Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/14909 E. 2014/6467 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
818 sayılı borçlar kanunu↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ cy/cy kaydı↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı bankadan kredi kullanmadığını 05/12/2008 tarihinde banka şubesine giderek bildirmesine ve bu husus banka tarafından tespit edilmiş olmasına rağmen bankanın başvurusu ile Mart 2009 tarihinde TCMB nezdinde davacı adına negatif nitelikli kredi kaydı tesis edildiği, kaydın derhal kaldırıldığı bildirilmesine rağmen kaydın 21/10/2011 tarihinde silinmesinin istenildiği, dosyaya sunulan belgelerden olayla ilgili olarak dava açılması yönünde avukatla görüşmeler yapıldığı, sunulan makbuzlara göre avukata ödeme yapıldığı, 9.290TL kira bedelinden de davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia etmiş ise de, bu yöndeki iddianın somut ve kesin delillerle ispatlanamadığı, davalı bankanın kredi işlemini tesis ederken yeterli dikkat ve özeni göstermediği, devamında davacı tarafından kredinin çekilmediği öğrenildiğinde de Merkez Bankası nezdinde negatif nitelikli kaydı tesis ettirmemesi gerektiği, negatif nitelikli kayıt yüzünden davacının başka bir bankadan kredi kullanamadığı, dolayısı ile davalı bankanın kusurlu olduğu, davacı tarafın bu fiil nedeniyle manevi üzüntüye düçar edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.330 TL maddi tazminat ve 25.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava davalı bankanın hatalı risk bildirimi nedeniyle maddi ve manevi zararın tazminine ilişkindir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut olayın özellikleri nazara alınarak mahkemece daha ılımlı, adalete uygun ve makul bir manevi tazminat miktarına hükmedilmesi gerekirken, olayın özelliğine uygun düşmeyen, manevi tazminat takdiri isabetli görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11768 E. 2013/10900 K.
Ortak:maddi tazminat · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz kararda… ldirmesine ve bu husus banka tarafından tespit edilmiş olmasına rağmen bankanın başvurusu ile Mart 2009 tarihinde TCMB nezdinde davacı adına negatif nitelikli kredi «kaydı» tesis edildiği, kaydın derhal kaldırıldığı bildirilmesine rağmen kaydın 21/10/2011 tarihinde silinmesinin istenildiği, dosyaya sunulan belgelerden olayla ilgili olarak dava açılması yönünde avukatla görüşmeler yapıldığı, sunulan makbuzlara göre avukata ödeme yapıldığı, 9.290TL kira bedelinden de davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia etmiş ise de, bu yöndeki iddianın somut ve «kesin» delillerle ispatlanamadığı, davalı bankanın kredi işlemini tesis ederken yeterli dikkat ve özeni göstermediği, devamında davacı tarafından kredinin çekilmediği öğrenildiğinde de Merkez Bankası nezdinde negatif nitelikli kaydı tesis ettirmemesi gerektiği, negatif nitelikli kayıt yüzünden davacının başka bir bankadan kredi kullanamadığı, dolayısı ile davalı bankanın kusurlu olduğu, davacı tarafın bu fiil nedeniyle manevi üzüntüye düçar edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.330 TL «maddi tazminat» ve 25.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… talep etme hakkı bulunduğu, davacıların, davalının hatalı bildirimi sonucunda maddi kayıplarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacıların «maddi tazminat» taleplerinin reddine, davacı ...'in manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13667 E. 2012/20433 K.
Ortak:maddi tazminat · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz kararda… ldirmesine ve bu husus banka tarafından tespit edilmiş olmasına rağmen bankanın başvurusu ile Mart 2009 tarihinde TCMB nezdinde davacı adına negatif nitelikli kredi «kaydı» tesis edildiği, kaydın derhal kaldırıldığı bildirilmesine rağmen kaydın 21/10/2011 tarihinde silinmesinin istenildiği, dosyaya sunulan belgelerden olayla ilgili olarak dava açılması yönünde avukatla görüşmeler yapıldığı, sunulan makbuzlara göre avukata ödeme yapıldığı, 9.290TL kira bedelinden de davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia etmiş ise de, bu yöndeki iddianın somut ve «kesin» delillerle ispatlanamadığı, davalı bankanın kredi işlemini tesis ederken yeterli dikkat ve özeni göstermediği, devamında davacı tarafından kredinin çekilmediği öğrenildiğinde de Merkez Bankası nezdinde negatif nitelikli kaydı tesis ettirmemesi gerektiği, negatif nitelikli kayıt yüzünden davacının başka bir bankadan kredi kullanamadığı, dolayısı ile davalı bankanın kusurlu olduğu, davacı tarafın bu fiil nedeniyle manevi üzüntüye düçar edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.330 TL «maddi tazminat» ve 25.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, «maddi tazminat» talebinden vazgeçildiği, davalı ...Ş.'nin manevi tazminattan sorumlu olmayacağı, diğer davalı ...Ş.'nin sigorta kayıtları bulunmadığı gerekçesiyle, maddi tazminat talebinin ve davalı ... şirketleri hakkındaki davanın reddine, 10.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14847 E. 2012/21181 K.
Ortak:Maddi ve Manevi Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilan
Benzer bu kararda… kapsamına göre, davalılara ait kedinin davalı tarafından taşınması sırasında kaybedildiği, olay nedeniyle davacıların manevi üzüntüye kapıldıkların, hüküm özetinin «ilanı» halinde davacıların elde edeceği yarar ile davalı şirketin uğrayacağı zarar arasında oransızlık bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.500 TL ayrı ayrı …
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12910 E. 2012/4338 K.
Ortak:maddi tazminat · yasal faiz
İncelediğiniz kararda… ldirmesine ve bu husus banka tarafından tespit edilmiş olmasına rağmen bankanın başvurusu ile Mart 2009 tarihinde TCMB nezdinde davacı adına negatif nitelikli kredi «kaydı» tesis edildiği, kaydın derhal kaldırıldığı bildirilmesine rağmen kaydın 21/10/2011 tarihinde silinmesinin istenildiği, dosyaya sunulan belgelerden olayla ilgili olarak dava açılması yönünde avukatla görüşmeler yapıldığı, sunulan makbuzlara göre avukata ödeme yapıldığı, 9.290TL kira bedelinden de davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia etmiş ise de, bu yöndeki iddianın somut ve «kesin» delillerle ispatlanamadığı, davalı bankanın kredi işlemini tesis ederken yeterli dikkat ve özeni göstermediği, devamında davacı tarafından kredinin çekilmediği öğrenildiğinde de Merkez Bankası nezdinde negatif nitelikli kaydı tesis ettirmemesi gerektiği, negatif nitelikli kayıt yüzünden davacının başka bir bankadan kredi kullanamadığı, dolayısı ile davalı bankanın kusurlu olduğu, davacı tarafın bu fiil nedeniyle manevi üzüntüye düçar edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.330 TL «maddi tazminat» ve 25.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı bankanın davacı adına olan «çek» koçanını başkasına «teslim» etmesinden TTK 20.maddesi gereğince basiretli davranma ve özen gösterme yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacının manevi olarak mağdur olmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle; davacı tarafından açılan «maddi tazminat davası» atiye «terk» edildiğinden esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», davacı tarafından açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın 23.03.2007 dava tarihinden itibaren yürütülecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahte imza · tazminat davası · terkin · çek · karar verilmesine yer olmadığına · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı bankanın davacı adına olan «çek» koçanını başkasına «teslim» etmesinden TTK 20.maddesi gereğince basiretli davranma ve özen gösterme yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacının manevi olarak mağdur olmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle; davacı tarafından açılan «maddi tazminat davası» atiye «terk» edildiğinden esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», davacı tarafından açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın 23.03.2007 dava tarihinden itibaren yürütülecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2) Dava, davalı bankanın davacı adına olan «çek» koçanını «sahte imza» ile bir başkasına «teslim» etmesi sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7622 E. 2014/13283 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı defi · işbölümü · hakkaniyet · avans faizi · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «işbölümü» itirazı ve «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı, olay sebebiyle davacıların yansıma yoluyla değil doğrudan doğruya zarara maruz kaldıkları, kesinleşen mahkeme kararına göre kaza sebebiyle Dursun Aydemir'in %76 oranında malul kaldığı ve olayın meydana gelmesinde %75 kusurlu olduğu, «hakkaniyet» ilkesinin dikkate alınacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacılar M..
A.. için 15.000,00 TL manevi tazminatın 07/04/2003 olay tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1356 E. 2013/18861 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · vekalet ücreti takdiri · vekalet ücreti
Benzer bu kararda2-Öte yandan, kabule göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2. maddesi, davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf yararına hükmedilecek «vekalet ücretinin» davacı lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği hükmünü haiz olup, davacı tarafa 11.950 TL «nispi vekalet ücreti takdir» edildiği halde, anılan tarife hükmüne aykırı olarak davalı yararına 14.950 TL vekalet ücreti verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12205 E. 2018/842 K.
Ortak:maddi tazminat · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz kararda… ldirmesine ve bu husus banka tarafından tespit edilmiş olmasına rağmen bankanın başvurusu ile Mart 2009 tarihinde TCMB nezdinde davacı adına negatif nitelikli kredi «kaydı» tesis edildiği, kaydın derhal kaldırıldığı bildirilmesine rağmen kaydın 21/10/2011 tarihinde silinmesinin istenildiği, dosyaya sunulan belgelerden olayla ilgili olarak dava açılması yönünde avukatla görüşmeler yapıldığı, sunulan makbuzlara göre avukata ödeme yapıldığı, 9.290TL kira bedelinden de davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia etmiş ise de, bu yöndeki iddianın somut ve «kesin» delillerle ispatlanamadığı, davalı bankanın kredi işlemini tesis ederken yeterli dikkat ve özeni göstermediği, devamında davacı tarafından kredinin çekilmediği öğrenildiğinde de Merkez Bankası nezdinde negatif nitelikli kaydı tesis ettirmemesi gerektiği, negatif nitelikli kayıt yüzünden davacının başka bir bankadan kredi kullanamadığı, dolayısı ile davalı bankanın kusurlu olduğu, davacı tarafın bu fiil nedeniyle manevi üzüntüye düçar edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.330 TL «maddi tazminat» ve 25.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca .....plaka sayılı araç üzerine icra dairesinin 2013/186 esas sayılı dosyası kapsamında 22/02/2013 tarihinde «yakalama şerhi» konulduğu, bunun takyidatlara işlenildiği, yakalama şerhinin 28/05/2013 tarihinde kaldırıldığı, ancak dosya kapsamında herhangi bir muhafaza ve fiili «haciz» yapılmadığı, bu nedenle aracın herhangi bir otoparka bağlanmadığını, «kredi sözleşmesi» altındaki imzanın davacı eli ürünü olmadığı, davalı banka çalışanının özensiz davranması sebebiyle davacının «kişilik haklarının saldırıya» uğradığı gerekçesiyle «maddi tazminat» taleplerinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 40.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. .../...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yakalama şerhi · kişilik haklarına saldırı · kişilik hakları · cy/cy şerhi · haciz · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca .....plaka sayılı araç üzerine icra dairesinin 2013/186 esas sayılı dosyası kapsamında 22/02/2013 tarihinde «yakalama şerhi» konulduğu, bunun takyidatlara işlenildiği, yakalama şerhinin 28/05/2013 tarihinde kaldırıldığı, ancak dosya kapsamında herhangi bir muhafaza ve fiili «haciz» yapılmadığı, bu nedenle aracın herhangi bir otoparka bağlanmadığını, «kredi sözleşmesi» altındaki imzanın davacı eli ürünü olmadığı, davalı banka çalışanının özensiz davranması sebebiyle davacının «kişilik haklarının saldırıya» uğradığı gerekçesiyle «maddi tazminat» taleplerinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 40.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. .../...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3402 E. 2012/6891 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt faizi · kusur · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 46.343,77 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda, davacıların murisine atfedilecek «kusur» olmadığına göre, murisin annesi, eşi ve çocukları olan davacılar için hükmedilen manevi tazminat miktarı, olayın özelliklerine, davacıların murislerinin ölümünden …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/14909 E. , 2014/6467 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 05/06/2013
NUMARASI 2013/149-2013/156
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.06.2013 tarih ve 2013/149-2013/156 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına sahte evraklar düzenlenerek davadışı kişilerin davalı bankadan kredi çektiğini, banka çalışanlarının müvekkilinin krediyi çeken kişi olmadığını bilmelerine rağmen müvekkiline 15.12.2008 tarihinde ihtarname çektiklerini, bankanın sorunun çözümü hakkında müvekkiline hiçbir şekilde yardımcı olmadığını, müvekkilinin bankalara müracaat ettiğinde her zaman davalı bankanın Bankalar Birliğine bildirdiği olumsuz sicil kayıtlarının engel olarak karşısına çıktığını, müvekkilinin önüne çıkan uygun fiyatlı araç ve konut alma imkanlarından yararlanamadığını, konut alamadığı için kira ödemek zorunda kaldığını, müvekkili tarafından bankaya sicil kayıtlarının düzeltilmesi için çekilen ihtarnameden bir sonuç alamadığını, bankanın müvekkilinin mağduruyetini ciddiye almadığını, üzerine düşen yükümlülüklerini tam, eksiksiz şekilde ve özenle yerine getirmediğini, verilen krediden bankanın ağır kusurlu olduğunu, müvekkilinin 2 yıldır maddi ve manevi zarara uğradığını, müvekkilinin kredi yüzünden noter masrafı, avukatlık ücreti ve psikolojik danışmanlık hizmeti ücreti ödemek zorunda kaldığını iddia ederek 10.000 TL maddi 100.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 29.000 TL taşıt kredisi ödemesini yapmadığı için mevzuata uygun olarak davacıya ihtarname çekildiğini, davacının borcun kendisine ait olmadığını bankaya bildirmesi üzerine bankanın durumdan haberdar olduğunu, yapılan incelemede iddiaların doğru olduğu anlaşılarak gerçek M.. B.. adına yapılan takip işlemlerinin durdurulduğunu, müvekkilinin iyi niyetli girişimlerde bulunduğunu, müvekkilinin alacağını tahsil edemediği için mağdur olduğunu, menfaat şartının gerçekleşmediğini, davacıya yöneltilmiş maddi hiçbir taleplerinin olmadığını, davacının sicil kayıtlarının derhal düzeltildiğini, davacının 04.12.2008 tarihinde olaydan haberdar olması nedeniyle zaman aşımından davanın reddi gerektiğini, borcun davacıdan tahsil edilmediğini ve zararın doğmasına engel olunduğu, şahsi kayıtların da düzeltildiğini, tazminatın doğabilmesi için belirli bir zararın gerçekleşmiş olması gerektiğini, somut olayda manevi tazminat şartlarının oluşmadığını, tazminatın zenginleşme aracı olmadığını, olayın sehven meydana geldiğini, müvekkilinin kastı, kusuru ve ağır ihmalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı bankadan kredi kullanmadığını 05/12/2008 tarihinde banka şubesine giderek bildirmesine ve bu husus banka tarafından tespit edilmiş olmasına rağmen bankanın başvurusu ile Mart 2009 tarihinde TCMB nezdinde davacı adına negatif nitelikli kredi kaydı tesis edildiği, kaydın derhal kaldırıldığı bildirilmesine rağmen kaydın 21/10/2011 tarihinde silinmesinin istenildiği, dosyaya sunulan belgelerden olayla ilgili olarak dava açılması yönünde avukatla görüşmeler yapıldığı, sunulan makbuzlara göre avukata ödeme yapıldığı, 9.290TL kira bedelinden de davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia etmiş ise de, bu yöndeki iddianın somut ve kesin delillerle ispatlanamadığı, davalı bankanın kredi işlemini tesis ederken yeterli dikkat ve özeni göstermediği, devamında davacı tarafından kredinin çekilmediği öğrenildiğinde de Merkez Bankası nezdinde negatif nitelikli kaydı tesis ettirmemesi gerektiği, negatif nitelikli kayıt yüzünden davacının başka bir bankadan kredi kullanamadığı, dolayısı ile davalı bankanın kusurlu olduğu, davacı tarafın bu fiil nedeniyle manevi üzüntüye düçar edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.330 TL maddi tazminat ve 25.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava davalı bankanın hatalı risk bildirimi nedeniyle maddi ve manevi zararın tazminine ilişkindir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olayın özellikleri nazara alınarak mahkemece daha ılımlı, adalete uygun ve makul bir manevi tazminat miktarına hükmedilmesi gerekirken, olayın özelliğine uygun düşmeyen, manevi tazminat takdiri isabetli görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 02.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101655700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz