6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız rekabet

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/2238 E. 2012/17515 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hizmet akdi usul ekonomisi özen yükümlülüğü istifa hizmet sözleşmesi reeskont faizi kamu düzeni hukuki yarar maddi ve manevi tazminat görevsizlik kararı maddi tazminat haksız rekabet

Atıf yapılan mevzuat: İİK · BK — BK 348 · TTK — TTK 56

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dinlenilen tanık beyanlarından davalıların davacı şirketin portföyünde bulunan müşterilerle irtibata geçip yeni şirket kurduklarını ve kendileri ile çalışmayı düşünüp düşünmediklerini sorarak fiyat teklifi sundukları, davacı şirketi karalamaya yönelik faaliyette bulunduklarına ilişkin bir beyanda bulunmadıkları, önceden davacı şirkette çalışırken 18.07.2005 ve 31.08.2005 tarihlerinde istifa ederek ayrılan davalılar ... ve ...’nın davacı şirketle aynı alanda faaliyette bulunan davalı şirkette münferit yetkili müdür olarak çalışmaya başladıkları ve davacı şirkette çalışırken tanıdıkları davacı portföyündeki bir kısım müşterileri telefonla arayarak ve bizzat ziyaret ederek davalı şirket için daha iyi imkanlarla poliçe yapmayı teklif ettikleri ve bir kısım davacı müşterileri için poliçe düzenledikleri,bu durumun TTK’nun 56. ve devamı maddelerine göre haksız rekabet oluşturduğu, önceden davacı şirket portföyünde iken sonradan davalı şirkete geçen müşteriler nedeniyle davacı şirketin 66.983.64 TL maddi zarara uğradığı,davalıların davacı ve ürünlerini karalayıcı yönde bir faaliyet ve beyanlarının bulunmadığı, bu nedenle somut olayda manevi tazminat istem koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıların Haksız Rekabetinin tesbiti ve önlenmesine, davacının maddi tazminat isteminin 66.983,64 TL için kabulüne, bu miktara dava tarihinden itibaren reeskont faizi yürütülerek davalılardan tahsiline, koşulları bakımından oluşmaması nedeniyle davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalılar vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, davalı ... davacı şirkette iş akdine dayalı olarak çalıştığı, daha sonra iş akdini feshettiği dosya kapsamı ile sabittir. Diğer davalı ... ise davalı şirketin kuruluşundan önce davacı şirketten istifa ile ayrılmıştır.

BK'nun 348 nci maddesi "İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerin esrarına nüfus etmek hususlarında işçiyle müsait olan bir hizmet akdinde her iki taraf, akdin hitamından sonra işçinin kendi namına iş sahibi ile rekabet edecek bir iş yapmamasına ve rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını şart edebilirler. Rekabet memmuniyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfusundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar hükmüne sebebiyet verebilecek ise caizdir. İşçi akdin yapıldığı zamanda reşit değilse rekabet memuniyetine dair olan şart batıldır" hükmünü haiz olup, madde metninden de anlaşılacağı üzere bu madde sözü edilen sırlara vakıf işçinin mukavele yapmak şartıyla işten ayrılması halinde aynı işi kendi adına yapmamasını, rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını düzenlemektedir. Düzenleme hizmet sözleşmesi içinde yer almakla birlikte hizmet akdi süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.

Somut olayda dava, davacı şirkette iş akdi çerçevesinde çalışan davalı ...’nın iş akdi devam ettiği sırada özen yükümlülüğüne aykırı davranışa dayalı eylemlerinin değerlendirilmesi İş Mahkemesinin görevi dahilindedir. Her ne kadar mahkemece, doğrudan uyuşmazlığın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Yasası’nın 1 nci maddesi hükmü uyarınca İş Mahkemeleri, İş Yasasına göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Yasası’na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuki uyuşmazlıkların çözülmesi için kurulmuş olup, görev kuralları kamu düzenine ilişkindir ve mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmalıdır.

Bu itibarla ve iş akdinin feshinden sonraki eylemler ile daha önceki eylemler arasındaki bağlantı iddiası nedeniyle uyuşmazlığın bütün olarak değerlendirilmesindeki hukuki yarar ve usul ekonomisi hükümleri nazara alınarak mahkemece, davadaki tüm davalılar bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.

2-Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Cezai şart tahsili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11540 E. 2014/13703 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Cezai Şart

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7464 E. 2014/15007 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Üretim sırları

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1270 E. 2015/13764 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Cezai şart tahsili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10407 E. 2014/13534 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Iş sırrı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6789 E. 2012/9875 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5960 E. 2012/9874 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Iş sırrı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12093 E. 2010/640 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5174 E. 2010/2044 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/2238 E.  ,  2012/17515 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/11/2011 tarih ve 2011/10-2011/84 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06/11/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av.....ile davalılar vekili Av. .... ve asil davalı ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili,müvekkili şirketin 2000 yılından itibaren Güneş Sigorta A.Ş. acentesi olarak sigorta alanında hizmet verdiğini, .... ..., ...’nın müvekkili şirketin kurulduğu tarihten itibaren davacı şirkette çalıştıklarını, ...'in müvekkili şirkette müdür olarak uzun süre hizmet ettiğini, müvekkili şirketin Haziran 2004 tarihinden itibaren Axa Oyak A.Ş. acenteliği alarak bu şirket acentesi olarak da faaliyete başladığını, ...’in müvekkili şirket ve yetkililer aleyhine personel ve müşteriler nezdinde konuştuğundan haberdar olmayan davacı şirket yetkililerinin ...'in sorumluluk ve yükümlülüklerini yerine getirmemesi, işleri savsaklaması, iş yerinde huzursuzluk çıkartması üzerine 18.07.2005 tarihinde iş akdinin feshedildiğini, ...'in işten çıkartılmasından bir ay sonra ...’nın 31.08.2005 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığını,davalılar .....

ve .....’in eşleri tarafından davalı Met Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti.nin kurulduğunu haricen öğrendiklerini, bir kısım müşterilerine poliçe teklifinde bulunarak TTK’nun 56.mad. ve 57/1-2-8 fıkraları hükümlerine göre haksız rekabette bulunduklarının öğrenildiğini ileri sürerek davalıların haksız rekabetlerinin tespit ve men’ine, haksız rekabet neticesi meydana gelen maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabet nedeniyle uğradıkları zararların tespiti ile şimdilik 5.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren en yüksek reeskont faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

11. 05.2011 tarihli ıslah dilekçeyle 269.376.90 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar vekili, öncelikle müvekkillerinin davacı şirkette SSK'lı çalışan işçiler olduğunu, sektördeki çalışmalarının davacı şirketten çok öncesine dayandığını, BK.348 ve 349.maddeleri gereğince haksız rekabet yasağına ilişkin olarak bir taahhütte bulunmadıklarını, müvekkillerinin Axa Oyak Sigorta A.Ş.’nin 20.09.2005 tarihinde acentesi olduğunu savunarak davanın reddine talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dinlenilen tanık beyanlarından davalıların davacı şirketin portföyünde bulunan müşterilerle irtibata geçip yeni şirket kurduklarını ve kendileri ile çalışmayı düşünüp düşünmediklerini sorarak fiyat teklifi sundukları, davacı şirketi karalamaya yönelik faaliyette bulunduklarına ilişkin bir beyanda bulunmadıkları, önceden davacı şirkette çalışırken 18.07.2005 ve 31.08.2005 tarihlerinde istifa ederek ayrılan davalılar ... ve ...’nın davacı şirketle aynı alanda faaliyette bulunan davalı şirkette münferit yetkili müdür olarak çalışmaya başladıkları ve davacı şirkette çalışırken tanıdıkları davacı portföyündeki bir kısım müşterileri telefonla arayarak ve bizzat ziyaret ederek davalı şirket için daha iyi imkanlarla poliçe yapmayı teklif ettikleri ve bir kısım davacı müşterileri için poliçe düzenledikleri,bu durumun TTK’nun 56.

ve devamı maddelerine göre haksız rekabet oluşturduğu, önceden davacı şirket portföyünde iken sonradan davalı şirkete geçen müşteriler nedeniyle davacı şirketin 66.983.64 TL maddi zarara uğradığı,davalıların davacı ve ürünlerini karalayıcı yönde bir faaliyet ve beyanlarının bulunmadığı, bu nedenle somut olayda manevi tazminat istem koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıların Haksız Rekabetinin tesbiti ve önlenmesine, davacının maddi tazminat isteminin 66.983,64 TL için kabulüne, bu miktara dava tarihinden itibaren reeskont faizi yürütülerek davalılardan tahsiline, koşulları bakımından oluşmaması nedeniyle davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalılar vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, davalı ... davacı şirkette iş akdine dayalı olarak çalıştığı, daha sonra iş akdini feshettiği dosya kapsamı ile sabittir. Diğer davalı ... ise davalı şirketin kuruluşundan önce davacı şirketten istifa ile ayrılmıştır.

BK'nun 348 nci maddesi "İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerin esrarına nüfus etmek hususlarında işçiyle müsait olan bir hizmet akdinde her iki taraf, akdin hitamından sonra işçinin kendi namına iş sahibi ile rekabet edecek bir iş yapmamasına ve rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını şart edebilirler. Rekabet memmuniyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfusundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar hükmüne sebebiyet verebilecek ise caizdir. İşçi akdin yapıldığı zamanda reşit değilse rekabet memuniyetine dair olan şart batıldır" hükmünü haiz olup, madde metninden de anlaşılacağı üzere bu madde sözü edilen sırlara vakıf işçinin mukavele yapmak şartıyla işten ayrılması halinde aynı işi kendi adına yapmamasını, rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını düzenlemektedir.

Düzenleme hizmet sözleşmesi içinde yer almakla birlikte hizmet akdi süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.

Somut olayda dava, davacı şirkette iş akdi çerçevesinde çalışan davalı ...’nın iş akdi devam ettiği sırada özen yükümlülüğüne aykırı davranışa dayalı eylemlerinin değerlendirilmesi İş Mahkemesinin görevi dahilindedir. Her ne kadar mahkemece, doğrudan uyuşmazlığın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Yasası’nın 1 nci maddesi hükmü uyarınca İş Mahkemeleri, İş Yasasına göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Yasası’na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuki uyuşmazlıkların çözülmesi için kurulmuş olup, görev kuralları kamu düzenine ilişkindir ve mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmalıdır.

Bu itibarla ve iş akdinin feshinden sonraki eylemler ile daha önceki eylemler arasındaki bağlantı iddiası nedeniyle uyuşmazlığın bütün olarak değerlendirilmesindeki hukuki yarar ve usul ekonomisi hükümleri nazara alınarak mahkemece, davadaki tüm davalılar bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.

2-Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 06/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065097700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.