6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Inançlı işlem

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/1522 E. 2013/10883 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
inançlı işlem peşin harç zimmet başvurma harcı borcun üstlenilmesi dolandırıcılık tmsf havale harç avans faizi zamanaşımı

Atıf yapılan mevzuat: Bankacılık K. — Bankacılık K. 140 · BK — BK 41BK 390 · HUMK — HUMK 438 · TTK — TTK 336

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı bankanın ... Şubesi'ne para yatırdığı, ancak söz konusu paranın gerçekte ... Offshore Ltd.'e gönderilmediği, ceza yargılamasından da anlaşıldığı üzere ... yöneticilerinin ... ismini kullanmak suretiyle mevduat topladıkları, söz konusu eylemlerinin banka aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin nitelikli zimmet suçundan ceza aldıkları, mevduat sahiplerinin söz konusu uygulamada ... ile havale ve inançlı işlem ilişkisi içerisine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi sorumlu olması gerektiği, BK'nın 390. maddesine göre vekil konumundaki bankanın görevini özenle yapmak ve müvekkilinin menfaatlerini korumak zorunda olduğu, öte yandan ... çalışanlarının davacıya ait paranın offshore hesabına nakline sebep olmaları nedeniyle bankanın davacıya karşı BK'nın 41. ve 55. maddeleri ile TTK'nın 336. maddesi uyarınca da sorumlu bulunduğu, bu nedenle davacının yatırmış olduğu

mevduatını ...'ı (...) satın alan ... Bank'tan isteyebileceği, ödenecek olan paraya avans faizi uygulanması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 14.678 TL'nin 14.12.1999 tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı ... Bank A.Ş. ve borcu üstlenen sıfatıyla TMSF vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun BK’nın 41., 55. ve TTK’nın 336'ıncı maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararını Off Shore Bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlaması nedeniyle, davalı ... Bank A.Ş. ve borcu üstlenen sıfatıyla TMSF vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Ancak, borcu üstlenen TMSF’nin 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen peşin harç ve başvurma harcı ile bakiye karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı ... Bank A.Ş. ve borcu üstlenen TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7. madde hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Inançlı işlem

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9987 E. 2016/1115 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10081 E. 2014/296 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Inançlı işlem

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10461 E. 2016/4700 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Fon bankası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16891 E. 2015/2056 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/1522 E.  ,  2013/10883 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.10.2012 tarih ve 2011/445-2012/218 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı borcu üstlenen TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin, ... ... Şubesi'ne 14.12.1999 tarihinde 14.678 TL yatırdığını, banka yönetimine BDDK tarafından el konulmasından sonra müvekkilinin parasını alamadığını, hesap açma sırasında banka yetkilileri tarafından müvekkilinin bankaya olan güveni kötüye kullanılarak iradesi sakatlanmak suretiyle paranın offshore hesabına havale edilmiş gibi işlem yapılıp, gerçekte ise ... şubeleri vasıtasıyla ...'ın grup şirketlerine ve paravan şirketlerine usulsüz şekilde kredi olarak kullandırıldığını, ...'ın devredildiği ... Bank'ın da müvekkiline ait mevduattan sorumlu olduğunu ileri sürerek 14.678 TL'nin 14.12.1999 tarihinden vade sonuna kadar %80 oranındaki akdi faiziyle, vade sonundan itibaren ise temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir

Davalı vekili, davacının parasını ... Off Shore Ltd.'ye yatırdığını, ... ile ... Off Shore Ltd.'nin farklı tüzel kişilikler olması nedeniyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, davacının serbest iradesiyle parasının off shore hesabına aktarılması için talimat verdiğini, müvekkili bankanın off shore nezdindeki mevduatlar için herhangi bir garantisinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı bankanın ... Şubesi'ne para yatırdığı, ancak söz konusu paranın gerçekte ... Offshore Ltd.'e gönderilmediği, ceza yargılamasından da anlaşıldığı üzere ... yöneticilerinin ... ismini kullanmak suretiyle mevduat topladıkları, söz konusu eylemlerinin banka aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin nitelikli zimmet suçundan ceza aldıkları, mevduat sahiplerinin söz konusu uygulamada ... ile havale ve inançlı işlem ilişkisi içerisine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi sorumlu olması gerektiği, BK'nın 390.

maddesine göre vekil konumundaki bankanın görevini özenle yapmak ve müvekkilinin menfaatlerini korumak zorunda olduğu, öte yandan ... çalışanlarının davacıya ait paranın offshore hesabına nakline sebep olmaları nedeniyle bankanın davacıya karşı BK'nın 41. ve 55. maddeleri ile TTK'nın 336. maddesi uyarınca da sorumlu bulunduğu, bu nedenle davacının yatırmış olduğu

mevduatını ...'ı (...) satın alan ... Bank'tan isteyebileceği, ödenecek olan paraya avans faizi uygulanması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 14.678 TL'nin 14.12.1999 tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı ... Bank A.Ş. ve borcu üstlenen sıfatıyla TMSF vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun BK’nın 41., 55. ve TTK’nın 336'ıncı maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararını Off Shore Bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlaması nedeniyle, davalı ... Bank A.Ş. ve borcu üstlenen sıfatıyla TMSF vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Ancak, borcu üstlenen TMSF’nin 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen peşin harç ve başvurma harcı ile bakiye karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı ... Bank A.Ş. ve borcu üstlenen TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7. madde hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ve borcu üstlenen vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm bölümünün 2. fıkrasının çıkartılmasına, 3. fıkrasındaki “davacı tarafından dava açılırken peşin ve başvuru harcı olarak yatırılan 236,40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiline, davacıya ödenmesine” ibaresinin çıkartılarak yerine “ davacı tarafından yatırılan 236,40 TL peşin harç ve başvuru harcının karar kesinleştiğinde isteği halinde davacıya iadesine” ibaresinin eklenmesine, kararın bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 27.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/536995500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.