Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/10081 E. 2014/296 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
inançlı işlem↗ külli halefiyet↗ halefiyet↗ ihbar olunan↗ mevduat hesabı↗ maddi hata↗ hisse devir sözleşmesi↗ dolandırıcılık↗ uyuşmazlık konusu↗ fer'i müdahil↗ ihbar↗ havale↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Yurt Security Offshore Bank Ltd.'te vadeli mevduat hesabı açılması için 3.041,23 TL'yi 22/10/1999 tarihinde Yurtbank Ankara şubesine yatırdığı, ancak sözkonusu paranın gerçekte Yurt Security Offshore Bank Ltd.'e gönderilmediği, banka aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin mahkum oldukları, mevduat sahiplerinin sözkonusu uygulamada Yurtbank ile havale ve inançlı işlem ilişkisi içerisine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi sorumlu olması gerektiği, BK.'nın 390. maddesine göre vekil konumundaki bankanın görevini özenle yapmak ve müvekkilinin menfaatlerini korumak zorunda olduğu, Yurtbank çalışanlarının davacılara ait paranın offshore hesabına nakline sebep olmaları nedeniyle bankanın davacıya karşı BK.'nın 41. ve 55. maddeleri ile TTK.'nın 336. maddesi uyarıncada sorumlu olduğu, bu nedenle davacının yatırmış olduğu mevduatını Yurtbank'ı (...) satın alan İNG Bank'tan isteyebileceği, gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.041,23 TL nin 22/10/1999 tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir. .../...
-2-
Kararı, daval...Bank vekili ve fer'i müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine ve her ne kadar karar başlığında fer'i müdahil ... ihbar olunan olarak gösterilmişse de, bu hususun mahallinde her zaman giderilebilecek maddi hata niteliğinde olmasına göre, davalı banka ve fer'i müdahil ...'nin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden Yurtbank A.Ş.’nin 22.12.1999 tarihinde ...’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ... A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine ... ile ... A.Ş. (sonraki unvan...Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından ...’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen A.Ş.’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12068 E. 2014/297 K.
Ortak:inançlı işlem · külli halefiyet · halefiyet · ihbar olunan · hisse devir sözleşmesi · ihbar · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… ına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine ve her ne kadar karar başlığında fer'i müdahil ... «ihbar olunan» olarak gösterilmişse de, bu hususun mahallinde her zaman giderilebilecek «maddi hata» niteliğinde olmasına göre, davalı banka ve fer'i müdahil ...'nin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
A.Ş. (sonraki unvan...Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Yurt Security Offshore Bank Ltd.'te vadeli «mevduat hesabı» açılması için 3.041,23 TL'yi 22/10/1999 tarihinde Yurtbank Ankara şubesine yatırdığı, ancak sözkonusu paranın gerçekte Yurt Security Offshore Bank Ltd.'e gönderilmediği, banka aracı kılınmak suretiyle «dolandırıcılık» olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin mahkum oldukları, mevduat sahiplerinin sözkonusu uygulamada Yurtbank ile «havale» ve «inançlı işlem» ilişkisi içerisine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi s …
Benzer bu karardaKararı, davalı ...Ş. vekili ve «ihbar olunan»-fer'i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir. .../... -2- 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil TMSF'nin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:3095 sayılı kanun · avans faizi
Benzer bu karardaSecurity Off-Shore Ltd. hesabına aktardığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 14.804,21 TL'ye 10/12/1999 tarihinden itibaren «3095 sayılı kanun» 2/2 uyarınca «avans faizi» uygulanmak suretiyle davalı ...den alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13282 E. 2017/1161 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · maddi hata · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz karardaA.Ş. (sonraki unvan...Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… ına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine ve her ne kadar karar başlığında fer'i müdahil ... «ihbar olunan» olarak gösterilmişse de, bu hususun mahallinde her zaman giderilebilecek «maddi hata» niteliğinde olmasına göre, davalı banka ve fer'i müdahil ...'nin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu karardaA.Ş. ile devren birleştirildiği, yine ... ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09/08/2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… adaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması ile hüküm fıkrasının 1. bendinde «faiz başlangıç tarihi» olarak 22/07/1999 tarihi yazılması gerekirken 22/07/2009 tarihi yazılmasının «maddi hataya» dayalı olup, mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı .... vekili ile fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faiz başlangıç tarihi
Benzer bu kararda… adaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması ile hüküm fıkrasının 1. bendinde «faiz başlangıç tarihi» olarak 22/07/1999 tarihi yazılması gerekirken 22/07/2009 tarihi yazılmasının «maddi hataya» dayalı olup, mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı .... vekili ile fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16568 E. 2014/4506 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · zamanaşımı · zamanaşımı var · Tahsil
İncelediğiniz karardaA.Ş. (sonraki unvan...Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… ına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine ve her ne kadar karar başlığında fer'i müdahil ... «ihbar olunan» olarak gösterilmişse de, bu hususun mahallinde her zaman giderilebilecek «maddi hata» niteliğinde olmasına göre, davalı banka ve fer'i müdahil ...'nin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu kararda… ını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine (sonraki unvanı ) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… yılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı 336'ncı maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlaması nedeniyle, «borcu üstlenen» ile davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · feri müdahil · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu hesabın banka yetkililerinin teşvik ve yönlendirmeleriyle açılmış olduğunun kararı ile sabit olduğu gerekçesiyle, davacının davasının kabulü ile 4.600,00 TL'nin 29/09/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı ve «feri müdahil» vekili temyiz etmiştir.
… yılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı 336'ncı maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlaması nedeniyle, «borcu üstlenen» ile davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10546 E. 2013/13274 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · uyuşmazlık konusu
İncelediğiniz karardaA.Ş. (sonraki unvan...Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu kararda3- Ayrıca, «uyuşmazlık konusu» hesabın açılmasını teşvik eden Yurtbank A.Ş.’nin 22.12.1999 tarihinde TMSF’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, TMSF’nin uyuşmazlık konusu «borcu üstlendiği», davacı alacağının, esasen Fona devredilen Yurtbank A.Ş.’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen TMSF’nin 5411 say …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, 14.958,55 TL’nin «avans faizi» ile birlikte davalı banka ve «borcu üstlenen» TMSF’den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka ve «borcu üstlenen» TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka ve «borcu üstlenen» TMSF vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
… in olup, mahkemece davanın kabulü ile 14.958.55 TL’nin davalıdan tahsiline, bu miktarın 6.475,74 TL’sine 12.01.2000, 7.000,00 TL’sine 16.02.2000 tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına karar verilmiş ise de hükmedilen alacak miktarı toplamı 13.475,74 TL olduğu halde gerekçesi açıklanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, k …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6895 E. 2013/21359 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · ihbar olunan · hisse devir sözleşmesi · dolandırıcılık · ihbar · Tahsil
İncelediğiniz karardaA.Ş. (sonraki unvan...Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… ına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine ve her ne kadar karar başlığında fer'i müdahil ... «ihbar olunan» olarak gösterilmişse de, bu hususun mahallinde her zaman giderilebilecek «maddi hata» niteliğinde olmasına göre, davalı banka ve fer'i müdahil ...'nin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Yurt Security Offshore Bank Ltd.'te vadeli «mevduat hesabı» açılması için 3.041,23 TL'yi 22/10/1999 tarihinde Yurtbank Ankara şubesine yatırdığı, ancak sözkonusu paranın gerçekte Yurt Security Offshore Bank Ltd.'e gönderilmediği, banka aracı kılınmak suretiyle «dolandırıcılık» olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin mahkum oldukları, mevduat sahiplerinin sözkonusu uygulamada Yurtbank ile «havale» ve «inançlı işlem» ilişkisi içerisine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi s …
Benzer bu kararda… unduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Kararı, davalı banka ve «ihbar olunan» vekili temyiz etmiştir.
1- İhbar olunan TMSF vekili kararı temyiz etmiş ise de; temyiz isteminde bulunan TMSF talebe konu davada «ihbar olunan» konumundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki yarar · temsil
Benzer bu karardaİhbar eden tarafın «temsilcisi» olarak davaya katılmamıştır.
O halde, «ihbar olunan» TMSF vekilinin kararı temyiz etmede «hukuki yararının» olmadığı anlaşılmakla, ihbar olunan vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1522 E. 2013/10883 K.
Ortak:inançlı işlem · dolandırıcılık · havale · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Yurt Security Offshore Bank Ltd.'te vadeli «mevduat hesabı» açılması için 3.041,23 TL'yi 22/10/1999 tarihinde Yurtbank Ankara şubesine yatırdığı, ancak sözkonusu paranın gerçekte Yurt Security Offshore Bank Ltd.'e gönderilmediği, banka aracı kılınmak suretiyle «dolandırıcılık» olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin mahkum oldukları, mevduat sahiplerinin sözkonusu uygulamada Yurtbank ile «havale» ve «inançlı işlem» ilişkisi içerisine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi s …
… ına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine ve her ne kadar karar başlığında fer'i müdahil ... «ihbar olunan» olarak gösterilmişse de, bu hususun mahallinde her zaman giderilebilecek «maddi hata» niteliğinde olmasına göre, davalı banka ve fer'i müdahil ...'nin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu kararda… yargılamasından da anlaşıldığı üzere ... yöneticilerinin ... ismini kullanmak suretiyle mevduat topladıkları, söz konusu eylemlerinin banka aracı kılınmak suretiyle «dolandırıcılık» olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin nitelikli «zimmet» suçundan ceza aldıkları, mevduat sahiplerinin söz konusu uygulamada ... ile «havale» ve «inançlı işlem» ilişkisi içerisine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi s …
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun BK’nın 41., 55. ve TTK’nın 336'ıncı maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararını Off Shore Bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlaması nedeniyle, davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin harç · zimmet · başvurma harcı · borcun üstlenilmesi · harç · avans faizi
Benzer bu kararda2- Ancak, «borcu üstlenen» TMSF’nin 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen «peşin harç» ve «başvurma harcı» ile bakiye karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı ...
… yargılamasından da anlaşıldığı üzere ... yöneticilerinin ... ismini kullanmak suretiyle mevduat topladıkları, söz konusu eylemlerinin banka aracı kılınmak suretiyle «dolandırıcılık» olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin nitelikli «zimmet» suçundan ceza aldıkları, mevduat sahiplerinin söz konusu uygulamada ... ile «havale» ve «inançlı işlem» ilişkisi içerisine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi s …
Bank'tan isteyebileceği, ödenecek olan paraya «avans faizi» uygulanması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 14.678 TL'nin 14.12.1999 tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bank A.Ş. ve «borcu üstlenen» sıfatıyla TMSF vekili temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/10081 E. , 2014/296 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
VEKİLİ AV. ...
VEKİLİ AV. ...
FER'İ MÜDAHİL : ...
VEKİLİ AV. ...
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/04/2013 tarih ve 2012/95-2013/74 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi daval...Bank A.Ş. vekili ve fer'i müdahil ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ (18.563) TL'nin altında bulunduğundan 6100 Sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 3041,23 TL’yi %92 faiz oranı ile 90 gün vadeli olarak Yurtbank hesabına yatırdığını, bu bankanın söz konusu parayı Yurt Security Off Shore Bank hesabına aktardığını, bu şekilde Balkaner grubu şirketlerine usulsüz şekilde para aktarımı yapıldığını, Yurtbank yönetimine BDDK tarafından el konularak yönetiminin ...’ye devredildiğini, bu bankanın daha sonra daval...Bank tarafından devralındığını ileri sürerek, dava konusu miktarın vade sonuna kadar yıllık %92 akdi faiz, vade sonundan itibaren ise temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Daval...Bank vekili ve borcu üstlenen fer'i müdahil olan ... vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili bankanın sebepsiz zenginleştiği iddiasının yerinde olmadığını, zenginleşen şirketin Off shore şirketi olduğunun, Off shore bankasının Kıbrıs Kanunları'na göre kurulmuş tüzel kişiliği haiz bir şirket olduğunu, müvekkili bankadan ayrı bir tüzel kişiliği olduğu tartışmasız bulunan bu şirketin borçlarının kendisine ait olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Yurt Security Offshore Bank Ltd.'te vadeli mevduat hesabı açılması için 3.041,23 TL'yi 22/10/1999 tarihinde Yurtbank Ankara şubesine yatırdığı, ancak sözkonusu paranın gerçekte Yurt Security Offshore Bank Ltd.'e gönderilmediği, banka aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin mahkum oldukları, mevduat sahiplerinin sözkonusu uygulamada Yurtbank ile havale ve inançlı işlem ilişkisi içerisine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi sorumlu olması gerektiği, BK.'nın 390.
maddesine göre vekil konumundaki bankanın görevini özenle yapmak ve müvekkilinin menfaatlerini korumak zorunda olduğu, Yurtbank çalışanlarının davacılara ait paranın offshore hesabına nakline sebep olmaları nedeniyle bankanın davacıya karşı BK.'nın 41. ve 55. maddeleri ile TTK.'nın 336. maddesi uyarıncada sorumlu olduğu, bu nedenle davacının yatırmış olduğu mevduatını Yurtbank'ı (...) satın alan İNG Bank'tan isteyebileceği, gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.041,23 TL nin 22/10/1999 tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir. .../...
-2-
Kararı, daval...Bank vekili ve fer'i müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine ve her ne kadar karar başlığında fer'i müdahil ... ihbar olunan olarak gösterilmişse de, bu hususun mahallinde her zaman giderilebilecek maddi hata niteliğinde olmasına göre, davalı banka ve fer'i müdahil ...'nin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden Yurtbank A.Ş.’nin 22.12.1999 tarihinde ...’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ... A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine ... ile ... A.Ş. (sonraki unvan...Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından ...’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen A.Ş.’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140.
maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, daval...Bank ve fer'i müdahil ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 2. bendinin hükümden çıkarılarak yerine ''davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 66,35 TL tutarındaki peşin harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,'' ibaresinin eklenmesine, 5. bendin hükümden çıkarılmasına ve kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
19.03.2014
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/346202300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz