Inançlı işlem
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/1522 E. 2013/10883 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
inançlı işlem↗ peşin harç↗ zimmet↗ başvurma harcı↗ borcun üstlenilmesi↗ dolandırıcılık↗ tmsf↗ havale↗ harç↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı bankanın ... Şubesi'ne para yatırdığı, ancak söz konusu paranın gerçekte ... Offshore Ltd.'e gönderilmediği, ceza yargılamasından da anlaşıldığı üzere ... yöneticilerinin ... ismini kullanmak suretiyle mevduat topladıkları, söz konusu eylemlerinin banka aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin nitelikli zimmet suçundan ceza aldıkları, mevduat sahiplerinin söz konusu uygulamada ... ile havale ve inançlı işlem ilişkisi içerisine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi sorumlu olması gerektiği, BK'nın 390. maddesine göre vekil konumundaki bankanın görevini özenle yapmak ve müvekkilinin menfaatlerini korumak zorunda olduğu, öte yandan ... çalışanlarının davacıya ait paranın offshore hesabına nakline sebep olmaları nedeniyle bankanın davacıya karşı BK'nın 41. ve 55. maddeleri ile TTK'nın 336. maddesi uyarınca da sorumlu bulunduğu, bu nedenle davacının yatırmış olduğu
mevduatını ...'ı (...) satın alan ... Bank'tan isteyebileceği, ödenecek olan paraya avans faizi uygulanması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 14.678 TL'nin 14.12.1999 tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... Bank A.Ş. ve borcu üstlenen sıfatıyla TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun BK’nın 41., 55. ve TTK’nın 336'ıncı maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararını Off Shore Bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlaması nedeniyle, davalı ... Bank A.Ş. ve borcu üstlenen sıfatıyla TMSF vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, borcu üstlenen TMSF’nin 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen peşin harç ve başvurma harcı ile bakiye karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı ... Bank A.Ş. ve borcu üstlenen TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7. madde hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9987 E. 2016/1115 K.
Ortak:inançlı işlem · dolandırıcılık · havale · avans faizi · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… yargılamasından da anlaşıldığı üzere ... yöneticilerinin ... ismini kullanmak suretiyle mevduat topladıkları, söz konusu eylemlerinin banka aracı kılınmak suretiyle «dolandırıcılık» olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin nitelikli «zimmet» suçundan ceza aldıkları, mevduat sahiplerinin söz konusu uygulamada ... ile «havale» ve «inançlı işlem» ilişkisi içerisine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi s …
Bank'tan isteyebileceği, ödenecek olan paraya «avans faizi» uygulanması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 14.678 TL'nin 14.12.1999 tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun BK’nın 41., 55. ve TTK’nın 336'ıncı maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararını Off Shore Bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlaması nedeniyle, davalı ...
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davacının ...Ltd.'te vadeli «mevduat hesabı» açılması için talimat vererek 9.500 TL'yi 15/12/1999 tarihinde... hesabına yatırdığı, ancak sözkonusu paranın gerçekte ...Ltd'e gönderilmediği, ceza mahkemesi kararından ...yöneticilerinin ...ismini kullanmak suretiyle kişilerden mevduat topladıklarının anlaşıldığı, sözkonusu eylemlerinin banka aracı kılınmak suretiyle «dolandırıcılık» olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin mahkum oldukları, mevduat sahiplerinin sözkonusu uygulamada ...ile «havale» ve «inançlı işlem» ilişkisi içersine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi sorumlu olması gerektiği, BK'nın 390. maddesine göre vekil konumundaki bankanın görevini özenle yapmak ve müvekkilinin menfaatlerini korumak zorunda olduğu, öte yandan ...çalışanlarının davacılara ait paranın offshore hesabına nakline sebep olmaları nedeniyle bankanın davacıya karşı BK.'nın 41. ve 55. maddeleri ile TTK'nın 336. maddesi uyarıncada sorumlu olduğu, bu nedenle davacının yatırmış olduğu mevduatını ... satın alan ...Bank'tan isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.500,00 TL'nin 15/12/1999 tarihinden 19/01/2000 tarihine kadar %83 akti faiz oranı aşılmamak koşulu ile değişen oranlardaki «avans faizi» ile birlikte, 19/01/2000 tarihinden itibaren ise değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin işlemeye başlamasının gerekmesine göre, davalı Banka vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Bank hesabına yatırıldığı 15.12.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, ''19/01/2000 tarihine kadar %83 akti faiz oranı aşılmamak koşulu ile değişen oranlardaki avans faizi ile birlikt …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mevduat hesabı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davacının ...Ltd.'te vadeli «mevduat hesabı» açılması için talimat vererek 9.500 TL'yi 15/12/1999 tarihinde... hesabına yatırdığı, ancak sözkonusu paranın gerçekte ...Ltd'e gönderilmediği, ceza mahkemesi kararından ...yöneticilerinin ...ismini kullanmak suretiyle kişilerden mevduat topladıklarının anlaşıldığı, sözkonusu eylemlerinin banka aracı kılınmak suretiyle «dolandırıcılık» olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin mahkum oldukları, mevduat sahiplerinin sözkonusu uygulamada ...ile «havale» ve «inançlı işlem» ilişkisi içersine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi sorumlu olması gerektiği, BK'nın 390. maddesine göre vekil konumundaki bankanın görevini özenle yapmak ve müvekkilinin menfaatlerini korumak zorunda olduğu, öte yandan ...çalışanlarının davacılara ait paranın offshore hesabına nakline sebep olmaları nedeniyle bankanın davacıya karşı BK.'nın 41. ve 55. maddeleri ile TTK'nın 336. maddesi uyarıncada sorumlu olduğu, bu nedenle davacının yatırmış olduğu mevduatını ... satın alan ...Bank'tan isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.500,00 TL'nin 15/12/1999 tarihinden 19/01/2000 tarihine kadar %83 akti faiz oranı aşılmamak koşulu ile değişen oranlardaki «avans faizi» ile birlikte, 19/01/2000 tarihinden itibaren ise değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
438/«son» gereği kararın anılan yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10081 E. 2014/296 K.
Ortak:inançlı işlem · dolandırıcılık · havale · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… yargılamasından da anlaşıldığı üzere ... yöneticilerinin ... ismini kullanmak suretiyle mevduat topladıkları, söz konusu eylemlerinin banka aracı kılınmak suretiyle «dolandırıcılık» olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin nitelikli «zimmet» suçundan ceza aldıkları, mevduat sahiplerinin söz konusu uygulamada ... ile «havale» ve «inançlı işlem» ilişkisi içerisine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi s …
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun BK’nın 41., 55. ve TTK’nın 336'ıncı maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararını Off Shore Bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlaması nedeniyle, davalı ...
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Yurt Security Offshore Bank Ltd.'te vadeli «mevduat hesabı» açılması için 3.041,23 TL'yi 22/10/1999 tarihinde Yurtbank Ankara şubesine yatırdığı, ancak sözkonusu paranın gerçekte Yurt Security Offshore Bank Ltd.'e gönderilmediği, banka aracı kılınmak suretiyle «dolandırıcılık» olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin mahkum oldukları, mevduat sahiplerinin sözkonusu uygulamada Yurtbank ile «havale» ve «inançlı işlem» ilişkisi içerisine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi s …
… ına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine ve her ne kadar karar başlığında fer'i müdahil ... «ihbar olunan» olarak gösterilmişse de, bu hususun mahallinde her zaman giderilebilecek «maddi hata» niteliğinde olmasına göre, davalı banka ve fer'i müdahil ...'nin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:külli halefiyet · halefiyet · ihbar olunan · mevduat hesabı · maddi hata · hisse devir sözleşmesi · ihbar
Benzer bu kararda… ına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine ve her ne kadar karar başlığında fer'i müdahil ... «ihbar olunan» olarak gösterilmişse de, bu hususun mahallinde her zaman giderilebilecek «maddi hata» niteliğinde olmasına göre, davalı banka ve fer'i müdahil ...'nin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
A.Ş. (sonraki unvan...Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Yurt Security Offshore Bank Ltd.'te vadeli «mevduat hesabı» açılması için 3.041,23 TL'yi 22/10/1999 tarihinde Yurtbank Ankara şubesine yatırdığı, ancak sözkonusu paranın gerçekte Yurt Security Offshore Bank Ltd.'e gönderilmediği, banka aracı kılınmak suretiyle «dolandırıcılık» olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin mahkum oldukları, mevduat sahiplerinin sözkonusu uygulamada Yurtbank ile «havale» ve «inançlı işlem» ilişkisi içerisine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi s …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10461 E. 2016/4700 K.
Ortak:inançlı işlem · dolandırıcılık · havale · harç
İncelediğiniz kararda… yargılamasından da anlaşıldığı üzere ... yöneticilerinin ... ismini kullanmak suretiyle mevduat topladıkları, söz konusu eylemlerinin banka aracı kılınmak suretiyle «dolandırıcılık» olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin nitelikli «zimmet» suçundan ceza aldıkları, mevduat sahiplerinin söz konusu uygulamada ... ile «havale» ve «inançlı işlem» ilişkisi içerisine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi s …
2- Ancak, «borcu üstlenen» TMSF’nin 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen «peşin harç» ve «başvurma harcı» ile bakiye karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı ...
Benzer bu kararda… ından da anlaşıldığı üzere ... yöneticilerinin ... ismini kullanmak suretiyle kişilerden mevduat topladıkları, sözkonusu eylemlerinin banka aracı kılınmak suretiyle «dolandırıcılık» suçu olarak kabul edilerek ilgili kişiler aleyhinde verilen mahkumiyet kesinleştiği, mevduat sahiplerinin sözkonusu uygulamada ... ile «havale» ve «inançlı işlem» ilişkisi içerisine girdiğinin kabulü gerektiği, bankanın havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi sorumlu olduğu, BK'nın 390. maddesine göre vekil konumundaki bankanın görevini özenle yapmak ve müvekkilinin menfaatlerini korumakla yükümlü bulunduğu, öte yandan ... çalışanlarının davacıya ait paranın offshore hesabına nakline sebep olmaları nedeniyle, davalı bankanın davacıya karşı BK'nın 41. ve 55. maddeleri ile TTK'nın 336. maddesi uyarınca sorumlu olduğu, bu nedenle davacının dava konusu mevduatını ...'ı satın alan davalı bankadan isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 28.121.00-EURO(55.000 DEM'nin dönüşüm kuru üzerinden değeri) alacağın 17/11/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a madde gereğince «temerrüt faizi» ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir. .
3- Ancak; davacıya ait paranın ...'na gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten ....'nin ... tarafından devir alındıktan sonra en «son» ....'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ....'ye devredilen ....'nin eylemlerinden dolayı açılan işbu davada, bu bankayı devir alan ....'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde «harç» ile sorumlu tutulması doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · mevduat hesabı · ihbar · temerrüt faizi · hukuki yarar · temerrüt · temsil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaTemyiz isteminde bulunan ... isteme konu davada «ihbar olunan» konumunda olup, ihbar eden tarafın «temsilcisi» olarak davaya katılmamıştır.
O halde, «ihbar olunan» ... vekilinin kararı temyiz etmede «hukuki yararı» bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
… ından da anlaşıldığı üzere ... yöneticilerinin ... ismini kullanmak suretiyle kişilerden mevduat topladıkları, sözkonusu eylemlerinin banka aracı kılınmak suretiyle «dolandırıcılık» suçu olarak kabul edilerek ilgili kişiler aleyhinde verilen mahkumiyet kesinleştiği, mevduat sahiplerinin sözkonusu uygulamada ... ile «havale» ve «inançlı işlem» ilişkisi içerisine girdiğinin kabulü gerektiği, bankanın havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi sorumlu olduğu, BK'nın 390. maddesine göre vekil konumundaki bankanın görevini özenle yapmak ve müvekkilinin menfaatlerini korumakla yükümlü bulunduğu, öte yandan ... çalışanlarının davacıya ait paranın offshore hesabına nakline sebep olmaları nedeniyle, davalı bankanın davacıya karşı BK'nın 41. ve 55. maddeleri ile TTK'nın 336. maddesi uyarınca sorumlu olduğu, bu nedenle davacının dava konusu mevduatını ...'ı satın alan davalı bankadan isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 28.121.00-EURO(55.000 DEM'nin dönüşüm kuru üzerinden değeri) alacağın 17/11/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a madde gereğince «temerrüt faizi» ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir. .
Mahkemece iddia, savunma benimsenen bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ...'ye vadeli «mevduat hesabı» açılması için 55.000 DEM=28.121 EURO'yu 16/11/1999 tarihinde ... ...
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16891 E. 2015/2056 K.
Ortak:harç · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun BK’nın 41., 55. ve TTK’nın 336'ıncı maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararını Off Shore Bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlaması nedeniyle, davalı ...
2- Ancak, «borcu üstlenen» TMSF’nin 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen «peşin harç» ve «başvurma harcı» ile bakiye karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı ...
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «zamanaşımı» ve «husumet itirazlarının» yerinde olmadığı, davacının yatırdığı parasının gerçekte ....'e gönderilmediği, ceza mahkemesi kararından da anlaşıldığı üzere Yurtbank yöneticilerinin Yurtbank is …
… BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının offshore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka vekilinin ve fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi …
2- Mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de, davalı ...'ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan ....'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın offshore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten ....'nin ... tarafından devir alındıktan sonra en «son» ...'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ...'ye devredilen ....'nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan ...'nin 5411 sayılı Bankacılık …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · feri müdahil · husumet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «zamanaşımı» ve «husumet itirazlarının» yerinde olmadığı, davacının yatırdığı parasının gerçekte ....'e gönderilmediği, ceza mahkemesi kararından da anlaşıldığı üzere Yurtbank yöneticilerinin Yurtbank is …
Kararı, davalı banka vekili ve «feri müdahil» ... vekili temyiz etmiştir.
2- Mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de, davalı ...'ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan ....'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın offshore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten ....'nin ... tarafından devir alındıktan sonra en «son» ...'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ...'ye devredilen ....'nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan ...'nin 5411 sayılı Bankacılık …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/1522 E. , 2013/10883 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.10.2012 tarih ve 2011/445-2012/218 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı borcu üstlenen TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, ... ... Şubesi'ne 14.12.1999 tarihinde 14.678 TL yatırdığını, banka yönetimine BDDK tarafından el konulmasından sonra müvekkilinin parasını alamadığını, hesap açma sırasında banka yetkilileri tarafından müvekkilinin bankaya olan güveni kötüye kullanılarak iradesi sakatlanmak suretiyle paranın offshore hesabına havale edilmiş gibi işlem yapılıp, gerçekte ise ... şubeleri vasıtasıyla ...'ın grup şirketlerine ve paravan şirketlerine usulsüz şekilde kredi olarak kullandırıldığını, ...'ın devredildiği ... Bank'ın da müvekkiline ait mevduattan sorumlu olduğunu ileri sürerek 14.678 TL'nin 14.12.1999 tarihinden vade sonuna kadar %80 oranındaki akdi faiziyle, vade sonundan itibaren ise temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, davacının parasını ... Off Shore Ltd.'ye yatırdığını, ... ile ... Off Shore Ltd.'nin farklı tüzel kişilikler olması nedeniyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, davacının serbest iradesiyle parasının off shore hesabına aktarılması için talimat verdiğini, müvekkili bankanın off shore nezdindeki mevduatlar için herhangi bir garantisinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı bankanın ... Şubesi'ne para yatırdığı, ancak söz konusu paranın gerçekte ... Offshore Ltd.'e gönderilmediği, ceza yargılamasından da anlaşıldığı üzere ... yöneticilerinin ... ismini kullanmak suretiyle mevduat topladıkları, söz konusu eylemlerinin banka aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin nitelikli zimmet suçundan ceza aldıkları, mevduat sahiplerinin söz konusu uygulamada ... ile havale ve inançlı işlem ilişkisi içerisine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi sorumlu olması gerektiği, BK'nın 390.
maddesine göre vekil konumundaki bankanın görevini özenle yapmak ve müvekkilinin menfaatlerini korumak zorunda olduğu, öte yandan ... çalışanlarının davacıya ait paranın offshore hesabına nakline sebep olmaları nedeniyle bankanın davacıya karşı BK'nın 41. ve 55. maddeleri ile TTK'nın 336. maddesi uyarınca da sorumlu bulunduğu, bu nedenle davacının yatırmış olduğu
mevduatını ...'ı (...) satın alan ... Bank'tan isteyebileceği, ödenecek olan paraya avans faizi uygulanması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 14.678 TL'nin 14.12.1999 tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... Bank A.Ş. ve borcu üstlenen sıfatıyla TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun BK’nın 41., 55. ve TTK’nın 336'ıncı maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararını Off Shore Bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlaması nedeniyle, davalı ... Bank A.Ş. ve borcu üstlenen sıfatıyla TMSF vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, borcu üstlenen TMSF’nin 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen peşin harç ve başvurma harcı ile bakiye karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı ... Bank A.Ş. ve borcu üstlenen TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7. madde hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ve borcu üstlenen vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm bölümünün 2. fıkrasının çıkartılmasına, 3. fıkrasındaki “davacı tarafından dava açılırken peşin ve başvuru harcı olarak yatırılan 236,40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiline, davacıya ödenmesine” ibaresinin çıkartılarak yerine “ davacı tarafından yatırılan 236,40 TL peşin harç ve başvuru harcının karar kesinleştiğinde isteği halinde davacıya iadesine” ibaresinin eklenmesine, kararın bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 27.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/536995500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz