6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Anonim şirket yöneticisinin sorumluluğu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4755 E. 2019/5675 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
anonim şirket yöneticisinin sorumluluğu yönetici sorumluluğu davası ttk 408/2-b şirket yöneticisinin sorumluluğu yönetici sorumluluğu sorumluluk davası şirket zararı anonim şirket ıslah yasal faiz ibraz

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 341TTK 408 · HMK — HMK 54

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; aracın 21/08/2014 tarihi ile yakalandığı tarih arasında davalının sebepsiz ve haksız olarak uhdesinde bulunduğu, aracın kullanımından kaynaklı davacı şirket zararının tazmini gerektiği, dava tarihi 14/05/2015 tarihi olup, dava tarihine kadar hesaplamanın yapılması gerektiği, araç kirası olarak 2014 yılında 21/08/2014 tarihinden o yıl sonuna kadar 4.000,00 TL 2015 yılı için aylık 1.200,00 TL rayiç belirlendiği, 14/05/2015 dava tarihi nazara alındığında 2015 yılı için 4 ay 13 gün için aylık 1.200,00 TL'den 4 ay için 4x1.200,00=4.800,00 TL, 13 gün için 1.200,00/30x13=520,00 TL olmak üzere dava tarihine kadar toplam 4.000,00+4.800,00+520,00=9.320,00 TL aracın günlük rayiç kullanımından kaynaklı miktarın talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 9.320,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 1.500,00 TL'sine 14/05/2015 dava, kalanına 02/03/2018 ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile davalı asil temyiz etmiştir.

1- Dava, yöneticinin sorumluluğuna ilişkindir. 6102 sayılı TTK hükümleri arasında mülga TKK'nın 341. maddesi gibi açık bir düzenleme olmamakla birlikte 6102 sayılı TTK'nın 408/1, 553/1ve 479/3-c maddelerindeki düzenleme karşısında anonim şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için, şirket genel kurulunda karar alınması gereklidir. Fakat, anılan yönteme uyulmaması davanın hemen reddi sonucunu doğurmamalıdır. Somut olayda davalı yönetici aleyhine sorumluluk davası açılması yönünde alınmış bir kararın olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Böyle bir kararın varlığı dava şartı olup, mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekir. Bu durum karşısında mahkemece, genel kurulda davalı hakkında dava açılması yönünde alınmış bir karar var ise ibrazının sağlanması, yoksa anılan eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa HMK'nın 54. maddesi uyarınca uygun süre verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde doğrudan işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekili ile davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Anonim şirket yöneticisinin sorumluluğu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/15047 E. 2018/3281 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklar cari hesabı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1432 E. 2019/4030 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1503 E. 2019/6354 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2018/4755 E.  ,  2019/5675 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 09.05.2018 tarih ve 2017/304-2018/304 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili ile davalı tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; Uludağ Turistik Yatırım İşletmeciliği Gıda San. ve Tic. A.Ş. genel müdürü olan davalının iş aktinin feshedilmesine rağmen şirket otosunu geri vermediğini ileri sürerek oto nedeniyle şimdilik 4.000,00 TL tazminatın tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, davalının işçi ve genel müdür olduğunu belirterek, otonun gerçekte kendisine ait olduğunu savunmuş ve davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; aracın 21/08/2014 tarihi ile yakalandığı tarih arasında davalının sebepsiz ve haksız olarak uhdesinde bulunduğu, aracın kullanımından kaynaklı davacı şirket zararının tazmini gerektiği, dava tarihi 14/05/2015 tarihi olup, dava tarihine kadar hesaplamanın yapılması gerektiği, araç kirası olarak 2014 yılında 21/08/2014 tarihinden o yıl sonuna kadar 4.000,00 TL 2015 yılı için aylık 1.200,00 TL rayiç belirlendiği, 14/05/2015 dava tarihi nazara alındığında 2015 yılı için 4 ay 13 gün için aylık 1.200,00 TL'den 4 ay için 4x1.200,00=4.800,00 TL, 13 gün için 1.200,00/30x13=520,00 TL olmak üzere dava tarihine kadar toplam 4.000,00+4.800,00+520,00=9.320,00 TL aracın günlük rayiç kullanımından kaynaklı miktarın talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 9.320,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 1.500,00 TL'sine 14/05/2015 dava, kalanına 02/03/2018 ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile davalı asil temyiz etmiştir.

1- Dava, yöneticinin sorumluluğuna ilişkindir. 6102 sayılı TTK hükümleri arasında mülga TKK'nın 341. maddesi gibi açık bir düzenleme olmamakla birlikte 6102 sayılı TTK'nın 408/1, 553/1ve 479/3-c maddelerindeki düzenleme karşısında anonim şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için, şirket genel kurulunda karar alınması gereklidir. Fakat, anılan yönteme uyulmaması davanın hemen reddi sonucunu doğurmamalıdır. Somut olayda davalı yönetici aleyhine sorumluluk davası açılması yönünde alınmış bir kararın olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Böyle bir kararın varlığı dava şartı olup, mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekir. Bu durum karşısında mahkemece, genel kurulda davalı hakkında dava açılması yönünde alınmış bir karar var ise ibrazının sağlanması, yoksa anılan eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa HMK'nın 54.

maddesi uyarınca uygun süre verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde doğrudan işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekili ile davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mahkeme kararının re'sen BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 23/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/538219600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.