Inançlı işlem
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/10461 E. 2016/4700 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
inançlı işlem↗ fon bankası↗ ihbar olunan↗ mevduat hesabı↗ dolandırıcılık↗ fer'i müdahil↗ ihbar↗ temerrüt faizi↗ hukuki yarar↗ havale↗ harç↗ temerrüt↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma benimsenen bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ...'ye vadeli mevduat hesabı açılması için 55.000 DEM=28.121 EURO'yu 16/11/1999 tarihinde ... ... Şubesi'ne yatırdığı, ancak sözkonusu paranın gerçekte ...'e gönderilmediği, ceza mahkemesi kararından da anlaşıldığı üzere ... yöneticilerinin ... ismini kullanmak suretiyle kişilerden mevduat topladıkları, sözkonusu eylemlerinin banka aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık suçu olarak kabul edilerek ilgili kişiler aleyhinde verilen mahkumiyet kesinleştiği, mevduat sahiplerinin sözkonusu uygulamada ... ile havale ve inançlı işlem ilişkisi içerisine girdiğinin kabulü gerektiği, bankanın havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi sorumlu olduğu, BK'nın 390. maddesine göre vekil konumundaki bankanın görevini özenle yapmak ve müvekkilinin menfaatlerini korumakla yükümlü bulunduğu, öte yandan ... çalışanlarının davacıya ait paranın offshore hesabına nakline sebep olmaları nedeniyle, davalı bankanın davacıya karşı BK'nın 41. ve 55. maddeleri ile TTK'nın 336. maddesi uyarınca sorumlu olduğu, bu nedenle davacının dava konusu mevduatını ...'ı satın alan davalı bankadan isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 28.121.00-EURO(55.000 DEM'nin dönüşüm kuru üzerinden değeri) alacağın 17/11/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a madde gereğince temerrüt faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir. .
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Bir davada kararı temyiz etme hakkı, yalnız taraflara veya hüküm ile kendisine mükellefiyet yüklenen veya bir hakkı ihlal edilen kimseye veyahut kanunun açıkça belirttiği mercilere aittir.
Temyiz isteminde bulunan ... isteme konu davada ihbar olunan konumunda olup, ihbar eden tarafın temsilcisi olarak davaya katılmamıştır. Karar başlığında davalı olarak gösterilmemiş, aleyhine de hüküm kurulmamıştır. O halde, ihbar olunan ... vekilinin kararı temyiz etmede hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı .... vekili ile fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Ancak; davacıya ait paranın ...'na gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten ....'nin ... tarafından devir alındıktan sonra en son ....'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ....'ye devredilen ....'nin eylemlerinden dolayı açılan işbu davada, bu bankayı devir alan ....'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harç ile sorumlu tutulması doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1522 E. 2013/10883 K.
Ortak:inançlı işlem · dolandırıcılık · havale · harç
İncelediğiniz kararda… ından da anlaşıldığı üzere ... yöneticilerinin ... ismini kullanmak suretiyle kişilerden mevduat topladıkları, sözkonusu eylemlerinin banka aracı kılınmak suretiyle «dolandırıcılık» suçu olarak kabul edilerek ilgili kişiler aleyhinde verilen mahkumiyet kesinleştiği, mevduat sahiplerinin sözkonusu uygulamada ... ile «havale» ve «inançlı işlem» ilişkisi içerisine girdiğinin kabulü gerektiği, bankanın havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi sorumlu olduğu, BK'nın 390. maddesine göre vekil konumundaki bankanın görevini özenle yapmak ve müvekkilinin menfaatlerini korumakla yükümlü bulunduğu, öte yandan ... çalışanlarının davacıya ait paranın offshore hesabına nakline sebep olmaları nedeniyle, davalı bankanın davacıya karşı BK'nın 41. ve 55. maddeleri ile TTK'nın 336. maddesi uyarınca sorumlu olduğu, bu nedenle davacının dava konusu mevduatını ...'ı satın alan davalı bankadan isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 28.121.00-EURO(55.000 DEM'nin dönüşüm kuru üzerinden değeri) alacağın 17/11/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a madde gereğince «temerrüt faizi» ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir. .
3- Ancak; davacıya ait paranın ...'na gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten ....'nin ... tarafından devir alındıktan sonra en «son» ....'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ....'ye devredilen ....'nin eylemlerinden dolayı açılan işbu davada, bu bankayı devir alan ....'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde «harç» ile sorumlu tutulması doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK …
Benzer bu kararda… yargılamasından da anlaşıldığı üzere ... yöneticilerinin ... ismini kullanmak suretiyle mevduat topladıkları, söz konusu eylemlerinin banka aracı kılınmak suretiyle «dolandırıcılık» olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin nitelikli «zimmet» suçundan ceza aldıkları, mevduat sahiplerinin söz konusu uygulamada ... ile «havale» ve «inançlı işlem» ilişkisi içerisine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi s …
2- Ancak, «borcu üstlenen» TMSF’nin 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen «peşin harç» ve «başvurma harcı» ile bakiye karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin harç · zimmet · başvurma harcı · borcun üstlenilmesi · avans faizi · zamanaşımı
Benzer bu kararda2- Ancak, «borcu üstlenen» TMSF’nin 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen «peşin harç» ve «başvurma harcı» ile bakiye karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı ...
… yargılamasından da anlaşıldığı üzere ... yöneticilerinin ... ismini kullanmak suretiyle mevduat topladıkları, söz konusu eylemlerinin banka aracı kılınmak suretiyle «dolandırıcılık» olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin nitelikli «zimmet» suçundan ceza aldıkları, mevduat sahiplerinin söz konusu uygulamada ... ile «havale» ve «inançlı işlem» ilişkisi içerisine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi s …
Bank'tan isteyebileceği, ödenecek olan paraya «avans faizi» uygulanması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 14.678 TL'nin 14.12.1999 tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bank A.Ş. ve «borcu üstlenen» sıfatıyla TMSF vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16891 E. 2015/2056 K.
Ortak:harç · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz kararda3- Ancak; davacıya ait paranın ...'na gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten ....'nin ... tarafından devir alındıktan sonra en «son» ....'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ....'ye devredilen ....'nin eylemlerinden dolayı açılan işbu davada, bu bankayı devir alan ....'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde «harç» ile sorumlu tutulması doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK …
Benzer bu kararda2- Mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de, davalı ...'ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan ....'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın offshore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten ....'nin ... tarafından devir alındıktan sonra en «son» ...'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ...'ye devredilen ....'nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan ...'nin 5411 sayılı Bankacılık …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · feri müdahil · zamanaşımı · husumet
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «zamanaşımı» ve «husumet itirazlarının» yerinde olmadığı, davacının yatırdığı parasının gerçekte ....'e gönderilmediği, ceza mahkemesi kararından da anlaşıldığı üzere Yurtbank yöneticilerinin Yurtbank is …
Kararı, davalı banka vekili ve «feri müdahil» ... vekili temyiz etmiştir.
… BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının offshore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka vekilinin ve fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/10461 E. , 2016/4700 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.05.2015 tarih ve 2014/105 - 2015/356 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin .... ... Şubesi'nde açtırdığı hesaptaki paranın .... şirketine aktarılmış gibi gösterildiğini, ancak paranın gerçekte .... yönetimi tarafından ... şirketlere ucuz kredi vermek suretiyle tüketildiğini ileri sürerek, 55.000.-DEM=28.121.-EURO paranın bankaya yattığı tarihten itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince kamu bankalarınca döviz cinsinden mevduatlara verilen en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil ... vekili, davanın reddini istemiştir.
İhbar Olunan ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma benimsenen bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ...'ye vadeli mevduat hesabı açılması için 55.000 DEM=28.121 EURO'yu 16/11/1999 tarihinde ... ... Şubesi'ne yatırdığı, ancak sözkonusu paranın gerçekte ...'e gönderilmediği, ceza mahkemesi kararından da anlaşıldığı üzere ... yöneticilerinin ... ismini kullanmak suretiyle kişilerden mevduat topladıkları, sözkonusu eylemlerinin banka aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık suçu olarak kabul edilerek ilgili kişiler aleyhinde verilen mahkumiyet kesinleştiği, mevduat sahiplerinin sözkonusu uygulamada ... ile havale ve inançlı işlem ilişkisi içerisine girdiğinin kabulü gerektiği, bankanın havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi sorumlu olduğu, BK'nın 390.
maddesine göre vekil konumundaki bankanın görevini özenle yapmak ve müvekkilinin menfaatlerini korumakla yükümlü bulunduğu, öte yandan ... çalışanlarının davacıya ait paranın offshore hesabına nakline sebep olmaları nedeniyle, davalı bankanın davacıya karşı BK'nın 41. ve 55. maddeleri ile TTK'nın 336. maddesi uyarınca sorumlu olduğu, bu nedenle davacının dava konusu mevduatını ...'ı satın alan davalı bankadan isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 28.121.00-EURO(55.000 DEM'nin dönüşüm kuru üzerinden değeri) alacağın 17/11/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a madde gereğince temerrüt faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir. .
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Bir davada kararı temyiz etme hakkı, yalnız taraflara veya hüküm ile kendisine mükellefiyet yüklenen veya bir hakkı ihlal edilen kimseye veyahut kanunun açıkça belirttiği mercilere aittir.
Temyiz isteminde bulunan ... isteme konu davada ihbar olunan konumunda olup, ihbar eden tarafın temsilcisi olarak davaya katılmamıştır. Karar başlığında davalı olarak gösterilmemiş, aleyhine de hüküm kurulmamıştır. O halde, ihbar olunan ... vekilinin kararı temyiz etmede hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı .... vekili ile fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Ancak; davacıya ait paranın ...'na gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten ....'nin ... tarafından devir alındıktan sonra en son ....'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ....'ye devredilen ....'nin eylemlerinden dolayı açılan işbu davada, bu bankayı devir alan ....'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harç ile sorumlu tutulması doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekili ile fer'i müdahil ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili, davalı banka vekili ile fer'i müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının davalı bankaya karar ve ilam harcı yükleyen 2 ve 3 numaralı bentlerin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “Davalı banka harçtan muaf olduğundan karar ve ilam harcı yükletilmesine yer olmadığına, karar kesinleştiğinde başvuru ve peşin ödenen harcın isteği halinde davacıya iadesine” cümlesinin yazılması suretiyle kararın taraflar yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalıya iadesine, 27/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/221460300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz