Inançlı işlem
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/9987 E. 2016/1115 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
inançlı işlem↗ mevduat hesabı↗ dolandırıcılık↗ tmsf↗ fer'i müdahil↗ havale↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davacının ...Ltd.'te vadeli mevduat hesabı açılması için talimat vererek 9.500 TL'yi 15/12/1999 tarihinde... hesabına yatırdığı, ancak sözkonusu paranın gerçekte ...Ltd'e gönderilmediği, ceza mahkemesi kararından ...yöneticilerinin ...ismini kullanmak suretiyle kişilerden mevduat topladıklarının anlaşıldığı, sözkonusu eylemlerinin banka aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin mahkum oldukları, mevduat sahiplerinin sözkonusu uygulamada ...ile havale ve inançlı işlem ilişkisi içersine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi sorumlu olması gerektiği, BK'nın 390. maddesine göre vekil konumundaki bankanın görevini özenle yapmak ve müvekkilinin menfaatlerini korumak zorunda olduğu, öte yandan ...çalışanlarının davacılara ait paranın offshore hesabına nakline sebep olmaları nedeniyle bankanın davacıya karşı BK.'nın 41. ve 55. maddeleri ile TTK'nın 336. maddesi uyarıncada sorumlu olduğu, bu nedenle davacının yatırmış olduğu mevduatını ... satın alan ...Bank'tan isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.500,00 TL'nin 15/12/1999 tarihinden 19/01/2000 tarihine kadar %83 akti faiz oranı aşılmamak koşulu ile değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte, 19/01/2000 tarihinden itibaren ise değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili, fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına davalının sorumluluğunun somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına ve davacı zararının... Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin işlemeye başlamasının gerekmesine göre, davalı Banka vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece hüküm altına alınan miktarın... Bank hesabına yatırıldığı 15.12.1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, ''19/01/2000 tarihine kadar %83 akti faiz oranı aşılmamak koşulu ile değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte, 19/01/2000 tarihinden itibaren ise değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline'' karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK m. 438/son gereği kararın anılan yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1522 E. 2013/10883 K.
Ortak:inançlı işlem · dolandırıcılık · havale · avans faizi · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davacının ...Ltd.'te vadeli «mevduat hesabı» açılması için talimat vererek 9.500 TL'yi 15/12/1999 tarihinde... hesabına yatırdığı, ancak sözkonusu paranın gerçekte ...Ltd'e gönderilmediği, ceza mahkemesi kararından ...yöneticilerinin ...ismini kullanmak suretiyle kişilerden mevduat topladıklarının anlaşıldığı, sözkonusu eylemlerinin banka aracı kılınmak suretiyle «dolandırıcılık» olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin mahkum oldukları, mevduat sahiplerinin sözkonusu uygulamada ...ile «havale» ve «inançlı işlem» ilişkisi içersine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi sorumlu olması gerektiği, BK'nın 390. maddesine göre vekil konumundaki bankanın görevini özenle yapmak ve müvekkilinin menfaatlerini korumak zorunda olduğu, öte yandan ...çalışanlarının davacılara ait paranın offshore hesabına nakline sebep olmaları nedeniyle bankanın davacıya karşı BK.'nın 41. ve 55. maddeleri ile TTK'nın 336. maddesi uyarıncada sorumlu olduğu, bu nedenle davacının yatırmış olduğu mevduatını ... satın alan ...Bank'tan isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.500,00 TL'nin 15/12/1999 tarihinden 19/01/2000 tarihine kadar %83 akti faiz oranı aşılmamak koşulu ile değişen oranlardaki «avans faizi» ile birlikte, 19/01/2000 tarihinden itibaren ise değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin işlemeye başlamasının gerekmesine göre, davalı Banka vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Bank hesabına yatırıldığı 15.12.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, ''19/01/2000 tarihine kadar %83 akti faiz oranı aşılmamak koşulu ile değişen oranlardaki avans faizi ile birlikt …
Benzer bu kararda… yargılamasından da anlaşıldığı üzere ... yöneticilerinin ... ismini kullanmak suretiyle mevduat topladıkları, söz konusu eylemlerinin banka aracı kılınmak suretiyle «dolandırıcılık» olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin nitelikli «zimmet» suçundan ceza aldıkları, mevduat sahiplerinin söz konusu uygulamada ... ile «havale» ve «inançlı işlem» ilişkisi içerisine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi s …
Bank'tan isteyebileceği, ödenecek olan paraya «avans faizi» uygulanması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 14.678 TL'nin 14.12.1999 tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun BK’nın 41., 55. ve TTK’nın 336'ıncı maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararını Off Shore Bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlaması nedeniyle, davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin harç · zimmet · başvurma harcı · borcun üstlenilmesi · harç
Benzer bu kararda2- Ancak, «borcu üstlenen» TMSF’nin 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen «peşin harç» ve «başvurma harcı» ile bakiye karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı ...
… yargılamasından da anlaşıldığı üzere ... yöneticilerinin ... ismini kullanmak suretiyle mevduat topladıkları, söz konusu eylemlerinin banka aracı kılınmak suretiyle «dolandırıcılık» olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin nitelikli «zimmet» suçundan ceza aldıkları, mevduat sahiplerinin söz konusu uygulamada ... ile «havale» ve «inançlı işlem» ilişkisi içerisine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi s …
Bank A.Ş. ve «borcu üstlenen» sıfatıyla TMSF vekili temyiz etmiştir.
Bank A.Ş. ve «borcu üstlenen» sıfatıyla TMSF vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9309 E. 2016/6929 K.
Ortak:inançlı işlem · dolandırıcılık · havale · avans faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davacının ...Ltd.'te vadeli «mevduat hesabı» açılması için talimat vererek 9.500 TL'yi 15/12/1999 tarihinde... hesabına yatırdığı, ancak sözkonusu paranın gerçekte ...Ltd'e gönderilmediği, ceza mahkemesi kararından ...yöneticilerinin ...ismini kullanmak suretiyle kişilerden mevduat topladıklarının anlaşıldığı, sözkonusu eylemlerinin banka aracı kılınmak suretiyle «dolandırıcılık» olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin mahkum oldukları, mevduat sahiplerinin sözkonusu uygulamada ...ile «havale» ve «inançlı işlem» ilişkisi içersine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi sorumlu olması gerektiği, BK'nın 390. maddesine göre vekil konumundaki bankanın görevini özenle yapmak ve müvekkilinin menfaatlerini korumak zorunda olduğu, öte yandan ...çalışanlarının davacılara ait paranın offshore hesabına nakline sebep olmaları nedeniyle bankanın davacıya karşı BK.'nın 41. ve 55. maddeleri ile TTK'nın 336. maddesi uyarıncada sorumlu olduğu, bu nedenle davacının yatırmış olduğu mevduatını ... satın alan ...Bank'tan isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.500,00 TL'nin 15/12/1999 tarihinden 19/01/2000 tarihine kadar %83 akti faiz oranı aşılmamak koşulu ile değişen oranlardaki «avans faizi» ile birlikte, 19/01/2000 tarihinden itibaren ise değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bank hesabına yatırıldığı 15.12.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, ''19/01/2000 tarihine kadar %83 akti faiz oranı aşılmamak koşulu ile değişen oranlardaki avans faizi ile birlikt …
Benzer bu kararda… pılan yargılama sonunda; benimsenen bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; ... yöneticilerinin eylemlerinin banka aracı kılınmak suretiyle «dolandırıcılık» olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin nitelikli «zimmet» suçundan ceza aldıkları, mevduat sahiplerinin sözkonusu uygulamada ... ile «havale» ve «inançlı işlem» ilişkisi içersine girdikleri, bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi sorumlu olduğu, BK'nın 390. maddesine göre vekil konumundaki bankanın görevini özenle yapmak ve müvekkilinin menfaatlerini korumak zorunda olduğu, öte yandan ... çalışanlarının davacıya ait paranın offshore hesabına nakline sebep olmaları nedeniyle bankanın davacıya karşı BK'nın 41. ve 55. maddeleri ile TTK'nın 336. maddesi uyarıncada sorumlu oldukları, ...'ı (....) satın alan İng Bank' ın sorumlu tutulabileceği gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile, 1.000,00 TL nin 26/11/1999 tarihinden itibaren %26 akti faiz oranı aşılmamak koşulu ile değişen oranlardaki «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın ise kısmen kabulü ile, 35.380,43 EURO 'nun 02/07/2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a.maddesine göre …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zimmet · vade
Benzer bu kararda… pılan yargılama sonunda; benimsenen bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; ... yöneticilerinin eylemlerinin banka aracı kılınmak suretiyle «dolandırıcılık» olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin nitelikli «zimmet» suçundan ceza aldıkları, mevduat sahiplerinin sözkonusu uygulamada ... ile «havale» ve «inançlı işlem» ilişkisi içersine girdikleri, bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi sorumlu olduğu, BK'nın 390. maddesine göre vekil konumundaki bankanın görevini özenle yapmak ve müvekkilinin menfaatlerini korumak zorunda olduğu, öte yandan ... çalışanlarının davacıya ait paranın offshore hesabına nakline sebep olmaları nedeniyle bankanın davacıya karşı BK'nın 41. ve 55. maddeleri ile TTK'nın 336. maddesi uyarıncada sorumlu oldukları, ...'ı (....) satın alan İng Bank' ın sorumlu tutulabileceği gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile, 1.000,00 TL nin 26/11/1999 tarihinden itibaren %26 akti faiz oranı aşılmamak koşulu ile değişen oranlardaki «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın ise kısmen kabulü ile, 35.380,43 EURO 'nun 02/07/2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a.maddesine göre …
Zaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5182 E. 2015/12404 K.
Ortak:inançlı işlem · mevduat hesabı · dolandırıcılık · havale · avans faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davacının ...Ltd.'te vadeli «mevduat hesabı» açılması için talimat vererek 9.500 TL'yi 15/12/1999 tarihinde... hesabına yatırdığı, ancak sözkonusu paranın gerçekte ...Ltd'e gönderilmediği, ceza mahkemesi kararından ...yöneticilerinin ...ismini kullanmak suretiyle kişilerden mevduat topladıklarının anlaşıldığı, sözkonusu eylemlerinin banka aracı kılınmak suretiyle «dolandırıcılık» olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin mahkum oldukları, mevduat sahiplerinin sözkonusu uygulamada ...ile «havale» ve «inançlı işlem» ilişkisi içersine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi sorumlu olması gerektiği, BK'nın 390. maddesine göre vekil konumundaki bankanın görevini özenle yapmak ve müvekkilinin menfaatlerini korumak zorunda olduğu, öte yandan ...çalışanlarının davacılara ait paranın offshore hesabına nakline sebep olmaları nedeniyle bankanın davacıya karşı BK.'nın 41. ve 55. maddeleri ile TTK'nın 336. maddesi uyarıncada sorumlu olduğu, bu nedenle davacının yatırmış olduğu mevduatını ... satın alan ...Bank'tan isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.500,00 TL'nin 15/12/1999 tarihinden 19/01/2000 tarihine kadar %83 akti faiz oranı aşılmamak koşulu ile değişen oranlardaki «avans faizi» ile birlikte, 19/01/2000 tarihinden itibaren ise değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bank hesabına yatırıldığı 15.12.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, ''19/01/2000 tarihine kadar %83 akti faiz oranı aşılmamak koşulu ile değişen oranlardaki avans faizi ile birlikt …
Benzer bu kararda… da anlaşıldığı üzere banka yöneticilerinin Y. ismini kullanmak suretiyle kişilerden mevduat topladıkları, sözkonusu eylemlerinin bankanın aracı kılınması suretiyle «dolandırıcılık» olarak kabul edilerek mahkumiyet kararı verildiği, mevduat sahiplerinin sözkonusu uygulamada Y. ile «havale» ve «inançlı işlem» ilişkisi içersine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi so …
Bank Ltd.'ye vadeli «mevduat hesabı» açılması için 3.979,43 TL'yi 08.11.1999 tarihinde Yurtbank Karşıyaka/İzmir Şubesi'ne yatırdığı, ancak sözkonusu paranın gerçekte Y.S.
Holding hakkındaki davanın HMK'nın 150. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalı ING Bank hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 3.979,43 TL'nin 08.11.1999 tarihinden itibaren %92 oranı aşılmamak koşulu ile değişen oranlardaki «avans faizi» ile birlikte bu davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · açılmamış sayılma · terkin · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu kararda3- Ancak, Dairemizin 25.03.2013 tarih ve 2012/5569-2013/5689 E.K. sayılı bozma ilamında da belirtildiği gibi hakkındaki dava atiye terkedilen ve kendini vekil ile «temsil» ettiren davalı TMSF lehine «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken anılan davalı yararına vekalet ücretine hükmolunmaması doğru olmamış, kararın bu yönden davalı TMSF yararına bozulmasını gerektirmiştir.
L... ve TMSF hakkında dava atiye «terk» edildiğinden bunlar hakkında hüküm kurulmasına yerolmadığına, davalı A..
Holding hakkındaki davanın HMK'nın 150. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalı ING Bank hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 3.979,43 TL'nin 08.11.1999 tarihinden itibaren %92 oranı aşılmamak koşulu ile değişen oranlardaki «avans faizi» ile birlikte bu davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/9987 E. , 2016/1115 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/12/2014 tarih ve 2014/45-2014/394 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili, fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 19.292 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi İsmail Kalem tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalı Banka'ya devrinden önce ... nezdindeki ... hesabına 15/12/1999 tarihinde vadeli olarak 9.500,00 TL yatırdığını, vade tarihinde bankaya el konulması nedeni ile mevduatını geri çekemediğini,...'nın 21/12/1999 tarihinde ...A.Ş'ye el koyup, banka yönetiminin TMSF'ye devredildiğini bu şekilde bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılarak önce ...AŞ. daha sonra ise ... Bank A.Ş. ile birleşmesinin sağlandığını bilahare de ... Bank'ın tüm aktif ve pasifi ile birlikte... A.Ş'ye satıldığını, bu nedenle de... A.Ş'nin müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu, zira ...'ın kendisine menfaat temin etmek amacıyla bankalara olan güveni kötüye kullanarak müvekkillerinin mevduatını grup şirketlere aktarılmasının sağlandığını iddia ederek, müvekkili tarafından ...off-shore hesabına yatırılan 9.500,00 TL'nin vade sonuna kadar %83 akti faizi ile birlikte, vade sonundan itibaren ise akti faizden az olmamak üzere temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile ...Ltd’nin ayrı tüzel kişilikler olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili bankanın davacının talebi doğrultusunda sadece havale talimatı gerçekleştirdiğini, davacının hesap cüzdanına karşı çıkmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını ayrıca, istemin zamanaşımına uğradığını ve hak düşürücü sürenin sona erdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil TMSF vekili,dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının parasının talebi doğrultusunda havale edildiğini, bu nedenle davalı Banka'nın sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İhbar Olunan...Yardımlaşma Kurumu vekili, davalı Banka'nın sorumluluğunu bankaların devrolunması nedeniyle TMSF'nin üstlenmiş olduğunu savunarak, davalı Banka aleyhine açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davacının ...Ltd.'te vadeli mevduat hesabı açılması için talimat vererek 9.500 TL'yi 15/12/1999 tarihinde... hesabına yatırdığı, ancak sözkonusu paranın gerçekte ...Ltd'e gönderilmediği, ceza mahkemesi kararından ...yöneticilerinin ...ismini kullanmak suretiyle kişilerden mevduat topladıklarının anlaşıldığı, sözkonusu eylemlerinin banka aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin mahkum oldukları, mevduat sahiplerinin sözkonusu uygulamada ...ile havale ve inançlı işlem ilişkisi içersine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi sorumlu olması gerektiği, BK'nın 390.
maddesine göre vekil konumundaki bankanın görevini özenle yapmak ve müvekkilinin menfaatlerini korumak zorunda olduğu, öte yandan ...çalışanlarının davacılara ait paranın offshore hesabına nakline sebep olmaları nedeniyle bankanın davacıya karşı BK.'nın 41. ve 55. maddeleri ile TTK'nın 336. maddesi uyarıncada sorumlu olduğu, bu nedenle davacının yatırmış olduğu mevduatını ... satın alan ...Bank'tan isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.500,00 TL'nin 15/12/1999 tarihinden 19/01/2000 tarihine kadar %83 akti faiz oranı aşılmamak koşulu ile değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte, 19/01/2000 tarihinden itibaren ise değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili, fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına davalının sorumluluğunun somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına ve davacı zararının... Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin işlemeye başlamasının gerekmesine göre, davalı Banka vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece hüküm altına alınan miktarın... Bank hesabına yatırıldığı 15.12.1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, ''19/01/2000 tarihine kadar %83 akti faiz oranı aşılmamak koşulu ile değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte, 19/01/2000 tarihinden itibaren ise değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline'' karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK m. 438/son gereği kararın anılan yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Banka vekili ile feri müdahil TMSF vekilinin temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekili ile feri müdahil TMSF vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının birinci bendinde geçen “ 19/01/2000 tarihine kadar %83 akti faiz oranı aşılmamak üzere koşulu ile değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte, 19/01/2000 tarihinden” ibaresinin ve itibaren kelimesinden sonra gelen "ise" kelimesinin hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle düzeltilmesine, kararın düzeltilmiş bu durumu ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 08/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/215251600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz