Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/7528 E. 2013/10518 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
özen borcu↗ gümrük müşavirliği↗ aaüt↗ ba beyannamesi↗ illiyet bağı↗ hizmet sözleşmesi↗ ifa↗ vekalet ücreti↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...'in davacıyla sözleşmesi olmadığı, diğer davalı nezdinde gümrük müşaviri olarak çalıştığı, bu davalıya husumet düşmeyeceği, diğer davalıyla gümrük müşavirliği hizmet sözleşmesi olduğu, davalı şirketin edimini özen borcu çerçevesinde ifa etmesi gerektiği, alınan raporda özen borcunun ihlal edilmediğinin açıklandığı, davacının ithal ettiği eşyalarla ilgili olarak kendisine vermiş olduğu belgelerde belirtilen kodları kullanmak suretiyle beyannameleri düzenlediği, bu beyannameleri düzenlerken bağlayıcı tarife bilgisi almak için Gümrükler Genel Müdürlüğüne başvurmasının zorunlu olmadığı, yasal ve sözleşmesel mecburiyetinin bulunmadığı, bağlayıcı tarife bilgisinin her ithalatta ve her durumda alınmadığı, özel durumlarda gerekirse alındığı, esasen böyle bir başvuruda yaklaşık 5 ay beklenileceği, ivedilikle ithalatın gerçekleştirileceği durumlarda uygun
olmadığı, davalının düzenlediği beyannamelerde davacının verdiği faturalarda yer alan GTİP kodlarını kullandığı, davalının düzenlendiği beyannamelerdeki kodların gerçeğe uygun olmadığının tespiti sonrasında verilen ceza ile ek vergi tahakkuku ile davalı edimi arasında illiyet bağı bulunmadığı, vergi mahkemesi kararlarının da davalıyı bağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davalı gerçek kişi hakkındaki davanın husumetten, diğer davalı hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmesine ve davalılar hakkındaki davaların reddinin farklı sebeplere dayanmasına rağmen hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3/2 ve 7/2 maddelerine uygun şekilde davalı ... hakkındaki davanın reddinden dolayı 1.000 TL, diğer davalı hakkındaki davanın reddi nedeniyle de 2.400 TL vekalet ücreti tayin edilmesi gerekirken, yazılı şekilde tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de; anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2457 E. 2017/4651 K.
Ortak:gümrük müşavirliği · ba beyannamesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...'in davacıyla sözleşmesi olmadığı, diğer davalı nezdinde «gümrük müşaviri» olarak çalıştığı, bu davalıya «husumet» düşmeyeceği, diğer davalıyla gümrük müşavirliği «hizmet sözleşmesi» olduğu, davalı şirketin edimini «özen borcu» çerçevesinde «ifa» etmesi gerektiği, alınan raporda özen borcunun ihlal edilmediğinin açıklandığı, davacının ithal ettiği eşyalarla ilgili olarak kendisine vermiş olduğu belgelerde belirtilen kodları kullanmak suretiyle «beyannameleri» düzenlediği, bu beyannameleri düzenlerken bağlayıcı tarife bilgisi almak için Gümrükler Genel Müdürlüğüne başvurmasının zorunlu olmadığı, yasal ve sözleşmesel mecburiyetinin bulunmadığı, bağlayıcı tarife bilgisinin her ithalatta ve her durumda alınmadığı, özel durumlarda gerekirse alındığı, esasen böyle bir başvuruda yaklaşık 5 ay beklenileceği, ivedilikle ithalatın gerçekleştirileceği durumlarda uygun olmadığı, davalının düzenlediği beyannamelerde davacının verdiği faturalarda yer alan GTİP kodlarını kullandığı, davalının düzenlendiği beyannamelerdeki kodların gerçeğe uygun olmadığının tespiti sonrasında verilen ceza ile ek vergi tahakkuku ile davalı edimi arasında «illiyet bağı» bulunmadığı, vergi mahkemesi kararlarının da davalıyı bağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çalışanı olan «gümrük müşavirinin» hatalı beyanı üzerine idarenin cezai işlem tesis ettiği, müşavirin mesleği gereği güncel mevzuat doğrultusunda «beyanname» tanzim etmesi ve mükellefin haklarını koruması gerektiği, gerekli özeni göstermediği hallerde zarardan sorumlu olacağı, görev ve sorumluluğu kapsamındaki iş ve işlemlerde «kusuru» ile verdiği zararı davalıya yansıtamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalının «gümrük müşavirliğini» yapan davacının düzenlediği «beyannamenin» farklı GTİP sınıfında olması gerektiğinden bahisle gümrük idaresi tarafından tahakkuk ettirilen ek vergi ve faizlerin tahsili için başlatılan takibe vergi mükellefinin itirazının iptali istemine ilişkindir.
… kişi raporu alınmış, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporun "Tespit Edilen Hususlar" başlığı altında; işbu davada davacının katlandığı ve ödediği cezaya ilişkin «rücuen tazminin» amaçlandığı, "Sonuç" kısmında da, hatalı GTİP beyanı ile cezai müeyyidenin uygulandığı, davacının gümrük idaresi tarafından verilen cezadan sorumlu olduğu belirtilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporu doğrultusunda hatalı GTİP beyanı nedeniyle cezai müeyyidenin uygulandığının anlaşıldığı, bu husustan mesleği gereği «gümrük müşavirinin» sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazmin · davanın konusu · ihtar · kusur
Benzer bu karardaDavalı, davacı tarafından «dava konusu» ek vergi tahakkuklarının itiraz ve dava konusu yapılması konusunda kendisine bir «ihtarda» bulunmadığını, dava açılması halinde bu davaların kazanılabileceğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çalışanı olan «gümrük müşavirinin» hatalı beyanı üzerine idarenin cezai işlem tesis ettiği, müşavirin mesleği gereği güncel mevzuat doğrultusunda «beyanname» tanzim etmesi ve mükellefin haklarını koruması gerektiği, gerekli özeni göstermediği hallerde zarardan sorumlu olacağı, görev ve sorumluluğu kapsamındaki iş ve işlemlerde «kusuru» ile verdiği zararı davalıya yansıtamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… kişi raporu alınmış, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporun "Tespit Edilen Hususlar" başlığı altında; işbu davada davacının katlandığı ve ödediği cezaya ilişkin «rücuen tazminin» amaçlandığı, "Sonuç" kısmında da, hatalı GTİP beyanı ile cezai müeyyidenin uygulandığı, davacının gümrük idaresi tarafından verilen cezadan sorumlu olduğu belirtilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporu doğrultusunda hatalı GTİP beyanı nedeniyle cezai müeyyidenin uygulandığının anlaşıldığı, bu husustan mesleği gereği «gümrük müşavirinin» sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı açıkça ödediği cezaların işbu «davanın konusu» olmadığını, ek vergi ve faizlerinin takibe ve davaya konu edildiğini belirtmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12984 E. 2012/4048 K.
Ortak:ba beyannamesi · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...'in davacıyla sözleşmesi olmadığı, diğer davalı nezdinde «gümrük müşaviri» olarak çalıştığı, bu davalıya «husumet» düşmeyeceği, diğer davalıyla gümrük müşavirliği «hizmet sözleşmesi» olduğu, davalı şirketin edimini «özen borcu» çerçevesinde «ifa» etmesi gerektiği, alınan raporda özen borcunun ihlal edilmediğinin açıklandığı, davacının ithal ettiği eşyalarla ilgili olarak kendisine vermiş olduğu belgelerde belirtilen kodları kullanmak suretiyle «beyannameleri» düzenlediği, bu beyannameleri düzenlerken bağlayıcı tarife bilgisi almak için Gümrükler Genel Müdürlüğüne başvurmasının zorunlu olmadığı, yasal ve sözleşmesel mecburiyetinin bulunmadığı, bağlayıcı tarife bilgisinin her ithalatta ve her durumda alınmadığı, özel durumlarda gerekirse alındığı, esasen böyle bir başvuruda yaklaşık 5 ay beklenileceği, ivedilikle ithalatın gerçekleştirileceği durumlarda uygun olmadığı, davalının düzenlediği beyannamelerde davacının verdiği faturalarda yer alan GTİP kodlarını kullandığı, davalının düzenlendiği beyannamelerdeki kodların gerçeğe uygun olmadığının tespiti sonrasında verilen ceza ile ek vergi tahakkuku ile davalı edimi arasında «illiyet bağı» bulunmadığı, vergi mahkemesi kararlarının da davalıyı bağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, GTİP numarasının «gümrük beyannamesine» doğru yazılmasının davalının sorumluluğu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gümrük beyannamesi · hizmet alım sözleşmesi · bilirkişi incelemesi · kusur
Benzer bu karardaDava, «hizmet alım sözleşmesinden» kaynaklandığı iddia olunan tazminatın tahsiline ilişkin olarak açılmış olup, uyuşmazlık esas itibariyle davalının iddia edilen eylem nedeni ile bir «kusuru» bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlık özel bilgiyi gerektirdiğine göre, mahkemece gümrükleme işlemlerinden anlayan bir «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak ileri sürülen işlemin davalı tarafından yapılıp yapılmadığı, davalı tarafından yapılmış ise davalının bir «kusuru» bulunup bulunmadığı, davalının savunmaları da karşılanmak suretiyle tespit ettirilerek neticesine göre karar vermek gerekirken, gümrükleme hususunda ne şekilde uzm …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, GTİP numarasının «gümrük beyannamesine» doğru yazılmasının davalının sorumluluğu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık bu niteliğine göre özel bilgiyi gerektirir nitelikte bir uyuşmazlık olup nitekim yerel mahkemece de bu husus kabul edilerek «bilirkişi incelemesi» yaptırılması cihetine gidilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9458 E. 2015/10283 K.
Ortak:gümrük müşavirliği · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...'in davacıyla sözleşmesi olmadığı, diğer davalı nezdinde «gümrük müşaviri» olarak çalıştığı, bu davalıya «husumet» düşmeyeceği, diğer davalıyla gümrük müşavirliği «hizmet sözleşmesi» olduğu, davalı şirketin edimini «özen borcu» çerçevesinde «ifa» etmesi gerektiği, alınan raporda özen borcunun ihlal edilmediğinin açıklandığı, davacının ithal ettiği eşyalarla ilgili olarak kendisine vermiş olduğu belgelerde belirtilen kodları kullanmak suretiyle «beyannameleri» düzenlediği, bu beyannameleri düzenlerken bağlayıcı tarife bilgisi almak için Gümrükler Genel Müdürlüğüne başvurmasının zorunlu olmadığı, yasal ve sözleşmesel mecburiyetinin bulunmadığı, bağlayıcı tarife bilgisinin her ithalatta ve her durumda alınmadığı, özel durumlarda gerekirse alındığı, esasen böyle bir başvuruda yaklaşık 5 ay beklenileceği, ivedilikle ithalatın gerçekleştirileceği durumlarda uygun olmadığı, davalının düzenlediği beyannamelerde davacının verdiği faturalarda yer alan GTİP kodlarını kullandığı, davalının düzenlendiği beyannamelerdeki kodların gerçeğe uygun olmadığının tespiti sonrasında verilen ceza ile ek vergi tahakkuku ile davalı edimi arasında «illiyet bağı» bulunmadığı, vergi mahkemesi kararlarının da davalıyı bağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacı-karşı davalının uzun süre davalı-karşı davacıya «gümrük müşavirliği» hizmeti verdiği, ithal edilen ürünün tarife pozisyonunun farklı tarihlerde farklı GTİP'lerde beyan edilerek ithalatının gerçekleştirildiği, davalı-karşı davacının uzun yıllardır ithalatını gerçekleştirdiği ürünün teknik özelliklerini bilmek ve bu konuda «vekalet ilişkisi» içerisinde bulunduğu davacı gümrük müşavirliğini aydınlatarak ürünün doğru GTİP'de beyan edilmesini sağlayacak tüm bilgi ve belgeleri vermekle yükümlü olduğu, davacı-karşı davalının ürün sahibince kendisine tebliğ edilen vesaiklere göre beyanını düzenleyip gümrük işlemlerini gerçekleştirdiği, davalı-karşı davacının 23/10/2009 tarihli fax mesajı ile davacıyı bilgilendirdiğini ispat edemediği, bu nedenle davacı-karşı davalının gümrük idaresince kesilen cezadan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle gümrük cezasına karşılık olarak alınan 28/02/2010 tarihli 8034102 nolu 19.000,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile 01/03/2010 tarihinde tahsil edilen 19.000,00 TL'lik «çek» bedelinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ilişkisi · bilirkişi ücreti · çek
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacı-karşı davalının uzun süre davalı-karşı davacıya «gümrük müşavirliği» hizmeti verdiği, ithal edilen ürünün tarife pozisyonunun farklı tarihlerde farklı GTİP'lerde beyan edilerek ithalatının gerçekleştirildiği, davalı-karşı davacının uzun yıllardır ithalatını gerçekleştirdiği ürünün teknik özelliklerini bilmek ve bu konuda «vekalet ilişkisi» içerisinde bulunduğu davacı gümrük müşavirliğini aydınlatarak ürünün doğru GTİP'de beyan edilmesini sağlayacak tüm bilgi ve belgeleri vermekle yükümlü olduğu, davacı-karşı davalının ürün sahibince kendisine tebliğ edilen vesaiklere göre beyanını düzenleyip gümrük işlemlerini gerçekleştirdiği, davalı-karşı davacının 23/10/2009 tarihli fax mesajı ile davacıyı bilgilendirdiğini ispat edemediği, bu nedenle davacı-karşı davalının gümrük idaresince kesilen cezadan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle gümrük cezasına karşılık olarak alınan 28/02/2010 tarihli 8034102 nolu 19.000,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile 01/03/2010 tarihinde tahsil edilen 19.000,00 TL'lik «çek» bedelinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, dosyaya bilirkişi raporu sunan üç farklı bilirkişi heyetinin ücretlerinin yarısı davalı-karşı davacı tarafından karşılanmış olup, mahkemece, toplam «bilirkişi ücretinin» yarısı olan 2.250,00 TL'yi davalı-karşı davacı yatırdığı halde bu tutarın tekrar davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması ge …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7695 E. 2022/4558 K.
Ortak:gümrük müşavirliği · ba beyannamesi · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...'in davacıyla sözleşmesi olmadığı, diğer davalı nezdinde «gümrük müşaviri» olarak çalıştığı, bu davalıya «husumet» düşmeyeceği, diğer davalıyla gümrük müşavirliği «hizmet sözleşmesi» olduğu, davalı şirketin edimini «özen borcu» çerçevesinde «ifa» etmesi gerektiği, alınan raporda özen borcunun ihlal edilmediğinin açıklandığı, davacının ithal ettiği eşyalarla ilgili olarak kendisine vermiş olduğu belgelerde belirtilen kodları kullanmak suretiyle «beyannameleri» düzenlediği, bu beyannameleri düzenlerken bağlayıcı tarife bilgisi almak için Gümrükler Genel Müdürlüğüne başvurmasının zorunlu olmadığı, yasal ve sözleşmesel mecburiyetinin bulunmadığı, bağlayıcı tarife bilgisinin her ithalatta ve her durumda alınmadığı, özel durumlarda gerekirse alındığı, esasen böyle bir başvuruda yaklaşık 5 ay beklenileceği, ivedilikle ithalatın gerçekleştirileceği durumlarda uygun olmadığı, davalının düzenlediği beyannamelerde davacının verdiği faturalarda yer alan GTİP kodlarını kullandığı, davalının düzenlendiği beyannamelerdeki kodların gerçeğe uygun olmadığının tespiti sonrasında verilen ceza ile ek vergi tahakkuku ile davalı edimi arasında «illiyet bağı» bulunmadığı, vergi mahkemesi kararlarının da davalıyı bağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/131 esas 2012/30 karar sayılı sanıklar ...,..., ... ve ... hakkında açılan davanın 5326 sayılı Yasa'nın 20/1 uyarınca «zamanaşımı» düzenlendiğinden «idari para cezası» «verilmesine yer olmadığına» dair 08/02/2012 tarihinde karar verildiği, alınan bilirkişi raporu ile davalı konumundaki Gümrük Müşavirliği şirketini yanıltarak farklı GTİP de bir ihracat «beyannamesi» «ibraz» etmek suretiyle ithal edilmek istenen eşyayı bilerek ve isteyerek farklı beyan edilmesi ile oluşan eylemi 4926 sayılı yasaya muhalefet suçunu oluşturduğu, dava konusu ithalata konu eşyalarının kaçak sayılmaları gerektiği, eşya sahibi olarak ödev ve sorumlulukları yerine getirmediği, basiretli ticaret erbabı gibi davranmadıkları, oluşan zarar ve ziyan konusunda eşya sahibi olarak, davacı firmanın sorumlu olduğu, davalı konumundaki dolaylı «temsilci» sıfatı ile işlem tesis eden Gümrük Müşaviri ... ve yine davalı konumundaki Solmaz Gümrük Müşavirliği AŞ şirketinin yaptıkları işlemlerden dolayı kusurlu olmadıklar …
Bölge Adliye Mahkemesince, Gümrük yönetmeliğinde, Gümrük müşavirinin yükümlülükleri başlıklı, 563/1 maddesinde,” Gümrük müşavirleri imzaladıkları «beyanname» ile ilgili cezai hükümlerin uygulanması açısından beyannamede belirtilen bilgiler ile beyannameye ekli belgelerin doğruluğundan ve ilgili rejimin gerektirdiği bütün yükümlülüklere uyulmasından, Kanunun 181 inci maddesinin ikinci fıkrası saklı kalmak kaydıyla...” şeklindeki düzenlemesiyle vekilin mesleğini icra ederken mevzuata uygun, teknik bilgi ve birikime göre, iş sahibinden bağımsız, ancak iş sahibinin menfaatlerini gözetmesi gerektiğinden ithalatı izne tabi olan davaya konu ürünler için, izin belgelerinin bulunması gerekliliği hususunda iş sahibinin bilgilendirilmesi gerektiği, davacının verdiği 20.10.2005 tarihli vekaletnameye istinaden davalı beyanı ile, 22/12/2005 tarihinde düzenlenen «gümrük beyannamesi» ile ithal konusu emtiaya ait orjinal «fatura» nosu ve tarihinin bildirildiği, gerek faturada gerekse gümrük beyannamesi ekinde, üretim yerini gösteren, menşe şahadetnamesinde de malın cinsinin "liquid parafin"olarak belirtildiği, gümrük bildirimi davalı şirket adına davalı ... tarafından yapıldığı, bu durumda, gümrük işlemlerinin davacının belgeleri gizlemesi nedeniyle hatalı yapıldığı iddiası sübuta ermediği gibi, ithali farklı prosedüre tabi olan başka bir ürün kodu yazılmasının kusurunun da davalı taraf üzerinde olduğu, davacının talep ettiği CIF değerinin «navlun bedelini» de kapsadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile «ilk derece kararının kaldırılarak» davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müsadere · idari para cezası · gümrük beyannamesi · navlun bedeli · navlun · tazminat davası · fatura · ilk derece kararının kaldırılması
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, Gümrük yönetmeliğinde, Gümrük müşavirinin yükümlülükleri başlıklı, 563/1 maddesinde,” Gümrük müşavirleri imzaladıkları «beyanname» ile ilgili cezai hükümlerin uygulanması açısından beyannamede belirtilen bilgiler ile beyannameye ekli belgelerin doğruluğundan ve ilgili rejimin gerektirdiği bütün yükümlülüklere uyulmasından, Kanunun 181 inci maddesinin ikinci fıkrası saklı kalmak kaydıyla...” şeklindeki düzenlemesiyle vekilin mesleğini icra ederken mevzuata uygun, teknik bilgi ve birikime göre, iş sahibinden bağımsız, ancak iş sahibinin menfaatlerini gözetmesi gerektiğinden ithalatı izne tabi olan davaya konu ürünler için, izin belgelerinin bulunması gerekliliği hususunda iş sahibinin bilgilendirilmesi gerektiği, davacının verdiği 20.10.2005 tarihli vekaletnameye istinaden davalı beyanı ile, 22/12/2005 tarihinde düzenlenen «gümrük beyannamesi» ile ithal konusu emtiaya ait orjinal «fatura» nosu ve tarihinin bildirildiği, gerek faturada gerekse gümrük beyannamesi ekinde, üretim yerini gösteren, menşe şahadetnamesinde de malın cinsinin "liquid parafin"olarak belirtildiği, gümrük bildirimi davalı şirket adına davalı ... tarafından yapıldığı, bu durumda, gümrük işlemlerinin davacının belgeleri gizlemesi nedeniyle hatalı yapıldığı iddiası sübuta ermediği gibi, ithali farklı prosedüre tabi olan başka bir ürün kodu yazılmasının kusurunun da davalı taraf üzerinde olduğu, davacının talep ettiği CIF değerinin «navlun bedelini» de kapsadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile «ilk derece kararının kaldırılarak» davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, davanın, davacı tarafından davacının almış olduğu sıvı parafin taşınması ile ilgili işlem nedeni ile davalıların «kusurlarının» bulunduğu iddiasıyla davacı tarafın «müsadere» edilen 282,450 kg sıvı parafin bedelinin ve taşıma şirketinin davacı şirketten tahsil ettiği ücretin dava tarihinden itibaren ticari faizle davalılardan tahsiline yönelik açılmış, kusura dayalı «tazminat davası» olduğu, İzmir 1.
Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/131 esas 2012/30 karar sayılı sanıklar ...,..., ... ve ... hakkında açılan davanın 5326 sayılı Yasa'nın 20/1 uyarınca «zamanaşımı» düzenlendiğinden «idari para cezası» «verilmesine yer olmadığına» dair 08/02/2012 tarihinde karar verildiği, alınan bilirkişi raporu ile davalı konumundaki Gümrük Müşavirliği şirketini yanıltarak farklı GTİP de bir ihracat «beyannamesi» «ibraz» etmek suretiyle ithal edilmek istenen eşyayı bilerek ve isteyerek farklı beyan edilmesi ile oluşan eylemi 4926 sayılı yasaya muhalefet suçunu oluşturduğu, dava konusu ithalata konu eşyalarının kaçak sayılmaları gerektiği, eşya sahibi olarak ödev ve sorumlulukları yerine getirmediği, basiretli ticaret erbabı gibi davranmadıkları, oluşan zarar ve ziyan konusunda eşya sahibi olarak, davacı firmanın sorumlu olduğu, davalı konumundaki dolaylı «temsilci» sıfatı ile işlem tesis eden Gümrük Müşaviri ... ve yine davalı konumundaki Solmaz Gümrük Müşavirliği AŞ şirketinin yaptıkları işlemlerden dolayı kusurlu olmadıklar …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9310 E. 2010/410 K.
Ortak:gümrük müşavirliği · ba beyannamesi · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...'in davacıyla sözleşmesi olmadığı, diğer davalı nezdinde «gümrük müşaviri» olarak çalıştığı, bu davalıya «husumet» düşmeyeceği, diğer davalıyla gümrük müşavirliği «hizmet sözleşmesi» olduğu, davalı şirketin edimini «özen borcu» çerçevesinde «ifa» etmesi gerektiği, alınan raporda özen borcunun ihlal edilmediğinin açıklandığı, davacının ithal ettiği eşyalarla ilgili olarak kendisine vermiş olduğu belgelerde belirtilen kodları kullanmak suretiyle «beyannameleri» düzenlediği, bu beyannameleri düzenlerken bağlayıcı tarife bilgisi almak için Gümrükler Genel Müdürlüğüne başvurmasının zorunlu olmadığı, yasal ve sözleşmesel mecburiyetinin bulunmadığı, bağlayıcı tarife bilgisinin her ithalatta ve her durumda alınmadığı, özel durumlarda gerekirse alındığı, esasen böyle bir başvuruda yaklaşık 5 ay beklenileceği, ivedilikle ithalatın gerçekleştirileceği durumlarda uygun olmadığı, davalının düzenlediği beyannamelerde davacının verdiği faturalarda yer alan GTİP kodlarını kullandığı, davalının düzenlendiği beyannamelerdeki kodların gerçeğe uygun olmadığının tespiti sonrasında verilen ceza ile ek vergi tahakkuku ile davalı edimi arasında «illiyet bağı» bulunmadığı, vergi mahkemesi kararlarının da davalıyı bağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece alınan ilk raporda davacı ödemeleri ile davalı şirket arasında bağ kurulamamış ise de, gümrükçü bilirkişinin katılımı ile alınan ek raporda «gümrük beyannameleri» de incelendiğinde resmi kayıtlarda «gümrük müşaviri» olarak davalı şirketin gösterildiği, davacının yaptığı harcamaların nedeninin davalının üzerine düşen edimi yerine getirmemiş olduğuna yönelik değerlendirme yapılmış olup, davacının para «havale» ettiği ve vekaletnamede adı geçen ...'ın davadan haberdar olup yargılamaya gelmesi üzerine alınan beyanında, davalı çalışanı olmadığını, vekaletname kapsamında bir …
Bu durumda mahkemece, «gümrük beyannamelerinde» «gümrük müşaviri» olarak davalı şirketin adının yer alması ve davaya konu vekaletnamede adı geçip davacı tarafından işlemler için para gönderilen ...'nin davalı şirket çalışanı olduğunun ileri sürülmesi karşısında, dava konusu işlemlerin davalı şirket adına ve onun çalışanları tarafından yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiği gibi, davalı şirketin ticari sicil kayıtlarına göre ortağı olarak yer alan iki kişininde vekaletnamede yetkilendirilen kişiler arasında yer almasının davalı şirketi ne derece bağlayacağının da M.K.nun 2. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gümrük beyannamesi · havale · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece alınan ilk raporda davacı ödemeleri ile davalı şirket arasında bağ kurulamamış ise de, gümrükçü bilirkişinin katılımı ile alınan ek raporda «gümrük beyannameleri» de incelendiğinde resmi kayıtlarda «gümrük müşaviri» olarak davalı şirketin gösterildiği, davacının yaptığı harcamaların nedeninin davalının üzerine düşen edimi yerine getirmemiş olduğuna yönelik değerlendirme yapılmış olup, davacının para «havale» ettiği ve vekaletnamede adı geçen ...'ın davadan haberdar olup yargılamaya gelmesi üzerine alınan beyanında, davalı çalışanı olmadığını, vekaletname kapsamında bir …
Bu durumda mahkemece, «gümrük beyannamelerinde» «gümrük müşaviri» olarak davalı şirketin adının yer alması ve davaya konu vekaletnamede adı geçip davacı tarafından işlemler için para gönderilen ...'nin davalı şirket çalışanı olduğunun ileri sürülmesi karşısında, dava konusu işlemlerin davalı şirket adına ve onun çalışanları tarafından yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiği gibi, davalı şirketin ticari sicil kayıtlarına göre ortağı olarak yer alan iki kişininde vekaletnamede yetkilendirilen kişiler arasında yer almasının davalı şirketi ne derece bağlayacağının da M.K.nun 2. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/7528 E. , 2013/10518 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.01.2011 tarih ve 2009/267-2011/12 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.05.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Almanya'dan sıcak hava üfleyici cihazlar ithal ettiğini, davalılardan gümrük hizmeti aldığını, ithale konu emtianın bağlayıcı tarife talep edilmeksizin yanlış koddan beyan edilmesi dolayısıyla dava dışı idareye eksik ödenen KDV ve ÖTV ile vergi cezası ödemek durumunda kaldığını, müvekkilinin idare mahkemesine açtığı davadan sonuç elde edemediğini, davalıların edimlerini gereği gibi ifa etmemesi nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik 20.000 TL'nin müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, gümrük müşaviri ve davalı şirketin temsilcisi bulunan davalı ...'e husumet düşmediğini, müvekkili şirketin bağlayıcı gümrük tarife bilgisi talep ettikten sonra gümrük beyannamesi vermesi gibi bir yükümlülüğünün olmadığını, sözleşmesel zorunluluğunun da bulunmadığını, bağlayıcı bilgi alma zorunluluğunun çelişkili durumlarda söz konusu olduğunu, esasen böyle bir durumda idareden cevabi yazının 5 ayda geldiğini, ithal edenin zararının doğduğunu, yanlış koddan beyanname verildiğinin doğru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...'in davacıyla sözleşmesi olmadığı, diğer davalı nezdinde gümrük müşaviri olarak çalıştığı, bu davalıya husumet düşmeyeceği, diğer davalıyla gümrük müşavirliği hizmet sözleşmesi olduğu, davalı şirketin edimini özen borcu çerçevesinde ifa etmesi gerektiği, alınan raporda özen borcunun ihlal edilmediğinin açıklandığı, davacının ithal ettiği eşyalarla ilgili olarak kendisine vermiş olduğu belgelerde belirtilen kodları kullanmak suretiyle beyannameleri düzenlediği, bu beyannameleri düzenlerken bağlayıcı tarife bilgisi almak için Gümrükler Genel Müdürlüğüne başvurmasının zorunlu olmadığı, yasal ve sözleşmesel mecburiyetinin bulunmadığı, bağlayıcı tarife bilgisinin her ithalatta ve her durumda alınmadığı, özel durumlarda gerekirse alındığı, esasen böyle bir başvuruda yaklaşık 5 ay beklenileceği, ivedilikle ithalatın gerçekleştirileceği durumlarda uygun
olmadığı, davalının düzenlediği beyannamelerde davacının verdiği faturalarda yer alan GTİP kodlarını kullandığı, davalının düzenlendiği beyannamelerdeki kodların gerçeğe uygun olmadığının tespiti sonrasında verilen ceza ile ek vergi tahakkuku ile davalı edimi arasında illiyet bağı bulunmadığı, vergi mahkemesi kararlarının da davalıyı bağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davalı gerçek kişi hakkındaki davanın husumetten, diğer davalı hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmesine ve davalılar hakkındaki davaların reddinin farklı sebeplere dayanmasına rağmen hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3/2 ve 7/2 maddelerine uygun şekilde davalı ... hakkındaki davanın reddinden dolayı 1.000 TL, diğer davalı hakkındaki davanın reddi nedeniyle de 2.400 TL vekalet ücreti tayin edilmesi gerekirken, yazılı şekilde tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de; anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 4. paragrafının "... davalılar yararına takdir edilen 2.400.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," ibaresinin çıkarılarak yerine "davalı şirket için 2.400.00 TL diğer davalı için 1.000.00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiline," ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu durumu ile ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/521534500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz