İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/8451 E. 2013/10516 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
adi ortaklık↗ icra takibine itiraz↗ dosya masrafı↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında ticari bir sözleşmenin olduğu, kar ve zarar durumuna göre hak ve borçların belirlendiği, her ne kadar sözleşmeye imza atan ... davalı temsilcisi değil ise de şirketin ortağı olduğu, buna rağmen sözleşmenin İstanbul ve Trabzon'da gereklerinin yerine getirildiği, davalının temsilcisi dışında ortağının imzaladığı sözleşmeye onay verdiği, davacı alacağının belirlendiği, likit olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının 40.152.81 TL üzerinden icra takibine itirazının iptaline, bu miktar üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı, davalı ile kar, zarar ve masraf ortaklığını içeren sözleşme imzalandığını, bu sözleşme kapsamında yapılan masraf, elde edilen gelir ve meydana gelen zarar dikkate alındığında belirlenen pay durumuna göre alacağının doğduğunu ileri sürmüştür. Davacının işbu davasını dayandırdığı kar, zarar ve masraf ortaklığı öngören ve bu itibarla adi ortaklık niteliği bulunan sözleşmede davanın tarafları dışında Öz Doğu Karadeniz Kargo Loj. Tic. Ltd. Şti'nin de imzası bulunmaktadır. Esasen, sözleşmenin 1-B maddesinde de kar, zarar ve masrafların %35'inin davacı, %65'inin anılan şirket ile davalı şirkete ait olacağı kararlaştırılmıştır. Temyize konu işbu davada verilecek hüküm, adi ortaklıkta yer alan dava dışı Öz Doğu Karadeniz Kargo Loj. Tic. Ltd. Şti'nin de hukuki durumunu etkileyecek niteliktedir. O halde, davacının davasının incelenebilmesi için, bu şirketin de davada yer alması gerekmektedir.
Bu durum karşısında, mahkemece, davacı tarafa davasını dayandırdığı sözleşmede taraf olan Öz Doğu Karadeniz Kargo Loj. Tic. Ltd. Şti. aleyhine de dava açması için süre verilmesi, dava açıldığı taktirde eldeki davayla birleştirilmesi, sözleşmedeki tüm tarafların iddia, savunmaları ve kanıtları birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3031 E. 2021/4437 K.
Ortak:temsil
İncelediğiniz kararda… poruna göre, taraflar arasında ticari bir sözleşmenin olduğu, kar ve zarar durumuna göre hak ve borçların belirlendiği, her ne kadar sözleşmeye imza atan ... davalı «temsilcisi» değil ise de şirketin ortağı olduğu, buna rağmen sözleşmenin İstanbul ve Trabzon'da gereklerinin yerine getirildiği, davalının temsilcisi dışında ortağının imzaladığı sözleşmeye onay verdiği, davacı alacağının belirlendiği, likit olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının 40.152.81 TL üzerinden «icra takibine itirazının» iptaline, bu miktar üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ket adına Samsun Bölgesi'nde yapılmış ve yapılacak satışların bedellerini tahsilat yapma hususlarını kapsadığı, söz konusu yetkiler içerisinde şirket adına bayilere «iskonto» yapma, market katılım bedeli veya fiyat farkı ödenmesi yahut buna benzer bir «yetkinin» bulunmadığı, «vekaletnamedeki yetkiler» incelendiğinde davalı şirketin dava dışı ...'ya «ticari temsilcilik» vermediği, bu kişinin «ticari vekil» olduğu, açıkça yetkilendirilmedikçe iskonto yapılması yahut market katılım «payı» ödenmesi hususunda davacı ile hukuki ilişkiye girmesinin mümkün olmadığı, davalı tarafından yapılan işlemin onaylanmadığı ve dava dışı ...'nun ticari mümessil olarak kabul edilmesi halinde dahi davalının usulüne göre tutulmuş «ticari defterlerinde» davacı alacağının kayıtlı olmadığı gibi davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinde de alacağının varlığının tespit edilmediği gerekçesiyle davanın reddi …
Bölge Adliye Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, davaya dayanak 25.11.2015 tarihli belgeyi düzenleyen ...’nun davacının «ticari vekili» olduğu, verilen vekaletname kapsamında, söz konusu belgeyi düzenleme «yetkisinin» bulunmadığı, davalı tarafça da yapılan işleme onay verilmediği bu durumda davalının fiyat farkı alacağından sorumlu tutulamayacağı, dava dışı ...’nun «ticari temsilci» olduğunun kabulü halinde dahi alacağın yasal delillerle ispatlanması gerektiği, davalıya ait «ticari defterlerin incelenmesi» sonucu sunulan bilirkişi raporunda da alacağın varlığının tespit edilemediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kara …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekaletname yetkisi · ticari vekil · ticari temsilci · iskonto · ticari defter incelemesi · kâr payı · ticari defter · yetki
Benzer bu kararda… ket adına Samsun Bölgesi'nde yapılmış ve yapılacak satışların bedellerini tahsilat yapma hususlarını kapsadığı, söz konusu yetkiler içerisinde şirket adına bayilere «iskonto» yapma, market katılım bedeli veya fiyat farkı ödenmesi yahut buna benzer bir «yetkinin» bulunmadığı, «vekaletnamedeki yetkiler» incelendiğinde davalı şirketin dava dışı ...'ya «ticari temsilcilik» vermediği, bu kişinin «ticari vekil» olduğu, açıkça yetkilendirilmedikçe iskonto yapılması yahut market katılım «payı» ödenmesi hususunda davacı ile hukuki ilişkiye girmesinin mümkün olmadığı, davalı tarafından yapılan işlemin onaylanmadığı ve dava dışı ...'nun ticari mümessil olarak kabul edilmesi halinde dahi davalının usulüne göre tutulmuş «ticari defterlerinde» davacı alacağının kayıtlı olmadığı gibi davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinde de alacağının varlığının tespit edilmediği gerekçesiyle davanın reddi …
Bölge Adliye Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, davaya dayanak 25.11.2015 tarihli belgeyi düzenleyen ...’nun davacının «ticari vekili» olduğu, verilen vekaletname kapsamında, söz konusu belgeyi düzenleme «yetkisinin» bulunmadığı, davalı tarafça da yapılan işleme onay verilmediği bu durumda davalının fiyat farkı alacağından sorumlu tutulamayacağı, dava dışı ...’nun «ticari temsilci» olduğunun kabulü halinde dahi alacağın yasal delillerle ispatlanması gerektiği, davalıya ait «ticari defterlerin incelenmesi» sonucu sunulan bilirkişi raporunda da alacağın varlığının tespit edilemediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kara …
Davacının davalı şirket Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu Bölge Müdürü ... tarafından düzenlenmiş, 25.11.2015 tarihli belge ile fiyat farkı alacağı olduğunu bildirerek açtığı dava mahkemece ...'nun «ticari vekil» sıfatının bulunduğu, fiyat farkına yönelik belge düzenleme yetkisi bulunmadığı, davalı tarafça yapılan işleme onay verilmediği gerekçesiyle reddedilmiş, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun da reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1862 E. 2012/4591 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargı yolu
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece anılan davalı bakımından da «yargı yolu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi yasaya aykırı olup davacı vekilinin buna yönelik temyiz itirazının kabulü ile davalı (Tasfiye Halinde) Dasbaş Doğu Anadolu Serbest Bölge İşleticisi A.Ş. hakkındaki yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8459 E. 2018/1100 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davalı ...Ş. yönünden davanın reddine dair karar kesinleşmekle bu davalı yönünden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davanın..... yönünden kabulüne dair verilen kararın davalı ...
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6953 E. 2014/11242 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/8451 E. , 2013/10516 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/12/2010 tarih ve 2009/170-2010/191 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/05/2013 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı temsilcisi, davalı şirket ve dava dışı başka bir şirketi temsilen ... ile kendisi arasında 15.12.2007 tarihli bir sözleşme imzalandığını, buna göre İstanbul'da taşıma işi yapan davalının Trabzon'a gönderdiği kamyonların bölgedeki mal dağıtımlarını ve tahsilatlarını yapmayı üstlendiğini, kar ve zarar ortağı olarak anlaştıklarını, davalı şirket %65, kendisinin ise %35 oranında masraf, kar ve zarara iştirak edeceğinin kararlaştırıldığını, bu kapsamda kendisinin davalının gönderdiği 49 adet ağır vasıta için navlun ödediğini, malların dağımı için harcama yaptığını, muhafazası için kiralanan depoyla ilgili 4 ay kira bedeli ödediğini, ayrıca salt bu iş için işçi istihdam ettiğini, işçilik ödemesi yaptığını, bunun karşılığında müvekkilinin bir kısım taşıma ücreti aldığını, müşterilerin bir kısmının taşıma ücretinden kesinti yaptığını, toplam zararın 49.685.68 TL olduğunu, bunun %65'inden davalının sorumlu bulunduğunu, davalının ise İstanbul'da 56.985.00 TL taşıma ücreti aldığını, tamamını kar olarak tahsil ettiğini, bunun %35'inin kendisine ait bulunduğunu, payına düşen alacağın tahsili için yapılan icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davalı arasında iddia edilen şekilde bir sözleşmenin olmadığını, dilekçede açıklanan kişinin müvekkili temsilcisi bulunmadığını, ortaklık sıfatı olduğunu, yaptığı sözleşmenin müvekkilini bağlamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında ticari bir sözleşmenin olduğu, kar ve zarar durumuna göre hak ve borçların belirlendiği, her ne kadar sözleşmeye imza atan ... davalı temsilcisi değil ise de şirketin ortağı olduğu, buna rağmen sözleşmenin İstanbul ve Trabzon'da gereklerinin yerine getirildiği, davalının temsilcisi dışında ortağının imzaladığı sözleşmeye onay verdiği, davacı alacağının belirlendiği, likit olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının 40.152.81 TL üzerinden icra takibine itirazının iptaline, bu miktar üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı, davalı ile kar, zarar ve masraf ortaklığını içeren sözleşme imzalandığını, bu sözleşme kapsamında yapılan masraf, elde edilen gelir ve meydana gelen zarar dikkate alındığında belirlenen pay durumuna göre alacağının doğduğunu ileri sürmüştür. Davacının işbu davasını dayandırdığı kar, zarar ve masraf ortaklığı öngören ve bu itibarla adi ortaklık niteliği bulunan sözleşmede davanın tarafları dışında Öz Doğu Karadeniz Kargo Loj. Tic. Ltd. Şti'nin de imzası bulunmaktadır. Esasen, sözleşmenin 1-B maddesinde de kar, zarar ve masrafların %35'inin davacı, %65'inin anılan şirket ile davalı şirkete ait olacağı kararlaştırılmıştır. Temyize konu işbu davada verilecek hüküm, adi ortaklıkta yer alan dava dışı Öz Doğu Karadeniz Kargo Loj.
Tic. Ltd. Şti'nin de hukuki durumunu etkileyecek niteliktedir. O halde, davacının davasının incelenebilmesi için, bu şirketin de davada yer alması gerekmektedir.
Bu durum karşısında, mahkemece, davacı tarafa davasını dayandırdığı sözleşmede taraf olan Öz Doğu Karadeniz Kargo Loj. Tic. Ltd. Şti. aleyhine de dava açması için süre verilmesi, dava açıldığı taktirde eldeki davayla birleştirilmesi, sözleşmedeki tüm tarafların iddia, savunmaları ve kanıtları birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/521823000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz