkemece davalının eyleminin rekabet yasağı kapsamında olduğu kabul edilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11540 E. 2014/13703 K.
Ortak:rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaDava, 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 348. maddesi kapsamında açılmış «rekabet yasağı sözleşmesinden» kaynaklanan «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
… olarak görev yaparken 11.07.2011 tarihinde işten ayrılmış, bilahare dava dışı ilaç firmasında kurumsal ilişkiler uzmanı olarak göreve başlamış, taraflar arasındaki «rekabet yasağı sözleşmesinde» ise davalının herhangi bir nedenle işten ayrılmasından sonra 2 yıl içerisinde ... illerinde davacı firmanın iş dalında çalışamayacağı, aksi halde en «son» aylık brüt maaşın 10 katı tutarında «cezai şart» uygulanacağı hüküm altına alınmış, mahkemece davalının rekabet yasağına aykırı hareket ettiğinin ispatlanamadığı, davalının çalıştığı iş kolunun farklı olduğu gere …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının somut olarak «rekabet yasağına» aykırı hareket ettiğinin ispatlanamadığı, davalının çalıştığı iş kollarının farklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, BK'nın 444. maddesinde düzenlenen «rekabet yasağının» asli yükümlülük doğuran bir sözleşme olmayıp, iş akdinden kaynaklı fer'i bir yükümlülük olduğu, rekabet etmeme borcunun iş akdinin sonuçlarından olduğu ve ister iş akdinin devamı süresince isterse iş akdinin bitiminden sonra işçinin rekabet etmeyeceğine dair ihtilafların iş ilişkisinden kaynaklandığı, bu itibarla somut uyuşmazlığın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca İş Mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle «görevsizlik» nedeniyle dava dilekçesinin «usulden reddine», kararın kesinleştiği tarihten itibaren başvuru halinde dosyanın yetkili ve «görevli» İstanbul Anadolu Nöbetçi İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Davacı tarafça, davalının imzaladığı «taahhütname» ile işten ayrıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde İstanbul ilinde aynı iş ile iştigal eden başka şirkette çalışmamayı kabul ettiğini taahhüt etmesine rağmen akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirkette çalıştığı ve «rekabet yasağını» ihlal ettiği iddiasıyla işbu dava açılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet akdi · mutlak ticari dava · hizmet sözleşmesi · usulden reddi · görevsizlik kararı · taahhütname · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, BK'nın 444. maddesinde düzenlenen «rekabet yasağının» asli yükümlülük doğuran bir sözleşme olmayıp, iş akdinden kaynaklı fer'i bir yükümlülük olduğu, rekabet etmeme borcunun iş akdinin sonuçlarından olduğu ve ister iş akdinin devamı süresince isterse iş akdinin bitiminden sonra işçinin rekabet etmeyeceğine dair ihtilafların iş ilişkisinden kaynaklandığı, bu itibarla somut uyuşmazlığın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca İş Mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle «görevsizlik» nedeniyle dava dilekçesinin «usulden reddine», kararın kesinleştiği tarihten itibaren başvuru halinde dosyanın yetkili ve «görevli» İstanbul Anadolu Nöbetçi İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Davacı tarafça, davalının imzaladığı «taahhütname» ile işten ayrıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde İstanbul ilinde aynı iş ile iştigal eden başka şirkette çalışmamayı kabul ettiğini taahhüt etmesine rağmen akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirkette çalıştığı ve «rekabet yasağını» ihlal ettiği iddiasıyla işbu dava açılmıştır.
TTK'nın 4. maddesiyle yasa koyucu BK'nın 348. (444.) maddesinden kaynaklanan davaların «mutlak ticari» davalardan olduğunu öngörmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15601 E. 2017/2522 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · hakkaniyet · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaDava, 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 348. maddesi kapsamında açılmış «rekabet yasağı sözleşmesinden» kaynaklanan «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
… olarak görev yaparken 11.07.2011 tarihinde işten ayrılmış, bilahare dava dışı ilaç firmasında kurumsal ilişkiler uzmanı olarak göreve başlamış, taraflar arasındaki «rekabet yasağı sözleşmesinde» ise davalının herhangi bir nedenle işten ayrılmasından sonra 2 yıl içerisinde ... illerinde davacı firmanın iş dalında çalışamayacağı, aksi halde en «son» aylık brüt maaşın 10 katı tutarında «cezai şart» uygulanacağı hüküm altına alınmış, mahkemece davalının rekabet yasağına aykırı hareket ettiğinin ispatlanamadığı, davalının çalıştığı iş kolunun farklı olduğu gere …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının somut olarak «rekabet yasağına» aykırı hareket ettiğinin ispatlanamadığı, davalının çalıştığı iş kollarının farklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında akdedilen «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan» kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
… de çalışırken daha sonra ayrılarak davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren başka bir iş yerinde çalışmaya başladığı, taraflar arasında akdedilen 16/05/2003 tarihli «rekabet yasağı sözleşmesi» uyarınca davalının rekabet yasağını ihlal etmesi halinde 12.000 USD ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, davalının davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren başka bir iş …
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında akdedilen ''Rekabet Yasağı Sözleşmesi'' başlıklı sözleşmenin 4. maddesinde ''İşbu «rekabet yasağı sözleşmesi», zaman açısından personelin her ne sebeple olursa olsun işten ayrılmasından itibaren 3 yıl süre ile, coğrafi açıdan ... ve ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeye aykırılık · eksik inceleme
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında akdedilen «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan» kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
… acıya ait iş yerinde çalışırken daha sonra işten ayrılarak davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren başka bir yerde çalışmaya başladığı, taraflar arasında akdedilen «rekabet yasağı sözleşmesi» uyarınca davalının rekabet yasağını ihlal etmesi halinde 12.000 ABD doları ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, davalının da davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren başka bir iş yerinde çalışmaya başlayarak rekabet yasağını ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yukarıda da belirtildiği üzere uyuşmazlıkta BK'nın 348 ve 349. madde koşullarının mevcudiyeti tartışılmaksızın ve sadece sözleşmede bu hususta hüküm bulunduğundan bahisle «eksik inceleme» ve değerlendirmeye dayalı olarak davanın kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2238 E. 2012/17515 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet akdi · usul ekonomisi · özen yükümlülüğü · istifa · hizmet sözleşmesi · reeskont faizi · kamu düzeni · hukuki yarar
Benzer bu kararda… cı şirketi karalamaya yönelik faaliyette bulunduklarına ilişkin bir beyanda bulunmadıkları, önceden davacı şirkette çalışırken 18.07.2005 ve 31.08.2005 tarihlerinde «istifa» ederek ayrılan davalılar ... ve ...’nın davacı şirketle aynı alanda faaliyette bulunan davalı şirkette münferit yetkili müdür olarak çalışmaya başladıkları ve davacı şirkette çalışırken tanıdıkları davacı portföyündeki bir kısım müşterileri telefonla arayarak ve bizzat ziyaret ederek davalı şirket için daha iyi imkanlarla poliçe yapmayı teklif ettikleri ve bir kısım davacı müşterileri için poliçe düzenledikleri,bu durumun TTK’nun 56. ve devamı maddelerine göre «haksız rekabet» oluşturduğu, önceden davacı şirket portföyünde iken sonradan davalı şirkete geçen müşteriler nedeniyle davacı şirketin 66.983.64 TL maddi zarara uğradığı,davalıların davacı ve ürünlerini karalayıcı yönde bir faaliyet ve beyanlarının bulunmadığı, bu nedenle somut olayda manevi tazminat istem koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıların Haksız Rekabetinin tesbiti ve önlenmesine, davacının «maddi tazminat» isteminin 66.983,64 TL için kabulüne, bu miktara dava tarihinden itibaren «reeskont faizi» yürütülerek davalılardan tahsiline, koşulları bakımından oluşmaması nedeniyle davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Bu itibarla ve iş akdinin feshinden sonraki eylemler ile daha önceki eylemler arasındaki bağlantı iddiası nedeniyle uyuşmazlığın bütün olarak değerlendirilmesindeki «hukuki yarar» ve «usul ekonomisi» hükümleri nazara alınarak mahkemece, davadaki tüm davalılar bakımından «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Diğer davalı ... ise davalı şirketin kuruluşundan önce davacı şirketten «istifa» ile ayrılmıştır.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13834 E. 2018/4613 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · hakkaniyet · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaDava, 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 348. maddesi kapsamında açılmış «rekabet yasağı sözleşmesinden» kaynaklanan «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
… olarak görev yaparken 11.07.2011 tarihinde işten ayrılmış, bilahare dava dışı ilaç firmasında kurumsal ilişkiler uzmanı olarak göreve başlamış, taraflar arasındaki «rekabet yasağı sözleşmesinde» ise davalının herhangi bir nedenle işten ayrılmasından sonra 2 yıl içerisinde ... illerinde davacı firmanın iş dalında çalışamayacağı, aksi halde en «son» aylık brüt maaşın 10 katı tutarında «cezai şart» uygulanacağı hüküm altına alınmış, mahkemece davalının rekabet yasağına aykırı hareket ettiğinin ispatlanamadığı, davalının çalıştığı iş kolunun farklı olduğu gere …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının somut olarak «rekabet yasağına» aykırı hareket ettiğinin ispatlanamadığı, davalının çalıştığı iş kollarının farklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «rekabet yasağı sözleşmesinde» öngörülen 3 yıllık sürenin Kanunda belirtilen süreyi aştığı, coğrafi bölge anlamında 4.maddede Ege Bölgesi ve Marmara Bölgesi ile sınırlı olmak üzere denilmiş ise de ambalaj sektöründe yer alan firmaların büyük çoğunluğunun anılan bölgelerde bulunduğu, sözleşmenin geçerli sayılması halinde özellikle ambalaj sektöründe eğitim aldığı anlaşılan davalının 3 yıl gibi uzun bir süreyle çalışmasının engellenmesinin «çalışma hürriyeti» ve «hakkaniyet» ile bağdaşmayacağı, sözleşmenin sadece işçi aleyhine hükümler taşıdığı, bu nedenle rekabet yasağının «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan» kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında akdedilen ''Rekabet Yasağı Sözleşmesi'' başlıklı sözleşmenin 4. maddesinde ''İşbu «rekabet yasağı sözleşmesi», zaman açısından personelin her ne sebeple olursa olsun işten ayrılmasından itibaren 3 yıl süre ile, coğrafi açıdan Ege ve Marmara Bölgesi ve sektör açısından ambalaj sektörü ile sınırlı olmak üzere düzenlenmiştir.'', 5. maddesinde de ''Rekabet yasağına aykırı davranılması durumunda ... şirketinin uğradığı ya da uğraması muhtemel zararlarını tazmin hakkı saklı kalmak üzere 30.000 ABD doları tutarındaki «cezai şart» personel tarafından ... şirketine ödenecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çalışma hürriyeti · sözleşmeye aykırılık · geçersizlik · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 444. ve 445/1. maddesi gözetilerek «rekabet yasağına» dair sözleşme maddesinin «çalışma hürriyeti» ve «hakkaniyetle» bağdaşmayacağı, bu sebeple «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; davalının iş akdinin sona erdiği ve yeni bir iş yerinde çalışmaya başladığı tarih itibariyle 818 sayılı Borçlar Kanunu yürürlükte olup, uyuşmazlıkta BK'nın 348 ve 349. madde koşullarının mevcudiyeti tartışılmaksızın ve işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunup bulunmadığı değerlendirilmeksizin «eksik inceleme» ve değerlendirmeye dayalı olarak davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «rekabet yasağı sözleşmesinde» öngörülen 3 yıllık sürenin Kanunda belirtilen süreyi aştığı, coğrafi bölge anlamında 4.maddede Ege Bölgesi ve Marmara Bölgesi ile sınırlı olmak üzere denilmiş ise de ambalaj sektöründe yer alan firmaların büyük çoğunluğunun anılan bölgelerde bulunduğu, sözleşmenin geçerli sayılması halinde özellikle ambalaj sektöründe eğitim aldığı anlaşılan davalının 3 yıl gibi uzun bir süreyle çalışmasının engellenmesinin «çalışma hürriyeti» ve «hakkaniyet» ile bağdaşmayacağı, sözleşmenin sadece işçi aleyhine hükümler taşıdığı, bu nedenle rekabet yasağının «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan» kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10407 E. 2014/13534 K.
Ortak:rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaDava, 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 348. maddesi kapsamında açılmış «rekabet yasağı sözleşmesinden» kaynaklanan «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
… olarak görev yaparken 11.07.2011 tarihinde işten ayrılmış, bilahare dava dışı ilaç firmasında kurumsal ilişkiler uzmanı olarak göreve başlamış, taraflar arasındaki «rekabet yasağı sözleşmesinde» ise davalının herhangi bir nedenle işten ayrılmasından sonra 2 yıl içerisinde ... illerinde davacı firmanın iş dalında çalışamayacağı, aksi halde en «son» aylık brüt maaşın 10 katı tutarında «cezai şart» uygulanacağı hüküm altına alınmış, mahkemece davalının rekabet yasağına aykırı hareket ettiğinin ispatlanamadığı, davalının çalıştığı iş kolunun farklı olduğu gere …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının somut olarak «rekabet yasağına» aykırı hareket ettiğinin ispatlanamadığı, davalının çalıştığı iş kollarının farklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, davacı, taraflar arasındaki «hizmet sözleşmesi» ile davacı şirkette diyaliz hemşiresi olarak çalışan davalının akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir diyaliz merkezinde çalışmaya baş …
Oysa davada davacı taraf davalının akdin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi nedeniyle «cezai şart» istemektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iş sırrı · işçi-işveren ilişkisi · hizmet akdi · mutlak ticari dava · ticari dava niteliği · hizmet sözleşmesi · usulden reddi · görevsizlik kararı
Benzer bu kararda… sındaki hizmet akdinden kaynaklanmakta olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmesinin iş mahkemelerinin görevini ortadan kaldırmadığı, TTK 4/1-3 maddesinde «işçi işveren ilişkisinin» düzenlemediği gerekçesiyle dava dilekçesinin mahkemenin «görevsizliği» nedeni ile «usulden reddine», dosyanın talep halinde yasal sürede «görevli» Aydın İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya «sebebin» davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup somut olayda olduğu gibi düzenlenen bir «hizmet sözleşmesi» içinde yer alması davanın «mutlak ticari» dava olduğu niteliğini değiştirmez.
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Dava «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, davacı, taraflar arasındaki «hizmet sözleşmesi» ile davacı şirkette diyaliz hemşiresi olarak çalışan davalının akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir diyaliz merkezinde çalışmaya baş …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5174 E. 2010/2044 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaDava, 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 348. maddesi kapsamında açılmış «rekabet yasağı sözleşmesinden» kaynaklanan «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
… olarak görev yaparken 11.07.2011 tarihinde işten ayrılmış, bilahare dava dışı ilaç firmasında kurumsal ilişkiler uzmanı olarak göreve başlamış, taraflar arasındaki «rekabet yasağı sözleşmesinde» ise davalının herhangi bir nedenle işten ayrılmasından sonra 2 yıl içerisinde ... illerinde davacı firmanın iş dalında çalışamayacağı, aksi halde en «son» aylık brüt maaşın 10 katı tutarında «cezai şart» uygulanacağı hüküm altına alınmış, mahkemece davalının rekabet yasağına aykırı hareket ettiğinin ispatlanamadığı, davalının çalıştığı iş kolunun farklı olduğu gere …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının somut olarak «rekabet yasağına» aykırı hareket ettiğinin ispatlanamadığı, davalının çalıştığı iş kollarının farklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Asıl dava, satış «temsilcisi» olan davacının davalıdan «komisyon alacağı» istemine, birleşen dava ise, davalıya ait işyerinden ayrılan davacının «rekabet yasağı sözleşmesine» aykırı hareket ettiği iddiasına dayalı «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Oysa, Borçlar Kanunu’nun 348 ve devamı maddelerinde «rekabet yasağı» düzenlenmiş olup, anılan maddesinin 1. fıkrasında “İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerinin esrarına nüfuz etmek hususlarında işçiye müsait olan bir hizme …
Mahkemece, birleşen dava yönünden «cezai şarta» ilişkin düzenlemenin çalışma hayatına aykırı olduğu, ahlaka ve hukuka aykırı sözleşme hükümlerinin gerersiz olduğu gerekçesiyle, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon alacağı · reeskont faizi · olumsuz oy · komisyon · bono · eksik inceleme · teminat · temsil
Benzer bu kararda2- Asıl dava, satış «temsilcisi» olan davacının davalıdan «komisyon alacağı» istemine, birleşen dava ise, davalıya ait işyerinden ayrılan davacının «rekabet yasağı sözleşmesine» aykırı hareket ettiği iddiasına dayalı «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan 6.640 USD alacaklı olduğu; ancak, «teminat» amaçlı «bono» verildiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 6.640 USD’nin davalıdan tahsiline, bono iptali isteminin reddine, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
3- Davacı vekili dava dilekçesinde, hükmedilecek alacağa «reeskont faizi» uygulanmasını talep etmiş olup, mahkemece davacının faiz konusundaki istemi hakkında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davalı-birleşen davacı vekilinin talebinin BK’nın 348 ve devamı maddelerine göre değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7464 E. 2014/15007 K.
Ortak:rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaDava, 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 348. maddesi kapsamında açılmış «rekabet yasağı sözleşmesinden» kaynaklanan «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
… olarak görev yaparken 11.07.2011 tarihinde işten ayrılmış, bilahare dava dışı ilaç firmasında kurumsal ilişkiler uzmanı olarak göreve başlamış, taraflar arasındaki «rekabet yasağı sözleşmesinde» ise davalının herhangi bir nedenle işten ayrılmasından sonra 2 yıl içerisinde ... illerinde davacı firmanın iş dalında çalışamayacağı, aksi halde en «son» aylık brüt maaşın 10 katı tutarında «cezai şart» uygulanacağı hüküm altına alınmış, mahkemece davalının rekabet yasağına aykırı hareket ettiğinin ispatlanamadığı, davalının çalıştığı iş kolunun farklı olduğu gere …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının somut olarak «rekabet yasağına» aykırı hareket ettiğinin ispatlanamadığı, davalının çalıştığı iş kollarının farklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında imzalanan centilmenlik sözleşmesi hükümlerinin ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Oysa, mevcut davada davacı taraf iş akdi devam ederken «haksız rekabet» olduğuna dair iddialarda bulunmadığı gibi, haksız rekabetin iş akdi sona erdikten sonra yapılan centimenlik «sözleşmesine aykırılık» ile doğduğunu kabul etmekte ve «cezai şart» istemektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iş sırrı · hizmet akdi · mutlak ticari dava · istifa · ticari dava niteliği · sözleşmeye aykırılık · hizmet sözleşmesi · dava sebebi
Benzer bu karardaMutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya «sebebin» davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup somut olayda olduğu gibi düzenlenen bir «hizmet sözleşmesi» içinde yer alması davanın «mutlak ticari» dava olduğu niteliğini değiştirmez.
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte, «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususta değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Davacı, davalının «istifa» ederek kendi adına aynı alanda çalışmak istemesi üzerine geçiş sürecini planlayan centilmenlik sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri ihlal ettiği iddiasıyla iş bu davayı açmıştır.
Oysa, mevcut davada davacı taraf iş akdi devam ederken «haksız rekabet» olduğuna dair iddialarda bulunmadığı gibi, haksız rekabetin iş akdi sona erdikten sonra yapılan centimenlik «sözleşmesine aykırılık» ile doğduğunu kabul etmekte ve «cezai şart» istemektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12088 E. 2011/718 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaDava, 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 348. maddesi kapsamında açılmış «rekabet yasağı sözleşmesinden» kaynaklanan «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
… olarak görev yaparken 11.07.2011 tarihinde işten ayrılmış, bilahare dava dışı ilaç firmasında kurumsal ilişkiler uzmanı olarak göreve başlamış, taraflar arasındaki «rekabet yasağı sözleşmesinde» ise davalının herhangi bir nedenle işten ayrılmasından sonra 2 yıl içerisinde ... illerinde davacı firmanın iş dalında çalışamayacağı, aksi halde en «son» aylık brüt maaşın 10 katı tutarında «cezai şart» uygulanacağı hüküm altına alınmış, mahkemece davalının rekabet yasağına aykırı hareket ettiğinin ispatlanamadığı, davalının çalıştığı iş kolunun farklı olduğu gere …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının somut olarak «rekabet yasağına» aykırı hareket ettiğinin ispatlanamadığı, davalının çalıştığı iş kollarının farklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, davacı tarafça davalının imzaladığı rekabet etmeme ve gizlilik «taahhüdü» ile işten ayrıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde televizyon üretimi yapan firmalarda çalışmayacağını taahhüt etmesine rağmen akdin sona ermesinden sonra aynı a …
Oysa davada davacı taraf davalının akdin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi nedeniyle «cezai şart» istemektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iş sırrı · hizmet akdi · mutlak ticari dava · ticari dava niteliği · hizmet sözleşmesi · taahhütname · dava sebebi
Benzer bu karardaDüzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya «sebebin» davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup Dairemizin yerleşmiş içtihatları da bu yoldadır (2008/7321 E- 2008/9007 K, 2000/8808 E - 2000/10150 K, 2006/9411 E - 2007/12223 K, 2007/4507 E - 2008/6825 K, 2005/6508 E- 2006/9306 K).
Dava «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, davacı tarafça davalının imzaladığı rekabet etmeme ve gizlilik «taahhüdü» ile işten ayrıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde televizyon üretimi yapan firmalarda çalışmayacağını taahhüt etmesine rağmen akdin sona ermesinden sonra aynı a …
Ayrıca ticari «sırrın» ne olduğunun değerlendirilmesinin uzman mahkemelerce yapılması gerektiği de yadsınamaz bir gerçeklik olduğu gibi, "Rekabet Yasağı" kavramı da piyasa şartlarıyla sıkı sıkıya bağlı bulunan ticari bir konudur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/1270 E. , 2015/13764 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.07.2014 tarih ve 2014/172-2014/187 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22.12.2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 15.09.2010-11.07.2011 tarihleri arasında müvekkil şirkette medikal araştırmacı olarak görev yaptığını, rekabet yasağı ve gizlilik taahütnamesi isimli sözleşmeleri imzaladığını, davalının iki sene boyunca .... bölgelerinde aynı iş dalında faaliyette bulunmamayı kabul ettiğini, görev yaptığı süre içinde şirketin hangi maddeler üzerinde araştırma yaptığını, gelecek planlarını, araştırmalarda hangi yöntemlerin kullanıldığını ve ticari sır niteliğindeki bilgilere vakıf olduğunu, davada 818 Sayılı BK'nın 348, 349, 351 ve 352. maddesinde düzenlenen şartların bulunduğunu, davalının sözleşme hükümlerine rağmen dava dışı ....'de aynı görev ile çalışmaya başladığını ileri sürerek, şimdilik 1.000 TL cezai şartın tahsilini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, müvekkilinin sözleşmelerden haberdar olmadığını, davalının her türlü ticari ve şahsi ilişkileri bilmesinin mümkün bulunmadığını, düzenlemenin çalışma hürriyetine aykırı olduğunu, davacı şirkette fiyatlandırma ve geri ödeme uzmanı olarak görev yaptığını, dava dışı şirkette ise kurumsal ilişkiler uzmanı olarak çalıştığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının somut olarak rekabet yasağına aykırı hareket ettiğinin ispatlanamadığı, davalının çalıştığı iş kollarının farklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 348. maddesi kapsamında açılmış rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklanan cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. BK'nın 348'inci maddesi "İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerin esrarına nüfus etmek hususlarında işçiyle müsait olan bir hizmet akdinde her iki taraf, akdin hitamından sonra işçinin kendi namına iş sahibi ile rekabet edecek bir iş yapmamasına ve rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını şart edebilirler. Rekabet memnuniyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfusundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar hükmüne sebebiyet verebilecek ise caizdir hükmünü haiz olup, madde metninden de anlaşılacağı üzere bu madde sözü edilen sırlara vakıf işçinin mukavele yapmak şartıyla işten ayrılması halinde aynı işi kendi adına yapmamasını, rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını düzenlemektedir.
Aynı Kanun'un 349. maddesi ise bu yasağın, ancak işçinin iktisadi geleceğinin hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye girmesini menedecek biçimde zaman, yer ve işin nevi yönünden halin icabına göre uygun bir hudut dahilinde şart edilmiş olması halinde geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır. Nitekim, davadan sonra yürürlüğe giren TBK'nın 444. ve devamı maddelerinde de aynı hususlar düzenlenmiştir.
Somut olayda, davalı taraf, davacı firmada medikal araştırmacı olarak görev yaparken 11.07.2011 tarihinde işten ayrılmış, bilahare dava dışı ilaç firmasında kurumsal ilişkiler uzmanı olarak göreve başlamış, taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesinde ise davalının herhangi bir nedenle işten ayrılmasından sonra 2 yıl içerisinde ... illerinde davacı firmanın iş dalında çalışamayacağı, aksi halde en son aylık brüt maaşın 10 katı tutarında cezai şart uygulanacağı hüküm altına alınmış, mahkemece davalının rekabet yasağına aykırı hareket ettiğinin ispatlanamadığı, davalının çalıştığı iş kolunun farklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davalı taraf ilaç firmasındaki konumu itibariyle 818 Sayılı BK'nın 348/2.
maddesi uyarınca, davacı firmanın üretim sırlarına, işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânına sahip olduğu gibi, bu bilgileri kullanması ve işverenin önemli bir zararına sebep olması da kuvvetli ihtimal dahilindedir. Kaldı ki, taraflar arasındaki sözleşmedeki yer, zaman, işin nevi hususundaki kısıtlamalar BK'nın 349. maddesindeki şartlara uygundur.
Bu itibarla, mahkemece davalının eyleminin rekabet yasağı kapsamında olduğu kabul edilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/170240100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz