Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/9310 E. 2010/410 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gümrük müşavirliği↗ gümrük beyannamesi↗ ba beyannamesi↗ havale↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, Davacı tarafından ithal edilen eşyaların gümrük işlemlerinin yerine getirilmesi için verildiği anlaşılan vekaletnamede davalı .... Şti - ... (Davalı şirket yetkilisi) dışında bir kısım gerçek kişilere de vekalet verildiği vekaletnamede bu gerçek kişilerin hep birlikte veya ayrı ayrı vekalete ehil oldukları belirtildiği ancak vekaletnamede isimleri sayılan gerçek kişilerin davalı şirket çalışanı olduğuna dair herhangi bir kayıt mevcut olmadığı gibi davacı tarafça ödeme yapıldığı iddia olunan ... ve ...' ın davalı şirket çalışanı olduğunun da ispatlanamadığı, bu gümrük işlemleri nedeniyle davalı şirkete yapılmış herhangi bir ödemenin varlığı ve davalı şirketin kusurunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, vekaletname kapsamında yapılması istenilen işlerin yerine getirilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı, gümrük işlemlerinin yapılması amacıyla davalı şirket ile 15 ayrı gerçek kişiye 17.11.2005 tarihinde vekaletname vermiş olup, davalı şirket tarafından gösterildiği iddia edilen kişilere para gönderilmesine rağmen işlemlerin geç sonuçlandığı ve davalı tarafından ödenmesi gereken miktarların tekrar ödenmesi nedeniyle zarara uğradıklarından bahisle bu davayı açmıştır.
Mahkemece vekaletnamenin müstakilen davalı şirkete verilmediği, gerçek kişilerin de yetkilendirildiği, davacının yaptığı ödemelerin davalı şirkete yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve değerlendirme hüküm vermeye yeterli değildir.
Mahkemece alınan ilk raporda davacı ödemeleri ile davalı şirket arasında bağ kurulamamış ise de, gümrükçü bilirkişinin katılımı ile alınan ek raporda gümrük beyannameleri de incelendiğinde resmi kayıtlarda gümrük müşaviri olarak davalı şirketin gösterildiği, davacının yaptığı harcamaların nedeninin davalının üzerine düşen edimi yerine getirmemiş olduğuna yönelik değerlendirme yapılmış olup, davacının para havale ettiği ve vekaletnamede adı geçen ...'ın davadan haberdar olup yargılamaya gelmesi üzerine alınan beyanında, davalı çalışanı olmadığını, vekaletname kapsamında bir kısım işleri gerçekleştirip, aldığı paranın artan kısmını vekaletnamede adı geçen ve davalı şirket çalışanı ...'ye verdiğini, işlemleri davalı şirketin gerçekleştirdiğini açıklamıştır.
Bu durumda mahkemece, gümrük beyannamelerinde gümrük müşaviri olarak davalı şirketin adının yer alması ve davaya konu vekaletnamede adı geçip davacı tarafından işlemler için para gönderilen ...'nin davalı şirket çalışanı olduğunun ileri sürülmesi karşısında, dava konusu işlemlerin davalı şirket adına ve onun çalışanları tarafından yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiği gibi, davalı şirketin ticari sicil kayıtlarına göre ortağı olarak yer alan iki kişininde vekaletnamede yetkilendirilen kişiler arasında yer almasının davalı şirketi ne derece bağlayacağının da M.K.nun 2. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9303 E. 2018/1919 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi belgesi · tacir sıfatı · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · zayi · taraf ehliyeti · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı ...'nin 82/7. maddesine göre «zayi belgesi» verilmesine ilişkin davanın «tacirler» tarafından açılabileceği, davacının mali müşavir olduğu, «tacir sıfatına» haiz olmadığı, davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, gerekçesiyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/9310 E. , 2010/410 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/02/2008 tarih ve 2006/189-2008/48 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 17.11.2005 tarihli vekaletname ile, ithal edilen eşyanın gümrük işlemlerinin yapılması için davalıyı vekil tayin ettiğini, vekaletnamenin verilmesinden sonra evrakların şirket yetkilisi ...'ye teslim edildiği ve talep edilen paraların adı geçen kişiye ödendiğini, gönderilen paranın bir kısmının 22.11.2005 tarihinde iade edildiğini işlemlerin gecikmesi nedeniyle demoraj bedeli ve konteynerin tam boşaltılmaması nedeniyle de ardiye bedeli ödediklerini, ...'nin bildirdiği kişiye de ödeme yapılmasına rağmen işlemlerin yapılmadığını, davalı şirket yetkili kişilerinin aldıkları paraları ilgili mercilere yatırmadıklarından yeniden yatırmak zorunda kalındığını ileri sürerek, kullanılan kredi, tahakkuk eden faiz ve ithalatın zamanında yapılamaması nedeniyle uğranılan kar kaybı olmak üzere 20.677,75 YTL zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket temsilcisi, ... ve ...'ın davalı şirkette çalışmadığı şirket tarafından kesilmiş bir fatura ve şirkete yapılmış bir ödeme olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, Davacı tarafından ithal edilen eşyaların gümrük işlemlerinin yerine getirilmesi için verildiği anlaşılan vekaletnamede davalı .... Şti - ... (Davalı şirket yetkilisi) dışında bir kısım gerçek kişilere de vekalet verildiği vekaletnamede bu gerçek kişilerin hep birlikte veya ayrı ayrı vekalete ehil oldukları belirtildiği ancak vekaletnamede isimleri sayılan gerçek kişilerin davalı şirket çalışanı olduğuna dair herhangi bir kayıt mevcut olmadığı gibi davacı tarafça ödeme yapıldığı iddia olunan ... ve ...' ın davalı şirket çalışanı olduğunun da ispatlanamadığı, bu gümrük işlemleri nedeniyle davalı şirkete yapılmış herhangi bir ödemenin varlığı ve davalı şirketin kusurunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, vekaletname kapsamında yapılması istenilen işlerin yerine getirilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı, gümrük işlemlerinin yapılması amacıyla davalı şirket ile 15 ayrı gerçek kişiye 17.11.2005 tarihinde vekaletname vermiş olup, davalı şirket tarafından gösterildiği iddia edilen kişilere para gönderilmesine rağmen işlemlerin geç sonuçlandığı ve davalı tarafından ödenmesi gereken miktarların tekrar ödenmesi nedeniyle zarara uğradıklarından bahisle bu davayı açmıştır.
Mahkemece vekaletnamenin müstakilen davalı şirkete verilmediği, gerçek kişilerin de yetkilendirildiği, davacının yaptığı ödemelerin davalı şirkete yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve değerlendirme hüküm vermeye yeterli değildir.
Mahkemece alınan ilk raporda davacı ödemeleri ile davalı şirket arasında bağ kurulamamış ise de, gümrükçü bilirkişinin katılımı ile alınan ek raporda gümrük beyannameleri de incelendiğinde resmi kayıtlarda gümrük müşaviri olarak davalı şirketin gösterildiği, davacının yaptığı harcamaların nedeninin davalının üzerine düşen edimi yerine getirmemiş olduğuna yönelik değerlendirme yapılmış olup, davacının para havale ettiği ve vekaletnamede adı geçen ...'ın davadan haberdar olup yargılamaya gelmesi üzerine alınan beyanında, davalı çalışanı olmadığını, vekaletname kapsamında bir kısım işleri gerçekleştirip, aldığı paranın artan kısmını vekaletnamede adı geçen ve davalı şirket çalışanı ...'ye verdiğini, işlemleri davalı şirketin gerçekleştirdiğini açıklamıştır.
Bu durumda mahkemece, gümrük beyannamelerinde gümrük müşaviri olarak davalı şirketin adının yer alması ve davaya konu vekaletnamede adı geçip davacı tarafından işlemler için para gönderilen ...'nin davalı şirket çalışanı olduğunun ileri sürülmesi karşısında, dava konusu işlemlerin davalı şirket adına ve onun çalışanları tarafından yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiği gibi, davalı şirketin ticari sicil kayıtlarına göre ortağı olarak yer alan iki kişininde vekaletnamede yetkilendirilen kişiler arasında yer almasının davalı şirketi ne derece bağlayacağının da M.K.nun 2. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008466400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz