Iş sırrı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/12093 E. 2010/640 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iş sırrı↗ işçi-işveren ilişkisi↗ hizmet akdi↗ rekabet yasağı sözleşmesi↗ mutlak ticari dava↗ rekabet yasağı↗ ticari işletme↗ ticari dava niteliği↗ cezai şart↗ hizmet sözleşmesi↗ oy yasağı↗ taahhütname↗ dava sebebi↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın hizmet akdine ve işçi-işveren ilişkisine dayandığı ve bu sebeple davanın iş mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın Bursa İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava rekabet yasağının ihlalinden doğduğu ileri sürülen cezai şartın tahsili ve ihlale son verilmesine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalının, davacı ile imzaladığı sözleşme uyarınca "Bursa Satış Bölgesinde Sorumlu Satış Mühendisi" olarak çalıştığı ve 5 yıllık bir çalışma sonrası 21.01.2008 tarihinde kendi isteğiyle işten ayrıldığı ve yanlar arasında imzalanan sözleşme ile davacının hizmet akdi sona erdikten sonra 2 yıl boyunca davacı işverenin faaliyet sahasında çalışan herhangi bir şirkette doğrudan yada dolaylı olarak yer almamayı ve hiçbir şekilde akrabası kanalıyla dahi bir ilişki içinde bulunmamayı taahhüt ettiği çekişmesiz olup, davacı, davalının akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren şirkete ortak olduğu ve rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasıyla işbu davayı açmıştır.
BK'nun 348 nci maddesi "İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerin esrarına nüfus etmek hususlarında işçiyle müsait olan bir hizmet akdinde her iki taraf, akdin hitamından sonra işçinin kendi namına iş sahibi ile rekabet edecek bir iş yapmamasına ve rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını şart edebilirler. Rekabet memmuniyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfusundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar hükmüne sebebiyet verebilecek ise caizdir. İşçi akdin yapıldığı zamanda reşit değilse rekabet memuniyetine dair olan şart batıldır" hükmünü haiz olup, madde metninden de anlaşılacağı üzere bu madde sözü edilen sırlara vakıf işçinin mukavele yapmak şartıyla işten ayrılması halinde aynı işi kendi adına yapmamasını, rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını düzenlemektedir. Düzenleme hizmet sözleşmesi içinde yer almakla birlikte hizmet akdi süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir. Hizmet akdinin devamında yapılan bir sadakatsizlik bu ister sözleşme ile düzenlensin ister kanunla düzenlensin elbette ki iş mahkemesinde görülecek bir davanın konusunu oluşturacaktır. Oysa davada davacı taraf davalının akdin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi nedeniyle cezai şart istemekte ve bu eylemin durdurulmasını talep etmektedir. Uyuşmazlığın bu niteliği itibarıyla davanın iş mahkemesinde görülmesini gerektirir bir durum mevcut değildir. Ayrıca ticari sırrın ne olduğunun değerlendirilmesinin uzman mahkemelerce yapılması gerektiği de yadsınamaz bir gerçeklik olduğu gibi, "Rekabet Yasağı" kavramı da piyasa şartlarıyla sıkı sıkıya bağlı bulunan ticari bir konudur. Kaldı ki, TTK'nun 4 ncü maddesiyle yasa koyucu çok açık bir şekilde BK'nun 348 nci maddesinden kaynaklanan davaların mutlak ticari davalardan olduğunu öngörmüştür. Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticari niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup somut olayda olduğu gibi düzenlenen bir hizmet sözleşmesi içinde yer alması davanın mutlak ticari dava olduğu niteliğini değiştirmez. Nitekim Dairemizin yerleşmiş içtihatları da bu yoldadır (2008/7321 E- 2008/9007 K, 2000/8808 E - 2000/10150 K, 2006/9411 E - 2007/12223 K, 2007/4507 E - 2008/6825 K, 2005/6508 E- 2006/9306 K). Ayrıca doktrinde de (Bkz.Prof.Dr. Polat Soyer, Rekabet Yasağı Sözleşmesi, Ankara 1994 s. 14) davanın mutlak ticari dava olduğu kabul edilmektedir. Nitekim bir kısım yazarlar (Bkz. Prof. Dr. S. Arkan, Ticari İşletme Hukuku, Onuncu Bası, s. 96) davanın mutlak ticari dava olduğunu, ancak böyle sayılmanın anlamsız olduğunu kabul etmektedir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle mahkemece mutlak bir ticari dava olan davaya bakılmak gerekirken, anılan hususlar nazara alınmadan dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştIr.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6789 E. 2012/9875 K.
Ortak:iş sırrı · hizmet akdi · rekabet yasağı sözleşmesi · mutlak ticari dava · rekabet yasağı · ticari dava niteliği · cezai şart · hizmet sözleşmesi · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili ve ihlale «son» verilmesine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalının, davacı ile imzaladığı sözleşme uyarınca "Bursa Satış Bölgesinde Sorumlu Satış Mühendisi" olarak çalıştığı ve 5 yıllık bir çalışma sonrası 21.01.2008 tarihinde kendi isteğiyle işten ayrıldığı ve yanlar arasında imzalanan sözleşme ile davacının «hizmet akdi» sona erdikten sonra 2 yıl boyunca davacı işverenin faaliyet sahasında çalışan herhangi bir şirkette doğrudan yada dolaylı olarak yer almamayı ve hiçbir şekilde akrabası kanalıyla dahi bir ilişki içinde bulunmamayı «taahhüt» ettiği çekişmesiz olup, davacı, davalının akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren şirkete ortak olduğu ve rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasıyl …
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya «sebebin» davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup somut olayda olduğu gibi düzenlenen bir «hizmet sözleşmesi» içinde yer alması davanın «mutlak ticari» dava olduğu niteliğini değiştirmez.
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iş kanunu kapsamında sayılan kişinin, «rekabet yasağı sözleşmesini ihlali» nedeniyle açılan «cezai şartın» tahsiline ilişkin davada iş mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle, mahkemenin «görevsizliğine», karar kesinleşmesi ve istem halinde dosyanın Kadıköy İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya «sebebin» davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup somut olayda olduğu gibi düzenlenen bir «hizmet sözleşmesi» içinde yer alması davanın «mutlak ticari» dava olduğu niteliğini değiştirmez.
1-Dava, «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili ve ihlale «son» verilmesi ile TTK 58/d maddesi uyarınca maddi, BK 49, TTK 58/e maddesi uyarınca manevi tazminat istemine ilişkin olup, davalı ...'in davacının yanında çalıştığı, i …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin ihlali · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iş kanunu kapsamında sayılan kişinin, «rekabet yasağı sözleşmesini ihlali» nedeniyle açılan «cezai şartın» tahsiline ilişkin davada iş mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle, mahkemenin «görevsizliğine», karar kesinleşmesi ve istem halinde dosyanın Kadıköy İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5960 E. 2012/9874 K.
Ortak:iş sırrı · hizmet akdi · rekabet yasağı sözleşmesi · mutlak ticari dava · rekabet yasağı · ticari dava niteliği · cezai şart · hizmet sözleşmesi · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili ve ihlale «son» verilmesine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalının, davacı ile imzaladığı sözleşme uyarınca "Bursa Satış Bölgesinde Sorumlu Satış Mühendisi" olarak çalıştığı ve 5 yıllık bir çalışma sonrası 21.01.2008 tarihinde kendi isteğiyle işten ayrıldığı ve yanlar arasında imzalanan sözleşme ile davacının «hizmet akdi» sona erdikten sonra 2 yıl boyunca davacı işverenin faaliyet sahasında çalışan herhangi bir şirkette doğrudan yada dolaylı olarak yer almamayı ve hiçbir şekilde akrabası kanalıyla dahi bir ilişki içinde bulunmamayı «taahhüt» ettiği çekişmesiz olup, davacı, davalının akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren şirkete ortak olduğu ve rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasıyl …
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya «sebebin» davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup somut olayda olduğu gibi düzenlenen bir «hizmet sözleşmesi» içinde yer alması davanın «mutlak ticari» dava olduğu niteliğini değiştirmez.
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iş kanunu kapsamında işci sayılan kişinin, «rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali» nedeniyle açılan «cezai şartın» tahsiline ilişkin davada iş mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle, mahkemenin «görevsizliğine» kararın kesinleşmesi ve istem halinde dosyanın Bursa İş Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
Dava «rekabet yasağının» ihlalinden kaynaklandığı ileri sürülen maddi ve manevi tazminat ile «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, davacı ile davalı ... ve ... arasında «rekabet yasağı sözleşmesinin» bulunduğu, davalıların iş akdinin sona ermesinden sonra rekabet yasağını ihlal ettikleri iddiasıyla bu dava açılmıştır.
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya «sebebin» davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup somut olayda olduğu gibi düzenlenen bir «hizmet sözleşmesi» içinde yer alması davanın «mutlak ticari» dava olduğu niteliğini değiştirmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin ihlali · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iş kanunu kapsamında işci sayılan kişinin, «rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali» nedeniyle açılan «cezai şartın» tahsiline ilişkin davada iş mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle, mahkemenin «görevsizliğine» kararın kesinleşmesi ve istem halinde dosyanın Bursa İş Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12088 E. 2011/718 K.
Ortak:iş sırrı · hizmet akdi · mutlak ticari dava · rekabet yasağı · ticari dava niteliği · cezai şart · hizmet sözleşmesi · oy yasağı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili ve ihlale «son» verilmesine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalının, davacı ile imzaladığı sözleşme uyarınca "Bursa Satış Bölgesinde Sorumlu Satış Mühendisi" olarak çalıştığı ve 5 yıllık bir çalışma sonrası 21.01.2008 tarihinde kendi isteğiyle işten ayrıldığı ve yanlar arasında imzalanan sözleşme ile davacının «hizmet akdi» sona erdikten sonra 2 yıl boyunca davacı işverenin faaliyet sahasında çalışan herhangi bir şirkette doğrudan yada dolaylı olarak yer almamayı ve hiçbir şekilde akrabası kanalıyla dahi bir ilişki içinde bulunmamayı «taahhüt» ettiği çekişmesiz olup, davacı, davalının akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren şirkete ortak olduğu ve rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasıyl …
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya «sebebin» davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup somut olayda olduğu gibi düzenlenen bir «hizmet sözleşmesi» içinde yer alması davanın «mutlak ticari» dava olduğu niteliğini değiştirmez.
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Benzer bu karardaDava «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, davacı tarafça davalının imzaladığı rekabet etmeme ve gizlilik «taahhüdü» ile işten ayrıldığı tarihten itibaren bir yıl içinde televizyon üretimi yapan firmalarda çalışmayacağını taahhüt etmesine rağmen akdin sona ermesinden sonra aynı a …
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Oysa davada davacı taraf davalının akdin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi nedeniyle «cezai şart» istemektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7464 E. 2014/15007 K.
Ortak:iş sırrı · hizmet akdi · mutlak ticari dava · rekabet yasağı · ticari dava niteliği · cezai şart · hizmet sözleşmesi · oy yasağı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili ve ihlale «son» verilmesine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalının, davacı ile imzaladığı sözleşme uyarınca "Bursa Satış Bölgesinde Sorumlu Satış Mühendisi" olarak çalıştığı ve 5 yıllık bir çalışma sonrası 21.01.2008 tarihinde kendi isteğiyle işten ayrıldığı ve yanlar arasında imzalanan sözleşme ile davacının «hizmet akdi» sona erdikten sonra 2 yıl boyunca davacı işverenin faaliyet sahasında çalışan herhangi bir şirkette doğrudan yada dolaylı olarak yer almamayı ve hiçbir şekilde akrabası kanalıyla dahi bir ilişki içinde bulunmamayı «taahhüt» ettiği çekişmesiz olup, davacı, davalının akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren şirkete ortak olduğu ve rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasıyl …
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya «sebebin» davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup somut olayda olduğu gibi düzenlenen bir «hizmet sözleşmesi» içinde yer alması davanın «mutlak ticari» dava olduğu niteliğini değiştirmez.
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Benzer bu karardaMutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya «sebebin» davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup somut olayda olduğu gibi düzenlenen bir «hizmet sözleşmesi» içinde yer alması davanın «mutlak ticari» dava olduğu niteliğini değiştirmez.
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte, «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususta değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Dava, taraflar arasında imzalanan centilmenlik sözleşmesi hükümlerinin ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istifa · sözleşmeye aykırılık · haksız rekabet · görevli mahkeme
Benzer bu karardaOysa, mevcut davada davacı taraf iş akdi devam ederken «haksız rekabet» olduğuna dair iddialarda bulunmadığı gibi, haksız rekabetin iş akdi sona erdikten sonra yapılan centimenlik «sözleşmesine aykırılık» ile doğduğunu kabul etmekte ve «cezai şart» istemektedir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı işveren şirket ile davalı çalışanı arasında yapılmış olan 13/07/2011 tarihli Centilmenlik Anlaşmasından doğan ihtilaflara İş Mahkemeleri bakmakla «görevli» olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin reddine, dosyanın görevli İzmir İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Davacı, davalının «istifa» ederek kendi adına aynı alanda çalışmak istemesi üzerine geçiş sürecini planlayan centilmenlik sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri ihlal ettiği iddiasıyla iş bu davayı açmıştır.
Açıklanan tüm bu nedenlerle mahkemece mutlak bir ticari dava olan davaya bakılması gerekirken, anılan hususlar nazara alınmadan İş Mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10407 E. 2014/13534 K.
Ortak:iş sırrı · işçi-işveren ilişkisi · hizmet akdi · mutlak ticari dava · rekabet yasağı · ticari dava niteliği · cezai şart · hizmet sözleşmesi · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili ve ihlale «son» verilmesine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalının, davacı ile imzaladığı sözleşme uyarınca "Bursa Satış Bölgesinde Sorumlu Satış Mühendisi" olarak çalıştığı ve 5 yıllık bir çalışma sonrası 21.01.2008 tarihinde kendi isteğiyle işten ayrıldığı ve yanlar arasında imzalanan sözleşme ile davacının «hizmet akdi» sona erdikten sonra 2 yıl boyunca davacı işverenin faaliyet sahasında çalışan herhangi bir şirkette doğrudan yada dolaylı olarak yer almamayı ve hiçbir şekilde akrabası kanalıyla dahi bir ilişki içinde bulunmamayı «taahhüt» ettiği çekişmesiz olup, davacı, davalının akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren şirkete ortak olduğu ve rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasıyl …
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya «sebebin» davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup somut olayda olduğu gibi düzenlenen bir «hizmet sözleşmesi» içinde yer alması davanın «mutlak ticari» dava olduğu niteliğini değiştirmez.
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Benzer bu karardaDava «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, davacı, taraflar arasındaki «hizmet sözleşmesi» ile davacı şirkette diyaliz hemşiresi olarak çalışan davalının akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir diyaliz merkezinde çalışmaya baş …
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya «sebebin» davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup somut olayda olduğu gibi düzenlenen bir «hizmet sözleşmesi» içinde yer alması davanın «mutlak ticari» dava olduğu niteliğini değiştirmez.
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulden reddi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… sındaki hizmet akdinden kaynaklanmakta olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmesinin iş mahkemelerinin görevini ortadan kaldırmadığı, TTK 4/1-3 maddesinde «işçi işveren ilişkisinin» düzenlemediği gerekçesiyle dava dilekçesinin mahkemenin «görevsizliği» nedeni ile «usulden reddine», dosyanın talep halinde yasal sürede «görevli» Aydın İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16022 E. 2015/1405 K.
Ortak:iş sırrı · hizmet akdi · mutlak ticari dava · rekabet yasağı · ticari dava niteliği · cezai şart · oy yasağı · dava sebebi · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili ve ihlale «son» verilmesine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalının, davacı ile imzaladığı sözleşme uyarınca "Bursa Satış Bölgesinde Sorumlu Satış Mühendisi" olarak çalıştığı ve 5 yıllık bir çalışma sonrası 21.01.2008 tarihinde kendi isteğiyle işten ayrıldığı ve yanlar arasında imzalanan sözleşme ile davacının «hizmet akdi» sona erdikten sonra 2 yıl boyunca davacı işverenin faaliyet sahasında çalışan herhangi bir şirkette doğrudan yada dolaylı olarak yer almamayı ve hiçbir şekilde akrabası kanalıyla dahi bir ilişki içinde bulunmamayı «taahhüt» ettiği çekişmesiz olup, davacı, davalının akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren şirkete ortak olduğu ve rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasıyl …
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya «sebebin» davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup somut olayda olduğu gibi düzenlenen bir «hizmet sözleşmesi» içinde yer alması davanın «mutlak ticari» dava olduğu niteliğini değiştirmez.
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağının» ihlal edildiği iddiasına dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Davaya dayanak teşkil eden «rekabet yasağına» ilişkin sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 348. (6098 sayılı BK'nın 444.) maddesi "İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işleri …
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlanma noktasının veya «sebebin», davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup Dairemizin yerleşmiş içtihatları da bu yoldadır. (2008/7321 E- 2008/9007 K, 2000/8808 E-2000/10150 K, 2006/9411 E-2007/12223 K, 2007/4507 E-2008/6825 K, 2005/6508 E-2006/9306 K) Ayrıca doktrinde de (Bkz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görevsizlik kararı · haksız rekabet
Benzer bu kararda… a göre, davalının, davacı şirkette işçi statüsü ile çalıştığı ve bu ilişkiden doğan uyuşmazlıkların İş Kanunu hükümlerine göre çözümleneceği, her ne kadar davalının «haksız rekabette» bulunduğu ileri sürülmüş ise de davalı tarafın sıfatı gözetildiğinde uyuşmazlığın İş Kanunu'na tabi olduğu sonucunun değişmeyeceği gerekçesiyle davanın görev yönün …
Dava, «rekabet yasağının» ihlal edildiği iddiasına dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9659 E. 2014/13792 K.
Ortak:iş sırrı · hizmet akdi · mutlak ticari dava · rekabet yasağı · ticari dava niteliği · cezai şart · hizmet sözleşmesi · oy yasağı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili ve ihlale «son» verilmesine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalının, davacı ile imzaladığı sözleşme uyarınca "Bursa Satış Bölgesinde Sorumlu Satış Mühendisi" olarak çalıştığı ve 5 yıllık bir çalışma sonrası 21.01.2008 tarihinde kendi isteğiyle işten ayrıldığı ve yanlar arasında imzalanan sözleşme ile davacının «hizmet akdi» sona erdikten sonra 2 yıl boyunca davacı işverenin faaliyet sahasında çalışan herhangi bir şirkette doğrudan yada dolaylı olarak yer almamayı ve hiçbir şekilde akrabası kanalıyla dahi bir ilişki içinde bulunmamayı «taahhüt» ettiği çekişmesiz olup, davacı, davalının akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren şirkete ortak olduğu ve rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasıyl …
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya «sebebin» davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup somut olayda olduğu gibi düzenlenen bir «hizmet sözleşmesi» içinde yer alması davanın «mutlak ticari» dava olduğu niteliğini değiştirmez.
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının, davacı işyerinde satış «görevlisi» olarak çalıştığı işyerinden kendi isteği ile ayrıldığı, dava konusunun davalının «hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan «haksız rekabet» ve «cezai şart» talebine ilişkin olduğu, davalının 4857 sayılı Kanun'un 2'nci maddesinde yer alan iş sözleşmesi ile işçi statüsünde çalıştığı, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi ve iş ilişkisinin değerlendirilmesi gerektiği, iş sözleşmesi ile birlikte «protokolün» ihlal edilip edilmediğini değerlendirmenin iş mahkemesinin «görev alanına» girdiği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Oysa davacı vekili, 04.02.2014 tarihli duruşmadaki beyanında ve 18.02.2014 tarihli dilekçesinde açıkça davalının akdin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi nedeniyle «cezai şart» istediklerini belirtmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yapılandırma protokolü · protokol · iş mahkemesi görev alanı · haksız rekabet · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının, davacı işyerinde satış «görevlisi» olarak çalıştığı işyerinden kendi isteği ile ayrıldığı, dava konusunun davalının «hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan «haksız rekabet» ve «cezai şart» talebine ilişkin olduğu, davalının 4857 sayılı Kanun'un 2'nci maddesinde yer alan iş sözleşmesi ile işçi statüsünde çalıştığı, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi ve iş ilişkisinin değerlendirilmesi gerektiği, iş sözleşmesi ile birlikte «protokolün» ihlal edilip edilmediğini değerlendirmenin iş mahkemesinin «görev alanına» girdiği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen ve davacı tarafından davaya dayanak «yapılan protokol» tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 348. maddesi "İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerinin esrarına nüfuz etmek hususlarında işçiye müsait olan …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12067 E. 2012/3391 K.
Ortak:iş sırrı · hizmet akdi · mutlak ticari dava · rekabet yasağı · ticari dava niteliği · cezai şart · hizmet sözleşmesi · oy yasağı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava «rekabet yasağının» ihlalinden doğduğu ileri sürülen «cezai şartın» tahsili ve ihlale «son» verilmesine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalının, davacı ile imzaladığı sözleşme uyarınca "Bursa Satış Bölgesinde Sorumlu Satış Mühendisi" olarak çalıştığı ve 5 yıllık bir çalışma sonrası 21.01.2008 tarihinde kendi isteğiyle işten ayrıldığı ve yanlar arasında imzalanan sözleşme ile davacının «hizmet akdi» sona erdikten sonra 2 yıl boyunca davacı işverenin faaliyet sahasında çalışan herhangi bir şirkette doğrudan yada dolaylı olarak yer almamayı ve hiçbir şekilde akrabası kanalıyla dahi bir ilişki içinde bulunmamayı «taahhüt» ettiği çekişmesiz olup, davacı, davalının akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren şirkete ortak olduğu ve rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasıyl …
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya «sebebin» davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup somut olayda olduğu gibi düzenlenen bir «hizmet sözleşmesi» içinde yer alması davanın «mutlak ticari» dava olduğu niteliğini değiştirmez.
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, tensiben davanın BK 348. maddesine dayalı «rekabet yasağı» nedeniyle tazminat olduğu İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesinde işçi ve işveren arasında çıkacak her türlü ihtilafların çözümünde İş Mahkemelerinin «görevli» kılındığı gerekçeleri ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresinde yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Oysa davada, davacı taraf davalının akdin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi nedeniyle «cezai şart» istemektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, tensiben davanın BK 348. maddesine dayalı «rekabet yasağı» nedeniyle tazminat olduğu İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesinde işçi ve işveren arasında çıkacak her türlü ihtilafların çözümünde İş Mahkemelerinin «görevli» kılındığı gerekçeleri ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/12093 E. , 2010/640 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.05.2009 tarih ve 2009/29 - 2009/187 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK.nun 3494 sayılı kanunla değişik 348/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile imzaladığı 29.04.2003 tarihli hizmet sözleşmesi ile müvekkili şirketin Bursa satış bölgesinden sorumlu satış mühendisi olarak çalışan davalının 5 yıl süre ile çalıştıktan sonra 21.01.2008 tarihinde istifa yoluyla şirketten ayrıldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile işten ayrıldıktan sonra 2 yıl süre ile şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren herhangi bir şirkette doğrudan veya dolaylı olarak görev almamayı kabul ettiği halde şirkette çalıştığı dönemde kurma hazırlıklarına başladığı dava dışı .....Ltd. Şti'ni kurarak aynı alanda çalışmaya ve müvekkili şirkete rakip şirketlerin reklamını yapmaya başladığını ve çekilen ihtara rağmen bu eylemine son vermediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla (40.200) YTL cezai şartın 12.04.2008 tarihinden itibaren avan faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca hizmet akdine ve BK'nun 348-352.
maddelerinde düzenlenen rekabet yasağına aykırılık ve TTK'nun 56 vd. maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hükümlerine aykırılıktan kaynaklanan tazminat ve diğer talep hakları saklı kalmak kaydıyla davalının fiilerine son verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Yasası'nın 1. maddesine göre davaya bakmaya Bursa İş Mahkemesi'nin görevli olduğunu ve ticari sırrın söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın hizmet akdine ve işçi-işveren ilişkisine dayandığı ve bu sebeple davanın iş mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın Bursa İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava rekabet yasağının ihlalinden doğduğu ileri sürülen cezai şartın tahsili ve ihlale son verilmesine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalının, davacı ile imzaladığı sözleşme uyarınca "Bursa Satış Bölgesinde Sorumlu Satış Mühendisi" olarak çalıştığı ve 5 yıllık bir çalışma sonrası 21.01.2008 tarihinde kendi isteğiyle işten ayrıldığı ve yanlar arasında imzalanan sözleşme ile davacının hizmet akdi sona erdikten sonra 2 yıl boyunca davacı işverenin faaliyet sahasında çalışan herhangi bir şirkette doğrudan yada dolaylı olarak yer almamayı ve hiçbir şekilde akrabası kanalıyla dahi bir ilişki içinde bulunmamayı taahhüt ettiği çekişmesiz olup, davacı, davalının akdin sona ermesinden sonra aynı alanda faaliyet gösteren şirkete ortak olduğu ve rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasıyla işbu davayı açmıştır.
BK'nun 348 nci maddesi "İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerin esrarına nüfus etmek hususlarında işçiyle müsait olan bir hizmet akdinde her iki taraf, akdin hitamından sonra işçinin kendi namına iş sahibi ile rekabet edecek bir iş yapmamasına ve rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını şart edebilirler. Rekabet memmuniyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfusundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar hükmüne sebebiyet verebilecek ise caizdir. İşçi akdin yapıldığı zamanda reşit değilse rekabet memuniyetine dair olan şart batıldır" hükmünü haiz olup, madde metninden de anlaşılacağı üzere bu madde sözü edilen sırlara vakıf işçinin mukavele yapmak şartıyla işten ayrılması halinde aynı işi kendi adına yapmamasını, rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını düzenlemektedir.
Düzenleme hizmet sözleşmesi içinde yer almakla birlikte hizmet akdi süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir. Hizmet akdinin devamında yapılan bir sadakatsizlik bu ister sözleşme ile düzenlensin ister kanunla düzenlensin elbette ki iş mahkemesinde görülecek bir davanın konusunu oluşturacaktır. Oysa davada davacı taraf davalının akdin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi nedeniyle cezai şart istemekte ve bu eylemin durdurulmasını talep etmektedir. Uyuşmazlığın bu niteliği itibarıyla davanın iş mahkemesinde görülmesini gerektirir bir durum mevcut değildir. Ayrıca ticari sırrın ne olduğunun değerlendirilmesinin uzman mahkemelerce yapılması gerektiği de yadsınamaz bir gerçeklik olduğu gibi, "Rekabet Yasağı" kavramı da piyasa şartlarıyla sıkı sıkıya bağlı bulunan ticari bir konudur.
Kaldı ki, TTK'nun 4 ncü maddesiyle yasa koyucu çok açık bir şekilde BK'nun 348 nci maddesinden kaynaklanan davaların mutlak ticari davalardan olduğunu öngörmüştür. Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticari niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup somut olayda olduğu gibi düzenlenen bir hizmet sözleşmesi içinde yer alması davanın mutlak ticari dava olduğu niteliğini değiştirmez. Nitekim Dairemizin yerleşmiş içtihatları da bu yoldadır (2008/7321 E- 2008/9007 K, 2000/8808 E - 2000/10150 K, 2006/9411 E - 2007/12223 K, 2007/4507 E - 2008/6825 K, 2005/6508 E- 2006/9306 K). Ayrıca doktrinde de (Bkz.Prof.Dr. Polat Soyer, Rekabet Yasağı Sözleşmesi, Ankara 1994 s.
14) davanın mutlak ticari dava olduğu kabul edilmektedir. Nitekim bir kısım yazarlar (Bkz. Prof. Dr. S. Arkan, Ticari İşletme Hukuku, Onuncu Bası, s.
96) davanın mutlak ticari dava olduğunu, ancak böyle sayılmanın anlamsız olduğunu kabul etmektedir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle mahkemece mutlak bir ticari dava olan davaya bakılmak gerekirken, anılan hususlar nazara alınmadan dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştIr.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1007970800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz